KÜLTÜR SANAT - 31 Mart 2025 Pazartesi 10:25

6 asırlık ağaç ve değirmen Çarşamba’nın merkezini süslüyor

A
A
A
6 asırlık ağaç ve değirmen Çarşamba’nın merkezini süslüyor

SAMSUN (İHA) – Samsun’un Çarşamba ilçesinde bulunan 6 asırlık çınar ağacı ve 220 yıllık tarihi Paşa Değirmeni geçmişten bugüne ışık tutuyor.


Çarşamba’nın sembolleri haline gelen 601 yıllık anıt çınar ağacı ve onun dalları altında bulunan 200 yıllık Paşa Değirmeni, ilçe merkezinin göbeğinden tarihin geçmiş izlerini bugüne taşıyor. Çarşambalılar tarafından baharın kutlandığı alan olan değirmen ve çevresi ile yazın gölge kaynağı olan anıt ağaç, vatandaşlar tarafından da büyük önem görüyor.



"İlçemizdeki bu tarihi eserler bizleri mutlu ediyor"


Güzel 2 esere sahip olmanın kendilerini mutlu ettiğini dile getiren ilçe sakini Musa Ocak, "30 yıldır Çarşamba’da yaşıyorum. Çocukluğumdan beri ağaç ve değirmen burada duruyor. Çarşamba’nın en eski ağacı ve koruma altında olduğunu biliyoruz. 7 taşlı tarihi değirmenin üstünde bulunuyor. İlçemizde böyle güzel bir ağacın bulunması bizi mutlu ediyor. Ağaçların kesilmeyip böyle koruma altına alınması bizleri gururlandırıyor" dedi.



"Anıt ağaç, Çarşamba’ya bedel diyebiliriz"


Ağacın ve değirmenin Çarşamba’nın en büyük değerlerinden olduğuna dikkat çeken Sufettin Doğanay ise "Anıt ağaç çok önceden fideymiş. Değirmene giden Yeşilırmak sayesinde bu kadar büyüyüp bu günlere kadar gelmiş. Tam olarak kaç yıllık ağaçtır bilemiyorum. Değirmenin bile ne kadar yıllık olduğunu kestiremiyoruz. Tarihi değirmende yıllarda önce köyden öküz arabasıyla gelenler buğday ve mısır öğütürlermiş. Burada uzun kuyruklar oluşurmuş ve 7 tane öğütme taşı aynı anda çalışırmış. Anıt ağaç nerdeyse Çarşamba’ya bedel diyebiliriz. Gölgesinde herkes serinler" diye konuştu.



36 metre uzunluğunda ve 601 yaşındaki anıt ağaç


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Anıt Ağaçlar listesinde de yer alan ağaç hakkında verilen bilgilerde ağacın türünün doğu çınarı olduğu ve yaşının da 601 yaşında olduğu belirtiliyor. Boyu 36 metre olan ağacın gövde çapının 225 santim ve tepe çapının da 31 metre olduğu ifade ediliyor.



İlçe halkı yedi su oluğundan atlayıp, başlarından yukarı su atarak İlkbaharın gelişini kutluyor


Paşa Değirmeni hakkında kitabesinde yer alan bilgilerde ise şu ifadeler yer alıyor:


"Tayyar Mahmut Paşa tarafından miladi 1800’lü yılların başında Abdal Irmağından Yeşilırmak’a bir kanal açılmış ve bu kanalın Yeşilırmak’ın eski yatağına düştüğü yere yedi gözlü su değirmeni inşa ettirdi. Tayyar Mahmur Paşa, Osmanlı Padişahı 2. Mahmut tarafından asi ilan edilip, Sadaret Kaymakamlığından uzaklaştırılıp idam edilince mal varlığına el konuldu. Bu nedenle Paşa Değirmeninin mülkiyeti devlete geçmiş ve işletmesi Trabzonlu Hayriye tüccarlarından Mahmut Efendiye verilmiştir. Mahmut Efendi’den sonra bir sürede eşi tarafından işletilmiştir. Daha sonraki yıllarda Batum’dan göç eden Alişanzade’lerden Haşim Alişan tarafından uzun yıllar işletildiği için Haşim Efendinin Değirmeni olarak da anılmaya başlanmıştır. Değirmenin su oluklarının olduğu yerdeki Kavlağan (çınar) ağacının altında Arap Dede denilen bir Allah dostunun mezarı bulunduğuna inanılır. Bu nedenle ziyaret yeridir. Her yıl 6 Mayıs’ta Hıdırellez şenlikleri için Çarşambalılar, Değirmenbaşı’na akın eder, değirmene akan yedi su oluğundan atlar ve başlarından yukarı su atarak İlkbaharın gelişini kutlarlar. Yedi gözlü Paşa Değirmenimiz işlevi kalmadığından ve zamana yenik düştüğünden yıkılınca eskiyi yaşatmak için ilçe belediyesi tarafından Değirmen Kafeyi işletmeye açıldı. Böylece bu gelenek yaşatılmakta ve Değirmenbaşı ziyaret edilmektedir."



