ASAYİŞ - 30 Mart 2026 Pazartesi 15:43

12 yıldır bitmeyen konutun kayyumu konuştu: "Asıl mağdur benim"

A
A
A
12 yıldır bitmeyen konutun kayyumu konuştu: "Asıl mağdur benim"

Samsun’da 2010 yılında ihalesi tamamlanan ve 136 daire ile 11 dükkandan oluşan Haznedar Konakları’nda yıllardır devam eden konut mağduriyetiyle ilgili yeni açıklama geldi. Müteahhidin vefatı ve işin 9 yaşındaki oğluna geçmesi üzerine mahkeme tarafından kayyum atanan mimar anne Lütfiye Özbek, bina önünde yaptığı açıklamada, kamuoyunda gündeme gelen iddialara cevap vererek "Asıl mağduriyet yaşayan bizleriz" dedi.


Arsası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan Baruthane Mahallesi’ndeki Haznedar Konakları’nın ihalesi 2010 yılında yapıldı. Yıllar önce büyük oranda tamamlanan konutlarda birçok taşeron firma ve mağdurlar, dairelerine kavuşamadıkları için zaman zaman çeşitli eylemler yaptı. Son olarak mağdur olduğunu iddia eden taşeron firma sahiplerinden Birkan İpoğlu, binaya pankart asarak duruma tepki göstermişti. Binaya, "Günahların kadını Lütfiye Özbek" ve "Lütfiye Özbek bu binanın sahibesi. İhale 2010’da yapıldı. 4 bölge müdürü emekli oldu, yine de bitmiyor. Hakkımı vakfetmiyorum, etmeyeceğim. Gitmediğimiz yer kalmadı, mağduruz" yazılı pankartı asarak tepkisini dile getirmişti. Lütfiye Özbek, bugün bina önüne gelerek iddialar hakkında açıklamalarda bulundu.



"Asıl mağdur biziz"


Haberlere konu olan mağduriyet söylemi üzerinden iddialara cevap veren Lütfiye Özbek, "Kocaeli Röleve Anıtlar Müdürlüğü’nün kurucu müdürü olarak görev yaparken eşimin vefatıyla 9 yaşındaki yetim oğluma kayyum olarak bu iş için görevlendirildim. Devletin resmi görevlisiyim bu konu hakkında. Bu işle alakalı resmiyetten dolayı da 2018 yılında kayyum olarak görevlendirildikten sonra bu işin başına geçtim. Biz işin sadece ve sadece Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden yüzde 25 ödemesini aldık. Bu iş kat karşılığı yapım sözleşmesine göre ihale edilmiş bir iş ve ben işi teslim aldığımda iş yüzde 40 seviyesindeydi. Bu, binanın sadece betonarme kısmının bitmiş olduğunu gösterir. Buradaki proje işlerini baştan sona titizlikle, emek vererek de yürütüyorum, hâlâ yürütüyoruz. Yüzde 40’ta aldığım işi de 2021 yılında Vakıflar’ın geçici kabul tutanağıyla birlikte yüzde 95’e getirdik. Fakat ne yazık ki 5-6 yıldır uğraşıyorum, binanın teslimi ve bitirilmesiyle alakalı haklarımızın alınmasıyla ilgili. Fakat henüz haklarımızın yaklaşık yüzde 75’ini bile alamadık. İnsanlar çıkıp kamuoyunda ‘biz hakkımızı alamadık’ diyorlar. Biz alamadık ki verebilelim. Sözleşme gereği üçüncü kişilere devir asla yok. Vakıf bize teslim edecek ve bizden hak sahiplerine verilecek. Ama biz haklarımızı alamadık. Asıl mağduriyet yaşayan da bizleriz" dedi.



"25 tapuyla inşaatı bu seviyeye getirmemiz büyük olay"


Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden çok az sayıda aldıkları tapu ile inşaatı bitme noktasına getirmelerinin büyük bir olay olduğunu dile getiren Lütfiye Özbek, "Şu an bilirkişi raporlarımız var, işi yüzde 99’a da getirdik. Şu an zaten 2024 yılında iskâna başvurduk belediyeye. Vakıflar tarafından haklarımız verildikten sonra gerek satış gerek taşeron hakları, bunların hepsi verilecek. Yani şunu kamuoyunun bilmesini isterim: Bana verilmeden ben insanlara nasıl verebileyim? Bu işin kayyumu olarak ben sizlere soruyorum ve kamuoyunun da takdirine bırakıyorum. Burada fore kazıklı, eksi dört kat perde betonlu, çok sağlam bir bina var ve bu binanın yapımı şu an 2 milyar TL’nin üstünde. Biz bize ne vermişler? Ben bunu soruyorum. Yirmi beş tane, yüzde 80’i küçük olan bir tapuyla bizim binayı bu seviyeye getirmemiz büyük bir olay. Ben, kadın başıma, bakın yıllardır tek başıma mücadele ediyorum. Kötü bir grupla da yıllardır mücadele ediyorum, haklarımızı almak için. Türlü engellemeler, türlü zorluklar, her şey mevcut. Taşeron hakları, Vakıflar’ın kendi mallarımız üzerinde şu an teminat altındadır. Bunlar tapuda tescil edilmiştir" diye konuştu.



"Tehdit altındayım, kadın başıma savaşıyorum"


Kendisi hakkında pankart asanlar tarafından tehdit edildiğini ve binanın kötü amaçlarla kullanıldığını da iddia eden Özbek, ayrıca şunları söyledi:


"Pankartı asanlar, geçtiğimiz yıllarda da şikâyetini yaptığım kişilerdir. Ben bu tür insanlara boyun eğmem. Bana pankart asacak, tehdit edecek, gayri ahlaki şeyler yaparak üzerime gelecekler. Ben buna pabuç bırakacak bir karakter değilim. Bunlar hakkında da benim suç duyurularım var. Bu şahıslar, beni kendilerini şikâyet ettiğim için de tehdit ediyorlar. Ben devletten güçlü bir karakter değilim. Ben bir kadın olarak tek başıma savaşıyorum. Bu şahıslar tarafından tehdit altındayım. Tehdit altındayım ama tehdide asla boyun eğmeyeceğim. Kimsenin hakkıyla ilgili de bir sorunumuz yok. Biz almadık ki verebilelim. Bilirkişi raporlarımız var. Bu raporlarda sadece yaptığımız fore kazıkların değeri 136 milyon TL. Vakıflar, kendi binasına, kamu binasına yüzde 38 hakları olduğu hâlde gerekli özeni göstermemiştir."


Vakıflar Samsun Bölge Müdürlüğü ise konu hakkında açıklamada bulunmazken, kayyum ile hak sahibi olduğunu iddia eden diğer taraflar arasında mahkeme süreci devam ediyor.



