SAĞLIK
Zonguldak’ta Eczacılık Günü paneli düzenlendi 12 Mayıs 2026 Salı - 19:12:23 14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında 17. Bölge Zonguldak Eczacı Odası tarafından düzenlenen panelde, eczacıların sağlık sistemindeki rolü ve mesleki sorunlar ele alındı. Oda konferans salonunda gerçekleştirilen panele,TEB Genel Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Zonguldak İl Sağlık Müdürü Mustafa Özkan Gün, BEUN Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Tüm Eczacı Kooperatifleri Birliği Başkanı Sait Yücel ve çok sayıda akademisyen ile eczacı katıldı. Programda konuşan TEB Genel Başkanı Mehmet İrfan Demirci, eczacıların sağlık sistemindeki önemine dikkat çekerek, "Birinci basamak sağlık hizmetinin merkezinde eczacılar olmalı" dedi. İnternet üzerinden ilaç ve gıda takviyesi satışına ilişkin düzenlemelere de tepki gösteren Demirci, bu uygulamaların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Esra Geyikli ise açılış konuşmasında mesleki dayanışmanın önemine vurgu yaparak, bu tür organizasyonların sektör açısından büyük değer taşıdığını söyledi. Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem de eczacıların toplum sağlığının korunmasında büyük emek ve sorumluluk üstlendiğini belirterek, " Toplum sağlığının korunmasında büyük emek ve sorumluluk üstlenen tüm eczacılarımızın Eczacılık Bayramı’nı kutluyor, özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
12 Mayıs 2026 Salı - 19:10 Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü’nde yürüdüler Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde 10 Mayıs Dünya Sağlık için Hareket Et Günü etkinlikleri kapsamında Kemal Köksal Şehir Stadyumu’nda "Sağlıklı ve Hareketli Yaşama Merhaba " yürüyüşü düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Koordinasyonunda düzenlenen yürüyüş etkinliğinde sağlık çalışanlarının yanı sıra Fener İlkokulunda eğitim gören minik öğrenciler düzenlenen etkinliğe katılarak renkli görüntülere sahne oldular. Yürüyüşün ardından Fener İlkokulu öğrencilerine yönelik eski Milli Atlet Hüseyin Orhun Demircan tarafından öğrencilere Şehir stadyumda koşu ve çeşitli fiziksel aktiviteler de bulundurdu. Programın ardından minik öğrencilere elma ikram edildi. Güzel bir organizasyon altında düzenlenen Yürüyüşün ardından bir açıklama yapan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün , Fiziksel aktif olmanın ve düzenli sağlık kontrolleri yaptırmanın önemine dikkat çekerek , ‘’Toplumda fiziksel aktivitenin artırılması hükümetler, tüm kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri dahil herkesin sorumluluğunda olup her yaş ve cinsiyetten engelli bireyler de dahil toplumun her kesimi için günlük 30-60 dakika orta yoğunlukta bir fiziksel aktivite ciddi hastalıkları önlemek için güçlü bir araç ve uygun maliyetli bir halk sağlığını iyileştirme yöntemidir. Ülkemizde de 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü, her yıl Bakanlığımızın Koordinasyonunda diğer paydaş kurum, kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile birlikte toplum bilincini ve farkındalığını arttırmak amacı ile 81 ilimizde düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Fiziksel aktivite, günlük yaşam içerisinde kas ve eklemlerimizi kullanarak enerji tüketimi ile gerçekleşen herhangi bir bedensel hareket olarak tanımlanmaktadır. Bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığının geliştirilmesinde temel araçlardan biridir. Bir halk sağlığı sorununu gidermenin yanında, aynı zamanda toplum refahını, çevrenin korunmasını teşvik eder ve gelecek nesillere yönelik bir yatırım oluşturur. Sağlığın korunması ve geliştirilmesi için haftada 150 dakikalık (haftanın 5 günü 30 dakikalık) orta şiddette bir egzersiz yetişkinler açısından yeterlidir. 1-4 yaş arası çocuklar, gün içinde farklı şiddetlerde toplam 180 dakikalık fiziksel aktivite yapmalıdırlar. 5-18 yaş arasındaki çocuk ve ergenler için ise, günde 60 dakika, orta şiddetliden yüksek şiddetli aktivitelere doğru şiddeti değişen aktiviteler önerilmektedir.’’ diyerek sağlıklı yaşam için fiziksel aktivitenin önemini vurguladı.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:23 Yağışlar sonrası çiftçilere hububat tarlalarında hastalık riski uyarısı: "Hastalık çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur" Sivas Valiliği ile Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, il genelinde etkili olan yağışlı hava ve sonrasında artan sıcaklıkların hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riskini artırdığına dikkat çekerek çiftçilere uyarıda bulundu. Sivas’ta son günlerde etkili olan yağışlı hava ve ardından yükselen sıcaklıklar nedeniyle hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riski arttı. Sivas Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilere tarlalarını sık sık kontrol etmeleri ve hastalık belirtilerine karşı erken mücadele başlatmaları çağrısında bulundu. Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Sinan Berk, "İlimizde son dönemlerde etkili olan yağışların ve serin hava şartlarının etkisiyle hububat alanlarında sarı pas hastalığı ve septorya kök çürüklüğü riski ciddi şekilde artmıştır. Bu hastalıklar yüksek ve sık ekim yapılan, aşırı azotlu gübre kullanılan ve hava sirkülasyonunun yetersiz olduğu alanlarda hızla yayılmaktadır. Hastalık çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur" dedi. "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir" İl ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan teknik ekiplerin sezon boyunca arazi kontrollerini sürdürdüğünü belirten Berk, üreticilerin gelişmeleri yakından takip etmelerinin önem taşıdığını ifade ederek, "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir. Bereketli ve kayıpsız bir sezon diliyoruz" diye konuştu. "Hastalık görüldüğü anda müdahaleye başlanmalıdır" Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi Cihangir Bölücek ise pas hastalıklarıyla mücadelede öncelikle kültürel önlemlerin uygulanması gerektiğini belirtti. Bölücek, "Ekim normlarına uyulmalı, sık ekimden kaçınılmalı ve dengeli gübreleme yapılmalıdır. Azotlu gübrenin fazla kullanılması hastalığın yayılmasını artırır. Ayrıca dayanıklı ve toleranslı çeşitlerin tercih edilmesi önemlidir. Tüm bu tedbirlerin ardından hava şartlarına bağlı olarak hastalık yaygınlaşıyorsa, tarlalar düzenli kontrol edilmeli ve hastalık görüldüğü ilk anda mücadeleye başlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Sarı pas hastalığı Ziraat Mühendisi Banu Hasdemir de sarı pas hastalığının belirtileri hakkında bilgi vererek, "Sarı pas hastalığında yapraklarda makine dikişi şeklinde sıralı sarı çizgiler ve tozlanma görülür. Tarlaya girildiğinde pantolona sarı renk bulaşıyorsa hastalık aktif şekilde yayılıyor demektir. Septorya hastalığında ise yapraklarda kahverengi lekeler oluşur, zamanla yapraklar kurur ve bitkinin gelişimi zayıflar. Kök çürüklüğünde köklerde zarar meydana gelir, bitkide sararma, cılız kalma ve yatmalar görülür" dedi. Nemli bahar aylarında hızla yayılıyor Bu hastalıklarla mücadele edilmediği takdirde yüzde 50’ye varan verim kayıplarının yaşanabileceğini belirten Hasdemir, ürün kalitesinde düşüş, tohumluk ve yemlik değerinde azalma görülebileceğini, bazı durumlarda ise yem olarak kullanılan ürünlerde acılaşmaların ortaya çıkabileceğini söyledi. Öte yandan uzmanlar, sarı pas hastalığının "Puccinia striiformis" mantarının neden olduğu ciddi bir mantari hastalık olduğunu belirterek, özellikle serin ve nemli bahar aylarında hızla yayılarak önemli verim kayıplarına yol açabildiğine dikkat çekti.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:06 Sivas’ta hastanın göğüs duvarındaki 8 kiloluk tümör başarıyla çıkarıldı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki hastanın göğüs duvarındaki yaklaşık 8 kiloluk dev tümör alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki Saniye Elmalı uzun yıllardır yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ciddi sağlık probleminden kurtarıldı. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü operasyon, multidisipliner yaklaşımın başarılı örneklerinden biri oldu. Hastanın uzun yıllardır göğüs duvarında bulunan büyük bir kitle ile yaşamını sürdürdüğünü belirten Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Özbey, süreçle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu tür göğüs duvarı tümörleri nadir görülen olgulardır. Hastamız uzun yıllardır bu kitle ile yaşamış ve daha sonra kliniğimize başvurmuştur. Yapılan değerlendirmelerin ardından cerrahi müdahale kararı aldık. Ancak bu tür büyük ve kompleks ameliyatlar ekip çalışmasını gerektirir. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte multidisipliner bir yaklaşım sergiledik. Ameliyatımız başarıyla tamamlandı ve hastamızın genel durumu oldukça iyi" ifadelerini kullandı. Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Sinan Soylu ise hastanın ameliyat sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Hastamızda sağ göğüs bölgesinde, kaburga travmasına bağlı geliştiği düşünülen ve göğüs duvarını etkileyen büyük bir kitle mevcuttu. Göğüs Cerrahisi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte planlı bir operasyon gerçekleştirdik. Oldukça kapsamlı bir cerrahiydi ancak ekip uyumu sayesinde operasyon başarıyla tamamlandı. Hastamızın genel durumu şu an stabil ve iyidir" dedi. Operasyonda Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Handan Derebaşınlıoğlu da yer aldı. Ameliyat sırasında hastadan çıkarılan kitlenin yaklaşık 7 kilo 750 gram ağırlığında olduğu açıklandı. Sağlığına kavuşan Saniye Elmalı ise duygularını, "Uzun yıllardır bu rahatsızlıkla yaşıyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Hocam ve tüm ekibe minnettarım. Derdimden kurtardılar, hepsinden Allah razı olsun" sözleriyle ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi yetkilileri, bu tür zorlu vakalarda farklı branşların ortak çalışmasının hem başarı oranını artırdığını hem de hastalara daha güvenli tedavi imkânı sunduğunu vurguladı. Modern tıbbi altyapısı, alanında uzman akademik kadrosu ve hasta odaklı sağlık hizmet anlayışıyla dikkat çeken Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi, gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Üniversite, bilimsel birikimi ve güçlü sağlık kadrosuyla yalnızca Sivas’a değil, çevre illere de nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.
SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Ünitesi açıldı
27 Haziran 2025 Cuma - 09:43 SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Ünitesi açıldı Onkoloji hastalarına üst düzey sağlık hizmeti verilmesi amacıyla güçlendirilen kadro ve son teknoloji tıbbi cihazlarla donatılan SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Ünitesi törenle açıldı. SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, törende yaptığı konuşmada, büyük özveriyle kurulan onkoloji ünitesinin, hastalara şifa dağıtması dileğinde bulundu, emeği geçenlere teşekkür etti. Konukoğlu, "Hastanenin temelini 1993 yılında atarken, ‘bir gün Gaziantep hastaneler şehri olarak hastalara şifa merkezi olacak’ demiştik, bugün yeni ünitemizi hizmete açarken o sözü hatırladım" dedi. SANKO Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Zeki Konukoğlu ise onkoloji ünitesinin kuruluş sürecine değinerek, "Onkoloji Ünitemizin mimarı olarak Pittsburgh Üniversitesi Cerrahi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Atilla Soran hocamıza teşekkür etmek istiyorum. Amerika’dan bizlere her zaman destek verdi. Prof. Dr. Levent Elbeyli, Prof. Dr. Göktürk Maralcan ve Prof. Dr. Mustafa Yıldırım Hocalarımız sürece sahip çıkarak, bulunduğumuz noktaya gelmemizi sağladılar" dedi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı da konuşmasında 1996 hizmete açılan SANKO Üniversitesi Hastanesi’nin gelen talepler doğrultusunda 2009 yılından bu yana iki binada hizmet verdiğine dikkat çekti. Sürekli büyüyen ve gelişen hem hastanenin hem de üniversitenin başarılarına her geçen gün yenilerini eklediğini kaydeden Prof. Dr. Dağlı, "Onkoloji ünitemizin, merkeze ve enstitüye evrilmesiyle daha fazla bilimsel çalışmaya ışık tutacak ve bilimsel çalışmalarda yer alacak olmamız bizler için ayrı bir gururdur. Bu konularda desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen başta Onursal Başkanımız Abdulkadir Konukoğlu olmak üzere Mütevelli Heyet Başkanım Zeki Konukoğlu ve Yönetim Kurulu Başkanımız Adil Sani Konukoğlu’na üniversitemiz ve hastanemiz adına şükranlarımı arz ediyorum. Onkoloji ünitemizin fikir babası olan Atilla Hocam süreci her aşamada adım adım takip etti, Amerika’dan geldi, gece gündüz demeden çevrimiçi toplantılarımıza katıldı. Prof. Dr. Levent Elbeyli Hocamız da daha önceki idarecilik vasfını da kullanarak koordinatör olarak sürekli işin başındaydı. Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Metin Bayram, Genel Sekreterimiz Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Tıp Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Salih Murat Akkın, Hastanemizin Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ve hastanenin teknik ekibi her türlü desteği verdiler. Deneyimleriyle daima yönlendirici oldular. Emeği geçenlere çok çok teşekkür ediyorum, şehrimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Gaziantep ve bölge için önemi büyük" SANKO Üniversitesi Onkoloji Ünitesi Süpervizörü de olan Pittsburgh Üniversitesi Cerrahi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Atilla Soran, kısa zamanda çok güzel bir ünitenin açılışında hep beraber tanıklık etmekten duyduğu memnuniyete vurgu yaptı. Prof. Dr. Soran, "Onkoloji ünitesi ve radyasyon onkolojisi ünitesi bir yıldan daha az süre içerisinde yapıldı. Bu güzel ünite hem hastalarımıza hem de Gaziantep ve bölgedeki kanser hastalarına son teknolojiyi en son tedavi hizmetini verecek şekilde tasarlandı" ifadelerini kullandı. Onkoloji ünitesinin bir sonraki aşamasında onkoloji merkezi ilerideki aşaması ise onkoloji enstitüsüne dönüşerek bölgeye ve tüm Türkiye’ye hizmet etmeyi amaçladıklarının altını çizen Prof. Dr. Soran, "Bu güzel ve anlamlı günde yanımızda olduğunuz için sizlere teşekkür ediyorum. Ayrıca bu süreçleri yöneten ve ünitenin oluşmasında çok hızlı şekilde çalışan ve emeklerini, fikirlerini koyan bütün herkese teşekkür etmek istiyorum. Ünitemiz hayırlı ve uğurlu olsun" diye konuştu. Konuşmaların ardından SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Ünitesi’nin açılışı yapıldı. Onkoloji Ünitesi ve günübirlik tedavi merkezini gezen konuklar, tedavi alan hastalarla sohbet imkanı buldu. Ayrıca çok yakında hizmete girecek olan Radyasyon Onkolojisi Ünitesi ve içinde yer alan son model radyoterapi cihazı ile konuklara tanıtıldı. Düzenlenen törene, SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, SANKO Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyeleri Dr. İbrahim Konukoğlu ve İhsan Akyol, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Metin Bayram, Üniversite Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü ve Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Prof. Dr. Ayşen Bayram, İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Said Ustaoğlu, Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Dr. Kazım Doğan Eroğulları, Sani Konukoğlu Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Naci Boran, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci, Genel Müdür Yardımcıları Rabia Ağar ve Hüseyin Söylemez, Hastane Mesul Müdürü Dr. Mehmet Subaşı, TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ayşen Ahi, akademisyenler, hekimler ve yöneticiler katıldı.
