ASAYİŞ - 11 Nisan 2026 Cumartesi 14:23

Samsun’da avukatı tarafından "tazminat" vaadiyle dolandırıldığını iddia eden kadın suç duyurusunda bulundu

A
A
A
Samsun’da avukatı tarafından "tazminat" vaadiyle dolandırıldığını iddia eden kadın suç duyurusunda bulundu

Samsun’da bir kadın, avukatının ‘tazminat kazanıldı’ diyerek kendisinden para alıp yıllarca ödeme yapmadığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Avukat ise, hesabına geçen herhangi bir tazminat olmadığını söyledi.


Atakum ilçesinde yaşayan 49 yaşındaki Songül Çiftçi, avukatı İ.C.S.’nin kendisine 281 bin TL tazminat kazandıklarını ancak parayı alabilmek için 35 bin TL yatırmak zorunda olduklarını söyleyerek para aldığını, yıllarca hem aldığı parayı hem de tazminatı vermediğini öne sürerek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Yaşananları anlatan Çiftçi, "Avukatım İ.C.S., velayet ve nafaka davalarımda hakkımda bir tazminat çıktığını, 281 bin lira hak kazandığımı, bunun için 35 bin lira ödemem gerektiğini söyledi. Ben de bileziğimi bozdurdum ve ona 35 bin lira verdim. Sonrasında ‘şu gün, bu gün yatacak’ diyerek beni oyaladı. Üstelik üzerine anlaştığımız velayet ve nafaka davalarını da açmamış. ‘Davalarda gizlilik kararı olduğunu, bu yüzden göremeyeceğimizi’ söyledi. Bu olayların sonunda savcılığa da başvuruda bulundum. Şu an kendisi İzmir’de ikamet ediyor. Bana çok küçük rakamlar halinde ödemeler gönderdi. Son verdiği ödeme sözünü de tutmadı" dedi.



"Hakkımı istiyorum"


Avukat hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ifade eden Çiftçi, "Dava sürecinde bir dosya olduğunu, 281 bin lira para geldiğini söylemişti. Bunun karşılığında alacaklarıma yönelik kendisiyle 355 bin liralık bir protokol yaptık. Her ayın 4’ü ile 10’u arasında ödeme yapacaktı fakat protokole de uymadı. Protokolü de icraya verdim. İcra masrafını karşılayamadığımdan protokol şu an Samsun icrada. Hiçbir şekilde verdiği sözün arkasında durmadı ve beni çok mağdur etti. Onun yüzünden evime icra geldi. Ben artık dayanamaz oldum. 3 yıl önce bozdurduğum bilezik şu an belki bir derdime derman olurdu, icralık olmazdım. Hakkımı istiyorum" diye konuştu.



Avukattan açıklama


Hakkındaki iddialara cevap veren avukat İ.C.S. ise, söz konusu süreçte iflas nedeniyle gönderilen paranın bloke edildiğini iddia ederek, "Songül Hanım’ın vekaletini 2018 yılında aldım. O dönem nafaka dosyasıyla başladık ve 2024 yılına kadar sorunsuz ilerledi. 2024 Eylül’de nafaka kapsamında Songül Hanım’ın eşi Kemal Bey 35 bin TL gönderdi ancak iflas süreci nedeniyle söz konusu tutar blokelendi. Bu esnada kendisiyle gerginlikler oldu ve beni azlederek görevime son verdi. 2018’den 2024’e kadar geçen süreçte dostluk oluştuğu için kendisiyle bir anlaşma yaptık ve tazminatını kazandığı zaman mahsuplaşmak üzere bir senet düzenledik. O tarihten sonra hukuki ilişkimiz sona erdi. Songül Hanım’ın da teyit edeceği üzere sadece 2024 yılı dökümlerinde gönderilen masrafın fazlası iade edildi. 2025 ve 2026 yıllarında ise insani olarak para transferleri devam etti. Hesabıma geçen herhangi bir tazminat olmadığı gibi, temsil yetkim olmayan biri adına devletten tazminat almam mümkün değildir. Konu 2024 yılında hukuki niteliğini yitirdi, zarar giderildi. 2024 sonrası tamamen insani ve ticari bir süreçtir" ifadelerini kullandı.



