GÜNDEM - 17 Nisan 2026 Cuma 19:44

Kadın emeği sınır tanımıyor: ‘Çarşamba’dan dünyaya’

A
A
A
Kadın emeği sınır tanımıyor: ‘Çarşamba’dan dünyaya’

Samsun’un Çarşamba ilçesinde, Çarşambalı kadınların ihracata dahil olmalarına yönelik "Çarşamba’nın kadınları üretiyor, Dünya ile buluşuyor" projesi kapsamında eğitim programlarının ikincisi düzenlendi.


Orta Karadeniz kalkınma ajansı tarafında finanse edilen ve Çarşamba’lı kadınların el emeği ürünlerini ihracata kazandırmak adına yürütülen proje çerçevesinde Çarşamba Ev Hanımları Derneği Başkanı Saniye Şen, İGMO İş Geliştirme ve İhracat Ofisi sahibi Fatih Bayraktar, Dış Ticaret Uzmanı Aydanur Demirkol kadın üreticileri bilgilendirdi.



"Asla pes etmeyin"


Ev hanımları adına bir çok çalışma yürüten Çarşamba Ev Hanımları Derneği Başkanı Saniye Şen, "Kadınlar üretsin ürettikçe kendi ayakları üzerinde dursun istiyoruz. Elinden ne geliyorsa yapsın. Ama asla pes etmeden üretmesini istiyoruz. Asla vazgeçmeyin."ifadeleriyle kadınlara çağrıda bulundu.



"Yurt dışında çok güzel platformlarda var olacağız"


Kadınların kendi emeğiyle özenle ürettikleri her ürünün değerli olduğuna vurgu yapan Dış Ticaret Uzmanı Aydanur Demirkol, "Çıkmış olduğumuz bu yolda amacımız özellikle yerelde üretim yapan kadınların ürünlerinin desteklenmesi, onların ticarete kazandırılması, ekonomik özgürlüklerinin kazandırılması. Kadının olduğu her yeri ve yaptıkları ürünleri çok değerli buluyorum. İklim krizi, gıda sıkıntıları, su krizi ve enerji krizi var. Bunların hepsi aslında yoğun sanayiden kaynaklanan süreçlerin sonucunda geldiğimiz durum. Bu konuda kadınların itinayla dönüştürdükleri ürünleri çok değerli. Hem yurt içinde hem de yurt dışında çok güzel platformlarda var olacağız" şeklinde konuştu.


Kadın emeğinin değer kazandığı bu proje, bölge kalkınmasına da önemli katkılar sunmayı hedefliyor.



Kadın emeği sınır tanımıyor: ‘Çarşamba’dan dünyaya’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Nevşehir Nevşehir’de kaza sonrası kaçan alkollü sürüsü, saklandığı evde yakalandı Nevşehir’de ehliyetsiz ve 183 promil alkollü olduğu belirlenen sürücünün neden olduğu kazada 1 kişi yaralandı. Kaza sonrası kaçan sürücü, saklandığı evde polis ekiplerince yakalandı. Kaza, Kapucubaşı Mahallesi Yücelyol Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 51 HR 638 plakalı otomobilin sürücüsü Yasin D., seyir halindeyken önündeki aracı sollamak istedi. Virajda hatalı sollama yapan sürücü, karşıdan gelen araca çarpmamak için manevra yaptığı sırada Adnan İ. idaresindeki 50 AEN 972 plakalı araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç yol kenarındaki beton bariyerlere çarparak yan yattı. Kazada araç içerisinde bulunan sürücü hafif yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Araçta sıkışan yaralı, itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla bulunduğu yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Kazaya neden olan sürücü ile araçta bulunan iki kişi ise olay yerinden kaçtı. Polis ekipleri, KGYS kameraları üzerinden yaptığı inceleme sonucu şüphelilerin izini sürdü. Kaçan sürücü ve beraberindekiler, saklandıkları arkadaşlarının evinde yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan kontrollerde sürücünün 183 promil alkollü olduğu ve ehliyetinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye çeşitli ihlallerden toplam 110 bin lira idari para cezası uygulanırken, otomobil trafikten men