Hava değişikliklerine karşı çocukları koruyun
27 Haziran 2025 Cuma - 08:57 Hava değişikliklerine karşı çocukları koruyun Sık sık değişen hava sıcaklığı en fazla çocukları tehdit ediyor. Özellikle ilköğretim çağındaki öğrenciler değişen hava sıcaklıklarından en fazla etkilenen grup içinde yer alıyor. Uzmanlar, ilköğretim ve ana sınıflarına devam eden öğrenciler arasında soğuk algınlığının çok sık görüldüğünü ve bunun ihmal edilmesi halinde daha ağır hastalıklara sebebiyet verdiğini söylüyor. Çocukların kolay hastalanmasının, beslenmede eksiklikler olduğunu gösterebileceğine dikkat çeken uzmanlar, çocukların özellikle bu mevsimlerde bol sıvı ve C vitamini ihtiva eden gıdalarla beslenmesi gerektiğini vurguluyor. Hava sıcaklıklarının sürekli farklılaştığı bu dönemde havaları günlük güneşlik görüp çocuklara ince giydirmemek gerektiğini söyleyen uzmanlar, mevsim değişiklikleri yüzünden çocukların en çok hastalandığı dönemde olduğumuza işaret ediyor. Çocuklarda vücut ısısı 38 derecenin üzerine çıktığında ateşlenmenin başladığına dikkat çeken uzmanlar, ateşin dereceyle yapılan koltuk altı ölçümlerinden anlaşılabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, vücut ısısının 38 dereceyle 38.9 derece arasında olduğunda, eğer çocuk iyi görünüyorsa ve herhangi bir rahatsızlık belirtisi yoksa endişelenecek bir durum olmadığını söylüyor. Ateşin yükselmesi durumunda ailelerin doktora başvurmadan önce, kendi imkânlarıyla ateşi düşürmek için uğraşmasını tavsiye eden uzmanlar, "Çocuğunuz ateşlendiğinde önce soyulması gerekir. Ortam ısısı 22-24 derecenin üzerinde olmamalı, bol sıvı verilmelidir. Ilık duş aldırılabilirse bu da faydalı olur. Eğer çocuğun yaşı 12’den büyükse, bazı ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir’’ dedi.
İngiliz hasta, Fethiye’de ’Kapalı Omurga Tümörü’ operasyonuyla sağlığına kavuştu
26 Haziran 2025 Perşembe - 17:21 İngiliz hasta, Fethiye’de ’Kapalı Omurga Tümörü’ operasyonuyla sağlığına kavuştu Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’nde, İngiliz hastaya açık ameliyat yerine uygulanan kapalı (minimal invaziv) omurga tümörü operasyonu, ileri yaştaki hastalar için umut oldu. İngiltere vatandaşı 78 yaşındaki Alan Keith Gardıner, şiddetli sırt ağrısı ve hareket kısıtlılığı şikayetleriyle Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkiklerde, daha önce tanı konmuş malign melanomun omurgaya metastaz yaptığı belirlendi. Hastanın tedavi süreci, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Necati Uğur Hazar tarafından yürütüldü. Yaşı ve genel sağlık durumu nedeniyle açık cerrahinin yüksek risk taşıması üzerine, 3 aşamalı kapalı yöntemle müdahale edildi. "Her bel ağrısı bel fıtığı olmayabilir" Dr. Hazar, "Hastamızda omurgaya yayılmış metastatik tümör nedeniyle ciddi ağrı ve yaşam kalitesinde düşüş vardı. Bu gibi ileri yaş vakalarında klasik açık cerrahiler yüksek risk taşıyabiliyor. Bu yüzden biyopsi, termal ablasyon ve kifoplasti işlemlerini içeren kapalı bir tedavi uyguladık. Ayrıca her bel ağrısı bel fıtığı olmayabilir" dedi. "Hastaneden memnuniyetle ayrıldılar" Operasyon sonrası memnuniyetini dile getiren Alan Keith Gardıner, "Bel ağrısı olduğu için hastaneye geldim. Doktor bey doğru teşhis koydu ve ameliyat oldum. Çok başarılı bir operasyondu. Dün ameliyat oldum, bugün çok iyiyim. Doktordan tüm hastane çalışanlarına kadar herkes çok ilgiliydi, çok memnunum" dedi. "Doktor Bey, her şeyi açıklayıcı bir şekilde anlattı" Eşi Rehana Gardıner ise, "Sadece hastayla değil, doktor bey benimle de yakından ilgilendi. Bu süreci psikolojik olarak ben de yaşadım. Doktor bey her şeyi açıklayıcı bir şekilde anlattı. Çok memnunuz, sağlıklı bir şekilde evimize döneceğiz" dedi. Hastane tarafından yapılan açıklamada; tümörün kesin tanısı için özel iğneyle doku örneği alınarak biyopsi yapıldı. Termal Ablasyon: Radyofrekans veya soğuk ablasyon yöntemiyle tümör hücreleri lokal olarak yok edildi. Kifoplasti; çöken omurga kemiği balon yardımıyla yükseltilip kemik çimentosu ile sabitlendi. Bu vaka, ileri yaşta ve sistemik hastalıkları bulunan bireylerde omurga tümörlerinin tedavisinde kapalı cerrahi yöntemlerin güvenilirliğini bir kez daha ortaya koydu" denildi.
