SAĞLIK - 10 Nisan 2026 Cuma 15:03

Profesör açıkladı: "Evlilik kanseri önlüyor"

A
A
A
Profesör açıkladı: "Evlilik kanseri önlüyor"

ABD’de dört milyondan fazla vakayı kapsayan çalışmaya göre, hiç evlenmemiş yetişkinlerde kanser riskinin evlilere kıyasla daha yüksek olduğunun görüldüğünü aktaran Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hiç evlenmemiş erkeklerde kanser oranlarının evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 68, hiç evlenmemiş kadınlarda ise yaklaşık yüzde 83 daha yüksek olduğunu belirtti.


Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, evlilik ile kanser riski arasındaki ilişkiye yönelik yapılan büyük ölçekli bir araştırmayı değerlendirdi. Özkaya, "Geçen hafta yayınlanan ve ABD’de dört milyondan fazla vakayı kapsayan büyük bir araştırmaya göre, evliliğin kanser riskinin azalmasıyla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor ve hiç evlenmemiş yetişkinlerin kansere yakalanma riski, evlenmiş olanlara göre önemli ölçüde daha yüksek olduğunu belirtiyor. Hiç evlenmemiş erkeklerde kanser oranları, boşanmış veya dul kalmış erkekleri de içeren evli erkeklere göre yüzde 68 daha yüksektir. Hiç evlenmemiş kadınlarda ise bu oran daha da yüksektir ve yüzde 83 olarak bildirilmiş. Bu yeni gözlem, evlenmenin kanseri önlediği veya insanların evlenmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak evlilik, kanserin daha erken teşhis edilmesi ve daha iyi hayatta kalma oranıyla zaten ilişkilendirilmektedir. Evli bireyler genellikle (ancak her zaman değil) daha güçlü destek sistemlerine, daha büyük ekonomik istikrara sahiptir ve kanser tedavi rejimlerine uyma olasılıkları daha yüksektir. Bundan şunu çıkarmak gerekiyor: Evli değilseniz kanser risk faktörlerine daha fazla dikkat etmeniz, ihtiyaç duyabileceğiniz taramaları yaptırmanız ve sağlık bakımınızı güncel tutmanız gerektiği anlamına geliyor" dedi.


Kadın ve erkek arasındaki fark


Özkaya şunları söyledi:


"Erkekler ve kadınlar biraz farklı örüntüler gösterdi. Hiç evlenmemiş erkeklerin kansere yakalanma olasılığı, evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 70 daha fazlayken, hiç evlenmemiş kadınların kansere yakalanma ihtimali, evli veya daha önce evlenmiş kadınlara göre yaklaşık yüzde 85 daha fazlaydı. Bu, daha geniş bir eğilimin küçük ama dikkate değer bir tersine dönüşünü temsil ediyor: Erkekler genellikle sağlık ve sosyal faktörler açısından evlilikten kadınlardan daha fazla fayda görüyor. Bu durumda ise kadınlar evlilikten erkeklerden biraz daha fazla fayda görmüş gibi görünüyor. Evlilik ile kanser arasındaki en güçlü bağlantılar, enfeksiyon, sigara veya alkol kullanımıyla ilgili kanserlerde ve kadınlarda yumurtalık ve rahim kanseri gibi üreme ile ilgili kanserlerde görüldü. Araştırmacılar, meme, tiroit ve prostat kanserleri de dahil olmak üzere, güçlü tarama programlarına sahip kanserler için daha zayıf bağlantılar buldular. Daha az sigara içen, daha az alkol tüketen, kendine daha iyi bakan ve sosyal hayata daha fazla entegre olan kişilerin evlenme ihtimallerinin de daha yüksek olması muhtemeldir. Yine de araştırmacılar, evlilik ile kanser arasındaki bağlantının 50 yaş üstü yetişkinlerde daha güçlü olduğunu buldular; bu da insanların yaşlandıkça ve kanser risk faktörlerine maruz kaldıkça, evlilikle ilişkili faydaların daha belirgin hale gelebileceğini düşündürüyor. Aslında buna şu gözle bakmak gerekiyor. Eğer bekarsanız ve daha izole bir yaşam sürüyorsanız, tarama veya önleme faaliyetlerine katılma olasılığınız daha düşüktür. Sağlık Bakanlığımızın Sağlıklı Hayat Merkezleri ücretsiz olarak tüm halkımıza sadece kanser taramalarında değil her türlü sağlık sorunlarınıza ve sorularınıza evli veya bekar ayırt emeksizin hizmet verdiğini hatırlatmak istiyoruz."


