GÜNDEM - 17 Nisan 2026 Cuma 12:50

Yarım asırlık mirasa ikinci hayat: Hurdaya terk edilmedi, hatıralar yeniden can buldu

A
A
A
Yarım asırlık mirasa ikinci hayat: Hurdaya terk edilmedi, hatıralar yeniden can buldu

Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde esnaflık yapan bir kişi, babasından kalan 1964 model traktör ile 1975 model Murat 124 otomobili, yıllar süren çalışma ve yurt dışından temin ettiği parçalarla aslına uygun şekilde restore etti.


Kaynarca ilçesinde yaşayan Tuncay Göktaş, babasından kalan iki emektar aracı hurdaya ayırmak yerine yeniden yollara döndürmek için kolları sıvadı. Babasının geçmişte taksicilik yaptığı 1975 model Murat 124 ile çiftçilikte kullandığı 1964 model traktörü garajına çeken Göktaş, her iki aracı da orijinal parçalarıyla yeniledi. Özellikle traktörün eksik parçaları için yurt dışı kaynaklı araştırmalar yapan Göktaş, parçaları İtalya’dan getirterek restorasyon sürecini tamamladı. Geçmişte babasının traktörle tarlada, otomobille ise yollarda ekmeğini kazandığını anlatan Göktaş, aslına uygun şekilde muhafaza ettiği klasik araçlarını şimdi özel garajında saklıyor. Görenlerin ilgisini çeken klasik araçlar, hem nostalji meraklılarından hem de ilçe halkından büyük beğeni topluyor.



"Ben olduğum sürece bunların hatıraları yaşayacak"


Babasının hatırasına olan bağlılığı nedeniyle otomobilin geçmişte kullandığı plakayı da takip eden Göktaş, plakanın bir motosiklete geçtiğini öğrenince sahibine ulaşarak plakayı satın aldı. Araçların mirasını sonraki nesillere de aktarmak istediğini belirten Göktaş, "Traktörümüz 1965 model, babam ve dedem tarafından alınmış. O günden beri çiftçilik yapıyoruz, Taksimiz de 1975 model bununla da babamız taksicilik yapıyordu. O günden bu güne bizde, hiç değişmeden ikisi de kapımızda duruyor. Ben olduğum sürece bunların hatıraları yaşayacak. Babam Kaynarca’nın eski taksicilerinden biridir. Traktörümüz de ilçenin ilk traktörlerinden biridir. 1980 yılından sonra taksiyi biz devraldık. Bende bir süre yaptım. Sonra bıraktım. İki aracıda birebir orijinal şekilde toplattım. Eskilerin hatıralarını yaşatmak için buraya koydum. İnşallah bundan sonrada çocuklarımız devam ettirir diye düşünüyorum" dedi.



"Plakayı Tekirdağ’da buldum"


Bir dönem taksisini tanıdığı birisine satmak durumunda kaldığını belirten ve bir süre sonra aracı tekrar satın aldığını belirten Göktaş, "Bu aracımızı ve plakamızı 85 yılında sattık. Taksiciliği bıraktığımızda satmıştık. Tekirdağ’da Tatarlar köyünde bir motosiklette buldum. Adam plakayı satmak istemeyince motosiklet ile birlikte satın aldık. Sonra plakayı tekrar taksime geçirdim. Aracıda tekrar satın aldıktan sonra 1974’teki haline tekrar restore ettim" diye konuştu.



