EKONOMİ - 29 Eylül 2025 Pazartesi 14:49

Bafra Ovası’nda çeltik hasadı başladı

A
A
A
Bafra Ovası’nda çeltik hasadı başladı

Türkiye’nin en verimli tarım ovalarından biri olan Samsun Bafra Ovası’nda çeltik hasadı coşkuyla gerçekleştirildi. 70 yıllık üretim geleneğine sahip ilçede bu yıl yaklaşık 157 bin dekarlık alanda ekim yapıldı.


Karadeniz’in en önemli tarım alanlarından Bafra Ovası’nda çeltik hasadı başladı. 1952 yılından bu yana çeltik üretiminin yapıldığı ilçede, 2025 yılında 47 mahallede 2 bin 650 çiftçi tarafından toplam 156 bin 200 dekarlık alanda ekim gerçekleştirildi. İlçe ekonomisine yaklaşık 3 milyar liralık katkı sağlayan Bafra pirinci, lezzeti, aroması ve pişme kalitesiyle sofraların vazgeçilmez ürünleri arasında yer alıyor.


Bafra Kelikler Mahallesi’nde bulunan bir tarlada biçerdöverler eşliğinde hasat etkinliği düzenlendi. Etkinlik protokol konuşmaları ile başladı. Çeltiğin önemine değinen Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, "Tarım stratejik bir sektör ve bu stratejik önemi her geçen gün daha da iyi anlaşılıyor. Yaşadığımız pandemi süreci ve Ukrayna - Rusya savaşı herkese tarımın ne kadar önemli bir sektör olduğunu öğretti. Bir yandan dünya nüfusu artıyor, bir yandan küresel iklim değişikliğiyle beraber tarım risk altında. Daha çok üretmemiz gerekiyor ama küresel iklim değişikliğiyle beraber sürekli yaşanan don olayları, aşırı yağışlardan dolayı seller tarımsal üretimi tehdit eder durumda. Samsun üreticilerimiz de Samsun şehrimiz özellikle verimli ovalarıyla çalışkan üreticileriyle tarımsal üretimin arttırılması noktasında çok önemli görev üstlenmiş durumdalar. Gıda arz güvenliğinin sağlanması noktasında Samsunlu üreticilerimiz çok üründe olduğu gibi çeltikte de gene ülkemize önemli katkı sağlıyorlar. Çeltik üretiminde şu an Türkiye’de ikinci sırada yer alıyoruz. 2024 verilerine göre 222 bin dekarda 173 bin tonluk bir üretimimiz var. Oldukça verimli topraklarımız var. Gerçekten bu topraklarda çok kıymetli ürünler üretiliyor, elde ediliyor ve çoğu üründe de ülke sıralamasında ilk sırada yer alıyoruz. Tabii, bakanlığımız son zamanlarda özellikle uygulanmış olduğu üretim planlamasıyla suyu merkeze alan bir üretim planlaması modeli geliştirdi. Çeltik üretiminde de yoğun su kullanımı söz konusu. Burada mevcut tava usulü yetiştiriciliğin yanında yağmurlama ve damlama sulama yöntemlerini de kullanarak çeltik üretimini daha da arttırabiliriz. Bu şekilde uygulamalarla sudan yüzde 65-70’e varan tasarruf sağlama imkanımız da var" dedi.



"Ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 17-18’inin tükettiği pirinci üretiyoruz"


Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner ise, "2015 yılında biz bu görevi aldığımızda, Bafra Ovası’nda 63 bin dekar ekili çeltik alanı vardı. Bugün, 2025 yılı hasadını yaptığımız bu dönemde, ekili alan 157 bin dekara ulaşmış durumda. Bu ne demek? Türkiye nüfusunun Samsun bölgesi baz alındığında, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 17-18’inin tükettiği pirinci üretmekten gurur duyuyoruz. Çok verimli ve kaliteli ovalara sahibiz. Cenab-ı Allah nasip etti; şu an Bafra Ovası’nda 157 bin dekarlık ekili alanda hasatlara başlamış bulunuyoruz" diye konuştu.



