SAĞLIK - 16 Eylül 2025 Salı 11:29

"Çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılmalı"

A
A
A
"Çocuklara el yıkama alışkanlığı kazandırılmalı"

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "Çocuklarımıza mutlaka el yıkama alışkanlığı kazandırmalıyız en önemlisi doğru el yıkamayı öğretmeliyiz. El yıkama alışkanlığı biz büyüklerde de çoğu hastalığı önlemekte, mikroplardan bizleri uzak tutmakta. Okula gitsin gitmesin her yaştan çocuğumuz mutlaka sıkça el yıkamalı" dedi.


Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, 15 Ekim Dünya El Yıkama Günü dolayısıyla kışın getirdiği çocuk hastalıklarından korunmada el yıkamanın öneminden bahsetti ve açıklamalarda bulundu.


Soğuk havalarda hastalıklardan korunmak için dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Uzm. Dr. Çebi, "Kış tüm anne babaların çocukları için korkulu rüya, okullar açıldı, birçoğumuz hastanelerin yolunu tuttu bile. Peki biz anne baba olarak çocuğumuz daha az hasta olsun diye ne yapabiliriz bir bakalım. Özellikle el hijyeni çok önemli. Çocuklarımıza mutlaka el yıkama alışkanlığı kazandırmalıyız en önemlisi doğru el yıkamayı öğretmeliyiz. El yıkama alışkanlığı biz büyüklerde de çoğu hastalığı önlemekte, mikroplardan bizleri uzak tutmakta. Okula gitsin gitmesin her yaştan çocuğumuz mutlaka sıkça el yıkamalı" diye konuştu.



Grip aşısı hastalıktan korunmaya yardımcı olabilir


Alınacak önlemlerden bahseden Uzm. Dr. Çebi, "Ben her iki çocuğu kreşe giden, tüm kışı burun akıntısı ile geçiren bir anne olarak aşıyı öneriyorum ve her sene yaptırıyorum. Evet belki harikalık oluşturmuyor ama hastalık sıklığı ve geçirme şiddetini azaltıyor. Peki aşı hangi çocuğa nasıl yapılmalı? Burada çocuğumuzun yaşı önemli, eğer 9 yaşın altında ve ilk kez aşılanacaksa 1 ay ara ile 2 doz aşı yapılmalı, aşı 3 yaş altındaki çocuklarımıza yarım doz olarak uygulanır" şeklinde konuştu.



Doğal ve mevsimine göre beslenilmeli


Çocuklarımızın düzenli, dengeli, doğal ve mevsimine göre beslenmesinin bağışıklık sistemi için çok önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Çebi, şu bilgileri paylaştı:


"Sebze ve meyveleri mevsimine göre tüketirsek hormonlu gıdalardan uzak durmuş oluruz. Takviye ilaca gerek var mı? İlla ki gerek yok ama bazı ilaçlar hakikaten sihirli dokunuşlar yapabilir. Doktor kontrolü ve önerisiyle alınan takviye vitaminler önerilerimiz arasında. Örneğin beta glukan içeren ilaçlar soğuk algınlığına karşı direnci arttırabilir ve artık her eczanede kolayca ulaşılabilir. Bağışıklık sistemini güçlendiren vitamin destekleri ve çeşitli ilaçlardan fayda görebilirsiniz, ideali bu ilaçları 2 yaş ve üzerine kullanmak. Özel durumu olan, örneğin alerjik çocuklar için koruyucu ilaçlar dediğimiz birtakım ilaçlar astım ya da solunum sıkıntısı ataklarını azaltacaktır, doktorunuzun düzenlediği şekilde bunları kullanırsanız acile taşınmalarınız azalacaktır."



