EĞİTİM - 22 Kasım 2025 Cumartesi 12:11

SUBÜ bir ilki başardı: THE Disiplinlerarası Bilim Sıralaması’nda yer aldı

A
A
A
SUBÜ bir ilki başardı: THE Disiplinlerarası Bilim Sıralaması’nda yer aldı

SUBÜ, Times Higher Education’ın açıkladığı Disiplinlerarası Bilim Sıralaması’nda ilk kez yer alarak dünyada bunu başarabilen 911 üniversiteden biri oldu.


Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ), İngiliz yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan Disiplinlerarası Bilim Sıralaması 2026 (ISR 2026) sonuçlarında ilk kez yer almayı başardı. SUBÜ, dünya genelinde başvuran 911 üniversite arasında 601-800 bandında, Türkiye’den sıralamaya giren 82 üniversite arasında ise 51’inci sırada konumlandı. Bu sonuç, SUBÜ’nün disiplinlerarası araştırmalar alanındaki kapasitesinin uluslararası ölçekte tanındığını ve üniversitenin küresel görünürlüğünün güçlendiğinin göstergesi olarak değerlendirildi.


ISR 2026 sonuçlarına göre SUBÜ, disiplinlerarası araştırma ekosistemini oluşturan tüm bileşenlerde istikrarlı bir performans sergiledi. Üniversite, araştırmalar için sağlanan finansman ve endüstri desteklerinin değerlendirildiği ‘girdiler’ kategorisinde Türkiye genelinde 67’inci sırada yer alırken; araştırma ortamı, merkez ve laboratuvar altyapıları ile akademik-idari destek yapılarının ölçüldüğü ‘süreç’ kategorisinde 29’uncu sırada yer aldı. Disiplinlerarası yayın sayıları, yapılan atıflar ve akademik itibarın temel alındığı çıktılar kategorisinde ise Türkiye genelinde 39’uncu sırayı elde etti. Bu sonuçlar, SUBÜ’nün hem yapısal araştırma kapasitesi hem de akademik üretkenlik açısından dengeli ve gelişen bir profil ortaya koyduğunun göstergesi olarak değerlendirildi.



THE ISR neyi ölçüyor?


THE ISR, üniversitelerin farklı bilim alanlarını bir araya getirerek ürettikleri araştırma performansını değerlendiren dünyadaki ilk kapsamlı derecelendirme çalışması olarak öne çıkıyor. Ayrıca üniversitelerin disiplinlerarası bilime katkılarını ve bağlılıklarını ölçmeye yönelik yapılan ilk akademik derecelendirme özelliğini taşıyor. THE ISR metodolojisi her biri araştırma projelerinin yaşam döngüsündeki bir aşamayı temsil eden üç temel alanda kurumları değerlendirme amacını taşıyan kalibre edilmiş 11 performans göstergesi içeriyor. Bu göstergeler arasında; girdiler (finansman), süreç (başarı ölçütleri, tesisler, yönetişim ve terfi) ve çıktılar (yayınlar, araştırma kalitesi ve itibar) yer alıyor.



Kriterleri 911 üniversite karşılayabildi


ISR 2026’ya dahil olabilmek için üniversitelerin akademisyenlerinin son 5 yılda toplamda en az 100 disiplinlerarası araştırma yayını yapmış ve THE Dünya Üniversiteler Sıralaması (WUR) için gerekli verileri göndermiş olmaları gibi bazı temel kriterleri sağlamaları bekleniyor. Tüm bu kriterleri sağlayan, dünyadan 911 üniversite ve Türkiye’den 82 üniversite sıralamaya girmeyi başarırken SUBÜ de tüm bu kriterleri sağlayarak listede ilk kez yer almayı başardı.



SUBÜ’nün görünürlüğü artıyor


Kısa süre önce açıklanan QS Dünya Sürdürülebilirlik Sıralaması 2026’da yer almasının THE ISR 2026’da da yer alan SUBÜ, uluslararası performansındaki yükseliş eğilimi sürdürdü. Böylelikle SUBÜ’nün dünya üniversite sıralamalarındaki görünürlüğü sistematik bir biçimde artış gösterdi. SUBÜ; disiplinlerarası araştırma kültürünü, uygulama temelli öğrenme yaklaşımını ve uluslararasılaşma çalışmalarını güçlendirerek küresel ölçekte rekabet gücünü arttırmayı hedefliyor.



SUBÜ bir ilki başardı: THE Disiplinlerarası Bilim Sıralaması’nda yer aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Hidrodiseksiyon ile ağrıya değil nedene müdahale ediyoruz" Kas-iskelet sistemi ağrıları, sinir sıkışmaları, boyun ve bel kaynaklı şikayetlerin toplumda oldukça yaygın görüldüğünü belirten Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda ameliyatsız tedavi seçenekleri arasında öne çıkan hidrodiseksiyon yönteminin, ağrıyı baskılamaktan çok sorunun kaynağına yönelik bir yaklaşım sunduğunu söyledi. Hidrodiseksiyon tedavisinin ultrasonografi eşliğinde uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Koca, "Bu yöntemde amaç; sinir, fasya ve yumuşak dokular arasında gelişen yapışıklıkları açmak, sıkışan dokuları serbestleştirmek ve bölgedeki hareket kabiliyetini yeniden kazandırmaktır" dedi. "Ağrıyı değil, nedeni tedavi etmeyi hedefliyoruz" Birçok hastada yalnızca geçici rahatlama sağlayan yöntemler yerine, problemin kaynağına yönelmenin önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, hidrodiseksiyon yönteminin özellikle kronik ağrılarda neden odaklı modern tedavi seçeneklerinden biri haline geldiğini kaydetti. Hangi hastalıklarda kullanılıyor Hidrodiseksiyon tedavisinin uzman değerlendirmesi sonrası uygun hastalarda uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, "Karpal tünel sendromu ve diğer sinir sıkışmaları, boyun ve bel fıtığına bağlı yayılan ağrılar, siyatik sinir irritasyonu, omuz ağrıları ve hareket kısıtlılıkları, tenisçi dirseği, topuk ağrısı ve tendon sorunları, kas spazmları, miyofasiyal ağrı sendromu, ameliyat sonrası gelişen yumuşak doku yapışıklıkları, ilaç, egzersiz ve fizik tedaviye rağmen devam eden kas-iskelet sistemi ağrıları" dedi. "Kortizonsuz uygulanabilmesi önemli avantaj" Birçok vakada işlemin kortizon kullanılmadan yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, "Özellikle diyabet hastaları, kortizon kullanmak istemeyen bireyler ve tekrarlayan enjeksiyonlardan kaçınmak isteyen hastalar açısından bu önemli bir avantajdır" ifadelerini kullandı. "Aynı gün günlük yaşama dönüş mümkün" İşlemin poliklinik şartlarında ve kısa sürede uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, genel anestezi gerektirmeyen yöntemde hastaların çoğu zaman aynı gün günlük yaşamlarına dönebildiğini söyledi. "Kişiye özel planlama ile etkili sonuçlar alınabiliyor" Tedavi öncesinde detaylı muayene ve değerlendirme yapıldığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "Her hastanın ağrı nedeni farklıdır. Bu nedenle uygun hastalarda kişiye özel planlama ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" dedi.