Bilecik’te de obezite ile savaş başladı
26 Haziran 2025 Perşembe - 16:18 Bilecik’te de obezite ile savaş başladı Bilecik’te "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" projesiyle obeziteyle mücadele kapsamında belirlenen noktalarda boy ve kilo ölçümleri yapılmaya başlanıldı. Yapılan çalışma hakkında bilgi veren Gölpazarı İlçe Devlet Hastanesi Başhekim Dr. İbrahim Dairecioğlu, Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde hayata geçirilen "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" projesi kapsamında ilçelerinde belirlenen noktalarda boy ve kilo ölçümleri yapılmaya başlandığı söyledi. Dairecioğlu, "Gölpazarı Toplum Sağlığı Merkezi’ne bağlı ekiplerce Hükümet Konağı, kapalı pazar gibi kalabalık noktalarda boy ve kilo ölçümleri yapılırken, kişilerin beden kitle indeksi hesaplanarak BKİ değeri 25 kg/m ve üzeri olan bireylerin sağlık kuruluşlarına yönlendirilmeleri yapıldı. Obezite, ‘vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı yağ birikmesi’ olarak tanımlanmaktadır. Vücut ağırlığının, boy uzunluğunun karesine bölünmesi ile hesaplanan beden kütle indeksinin 25 veya üzerinde olması fazla kiloluluk, 30 veya üzerinde olması ise obezite olarak değerlendirilmektedir. Gerek fazla kiloluluk gerekse obezite tüm dünya ile birlikte ülkemizde de artmaktadır. Fazla kiloluluk ve obezite nedenlerinin birçoğu önlenebilir durumlardır; önleme ve mücadelede en önemli iki unsur ise sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin artırılmasıdır. Kampanyanın temel amacı; toplumda fazla kiloluluk ve obezite ile mücadele konusunda farkındalık oluşturulması, vatandaşlarımızın sağlıklı kilo aralığını öğrenmesi ve ölçüm sonuçlarına göre ihtiyacı olanların sağlık hizmetine ulaşmasının sağlanmasıdır. Sağlıklı Hayat Merkezlerine, İlçe Sağlık Müdürlüklerine ve Toplum Sağlığı Merkezlerine başvurarak ücretsiz şekilde beslenme ve fiziksel aktivite danışmanlığı hizmetleri alabilirler. Ayrıca obezite taraması için kayıtlı olduğunuz Aile Hekiminize başvurabilirsiniz. İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa projesi kapsamında Mayıs ayı ortasından itibaren yaklaşık 500 kişinin ölçümleri yapılmış olup BKİ değeri yüksek olan kişilerin ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirilmeleri yapılmıştır" dedi.
Van’da zorlu el ameliyatı: 10 saatlik mücadeleyle hayata tutundu
26 Haziran 2025 Perşembe - 15:14 Van’da zorlu el ameliyatı: 10 saatlik mücadeleyle hayata tutundu Ağrı’dan Van’a sevk edilen ağır el yaralanmalı hasta, 10 saat süren zorlu bir operasyonla ampütasyondan kurtarıldı. Ağrı’da ateşli silah yaralanması sonucu sağ elinde ciddi doku kaybı ve parçalanma meydana gelen hasta, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Hastanenin el cerrahisi kliniğinde gerçekleştirilen ameliyatla, sağ el bileği seviyesinden bütünlüğü bozulan ve tüm parmaklarında kan dolaşımı bulunmayan Sezgin Soray isimli 35 yaşındaki hasta, elini kaybetmekten son anda kurtarıldı. Ağrı ilinden 112 Acil Sağlık ekipleri aracılığıyla hastaneye getirilen hastanın, yapılan ilk değerlendirmede el bileği seviyesinden itibaren tüm el dokularının ağır hasar aldığı ve elin büyük kısmının hayati fonksiyonlarını yitirdiği tespit edildi. 10 saatten uzun süren ameliyatta önce ölü dokular temizlendi. Yaralanmanın en ağır olduğu üçüncü ve dördüncü parmaklar uzaklaştırıldı. Bu parmaklardan alınan kemik dokularla yeniden bir el iskeleti oluşturuldu. Ana damarlarla parmak damarları arasındaki boşluklar ise vücudun başka bölgelerinden alınan damar greftleriyle onarıldı. Parmaklara yeniden kan dolaşımı sağlanınca ameliyat başarıyla tamamlandı. "Yeni bir kemik iskeleti oluşturduk" Konuya ilişkin konuşan El Cerrahisi Op. Dr. Şuayıp Akıncı, yaklaşık 25 gün önce Ağrı ilinden hastaneye yönlendirildiğini belirtti. Dr. Akıncı, "Mesleği çobanlık olan hasta, dominant sağ elinden ateşli silah yaralanması nedeniyle 112 