POLİTİKA - 10 Nisan 2026 Cuma 18:27

Bakan Işıkhan: "1 milyar euroluk finansmanla 75 ilde bin 200 proje uygulandı"

A
A
A
Bakan Işıkhan: "1 milyar euroluk finansmanla 75 ilde bin 200 proje uygulandı"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Dış İlişkiler ve AB Genel Müdürlüğü’nün güçlü proje kapasitesiyle yaklaşık 1 milyar evroluk fonun etkin kullanıldığını belirterek, 75 ilde bin 200’ün üzerinde projenin hayata geçirildiğini, 1 milyon 200 bini aşkın vatandaşa da ulaşıldığını ifade etti.


Bakan Işıkhan, Mardin’de "Mardin Deneyim Paylaşımı Prestij Etkinliği" programında konuştu. Bakan Işıkhan, medeniyetlerin buluştuğu kadim şehir memleketi Mardin’de, bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


Avrupa Birliği’nin bütünleşmesini en iyi ifade eden ilkelerden birinin, "Çeşitlilik İçinde Birlik" anlayışı olduğuna değinen Işıkhan, "Bu yaklaşım, farklılıkların korunarak ortak bir gelecek inşa edilmesini ifade etmektedir. Aslında bu anlayış, memleketim Mardin’de yüzyıllardır hayatın doğal bir parçası olarak varlığını sürdürmektedir. Ülkemiz ile Avrupa Birliği arasında kurulan ilişki de yalnızca kurumlar arasında yürütülen teknik bir süreç değil; aynı zamanda ortak değerler, ortak sorumluluklar ve ortak hedefler temelinde şekillenen güçlü bir iş birliğidir. ’Farklılıklarımızla güçlenmek, birlikte üretmek ve birlikte ilerlemek’. İşte kurduğumuz ortaklığın özü budur. Uzun zamandır, birlikte, istihdam, eğitim ve sosyal politika alanlarında önemli çalışmalar yürütüyoruz. Elbette bu sürecin teknik boyutunda, kıymetli ekiplerimiz büyük bir özveriyle çalışmakta ve uygulanan projelerde en yüksek etkiyi elde etmek için yoğun emek harcamaktadır. Ancak biliyoruz ki bu çalışmaların gerçek değeri; sosyal adaletin, fırsat eşitliğinin ve insan onuruna yakışır bir yaşamın güçlenmesine katkı sunduğu noktada ortaya çıkmaktadır. Zira bu değer, sahada karşılık bulan somut insan hikayeleriyle anlam kazanmaktadır" diye konuştu


Bir kadının ilk kez, kendi gelirini elde etmesi; bir gencin iş hayatına adım atması, bir kız çocuğunun eğitimine devam edebilmesi, engelli bir bireyin sosyal hizmetlere erişerek hayatının değişmesinin kendileri için başarı, yalnızca raporlarda veya sunumlarda yer alan sayılardan ibaret olmadığının altını çizen Işıkhan, şöyle konuştu:


"Başarı; hayatlara dokunan, insanların yaşamında karşılık bulan ve kalıcı etkilere yol açan değişimdir. Bugün içinde bulunduğumuz dünya, çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm, değişen demografik yapı ve yeni beceri ihtiyaçları; daha kapsayıcı, daha dirençli ve daha insan odaklı sistemler kurma gerekliliğini beraberinde getirmektedir. Bu dönüşüm aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma, sosyal uyum ve nitelikli istihdamı birlikte ele alan bütüncül politikaları zorunlu kılmaktadır. Bizler bu süreci; daha güçlü, daha dengeli ve daha kapsayıcı bir kalkınma anlayışıyla, ortak değerler etrafında şekillenen bir gelecek inşa etmek için önemli bir adım olarak görüyoruz. Bu düşüncede, daha fazla fırsat, daha güçlü bir toplumsal yapı ve herkes için daha iyi bir yaşam yaklaşımının "Türkiye Yüzyılı Vizyonu"muzla da örtüştüğünü özellikle belirtmek isterim. Bölgemizde ve dünyada yaşanan jeopolitik gelişmeler karşısında Türkiye, hem Cumhuriyetimizin hem de Avrupa Birliği’nin kuruluş esaslarından olan; "barış ve insani değerler temelinde yükselen bir dış politika anlayışıyla" Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışmalarını sürdürmektedir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki iş birliği kapsamında hayata geçirilen projeler, Ülkemizdeki istihdam ve eğitim alanındaki kurumsal yapıların güçlendirilmesine önemli katkılar sağlamış ve ortak çalışma kültürü oluşturmuştur."


