EĞİTİM - 06 Kasım 2025 Perşembe 19:09

Rektör Aydın: "Tüm insanlığın Türk milletinin adaletle hayat bulan kudretine ihtiyacı var"

A
A
A
Rektör Aydın: "Tüm insanlığın Türk milletinin adaletle hayat bulan kudretine ihtiyacı var"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Devletimizin kurucu kadrosu güçleri yettiği, imkânları elverdiği ölçüde mücadelelerini verip şan ve şerefle ebediyete yürüdüler. Nesiller boyu devredilen bu sorumluluk, şimdi bizlerin omuzlarındadır. Yaşanan gelişmeler göstermiştir ki Türk ve İslam dünyasının, hatta tüm insanlığın Türk milletinin adaletle hayat bulan kudretine ihtiyacı vardır" dedi.


OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde "Milli Egemenliğin Doğuşu: Samsun’dan Cumhuriyete" konulu panel düzenlendi. Panelde konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, "Devlet varlığımızın son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti, bir taraftan geleneğimizdeki ’devlet ebed müddet’ düsturunun ürünüyken, diğer taraftan 21. yüzyılı Türk asrı yapabilmenin anahtarıdır. İnsanımızın cevherinde var olan kabiliyetin önündeki engeller, Cumhuriyet’in himayesinde bir bir ortadan kalkmıştır. Devletimizin kurucu kadrosunun en önemli övünme vesilesi ise, az zamanda çok işler başarabilmekti. Zira onlar, milletler mücadelesinde kaybettiğimiz zamanın telafi edilmesi gerektiğinin farkındaydılar. Güçleri yettiği, imkânları elverdiği ölçüde mücadelelerini verip şan ve şerefle ebediyete yürüdüler. Nesiller boyu devredilen bu sorumluluk, şimdi bizlerin omuzlarındadır. Yaşanan gelişmeler göstermiştir ki, Türk ve İslam dünyasının, hatta tüm insanlığın Türk milletinin adaletle hayat bulan kudretine ihtiyacı vardır. Tarihin milletimize bir daveti vardır. Bu davete icabet için gayret gerekir, hikmet gerekir" diye konuştu.



"Devleti idare etme yeteneği, o genetik bizlere yüklendi"


Panelde konuşan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, "Moğolistan bozkırlarından başlayarak İsveç, Finlandiya, İtalya, hangi coğrafyaya giderseniz gidin bir Türk izinin veya eserinin mutlaka orada olduğunu görürsünüz. Tartışmalı da olsa Türklerin dünyadaki yönetim, idare veya batılı, kendini üstün gören devletlerden daha avantajlı olduğunu göstermesi bakımından bizim için, bilim için, akademi için ve üniversite için önemli bir kanıttır. Kendi tarihimin bize gösterdiği bilinçle yol almaya çalışıyoruz. Bilinen tarihten itibaren Türklerin çok iyi nizamlı ve intizamlı devletler kurduğunu biliyoruz. Altay’dan başladıkları yürüyüşü Avrupa Hunları’nda sonlandırdıkları o topraklarda 100 binlerce insan yaşıyordu. Türkler milyonlarca insan değildi. Kalabalıklar şeklinde gelerek onları öldürmediler. Sadece orduları ile o bölgeye gittiler. Fransa’ya kadar bu bölgeleri yönettiler ve hala yaşıyorlarsa Türkler orada katliam yapmadılar. Sadece yönettiler. Bir temel dayanağınız millet adına yoksa o zaman gerçekten millet değilsiniz. Devlet aklı budur. Bu dünyada mitolojisiniz, geçmişiniz, gelenekleriniz, idare hukukunuz, geçmişe dair varsa genetik mirasta önemlidir. Türkler buna sahiptir. O yüzden devlet akılları her zaman Osmanlı’da, Selçuklu’da, Cumhuriyet’te hepsinde bu miras genetiktir. İdare tarzı genetiktir. O yüzden başarılıdır. Devleti idare etme yeteneği, o genetik bizlere yüklenmiştir" şeklinde konuştu.



"Osmanlı, İslam tarihine altın sayfalarla ifade edilebilecek çok büyük katkılar yapmıştır"


Ondokuz Mayıs Üniversitesi Samsun Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, "Türkiye Cumhuriyeti Türk milliyetçiliğinin eseridir. Türk milliyetçiliği fikri olmasaydı devletimizin adı Türkiye olmazdı. Silahlı kuvvetlerimizin adı Türk Silahlı Kuvvetleri olmazdı. Osmanlı, İslam tarihine altın sayfalarla ifade edilebilecek çok büyük katkılar yapmıştır. 600 yılı aşan dönemin 500 yılını aşan dönemde Osmanlı Devleti yalnızlık politikasını izlemiştir. Takip edeceği politikaları kendi karar verme gücüne sahipti. Washington, Almanya ne der kaygısı taşımadan kendi kendine karar alabilme gücüne sahiptir. Balkanlar’da, Kafkaslar’da, Arap Yarımadası’nda adalet noktasında büyük başarı ortaya koymuştur" ifadelerini kullandı.


Panele ayrıca Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur ve öğrenciler katıldı.