Acil Servis aracılığıyla hastanemize sevk edilmiştir. Hastayı değerlendirdiğimizde, sağ el bileği seviyesinden itibaren elin anatomik bütünlüğünün tamamen bozulmuş olduğunu tespit ettik. Bütün parmaklar yalnızca tendonlarla ön kola tutunur haldeydi ve parmaklarda kan dolaşımı yoktu. Sağ elin, bilek seviyesinden itibaren kaybedilme riski oldukça yüksekti. Hastayı acil olarak ameliyata aldık. Yaklaşık 10 saat süren operasyon sırasında öncelikle yaşamını yitirmiş, beslenmesi bozulmuş dokuları temizledik. Üçüncü ve dördüncü parmakların ileri derecede tahrip olması nedeniyle bu parmakları uzaklaştırmak zorunda kaldık" dedi. "Elinin büyük bir kısmının yaşaması sağlandı" Eli ve parmakları besleyen damarlar arasında ciddi boşlukların olduğunu anlatan Akıncı, "Bu boşlukları kapatmak amacıyla hastanın bacak ve ayak bölgelerinden damar greftleri aldık. Bu damarları kullanarak kan dolaşımını yeniden sağladık. Parmaklara kan akımının geri döndüğünü gözlemledikten sonra operasyonu sonlandırdık. Hasta, ameliyat sonrası el cerrahisi servisimizde takip altına alındı. Uygulanan tedaviyle hastanın elinin büyük bir kısmının yaşaması sağlandı. İyileşme sürecinde, fonksiyonlarını tekrar kazanabilmesi için bir dizi ek ameliyata daha ihtiyaç duyacaktır" diye konuştu. "Ellerimize gözümüz gibi bakmamız gerekir" Elin vücudun önemli bir uzvu olduğuna dikkat çeken Akıncı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ellerimizi yalnızca bir araç gibi değil, değerli birer uzuv olarak görmemiz gerekiyor. Öfke ya da anlık tepkilerle elimizle cama, duvara vurmak gibi davranışlar geri dönüşü olmayan ciddi hasarlara yol açabilir. Bu tür yaralanmaların önüne geçebilmek için toplum olarak bu konuda daha bilinçli olmamız, ellerimize adeta gözümüz gibi bakmamız gerekir." Yaylada çobanlık yaparken ateşli silah yaralanması sonucu sağ elinden yaralandığını ve ardından gözünü hastanede açtığını Sezgin Soray isimli hasta ise yapılan başarılı operasyonla elinin büyük bir kısmının kurtarıldığını belirterek, Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya ve ameliyatı gerçekleştiren ekibe teşekkür etti.
Üniversite öğrencilerinden Türk Kızılayı’na örnek olacak destek
26 Haziran 2025 Perşembe - 14:36 Üniversite öğrencilerinden Türk Kızılayı’na örnek olacak destek Bartın Üniversitesi (BARÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü öğrencileri, Türk Kızılayı ile birlikte gerçekleştirdiği proje ile insanları kan vermeye yönlendirdi. BARÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Yeliz Çakır Koçak danışmanlığında Sosyal Sorumluluk Projesi dersi kapsamında bir proje yürütüldü. Türk Kızılayı ile BARÜ arasında düzenlenen projede Ebelik bölümü birinci sınıf öğrencilerinden Bilgesu Alpdoğan Hatice Tunç, Bahar Babamuradova, Sarvara Kabulova aktif rol aldı. Projede yer alan gönüllü öğrenciler, Hükümet Caddesi’nde bulunanları kan bağışına teşvik ederek, bölgeye kurulan Türk Kızılayı çadırlarında Kızılay ekibine destek sağladı. Ebelik bölümü öğrencileri, kan bağışında bulunanlara moral verip motive ederek, onları kan verirken de yalnız bırakmadı. Gün boyunca vatandaşlara sıcak yemek ve içecek ikramında bulunan ekip, ayrıca sağlık taramaları da gerçekleştirdi. Öğrenciler vayandaşların tansiyonu da ölçerek, sağlık durumları ile ilgili bilgi de verdi. Başarılı bir şekilde projeyi tamamlayan öğrenciler, "Hem sosyal sorumluluk bilincimizi artırmak hem de gerçek ihtiyaçlara dokunmak bizim için çok değerliydi. Kızılay’ın bizlere sunduğu bu imkân sayesinde pek çok insanla temas kurma ve farkındalık oluşturma şansı yakaladık. Aynı zamanda, bu proje vesilesiyle sosyal iletişim becerilerimizin de güçlendiğini düşünüyoruz" diyerek duygularını ifade ettiler. Türk Kızılay yetkilileri ise, bu projede yer alan tüm gönüllülere teşekkür ederek gençlerin bu tür çalışmalarda yer almasının, toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirtti.
