SAĞLIK
"Sessiz katil" hipertansiyona dikkat 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:05:32 Sivas Numune Hastanesi’nde Dahiliye Uzmanı olarak görev yapan Dr. Gülşah Altun, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen hipertansiyona ilişkin açıklamalarda bulundu. Hipertansiyonun erken tanı ve doğru tedaviyle kontrol altına alınabilen önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Altun, "Hipertansiyon yani yüksek tansiyon kanın damar duvarına uyguladığı basıncın normal değerlerin üzerinde olması durumudur. Belirtileri baş ağrısı, ense kökünde gerginlik, kulak çınlaması ve ara sıra burun kanaması olsa da genellikle tehlikeli boyutlara çıkmadan bulgu vermediği için ‘sessiz katil’ olarak tanımlarız" dedi. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı Toplumda her 3 kişiden birinin yüksek tansiyon hastası olduğunu söyleyen Altun, "Hipertansiyon 65 yaş üstü kişilerde ve kadınlarda yüzde 40 oranında görülmektedir. 40 yaşın üzerinde en az yılda bir kez tansiyon ölçümü yaptırılmalı, eğer ailede kalp hastalığı ve diyabet varsa bu ölçümleri 30 yaşın üzerinde herkes senede bir yaptırmalıdır. Kronik böbrek hastalığının diyabetten sonraki ikinci en sık sebebi hipertansiyondur. Her 5 diyaliz hastasında birinin diyalize girme sebebi hipertansiyondur. Yine inme kalp krizi felç görme kayıplarının en sık sebebi hipertansiyondur" dedi. Günlük tuz tüketimi bir çay kaşığını geçmemelidir Hipertansiyonun sebeplerini sıralayan Altun, "Genetik yatkınlığın yanı sıra aşırı tuz tüketimi, fazla kilolu olma, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol, kronik stres, diyabetik olma önemli sebeplerdir. Özellikle Türk toplumunda tuz tüketim oranı sağlıklı insanlara önerilen tuz tüketiminden 4 kat daha fazladır. Günlük tuz tüketimi toplamda 5 gram yani bir çay kaşığını geçmemelidir. Hipertansiyonun tedavisinde ise mutlaka düzenli hekim kontrolleri, verilen tedavinin geçici görülmeyip hastaların kendini iyi hissettiğinde dahi tedaviye devam etmesi çok kıymetlidir. Dünyada yıllık 10 milyon kişinin ölümünden doğrudan ya da dolaylı olarak hipertansiyon sorumludur" ifadelerine yer verdi. Düzenli fiziksel aktivite çok önemli Hastalıktan korunma yollarından bahseden Altun, "Hipertansiyondan korunmada sağlıklı yaşam alışkanlıkları kilit rol oynar. Özellikle tuz tüketime dikkat edilmesi, düzenli fiziksel aktivite, ideal kiloda kalabilme, mümkün olduğunca sigara alkol ve stresten uzak kalınması önemlidir. Sonuç olarak hipertansiyon erken tanı ve doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Toplumda farkındalığın artırılması ve düzenli sağlık kontrollerinin yaygınlaştırılması hipertansiyona bağlı ciddi komplikasyonların önlenmesinde büyük önem taşımaktadır" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:36 SANKO Üniversitesinde "Sporun Engel Tanımayan Dünyası: Engelli Sporlarında Fizyoterapist" konulu etkinlik düzenlendi SANKO Üniversitesinde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen "Sporun Engel Tanımayan Dünyası: Engelli Sporlarında Fizyoterapist" etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün spora, azme ve başarıya verdiği önemi yansıtan sözlerinden ilhamla; engelli sporcuların toplumsal yaşamdaki yeri, başarı hikâyeleri ve fizyoterapinin engelli sporlarındaki kritik rolü ele alındı. SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nevin Ergun, engelli sporlarında fizyoterapistin rolüne ilişkin gerçekleştirdiği sunumda "Fizyoterapi, engelli sporlarının vazgeçilmezidir" dedi. Paralimpik oyunlarda fizyoterapistin önemine de dikkat çeken Prof. Dr. Ergun, "Engelli sporlarında sınıflandırma süreçleri, performansın geliştirilmesi, yaralanmaların önlenmesi, rehabilitasyon uygulamaları ve sporcu sağlığının korunmasında fizyoterapinin kritik bir rolü bulunmaktadır" diye konuştu. Milli yüzücü Sevilay Öztürk ise öğrencilerle bir araya gelerek spor yaşamındaki deneyimlerini paylaştı. Azmi ve başarı hikayesiyle katılımcılara ilham veren Öztürk, engelli bireylerin spor aracılığıyla toplumsal hayatta daha görünür, aktif ve güçlü bir şekilde yer alabildiğini vurguladı. Gençlik ruhu, sporun birleştirici gücü ve engelsiz yaşam anlayışını ön plana çıkaran etkinlikte farkındalık oluşturulması amaçlandı. Programa SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Engelsiz Yaşam Merkezi Müdürü Yılmaz Kayalı ile akademisyenler, fizyoterapistler ve öğrenciler katıldı.
Marmara Adası’nda hemodiyaliz ünitesi hizmete açıldı
16 Mayıs 2025 Cuma - 13:18 Marmara Adası’nda hemodiyaliz ünitesi hizmete açıldı Marmara Adası’nda hizmet veren Süleyman İlik İlçe Devlet Hastanesi’nde kurulan ’hemodiyaliz ünitesi’ hasta kabulüne başladı. Ünitenin haftanın 6 günü hizmet vereceği bildirildi. Marmara Süleyman İlik İlçe Devlet Hastanesi’nde yapımı tamamlanan hemodiyaliz ünitesi, 16 Mayıs 2025 tarihi itibarıyla kaliteli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti sunmaya başladı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Başhekim Dr. Hasan Aydın, "Kurumumuzda kurulan hemodiyaliz ünitemizle birlikte önemli bir ihtiyaca cevap vermeye başlamış bulunuyoruz. Diyaliz tedavisine ihtiyaç duyan hastalarımız, artık deniz ve kara yolculuğu ile birlikte günlük gidiş geliş yaklaşık 5 saat süren yolculukla Erdek ve Bandırma ilçelerine gitmeden tedavilerini Marmara’da alabilecekler. Ünitemiz her hafta Pazartesi gününden başlayıp Cumartesi günü dahil haftanın 6 günü 08.30 ile 17.30 saatleri arasında hizmet verecektir. Sabah 08.30-12.30 ve öğleden sonra 13.30-17.30 olmak üzere iki seans halinde hastalarımıza diyaliz hizmeti sunulacaktır" dedi. Başhekim Aydın, ünitede 3 aktif diyaliz cihazı bulunduğunu, muhtemel teknik aksaklıklara karşı 1 yedek cihazın da hazır olduğunu belirtti. 3 yatak kapasitesiyle hizmet veren ünitenin, hastaların başka ilçelere gitmeden tedavi olabilmesine imkan sağladığı bildirildi. Aydın ayrıca, "Hemodiyaliz ünitemizin açılış sürecinde emeği geçen İl Sağlık Müdürümüz Uzm. Dr. Serkan Kadir Keskin olmak üzere, kurumumuza adını veren yeni hizmet binamızın bağışçısı merhum Süleyman İlik’e, hemodiyaliz ünitemiz için bağışta bulunan Avni Şahin’e, Cemil Dalkıran’a, Yaşar Dalkıran’a, Hüseyin Semerci’ye, Kurtuluş Akkuş’a, Özdemir Ata’ya, Mehmet Ali Akkuş’a, Serhat Semerci’ye, Yalçın Akın’a ve Ahmet Önel’e, tüm sağlık yöneticilerimize, hastane personelimize ve katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Van’da sağlıklı yaşam için kilo kontrolü uygulaması başlatıldı
16 Mayıs 2025 Cuma - 13:07 Van’da sağlıklı yaşam için kilo kontrolü uygulaması başlatıldı Sağlık Bakanlığı tarafından 81 ilde eş zamanlı başlatılan "Kilo Kontrolü Uygulaması" kapsamında Van’da da etkinlik düzenlendi. Van İl Sağlık Müdürlüğü öncülüğünde Cumhuriyet Caddesi yakınlarında bulunan Sanat Sokağı’nda gerçekleştirilen programa Van Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Muhammed Taha Bostancı, İpekyolu İlçe Sağlık Müdürü Dr. Zubeyde Kul katıldı. Etkinlikte vatandaşların boy, kilo ve vücut kitle indeksi (VKİ) ölçümleri ücretsiz olarak yapıldı. Uzman sağlık personeli tarafından gerçekleştirilen ölçümlerin ardından, bireyler Sağlıklı Hayat Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezleri’ne yönlendirilerek diyetisyen kontrolünde kişiye özel danışmanlık hizmeti verilecek. Konuya ilişkin konuşan Van Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Muhammed Taha Bostancı, uygulamanın obeziteyle mücadele açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Vatandaşları sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite konusunda bilinçlenmeye davet eden Başkan Dr. Bostancı, "10 Mayıs Cumartesi günü itibariyle iki ay sürecek stantlarımızı kurduk. ‘İdeal kilonu öğren, sağlıklı yaşa’ düşüncesiyle kurduğumuz stantlarda kilo ve boy ölçümleri yapıyoruz. Vatandaşlara, ölçüm sonuçlarına göre kartlar veriyoruz. Eğer beden kitle indeksleri (BKİ) 25’in üzerinde ise fazla kilolu olarak değerlendiriliyorlar ve bu kişiler sağlık hayat merkezlerimize, İpekyolu İlçe Sağlık Müdürlüğümüze ya da diğer ilçe sağlık müdürlüklerimizdeki diyetisyenlerimize yönlendiriliyor" dedi. "Ülkemizde obezite hızla artıyor" Amaçlarının vücutta biriken anormal ya da aşırı yağın doğuracağı olumsuz sonuçları önlemek olduğunu dile getiren Bostancı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkemizde de, tüm dünyada olduğu gibi maalesef obezite hızla artıyor. Bizim de bununla mücadele etmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda farkındalık oluşturmak istedik. Bu çerçevede vatandaşların kilo ölçümlerini yapıyoruz. Beden kitle indeksi 25’in üzerinde ise ‘fazla kilolu’, 30’un üzerinde ise ‘obez’ olarak tanımlanıyor. Bu vatandaşların diyetisyenle görüşerek sağlıklı yaşam için gerekli önerileri ve beslenme programlarını almalarını sağlıyoruz. Aynı zamanda, hareketsiz yaşam tarzına dikkat çekiyoruz. Birçok vatandaşın, bir egzersiz programı oluşturarak fiziksel aktivite planları yapmasını ve sağlıklarına yatırım yapmalarını istiyoruz. Proje 2 ay sürecek. Bu süre içinde tüm Türkiye genelinde 10 milyon insanın ölçümünün yapılması hedefleniyor. Biz de ilimizde yaklaşık 150 bin civarında ölçüm yaparak il risk haritasını oluşturacağız. Sonrasında, vatandaşlarımızın daha sağlıklı yaşamaları için bireysel sağlıklı beslenme programları oluşturup kendilerine vereceğiz." Sağlık ekiplerince ücretsiz şekilde boy ve kilo kontrollerini yaptırdıklarını ifade eden vatandaşlar ise fazla kilolarından dolayı sağlık hayat merkezlerine yönlendirildiklerini belirterek, çalışmada emeği geçenlere teşekkür ettiler.
Bahar alerjisine öğle saati uyarısı
16 Mayıs 2025 Cuma - 13:04 Bahar alerjisine öğle saati uyarısı Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Samet Özer, mevsimin değişmesi ile özellikle alerjik çocukların atak dönemlerinin arttığını söyleyerek, Polenlerin en yaygın oldukları saatler 12.00-17.00 arası ve alerjik çocukların bu saatlerde dışarı çıkmamasına dikkat etmek gerekiyor" dedi. Çocuklarda tespit edilen belirli alerjenler varsa özellikle polenlerin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamalarına dikkat etmek gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Samet Özer, "Mevsimin değişmesi ile birlikte çocuklarda da alerjik hastalıkların görülme sıklıkları giderek artmaktadır. Özellikle alerjik çocuklarda alerjik rinit, astım gibi kronik hastalıkların görülme sıklığı ve atak dönemleri bu aylarda giderek artıyor. Çocukların bu mevsimlerde özellikle tespit edilen bir alerjenleri varsa, bu alerjenlerle karşılaşmamak amacıyla daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bunun için de polen mevsiminde polenlerin en yaygın olduğu saatler genellikle 12.00 ile 17.00 arasındaki saatlerde çocukların mümkün olduğunca dışarı çıkmamaları ya da göz veya yüz koruyucu maske kullanmaları tavsiye edilmektedir. Astım açısından da çocukların bu dönemde özellikle kronik astımı olan çocukların ilaçlarını düzenli bir şekilde takip ederek kullanmaları gerekmektedir. Bu çocukların sağlığının ya da hayat konforlarının daha iyi olmasını sağlamaktadır" dedi. Özer, alerjinin kaşıntı, akıntı ve döküntü gibi belirtilerle kendisini gösterdiğini söyleyerek, "Mevsimle beraber çocuklarda görülen alerjik hastalıklar genellikle ciltte döküntü, burunda kaşıntı ve akıntı, hapşırma, gözlerde kızarıklık ve akıntı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Alerjik konjonktivit, alerjik rinit ya da akciğer semptomları önde olacak şekilde öksürük şikayetlerinin artması ile alerjik belirtileri görebiliriz. Özellikle bahar mevsiminde ve yaza doğru geçişlerde çocuklarda öğlen saatlerinde özellikle de polenlere karşı dikkatli olmaları tavsiye edilebilir" ifadelerini kullandı.
Çocuğunuzun alerjisini hafife almayın
16 Mayıs 2025 Cuma - 12:45 Çocuğunuzun alerjisini hafife almayın Bahar mevsimiyle birlikte çocuklarda görülen alerjik rahatsızlıkların tedavi edilmediğinde çeşitli enfeksiyonlara sebep olabileceğini vurgulayan Bursa Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde görevli Çocuk Alerji Uzmanı Dr. Demet Hafızoğlu, doğru tanı ve tedavi için alerji testlerinin yapılması gerektiğini belirtti. Mevsimsel alerjinin toplumda sıklıkla görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Hafızoğlu, ilkbahar mevsimiyle birlikte başlayıp sonbahara kadar bireyleri etkilediğini söyledi. Alerjik belirtilerin gözde kaşınma, batma, yanma, sulanma şeklinde olabileceğini dile getiren Hafızoğlu, "Göz dışında burunda tıkanıklık, sık hapşırma atakları, kaşıntı, burunda çekme ya da burun akıntısı şeklinde kendini belli edebilir. Geniz akıntısı öksürüğe neden olabilir. Çocuk yattığında öksürük ataklarıyla kalkmasına neden olabilir. Sürekli burun tıkanıklığı çocuğun uyku kalitesini, genel sağlığını ve hayat kalitesini bozacak şekilde sorunlara neden olabilir" şeklinde konuştu. Doğru tedavi önemli Alerjinin tedavi edilmediğinde sık enfeksiyon tablolarına neden olduğunun altını çizen Hafızoğlu, "Sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, kulak veya boğaz iltihabı gibi durumları da tetikleyebilir. Alerjik nezlesi olan hastaların genelinde eşlik eden alt solunum yollarını ilgilendiren tekrarlayan bronşitler ya da astım atakları da olabilir. Bu gibi durumlar açısından da alerjinin düzgün bir şekilde tedavi alt solunum yollarını da rahatlatacaktır. Bu nedenle çocukların ebeveynleri olarak gereken durumlarda alerji bölümüne başvurarak tetkik edilmesini öneririz" diye konuştu. Evinizi öğleden sonra havalandırın Polen alerjisi olan bireylerin dikkat etmesi gereken hususları sıralayan Hafızoğlu, "Özellikle bahar mevsiminde rüzgârlı havalarda parkta oynadıktan sonra eve gelince ellerimizi ve yüzümüzü yıkamalıyız. Mümkünse duş alabiliriz. Üzerine sinen polenlerin rahatsız etmemesi adına kıyafetlerimizi değiştirmeliyiz. Bunu mutlaka öneriyoruz. Polen yoğunlukla sabah vakitlerinde havada en yüksek oluyor. Bu nedenle sabah değil de öğleden sonra evimizin pencerelerini açıp havalandırmayı öneriyoruz. Polen zamanında nazal yıkama dediğimiz burunda özel aparatlarla sinüs yıkaması yapılması da alerjik nezleli çocuklarda o alerjenleri mekanik yıkama yaparak rahatlatma sağlanacaktır" ifadelerini kullandı.
Manisa Şehir Hastanesi’nden randevusuz obezite tedavisi hizmeti
16 Mayıs 2025 Cuma - 12:25 Manisa Şehir Hastanesi’nden randevusuz obezite tedavisi hizmeti Manisa Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı ve Obezite Bölümü Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Emre Mandacı, Obezite polikliniğine hafta içi mesai saatleri içerisinde randevusuz başvuru yapılabildiğini ifade ederek, başvuru yapan hastalara önce detaylı kan tetkiklerinin uygulandığını, çıkan sonuçlara göre ilgili branşlara yönlendirme yapıldığını ve ardından obezite grup programına dahil edildiklerini söyledi. Manisa Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı ve Obezite Bölümü Sorumlu Hekimi Uzm. Dr. Emre Mandacı, 17 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, obezitenin birçok ciddi hastalığa yol açtığını belirterek, bu kronik hastalıkla mücadelede bütüncül ve ekip temelli yaklaşımın önemine dikkat çekti. Obezitenin; kalp-damar hastalıkları, diyabet, karaciğer yağlanması, solunum yolu rahatsızlıkları, eklem problemleri, bazı psikiyatrik bozukluklar ve kanser türleri gibi çok sayıda sağlık sorununa zemin hazırladığını ifade eden Uzm. Dr. Mandacı, obezitenin mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu vurguladı. Her yıl mayıs ayının üçüncü cumartesi günü Avrupa Obezite Günü olarak kutlandığını hatırlatan Mandacı, bu özel günde obezitenin zararlarına dikkat çekmek amacıyla çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenlendiğini belirtti. Randevusuz poliklinik hizmeti Manisa Şehir Hastanesi bünyesinde kurulan Obezite Merkezi’nin kapsamlı ve multidisipliner bir tedavi modeli sunduğunu belirten Uzm. Dr. Emre Mandacı, "Merkezimizde obezite hemşiresi, diyetisyen, psikolog, fizyoterapist ve hekimlerimizle birlikte çalışarak hastalarımıza kişiye özel çözümler sunuyoruz" dedi. Obezite polikliniğine hafta içi mesai saatleri içerisinde randevusuz başvuru yapılabildiğini ifade eden Mandacı, başvuru yapan hastalara önce detaylı kan tetkiklerinin uygulandığını, çıkan sonuçlara göre ilgili branşlara yönlendirme yapıldığını ve ardından obezite grup programına dahil edildiklerini söyledi. Eğitim ve takip süreciyle etkin mücadele Obezite grup programında ilk haftanın farkındalık ve bilgilendirme süreciyle geçtiğini kaydeden Mandacı, bu dönemde hastalara obezitenin nedenleri, etkileri ve tedavi yöntemleri hakkında detaylı eğitim verildiğini belirtti. Eğitim haftasını takiben haftalık takip süreci başladığını söyleyen Mandacı, hastaların bu süreçte obezite hemşiresi, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist ile bire bir görüşmeler yaparak kendilerine özel bir tedavi planına yönlendirildiklerini ifade etti. Mandacı ayrıca, Sağlık Bakanlığı’nın 81 ilde yürüttüğü ’Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı’na da Manisa Şehir Hastanesi olarak aktif katkı sunduklarını belirterek, halk sağlığına yönelik çalışmaların hız kesmeden sürdüğünü söyledi. Uzm. Dr. Emre Mandacı açıklamasını, "Fazla kilolarımızla birlikte mücadele edelim, sağlıklı kalalım" sözleriyle tamamladı.
MSKÜ’lü aşçılardan tüm kategorilerde altın madalya
16 Mayıs 2025 Cuma - 12:24 MSKÜ’lü aşçılardan tüm kategorilerde altın madalya Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Datça Kazım Yılmaz Meslek Yüksekokulu Aşçılık Bölümü öğrencileri, Öğretim Görevlisi Dr. Yusuf Yiğit’in gözetiminde katıldıkları ‘Boat Star Chef’ aşçılık yarışmasına damga vurdu. Daha önce de birçok ulusal ve uluslararası yarışmada adını duyuran öğrenciler, bu kez Göcek’te düzenlenen yarışmada çok önemli bir başarıya daha imza attı. Toplamda 6 mutfak yarışmasına katılan öğrenciler, tüm kategorilerde altın madalya elde etti. Hande Tören somon yemeği, Tuğba Aygün saksı kebabı yemeği, Sami Tahir Açıkgöz levrek yemeği, Efe Cem Muslu pirzola yemeği, Yiğit Karaağaç beğendili kebap yemeği, Şevval Seydioğlu ise tavuk yemeği kategorilerinde 100 üzerinden 90 üstü puan alarak altın madalyanın sahibi oldu. Ayrıca, Tuğba Aygün aldığı 92 puanla 3.lük kupası, Hande Tören 91,8 puanla 4.lük plaketi almaya hak kazandı. Ekip yönetiminden sorumlu Öğretim Görevlisi Dr. Yusuf Yiğit, daha önce birçok yarışmada kazandıkları başarılarla MSKÜ’yü en iyi şekilde temsil ettiklerini ve bu etkinliklerde öğrencilerin kendine olan güveninin arttığını vurguladı. Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar adına teşekkür plaketi Ayrıca yarışmada en çok öğrenci sayısı ile temsil edilen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesine teşekkür plaketi takdim edildi. Plaketi, Rektör Prof. Dr. Turhan Kaçar adına üniversite akademisyenlerinden Öğretim Görevlisi Emine Ay Yiğit teslim aldı. Öğretim Görevlisi Emine Ay Yiğit, Üniversite adına bu ödülü almaktan hem gururlu hem de çok mutlu olduklarını ifade etti. Göcek aşçılık yarışmasında, Datça Aşçılık Programı öğrencileri toplamda; 6 altın madalya, 1 onursal teşekkür plaketi, 1 adet Türkiye 3.’lük kupası, 1 adet 4.’lük plaketi ve 2 adet öğretim görevlisi teşekkür plaketi alarak 11 ödülle Datça’yı ve Üniversitemizi gururla temsil etti.
Prof. Dr. Şendur: "Torunlarla oynamak da egzersiz sayılır"
16 Mayıs 2025 Cuma - 11:37 Prof. Dr. Şendur: "Torunlarla oynamak da egzersiz sayılır" İleri yaşlarda sağlıklı kalmanın en etkili yollarından biri düzenli egzersiz yapmaktan geçiyor. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, yaşa ve sağlık durumuna uygun şekilde planlanmış egzersiz programının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "İleri yaştaki insanlar, ne tür bir aktivite yapması gerektiğine karar veremiyor. Egzersiz sadece spor salonuyla sınırlı değil. Bahçede vakit geçirmek, merdiven inip çıkmak, torunlarla, çocuklarla oyun oynamak da egzersiz sayılır" diye konuştu. Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, yaşla birlikte fiziksel aktivitenin öneminin daha da arttığını belirterek, "Egzersizler fiziksel ve ruhsal sağlığınıza olumlu etki etmektedir. Kalp atış hızını artırmak ve kasları zorlamak vücuttaki hemen hemen her sisteme fayda sağlamaktadır. Fiziksel aktivite, sağlıklı bir kan basıncını korumaya yardımcı olarak atardamarlarda zararlı plakların birikmesini önlemekte, iltihabı azaltmakta, kan şekeri seviyelerini iyileştirmektedir. Egzersiz, kemikleri güçlenmesine ve depresyonu önlemeye de yardımcı olmaktadır. Ayrıca daha kaliteli bir uykuya erişimi sağlamaktadır. Bazı kanser risklerine yakalanma riskini azaltabilmektedir. Sonuçta uygun ve düzenli egzersizlerle daha uzun ve kaliteli bir yaşama erişebilmek mümkündür" dedi. Doğru planlanan egzersiz yaşam kalitesini olumlu etkiler İleri yaşlarda egzersiz yapmanın, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel ve sosyal sağlığın da korunması açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Hareket etmekten çekinmemek gerekir. Doğru planlanmış bir egzersiz programı düşme riskini azaltır, eklem sağlığını destekler ve yaşam kalitesini belirgin şekilde artırır. Özellikle denge, kuvvet ve esneklik üzerine odaklanan egzersiz türleriyle bireyler uzun yıllar bağımsız kalabilir" ifadelerini kullandı. Spor salonuna gitmek zorunda değilsiniz Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, egzersize başlamak isteyen birçok yetişkinin, ne tür aktivitelerin güvenli ve etkili olduğu konusunda tereddüt yaşayabildiğini belirterek, başlangıçta düşük yoğunluklu egzersizlerle başlamanın, ardından kondisyon geliştikçe orta yoğunluklu aktivitelere geçiş yapmanın önerildiğini ifade etti. Haftada en az 2-3 saat orta yoğunlukta egzersiz yapılmasının, sağlığın korunması açısından yeterli görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, sözlerine şöyle devam etti: "Egzersiz, illa bir spor salonunda yapılmak zorunda değil; merdiven kullanmak, bahçeyle ilgilenmek ya da torunlarla vakit geçirmek de aktif bir yaşam tarzının parçası olabilir. Her bireyin sağlık geçmişi farklı olduğundan, özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp veya akciğer hastalıkları, osteoporoz ya da nörolojik rahatsızlıkları olanların bir hekime danışarak egzersiz planı oluşturması gerekmektedir. Kalp ve akciğer sağlığı için temel olan aerobik egzersizler arasında yürüyüş, yüzme, dans ve bisiklet gibi tüm vücudu harekete geçiren aktiviteler yer alır. Bu tür egzersizler yalnızca yağ yakmakla kalmaz; aynı zamanda ruh halini iyileştirir, inflamasyonu azaltır ve kan şekeri kontrolüne yardımcı olur. Kas gücünü artırmak içinse haftada iki ila üç kez uygulanan direnç egzersizleri tavsiye edilir. Vücut ağırlığıyla ya da ağırlık, bant gibi ekipmanla yapılan çömelme, şınav, plank gibi hareketler hem kas kitlesini koruyor hem de yeni kas oluşumunu destekler." Denge problemi için egzersiz önerileri Esneklik ve dengenin ileri yaşlarda korunması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Kasları ve tendonları esnetmeye yönelik hareketler, duruşu düzeltirken hareket kabiliyetini artırabilir. Tai Chi ve yoga gibi uygulamalar ise yalnızca dengeyi geliştirmekle kalmıyor; zihinsel rahatlama sağlayarak kişinin kendini daha enerjik hissetmesini de sağlayabilir. Denge problemi yaşayan bireyler, destek alarak, örneğin bir sandalyeden tutunarak yapabilecekleri basit ama etkili egzersizlerle düşme riskini büyük ölçüde azaltabilirler. Yaşla birlikte toparlanma süresi uzayabileceğinden, vücudu dinleyerek egzersiz yoğunluğunu dengede tutmak önem taşımaktadır. Antrenman sonrası hafif kas ağrıları normal kabul edilirken, şiddetli ağrı ya da tutukluk yaşandığında tempoyu biraz azaltmak gerekebilir. Yaş kaç olursa olsun, hareket etmekten vazgeçmemek sağlıklı bir yaşama adım atmak için önemlidir" diye konuştu.
Medical Point Hastanesi’ne TEMOS’tan yeniden uluslararası akreditasyon
16 Mayıs 2025 Cuma - 11:12 Medical Point Hastanesi’ne TEMOS’tan yeniden uluslararası akreditasyon İzmir Medical Point Hastanesi, hasta ve çalışan güvenliğini esas alan sağlık hizmetleriyle uluslararası alanda bir başarıya daha imza attı. Almanya merkezli bağımsız akreditasyon kuruluşu TEMOS tarafından geçtiğimiz yıl yapılan denetimlerle akredite edilen hastane, bu yıl gerçekleştirilen yeniden değerlendirme sürecinden de başarıyla geçti. Sağlık sektöründe kalite standartlarını belirleyen önemli otoritelerden biri olan TEMOS’un ikinci kez onayladığı Medical Point Hastanesi, böylece hem hizmet kalitesi hem de hasta güvenliği konusundaki sürdürülebilir yaklaşımını belgeledi. Yeniden akreditasyon sürecinde, hastanenin klinik hizmetlerden yönetsel süreçlere, hasta deneyiminden dijital altyapıya kadar birçok başlıkta uluslararası standartları sağladığı görüldü. Medical Point Hastanesi, kalite yönetimi süreçlerini Kaliteyi Geliştirme ve Değiştirme Müdürlüğü koordinasyonunda yürütüyor. Sürekli gelişim ve iyileştirmeyi merkezine alan müdürlük, tüm birimlerle eşgüdüm içerisinde çalışarak hasta ve çalışan memnuniyetini artırmaya yönelik projelere imza atıyor. Medical Point Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Sağlıkta kalite ve güvenlik bizim için vazgeçilmez önceliklerdir. TEMOS gibi saygın bir kurumun yeniden değerlendirmesinden başarıyla geçmek, bu anlayışın bir sonucudur. Kaliteyi tek bir departmanın değil, tüm ekibimizin ortak sorumluluğu olarak görüyoruz. Bu başarıda emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hastalarımıza en iyi hizmeti sunmak için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz." Hasta ve çalışan güvenliği konusunda yalnızca ulusal değil, uluslararası düzeyde de örnek gösterilen uygulamaları hayata geçiren Medical Point Hastanesi, yeni dönem için de kalite odaklı projelerini sürdürmeyi hedefliyor.
Hava kirliliği yüksek tansiyon riskini yüzde 15 artırıyor
16 Mayıs 2025 Cuma - 11:11 Hava kirliliği yüksek tansiyon riskini yüzde 15 artırıyor Yüksek tansiyon, belirti vermeden ilerleyerek kalp, beyin ve böbrek gibi hayati organlara zarar verebiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mustafa Hakan Şahin, "Havadaki ince toz miktarında her 10 mikrogramlık (yani milyonda bir gramlık) artış, yüksek tansiyon riskini yaklaşık yüzde 15 oranında artırmaktadır" dedi. Yüksek tansiyon, kanın atardamar duvarlarına uyguladığı kuvvetin sürekli olarak çok yüksek olmasıyla tanımlanıyor. Çoğu hipertansiyon hastası, tansiyonunun yüksek olduğunu hissetmeyebiliyor. Herhangi bir belirti vermeden ilerleyen hipertansiyon, kalp krizi ve felç gibi ölümcül sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Hakan Şahin, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında yaptığı açıklamada, hastalığın risk faktörleri ve erken tanının önemi hakkında bilgilendirmede bulundu. "Tansiyon yüksekliği birçok hastalığın habercisi olabilir" Tansiyonun kalbin vücuda kan pompalaması sırasında damarlarda oluşturduğu basınca bağlı olarak oluştuğunu belirten Uzm. Dr. Şahin, "Kalp kasılırken büyük, gevşerken küçük tansiyon oluşur. Büyük tansiyonun 120’yi, küçük tansiyonun 80’i geçmesi kişiyi tansiyon açısından riske sokar. Büyük tansiyonun 120-139, küçük tansiyonun 80-89 aralığında olmasına hipertansiyon öncesi dönem denir. Bu düzeydeki tansiyon, ek risk faktörleri varsa ilaç tedavisi gerektirebilir; yoksa yaşam tarzı değişikliği yeterlidir" ifadelerini kullandı. "Tansiyonun tek seferlik yüksekliği değil ortalaması önem taşıyor" Hipertansiyon tanısı için tek bir ölçümün yeterli olmadığını belirten Şahin, "Tansiyonun bir kez yüksek olması değil, ortalama değeri değerlidir. Devamlı olan tansiyon yüksekliği damarlara zarar vererek kalp, beyin, böbrek hastalıklarına neden olur. Hormonal hastalıklar, böbrek hastalıkları ve damarsal problemler bazı bireylerde hipertansiyona yol açabilir. Ancak tüm hipertansiyon hastalarının sadece yüzde 5-10’unda tıbbi bir neden tespit edilebilir. Geri kalan yüzde 90-95 hastada altta yatan belirgin bir hastalık yoktur" dedi. "Genetikten uykuya, birçok faktör hipertansiyona zemin hazırlıyor" Hipertansiyona neden olabilecek durumlara ilişkin bilgi veren Uzm. Dr. Şahin, genetik geçişin yüzde 30-50 oranında olduğunu, yaş ilerledikçe hipertansiyon sıklığının da arttığını belirtti. Sağlıksız beslenme, fazla tuz tüketimi, potasyum eksikliği, obezite, hareketsizlik, sigara, alkol, stres, yetersiz uyku ve uyku apnesi gibi faktörlerin de yüksek tansiyonla ilişkili olduğunu ifade eden Şahin, "Ülkemizde günlük tüketilen tuz miktarı 20 gram civarındadır. Bu miktar, önerilen sınırın dört katı" uyarısında bulundu. Çevresel etkenler: Hava, gürültü, kimyasallar ve ağır metaller Hava kirliliğinin de hipertansiyon riskini artıran unsurlar arasında yer aldığını vurgulayan Şahin, "Havadaki partikül madde miktarındaki her 10 g/m’lük artış, hipertansiyon riskini yaklaşık yüzde 15 oranında artırmaktadır" diye konuştu. Toprak ve sudaki ağır metal kirliliğinin de tansiyon üzerinde etkili olduğuna dikkat çeken Şahin, kurşun, kadminyum, arsenik gibi maddelerin hipertansiyon sıklığını artırdığını kaydetti. Ayrıca, çevresel gürültü kirliliğinin, özellikle trafik ve şehir gürültüsüne uzun süre maruz kalan bireylerde stres yanıtı ve uyku bozukluğu yoluyla hipertansiyon riskini artırabileceğini ifade etti. "Tansiyonunuzu düzenli ölçtürün, risklere karşı bilinçli olun" Hipertansiyonun erken tespit edilmesinin ölümcül hastalıkların engellenmesinde büyük önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Mustafa Hakan Şahin, hiçbir şikayeti olmayan bireylerin bile yılda bir kez tansiyon ölçtürmesi gerektiğini söyledi. Şahin, çevresel faktörlere karşı farkındalık oluşturulması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin hipertansiyonla mücadelede temel adımlar olduğunu sözlerine ekledi.
(ÖZEL) ’İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa’ uygulamasında vatandaşla sağlık personeli arasında ilginç diyaloglar
16 Mayıs 2025 Cuma - 10:49 (ÖZEL) ’İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa’ uygulamasında vatandaşla sağlık personeli arasında ilginç diyaloglar Eskişehir’de ’İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa’ uygulamasına vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, ideal kiloda olduğu üzerine sağlık personeliyle iddiaya giren ve beden kitle endeksi üst sınırda çıkan kadın bu durumu "Eyvah" diyerek karşıladı. Yurt genelinde 2010 yılında başlatılan ’Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı’ çerçevesinde güncellenerek uygulanmaya devam eden ’Türkiye Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı’ doğrultusunda yakın bir tarihte saha kampanyası başlatıldı. Uygulama için kent merkezlerinde vatandaşların boy ve kilo ölçümü yapılıp beden kitle endeksinin hesaplandığı stantlar kuruldu. En az 10 milyon kişiye ulaşılmasının hedeflendiği kampanyaya yoğun ilgi gösterilirken, vatandaşlar ile sağlık personeli arasında ilginç diyaloglar ortaya çıktı. İdeal boy ve kiloda olduğunu iddia eden kadının beden kitle endeksi yüksek çıktı Sağlık personelinin boy ve kilo ölçümü yapmak amacıyla standa davet ettiği bazı vatandaşlar tereddüt etti. İdeal boy ve kiloda olduğunu iddia eden bir kadın, sağlık personeli ile iddiaya girdi. Sağlık personelinin, "Bakalım siz mi kazanacaksınız, biz mi kazanacağız" diyerek boyunu ve kilosunu ölçtüğü vatandaşın beden kitle endeksi üst sınırda çıktı. Kadın bu durumu, "Eyvah" diyerek karşılarken, sağlık personelinin dondurma yerken çevirdiği bir başka vatandaşın ise obez sınıfında olduğu belirlendi. Komik diyaloglar görenlerin yüzünde tebessüm oluşturdu. Beden kitle endeksi yüksek çıkan vatandaşlar yetkililer tarafından bilgilendirilip Sağlıklı Yaşam Merkezlerine yönlendirildi. "Uzun süredir kilomu ölçmüyordum, kilo vermeyi sürekli erteliyordum" Boy ve kilo ölçümü yaptıran Fatma Dağlı, "Sonuçlarım biraz kötü. Aslında 2 yıldır spor yapmadığım için kilo almışım. Şu anda 99 kiloyum, 1.70 boyundayım. Bilgilendirme yaptılar, beslenmeyle alakalı biraz konuştuk. Uzun süredir kilomu ölçmüyordum, kilo vermeyi sürekli erteliyordum. O yüzden biraz farkındalık oluştu" dedi. "Bu kadar çabuk uygulamaya geçeceğini düşünmemiştim" Yapılan ölçüm sonucunda beden kitle endeksi ideal çıkan Mine Erten, "Böyle bir uygulamanın olması gerçekten çok güzel. İnşallah bu uygulamanın sonunda tedaviye ihtiyacı olan insanlar yönlendirilir. Umarım çok işe yarar çünkü, ben de dahil olmak üzere çoğu insan bilinçli değil. O yüzden sağlıklı yaşamak ve beslenmek adına çok gerekli bir uygulama ama bu kadar çabuk uygulamaya geçeceğini düşünmemiştim. Bence güzel bir uygulama. Umarım devamı da gelir" şeklinde konuştu. "İlk çağırdıklarında bir çekince oldu, kararsız kaldım" Arkadaşlarıyla birlikte uygulamaya katılım sağlayan Efehan Bulun, şunları aktardı: "Sonuçlar gayet iyi çıktı. Boy ve kilomun gayet iyi, fit olduğumu söylediler. Gayet güzel bir proje olmuş. İnsanlar kendilerinin boy ve kilolarını nasıl ölçebileceğini daha doğru bir şekilde öğrenmiş olur. İlk çağırdıklarında bir çekince oldu, kararsız kaldım çünkü çarşıda yürürken bir anda böyle bir teklif geldi. Biz de bir deneyelim dedik." "Vatandaşlar kilolarını gördükleri zaman hayrete düşüyor" Gerçekleştirilen uygulamayla ilgili bilgi paylaşan Uzm. Diyetisyen Aylin Sayan Ataç ise, "2010 yılından beri sürdürülen bir ’Türkiye Sağlıklı Beslenme Hareketli Hayat Programı’mız var. Bakanlığımız o program çerçevesinde bir kampanya başlattı. Onunla ilgili ’İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyasını sürdürüyoruz. Hedefimiz 10 milyon vatandaşımıza ulaşıp kilolarını ve boylarını ölçmek. Kilo ve boy ölçümü yapıldıktan sonra beden kitle endeksi hesaplanıyor. Daha sonra, beden kitle endeksi durumuna göre vatandaşları Sağlıklı Hayat Merkezlerimize yönlendiriyoruz. Vatandaşlarımızın ilgisi oldukça yoğun. İnsanlar evde uzun süredir tartılmamış oluyorlar. Bu nedenle kilolarını gördüklerinde bir farkındalık yaşayabiliyorlar" ifadelerini kullandı.