Samsun’da avukatı tarafından "tazminat" vaadiyle dolandırıldığını iddia eden kadın suç duyurusunda bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini bildirdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan ile Macron, Türkiye-Fransa ikili ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan iki ülke ilişkilerinin savunma sanayii başta olmak üzere her alanda iş birliği fırsatlarını değerlendirerek daha ileriye taşınmasının faydalı olacağını belirtti. Erdoğan, İran’a yönelik saldırılarla başlayan sürecin tüm dünyayı olumsuz etkilediğini, Türkiye’nin ilgili ülkelerle birlikte desteklediği diplomatik çabaların ateşkes sürecinde önemli rol oynadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Lübnan’a yönelik saldırılara işaretle, ateşkes sürecini sabote edebilecek girişimlere fırsat verilmemesi gerektiğini, Türkiye’nin bu sürece elinden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğini belirtti. Gazze’deki barış planının ikinci aşamasının başlatılmasının önemli olduğunu değinen Erdoğan, bu konuda yakalanan ivmeyi kaybetmemek gerektiğini ifade etti. Liderler görüşmede, Hürmüz’de uluslararası hukuk temelinde seyrüsefer serbestisinin sağlanması, Suriye’deki gelişmeler, Kafkaslar’daki barış sürecinin desteklenmesi, Ukrayna-Rusya arasında kalıcı barış arayışları ve müzakerelerin canlandırılması konularını da etraflıca ele aldı.
İstanbul Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: 2002’den bu yana 850 bine yakın öğretmen ataması yaptık" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Şuan derslik başına yani bir sınıfta sınıf başına düşen öğrenci sayısı kademeler arasında 20’li rakamlarda. Aynı şey öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla yaklaşık 850 bine yakın öğretmen ataması yaptık. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibari ile de 14-15’li rakamlara ulaştık. Bu rakamlar uluslararası göstergelerin üstünde’’ dedi. Uluslararası Vuslat Platformu tarafından Şişli’de bir inşaat şirketinin konferans salonunda ‘Ufuktaki Yeni Türkiye İstanbul Buluşmaları’ programı düzenlendi. Programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AKP İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, bazı STK temsilcileriyle birlikte çok sayıda davetli katıldı. Katılımcılara burada bir konuşma yapan Bakan Tekin, ‘’Sayın Bülent Ecevit bir proje başlatıyor. ‘Cumhuriyet’in 100. Yılına mektuplar’. Cumhuriyetinin 100. Yılı yaklaşıyor. Herkes kendi pozisyonuna göre Cumhuriyet’in 100. yılında nasıl bir Türkiye hayal ediyorsa onu resmetsin. Mektuba yazsın. PTT‘de bunları saklasın. 29 Ekim 2023’de de muhataplarına versin. 2023 yılının 29 Ekim’inde eğitimle ilgili yazılan mektupları PTT bana teslim etti. 2001 ve 2002 yılında Türkiye’nin eğitim öğretimde bulunduğu noktayla ilgili yapılan eleştiriler söylenen sözler çabuk unuttuğumuz için hatırlatmak istiyorum. Mesela bir öğretmenimiz mektup yazmış. Cumhuriyet‘in 100. yılında Milli Eğitim Bakanı‘na. Diyor ki inşallah Cumhuriyet’in 100. yılında okullarımızda 45- 50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim. Ne demek bu? Yani öğretmenimiz kaç kişilik sınıfta ders anlatıyorsa artık öğretmenimiz. Bir başka öğretmenimiz diyor ki inşallah Cumhuriyet’imizin 100. yılında çocuklarımız, tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için okul dışına