Malatya’da Tüp Bebek Merkezi hizmete girdi
26 Haziran 2025 Perşembe - 14:03 Malatya’da Tüp Bebek Merkezi hizmete girdi Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde kurulan Üremeye Yardımcı Tedavi (Tüp Bebek) Merkezi, hasta kabulüne başladı. Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan çiftlere umut olacak merkez, aynı zamanda kanser tedavisi gören ve ileride çocuk sahibi olmayı düşünen bireylere de hizmet verecek. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kurulan ve Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan merkezin teknik altyapı ve hazırlık çalışmaları, Kadın Doğum ve Çocuk Binası’nın açılmasıyla birlikte kısa sürede tamamlandı. İki adet poliklinik, hasta bilgilendirme odaları, embriyo laboratuvarı, ameliyathane standartlarında yumurta toplama odası, hasta hazırlık ve gözlem alanları olmak üzere dört ana bölümden oluşan merkez hakkında açıklamalarda bulunan Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Pınar Kırıcı, çevre illere de hizmet vereceğini belirtti. Maliyetli bir süreç olan tüp bebek tedavisinin belirlenen şartları taşıyan kişilere devlet desteğiyle, ücretsiz olarak yapıldığına dikkati çeken Doç. Dr. Kırıcı, "Merkezimizde başvuran çiftlerin tetkik, tanı ve tedavi süreçlerinin tamamı gerçekleştirilebilecek. Basit yumurtlama tedavisinden, aşılama ve tüp bebek uygulamalarına kadar tüm aşamalar hastanemiz bünyesinde yapılabilecek. 23 yaşından büyük, 40 yaşından küçük, tıbbi olarak tüp bebek tedavisine ihtiyaç duyan ve sosyal güvencesi bulunan çiftler bu hizmetten faydalanabilir" diye konuştu.
Yaz hamileliklerinde dikkat edilmesi gereken hususlar
26 Haziran 2025 Perşembe - 13:50 Yaz hamileliklerinde dikkat edilmesi gereken hususlar Artan sıcaklık ve nemle birlikte, ödemden sıvı kaybına, uykusuzluktan cilt sorunlarına kadar hamilelerin pek çok sıkıntı yaşadığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Derya Uyan, yaz sıcaklarına özel önerilerini sıraladı. Hamilelerin sıcak havalarda daha özenli bakıma ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Acıbadem Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Derya Uyan, "Yaz mevsimi, birçok kişi için tatil, güneş ve deniz anlamına gelse de, hamileler için bu dönem daha dikkatli geçirilmesi gereken bir süreçtir. Artan sıcaklık, yükselen nem oranı ve güneşin etkisi, özellikle hamileliğin son aylarında anne adaylarını hem fizyolojik hem de psikolojik açıdan zorlayabilir. Yaz mevsiminin yoğun yaşandığı bölgelerde bu etkiler daha da belirgin hale gelir" diye konuştu. Vücut ısısının artmasıyla birlikte hamileliğe bağlı şikayetlerin de yoğunlaştığını belirten Dr. Uyan, alınabilecek önlemlerle hamilelik sürecinin daha rahat geçirilebileceğini söyledi. "Su, ayran, şekersiz komposto içebilirsiniz" Yaz aylarında vücudun terleme yoluyla fazla sıvı kaybettiğine dikkat çeken Dr. Uyan, bu durumun hamilelerde daha da belirgin hale geldiğini ifade etti. Günde en az 2,5-3 litre su tüketilmesinin hem vücut ısısının dengelenmesi hem de bebeğin sağlıklı gelişimi açısından hayati önem taşıdığını belirterek bu süreçte gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durulmasını ve suyun yanı sıra ev yapımı ayran, şekersiz komposto ve maden suyu da tüketilmesini tavsiye etti. "11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşe çıkmayın" Güneş ışığının D vitamini kaynağı olduğunu vurgulayan Dr. Uyan "Hamilelikte artan cilt hassasiyeti nedeniyle uzun süreli güneş maruziyeti, cilt lekelerine ve güneş çarpmasına yol açabilir. Gün ortasında yani 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe çıkmaktan kaçının. Mineral bazlı ve gebelere özel güneş kremleri ile korunmaya özen gösterin" diyerek uyarıda bulundu. Yüksek sıcaklık ve nemin hamilelerde ödem şikayetini artırdığını ifade eden Dr. Derya Uyan, özellikle ayak bileklerinde şişlik ve bacaklarda ağırlık hissinin sıklıkla karşılaşılan sorunlar arasında yer aldığını belirtti. "Gün içinde ayaklarınızı yukarı kaldırarak dinlenmek, serin suyla duş almak ve mümkünse yüzmek ödemi azaltmada oldukça etkilidir. Ayrıca bol ve pamuklu kıyafetler tercih edilmesi cildin nefes almasını sağlar ve rahatsızlığı azaltır" diyen Dr. Uyan, bu önerilerin yaşam kalitesine katkı sağlayacağını söyledi. "Zeytinyağlılar, yoğurt gibi fermente ürünler tercih edin" Beslenme konusunda da yaz mevsiminin doğasına uygun seçimler yapılması gerektiğine değinen Dr. Uyan, "Ağır ve yağlı yemekler yerine mevsim sebzeleriyle hazırlanmış zeytinyağlılar, yoğurt gibi fermente ürünler tercih edilmelidir. Bu hem sindirimi kolaylaştırır hem de mideyi yormaz. Ayrıca dışarıda yemek yenilecekse mutlaka hijyen şartlarına dikkat