edildi. Öte yandan, kazada 1 kişinin yaralanmasına neden olan olay anı çevredeki bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Bolu Tanju Özcan’ın şantaj davasına damga vuran iddia: "Narven Termal Kasaba’ya şoförü götürdü, Tanju Özcan’la birlikte olurken izledi" Bolu’da ’icbar suretiyle irtikap’ suçundan tutuklu bulunan ve İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ın hem ’müşteki’ hem de ’sanık’ sıfatıyla yer aldığı şantaj davasının ilk duruşması görüldü. Duruşmada mağdur Öznur Ç., "Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" dedi. Geçtiğimiz şubat ayında, Tanju Özcan’ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada, 13 sayfalık iddianame Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat’ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada, Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Tanju Özcan’ın avukatı hakimin üzerine yürüdü Bolu 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, başka bir suçtan dolayı tutuklu bulunan Tanju Özcan sağlık sorunları sebebiyle katılmazken, dosyada adı geçen Özgür Yıldız da mazeret bildirerek duruşmada yer almadı. Duruşmanın başında Özcan’ın avukatı Uğur Poyraz, mahkeme hakimine yönelik "Tanju Özcan’a hasım olmuş bir kişisiniz" diyerek reddi hakim talebinde bulundu. Hakimin üzerine yürüyen avukat Poyraz, CMK 203/2 maddesi gereğince salondan çıkarılmasına karar verilince direndi. Kolluk kuvvetleri ve mübaşirle yaşanan arbedenin ardından duruşmaya ara verildi. "Bu konuyu kapatmamız lazım, Tanju Özcan siyasi olarak güçlü" Tanju Özcan’ın Özel Kalemi Özgür Yıldız’ın kendisine ‘Konuyu kapatmamız lazım Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dediğini söyleyen tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney, "Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Öznur benim kız arkadaşımdı. Ara sıra aramızda sorunlar oluyordu ama görüşmeye devam ediyorduk. Zorla görüşmedik, aramız kötü değildi. Öznur Ç. evimdeyken telefonunun çalması ya da mesaj gelmesi sonrasında durumu fark ettim. Bana Tanju Özcan’la görüştüğünü söyledi. Belediyeye kendisiyle alakalı bir ses kaydı atılmış. Bunu da Tanju Özcan’ın öğrendiğini ve kendisini çağırdığını anlattı. Tanju Özcan, Öznur’a, ’Bu ses kaydını Eren duyarsa sıkıntı olur’ demiş ve Öznur da bundan dolayı görüşmek zorunda kaldığını söyledi. Ben de bu durumdan etkilendim. Benim üzerimden mağdur ediliyor. Ses kaydının içeriğinde Öznur Ç.’nin çocuk aldırdığı söylenmiş. Ben Tanju Özcan’ı milletvekilliği döneminden beri tanırım. Tanju Özcan’ı aradım ve ’Biz insanları belediyeye birileri kız arkadaşımızla, kardeşimizle, kızımızla birlikte olsun diye mi işe aldırdık?’ dedim. Tanju Özcan da bana, ’Sen benimle böyle konuşamazsın, haddini bil, bu konuşmanın hesabını sana sorarım’ dedi. Öznur’un bana karşı olan suçlamalarını kabul etmiyorum. Bu beyanları baskı altında verdiğini düşünüyorum. Tanju Özcan benimle konuştuktan sonra Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’i aramış. Benim söylemlerimle alakalı konuşup bu konuyu kapatmalarını istemiş. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin’e durumu izah ettim, araya girmemelerini istedim. Onlar da bir şey demediler. Konu bel altı olduğu için dahil olmak istemediler. Tanju Özcan’ı daha sonra tekrar aradım. Ona, ’Sen beni tanıyorsun, yüzüme bakıyorsun ama böyle bir şeyi de yapabiliyorsun’ dedim. Tanju Özcan bana sinirlenerek telefonu başkasına verdi. Telefonu Özel Kalem Müdürü Özgür Yıldız aldı. Özgür bana ’Yarın görüşelim’ dedi. Ertesi gün beni aradı ve belediyenin tesisine davet etti. Gittiğimde konuyu kendisine de anlattım. Özgür bana, ’Bu konu bizi sıkıntıya sokar, bu konuyu kapatmamız lazım. Kapanmazsa sen de sıkıntı yaşarsın abi. Tanju Özcan siyasi olarak güçlü’ dedi. Ben de ’Yanlışı ben yapmadım, neden sıkıntıyı ben yaşayayım?’ diye karşılık verdim. Kimseden herhangi bir şey istemedim. O da bana bir şey teklif etmedi. Başka kimseyi de aramadım. Öznur’la görüşüyordum ama bu tehdit meselesiyle alakalı olarak kimseyle görüşmedim" dedi. "Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" Mehmet Eren Akgüney’in savunmasından sonra verilen aranın ardından ilk olarak davada tutuksuz olarak yargılanan CHP’li Bolu Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin savunma yaptı. Tanju Özcan ile abi-kardeş ilişkilerinin olduğunu ve soruşturma esnasında sanık olduğunu öğrendiğinde şoke olduğunu dile getiren Hüseyin Ekrem Serin, "71 yaşındayım, 3 dönemdir belediye meclis üyeliği yapıyorum. CHP’nin grup başkanvekiliyim. 20 yıldır Tanju Özcan’la siyaset yapıyorum. Gece saat 23.00 sıralarında Tanju Bey beni aradı. Mehmet Eren’in kendisini telefonla aradığını söyledi. Ne demek istediğini anlamadım. Bu nedenle Mehmet Eren ile benim görüşmemi istedi. Mehmet Eren’in rahmetli babası benim çocukluk arkadaşımdı. Eren’i de yıllardır tanırım. Tanju Bey’le görüştükten sonra ben Eren’i telefonla aradım. Telefonda Eren’e durumu sordum. Bana söylediği şey çok netti; ’Hüseyin Amca konu çok hassas, telefonda görüşülecek bir konu değil’ dedi ve telefonu kapattık. Benim daha sonra öğrendiğim bilgiye göre, Tanju Özcan Erdal Bayrak’ı aramış. Ne konuştuklarını bilmiyorum. Ben daha sonra Erdal Bayrak ile görüştüm. Eren bu konuyu Erdal Bey’e detaylı olarak anlatmış. Bu konuda Eren konuşmak istememiş ve ’Bana bu konuda herhangi bir şey söylemeyin’ demiş. Tanju Bey, bizimle görüşmek istediğini Özgür Yıldız’a bildirmiş. Belediyede Özgür de bana söyledi. Destek Hizmetleri Müdürlüğü binasında ben, Erdal Bayrak, Tanju Özcan ve Özgür Yıldız görüştük. Bu görüşmede ’konuyu halledelim’ şeklinde bir konuşma geçti. Görüşmemizde Erdal Bayrak, konunun hassas olduğunu belirterek bu konuya kendilerinin dahil edilmemesini istediğini söyledi. Bunun üzerine Tanju Özcan, Erdal Bayrak’a gerekirse hukuki yollardan hakkını arayacağını söyledi. Muhabbet esnasında kesinlikle en ufak bir şekilde para konusu konuşulmadı. Sonrasında benim hiçbir görüşmem olmadı. Daha sonra ise Özgür Yıldız bana birkaç defa bu konuyu çözmemizi istedi. Tanju Özcan’ın siyasi geleceği olduğunu belirtti. Özgür Bey otogarda yapılan görüşmede, ’Aracımı satıp üzerine de 3-5 kuruş ekleyip Eren’e vereyim’ dedi. Biz de ’Verirsen biz karışmayız’ dedik. Tanju Özcan ile abi kardeş gibiydik. Bana böyle ithamlarda bulunması beni çok şaşırttı. Ben Erdal Bayrak’ı da çocukluğundan bilirim. Erdal ile de abi kardeş gibiyiz. Biz bu konuyla alakalı Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na çağrıldığımızda ben tanık olarak çağrıldığımı düşünmüştüm. Fakat başsavcılıktan şüpheli olduğumu öğrenince çok şaşırdım. Tanju Özcan bizden şikayetçi olmuş. Ben bunun kesinlikle siyasi manevra olduğunu düşünüyorum" dedi. "Tanju Özcan araya girmem konusunda ısrarcı oldu, hassas konu olduğu için ‘beni bulaştırmayın’ dedim" Davada tutuksuz sanık olarak yargılanan Boluspor Başkanı Erdal Bayrak