çıkmazlar. Okulun içerisinde yani içinde tuvaletlerin olduğu bir okulumuz olur. Veya diyor ki mesela inşallah Cumhuriyet’in 100. yılında koridorlarında farelerin cirit atmadığı bir okulda öğretmenlik yapabilirim diyor" açıklamalarında bulundu. "2002’den bu yana 850 bine yakın öğretmen ataması yaptık" Bakan Yusuf Tekin 2002 yılından bugüne eğitimde yapılan eğitim yatırımlarına dikkat çekerek, "350 bin civarında dersliğimiz varmış, sınıfımız varmış. Bunların yaklaşık kabaca bugün yok. Yani 2002’den önceki sınıflarınızın dersliklerimizin yarısı deprem kullanım ömrünü tamamlaması ve benzeri sebeplerle şu anda yok. Yani 2002’den önce yaklaşık 150 bin civarında sınıfımız var. Peki şu an Türkiye’de kaç derslik var? Kaç sınıfımız var? 750 bin. Yani 2002’den önce 150 bin dersliğimiz elimizde. O gün 350 bin derslik sınıfımız varken bugün 750 bin derslik yapmışız. Bu bizi nereye taşınmış? Bu işte bizi öğretmenimizin şikayet ettiği 45 -50 kişilik sınıflarda inşallah ders anlatabilirim dediği Türkiye’ye çok daha ileri bir noktaya taşımız durumdayız. Şuan derslik başına yani bir sınıfta sınıf başına düşen öğrenci sayısı kademeler arasında 20’li rakamlarda. Aynı şey öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla yaklaşık 850 bine yakın öğretmen ataması yaptık. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibari ile de 14-15’li rakamlara ulaştık. Bu rakamlar uluslararası göstergelerin üstünde’’ diye konuştu.
Malatya Başkan Er: "Malatya’nın bir kuruşunu dahi heba etmeyeceğiz" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya’nın emin ellerde olduğunu ifade ederek, "Malatya halkı bize güvendi. Bizim bu güvene layık olmamız lazım. Bu güvene karşı sadakatle çalışmalıyız. Malatya’nın bir kuruşunu dahi heba etmeyeceğiz. Bir kuruşuna kimse göz dikemez. Göz dikenin gözleri oyulur" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, AK Parti Battalgazi İlçe Başkanlığının ev sahipliğinde düzenlenen AK Parti Yerel Yönetimler Gündemli İlçe Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. "1994 ruhu ve Cumhurbaşkanımızın belediyecilik anlayışıyla görev yapıyoruz" Başkan Er, toplantıda yaptığı konuşmada, 1994 yılı ruhuyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyecilik anlayışıyla görev yaptıklarını söyledi. "Biz hizmet, eser ve gönül belediyeciliği yapıyoruz" diyen Başkan Sami Er, "Biz tarzımızı, terbiyemizi, davranışımızı ve belediyeciliğimizi buradan aldık ve buradan hareketle yolumuza devam ediyoruz" ifadesini kullandı. "Malatya, Doğu’nun Paris’i olacak" Malatya’nın 6 Şubat 2023 depremlerinde Hatay’dan sonra büyük yara alan ikinci il olduğuna dikkati çeken Başkan Er, şunları kaydetti; "Allah’a hamdolsun Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ile diğer bakanlarımızın pratik çalışmaları, çözüm odaklı çalışmaları; bizimde yerelde sayın valimiz, milletvekillerimiz, kamu kurum kuruluşlarıyla birlikte oluşturduğumuz sinerjiyle Malatya ayağa kalktı. Bunu hepimiz sahada görüyoruz. Biz, sadece depremin yaralarını sarmadık; geleceğin Malatya’sını inşa ediyoruz. Daha yaşanabilir, dirençli, gelişmiş bir Malatya oluşturuyoruz. Malatya için geçmişte "Doğu’nun yıldızı, doğunun Paris’i’ denilirdi. Gerçekten artık önümüzdeki süreç içerisinde yine aynı söylemlerle Malatya, çevresinde böyle bilinecek." "Biz, şehircilik vizyonuyla hareket