SAĞLIK - 07 Ekim 2025 Salı 12:14

"Okula gitmeme bir tepki değil, kaygının sesi olabilir"

A
A
A
"Okula gitmeme bir tepki değil, kaygının sesi olabilir"

Çocuklarda okula gitmek istememe davranışının çoğu zaman bir isyan değil, yoğun bir kaygının dışavurumu olduğunu belirten Psikolog Ozan Yazıcı, "Çocuk, okuldan kaçınma davranışını çoğu zaman bilinçli bir isyandan ziyade, yoğun bir anksiyetenin dışavurumu olarak sergiler. Bu yüzden çocuğun okula yüklediği anlam çok önemli bir yer tutar. Anlayış, sabır ve bilimsel temelli destek yaklaşımlarıyla bu süreç sağlıklı şekilde yönetilebilir" dedi.


Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Psikolog Ozan Yazıcı, okula gitmek istemeyen çocuklara ailelerin nasıl yaklaşması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu. Psikolog Ozan Yazıcı, çocukluk döneminde sık karşılaşılan okula gitmek istememe davranışının genellikle ayrılık kaygısı, sosyal anksiyete, özgüven düşüklüğü veya okul ortamına uyum güçlüğüyle ilişkili olduğunu söyledi. Psk. Yazıcı, "Çocuk, okuldan kaçınma davranışını çoğu zaman bilinçli bir isyandan ziyade, yoğun bir anksiyetenin dışavurumu olarak sergiler. Bu yüzden çocuğun okula yüklediği anlam çok önemli bir yer tutar" diye konuştu.



"Aşırı koruyucu ebeveynlik riski artırabilir"


Çocuğun okula gitmek istememesinin altında genellikle güvenlik hissinin tehdit altında algılanması olduğunu belirten Psk. Yazıcı, "Ebeveynle kurulan bağın niteliği, bu davranışın sürmesinde belirleyici rol oynar. Aşırı koruyucu ebeveynlik, çocuğun bağımsızlık gelişimini engelleyerek okul ortamından uzak durma eğilimini artırabilir" ifadelerini kullandı.



"Ceza değil, duygusal güven işe yarıyor"


Zorlayıcı veya cezalandırıcı yaklaşımların sorunu büyüttüğünü vurgulayan Psk. Yazıcı, "Araştırmalar, ebeveynlerin ve öğretmenlerin çocuğun duygularını anlamlandırmasına yardımcı olmasının okul reddini azalttığını göstermektedir. Bu tür durumlarda çocuğa anlayışla yaklaşmak çok daha etkilidir" diye konuştu.



Uzmandan ailelere öneriler


Psk. Yazıcı, okula gitmek istemeyen çocuklara destek olurken ailelerin uygulayabileceği etkili yöntemleri şöyle sıraladı:


"Duygusal köprü kurun: ’Okula gitmek seni korkutuyor olabilir, bu çok normal’ gibi empatik ifadeler kullanın. Aşamalı maruziyet sağlayın: Çocuğun kısa sürelerle okula dönmesini sağlayarak güven temelli yeniden bağ kurmasına destek olun. Rutinleri yapılandırın: Sabah rutinlerinin tahmin edilebilir ve sakin olması kaygıyı azaltır. Ebeveyn-öğretmen iş birliği kurun: Okul personeliyle düzenli iletişim, çocuğun güven duygusunu pekiştirir. Gerekirse profesyonel destek alın: Kaygı belirtileri yoğun veya uzun sürüyorsa bir uzmandan yardım alın."



"Bir disiplin sorunu değil, duygusal bir ihtiyaçtır"


