SAĞLIK
14 Mart 2026 Cumartesi - 14:46 14 Mart’ta hekimlere anlamlı teşekkür Samsun 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen özel etkinlikte hekimlerin sağlık hizmetine sunduğu özverili çalışmalar vurgulandı. "Yol gösteren bir çift gözün ışığında" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte hekimlere, emeklerine teşekkür amacıyla Samsunspor’dan ilhamla hazırlanan atkı ve şapka hediye edildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında hekimlerine yönelik anlamlı bir teşekkür etkinliği düzenledi. "Yol gösteren bir çift gözün ışığında" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, hekimlerin insan hayatına dokunan özverili çalışmalarına dikkat çekildi. Sağlık hizmetinin en önemli yapı taşlarından olan hekimlerin fedakârlık ve sorumlulukla yürüttükleri mesleğin değerine vurgu yapılan etkinlikte, hastane yönetimi tarafından hekimlere anlamlı bir hediye takdim edildi. Şehrin simgelerinden biri olan ve Atatürk’lü armasıyla gurur duyulan Samsunspor’dan ilhamla hazırlanan atkı ve şapka, hekimlere teşekkür amacıyla sunuldu. "Hekimlerimiz toplum için umut ve güven kaynağı" VM Medical Park Samsun Hastanesi Genel Müdürü Dr. Şafak Aygül, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada hekimlerin toplum sağlığı için üstlendiği kritik role dikkat çekti. Dr. Aygül, "Yol gösteren bir çift gözün ışığında ilerleyen hekimlerimiz, yalnızca hastalarını tedavi eden değil; aynı zamanda topluma umut olan, güven veren ve insan hayatına dokunan en kıymetli meslek grubudur. Büyük bir özveriyle yürüttükleri bu onurlu meslekte hastanemize ve toplum sağlığına kattıkları değer için tüm hekimlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Biz büyük bir aileyiz ve hekimlerimiz bu ailenin en kıymetli parçalarıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘yol gösteren bir çift göz’ sözünden ilhamla hazırladığımız bu küçük armağanla emekleri için kendilerine teşekkür etmek istedik. Hekimlerimizin Atatürk’ün ışığında daha nice hayatlara dokunmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum" diye konuştu. 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte, hekimlerin mesleki emekleri ve toplum sağlığı için verdikleri mücadele bir kez daha takdirle anıldı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 13:53 Güven Hastanesi’nden Tıp Bayramı’nda ödül töreni Güven Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı’nda Güven Hastanesi’nin kurucularının adını aldığı ‘18’inci Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Tıp Ödülleri’ gününü düzenledi. Güven Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında ödül töreni düzenledi. Sağlık çalışanlarının ödüllendirildiği ’18’inci Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Tıp Ödülleri’ programı çerçevesinde sağlık alanındaki başarılar ödüllendirilirken, sağlık sektörünün insan hayatındaki önemine vurgu yapıldı. Programda, ayrıca bilimsel araştırmaların ve sağlık hizmetlerinin gelişmesine katkı sunan çalışmaların desteklenmesinin önemine de değinildi. "Güven Sağlık Grubu 51 senelik yolculuğunda her gün ilerleme sevdasıyla yoluna devam ediyor" Hekimler ve sağlık çalışanlarının katılımıyla gerçekleştirilen ödül töreninde açıklamalarda bulunan Güven Eğitim ve Sağlık Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Banu Küçükel, sağlık çalışanlarının toplum sağlığı için üstlendiği kritik role dikkat çekti. Güven Sağlık Grubu’nun uzun yıllardır vatandaşlara hizmet ettiğini ve bu yolculukta Türkiye’ye sağlık hizmetlerinde ilkleri yaşattığını belirten Küçükel sözlerine şu şekilde devam etti: "Güven Sağlık Grubu 51 senelik yolculuğunda her gün ilerleme sevdasıyla, hatalarından öğrenerek, en yüksek potansiyeline ulaşma azmiyle yoluna devam ediyor. Hevesi, memleketinde sağlık hizmet fonksiyonlarında ilkleri yapmak, çıtayı hep yükseğe koymak, geliştirmek, köklendirmektir. Biz, memleketimize ve insanlığa hizmetin yolunu bu çatı altında mahcup ve muhtaç olmadan verenlerdeniz. Vakfımız, kamu yararına bir vakıf. Ulusal ve uluslararası pek çok güzel projelere imza atıyor, memleketin zor zamanlarında yaralara merhem oluyor. Bu sene Güven Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın da 20’nci senesi. Bu vesileyle bunu da kutluyoruz, onurlandırıyoruz. Vakfımızın çatısında; bilime sonsuz güvenimizle, genç bilim insanlarını desteklemek, heveslendirmek, sorumluluğunu da yerine getirmek için 18 senedir, Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Tıp Ödüllerimizi her yıl artan bir ilgiyle büyütüyor ve köklendiriyoruz. Bu ödüller, bilime katkı sunan, geleceğe yön veren, sağlık alanındaki bilgi birikimini ileriye taşıyan ve insan hayatını iyileştirmeye yönelik çalışmalar yürüten, değerli bilim insanlarını onurlandırmak için takdim edilmektedir. Henüz bilinmez olana ışık tutmak için merak yolculuğuna adım atan, ödül alsın almasın tüm bilim insanlarımızı kutlamak boynumuzun borcudur." "Her biri kendi alanında özgün çalışmalardı" Tıp ödülleri kapsamında açıklamalarda bulunan Güven Sağlık Grubu Bilim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Esin Kaymaz Morkoç, ödüllerin her birinin kendi alanlarına özgü çalışmalar olduğunu ifade ederek, "Güven Bilim Ödülleri’nin 18’incisini sahipleriyle buluşturuyoruz. Her biri kendi alanında özgün ve toplum sağlığına yön veren çalışmalardı. Beraberinde günümüze Tıp Günüyle devam edeceğiz. Ayrıca bugün Tıp Bayramı. Tüm sağlık çalışanlarının, meslektaşlarımın Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Tıp Bayramı, 1919 yılında işgal altındaki ülkemizde tıp öğrencilerinin başlattığı bir direniş harekatı aslında. Bu nedenle sadece bir kutlama günü değil; direnişin, özgürlüğün ve mücadelenin de bir simgesi" şeklinde konuştu. "Güven Sağlık Kurulu olarak, Türkiye’yi daha ileri götürmeyi hedefledik" Güven Hastanesi olarak Türkiye’ye sağlık hizmetleri alanında geri durmayacaklarının altını çizen Tıp Günü Kongre Başkanı Prof. Dr. Berkant Özpolat, "18’inci Aysun Küçükel ve Ahmet Küçükel Ödül Töreni’nde, Türk öğrencileriyle birlikte 14 Mart’ı bir arada kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Güven Sağlık Kurulu olarak, tıbbı daha ileri götürmeyi ve hastalarımıza şefkatle yaklaşmayı bir hedef belirledik. Bundan sonra da bu hedef doğrultusunda da yürümeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Kurucularımızın ışığı doğrultusunda görevimizi sürdürmekten onur duyuyorum" Güven Hastanesi’nin kurucuları Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel’in vizyonunda ilerleyeceklerini söyleyen Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Fazıl Mustafa Cesur ise, "Burada üç şeyi kutlamak için beraberiz. Birincisi 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyoruz. İkincisi de 18’incisini kutladığımız Dr. Aysun ve Dr. Ahmet Küçükel Ödül Töreni. İlk günden itibaren bu ödül töreninin içinde oldum. Böyle güzel bir organizasyon içinde olmaktan da mutluluk duyuyorum. Kurucularımızın ışığı doğrultusunda, kanıta dayalı tıbbın gerçeklerinden ayrılmadan görevimizi sürdürmekten onur duyuyorum" açıklamasında bulundu. Program, obezite oturumları, robotik cerrah oturumları, menopoz oturumları, demansın değişen yüzü oturumları kapsamında gerçekleşti.
Uzmanından uyarı: "Gereksiz vitamin kullanımı bağışıklığı olumsuz etkileyebilir"
29 Ocak 2026 Perşembe - 13:36 Uzmanından uyarı: "Gereksiz vitamin kullanımı bağışıklığı olumsuz etkileyebilir" Bilinçsiz takviye kullanımının ve yanlış alışkanlıkların bağışıklık sistemine zarar verebileceğine dikkati çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Shalala Nazarova, "Vitamin ve mineral eksiklikleri bağışıklığı zayıflatabilir. Ancak herhangi bir eksiklik yoksa fazladan vitamin almak bağışıklığı güçlendirmez. Takviyeler mutlaka doktor önerisiyle kullanılmalıdır" dedi. Medical Park Ankara Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Shalala Nazarova, bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığını, neden zayıfladığını ve sık enfeksiyon geçirenlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı. Bağışıklık sisteminin nasıl çalıştığından bahseden Uzm. Dr. Nazarova, "Bağışıklık sistemi, vücudu bakteri, virüs ve diğer mikroplara karşı koruyan doğal savunma mekanizmasıdır. Deri, bağırsaklar, kan hücreleri ve lenf bezleri bu sistemin temel parçalarını oluşturur. Vücuda giren yabancı mikroorganizmalar tanınır, yok edilir ve hafızaya alınır. Böylece aynı mikrop tekrar vücuda girdiğinde daha hızlı ve etkili bir yanıt verilir" diye konuştu. Bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen faktörlere değinen Nazarova, "Yetersiz ve dengesiz beslenme, uykusuzluk, uzun süreli stres, sigara kullanımı, kronik hastalıklar ve bazı ilaçlar bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir. Sık geçirilen enfeksiyonlar ise bağışıklık sisteminin aşırı yüklendiğinin ya da altta yatan bir sorunun işareti olabilir" ifadelerini kullandı. Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını kaydeden Nazarova, "Yeterli protein alımı ile sebze ve meyve tüketimi savunma hücrelerini destekler. Tek bir olağanüstü besin yoktur. Önemli olan çeşitlilik ve dengedir" açıklamasında bulundu. "Vitamin takviyelerine dikkat edilmeli" Nazarova, vitamin takviyelerinin gerçekten gerekli olup olmadığına ilişkin şunları söyledi: "Vitamin ve mineral eksiklikleri bağışıklığı zayıflatabilir. Ancak herhangi bir eksiklik yoksa fazladan vitamin almak bağışıklığı güçlendirmez. Takviyeler mutlaka doktor önerisiyle kullanılmalıdır. Piyasada ’bağışıklık güçlendirici’ adıyla satılan birçok ürünün bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış değildir. Her doğal ürün zararsız değildir. Kontrolsüz kullanım fayda yerine zarar verebilir." "Düzenli uyku bağışıklığı destekler" Düzenli ve yeterli uykunun bağışıklık sistemini güçlendirdiğini söyleyen Nazarova, "Uzun süreli stres ise savunma mekanizmasını baskılayarak enfeksiyonlara yakalanma riskini artırır. Hafif ve orta düzeyde yapılan düzenli egzersiz bağışıklık sistemini destekler. Aşırı ve yoğun spor ise vücut üzerinde stres oluşturarak ters etki oluşturabilir" şeklinde konuştu. Sık enfeksiyon yaşayan kişilerin mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğini belirten Dr. Nazarova, gerek görülmesi halinde kan testleriyle vitamin, mineral ve bağışıklık durumunun değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Aşıların önemine değinen Uzm. Dr. Nazarova, "Aşılar, hastalığı geçirmeden bağışıklık kazanılmasını sağlar. Hem bireysel korunmada hem de toplumda salgınların önlenmesinde önemli rol oynar" dedi. Sık yapılan hatalardan bahseden Nazarova, "Her hastalıkta antibiyotik kullanmak, bilinçsiz takviye almak ve yaşam tarzını değiştirmeden ürünlerden fayda beklemek en yaygın hatalar arasında yer alıyor" açıklamasında bulundu.
Kadınlara önemli çağrı: Serviks kanseri düzenli kontrollerle erken yakalanabilir
29 Ocak 2026 Perşembe - 13:22 Kadınlara önemli çağrı: Serviks kanseri düzenli kontrollerle erken yakalanabilir Rahim ağzında gelişen ve bazı bireylerde uzun süre belirti vermeden ilerleyebilen serviks kanseriyle ilgili Jinekolojik Onkoloji uzmanı, kadın sağlığında farkındalık oluşturmanın ve düzenli jinekolojik kontrollerin önemine dikkat çekti. Ocak ayının, dünya genelinde Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul edildiğini belirten Özel Adatıp Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Camuzcuoğlu, kadın sağlığında farkındalık oluşturmanın ve düzenli jinekolojik kontrollerin önemine dikkat çekti. Rahim ağzı ile ilişkili olabilecek bazı durumlar hakkında bilgiler veren Camuzcuoğlu, adet dönemleri dışında görülen kanamalar, cinsel ilişki sonrası kanama veya ağrı, pelvik bölgede uzun süren rahatsızlık hissi ve vajinal kanlı akıntı gibi durumlarda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Bu belirtilerin tek başına kesin tanı anlamına gelmediğinin altını çizen Camuzcuoğlu, "Bu tür belirtiler pek çok farklı jinekolojik sebeple ortaya çıkabilir. En doğru yaklaşım; kişinin tıbbi öyküsü, muayene tespitleri ve gerekli görülen tarama testlerinin birlikte değerlendirilmesidir. Tarama testleri, düzenli kontroller ve kişinin kendi vücudundaki değişimleri takip etmesi erken değerlendirme açısından büyük önem taşır. Her bireyin risk faktörleri ve sağlık ihtiyaçları farklıdır. Serviks kanseri her bireyde aynı şekilde seyretmeyebilir. Bazı kişilerde belirgin şikayetler görülürken, bazı kişilerde hiçbir belirti ortaya çıkmayabilir. Bu sebeple değerlendirme süreci mutlaka kişinin kendi klinik durumu doğrultusunda ele alınmalıdır" dedi.
Fizyoterapist Emrah Ardıç, modern ve alternatif tedavi yöntemleriyle hastalarına umut oluyor
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:47 Fizyoterapist Emrah Ardıç, modern ve alternatif tedavi yöntemleriyle hastalarına umut oluyor Uzman Fizyoterapist Emrah Ardıç, uyguladığı modern ve alternatif tedavi yöntemleriyle hastalarına umut oluyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon alanındaki tecrübesiyle dikkat çeken Ardıç, kendine özgü metodlarıyla birçok hastanın sağlığına kavuşmasına katkı sağlıyor. 1980 yılında Antalya’da doğan Fzt. Emrah Ardıç, 2002 yılında Dumlupınar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden mezun oldu. Akademik kariyerine devam eden Ardıç, yüksek lisans eğitimini tamamlayarak Uzman Fizyoterapist unvanını aldı. Meslek hayatı boyunca Özel Eğitim Merkezleri ve kamu kurumlarında görev yapan Ardıç, aynı zamanda Alternatif Tıp Uygulamaları ve özel tedavi yöntemleri üzerine birçok eğitim ve seminere katıldı. Manuel terapi, kuru iğneleme, akupunktur, kinesiotape, hacamat ve sülük tedavisi gibi tamamlayıcı tıp uygulamaları alanında çalışmalar yürütüyor. 2007 yılından itibaren Erzurum’daki özel bir hastanenin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi’nin kuruluşunda aktif rol alan Fzt. Emrah Ardıç, halen aynı hastanede baş fizyoterapist olarak görevini sürdürüyor. Tecrübesi ve hasta odaklı yaklaşımıyla Erzurum ve çevre illerden gelen birçok hastaya şifa olmaya devam ediyor. Fzt. Emrah Ardıç’ın görev yaptığı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi, modern donanımı ve hasta odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor. Ünitede; bel, boyun ve sırt ağrıları, ortopedik rahatsızlıklar, spor yaralanmaları, ameliyat sonrası rehabilitasyon süreçleri ile kas-iskelet sistemi problemlerine yönelik kişiye özel tedavi programları uygulanıyor. Bilimsel fizyoterapi yöntemlerinin yanı sıra tamamlayıcı tıp uygulamalarının da entegre edildiği ünitede, hastaların günlük yaşam kalitesini artırmaya yönelik kapsamlı bir tedavi süreci yürütülüyor.
Bodrum Belediyesi’nden ücretsiz vücut analizi hizmeti
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:13 Bodrum Belediyesi’nden ücretsiz vücut analizi hizmeti Bodrum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı Sağlık Hizmetleri Bürosu tarafından hayata geçirilen Gezen Tartı Projesi kapsamında vatandaşlara ücretsiz vücut analiz hizmeti sunuluyor. Sağlıklı yaşamı teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen Gezen Tartı Projesi’nin ilk durağı Mumcular, Gölbaşı ve Karaova mahalleleri oldu. 27-28 Ocak 2026 tarihlerinde Bodrum Belediyesi bünyesine ait Karaova Kültür ve Sanat Merkezi’nde yaklaşık 200 vatandaş ücretsiz vücut analiz hizmeti aldı. Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Hasan Özsert, Mumcular Mahalle Muhtarı Muhammet Işık, Karaova Mahalle Muhtarı Muhammet Karademir ve Gölbaşı Mahalle Muhtarı Toprak Bakar da uygulamaları yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Gezen Tartı Projesi kapsamında Sağlık Hizmetleri Bürosu’nda görevli diyetisyen tarafından vatandaşların vücut yağ oranı, kas kütlesi, metabolizma hızı gibi ölçümler yapılırken kişisel sağlık hedeflerine yönelik bilgilendirme ve önerilerde de bulunuldu. Bodrum Belediyesi Başkan Yardımcısı Kanat Hasan Özsert, "Bodrum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü Sağlık Büromuz tarafından ’Gezen Tartı’ projemizi başlattık. Burada vatandaşlarımız kilolarını, vücut kitle indekslerini, yağ oranlarını diyetisyenimiz eşliğinde öğreniyorlar ve kendilerine tavsiyeler veriliyor. Projemizin uygulamasına diğer mahallelerde de devam edeceğiz. Belediyemizin web sitesinden ve sosyal medya sayfalarından duyuruları takip edebilirsiniz. Bugün burada dünden itibaren yaklaşık 200 vatandaşımız projemize katıldı. Bodrumlu hemşehrilerimizi Gezen Tartı Projemize bekliyoruz" dedi. Karaova Mahalle Muhtarı Muhammed Karademir, "Yapılan hizmetler gerçekten mükemmel. Katılım yoğun. Belediye Başkanımız Tamer Mandalinci’ye, başkan yardımcılarımıza teşekkür ediyoruz. Bu hizmetlerin devamını bekliyoruz" diye konuştu. Mumcular Mahalle Muhtarı Muhammed Işık, "Gezen Tartı Projesi’ni burada düzenledikleri için müdürlerimize, herkese çok teşekkür ederiz. Halkımız bu duyarlılıktan memnun" açıklamasında bulundu. Gölbaşı Mahalle Muhtarı Toprak Bakar ise "Mahalle sakinlerimiz çok memnun belediyemizin yaptığı bu güzel hizmetten. Sağ olsun belediyemiz gerekli her şeyi yapıyor. Çok güzel bir çalışma oluyor. Mutluyuz, memnunuz" şeklinde konuştu. Gezen Tartı Projesi, 29 Ocak Perşembe günü 10.30 ile 15.30 saatleri arasında Bahçeyaka Mahallesi Muhtarlık Binası’nda vatandaşlarla buluşmaya devam edecek.
Zayıflama iğneleri masum değil: Tiroit kanserine neden olabiliyor
29 Ocak 2026 Perşembe - 11:07 Zayıflama iğneleri masum değil: Tiroit kanserine neden olabiliyor Son zamanlarda büyük ilgi gören zayıflama iğneleri, her ne kadar etkili olsa da doktor kontrolü dışındaki kullanımı tiroit kanseri, pankreas iltihabı, safra kesesinde taş oluşumu gibi ciddi yan etkilere neden olabiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, özellikle internette satılan sahte zayıflama iğnelerine karşı vatandaşı uyarıyor.Kullanımı tartışma konusu olan zayıflama iğneleri, zayıflama tedavisinde başarı sağladığı gibi bilinçsiz kullanımda birçok sağlık sorununu beraberinde getiriyor. İstanbul Beykent Üniversite Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, zayıflama iğnesi tedavisiyle ilgili bilgi verirken vatandaşlara da önemli uyarılarda bulundu."Tokluk hormonunu taklit ediyor"Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, "Zayıflama iğneleri şu anda çok revaçta, halk arasında sıklıkla kullanılıyor. Bu iğneler farklı maddelerden oluşuyor ama genel çalışma prensipleri şu şekilde:Tokluk hormonunu taklit ederek işlev gösteren maddeler içeriyor. Bu şekilde hastalarda tokluk sağlayıp az yemek yemelerini ve böylece kilo vermelerini sağlıyor. Zayıflama çayları gibi masumane şeyler değil, ciddi yan etkileri olabiliyor. Muhakkak doktor kontrolünde kullanılması gerekli. Hastaların kendi başlarına, kendi tercihleriyle kullanabilecekleri ürünler değil" dedi."Zayıflama iğneleri bırakıldıktan sonra kilo alma ihtimali var"Zayıflama iğnelerine, diyet, spor ve düzenli yaşamın yetersiz kaldığı durumlarda başvurulduğunu belirten Kerimoğlu, "Kullanım sonrasında tekrar kilo alım da söz konusu olabiliyor. Neticede bunlar bir ilaç, kullanıldıkları süre boyunca etkili ama bırakıldıktan sonra tekrar kilo alınma ihtimali var. Bu yüzden muhakkak hastaların yaşam tarzlarını değiştirerek devam ettirmeleri en önemli şey" diye konuştu.Obez hastalarda zayıflama iğnesi yetersiz kalıyorAilesinde tiroit kanseri ya da kalp rahatsızlığı olan hastalarda bu ilaçların kullanımının kısıtlı olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu ilaçlar aşırı obez hastalarda pek fayda sağlayamayabiliyor, yetersiz kalabiliyor. Bu hastalarda mide küçültme ameliyatı daha uygun olabiliyor. Daha düşük kilodaki hastalar için etkili olabiliyor ama etkisi sınırlı süreyle kısıtlı ve kalıcı bir etki değil. Muhakkak iğne kullanımı sona erdikten sonra hastaların yaşam tarzlarını değiştirmiş olmaları gerekiyor."Uzun dönemde ciddi hasarlara neden oluyorDoktor tavsiyesi dışındaki kullanımının yan etkilerine değinen Kerimoğlu, "Kontrolsüz kullanımında ciddi mide ağrılarına, bulantılara, kusmalara, kalp hastalığı olan bazı hastalarda tansiyon yükselmesine sebep olabiliyor. Daha uzun dönemde tiroit kanseri, pankreas iltihaplanması, safra kesesinde taş oluşumu gibi yan etkileri var. O yüzden bu etkilerden kaçınmak için mutlaka bir doktor kontrolünde, dozu ayarlanarak kullanılması gereken ilaçlar" dedi.El altından ya da internetten temin edilen zayıflama iğneleriyle ilgili uyarıda bulunan Dr. Kerimoğlu, bu iğnelerin sahte olabileceğini belirterek doktor reçetesi dışında kullanılmaması gerektiğini hatırlattı.Zayıflama iğneleri kalıcı çözüm değil"Zayıflama iğneleri sihirli bir değnek değil. Tek dokunuşla tüm her şeyi çözüyor da değil" diyen Dr. Öğr. Üyesi Metin Yüksel Kerimoğlu, "İş eninde sonunda hastanın yaşam tarzına geliyor. İğne kullanımından sonra zayıflamayı etkileyen yaşam tarzı, beslenme düzeni, uyku düzeni gibi birçok faktör var. İğneler kalıcı bir sonuç sağlamıyor. Ömür boyu zayıflama iğneleri kullanılamayacağına göre hastanın önce bunu bilmesi gerekir" diyerek sözlerini noktaladı.
Dereli Kaplıcaları, kükürtlü suyuyla şifa dağıtmaya devam ediyor
29 Ocak 2026 Perşembe - 11:00 Dereli Kaplıcaları, kükürtlü suyuyla şifa dağıtmaya devam ediyor Kütahya’nın Emet ilçesine bağlı Sülye köyünde bulunan Dereli Kaplıcaları, çevre illerden gelen misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Eskişehir’den şifa bulmak için gelen Neşet Olçay, her yıl defalarca ziyaret ettiği kaplıcanın kükürtlü suyunun benzersiz olduğunu vurguladı. Kütahya’nın termal turizm merkezlerinden biri olan Dereli Kaplıcaları, doğal güzellikleri ve şifalı sularıyla vatandaşların vazgeçilmez adresi haline geldi. Eşiyle birlikte Eskişehir’den gelen Neşet Olçay, kaplıcanın sağladığı faydaları anlatarak tesisin sunduğu imkanlardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Her yıl düzenli olarak kaplıcaları ziyaret ettiğini belirten Olçay, "Eskişehir’den geliyorum. Hemen hemen her sene yaz aylarında iki üç defa burayı tercih ediyorum. Dereli Kaplıcaları’nı şifalı bulduğum için sık sık geliyorum ve gerçekten şifasını görüyoruz. Bu su için tam 180 kilometre yol kat ediyorum. Normalde yatılı olarak kalıyordum ancak bu kez günübirlik geldim ve döneceğim." dedi. Dereli’nin su yapısının diğer termal merkezlerden ayrıldığını ifade eden Olçay, suyun özelliklerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Buranın suyu kükürtlü ve çok güzel. Sıcak ve sert suları var. Giriş yerlerine göre farklı aile havuzları bulunuyor, bu da büyük bir kolaylık sağlıyor. Şifasını bizzat gördüğümüz için tavsiye etmeme bile gerek kalmıyor, zaten sürekli kendim geliyorum. Başka yerlere de gidiyorum ama buranın suyunun etkisi bir başka." Doğal ortamı ve termal kaynaklarıyla dikkat çeken Dereli Kaplıcaları, özellikle romatizmal hastalıklar ve cilt rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinen kükürtlü suyuyla bölgenin önemli turizm noktalarından biri olmayı sürdürüyor.
Kepez’de 2 yeni Aile Sağlık Merkezi açılacak
29 Ocak 2026 Perşembe - 10:56 Kepez’de 2 yeni Aile Sağlık Merkezi açılacak Kepez Belediyesi ve hayırseverlerin desteğiyle Kepez’e iki yeni Aile Sağlığı Merkezi (ASM) yapılacak. Kepez Belediyesi’nin yer tahsisinde bulunduğu Aydoğmuş ve Altınova mahallelerinde yapılacak Aile Sağlığı Merkezleri, hayırseverlerin katkılarıyla inşa edilecek. Aydoğmuş Mahallesi’ndeki Aile Sağlığı Merkezi’nin yapımını hayırseverler Serkan Uzunoğlu ve Betül Uzunoğlu üstlenirken, Altınova Mahallesi’ndeki ASM’nin yapımını ise hayırsever Veli Demir gerçekleştirecek. Aydoğmuş Mahallesi’nde hizmet verecek Naime Türkyılmaz Aile Sağlığı Merkezi tamamlandığında 7 hekimli, Altınova Mahallesi’ndeki Veli-Rahime Demirel Aile Sağlığı Merkezi ise 5 hekimli olarak vatandaşlara hizmet sunacak. Kepez’e kazandırılacak iki yeni ASM için Antalya Valiliğinde protokol düzenlendi. Protokolün ardından bir açıklama yapan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, sosyal belediyecilik anlayışıyla sağlık hizmetlerine büyük önem verdiklerini, vatandaşların temel sağlık hizmetlerine daha kolay ve hızlı ulaşabilmesi için kamu kurumları ve hayırseverlerle iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Aile Sağlığı Merkezleri yapımı tamamlandığında Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’ne teslim edilecek. Protokol törenine Vali Hulusi Şahin, Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, İl Sağlık Müdürü Prof.Dr. Behzat Özkan ve hayırseverler katıldı.
Dicle’deki aile hekimliklerinde 1 yılda 42 bin 324 hasta muayene edildi
29 Ocak 2026 Perşembe - 10:39 Dicle’deki aile hekimliklerinde 1 yılda 42 bin 324 hasta muayene edildi Diyarbakır’ın Dicle İlçe Kaymakamlığı, kentteki kamu kurumlarının 2025 yılı faaliyet çalışmalarına dair verileri paylaştı. Kaymakamlıktan yapılan paylaşımda Dicle İlçe Sağlık Müdürlüğüne bağlı aile hekimliği birimlerinde 2025 yılında, 42 bin 324 hasta muayene edildi. Kaymakamlığın paylaştığı Dicle İlçe Sağlık Müdürlüğünün 2025 yılı faaliyet çalışmaları verilerine göre geçen yıl içerisinde toplamda 4 bin 830 eğitim verildi. 2025 yılı içerisinde toplamda bin 436 denetim yapıldı. Çevre sağlığı birimi tarafından Dicle’de 360 sigara denetimi, Eğil’de 720 sigara çapraz denetimi, Dicle’de kayıtlı iş yerlerinde 140 tütün denetimi, 36 biyosidal ürün denetimi yapıldı. 40 su eğitimi verildi, 42 noktadan numune alındı. 53 su numune deposu, 45 otomatik klor makinanın olduğu kaydedildi. Bulaşıcı hastalıkları birimince 2025 yılı içerisinde toplamda 13 bulaşıcı hastalık için filyasyon çalışması yapıldı. Dicle ilçesinde 89 bin 629,2 hektar genel alan, 49 bin 915,9 hektar ağaçsız ormanlık alan, 8 bin 300,1 hektar verimli orman alanı ve 31 bin 413,2 hektar açık alan olduğu kaydedildi. İlçe genelinde 2025 yılında 3 orman yangını meydana geldi. 16 dikiliden ağaç kesme suçu, 3 açma suçu ile 25 işgal ve faydalanma suçu işlendi. Dicle ilçesine bağlı 34 köyde 997 kişiye yangın önleme faaliyetleri eğitimi verildi. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Gününde Dicle ilçesinde bulunan gençlik kampında bin 200 adet fidan dikimi ve dağıtımı yapıldı. Bozoba, Uluçeşme, Batur, Dedeköy ve Durabeyli mahallelerinde kadastro çalışmaları devam ederken, Arı, Baltacı, Başköy ve Yeşiltepe mahallelerinde kadastro çalışmaları tamamlandı. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Dicle İlçe Müdürlüğü 2025 faaliyet çalışmaları verilerine göre ise vakıf hizmetleri olarak 1 Ocak 31 Aralık 2025 tarihleri arasında 940 haneye ayni, 2 bin 216 haneye de nakdi yardım yapıldı. 2025 yılında merkezi ödemeler kapsamında, merkezi olarak 5 bin 314 hak sahibi vatandaşa nakdi yardım yapıldı. Vakfın öz kaynaklarından yapılan yardımlar ve 2 proje giderleri ile merkezi olarak yapılan yardımların toplamı ise 180 milyon 184 bin 830,5 lira olarak kaydedildi. Dicle ADEM’ de geçen sene açılmış olan 47 kursta 629 kursiyere eğitim verildi. Yaşlı ve Engelli Bakın Projesinde 203 bakıma muhtaç vatandaşa hizmet verildi. 2025 yılında vakfın bünyesinde 2 adet projenin bulunmakta olduğu belirtildi, projelerin toplam giderleri 7 milyon 491 bin 727,84 lira olarak kaydedildi.