edilmeli, açıkta satılan gıdalardan uzak durulmalıdır" dedi. Hamilelikte hafif egzersizlerin faydasından bahseden Dr. Uyan, düzenli yürüyüş, yüzme ve hamile pilatesi gibi aktivitelerin hem vücut sağlığı hem de doğuma hazırlık açısından önemli olduğunu anlattı. Ancak sıcak havalarda yapılan egzersizlerin terlemeyi artırarak sıvı kaybına yol açabileceğini vurgulayarak bu egzersizlerin sabah erken ya da akşam serinliğinde yapılmasını; egzersiz sonrasında ise mutlaka su tüketilmesini önerdi. "Serin ve havadar bir uyku ortamı şart" Artan vücut ısısının uyku kalitesini olumsuz etkilediğini aktaran Dr. Uyan "Serin ve havadar bir uyku ortamı hamileler için çok önemlidir. Geceleri vantilatör ya da klima kullanabilirsiniz. Ancak hava akımının doğrudan üzerinize gelmemesine dikkat edin. Pamuklu ve ince pijamalar ile uyumak da konfor sağlar" diye konuştu. Hamilelerin dinlenme sürecini kaliteli geçirmesinin fiziksel toparlanma ve psikolojik denge açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. Sıcak ve nemli iklimlerde hamileliğin daha fazla dikkat gerektirdiğinin altını çizen Dr. Uyan, "Özellikle yaz mevsiminin uzun sürdüğü ve sıcaklık-nem düzeyinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayan hamilelerimizin, bu süreçte hem fiziksel hem de ruhsal açıdan desteklenmeye ihtiyacı olabilir. Yaz mevsimi keyifli bir dönem olabilir ama vücudu dinlemek, sinyalleri dikkate almak ve doktorla sürekli iletişimde olmak bu keyfi sağlıkla birleştirmenin anahtarıdır" dedi.
Muğla’da Ortak Tarım Politikası bilgilendirme toplantısı
26 Haziran 2025 Perşembe - 13:49 Muğla’da Ortak Tarım Politikası bilgilendirme toplantısı Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ev sahipliğinde, Avrupa Birliği’nin temel tarım politikası uygulamalarından biri olan Ortak Tarım Politikası (OTP) hakkında kapsamlı bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Erizan Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya; İl Müdürlüğü personelinin yanı sıra Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Milas Veteriner Fakültesi ve Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) temsilcileri katılım sağladı. Ortak Tarım Politikası nedir? Avrupa Birliği tarafından 1962 yılında uygulanmaya başlanan Ortak Tarım Politikası, tarım sektörü ile toplum arasında bir köprü kurmayı ve AB vatandaşlarına uygun fiyatla güvenilir gıda teminini amaçlayan bir politikadır. Aynı zamanda tarım üreticilerinin yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve sürdürülebilirliğin sağlanması hedeflenmektedir. Politikanın temel felsefesi, tüketiciye sağlıklı ve yeterli gıda sunulması ile üreticinin sürdürülebilir şartlarda üretim yaparak gelir düzeyinin artırılması arasında denge kurmak. 2021-2027 dönemi için OTP’ye toplam 387 milyar avro bütçe ayrıldı. Bu kaynak, özellikle organik tarım, biyoçeşitliliğin korunması, çevre dostu üretim, tarımda dijitalleşme ve inovasyon gibi alanlara yönlendirilmektedir. Üreticiye doğrudan gelir sağlanmasının yanı sıra çevresel kamu mallarının (toprak, su, doğa) korunması güvence altına alınır. "Ortak Mali Sorumluluk İlkesi" ile oluşturulan Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu bu desteklerin temelini oluşturur.
Organları üç hastaya umut oldu
26 Haziran 2025 Perşembe - 13:10 Organları üç hastaya umut oldu Antalya Şehir Hastanesi’nde beyin ölümü gerçekleşen 60 yaşındaki H.K.’nin organları üç hastaya umut oldu. Antalya Şehir Hastanesi’nde, 13 Haziran’da beyin kanaması teşhisiyle yoğun bakıma alınan 60 yaşındaki H.K. adlı erkek hastanın dün yapılan tetkiklerle beyin ölümü gerçekleşti. Ailesi büyük bir fedakârlık göstererek organ bağışına onay verdi. Ailenin onayıyla yapılan bağış kapsamında, karaciğer ve iki böbrek Antalya bölgesinde uygun alıcılara nakledilmek üzere gönderildi. "Ailesi büyük bir fedakârlık göstererek organ bağışına onay verdi" Antalya Şehir Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörü Hakkı Ergüden, sürece ilişkin şu bilgileri verdi: "Haziran’ın 13’ünde yaygın beyin kanaması ile hastanemize başvuran 60 yaşındaki erkek bir hastamız vardı. Yoğun bakım süreci sonrası dün yapılan tetkiklerle beyin ölümü gerçekleşti. Ailesi büyük bir fedakârlık göstererek organ bağışına onay verdi. Bu davranışlarından ötürü kendilerine hastanemiz adına minnettarız. Organ bağışı çok önemli bir konu. Bu sayede organ bekleyen hastalar yeniden hayata tutunuyor. Karaciğer ve iki böbrek bölgemizdeki hastalara umut olmak için yola çıktı. İnşallah sağlıklarına kavuşurlar." Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Birimi’nin işlemleriyle gerçekleştirilen bağış sayesinde üç hastaya yeni bir yaşam umudu doğdu.