"Çiftçilerimiz ülkemizin rızkını ve ekonomisini büyütüyor"


Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar da sabır, gayret ve özveriyle yoğrulan bir süreci tamamladıklarını ifade ederek, "Tarlada sabahın ilk ışıklarıyla başlayarak sonrasında yazın sıcağıyla geçen büyük bir gayretin sonucunda hasada başlıyoruz. Çiftçilerimiz ülkemizin rızkını ve ekonomisini büyütüyor. Bu emek her türlü takdirin, teşekkürün üzerindedir" şeklinde konuştu.


Programda Dr. Halil Sürek de bilgilendirme yaptı. Sürek, "Çeltikte çok mesafeler katettik. 1978 yılında başladığımda bütün çeşitler İtalya’dan geliyordu. İç Anadolu’da, Güneydoğu Anadolu’da bazı yerli çeşitlerimiz ekilip biçiliyordu. Herhangi bir tohumluk üretim programı yoktu. Yerli çeşidimiz yoktu. Biz bir ıslah programı başlattık. Onun sonucunda bugün 90’ın üzerinde geliştirilmiş çeşit vardır" ifadelerini kullandı.


Bu yıl 11.’si düzenlenen çeltik hasat etkinliği fotoğraf çekimiyle son buldu.



Bafra Ovası’nda çeltik hasadı başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Diyetisyen Gamze Söylemez: "Etin en az 24 saat dinlendirip yumuşamasını bekleyin" Kurban etinin, hayvan kesildikten hemen sonra pişirilmemesi gerektiğini hatırlatan Diyetisyen Gamze Söylemez, etin en az 24 saat dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kesilen etin daha sert olduğunu ve bu nedenle sindirimi zorlayacağını ifade eden Diyetisyen Gamze Söylemez; "Dinlendirişmiş eti yavaş ve kısık ateşte kendi suyu ile pişirin, bu esnada iç yağ ve kuyruk yağı da koymayın. Etler büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine konularak veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler eksi 18 derece derin dondurucuda 3 ay süreyle saklanabilir. Etler kıyma haline getirilirse, buzdolabında iki günden fazla saklamamalıdır. Parça et ise 2-3 gün saklanabilir" dedi. "Etin yanında pirinç pilavı, patates, börek olmasın" Sindirimi zor olan kırmızı etin, hazımsızlık ve şişkinlik olmaması için akşam yemeklerinde değil, öğle yemeklerinde yenilmesini tavsiye eden Söylemez, sözlerine şöyle devam etti; "Kurban etini yine kırmızı et gibi geç saatte tüketmeyin. Bayram diye et yemeyi abartmayın. Günde 100-150 gramdan (örneğin yaklaşık 3-4 köfte) daha fazla et yemeyin. Ayrıca etin yanında pirinç pilavı, patates, börek gibi glisemik indeksi yüksek besinleri de tüketmemeye özen gösterin. Zira bayramda hazımsızlık ve kabızlık yakınmaları sık görülebileceğinden etin yanında sebze yemekleri ya da salata yiyin." "Kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olanlar dikkat " Eti mangalda yapmanın ya da kavurma olarak tüketmenin, Kurban Bayramı’nın önemli ritüellerinden biri olarak görüldüğünü ifade eden Diyetisyen Gamze Söylemez, "Kavurmayı ne kahvaltıda ne de geç saatteki akşam yemeklerinde yemeyin. İlla eti mangalda pişirecekseniz yakmayın. Mangalda yanmış et mide, pankreas ve kalın bağırsak kanseri için risk oluşturabilir. Düzenli beslenin 2-3 saatte bir bir şeyler atışırın. Sıvı alımına dikkat edin ve günde 2-3 litre su tüketin. Çay, kahve gibi kafeinli içeceklerden uzak durun. Yemekleri çok iyi çiğneyerek tüketin Bayramda bilinçsizce et/çikolata/tatlı tüketimi mide yanması gaz şişkinlik hazımsızlık ve bağırsak sistemi bozukluklarına yol açabilir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli ve porsiyon kontrolünde dikkatli olmalıdır. Sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin artırılması anlamında günlük yürüyüşler yapabilir, bayram süresi boyunca kilo kontrolünüze destek olabilirsiniz" diye konuştu.