Projelerin politika üretimine katkı sağlayan, ölçülebilir etkilere sahip ve sürekli öğrenme süreçlerini besleyen stratejik araçlar haline geldiğini hatırlatan Işıkhan, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı kapsamında yürütülen çalışmaların da bu dönüşümün önemli taşıyıcı unsurlarından biri olduğunu anlattı.


Işıkhan, şöyle devam etti:


"Bugün geldiğimiz noktada, Bakanlığımızın Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nün, güçlü proje yönetim kapasitesi sayesinde, Ülkemize tahsis edilen fonları etkin şekilde kullanmış ve önemli sonuçlar elde edilmesine katkı sağlamıştır. Bu süreçte yaklaşık 1 milyar euroluk finansman ile ülkemizin 75 ilinde bin 200’ün üzerinde proje uygulanmış ve bu projeler aracılığıyla bir milyon iki yüz bini aşkın vatandaşımıza ulaşılmıştır. Bu projelerin oluşturduğu etki, yalnızca finansal göstergelerle sınırlı değildir. Yapılan çalışmalar, kullanılan kaynakların katlanarak toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştüğünü göstermektedir. Elde ettiğimiz bu güçlü kazanımları daha ileriye taşıma kararlılığıyla; sürdürülebilir, kapsayıcı ve yüksek etki tesis eden bir gelecek için güçlü bir vizyon ortaya koyuyoruz. Bu vizyon, aynı zamanda bugün ortaya koyduğumuz "Mükemmeliyet Merkezi" yaklaşımının da temelini oluşturmaktadır. Amacımız; daha güçlü kurumsal yapılar oluşturmak, daha etkili politika süreçleri geliştirmek ve sürdürülebilir sonuçlar üretmektir. Son 25 yılda Avrupa Birliği ile sürdürülen müzakere sürecinde, mevzuatımızı ve politikalarımızı hem ulusal önceliklerimiz hem de uluslararası standartlarla uyumlu şekilde geliştirmeye gayret ettik. Bu çerçevede yalnızca mevcut fonları etkin şekilde yönetmekle kalmadık; aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirmeye, uluslararası kuruluşlarla ortak çalışmalar yürütmeye ve yenilikçi proje modelleri oluşturmaya da odaklandık. Türkiye’nin bu alanlarda yalnızca kendi dönüşümünü gerçekleştiren bir ülke değil; aynı zamanda örnek bir model sunan bir ülke olduğuna inanıyoruz."


Bakan Işıkhan, sürece katkı sunan tüm paydaşlara, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun Temsilcisi YÜR-GİS VİL-ÇİNS-KAS’a, Avrupa Birliği Üyesi Ülkelerin Büyükelçilerine ve emeği geçen herkese teşekkür etti.


Programa, Mardin Valisi Tuncay Akkoyun, AB Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzar Büyükelçi Vekili Jurgis Vilcinskas, Estonya Büyükelçisi Vino Reinart, Fransa Büyükelçisi Isabelle Dumont, Hollanda Büyükelçisi Joep Wijnands, İrlanda Maslahatgüzar Büyükelçi Vekili Daniel Lowe, İspanya Büyükelçisi Cristina Latorre Sancho, İsveç Maslahatgüzar Büyükelçi Vekili Louise Morsing, Lüksemburg Büyükelçisi Daniel Da Cruz, Macaristan Müsteşarı Valeria Kicsi, Malta Büyükelçisi Dr. Marisa Farrugia, Polonya Büyükelçisi Maciej Lang katıldı.