ediyoruz" Geleceğin Malatya’sına yönelik çok ciddi projelerinin olduğunu ifade eden Başkan Er, "Belediyecilik sadece binalar ve yollar yapmaktan ibaret değil. Biz, bir şehircilik vizyonuyla da hareket ediyoruz. TOKİ ve Emlak Konut’un şehirde birçok çalışması var. Bizim çok ciddi dokunuşlarımız oldu. 30 Nisan’a kadar Fuzuli Caddesinde çalışmaların biteceğini düşünüyoruz; iki gidiş-iki geliş, refüjle duble yol olacak ve oradan da Güney Kuşak Yolu’na başlayacağız. Hemen yanında bulunan Kernek, 5-6 dönümlük bir park alanına sahip; orayı 35 dönüme çıkarıyoruz. Kamulaştırmalar bitti, çalışmalarımız ve yıkımlarımız tamamlandı, deprem sonrası molozlar kaldırıldı. Proje çalışmaları devam ediyor. Malatya’ya yapılacak bir teleferik projesiyle daha da güzelleştirmek istiyoruz. Malatya’ya yakışır bir seyir terası olacak, parkı her hâlükârda yapıyoruz. İnönü Caddesi’nde yapılan çalışmalara dokunduk. Yolu 30 metreye çıkarmakta çok ısrar ettim. Şu anda İnönü Caddesinde 17 bina kaldı, çok dirençle karşılaştık. Kışla Caddesi’ni boşaltmalarını istedik, "Sami Er istifa" dediler. Cumhurbaşkanımız ile görüştük, master planımızı meclisten geçirdik ve hafif raylı sistem projesinin onayını alacağız. Çöşnük’ten başlayıp, Yüzüncü Yıl Parkı’na kadar bir raylı sistem projesiyle Malatya’da 30 metrelik yolu süsleyeceğiz" diye konuştu. "Yol çalışmasıyla ilgili planlamalarımızı yaptık" Malatya’yı büyük özlem duyulan, yıllarca beklenen ve her dönemde konuşulan alternatif su kaynağıyla buluşturacaklarını anlatan Başkan Sami Er, "Biz konuşmadık, icraata geçtik. 6 Şubat depremlerinde Kaptaj’daki içme suyumuz kesildi. Hatta 5,8 büyüklüğündeki depremde bulanık akmıştı. Kaptaj’daki suyumuz 3 bin 600 litreden 2 bin 100 litreye düştü, çeşitli yollarla takviye ettik. Her dönemde alternatif su konuşulurdu. Biz 3,5 milyarlık kaynak bulduk. Projesi bitmek üzere, Fırat Havzası’ndan Malatya’ya alternatif suyu getiriyoruz. İkizce’nin altyapısına sadece 2,2 milyar liralık bir yatırım yaptık. İleri biyolojik bölgenin en büyük arıtması. Hiçbir arıtmayı telef etmiyoruz, çamur kurutma ünitesi var. Çıkan su arıtılıp tarımsal sulamada kullanılacak. Battalgazi’deki arıtmamızı faaliyete geçirdik, ikinci aşaması yapılıyor. Her şeyi tasarruflu kullanmaya çalışıyoruz. Çarşımızın altı su doluydu. Yer altındaki suyun tamamını aldık, Fuzuli Caddesi’nde 1600’lük boruyla yolun altından Çarmuzu Deresi’ne veriyoruz, sulamada kullanılacak. Bunlar kayda değer, büyük projeler. Bir viyadüğümüz var trafik sıkışıyor. Finansmanını bulduk, ikinci viyadük çalışması başladı. Bu viyadük 3,5 milyara mal olacak. İkinci viyadük yapılana kadar üçüncü bir aks; İkizce’den başlayıp İnekpınarı’ndan geçerek Adıyaman yoluyla birleşecek duble gidiş-geliş bir yol yapacağız. Yollara başladık. Çevreyolu geçen yıl asfaltını yaptık, şimdi yan yolları asfaltlıyoruz. Kırsalla ilgili bir planlama yaptık. Şehirdeki yapacağımız yollarla ilgili planlama yapıldı. Kırsalda 2 milyar bir harcamayla yolları rehabilite ediyoruz. Şehir merkezinde de 3 milyar liralık bir yatırım yapıyoruz. Kuzey-Güney Kuşak yollarını bitirdik, ikinci etaplarına başladık. Yeni yollar açıyoruz. Malatya’nın trafik ve ulaşım sorunu olmaz ancak rezerv alanlardan dolayı sıkışıklık var. Bu yollar açıldığında sorun kalmayacak. Şehrin bütün caddelerini genişletiyoruz. Saray Mahallesi’ne iyi