Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Thani ile bir araya geldi
Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Schmidt’in görevinden ayrılacağı duyuruldu
Trump, Oval Ofis’teki etkinlik sırasında uyukladı
TFF’den A Milli Takım aday kadrosu haberlerine yalanlama
Aziz Yıldırım’dan birleşme manifestosu
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Belçikalı mevkidaşı ile görüştü
Albayrak: "Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğinin en büyük kanıtı Gazze’dir"
SAĞLIK
Başkan Kaya’dan Aydın Şehir Hastanesi’ne övgü
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:47:38
Ayda ortalama 450 bin hastaya hizmet verecek olan Aydın Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte tam kapasite hizmet vermeye başlarken, hastaneye gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Hastanemiz çok güzel ve ferah olmuş" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Türkiye’nin 21. Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte Aydın’da tam kapasite hizmet vermeye devam ediyor. Bin 300 yatak kapasitesi ile Aydın halkına birinci sınıf sağlık hizmeti sunması beklenen hastane 189 poliklinik sayısı ile hizmet vermeye başladı. Sabahın erken saatlerinde polikliniğe gelen vatandaşlar da hastane personelleri tarafından kapıda karşılanarak gidecekleri bölümlere yönlendirildi. "Aydın’a her şey yakışır" Aydın Şehir Hastanesi’nde kalan Yenipazar Belediyesi eski başkanı Zafer Savcı’yı ziyarete gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya da, hastaneden övgü dolu sözlerle bahsetti. Aydın Şehir Hastanesi’nin kente önemli bir değer kattığını ifade eden İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, hastaneden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Aydın Şehir Hastanesi’ne bugün, yeni açılan Acarlar Yolu’ndan geldik. Öncelikle Özlem Başkanı teşekkür ederim. 5 dakikada İncirliova’dan geldik. Bir köprü kalmış yapılacak. O köprüde yapılınca İncirliova ile Şehir Hastanesi arası 10 dakika sürmez. Bu yol güzel olmuş. Koçarlı’ya İncirliova’ya faydası var. Şehir Hastanesi’ne eski Yenipazar Belediye Başkanımız Zafer Savcı’ya ziyarete geldim. Güzel bakıyorlar. Hastanemiz çok güzel olmuş. Ferah olmuş. Herkes ilgileniyor. Sağ olsunlar. Güvenlikçisinden personeline kadar herkes yardımcı oluyor. İlk gün olması sebebiyle biraz karmaşa var ama en kısa zamanda o da düzene girer. Hastane çok güzel olmuş. Odalar çok güzel. Vesile olan herkesten Allah razı olsun. Aydınımıza hayırlı olsun. Aydın değişen ve gelişen bir il. Herkesin göç ettiği bir il. Aydın’a her şey yakışır" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son 3 vatandaşın da Türkiye’ye getirildiğini belirterek, "Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" açıklamasında bulundu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:17
Sağlık Bakanlığı: "3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır."
Sağlık Bakanlığı: "3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:06
Çözüm bulamadığı bel ağrısından ‘ağrı pili’ ile kurtuldu
Gaziantep’te ilaç tedavisine ve defalarca ameliyat olmasına rağmen kronik ağrıları nedeniyle 5 yıldır zorlu bir yaşam süren 61 yaşındaki Saniye Kal, kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştu. Belinde 5 yıldır hissettiği kronik ağrıları nedeniyle yürüme güçlüğü çeken ve eğilip kalkmakta zorlanan Saniye Kal, bel bölgesinden 6 defa ameliyat olan, beline platin, 20 vida takılan, 4 defa algolojik tedavi alan ve defalarca fizik tedavi gördü. Gittiği hastanelerde ağrılarına ilaç tedavisiyle çözüm bulamayan Kal’ın omurgası, ameliyatla takılan 20 metal vidalarla sabitlendi. Kal, geçirdiği operasyona rağmen şiddetli ağrı, uyku problemi ve yürüme güçlüğü çekmesi nedeniyle hayatını idame ettiremez hale geldi. Ağrılarından "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvuran Kal, algoloji bölümü doktorları muayene etti. Doktorlar Kal’a "ağrı pili" tedavisi uygulanmasına karar