ise, "Gece saatlerinde Tanju Özcan beni arayarak, ’Senin şoförün bana ileri geri konuştu’ dedi. Ancak Eren’in kendisine tam olarak ne dediğini söylemedi. Bunun üzerine Eren’i aradım ve ’Senin Tanju Özcan’la ne işin var?’ diye sordum. Eren de bana ’Maviş’ lakaplı Öznur Ç. ile olan mesajlarını yakaladığını, konuyu yarın daha detaylı anlatacağını söyledi. Ertesi sabah Eren beni almaya geldiğinde otogara gittik. Orada ne olduğunu sorduğumda Eren bana olayın detaylarını anlattı. Ardından Tanju Özcan’ı aradım, ancak kendisi ’Sonra konuşuruz’ diyerek telefonu kapattı. Daha sonra Hüseyin Ekrem Serin’le yaptığımız görüşmede, o da bana Tanju Özcan’ın kendisini aradığını söyledi. Ben de beni de aradığını belirttim. Hüseyin Amca ile bu durumu konuştuk. Sonrasında Tanju Özcan’ı tekrar aradım ve Hüseyin Amca’yı da yanıma alarak yanına gideceğimizi söyledim. Bolu Belediyesi Ek Hizmet Binasına, Tanju Özcan’ın yanına gittik. İçeri girdiğimizde Özgür Yıldız da oradaydı. Tanju Özcan, Eren konusunu açtı. Ben kendisine, ’Eren konusu biraz bel altı bir mevzu, bizi bu konuya dahil etme’ dedim. Ancak Tanju Özcan bu konuda biraz ısrarcı oldu. Hatta bana, ’Özgür’le senin aranda böyle bir şey olsa ben hallederdim’ şeklinde bir ifade kullandı. Ben de bunun üzerine, verdiği örneğin doğru bir örnek olmadığını belirttim. Ben Boluspor Başkanı olduğum için ve Özgür ile Tanju Bey’in belediyede görev yapmaları sebebiyle, Boluspor ile ilgili konularda kendileriyle ara ara görüşüyorduk. Keza Ali Sarıyıldız’ın da belediyede olması sebebiyle zaman zaman görüşmelerimiz oluyordu. İlerleyen süreçte Hüseyin Amca’yı aramışlar. Özgür ile beraber otogara geldiler. Otogarda Boluspor ile ilgili konuşurken konu yine Eren’in ’Maviş’ (Öznur Ç.) meselesine geldi. Özgür, bu konunun kendileri için çok önemli olduğunu belirtti. Bana, ’Eren’e yıkama tesisi açalım, bir arabam var, 3-5 kuruş da birikmiş param var, onu falan versek’ şeklinde bir teklifte bulundu. Ben de kendisine cevaben, ’Eren ölmedi, telefonu da açık. Kendisini arayın, beni bu konuya bulaştırmayın’ dedim. Daha sonra Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘na ifade vermeye geldiğimizde ben Tanju Özcan‘ın benden şikayetçi olmasına çok şaşırdım" diye konuştu. "Tanju Özcan’la birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" Duruşmada müşteki sıfatıyla yer alan Öznur Ç., savunması sırasında salondaki kalabalık nedeniyle rahat beyanda bulunamayacağını ifade ederek, partililerin ve gazetecilerin dışarı çıkarılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, bu talebi değerlendirerek gazetecilerin ve izleyicilerin salondan çıkartılmasına karar verdi. Salonun boşaltılmasının ardından kapalı oturumda dinlenen Öznur Ç., ifadesinde şok edici iddialarda bulundu. Öznur Ç. mahkemedeki beyanında, "Tanju Özcan belediyeye gelen ses kaydından sonra beni yanına çağırdı ve bu ses kaydını ‘Eren duyarsa ne olur?’ dedi. Benim ile arkadaşlık isteğinde bulundu. Ben bunu kabul etmememe rağmen işten çıkarılma korkusu ve zaten kendisiyle sıkıntı yaşadığım Mehmet Eren ile sıkıntılar yaşamamak için istemeyerekte olsa Tanju Özcan ile iletişim kurmak zorunda kaldım. Hatta Tanju Özcan benimle WhatsApp üzerinden arama ve mesajlar ile iletişim kurmaya çalıştığında ben bunlara cevap vermiyordum bunun üzerine şoförü Suat beni arayarak, ‘başkan sana mesaj attı, ona cevap ver’ dedi. Başkanın bu zorlama ilişkileri sırasında şoförü Suat’ta sürekli aktif bir şekilde işin içindeydi. Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" ifadelerini kullandı. "Eren tarafından mesajların siyasi rakiplere satılacağını söylediler" Başka bir suçtan dolayı cezaevinde tutuklu bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan tanık Ali Sarıyıldız ise ifadesinde şunları kaydetti: "Ben Eren’i tanımıyorum. Hüseyin Ekrem Serin, Erdal Bayrak ve Özgür Yıldız ile bir kere görüştüm. Bir restoranda dördümüz bir araya geldik. Erdal Bayrak ve Hüseyin Ekrem Serin, bize bu olayın çok uzatılmaması ve kapatılması gerektiğini söyledi. Konuşmalar esnasında para mevzusu geçti. 20 milyon TL, bir araba ve oto yıkama yeri istendiği söylendi. Bunları Ekrem Serin ve Erdal Bayrak dile getirdi. Bu talepler karşılanırsa Eren’in konuyu kapatacağını ifade ettiler. Ayrıca Hüseyin Ekrem Serin ve Erdal Bayrak, Eren’in elinde mesajlar olduğunu ve bunların Eren tarafından siyasi rakiplere satılacağını söylediler. Ben o masadan kalkarak bu konuya girmek istemediğimi belirttim. Ben akşam saat 6’da işinden evine giden birisiyim." Şantaj duruşmasında 1 sanık tahliye edildi Savunmaların ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mehmet Eren Akgüney’in tahliyesine hükmetti. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve diğer tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşma 4 Mayıs tarihine ertelendi.
Samsun Samsun Turizm Eylem Planı tanıtıldı Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından hazırlanan Turizm Eylem Planı, düzenlenen programla tanıtıldı. Samsun’un turizm potansiyelinin geliştirilmesi, sürdürülebilir turizm hedeflerinin belirlenmesi ve şehrin turizm vizyonuna katkı sunulması amacıyla hazırlanan Turizm Eylem Planı Tanıtım Programı, Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da yapıldı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı Onur Gözet, "Turizmden 65,2 milyar dolar gelir elde ettik. Bu göstergeleri ileriye taşıyabilmek amacıyla bakanımız liderliğinde il tanıtım ve geliştirme programını başlattık. Bu kapsamda Samsun’da önemli bir aşamayı yaşıyoruz. 2024’te tamamlanan Turizm Master Planı doğrultusunda Samsun Turizm Eylem Planı bugün sunuldu. Samsun turizminin gelişimi, ürün çeşitliliğinin ve kalitesinin artırılması ve Samsun’a yönelik turizm talebinin, ziyaretlerin artırılmasıyla bakanlığımız TGA desteğiyle Samsun’un turizm sektöründe Türkiye’den aldığı payının artacağına ve sektörün gelişimine olan inancımızla bakanlığımız adına tüm katılımcılara saygılarımı sunuyorum" dedi. Vali Tavlı: "Samsun’un turizmi, hızlı trenle daha da hızlanıyor" Hızlı trenin Samsun’a gelmesi ile turizmin daha da hızlanacağına değinen Samsun Valisi Orhan Tavlı, "Turizm Haftası’nda Turizm Master Planı sizlerle paylaşıldı. Turizm Eylem Planı’nın sizlerle paylaşıldığı bu toplantı öncesinde, aynı gün Resmi Gazete’de Samsun hızlı treninin birinci etabının başladığı da Cumhurbaşkanımız tarafından müjdelendi. Hızlı tren, tarımda, teknolojide, eğitimde, sağlıkta her türlü çalışmayı hızlandıracağı gibi Samsun’un turizmini de hızlandıracak inşallah. Temennimiz bu. Burada yapılan çalışmalar; eğitimden sağlığa, tarımdan teknolojiye, turizmden ulaştırmaya kadar her alanda Türkiye Yüzyılı’na yakışır çalışmalar. Bu çalışmalarda Samsun’umuza vermiş olduğu büyük desteklerden dolayı saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza huzurlarınızda şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Bundan sonra hızlı trenle turizm daha da hızlanıyor diyorum" diye konuştu. Başkan Doğan: "Önceliğimiz, Samsun’u sadece gezilen değil, ‘hissedilen’ bir dünya şehri haline getirmek" Şehri sadece gezilen değil, dünya şehri haline getirmeyi amaçladıklarını ifade eden Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Turizm artık sadece sayıların konuşulduğu bir alan değildir. Bugün turizm; deneyimin, niteliğin ve katma değerin öne çıktığı bir dönüşüm sürecidir. 