Ayva yaprağı ve ıhlamur tercih edilmeli


Uzm. Dr. Çebi, öksürüğü azaltabilecek önerilerini şöyle anlattı:


"Öksürüklerimize kış boyunca ayva yaprağı ve ıhlamurları hazır tutalım, zararı yok, faydası çoktur, karıştırıp demlersek içimi hoştur. Yine doğal öksürük şurubumuzun tarifi, bir turp tane karabiber ve bal; turpu oyup dibine tane karabiberi koyalım, içine balı döküp bir geniş kaba koyalım. Sabah kalktığımızda doğal öksürük şurubumuz hazır, günde 3-4 tatlı kaşığı verebilirsiniz. Tabii 1 yaşın altına vermiyoruz çünkü bal ile hazırlıyoruz. Bir de burnundan akıntı eksik olmayan, gece burun tıkanıklığından uyuyamayan çocuklar için önerimiz, bir soğanı soyun, 4’e bölün, yatağın başucuna asın, bir nebze akıntıyı hafifletir. İçinize sinmeyen her durumda, uykuyu bölen öksürük, 1 haftayı geçen grip nezle halinde mutlaka doktora başvurun, ilerlemeden hastalığın tedbirini alalım. Tedbirimizi aldığımız takdirde, gelecek olan kıştan korkmamıza gerek yok. Çocuklarıma sağlıklı bir kış dönemi dilerim."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Müdür Bülent Küçük: "Kütahya 3 büyük organizasyona ev sahipliği yaptı" Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Küçük, hafta sonu kentte eş zamanlı düzenlenen üç büyük organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küçük, Kütahya’nın sporun birleştirici gücünü ve organizasyon kabiliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Kütahya’nın adeta bir spor şölenine sahne olduğunu belirten Küçük, Türkiye Oryantiring Federasyonu 1. Milli Takım Seçme Yarışları’nda sporcuların doğayla iç içe zorlu parkurlarda mücadele ettiğini söyledi. Aynı zamanda Yeşilay iş birliğiyle gerçekleştirilen Özel Sporcular Türkiye Basketbol Şampiyonası’nda azim ve kararlılığın sahaya yansıdığını vurguladı. Genç sporcuların sahne aldığı Anadolu Yıldızlar Ligi Kros Yarı Final Yarışları’nın da büyük heyecana sahne olduğunu belirten Küçük, organizasyonların unutulmaz anlara ev sahipliği yaptığını dile getirdi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcular, antrenörler ve idarecilerle birlikte Kütahya’nın sadece müsabakaların değil; dostluk, kardeşlik ve fair-play ruhunun da merkezi hâline geldiğini ifade eden Küçük, tribünlerden yükselen alkışların ve sahalardaki mücadelenin şehrin spor kültürünü en iyi şekilde yansıttığını söyledi. Küçük, gerçekleştirilen organizasyonlarla birlikte Kütahya’nın güçlü tesis altyapısı, tecrübeli organizasyon yapısı ve misafirperverliğiyle örnek bir ev sahibi olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, "Sporun ve gençliğin şehri Kütahya, her geçen gün daha büyük organizasyonlara imza atmaya devam ediyor" dedi.
Kütahya Kütahya’da "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" konferansı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" başlıklı konferans, Ahmet Yakupoğlu Müzesi’nde gerçekleştirildi. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, akademi ve geleneksel sanatları bir araya getirdi. Türk Sanatları Topluluğu tarafından organize edilen programa, Rektör Süleyman Kızıltoprak, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sanatçılar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Müzeler Koordinatörü Pınar Yazkaç’ın moderatörlüğünü yaptığı konferansta konuşmacı olarak yer alan Münevver Üçer, tezhip sanatının klasik kuralları ile çağdaş yaklaşımlar arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Geleneksel sanatların günümüz estetik anlayışıyla nasıl harmanlanabileceğini anlatan Üçer, tezhip sanatının sabır ve disiplin gerektirdiğini vurgulayarak gençlere özgün bir tarz geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu. Uluslararası sanat ortamına da değinen Üçer, Türk süsleme sanatlarının yurt dışında gördüğü ilgiyi örneklerle