12 yıldır bitmeyen konutun kayyumu konuştu: "Asıl mağdur benim"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Vali Özkan atık pil teslim etti, zeytin fidanı aldı 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Manisa’da "Gıda İsrafı" temasıyla çeşitli etkinlikler düzenlendi. Manisa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinliklerde çevre bilincinin artırılması ve sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması hedeflenirken, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan atık pil toplama standını ziyaret eden Vali Vahdettin Özkan, biriktirdiği 1 kilogram atık pili teslim ederek kampanya kapsamında zeytin fidanı aldı. Etkinliklerin ilki Manisa Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Programa Manisa Valisi Vahdettin Özkan’ın yanı sıra İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş ve Manisa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Faik Gürocak katıldı. Program kapsamında Manisa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü standında projeye destek veren Manisa Kadın Kooperatifi tarafından kağıt, kumaş ve iplik gibi atık malzemelerden üretilen ürünler sergilendi. Vali Özkan ve beraberindeki heyet, geri dönüşüm malzemelerinden hazırlanan ürünleri inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan atık pil toplama standını da ziyaret eden Vali Özkan, biriktirdiği 1 kilogram atık pili teslim ederek kampanya kapsamında zeytin fidanı aldı. Etkinlik alanında gazetecilere açıklamalarda bulunan Vali Özkan, çevrenin korunmasının insan sağlığı açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Çevresel risklerin azaltılması gerektiğini vurgulayan Özkan, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte çevre hassasiyetinin daha da önemli hale geldiğini belirterek, "Havada, toprakta ve suda olması gereken değerlerin korunması için hem bireysel hem toplumsal görevlerimiz var. Sıfır atık projesi de çevresel değerlerin korunması açısından çok önemli bir programdır." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Projesi’nin Türkiye’nin dört bir yanında kamu kurumları ve kuruluşları tarafından başarıyla uygulandığını ifade eden Özkan, Manisa’da da kurumlar, meslek kuruluşları ve kooperatiflerin projeye önemli katkılar sunduğunu söyledi. Özkan, geri dönüştürülemeyen atıkların yeniden değerlendirilerek çevre dostu ürünlere dönüştürülmesinin hem çevrenin korunmasına hem de üretime katkı sağladığını belirterek projeye destek veren herkese teşekkür etti. 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Manisa’daki 23 Nisan Ulusal Egemenlik İlkokulu’nda da farkındalık etkinliği düzenlendi. Yaklaşık 50 öğrencinin katıldığı etkinlikte sıfır atık, geri dönüşüm ve gıda israfının önlenmesi konularında eğitim verildi. Program kapsamında 6 ve 7. sınıf öğrencilerinin getirdiği geri dönüştürülebilir malzemelerle atölye çalışması yapıldı. Öğrenciler, hayal güçlerini kullanarak atık malzemelerden yeni ürünler tasarlayarak geri dönüşümün önemini uygulamalı olarak öğrendi.
İstanbul Yıldız Holding’de üst düzey atama Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanlığı’na, 2005 yılından bu yana Holding’in gıda ve uluslararası operasyonlarında farklı sorumluluklar üstlenen, pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika operasyonlarında görev yaptığı dönemde yeni pazarlara açılım, distribütör yapılarının güçlendirilmesi ve farklı coğrafyalarda operasyonel etkinliğin artırılmasına liderlik eden ve 2022 yılından bu yana Besler CEO’su olarak görev yapan Mert Altınkılınç atandı. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, yaptığı açıklamada, "Sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, Yıldız Holding’in gıda ve uluslararası operasyonlarında uzun yıllardır önemli sorumluluklar üstlenen ve başarılara imza atan Mert Altınkılınç’ın liderlik kadromuzda bu önemli görevi üstlenmesinden memnuniyet duyuyorum. Mert Altınkılınç’ın sahip olduğu deneyim ve birikimle, gıda alanındaki faaliyetlerimizin daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetilmesine ve stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi. Yıldız Holding, sürdürülebilir ve güçlü büyüme hedefleri doğrultusunda ve odaklanma stratejisi kapsamında gıda alanındaki faaliyetlerini daha bütüncül ve etkin bir yapıyla yönetmek amacıyla Gıda Grubu Başkanlığı’nı oluşturdu. Bu kapsamda, 2005 yılından bu yana Grup bünyesinde farklı görev ve sorumluluklar üstlenen Besler CEO’su Mert Altınkılınç, Yıldız Holding Gıda Grubu Başkanı olarak atandı. Mert Altınkılınç liderliğindeki Gıda Grubu Başkanlığı ile Yıldız Holding’in gıda kategorilerindeki operasyonlarını daha bütüncül bir yapı altında yönetmesi ve stratejik önceliklerini daha etkin şekilde hayata geçirmesi hedefleniyor. Bu yapı ile üretimden tedarik zincirine, inovasyondan ihracata uzanan süreçlerde entegrasyonun artırılması ve küresel pazarlardaki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yıldız Holding’deki kariyerine 2005 yılında başlayan Mert Altınkılınç, Holding’in yurt içi ve yurt dışındaki şirketlerinde farklı yöneticilik görevleri üstlendi. Teközel, Eksper Gıda ve İstanbul Gıda’daki görevlerinin ardından pladis Orta Doğu ve Kuzey Afrika Managing Director olarak görev yaptı. Bu dönemde yeni pazarlara açılım, distribütör yapılarının güçlendirilmesi ve farklı coğrafyalarda operasyonel etkinliğin artırılmasına önemli katkılar sağladı. 2022 yılından bu yana Besler CEO’su olarak görev yapan Altınkılınç, güçlü marka portföyü ve çok kategorili yapısıyla şirketin stratejik dönüşümüne liderlik etti; özellikle dondurulmuş gıda ve yağ kategorilerinde ürün çeşitliliği ile üretim kapasitesinin artmasına ekipleri ile önemli katkı sundu. Aynı zamanda Donuk Fırıncılık Ürünleri operasyonunun Besler bünyesine dahil edilmesi ve Kerevitaş’tan Besler’e dönüşüm sürecinde yürütülen kurumsal çalışmalara öncülük etti. Dokuz Eylül Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Altınkılınç, aynı alanda yüksek lisans yaptıktan sonra ABD’de MBA eğitimini tamamladı.