2025 yılı itibarıyla ülkemiz turizmde 65 milyar doların üzerinde bir gelir seviyesine ulaşmış, 2026 yılında da bu güçlü büyüme ivmesini sürdürmüştür. Bu tablo bize şunu açıkça göstermektedir: doğru planlama ve güçlü vizyonla hareket eden şehirler, bu büyümeden daha fazla pay alacaktır. Biz de Samsun olarak tam bu noktada, planlı, sürdürülebilir ve güçlü bir turizm vizyonuyla hareket ediyoruz. Ancak bizler biliyoruz ki turizm artık sadece bir sayı yarışı değildir; bir nitelik, bir derinlik ve her şeyden önemlisi bir deneyim yolculuğudur. İşte bu yüzden biz, Samsun’u sadece gezilen değil, her köşesiyle ‘hissedilen’ bir dünya şehri haline getirmeyi en büyük önceliğimiz olarak görüyoruz. Hazırladığımız Samsun Turizm Eylem Planı, şehrimizi rastlantılarla değil, hedeflerle büyütecek bir yol haritasıdır. Bu planla; ziyaretçi sayısını artırmayı, yabancı turist oranını yükseltmeyi, kalış süresini uzatmayı, turizm gelirini artırmayı, rekabet gücümüzü geliştirmeyi, turizmi tüm ilçelerimize yaymayı ve dijital dönüşümü sağlamayı amaçlıyoruz. Ama biz sadece hedef koymuyoruz, bu hedeflere ulaşacak güçlü bir sistem kuruyoruz. Samsun’un turizm potansiyelini tek bir alana sıkıştırmıyoruz. Tarih ve macera turizmiyle geçmişimizi deneyime dönüştürüyor, ekoturizmle doğamızı koruyarak değerlendiriyor, gastronomiyle yerel lezzetlerimizi dünyaya açıyor, kıyı turizmiyle Karadeniz’in gücünü kullanıyor, termal ve kış turizmiyle yıl geneline yayılan bir destinasyon oluşturuyoruz. Biz istiyoruz ki Samsun’a gelen bir ziyaretçi sadece gezip gitmesin; bu şehri hissetsin, yaşasın ve yeniden gelmek istesin" şeklinde konuştu. Demirtaş: "2,5 milyona yakın ziyaretçi sayısı ile 450 milyon dolar turizm geliri hedefi, 2030 yılı için ulaşılabilir" Protokol konuşmalarının ardından söz alan Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş ise Turizm Eylem Planı tanıtımında şu ifadeleri kullandı: "Samsun Turizm Eylem Planı, Samsun Turizm Master Planı’nı uygulanabilir proje ve eylemlere dönüştürmeyi hedeflemektedir. Turizm master planları; şehirlerin tüm turizm değer ve ürünlerinin plan, program ve projeler ekseninde harekete geçirilmesiyle ulaşılabilecek hedeflerin belirlenmesini, bu hedeflere ulaşmak için ortaya konan tüm süreçlerin paydaş kurumlarca koordineli şekilde yürütülmesini ve aynı zamanda kültürel değerler ile doğal mirasın korunmasını kapsayan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın turizm potansiyeli yüksek şehirler için ortaya koyduğu bir politikadır. Samsun turizmini turizmin 14 çeşidiyle ele alan, 7 kategoride uygulamayı öngören Samsun Turizm Eylem Planı somut 74 proje içermektedir. Bu projeler, Samsun turizmini şekillendirmeyi ve geleceğine yön vermeyi hedefleyen, bugünün öncelikleri ve yarının başlangıçlarıdır. Samsun’u, gençleri, sporcuları ve macera tutkunlarını çeken marka değeri yüksek bir spor ve macera şehri olarak ulusal ve uluslararası ölçekte öne çıkarmayı hedefliyoruz. Özellikle doğa ve macera sporlarının belirli alanlarda sezon boyu sürekliliğini ve spor turizmi belgesinin yaygınlaştırılmasını çok önemsiyoruz. 