ASAYİŞ - 14 Mayıs 2026 Perşembe 21:02

Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun müşteki olduğu davanın görülmesine başlandı

A
A
A
Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun müşteki olduğu davanın görülmesine başlandı

Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, müşteki olduğu davada kendisine şantaj yapıldığını savunurken, tanık C.S., "Şantaj yapacak olsam Işıksu’yu kendi annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" dedi.


Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işık’nun müşteki olduğu, avukatın "görevi kötüye kullanma" ve "şantaj" suçlarıyla yargılandığı davanın görülmesine başlandı. Sakarya 7. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın duruşmasına taraflar ve avukatları katıldı. Savcılık makamında teknik sorunlardan dolayı ifade veremediğini beyan eden sanık avukat E.G., kardeşi H.S.’nin, eşi E.S.’nin hareketlerinden şüphelendiğini ve kendisini aldattığını düşündüğünü öne sürerek, yeğeni C.S.’nin konuyu aktardığını belirtti. C.S.’nin annesi ile Işıksu arasındaki yazışmaları gördüğünü ve kayıtları kendisine sunduğunu öne süren E.G., "H.S. ile görüşüp durumu anlattım, olay çıkmaması için kayıtları kendisine vermedim. Daha sonra eşi E.S. ile görüşüp meseleyi konuştum. E.S., kızının şizofren olduğunu ve tedavi aldığını söyleyerek inkar etti. Bunu babasına sordum, fakat kızının böyle bir tedavi almadığını söyledi" dedi.



"Bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim"


E.S.’nin 2013 yılından bu yana özel kalem ekibinde çalıştığını belirten müşteki Işıksu, "E.S. bana 2 kişinin görüşmek istediğini söyledi, bizim kapımız herkese açıktır. Makamıma geldiklerinde E.G. ve E.S.’nin avukatı E.T. olduklarını öğrendim. Görüşmeye başladık, bir müddet sonra bana ’Bir konu var’ diyerek 2 dosya uzattılar, ben de okumaya başladım. Dosyalarda benim E.S. ile yazışmalarımın olduğu şeklinde birtakım belgeler gördüm, bunların çok ağır ithamlar olduğunu söyledim. Bunların dayanağını sorduğumda E.G., C.S.’nin annesi E.S.’nin telefonunu karıştırarak sosyal medya hesabı üzerinden yazışmaları ele geçirdiğini anlattı. Benim böyle bir sosyal medya hesabım olmadığına eminim. Hesapları belediyenin sosyal medya ekibi de kullanıyor, yakın çalışma ekibime de telefonumu programlarda emanet ediyorum, yazışmaları almak için dosyayı incelemek istedim" diye konuştu.



"Şantaja uğradığımı anladım"


Yapılan görüşmelerde şantaja uğradığını aktaran Işıksu, "’Bu dava size sirayet edebilir’ dediler, ben de ’Siz niye açmadınız’ dedim. Bana ’Züccaciye dükkanına giren fil olmak istemedik’ dediler. Bana bu cümleleri sarf ettikleri an bir şantaja uğradığımı anladım. Dosyayı incelediğimde 20 milyon ve 40 milyon lira sayılarını gördüm, kendilerine benden bir talepleri mi olduğunu sordum. Gümüş de bana ’Mutlaka’ diye cevap verdi. Taleplerinin ne olduğunu sorduğumda bana ısrarla dosyayı işaret ettiler. Ben de görüşmeyi sonlandırmaya karar verdim, Ensar T. de bu konuşmaya şahittir" şeklinde konuştu.



"Şantaj yapacak olsam Işıksu ile annemin değil başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim"


Duruşmada tanık olarak dinlenilen H.S., eşi E.S.’nin kendisini aldattığından şüphelendiği için ağabeyi E.G.’ye Işıksu ile görüşmesi için yönlendirdiğini, fakat bir para talebinin olmadığını ileri sürdü. Tanık olarak dinlenen C.S. ise annesi E.S.’nin Işıksu ile ilişkisini öğrendikten sonra zor bir süreç yaşadığını ve tehditler aldığını iddia etti. Işıksu’nun başka kadınlarla da görüştüğünü iddia eden C.S., "Amcam bana ’Böyle bir dava açarsak sonuçları olur, karşı tarafın kim olduğundan emin olmamız gerekiyor, bu yüzden Işıksu ile görüşmemiz lazım’ dedi. Amcama annemin telefonunda yakaladığım mesajları şantaj amacıyla vermedim, şantaj yapacak olsam Işıksu’nun kendi annemin değil, başka kız arkadaşlarıyla olan yazışmalarıyla tehdit ederdim. Belediye binasında bilgisayarlar var, annem orada bir bilgisayarda açık kalmış WhatsApp uygulamasına girince Işıksu’nun başka kadınlarla olan mesajlarını görüp fotoğrafladı" ifadelerini kullandı.