(FAU-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Bakan Murat Kurum’dan Çorum Belediyesi’ne ziyaret Çorum Belediyesi’ni ziyaret eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, devam eden projelerle ilgili bilgi aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında gerçekleştirdiği Çorum programı çerçevesinde Çorum Belediyesi’ni ziyaret etti. Bakan Kurum, Çorum Belediyesi Hizmet Binası önünde belediye bando takımı tarafından karşılandı. Ardından belediye binasına geçen Kurum, anı defterini imzaladı. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ı makamında ziyaret eden Bakan Kurum, şehirde devam eden yatırımlar, kentsel dönüşüm çalışmaları ve planlanan projeler hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Makam ziyaretinin ardından Bakan Kurum başkanlığında, geniş kapsamlı bir koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda Çorum genelinde devam eden projeler masaya yatırılırken, yeni dönem yatırımları ve öncelikli ihtiyaçlar detaylı şekilde ele alındı. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, toplantıda yaptığı konuşmada Bakanlık desteğiyle şehirde çok önemli yatırımların hayata geçirildiğini vurguladı. Altyapıdan üstyapıya, tarihi alanların ihyasından sosyal yaşam projelerine kadar birçok çalışmanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı katkılarıyla gerçekleştiğini ifade eden Başkan Aşgın, Çorum’a verilen desteklerden dolayı Bakan Murat Kurum’a teşekkür etti. Toplantıda Çorum’un gelişimini daha ileriye taşıyacak yeni projeler de gündeme getirildi. Belediye Başkanı Aşgın planlanan yatırımlar hakkında bilgi vererek, bu projelerin hayata geçirilmesi noktasında Bakanlık desteğinin sürmesini talep etti. Talepleri tek tek dinleyen Bakan Murat Kurum, Çorum’un gelişimi için yürütülen çalışmaları yakından takip ettiklerini belirterek, "Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Çorum’un yanında olmaya, şehrin ihtiyaç duyduğu her projeye destek vermeye devam edeceğiz" dedi.
Mardin Bakan Işıkhan: "1 milyar euroluk finansmanla 75 ilde bin 200 proje uygulandı" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Dış İlişkiler ve AB Genel Müdürlüğü’nün güçlü proje kapasitesiyle yaklaşık 1 milyar evroluk fonun etkin kullanıldığını belirterek, 75 ilde bin 200’ün üzerinde projenin hayata geçirildiğini, 1 milyon 200 bini aşkın vatandaşa da ulaşıldığını ifade etti. Bakan Işıkhan, Mardin’de "Mardin Deneyim Paylaşımı Prestij Etkinliği" programında konuştu. Bakan Işıkhan, medeniyetlerin buluştuğu kadim şehir memleketi Mardin’de, bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Avrupa Birliği’nin bütünleşmesini en iyi ifade eden ilkelerden birinin, "Çeşitlilik İçinde Birlik" anlayışı olduğuna değinen Işıkhan, "Bu yaklaşım, farklılıkların korunarak ortak bir gelecek inşa edilmesini ifade etmektedir. Aslında bu anlayış, memleketim Mardin’de yüzyıllardır hayatın doğal bir parçası olarak varlığını sürdürmektedir. Ülkemiz ile Avrupa Birliği arasında kurulan ilişki de yalnızca kurumlar arasında yürütülen teknik bir süreç değil; aynı zamanda ortak değerler, ortak sorumluluklar ve ortak hedefler temelinde şekillenen güçlü bir iş birliğidir. ’Farklılıklarımızla güçlenmek, birlikte üretmek ve birlikte ilerlemek’. İşte kurduğumuz ortaklığın özü budur. Uzun zamandır, birlikte, istihdam, eğitim ve sosyal politika alanlarında önemli çalışmalar yürütüyoruz. Elbette bu sürecin teknik boyutunda, kıymetli ekiplerimiz büyük bir özveriyle çalışmakta ve uygulanan projelerde en yüksek etkiyi elde etmek için yoğun emek harcamaktadır. Ancak biliyoruz ki bu çalışmaların gerçek değeri; sosyal adaletin, fırsat eşitliğinin ve insan onuruna yakışır bir yaşamın güçlenmesine katkı sunduğu noktada ortaya çıkmaktadır. Zira bu değer, sahada karşılık bulan somut insan hikayeleriyle anlam kazanmaktadır" diye konuştu Bir kadının ilk kez, kendi gelirini elde etmesi; bir gencin iş hayatına adım atması, bir kız çocuğunun eğitimine devam edebilmesi, engelli bir bireyin sosyal hizmetlere erişerek hayatının değişmesinin kendileri için başarı, yalnızca raporlarda veya sunumlarda yer alan sayılardan ibaret olmadığının altını çizen Işıkhan, şöyle konuştu: "Başarı; hayatlara