Psk. Yazıcı, okula gitmek istememe davranışının genellikle bir "disiplin sorunu" olarak değerlendirildiğini, ancak gerçekte bunun çocuğun duygusal ihtiyaçlarını ifade etme biçimi olduğunu vurguladı. Psk. Yazıcı, "Anlayış, sabır ve bilimsel temelli destek yaklaşımlarıyla bu süreç sağlıklı şekilde yönetilebilir. Çocuğun duygularını anlamak ve güven duygusunu yeniden inşa etmek, okula uyum sürecini kolaylaştıracaktır" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’da 23 Nisan çocukları, uçurtma uçurarak gönüllerince eğlendi Kastamonu’da İl Emniyet Müdürlüğü öncülüğünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrağı etkinlikleri kapsamında çocuklar için uçurtma şenliği düzenlendi. Şenlikte çocuklar, uçurtmalarını uçurarak gönüllerince eğlendi. Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik (TDP) Şube Müdürlüğünün koordinesinde Kronospan Orman Ürünleri’nin destekleriyle "Hayata Renk Verelim 2026" sosyal sorumluluk projesi hayata geçirildi. Proje çerçevesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrağı etkinliklerinin 106. yılı dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Şehit Burak Kapucuoğlu Ortaokulu, Vali Aydın Arslan Ortaokulu, Şerife Bacı Ortaokulu, Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu, Mescit Ortaokulu, 23 Ağustos Ortaokulu, Hacı Bey Ortaokulu, Merkez Ortaokulunda eğitim görmekte olan öğrenciler ile 30 özel birey katılımıyla Kastamonu Uzunyazı mevkiinde "Uçurtma Şenliği" düzenlendi. 350’den fazla çocuğun katılımıyla gerçekleştirilen uçurtma şenliğine Kastamonu Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencileri de destek verdi. Toplum Destekli Polislik (TDP) Şube Müdürlüğü personelinin, Sivil Havacılık Yüksekokulu öğrencilerinin, öğretmenlerin ve Gençlik Merkezlerinde görev yapan gençlik liderlerinin gözetiminde çocuklar, uçurtmalarını hazırlayarak uçurtmaya çalıştı. Birbirinden renkli görüntülerin ortaya çıktığı uçurtma şenliğinde çocuklar, gönüllerince eğlendi. Projeye destek veren firmanın İnsan Kaynakları Müdürü Umut Yılmaz, "Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekiplerimizdeki arkadaşlarımızla birlikte Kastamonu Valiliğinin koordinesinde bu yıl 5’incisini yaptığımız Uçurtma Şenliğimizde bulunuyoruz. Kronospan olarak bizler, birçok sosyal sorumluluk projesine destekler vererek, bu tür etkinlikler yapıyoruz. Bizim en çok hoşumuza giden, en çok sevdiğimiz gençlerimizin, çocuklarımızın da yüzünü güldüren proje bu. Bugün yağmur yağmasından endişeliydik ama yağmadı, güzelde bir rüzgar var. Görüldüğü üzere küçüklerde büyüklerde herkes keyifli bir şekilde uçurtmalarını uçuruyorlar. Bu tür projelere önümüzdeki yıllarda da inşallah devam edeceğiz. Emekleri geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. Etkinliğe katılan Enis Melih Dügenci de, "Burası çok güzel eğlenceli bir yer. Uçurtmalarla her yer doldu, çok renkli geçiyor. Bu etkinlikte kimlerin yardımı ve desteği olduysa teşekkür ediyoruz" dedi. Edanur Eski ise, "Uçurtma Şenliği çok eğlenceliydi. Bazılarımızın uçurtmaları kırıldı. İpleri koptu ama yine de çok eğlenceliydi" diye konuştu. Refika Nur Fakılı da, "Çok eğlendik, yukarılara kadar uçurtmalarımızı uçurduk. Çok güzel bir deneyimdi benim için, ilk kez uçurtma uçuruyorum" şeklinde konuştu. Şehit Burak Kapucuoğlu Ortaokulu Beden Eğitim öğretmeni Serap Kutlu Şen ise, "6. sınıflarımızı bu şenliğe getirdik ve çok mutlu olduk ve çok güzel bir etkinlik oldu. Rüzgarda şu anda bizlere eşlik ediyor. Güzel bir ortam var, öğrencilerimiz, diğer okullardan gelen öğrencilerle bir araya gelip vakit geçiriyorlar, kaynaştılar. Bu etkinliğin hazırlanmasında emekleri olan, aracı olan herkese çok teşekkür ediyoruz. Bizlerde öğrencilerimizle birlikte çok güzel burada eğleniyoruz" şeklinde konuştu.
Tekirdağ Tekirdağ’da 32 çeşit yöresel tatlı yarıştı: Tekirdağ’ın coğrafi işaretli Hayrabolu tatlısı birinci oldu Tekirdağ’da Turizm Haftası etkinlikleri muhtevasında yöresel tatlı yarışması düzenlendi. Renkli görüntülere sahne olan yarışmada, kentin geleneksel tatlıları jüri üyeleri tarafından değerlendirilirken, katılımcılar hem hünerlerini sergiledi hem de Tekirdağ mutfağının zenginliğini tanıtma fırsatı buldu. Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen yarışmaya 20 yarışmacı katıldı. Turizm Haftası etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen programda, Tekirdağ’ın geleneksel mutfağında yer alan toplam 32 çeşit yöresel tatlı jüri üyelerinin beğenisine sunuldu. Yarışma öncesinde konuşan İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Bünyamin Örnek, Tekirdağ’ın gastronomi açısından oldukça zengin bir mutfak kültürüne sahip olduğunu söyledi. Kente özgü birçok lezzetin bulunduğunu belirten Örnek, bu tür etkinliklerle hem yöresel ürünlerin tanıtımını yaptıklarını hem de unutulmaya yüz tutmuş tatlıları yeniden gündeme getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Örnek, Tekirdağ’ın coğrafi işaretli ürünleri arasında yer alan Hayrabolu tatlısı ve peynir helvası başta olmak üzere birçok geleneksel tatlının yarışmada yer aldığını belirterek, "Bu yarışma ile yöresel mutfak kültürümüzü yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyoruz. Tekirdağ’ın gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere tanıtılması için çalışmalarımız devam edecek" dedi. Konuşmaların ardından yarışmaya katılan tatlıların tadımına geçildi. Yarışmacılar tarafından hazırlanan coğrafi işaretli tatlıların yanı sıra güllabiye, sütlü karakabak tatlısı, çizleme, kaşıklama, büzme ve bulama gibi yöreye özgü tatlılar da jüri üyeleri tarafından tek tek değerlendirilerek puanlandı. Yarışma sırasında jüri üyeleri tatlıların lezzeti, kıvamı, sunumu ve yöresel özelliklere uygunluğu gibi kriterleri dikkate aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda yarışmada birinciliği Hayrabolu tatlısı ile Nuray Cabbar elde etti. İkincilik ödülünü yine Hayrabolu tatlısı ile Hatice Baydar kazanırken, üçüncülük ödülü ise Bulama tatlısı ile Nimet Diken’in oldu. Program sonunda dereceye giren yarışmacılara ödülleri takdim edilirken, etkinliğe katılan vatandaşlar da sergilenen yöresel tatlıları yakından inceleme ve tatma imkânı buldu. Yarışma, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. (ICA-