Bakan Işıkhan: "1 milyar euroluk finansmanla 75 ilde bin 200 proje uygulandı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da bu yollar trafiğe kapatılacak Bursa’da 12 Nisan 2026 tarihinde düzenlenecek etkinlikler kapsamında bazı ana arterler ve bağlantı yolları araç trafiğine kapatılacak. Osmangazi Belediye Başkanlığı tarafından organize edilen "18. Uluslararası Osmangazi Tarihi Kent Koşusu" nedeniyle, saat 10.00 ile 12.00 arasında koşu güzergahında trafik akışı durdurulacak. Saat 09.00’dan itibaren başlayacak yol kapatma uygulaması, etkinliğin sona ermesine kadar devam edecek. Koşu, Saltanat Kapı’dan başlayıp Pınarbaşı Parkı’nda sona erecek. Bu çerçevede, 2. Osmangazi Caddesi, Kazım Baykal Caddesi, Cemal Nadir Caddesi, Atatürk Caddesi, Gökdere Bulvarı, Irgandı Köprüsü, Selçuk Hatun Sokak, 2. Yağız Sokak, Kayhan Caddesi, Demirciler Çarşısı Caddesi, Alan Sokak, İnönü Caddesi, Tuzpazarı Caddesi, Okçular Çarşısı, Uzun Çarşı, Kapalı Çarşı, Bakırcılar Çarşısı, Ortapazar Caddesi, 2. Kavaklı Caddesi, Kaleboyu Caddesi ve Güranlı Sokak ile bu güzergahlara bağlanan cadde ve sokaklar araç trafiğine kapatılacak. Öte yandan, Tüm Emeklilerin Sendikası Bursa Şubesi tarafından düzenlenecek yürüyüş, miting ve konser programı nedeniyle de ikinci bir yol kapatma uygulanacak. Saat 12.00 ile 17.00 arasında gerçekleştirilecek etkinlik kapsamında, Millet Bahçesi’nden başlayıp Kent Meydanı’nda sona erecek yürüyüş için saat 11.00’den itibaren bazı yollar trafiğe kapatılacak. Yürüyüş güzergahı olan Stadyum Caddesi, İpekiş Kavşağı, Darmstadt Caddesi, İlkbahar Caddesi, Nedim Sokak ve Kent Meydanı ile bu noktalara çıkan tüm cadde ve sokaklarda araç geçişine izin verilmeyecek. Yetkililer, sürücülerin mağduriyet yaşamamaları için alternatif güzergahları kullanmaları yönünde uyarıda bulundu.
Ankara Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ara seçimle milletvekili olduğu nitelemesine Hayati Yazıcı’dan cevap AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Siirt milletvekili olmasını ara seçim olarak nitelemesine cevap verdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "İnsan her şeyi bilmez, bilemez. Bu son derece normal ve insani bir durumdur. Ama bilmediği konuda, düzeltme yapılmış olmasına karşın, yanlışta ısrar etmek, ‘bilmediğini bilmemektir’, bu anormalliktir. Ama sebep ne olursa olsun, ‘kamunun doğru bilgi edinme hakkı’na olan saygımız sebebiyle biz bir kez daha doğru olanı belgeleriyle birlikte ilgilenenlerin ve kamuoyunun ilgisine ve bilgisine sunuyoruz. ‘Ara seçim’ söylemlerine maddi olgular dışında gerekçe tedarik etmek amacıyla olsa gerek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Grup Başkanvekili Murat Emir; nakarat tarzı açıklamalarıyla Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk kez milletvekili seçildiği seçimle ilgili ‘ara seçim’ nitelemelerini ısrarla tekrarlamaktadırlar. Bir kez daha doğruyu, belgeleriyle birlikte muhatapların ve ilgi duyan kamuoyunun bilgilerine sunuyorum" ifadelerini kullandı. Seçimlerle ilgili kuralların anayasada yazılı olanlardan ibaret olmadığını hatırlatan Yazıcı, "Seçimlerle ilgili kurallar, anayasalarda yazılı olanlardan ibaret değildir. Anayasalarda genel çerçeve yer alır. Anayasa’nın yanında bir de ‘seçim mevzuatı’ dediğimiz mevzuat vardır. 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, bu mevzuatın önemli bir parçasıdır. Anayasa’nın 78. maddesinde "‘Seçimin yenilenmesi’ diye bir şey yok ‘ara seçim’ var" diyorlar. Anayasa’da olmaması, mevzuatta ‘olmadığı’nın kanıtı olamaz. ‘Seçimin yenilenmesi’, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 39. maddesinde yer almaktadır ve seçim yargısının müstekarlık içinde kullandığı bir kavramdır. 2002 ve 2003 yıllarında ülkemizde ‘ara seçim’ yapılmamıştır. 