Yarım asırlık mirasa ikinci hayat: Hurdaya terk edilmedi, hatıralar yeniden can buldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Abdullah Avcı’dan A Milli Futbol Takımı hakkında: "Turnuva takımı olmaya doğru gidiyoruz" Teknik Direktör Abdullah Avcı, A Milli Futbol Takımı’nın turnuva takımı olma yönünde adımlar attığını söyleyerek, "Son 3 Avrupa Şampiyonası ve sonuncusunda bir çeyrek final var. Onun ardından da Dünya Kupası var. Bakıldığında bir turnuva takımı olmaya doğru gidiyoruz" dedi. Değişen Transferler ve Scouting Dünyası Paneli’ne katılan Teknik Direktör Abdullah Avcı, etkinliğin sona ermesinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. A Milli Futbol Takımı’nın 24 sene sonra Dünya Kupası’na gitmesiyle ilgili değerlendirmeler yapan Avcı, "Turnuva takımı olmak önemliydi. Son 3 Avrupa Şampiyonası ve sonuncusunda bir çeyrek final var. Onun ardından da Dünya Kupası var. Bakıldığında bir turnuva takımı olmaya doğru gidiyoruz. Mevcut oyuncu grubu genç ama deneyimli. Uluslararası arenada da oynayan, ülkemizde büyük takımlarda da oynayan oyuncuların performansları var. Montella’yı da tebrik ediyoruz. Mevkisel olarak tabii ki eksikleri vardır, bunun üzerine çalışıyorlardır. Belki buna göre bir oyun çıkarıyorlardır. Güzel duygular yaşattılar. Haziran ayında Dünya Kupası’nı dört gözle bekliyoruz. Orada onlara başarılar diliyorum" diye konuştu. "Her türlü baktığınızda Galatasaray’ın 2 puanlık avantajı var" Süper Lig’deki şampiyonluk yarışını da değerlendiren Avcı, "Rekabetin olması, takım sayısının fazla olması güzel. Son haftalara geldikten sonra, final yaklaştığında puan kayıpları olabiliyor. Her zaman da olmuştur. Çünkü burada fiziksel ve taktikten çok zihinsellik devreye giriyor. Yarış devam ediyor. Her türlü baktığınızda Galatasaray’ın 2 puanlık avantajı var. Fenerbahçe önemli bir moral kazandı. Trabzon sezon başından beri yarışın içinde. Keyifli bir süreç yaşanıyor seyir açısından. Biz bunları seyredip hak edenin kazandığı bir lig beklerim. Lig bitecek, 3 gün sonra yeni sezon hazırlıkları başlayacak. Onun için sadece sahanın içinde kalan; senaryolarla değil, keyifli bir şekilde sahanın içindeki oyunu görmek bizi daha mutlu edecektir" ifadelerini kullandı. Kariyerinde iz bıraktığı Başakşehir ve Trabzonspor kulüplerinin şu anki teknik direktörleri Nuri Şahin ve Fatih Tekke ile ilgili düşüncelerini de Abdullah Avcı, "Potansiyel teknik direktörler. Son derece sağlıklı gidiyorlar. Onlara başarılar diliyorum. Kendilerini geliştirmeye çalışan bulundukları kuruma katkı sağlayanlardır. Bu süreç onlar için iyi gidiyor. Umarım üstüne koyarak devam ederler" şeklinde aktardı. "Beni mutlu edecek bir hedefin içinde olmak isterim" Son olarak Abdullah Avcı, "Sizi önümüzdeki sezon bir takımın başında görecek miyiz?" şeklindeki soruyu da, "Çok uzun süre çalıştım. 3 takımda çalıştım. Çok fazla tükettiğim bir şey yok. Hep yukarıya doğru yarışan takımlarda oldum. Doğru bir kariyer planlaması, beni mutlu edecek, heyecanlandıracak bir hedefin içinde olmak tabii ki isterim. Doğru zamanda doğru şekilde bir yerde duruyordur diye düşünüyoruz. Şu anda seminerler, organizasyonlar, maç seyretmeler şeklinde günlerimiz geçiyor" diye cevaplandırdı.
Kahramanmaraş Okul saldırısında hayatını kaybeden Bayram’ın en büyük hayali Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ve futbolcu olmaktı Kahramanmaraş’ta ortaokula düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 10 yaşındaki Bayram Nabi Şişik’in geride bıraktığı en büyük şey, yarım kalan hayalleri oldu. Bayram’ı tanıyan Ahmet Çağrı Yıldırım, "Hayali iyi bir futbolcu olmak ve Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu görmekti" dedi. Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırı sonrası hayatını kaybeden Bayram ve diğer çocuklar için okulun yanındaki Şehitler Camii’nde anma programı düzenlendi. Programda lokma dağıtılırken, Kur’an-ı Kerim okunup dualar edildi. Beşiktaş’ın çarşı grubu da etkinliğe katılarak destek verdi. Henüz 10 yaşında olan Bayram’ın, çevresinde güler yüzü ve futbol sevgisiyle tanındığı belirtildi. Bir kulüpte futbol oynayan küçük çocuğun, yaşıtlarına göre yetenekli olduğu ve ileride iyi bir futbolcu olmasının beklendiği ifade edildi. "Bayramın hayali Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu görmekti" Bayramın ağabeyin arkadaşı Ahmet Çağrı Yıldırım, "Bayramın adını yaşatmak için geldik buraya. Elimizden geldiğince son kişi kalana kadar Bayramının adını her yerde yaşatacağız. Bizim futbol siyaset hiç biriminizin umurunda değil artık. Bayram futbolu seven bir çocuktu. Hayali futbolcu olmakta, Fenerbahçe de, Beşiktaş’ta belki daha güzel yerde oynamaktı. Tatlı sürtüşmelerimiz oluyordu ufak tefek. O bir Fenerbahçeli olduğu için. Biz şampiyonluk gördük, onun hayali şampiyonluk görmekti. Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu görmekti. Hepimizi ortak hayali artık bu. Bayram şehit olduktan sonra Fenerbahçe şampiyon olur, onun adına kutlamalara katılırız. Kendisi gibi güzel futbolculuğu vardı, güzel oynuyordu. Hayalini gerçekleştirebilecek bir çocuktu yaşayabilseydi" dedi. "Çok güzel bir çocuktu" Yiğit Ferhat Özdemir de, "Tüm şehirlerde bütün oluşumlarla beraber, Bayram ve diğer şehit olan için lokma dağıtımı yapacağız. Bayram, üniversite grubunun eski temsilciliğini yapan arkadaşımızın kardeşi. Bayram, arkadaşlarına da çevresinde çok güzel iyi bir çocuktu. Ölümü hak etmiyordu. Ama Allah’ın elinden geldi, Allah sevdiğini önce alırmış. Bayramın hayali futbolcu olmaktı. Bizlerde futbol gruplarının temsilcileri olarak Bayram’ın adını yaşatacağız" diye konuştu.
Ankara Ankara’da teknoloji ve marka buluşuyor: 5. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları başlıyor ’Beşinci Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın tanıtım programında konuşan Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Bu yılki etkinliğimizin temasını bu dönüşümü yansıtacak şekilde belirledik; ’Braind Conference’. Sloganımız ise çok net, ’Marka Yapan Zekâlar, Yapay Zekâ ile Buluşuyor’" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın tanıtımı amacıyla CerModern Flow Dijital Salon’da düzenlenen basın toplantısında konuştu. Ankara Ticaret Odası olarak 170 bini aşkın üyenin üretim gücünü, ticari kapasitesini ve rekabet yeteneğini artırmak için çalıştıklarını anlatan Baran, ticareti, teknolojiyi ve markalaşmayı aynı eksende buluşturan projelere öncülük ettiklerini söyledi. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın bu vizyonun en güçlü yansımalarından biri olduğunu ifade eden Baran, organizasyonun ilk kez 2015 yılında başlatıldığını hatırlattı. Farklı temalarla düzenlenen etkinliğin yıllar içinde gelişerek on binlerce katılımcıya ulaştığını belirten Baran, "Bugün bu organizasyon Ankara’nın marka yolculuğunun önemli bir parçası haline geldi. Şimdi bu birikimi daha ileri taşıyoruz. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın beşincisini, 24-25 Nisan 2026 tarihlerinde ATO Congresium’da gerçekleştireceğiz" ifadelerine yer verdi. ‘Braind Conference’ temasıyla yeni dönem Bu yıl etkinliğin temasını ‘Braind Conference’ olarak belirlediklerini açıklayan Baran, "Brand, Brain ve Artificial Intelligence kavramlarının birleşiminden oluşan bu tema, aslında içinde bulunduğumuz çağın ruhunu anlatıyor. Sloganımız ise çok net; ‘Marka Yapan Zekalar, Yapay Zeka ile Buluşuyor.’ Yapay zeka, sadece bir teknoloji değil, bir kalkınma modeli, bir rekabet gücü ve bir gelecek inşa aracıdır. Dünyanın en değerli markalarına baktığımızda bunu çok net görüyoruz" diye konuştu. "Ankara, yeni nesil girişimlerin doğduğu, yüksek katma değerli üretimin yapıldığı bir merkez haline gelebilir" Yapay zekanın marka, şehir ve ülke vizyonunun merkezine yerleştiği zaman gündelik hayatın kolaylaştığını ve hayatın hızlandığını dile getiren Baran, bu çerçevede Ankara’nın dünyanın önde gelen teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden biri haline gelmesi için yapay zekâ kritik bir kaldıraç olduğunu öne sürdü. Ankara’nın sahip olduğu potansiyele dikkat çeken Baran, "Ankara’nın dünyanın önde gelen teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden biri haline gelmesi için yapay zeka önemli bir kaldıraçtır. Çünkü yapay zeka veriyi değere dönüştürür, rekabet gücünü artırır ve tüm ekosistemi de hızlandırır. Aynı zamanda yapay zeka kültürel üretimi de dönüştürerek, endüstrileri büyütür, şehri