6 asırlık ağaç ve değirmen Çarşamba’nın merkezini süslüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırıkkale Kırıkkale’de "koku" faciası: 23 küçükbaş hayvan telef oldu, 77’si son anda kurtarıldı Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde menfezdeki dereden yayılan keskin koku küçükbaş hayvanları zehirledi, 23 hayvan telef oldu. Ekiplerin hızlı müdahalesiyle 77 hayvan da son anda kurtarıldı. Olay, Ankara-Kırıkkale karayolunun 16’ncı kilometresindeki menfezde meydana geldi. Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde hayvancılıkla uğraşan 2 çocuk babası Sakin Ulusoy (49), her gün olduğu gibi 100 küçükbaş hayvanını otlattıktan sonra menfezden geçirdiği sırada yoğun bir kokuyla karşılaştı. Dere yatağından akan atık suyun yaydığı keskin koku hayvanları etkiledi. Zehirlendiği iddia edilen hayvanlardan 23’ü olay yerinde telef olurken, 76’sı köylülerin ve itfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle kurtarıldı. Telef oldu sanılan bir hayvan da ekiplerin müdahalesiyle menfezden çıkarıldı. AFAD, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleri, Kırıkkale Valisi Mehmet Makas’ın talimatıyla bölgede inceleme başlattı. Uzman ekipler, menfezden akan sudan numune alırken, telef olan hayvanlar üzerinde de inceleme başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürü Uğur Atar, olay yerinde bulunan vatandaşlara yaptığı açıklamada, hayvanların ölüm nedeninin yapılacak laboratuvar analizlerinin ardından netlik kazanacağını bildirdi. "Acayip bir koku vardı" Dereden yayılan kokudan dolayı hayvanlarının telef olduğunu ifade eden yetiştirici Sakin Ulusoy, "Hayvanların arkasından geliyordum, acayip bir koku vardı. Hayvanlar etkilendi. Hayvanları ben çıkartayım dedim ama baktım, zehirleneceğim. Mecburen bıraktık, muhtarı aradım. Komutanlar geldi, Allah razı olsun, onlar da yardımcı oldu. Daha sonra itfaiye ekipleri geldi, gaz maskesiyle içeri girdiler. Normalde girilmiyor. Sayın Valimiz de sağ olsun, bütün ekipleri gönderdi. Yardımcı oldu. Allah işini gücünü rast getirsin" şeklinde konuştu. "Hayvanları kurtarmak istedim ama müdahale edemedik" Hacıbalı köyü muhtarı İbrahim Sağkol, olayın akşam saatlerinde meydana geldiğini belirterek, "Bugün akşam saatlerinde köylümüz Sakin Ulusoy beni aradı. ’Muhtarım yetiş, hayvanlarım telef oluyor’ dedi. Olay yerine geldiğimizde menfezin altında hayvanların içeri girdiğini ve ağır bir koku olduğunu fark ettik. Kendisi de biraz içeride durmuş, yarı baygın durumdaydı. Ben de hayvanları kurtarmak için müdahale etmek istedim ama giremedik. Daha sonra jandarma ekiplerine haber verdik. Allah razı olsun, onlar müdahale etti. İtfaiye ekipleri ise içeride kalan hayvanları dışarı çıkardı. Özellikle Sayın Valimize çok teşekkür etmek istiyorum. Gecenin bu saatinde tüm ekipleri yönlendirdi, sağ olsun" dedi. Köy sakinlerinden çiftçi Dursun Doğan ise, "Telefon ettiğimizde jandarma ekiplerimiz geldi gerekeni yaptı. İtfaiye geldi maskeyle bir kısmını kurtardı. Herkes geldi, yoksa biz giremiyorduk kokudan. Çoban bayılıyordu, neredeyse ambulansı arıyorduk, temiz havaya çıkınca geri ayıldı" ifadesini kullandı.