bir dokunuş yaptık. Saray Mahallesi çok güzel bir proje oldu. Kışla Caddesi saat kulesinden Fuzuli’ye giden bir yol açıyoruz, orası İstiklal Caddesi olacak. Malatya’nın prestij caddesi olacak" bilgilerini paylaştı. "800 bin metrekare alana millet bahçesi yapacağız" İyi kaynaklar bularak, Malatya’ya çok güzel eserler kazandırdıklarını anlatan Başkan Er, "Fransız Kalkınma Ajansından 10 milyon Euro bir hibe aldık. Enkaz ayrıştırmalarının tamamını yapıyoruz. Enkaz ayrıştırmaları tamamlandıktan sonra o bölgeye temiz ve bitkisel toprak dökeceğiz. 800 bin metrekare alanı Millet Bahçesi yapacağız" diye konuştu. "4 milyar liralık gençlik ve spor yatırımı yapıyoruz" Malatya’ya 4 milyar liralık gençlik ve spor yatırımı yaptıklarını anlatan Başkan Er, şunları kaydetti; "Malatya’nın her noktasında gençlik ve spor merkezleri olacak. Çocuklarımızın kötü alışkanlıklara yönelmesinin önüne set çekerek, buralara yönlendirme çalışmalarımız var. Büyükşehir Belediyemizin içerisine yaptığımız kütüphanemiz 20 güne kadar açılacak. Mutlaka kütüphanemizi gezin; çok gururlanacağınız, olumsuz konuşanların gördüğünde parmağını ısıracağı harika bir kütüphane olacak. Sıradan bir kütüphane değil, her şey özel seçildi." "Malatya emin ellerde" Malatya’nın emin ellerde olduğunu ifade eden Başkan Er, "Malatyalılar rahat olsun. Malatya’nın emaneti, bizim emanetimiz. Sayın Cumhurbaşkanımız bizi aday gösterdi, sizler gayret gösterdiniz, teşkilatımız ve Malatya halkı bize güvendi. Bizim bu güvene layık olmamız lazım. Bu güvene karşı sadakatle çalışmalıyız. Malatya’nın bir kuruşunu dahi heba etmeyeceğiz. Bir kuruşuna kimse göz dikemez. Göz dikenin gözleri oyulur" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı
İstanbul Fatih’te sahte altın imalatına operasyon: 1 kişi yakalandı Fatih’te bir iş hanında kurduğu atölyede pirinçten ürettiği sahte altınları, tanınmış altın üreten firmaların mühürlerini vurarak pazarladığı iddia edilen şüpheli gözaltına alındı. Şüphelinin iş yerinde yapılan aramada satışa hazır hale getirilmiş, 472 sahte altın ile çok sayıda sahte bilezik ele geçirildi. Şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği’ ekipleri kendilerine gelen bir ihbarı değerlendirerek Fatih ilçesi Taştekneler sokakta bulunan bir adresi takibe aldı. İş yerinin kapalı olduğu tespit edilirken, pusu kuran polisler bir süre sonra iş yerini açan Yüksel A.’yı gözaltına aldı. Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri iş yerinde yaptıkları aramada çok sayıda sahte altın ele geçirdi. 1 gramdan 10 grama kadar paketlenmiş bir halde bulunan altınların üzerinde, tanınmış altın firmalarının logolarının bulunduğu tespit edildi. Polis ekipleri içerde yaptıkları aramada çeşitli gramajlarda 472 paketlenmiş sahte altın, çok sayıda bilezik ele geçirdi. Soruşturma sırasında şüphelinin pirinç kullanarak sahte altınları imal ettiği daha sonra tanınmış altın üreticilerinin logolarının bulunduğu kutularla paketlediği tespit edildi. Şüphelinin gramajı ağır olan altınları ve bilezik gibi ziynet eşyalarını altın suyuna batırarak, kuyumcularda yapılan mihenk taşıyla kontrol işleminden geçmesini sağladığı öğrenildi. Sahte altınları kuyumculara gerçek altın gibi pazarladığı ve bu yolla milyonlarca liralık haksız kazanç elde ettiği tespit edilen şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi