ÇEVRE - 30 Mart 2026 Pazartesi 13:47

OMÜ’de Sıfır Atık Günü: Çevre bilinci vurgulandı

A
A
A
OMÜ’de Sıfır Atık Günü: Çevre bilinci vurgulandı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) "Sıfır Atık Günü" kapsamında düzenlenen etkinlikte çevre bilinci ve geri dönüşüm konuları ele alındı. Programa katılanlar sıfır atık uygulamaları hakkında bilgilendirildi.


Çevre bilincini artırmayı, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmayı ve gençlerin çözüm odaklı düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlayan etkinlik, kampüste hem akademik hem de sosyal açıdan önemli bir buluşma noktası oluşturdu. Farklı fakültelerden öğrencilerin bir araya gelmesiyle disiplinler arası etkileşim güçlenirken, sürdürülebilirlik kavramı uygulamalı olarak deneyimlendi.



Rektör Aydın: "Sıfır atık yaklaşımının günümüz dünyasında bir zorunluluk"


Törende bir konuşma yapan Rektör Aydın, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin ancak bilinçli bireyler ve güçlü kurumsal politikalarla mümkün olacağını ifade etti. Prof. Dr. Aydın, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar olmadığını, aynı zamanda topluma yön veren ve örnek olan yapılar olduğunu vurguladı. Sıfır atık yaklaşımının günümüz dünyasında bir zorunluluk olduğunu belirterek, "Doğal kaynakların hızla tükendiği bir çağda yaşıyoruz. Bu nedenle atık yönetimi, sürdürülebilir kampüs hedefimizin en önemli yapı taşlarından biridir" dedi.



"Geri dönüşüm süreçlerini etkin şekilde uyguluyoruz"


Rektör Aydın, kampüs genelinde yürütülen somut uygulamalara da değinerek, tüm atık türleri için kapsamlı geri dönüşüm modellerinin hayata geçirildiğini ifade etti. Atıkları bertaraf etmek yerine geri dönüşüm ve yeniden kazanım süreçleriyle ekonomiye kazandırdıklarını belirten Aydın, "Üniversitemizde atıkları bir yük olarak değil, değerlendirilebilir bir kaynak olarak görüyoruz. Bu anlayışla geri dönüşüm süreçlerini etkin şekilde uyguluyor, hem ekonomik hem de ekolojik açıdan verimli sonuçlar elde ediyoruz" diye konuştu.



"Sürdürülebilirlik vizyonunun çevresel ve ekonomik boyutlarını birlikte ele alıyoruz"


Ayrıca kampüs genelinde atıkların kaynağında ayrıştırılması için gerekli altyapının oluşturulduğunu, geri dönüşüm sistemlerinin yaygınlaştırıldığını ve öğrenciler başta olmak üzere tüm paydaşlara yönelik farkındalık çalışmalarının sürdürüldüğünü belirten Rektör Aydın, sürdürülebilirlik vizyonunun çevresel ve ekonomik boyutlarını birlikte ele aldıklarını belirtti.



FazlaVar uygulaması tanıtıldı


OMÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından geliştirilen uygulamanın tanıtımında, dünya genelinde her yıl yaklaşık 1.3 milyar ton gıdanın çöpe gittiği, Türkiye’de ise bu miktarın 18-19 milyon ton seviyelerinde olduğu bilgisi paylaşıldı. OMÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. İsmail İşeri tarafından yapılan sunumda, özellikle işletmelerin gün sonunda taze kalmasına rağmen satılamayan ürünleri çöpe atmak zorunda kaldığı ve bu durumun hem ekonomik hem de çevresel kayıplara yol açtığı vurgulandı. Akabinde "FazlaVar" uygulamasının bu soruna getirdiği çözüm detaylı şekilde anlatıldı. Restoran, kafe ve fırınlarda gün sonunda kalan ürünlerin uygulama üzerinden yüzde 50 ile 70 arasında indirimli şekilde satışa sunulduğu, böylece hem israfın önüne geçildiği hem de kullanıcıların uygun fiyatlı gıdaya erişim sağladığı ifade edildi. Sunumda dikkat çeken bir diğer başlık ise konum tabanlı "Gel-Al" sistemi oldu. Kullanıcıların çevrelerindeki işletmelerde bulunan fırsatları anlık olarak görebildiği ve uygulama üzerinden satın aldığı ürünleri belirli süre içerisinde giderek teslim alabildiği aktarıldı. Öte yandan programda, uygulamanın işletmelere sağladığı katkılara da değinildi. Çöpe gidecek ürünlerin ek gelire dönüştürüldüğü, aynı zamanda uygulama sayesinde yeni müşteri kazanımının mümkün olduğu belirtildi. İşletmelerin sistem üzerinden kolaylıkla ürün ve kampanya oluşturabildiği de sunumda yer alan bilgiler arasında yer aldı.



Ödüller sahibini buldu


OMÜ tarafından "Atıktan Sanata" temasıyla gerçekleştirilen yarışmada dereceye giren öğrencilere ödülleri, Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın tarafından takdim edildi. Sıfır Atık Hackathonu’nda öğrencilerden Hamza Tokuç birinci; Melih Can Şağban ikinci; Murat Mansur üçüncü olarak dereceye girdi.



Depozito ve kompost üniteleri öğrencilerle buluştu


Etkinlikte ayrıca kampüste uygulanan atık yönetimi sistemlerinin tanıtımıyla da zenginleştirildi. Bu kapsamda OMÜ Yönetimin katılımıyla öğrencilere Yaşam Merkezinde depozito iade makinesi ve Fen Fakültesi’nde ise kompostlaştırma ünitesi yerinde tanıtıldı. Tanıtımın ardından program son buldu.


Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda açılışı yapılan etkinliğe, Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Genel Sekreter Prof. Dr. Alper Burak Pancar, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.



OMÜ’de Sıfır Atık Günü: Çevre bilinci vurgulandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun 12 yıldır bitmeyen konutun kayyumu konuştu: "Asıl mağdur benim" Samsun’da 2010 yılında ihalesi tamamlanan ve 136 daire ile 11 dükkandan oluşan Haznedar Konakları’nda yıllardır devam eden konut mağduriyetiyle ilgili yeni açıklama geldi. Müteahhidin vefatı ve işin 9 yaşındaki oğluna geçmesi üzerine mahkeme tarafından kayyum atanan mimar anne Lütfiye Özbek, bina önünde yaptığı açıklamada, kamuoyunda gündeme gelen iddialara cevap vererek "Asıl mağduriyet yaşayan bizleriz" dedi. Arsası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan Baruthane Mahallesi’ndeki Haznedar Konakları’nın ihalesi 2010 yılında yapıldı. Yıllar önce büyük oranda tamamlanan konutlarda birçok taşeron firma ve mağdurlar, dairelerine kavuşamadıkları için zaman zaman çeşitli eylemler yaptı. Son olarak mağdur olduğunu iddia eden taşeron firma sahiplerinden Birkan İpoğlu, binaya pankart asarak duruma tepki göstermişti. Binaya, "Günahların kadını Lütfiye Özbek" ve "Lütfiye Özbek bu binanın sahibesi. İhale 2010’da yapıldı. 4 bölge müdürü emekli oldu, yine de bitmiyor. Hakkımı vakfetmiyorum, etmeyeceğim. Gitmediğimiz yer kalmadı, mağduruz" yazılı pankartı asarak tepkisini dile getirmişti. Lütfiye Özbek, bugün bina önüne gelerek iddialar hakkında açıklamalarda bulundu. "Asıl mağdur biziz" Haberlere konu olan mağduriyet söylemi üzerinden iddialara cevap veren Lütfiye Özbek, "Kocaeli Röleve Anıtlar Müdürlüğü’nün kurucu müdürü olarak görev yaparken eşimin vefatıyla 9 yaşındaki yetim oğluma kayyum olarak bu iş için görevlendirildim. Devletin resmi görevlisiyim bu konu hakkında. Bu işle alakalı resmiyetten dolayı da 2018 yılında kayyum olarak görevlendirildikten sonra bu işin başına geçtim. Biz işin sadece ve sadece Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden yüzde 25 ödemesini aldık. Bu iş kat karşılığı yapım sözleşmesine göre ihale edilmiş bir iş ve ben işi teslim aldığımda iş yüzde 40 seviyesindeydi. Bu, binanın sadece betonarme kısmının bitmiş olduğunu gösterir. Buradaki proje işlerini baştan sona titizlikle, emek vererek de yürütüyorum, hâlâ yürütüyoruz. Yüzde 40’ta aldığım işi de 2021 yılında Vakıflar’ın geçici kabul tutanağıyla birlikte yüzde 95’e getirdik. Fakat ne yazık ki 5-6 yıldır uğraşıyorum, binanın teslimi ve bitirilmesiyle alakalı haklarımızın alınmasıyla ilgili. Fakat henüz haklarımızın yaklaşık yüzde 75’ini bile alamadık. İnsanlar çıkıp kamuoyunda ‘biz hakkımızı alamadık’ diyorlar. Biz alamadık ki verebilelim. Sözleşme gereği üçüncü kişilere devir asla yok. Vakıf bize teslim edecek ve bizden hak sahiplerine verilecek. Ama biz haklarımızı alamadık. Asıl mağduriyet yaşayan da bizleriz" dedi. "25 tapuyla inşaatı bu seviyeye getirmemiz büyük olay" Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden çok az sayıda aldıkları tapu ile inşaatı bitme noktasına getirmelerinin büyük bir olay olduğunu dile getiren Lütfiye Özbek, "Şu an bilirkişi raporlarımız var, işi yüzde 