aktardı. Konuşmasında eğitim yöntemlerine de değinen Üçer, geleneksel atölye anlayışı ile akademik eğitimin birlikte yürütülmesinin önemine işaret etti. Diğer konuşmacı Kaya Üçer ise kalem işi sanatının teknik özellikleri ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Bu sanatın özellikle mimari yapılardaki yerini ele alan Üçer, tarihi süreçteki kullanım alanlarını örneklerle açıkladı. Etkinlikte ayrıca sanatın yalnızca büyük şehirlerde değil, farklı şehirlerde de gelişebileceğine vurgu yapılarak, öğrencilerin bulundukları coğrafyayı avantaja dönüştürebilecekleri ifade edildi.
Eskişehir Havacılık sektörü uzmanları öğrencilerle bir araya geldi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Yabancı Diller Kulübü iş birliğinde "Pilotluk ve Kabin Memurluğu Üzerine Kariyer Sohbeti" semineri düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Taciser Sivas Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere moderatörlük yapan Doç. Dr. Sonnur Aktay’ın yanı sıra konuşmacı olarak Pilot Eğitmen Barış Meral, Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Etkinlikte, havacılık sektöründe kariyer hedefleyen öğrencilere yabancı dilin önemi, mülakat teknikleri, uçuş fizyolojisi ve sektördeki teknolojik gelişmeler hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Doç. Dr. Aktay: "Öğrencilerimizi doğru yönlendirmek istiyoruz" Etkinliğin açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sonnur Aktay, havacılık alanına yoğun ilgi duyan öğrencilere rehberlik etmeyi amaçladıklarını belirterek "İyi bir Rusça ve İngilizce eğitimiyle mezun olan öğrencilerimiz kabin memurluğu veya pilotluk konusunda bize çok sık başvuruyorlar. İnternetteki bilgi kirliliği nedeniyle onları nasıl yönlendirmemiz gerektiği konusunda bu tür etkinliklerin yol gösterici olacağına inanıyoruz." dedi. Eğitmen pilot Yasin Yasa: "Dil bilmeyen birinin havacılıkta yer edinmesi mümkün değil" Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmeni Yasin Yasa, mülakat süreçlerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Havacılık camiasında net bir kural var; dil bilmeyen bir insanın bu sektörde yer edinmesi söz konusu bile olamaz. Mülakatlarda sadece dil yeterliliği değil duruş, oturuş düzeni ve giyim kuşam da belirleyici kriterlerdir. Havacılık ciddi bir disiplin ister, disiplinsiz birinin bu alanda barınabileceğini düşünmüyorum." Prof. Dr. Hasan Fehmi Töre: "Pilotların fiziksel sağlığı hayati önem taşıyor" Pilotlukta fiziksel dayanıklılığın ve sağlığın önemine değinen Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, "Pilotluk normal bir insan uğraşı değildir. 350 tonluk bir uçağı yüzlerce yolcuyla uçurmak farklı bir boyuttur. Özellikle yüksek G-kuvvetine dayanıklılık ve kalp sağlığı pilotlar için hayati önem taşır. Kalbinizi koruyun çünkü içinde sevdikleriniz var." ifadelerini kullandı. Barış Meral: "Havacılıkta her kural kanla yazılmıştır" Tecrübeli Eğitmen Pilot Barış Meral ise havacılıkta hata payının olmadığını vurgulayarak "Havacılık dili İngilizcedir ancak Rusça veya başka bir yabancı dil bilmek sizi her zaman rakiplerinizden öne geçirir. Unutmayın ki havacılıkta her kural kanla yazılmıştır, şakası yoktur. Acil durumlarda dil hakimiyeti ve iletişim becerisi hayat kurtarıcı rol oynar." dedi. Etkinlik kapsamında ayrıca, İHA, SİHA ve yapay zekâ teknolojilerinin, havacılık sektöründeki yeni kariyer alanlarını nasıl genişlettiği üzerine sunumlar yapıldı. Seminerin ardından, katılımcıların sorularını yanıtlayan konuşmacılara ödülleri takdim edildi. Ödül takdiminin ve çekilen hatıra fotoğrafının ardından program Anadolu Parkta, Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve Yamaç Paraşütü Pilotu Ali Esmen tarafından gerçekleştirilen paraşüt açma gösterisiyle sona erdi.