entelektüel olarak da zenginleştirir. Güçlü üniversiteleri, teknokentleri ve kamu altyapısıyla Ankara, yapay zeka sayesinde yeni nesil girişimlerin doğduğu, yüksek katma değerli üretimin yapıldığı ve küresel markaların çıktığı bir merkez haline gelebilir" diye konuştu. ATO olarak hedeflerinin Ankara’yı teknoloji, değer ve kültür üreten bir marka şehir haline getirmek olduğunu vurgulayan Baran, Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın da bu hedef doğrultusunda önemli bir rol üstlendiğini kaydetti. "Siber güvenlik artık en az fiziki sınırlar kadar önemli hale gelmiş durumda" Baran, yapay zekanın sunduğu fırsatların yanında önemli riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çekerek, siber güvenlik, veri güvenliği ve etik konularının bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Dijital çağda güçlü olmanın yolunun yapay zeka teknolojilerini etkin kullanmaktan geçtiğini belirten Baran, "Siber vatanın korunması, en az milli coğrafi sınırların korunması kadar önemli hale gelmiş durumda" dedi. İş dünyasının bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Baran, şirketlerin risk azaltma stratejileri geliştirmesi, yerli çözümleri benimsemesi ve yeni yönetim modellerini hayata geçirmesi gerektiğini ifade etti. Baran, yapay zekanın insan odaklı bir yaklaşımla geliştirilmesi gerektiğini belirterek, "Yapay zeka adil olmalı, şeffaf olmalı, insan onuruna hizmet etmeli. İnsanlığı ve insanca yaşamı güçlendirmelidir" diye konuştu. Baran ayrıca, yapay zeka teknolojilerinin yüksek enerji ve su tüketimi gibi çevresel etkilerine de değinerek, sürdürülebilirlik perspektifinin göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdi. "Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekayı geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir" Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısına da değinen Baran, bu alandaki gelişmelerin yapay zeka ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Savunma alanındaki birçok teknolojinin yapay zeka ile güçlendiğini ifade eden Baran, "Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısı, yapay zekayı sadece kullanan değil, geliştiren bir ülke olma yolunda attığı en güçlü adımlardan biridir" şeklinde konuştu. Savunma sanayisinde geliştirilen teknolojilerin sivil alanlara da hızla adapte edilebildiğini vurgulayan Baran, bunun Türkiye’nin genel teknoloji kapasitesini artırdığını söyledi. "Marka ve teknoloji ayrılmaz hale geldi" Marka ile yapay zeka yani teknoloji arasındaki ilişkinin köklü şekilde değiştiğine dikkat çeken Baran, "Teknoloji markayı büyütür, hızlandırır ve güçlendirir. Marka ise teknolojiye ruh verir, anlam katar ve onu insanla buluşturur. Marka ve değer oluşturma anlamında mottomuzda işaret ettiğimiz ‘Yapan zeka ile yapay zekanın buluşması’ adalet, vicdan, etik, fırsat eşitliği gibi kavramlarla örtüşen insanlık temelinde olmalıdır. Konu çok boyutlu. Bu gelişmelerden kaçamayız, görmezden gelemeyiz. Değişimin ve gelişimin içinde yer almalı, yapay zekâyı en hızlı adapte eden ve ekonomik değere dönüştüren bir marka, bir şehir ve bir ülke olmalıyız" ifadelerini kullandı. Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları kapsamında 8 ayrı salonda 120’yi aşkın yerli ve yabancı konuşmacının yer alacağını belirten Baran, etkinlikte paneller, eğitim programları ve uygulamalı deneyim alanlarının bulunacağını söyledi. Gençlere yönelik özel eğitim programları düzenleneceğini ifade eden Baran, katılımcıların yapay zeka araçlarını kullanarak iş geliştirme konusunda uygulamalı eğitim alabileceklerini ve sertifika programlarına katılabileceklerini kaydetti. Etkinlik kapsamında ayrıca, Ankara Ticaret Odası’nın 2026 takviminde yer verdiği, Ankara’nın kültürel değerlerini yansıtan ‘Doku Ankara’ dijital sergisi gibi özel deneyim alanlarının da yer alacağını belirten Baran, katılımcıların hem teknoloji, hem de kültürle iç içe bir deneyim yaşayacağını söyledi. Baran, konuşmasının sonunda tüm basın mensuplarını, iş dünyasını, gençleri ve vatandaşları 24-25 Nisan tarihlerinde ATO Congresium’da ‘Braind Conference’ temasıyla gerçekleştirilecek ’Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’na davet etti.