Mahkeme heyeti, avukat E.T.’nin tanık sıfatıyla zorla getirme kararı uygulanmasına ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Emniyet ekipleri sahte istihbaratçıları çökertti Aydın’ın Didim ilçesinde kendilerini Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi olarak tanıtarak bir kadını milyonlarca lira dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik operasyonda 2 kişi tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, şüpheliler, Didim’de yaşayan F.E. isimli kadını telefonla arayarak kimlik bilgilerinin kopyalandığını ve adına yasa dışı işlemler yapıldığını söyledi. Kendilerini devlet görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılar, yürütüldüğünü iddia ettikleri ’gizli operasyon’ bahanesiyle kadını baskı altına aldı. Şüphelilerin yönlendirmelerine inanan kadın, 20 Nisan’da yaklaşık 4 milyon TL’yi elden teslim etti. Olaydan birkaç gün sonra yeniden irtibata geçen şebeke üyeleri, bu kez mağdurun banka hesabındaki 160 bin Euro’yu çekmesini sağlayarak parayı yine elden aldı. Böylece dolandırıcıların toplamda yaklaşık 12 milyon TL’lik vurgun yaptığı öğrenildi. Şebekenin bununla da yetinmeyip mağdur kadının Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki yaklaşık 6 milyon TL’lik birikimini ve evini de almaya çalıştığı ancak kadının kardeşinin durumdan şüphelenmesi üzerine satış ve para transferi işlemlerinin son anda engellendiği öğrenildi. İhbar üzerine harekete geçen Didim İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayla ilgili geniş çaplı çalışma başlattı. Bölgedeki güvenlik kamerası görüntüleri ile ulaşım kayıtlarını inceleyen ekipler, şüphelilerin izini adım adım takip etti. Yapılan incelemelerde ilk olayda parayı teslim alan kişinin İzmir’in Torbalı ilçesinden korsan taksiyle Didim’e geldiği ve ardından İstanbul’a geçtiği belirlendi. İkinci olayda ise bir şüphelinin otobüsle Aydın’a, oradan Didim’e geldiği, diğer şüphelinin ise İzmir’den çağırdığı korsan taksiyle İstanbul’a döndüğü tespit edildi. Kimlikleri belirlenen şüphelilere yönelik İstanbul, İzmir ve Manisa’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan 4 şüpheli Didim’e getirildi. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 2’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin ifadelerinde, dolandırıcılıkla elde edilen paraları İstanbul’da kimliğini bilmedikleri kişilere teslim ettiklerini ve bu iş karşılığında ücret aldıklarını söyledikleri öğrenildi. Zanlıların ayrıca İzmir, İstanbul ve Samsun’da da benzer yöntemlerle dolandırıcılık olaylarına karıştıkları iddia edildi.
Düzce Kurbanlıklarda stres, besleme ve ayak sağlığına dikkat DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların strese maruz bırakılmadan geçireceği süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyeceğini söyledi. Veteriner Hekim Şerif Ali Karanfil, kurbanlıkların beslenme ve bakımının önemli olduğunu belirterek "Kurban Bayramına sayılı günler kala kurbanlıklarımızın seçim, bakım, besleme ve barınma konuları daha bir önem arz etmektedir. Zira bakım, besleme ve barınma konularındaki uygun olmayan şartlar tedavi amaçlı ilaç kullanımını zorunlu hale getirebilir. Gıda olarak değerlendireceğimiz kurbanlıklarımız için artık ilaç kullanım seçeneklerimiz iyice daralmaktadır. Kurban bayramına yaklaştığımız bugünlerde gıdada yasal arınma süresi uzun olan ilaçları kullanamayacak olmamız nedeniyle hastalıkların tedavi şansı azalacaktır. Kalan süreyi doğru yönetip değerlendirmek noktasına odaklanmalıyız. Öncelikle sağlıklı hayvanları seçmeliyiz. Dış bakıda ağız-burun akıntısı olmayan tüyleri parlak, yarasız, bakışlar canlı bir Veteriner Hekim muayenesinden geçmiş raporlu olan hayvanlar alınmalı. Yeni alınan hayvanlar alınan ortamda tutulmalı ya da aynı ortam şartları oluşturmalı ki solunum ve sindirim sorunları yaşamayalım. Hayvanları bakıp beslediğimiz ortamlarda hava cereyanı olmamalı, ahırlar iyi havalandırılmalı. Damızlık değeri olan dişi hayvanlarımızı kurban etmemeli, damızlık değeri olmayan ya da kaybetmiş dişi hayvanların gebelik kontrolleri yapılıp kurban vesilesi ile kurbanlığa ayrılıp verimli hayvanlarımızın sayısı artırma fırsatı olarak süreç değerlendirilmeli. Su baskınları yaşadığımız şu günlerde, sel ve su baskını yaşanan araziden hayvanlarımıza gıda amaçlı ot gibi gıda maddelerini tedarik ederken çok dikkatli olmalı, uzman desteği alınmalı, mümkün ise bu alanlardan istifade edilmemeli. Zira bu alanların ortamda yıllarca canlılığını devam ettiren sporlu bakterilerle ki bunlar hayvanlardan insanlara geçen zoonoz dediğimiz hastalık etkenleri bulaşık olabileceği hatırda tutulmalı. Kurbanlık beslemenin son ayında önerdiğimiz yüksek enerjili yemler, aynı zamanda tırnak ve ayak problemlerinin artması için zemin oluşturmaktadır. Zira bu enerji yemleri (arpa, buğday mısır gibi) hayvanlarımızda gizli asidoz dediğimiz beslenme hastalığını oluşturmakta, tırnaklarda Laminitis dediğimiz yangıyı oluşturup hassasiyet ve ağrılı yaralar oluşturmaktadır. Bu problemlerin görülmeye başladığı hayvanlarımızda veteriner hekim kontrolünde ya da danışmanlığında gıdada kalıntı yapmayan fosfor ve E vitaminleri kullanılıp, çayır ve yonca gibi kaba yem oranı rasyonda artırılmalı, yemek sodası diye bildiğimiz sodyum bikarbonat ilave edilmeli, tırnaklara tazyikli soğuk su tutulmalı ki ilaç kullanmak zorunda kalınmasın. Strese maruz bırakılmadan geçirilecek bu süreç hayvan refahı, etin kalite ve dayanma sürelerini pozitif etkileyecektir. Patojen mikroorganizmalar ve tıbbi ürünlerle kirlenmemiş gıdaların kurban sürecinde sofralarımız ya da ikramlılarımızda bulunması, bereketli kurbanlıkların arzı temennimizdir" ifadelerinde bulundu.