6 projenin gerçekleşmesiyle bu hedeflere ulaşmak mümkün olacaktır. Gastro Samsun vizyonuyla, Samsun’un asırlık mutfak kültürünü, coğrafi işaretli ürünlerini ve tarımsal zenginliklerini yalnızca sofrada değil; turizmde, markalaşmada ve yerel kalkınmada stratejik bir güce dönüştürmeyi hedefliyoruz. Gastronomi atlası, tematik lezzet rotaları, uluslararası festivaller ve üretici-restoran iş birliği sayesinde Samsun’u günübirlik tadılan değil, bilerek gelinen ve tekrar ziyaret edilen bir gastronomi destinasyonu haline getiriyoruz. Süreci sağlıklı bir şekilde yürütüp projelerimizi hayata geçirdiğimizde, master planın Samsun için öngördüğü 2,5 milyona yakın ziyaretçi sayısı hedefi ile 450 milyon dolara yakın turizm geliri hedefi, 2030 yılı için ulaşılabilir ve makul hedeflerdir." Yoğun katılımla gerçekleştirilen tanıtım programına ayrıca TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, AK Parti Samsun Milletvekilleri Ersan Aksu, Orhan Kırcalı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Samsun Üniversitesi (SAMÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, mülki ve idari amirler, STK temsilcileri ile turizm sektörü paydaşları katıldı.
Tekirdağ Şarköy’de modern itfaiye istasyonu hizmete açıldı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından Şarköy’e kazandırılan modern itfaiye istasyonu düzenlenen törenle hizmete açıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programa Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Şarköy Kaymakamı Dr. Ahmet Naci Helvacı, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var, Malkara Belediye Başkanı Nergiz Karaağaçlı Öztürk ile çok sayıda davetli katıldı. Şarköy Belediye Başkanı Alpay Var, istasyonun ilçe için önemli bir kazanım olduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer ise konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet yaralılara ise acil şifalar dileyerek başladı. Başkan Yüceer, "Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği en büyük önceliğimizdir. Şarköy’ü afetlere karşı çok daha dirençli ve güvenli bir şehir haline getiriyoruz. İnsan hayatını korumanın ve afetlere karşı hazırlıklı olmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz" dedi. Yüceer, güçlü teşkilatın güvenli şehir anlamına geldiğini vurgulayarak, "Şarköy, denizi, doğası ve yaz aylarında katlanan nüfusuyla Tekirdağ’ın göz bebeği. Bu nedenle ilçemizin altyapısını, üstyapısını ve afetlere karşı dayanıklılığını güçlendirmek zorundayız. Göreve geldiğimizde ‘Güçlü Tekirdağ’ hedefiyle yola çıktık. Bu kapsamda 11 ilçemize 11 itfaiye istasyonu kazandırmayı planladık" dedi. Yüceer, "Şarköy’de kentsel alanlarda ortalama olaylara ulaşma süremizi 4 dakika 40 saniyeden 3 dakika 43 saniyeye düşürdük. Kırsalda ise bu süreyi 16 dakika 41 saniyeden 15 dakika 6 saniyeye indirdik. Belki kısa gibi görünen bu süreler, bir hayatı, bir evi, bir ormanı kurtaracak kadar kıymetlidir. Burası sadece bir itfaiye binası değil; aynı zamanda bir afet koordinasyon merkezi niteliği taşıyor" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek istasyonun açılışı gerçekleştirildi. Programın ardından katılımcılar tesisi gezerek bilgi aldı. Toplam 1307,80 metrekare alana sahip istasyonda 7 araç kapasiteli kapalı garaj, 138 metreküp su deposu, eğitim ve sosyal alanlar yer alıyor.