Rektör Aydın: "Tüm insanlığın Türk milletinin adaletle hayat bulan kudretine ihtiyacı var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü havzasının zarif misafirleri: Allı turnalar Erçek Gölü’ne gelmeye başladı Van Gölü havzası, baharın gelişiyle birlikte bir kez daha doğanın en zarif konuklarını ağırlamaya başladı. Halk arasında "allı turna" olarak bilinen bir grup flamingo, Erçek Gölü’ne gelmeye başladı. Doğunun saklı cenneti Erçek Gölü, bu yıl da gökyüzüne pembe dokunuşlar katan zarif misafirleri olan flamingoları ağırlamaya devam ediyor. Göçmen kuşların Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor. Van’ın doğusunda yer alan, eşsiz doğal güzelliği ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Erçek Gölü, her yıl olduğu gibi bu yıl da flamingoların göç yolculuğunda uğrak noktası oldu. Pembe tüyleri, uzun zarif boyunları ve estetik duruşlarıyla doğa tutkunlarının gözdesi olan flamingolar, ilkbaharın gelişiyle birlikte gölde renkli ve huzur dolu bir tablo oluşturdu. Allı turnalar, yalnızca görsel bir şölen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda göl ekosisteminin sağlıklı işlediğinin de bir göstergesi. Zengin plankton ve omurgasız canlı popülasyonu sayesinde besin bulmakta zorlanmayan bu narin kuşlar, gölde konaklayarak enerji topluyor ve göç yollarına devam ediyor. Ancak bu zarif misafirlerin huzur içinde varlıklarını sürdürebilmesi için doğal yaşam alanlarının korunması büyük önem taşıyor. Erçek Gölü çevresinde yapılacak her türlü yapılaşma, kirlilik ve insan kaynaklı müdahale, yalnızca flamingoları değil, gölde yaşayan pek çok canlıyı tehdit ediyor. Bu nedenle hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin doğaya saygılı, bilinçli bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Van Gölü havzası Türkiye’nin beşte bir sulak alanlarını oluşturduğu için sulak alan yönünde çok zengin olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, merkez olarak Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgilenip çözüm yolları üreterek ekolojik denge için yaban hayat için çalışan kurumlarla beraber doğal hayatın devam etmesi için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Van Gölü havzasının sulak alan yönünden zengin olması ve tarım baskısı, sanayi baskısı olmaması nedeniyle bu sulak alanlarda habitat da tabiatın rahimi olan sulak alanlarda üretkenliğinin arttığını ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Son iki senedir baharda gelen yağmurlar sulak alanların canlanmasına, bitkilerin, böceklerin, ekolojik dengenin tekrar yeşermesine neden oldu. Buna bağlı olarak da sulak alanlarımızdaki hem hayvansal, hem karasal hem de sucul türler arttı. Bayrak tür olarak gelen meteoroloji uzmanı da olan allı turnalar yine yerlerini aldı. İklime göre baharın soğuk olmasına bağlı olarak biraz popülasyonun az olması son günlerde artık kafileler halinde Van Gölü havzasındaki sulak alanlarda görünmeye başladı. Vatandaşlarımızın en çok bildiği Erçek Gölü Karagündüz Mahallesi mevkiinde artık görülebilecek kadar görsel sunacak kadar allı turna geldi. Sulak alanların her tarafında gıda bulabildikleri için allı turnalar Van Gölü havzasının etrafında, Van Gölü’nü çepeçevre sardığımız zaman sulak alanlarda allı turnaları görebiliriz" dedi.
Kayseri Talas, uluslararası projelerle dünyaya açılıyor Talas Belediyesi; eğitimden kültüre uzanan vizyoner yaklaşımıyla uluslararası iş birliklerine ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Avrupa Birliği destekli Erasmus projesi kapsamında, yeşil enerji, kültürel gelişim ve dil alanlarında yürütülen çalışmalar çerçevesinde Çekya Cumhuriyeti’nden gelen öğrenci ve öğretmenler Talas’ta ağırlandı. Somuncu Baba Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen program kapsamında, 24 kişilik öğretmen ve öğrenci grubu ile Proje Koordinatörü Bekir Aydemir, Talas Belediyesini ziyaret etti. Ziyarette proje süreci değerlendirilirken, Talas’ın kültürel ve tarihi zenginlikleri hakkında da bilgi paylaşıldı. Gençlerin Talas’a olan ilgisi ise dikkat çekti. Daha önce Talas’ın tarihi ve turistik değerlerini internet üzerinden inceleyen öğrenciler, bu zenginliği yerinde görmek istediklerini ifade etti. Özellikle Osmanlı döneminden izler taşıyan sokaklar, kültürel miras alanları ve doğal güzellikler misafirlerin beğenisini kazandı. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi; "Eğitimi yalnızca akademik başarıyla sınırlamayan, kültürle, çevre bilinciyle ve değerlerle bütünleştiren bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Erasmus projeleri sayesinde farklı ülkelerden gençleri Talas’ımızda ağırlamak, hem kültürler arası etkileşimi artırıyor hem de şehrimizin sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginliği dünyaya tanıtma imkânı sunuyor. Gençlerimizin Talas’ı görmeyi özellikle tercih etmesi bizler için ayrıca gurur verici." Başkan Yalçın, sözlerinin devamında bu tür uluslararası projelere her zaman destek vermeye devam edeceklerini belirterek, "Talas’ımızı dünyaya açan, gençlerimizin ufkunu genişleten her projeyi önemsiyoruz. Nazik ziyaretlerinden dolayı misafirlerimize teşekkür ediyor, Talas’ımıza hoş geldiniz diyorum" dedi. Ziyaretin sonunda Başkan Yalçın tarafından misafir öğrencilere, Talas’ın tarihi ve turistik değerlerini tanıtan çeşitli hediyeler takdim edildi. Talas Belediyesi, bu tür uluslararası buluşmalarla hem şehrin tanıtımına katkı sunmayı hem de genç nesiller arasında güçlü bağlar kurmayı hedefliyor.