dokunan, insanların yaşamında karşılık bulan ve kalıcı etkilere yol açan değişimdir. Bugün içinde bulunduğumuz dünya, çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm, değişen demografik yapı ve yeni beceri ihtiyaçları; daha kapsayıcı, daha dirençli ve daha insan odaklı sistemler kurma gerekliliğini beraberinde getirmektedir. Bu dönüşüm aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma, sosyal uyum ve nitelikli istihdamı birlikte ele alan bütüncül politikaları zorunlu kılmaktadır. Bizler bu süreci; daha güçlü, daha dengeli ve daha kapsayıcı bir kalkınma anlayışıyla, ortak değerler etrafında şekillenen bir gelecek inşa etmek için önemli bir adım olarak görüyoruz. Bu düşüncede, daha fazla fırsat, daha güçlü bir toplumsal yapı ve herkes için daha iyi bir yaşam yaklaşımının "Türkiye Yüzyılı Vizyonu"muzla da örtüştüğünü özellikle belirtmek isterim. Bölgemizde ve dünyada yaşanan jeopolitik gelişmeler karşısında Türkiye, hem Cumhuriyetimizin hem de Avrupa Birliği’nin kuruluş esaslarından olan; "barış ve insani değerler temelinde yükselen bir dış politika anlayışıyla" Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliği kapsamında hayata geçirilen projeler, Ülkemizdeki istihdam ve eğitim alanındaki kurumsal yapıların güçlendirilmesine önemli katkılar sağlamış ve ortak çalışma kültürü oluşturmuştur." Projelerin politika üretimine katkı sağlayan, ölçülebilir etkilere sahip ve sürekli öğrenme süreçlerini besleyen stratejik araçlar haline geldiğini hatırlatan Işıkhan, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı kapsamında yürütülen çalışmaların da bu dönüşümün önemli taşıyıcı unsurlarından biri olduğunu anlattı. Işıkhan, şöyle devam etti: "Bugün geldiğimiz noktada, Bakanlığımızın Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nün, güçlü proje yönetim kapasitesi sayesinde, Ülkemize tahsis edilen fonları etkin şekilde kullanmış ve önemli sonuçlar elde edilmesine katkı sağlamıştır. Bu süreçte yaklaşık 1 milyar euroluk finansman ile ülkemizin 75 ilinde bin 200’ün üzerinde proje uygulanmış ve bu projeler aracılığıyla bir milyon iki yüz bini aşkın vatandaşımıza ulaşılmıştır. Bu projelerin oluşturduğu etki, yalnızca finansal göstergelerle sınırlı değildir. Yapılan çalışmalar, kullanılan kaynakların katlanarak toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştüğünü göstermektedir. Elde ettiğimiz bu güçlü kazanımları daha ileriye taşıma kararlılığıyla; sürdürülebilir, kapsayıcı ve yüksek etki tesis eden bir gelecek için güçlü bir vizyon ortaya koyuyoruz. Bu vizyon, aynı zamanda bugün ortaya koyduğumuz "Mükemmeliyet Merkezi" yaklaşımının da temelini oluşturmaktadır. Amacımız; daha güçlü kurumsal yapılar oluşturmak, daha etkili politika süreçleri geliştirmek ve sürdürülebilir sonuçlar üretmektir. Son 25 yılda Avrupa Birliği ile sürdürülen müzakere sürecinde, mevzuatımızı ve politikalarımızı hem ulusal önceliklerimiz hem de uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirmeye gayret ettik. Bu çerçevede yalnızca mevcut fonları etkin şekilde yönetmekle kalmadık; aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirmeye, uluslararası kuruluşlarla ortak çalışmalar yürütmeye ve yenilikçi proje modelleri oluşturmaya da odaklandık. Türkiye’nin bu alanlarda yalnızca kendi dönüşümünü gerçekleştiren bir ülke değil; aynı zamanda örnek bir model sunan bir ülke olduğuna inanıyoruz." Bakan Işıkhan, sürece katkı sunan tüm paydaşlara, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun Temsilcisi YÜR-GİS VİL-ÇİNS-KAS’a, Avrupa Birliği Üyesi Ülkelerin Büyükelçilerine ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Programa, Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, AB Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzar Büyükelçi Vekili Jurgis Vilcinskas, Estonya Büyükelçisi Vino Reinart, Fransa Büyükelçisi Isabelle Dumont, Hollanda Büyükelçisi Joep Wijnands, İrlanda Maslahatgüzar Büyükelçi Vekili Daniel Lowe, İspanya Büyükelçisi Cristina Latorre Sancho, İsveç Maslahatgüzar Büyükelçi Vekili Louise Morsing, Lüksemburg Büyükelçisi Daniel Da Cruz, Macaristan Müsteşarı Valeria Kicsi, Malta Büyükelçisi Dr. Marisa Farrugia, Polonya Büyükelçisi Maciej Lang katıldı.