99’a da getirdik. Şu an zaten 2024 yılında iskâna başvurduk belediyeye. Vakıflar tarafından haklarımız verildikten sonra gerek satış gerek taşeron hakları, bunların hepsi verilecek. Yani şunu kamuoyunun bilmesini isterim: Bana verilmeden ben insanlara nasıl verebileyim? Bu işin kayyumu olarak ben sizlere soruyorum ve kamuoyunun da takdirine bırakıyorum. Burada fore kazıklı, eksi dört kat perde betonlu, çok sağlam bir bina var ve bu binanın yapımı şu an 2 milyar TL’nin üstünde. Biz bize ne vermişler? Ben bunu soruyorum. Yirmi beş tane, yüzde 80’i küçük olan bir tapuyla bizim binayı bu seviyeye getirmemiz büyük bir olay. Ben, kadın başıma, bakın yıllardır tek başıma mücadele ediyorum. Kötü bir grupla da yıllardır mücadele ediyorum, haklarımızı almak için. Türlü engellemeler, türlü zorluklar, her şey mevcut. Taşeron hakları, Vakıflar’ın kendi mallarımız üzerinde şu an teminat altındadır. Bunlar tapuda tescil edilmiştir" diye konuştu. "Tehdit altındayım, kadın başıma savaşıyorum" Kendisi hakkında pankart asanlar tarafından tehdit edildiğini ve binanın kötü amaçlarla kullanıldığını da iddia eden Özbek, ayrıca şunları söyledi: "Pankartı asanlar, geçtiğimiz yıllarda da şikâyetini yaptığım kişilerdir. Ben bu tür insanlara boyun eğmem. Bana pankart asacak, tehdit edecek, gayri ahlaki şeyler yaparak üzerime gelecekler. Ben buna pabuç bırakacak bir karakter değilim. Bunlar hakkında da benim suç duyurularım var. Bu şahıslar, beni kendilerini şikâyet ettiğim için de tehdit ediyorlar. Ben devletten güçlü bir karakter değilim. Ben bir kadın olarak tek başıma savaşıyorum. Bu şahıslar tarafından tehdit altındayım. Tehdit altındayım ama tehdide asla boyun eğmeyeceğim. Kimsenin hakkıyla ilgili de bir sorunumuz yok. Biz almadık ki verebilelim. Bilirkişi raporlarımız var. Bu raporlarda sadece yaptığımız fore kazıkların değeri 136 milyon TL. Vakıflar, kendi binasına, kamu binasına yüzde 38 hakları olduğu hâlde gerekli özeni göstermemiştir." Vakıflar Samsun Bölge Müdürlüğü ise konu hakkında açıklamada bulunmazken, kayyum ile hak sahibi olduğunu iddia eden diğer taraflar arasında mahkeme süreci devam ediyor.
Bayburt Bayburt’ta geri dönüşüm malzemeleri kadın eliyle sanata dönüştü Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında kadınların el emeğiyle yeniden tasarlanarak sanat eserine dönüştürülen kullanılmayan giysi, mutfak gereçleri ve çeşitli objeler, tarihi Taşhan Sanat Galerisi’nde açılan ’Sıfır Atıktan Sanata Kadın Eli’ sergisinde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Bayburt Valisi Mustafa Eldivan ile il protokolünün katılımıyla açılışı gerçekleştirilen sergi, vatandaşlardan ilgi gördü. Ziyaretçiler, geri dönüştürülebilir malzemelerle hazırlanan eserleri inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün katkılarıyla organize edilen sergide, eski sandıklar, ehram kumaşı, kilim, halı ve çeşitli ev eşyaları yeniden değerlendirilerek, modern tasarımlarla sergilendi. Sergide ayrıca, plastik atıkların dönüştürmesiyle oluşturulan çeşitli objeler yer aldı. Gençlik Merkezi bünyesinde usta öğretici olarak görev yapan Gül Sansu, uzun yıllardır çok sayıda sergi hazırladığını belirterek, bu serginin kendisi için ayrı bir heyecan taşıdığını dile getirdi. Sergide kullanılan objelerin geçmişe ait izler taşıdığını ifade eden Sansu, deforme olmuş halılar, yöresel ehram kumaşı ve eski ev eşyalarının el emeğiyle farklı aksesuarlara ve sanat ürünlerine dönüştürüldüğünü söyledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Cengiz Sevim de 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında düzenlenen serginin, sıfır atık anlayışının sanata yansıyan örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Eserlerin özellikle kadın emeğiyle hayat bulduğunu söyleyen Sevim, serginin atığın bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti. Sevim, Bayburt Valiliği koordinasyonunda gerçekleştirilen sergiye katkı sunan kurumlara ve emeği geçenlere teşekkür etti.