03 Kasım 2002 tarihinde yapılan 22. Dönem Milletvekili seçiminde, Siirt seçim çevresinde yapılan seçimin, seçim kurallarına aykırı işlem ve eylemlerin kanııtlanmış olması ve seçim sonucunu etkiler nitelikte bulunması nedeniyle Siirt’teki seçimin iptaline ve seçimin yenilenmesini YSK karara bağlamıştır. YSK, yenilenmesine karar verdiği Siirt seçim bölgesindeki seçimin, yasa gereği 09.03.2003 günü yapılmasını karara bağlamıştır. Genel Başkanımız; YSK kararı gereği yenilenen ve 09.03.2003 günü yapılan Siirt seçiminde milletvekili seçilmiştir. 09.03.2003 günü yapılan Siirt seçimi; bir ‘ara seçim’ değil, yenileme seçimidir. Olgular bundan ibarettir" dedi.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Anayasal zorunluluk sürecinde olduğumuz konusunda hemfikir olduk" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Ara seçimin yapılması gereken bir süreçte, anayasal zorunluluk sürecinde olduğumuz konusunda hemfikir olduk. Buradan sonra siyasi parti ziyaretlerimizi tamamladıktan sonra, Numan Kurtulmuş’a da bu konuda görüşme talebimizi ileteceğiz" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile DEVA Partisi Genel Merkezinde bir araya geldi. Yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Özel, "Oldukça kapsamlı ve iki yönlü olarak da hem kendi düşüncelerimizi ifade edebildiğimiz, hem de Babacan ve değerli heyetinin düşüncelerinden istifade ettiğimiz çok yararlı bir görüşmeyi gerçekleştirdik" diye konuştu. "İsrail’in gerek Filistin’de gerek İran’da yaşattıklarını değerlendirdik" Görüşmenin gündemindeki konulardan birinin İran’da yaşanan gelişmeler olduğunu aktaran Özel, "Kendi düzenini dünyaya dayatmaya çalışan Trump’ın uygulamaları açısından, İsrail’in gerek Filistin’de gerek İran’da yaşattıkları açısından değerlendirdik. Bu insanlık dramlarına karşı daha önce de kamuoyunca malum ortak tutumlarımızı tekrar ettik, teyit ettik. Aynı zamanda da bu savaşın Türkiye üzerinde ve Türkiye’nin ekonomisi üzerinde; Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin iki değerli üyesinin de heyetimizde olmasıyla birlikte ortaya çıkardığı durumu tespit eden ve acil öneriler ile orta ve uzun vade önerilerini sunan raporumuzu Genel Başkanımıza arz ettik" ifadelerini kullandı. "Ara seçimin yapılması gereken bir süreçte, anayasal zorunluluk sürecinde olduğumuz konusunda hemfikir olduk" Ara seçim konusunda Babacan ile hemfikir olduklarını belirten Özel, şu ifadeleri kullandı: "Ara seçim konusunda benim düşüncelerimi ve yaklaşımımızı birkaç gündür zaten sizler de duyuyorsunuz. Genel Başkanımıza da bu konudaki durumu, Meclis içtüzüğü, anayasa, Meclis Başkanı’nın görev ve yetkileri noktasındaki düşüncelerimizi de ifade etme imkanı bulduk. Kendileri de bunun bir anayasal zorunluluk olduğu noktasındaki biraz önce de ifade ettiği yaklaşımını, anayasanın bu konuda şüphe oluşturmayacak şekilde yazıldığını paylaştı. Geçen 30 aydan sonra da bu evrede ara seçimin yapılması gereken bir süreçte, anayasal zorunluluk sürecinde olduğumuz konusunda hemfikir olduk. Buradan sonra siyasi parti ziyaretlerimizi tamamladıktan sonra, Numan Kurtulmuş’a da bu konuda görüşme talebimizi ileteceğiz ve konuyu Meclis zemininde tartışmaya devam edeceğiz. Burada yersiz olan yasamanın üzerindeki bir anayasal yükümlülüğe yürütme eliyle müdahale ediliyor olmasıdır. ‘Türkiye’nin gündeminde böyle bir şey yok’ denmesidir. Bunu kesinlikle kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek isterim" açıklamasında bulundu. "Bizim çağrımız bir an önce bir an önce Lübnan dahil tüm sahada silahların susması" DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise, Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin, "Bizim çağrımız bir an önce bir an önce Lübnan dahil tüm sahada silahların susması, masada müzakereyle önce bu geçici ateşkesin kalıcı ateşkes haline gelmesi, arkasından da barış görüşmelerinin başlayacağı bir zemin üzerinde mutabık kalınması. Bizim arzumuz ve beklentimiz bu yönde. Umarız ki Türkiye’yi de etkileyen, çok geniş bir coğrafyayı etkileyen bu savaş kalıcı olarak biter" ifadelerine yer verdi.