verdi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinden Op. Dr. Abdullah Duman ve ekibinin başarılı operasyonu sonucu Kal, yıllardır süren ağrılarından hastanede uygulanan "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu. Bel bölgesine pil yerleştirilen Kal, 5 yıldır geçmeyen ve son 1 yıldır dayanılmaz bir hal alan ağrılarından kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor. "Hastalarımıza umut olmaya devam edeceğiz" Kronik ağrıları nedeniyle yıllardır zorlu bir yaşam süren Saniye Kal’ın kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirten Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, "Hastamız bacak ağrıları nedeniyle birçok ameliyat geçirmiş. Hastamıza 20’ye yakın bir vida ameliyatı uygulanmış. Ama geçmeyen ağrıları nedeniyle hastanemize başvurdu. Gaziantep’te ve bölgede ilk defa uygulanan tedaviyle hastamız sağlığına kavuştu. Hastamız omurgaya yerleştiren ‘ağrı pili’ sayesinde ağrılarından tamamen kurtuldu. Hastamız da çok mutlu. Hastanemizde bu tarz vakaları yapmaya devam edeceğiz ve hastalarımıza umut olmaya devam etmeyi planlıyoruz" dedi. "Hastamızın iyileşmesi bizi mutlu etti" Hastanın sağlık durumu ve "ağrı pili" tedavisiyle ilgili bilgi veren Operatör Doktor Abdullah Duman ise, "Hastamız daha önce 3 kere ayaklarından, 3 kere de torakolomber bölgeden ameliyat olmuştu ve bel bölgesinde 20 adet vida vardı. Buna rağmen ağrıları geçmiyordu. Ağrıları geçmemesi üzerine algoloji hekimlerimiz tarafından takibe alınmıştı. Algoloji hekimleri tarafından hasta için ‘ağrı pili’ düşünülüp bize yönlendirildi. Biz de hocamızla beraber değerlendirdik ve hastamıza ‘ağrı pili’ni uygun gördük. Hastaya detaylı bilgilendirmeyi yaptık. Hastanın da kabul etmesi üzerine yaklaşık yarım saat süren bir operasyonla elektrotları sırtına yerleştirdik. Karnının tarafına da bir jeneratör koyduk ve bu şekilde hastanın ağrılarının azaldığını gördük. Bu durum bizi gerçekten memnun etti" şeklinde konuştu. "Sağılığıma kavuştuğum için çok mutluyum" 5 yıldır hissettiği ağrılardan kaynaklı birçok tedavi yöntemi denediğini ve çok sıkıntılı günler yaşadığını dile getiren hasta Saniye Kal da, hastanede gerçekleştirilen operasyonda bel bölgesine yerleştirilen pil ile şikayetlerinden kurtulduğunu belirterek, "Çok ameliyat geçirdim, ağrılarım çok fazlaydı ve bir türlü geçmiyordu. Geceleri uyuyamıyordum, sürekli belim ve ayaklarım ağrıyordu. Günde 6-7 tane de hap içiyordum. Yaklaşık 5 yıldır bu durumdaydım. Şimdi çok şükür iyiyim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
2
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
3
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:32
Adana kebabı ve salata ikilisi ’glutatyon’ seviyesini artırıyor
4
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:12
20’li yaşlarda kolon kanseri alarmı: Belirtiler hemoroidle karışıyor
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:50
’’Gizli tehlike çölyak: Belirtiler hafif, sonuçlar ağır olabilir’’
27 Haziran 2025 Cuma - 14:20
Yaz aylarında böbrek hastaları için en büyük tehdit: Hatalı beslenme ve fazla sıvı tüketimi
Özellikle yaz aylarında hemodiyaliz hastalarının artan meyve-sebze tüketimi, kalpte ritim bozukluğu, nefes darlığı, kaslarda güçsüzlük ve kalp durması gibi tehlikeli durumları beraberinde getirebiliyor. Bu duruma karşı altın anahtar ise ‘hastalığa uygun beslenme’. Hemodiyaliz tedavisi alan son dönem kronik böbrek yetmezliği hastalarının tedavi planları, düzenli diyalize girilmesi, düzenli ilaç kullanımı ve hastalıklarına uygun beslenme ile oluşuyor. Söz konusu planda hastaların en çok zorlandığı nokta ise ‘hastalığa uygun beslenme’ oluyor. Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, "Mevsim geçişleri hasta olsun - olmasın herkesi etkiliyor. Böyle zamanlarda koruyucu hekimlik faaliyetleri ile bilgilendirici çalışmaları ön planda tutuyor ve sosyal medya yayınlarımızda böbrek sağlığının nasıl korunacağına geniş alan açıyoruz. Kronik böbrek hastalığının son evresindeki hemodiyaliz hastalarının kan değerleri dahil fiziksel ve ruhsal sağlıklarının iyi olması bizim için son derece önemli. Bizler zamanla bir aile oluyoruz, yeri geliyor aile bireylerimizden daha çok hastalarımızı görüyoruz. Bu nedenle mevsim geçişleri dahil olmak üzere çevresel etkiler ve tüm süreçlerde hastalarımızı bilinçlendirerek sağlıklı olmalarını amaçlıyoruz" dedi. Hastaların doktor ve diyetisyen iş birliği ile mevsime uygun, kan değerlerini dengede tutacak bir beslenme planına uymaları gerektiğini belirten Diyetisyen Gökçen Efe Aydın, "Hemodiyaliz hastalarının kanlarındaki potasyum, fosfor ve albümin değerleri, beslenme ile doğrudan ilişkilidir" dedi. Diyetisyen Aydın, "Mevsimsel değişimlerin getirdiği beslenme alışkanlıkları bu değerleri doğrudan etkiler. Örneğin yaz aylarında artan meyve ve sebze tüketimi, kan-potasyum seviyelerinin yükselmesine neden olabilir. Özellikle kavun, kayısı, şeftali, nektarin gibi sarı - turuncu meyveler ve yeşilliklerin aşırı tüketimi, hayati durumu tehlikeye sokacak bazı sonuçlar doğrulabilir. Bu nedenle mevsim geçişleri, kan değerlerinde en fazla sıkıntı yaşanılan zamanlardır. Özellikle yazın iştah azalması ve kışın protein tüketiminin artması da kan değerlerini etkiler. Hemodiyaliz hastalarının beslenme konusunda son derece bilgili olmaları gerekir" dedi. "Su tüketimi yaz- kış kontrollü olmalı" Hemodiyaliz hastalarında su tüketiminin önemi değinen Aydın, "Su tüketimi, özellikle idrar çıkışı olmayan veya azalan hemodiyaliz hastaları için mevsimsel olarak farklılık gösterir. Yaz aylarında sıcaklıkların ve dolaylı olarak terleme miktarının artması, su ihtiyacında da artışa neden olur. Genellikle ihtiyaçtan daha fazla sıvı alınır ve iki diyaliz seansı arasında olması gerekenden daha fazla kilo ile diyalize girilir. Bu durum, vücutta ödem, yüksek tansiyon ve kalp sorunları gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Kış aylarında ise su tüketimi daha kontrollü olmalı, ancak yine de vücuda yeterli sıvı alımı sağlanmalıdır. Kışın hastaların su tüketimini ayarlamaları yaza göre çok daha kolaydır" dedi. Aydın, hastalar için beslenme - kan değerleri ilişkisi ve karşılaşılan durumlara dair bilgi verdi: "Kandaki potasyum seviyesinin yükselmesine bağlı olarak hastalarda; kalpte ritim bozukluğu, nefes darlığı, kaslarda güçsüzlük, ellerde - ayaklarda ani karıncalanma ile uyuşukluk ve kalp durması gibi tehlikeli durumlar görülebilir. Hemodiyaliz hastalarının kan potasyum değeri ilaçlar, beslenme ve diyet ile kısa sürede düşebilir. Hastalar düzenli bir tedavi ile potasyum yüksekliğine bağlı problemleri kısa sürede atlatabilir. Kandaki fosfor seviyesinin yükselmesine bağlı olarak hastalarda; kaslarda ve eklemlerde ağrı, kaşıntı, ciltte kuruluk, halsizlik ve kireçlenme gibi problemler görülebilir. Fosforun kontrol altına alınması için genellikle diyet düzenlemeleri ve fosfor bağlayıcı ilaçların uzun süreli kullanımını gerekir. Bu süreç, sabır ve düzenli takip ile fosfor seviyelerinin dengelenmesini sağlar, ancak tam denetim için daha fazla zamana ihtiyaç duyulabilir. Hemodiyaliz hastalarında albümin seviyesi, hem sağlık durumunun bir göstergesi hem de tedavi başarısını etkileyen önemli bir parametredir. Mevsimsel değişimler, beslenme alışkanlıklarını etkileyerek albümin seviyesinde de dalgalanmalara neden olabilir. Hemodiyaliz hastalarının en önemli albümin kaynağı olan yumurta akına beslenmelerinde mutlaka yer vermeleri gerekir. Fakat her gün yumurta tüketmek hastalarda bıkkınlığa sebep olabilir. Özellikle yaz aylarında havaların sıcak olması yumurta tüketirken hastaların daha da zorlanmalarına neden olabilir. Hastaların kan-albümin seviyelerini düşürmemek için kendilerini zorlamaları istenmelidir".
27 Haziran 2025 Cuma - 14:02
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, yeni bir uzman hekime daha kavuştu
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitimini tamamlayan Araştırma Görevlisi Dr. Ferhat Eser, girmiş olduğu uzmanlık sınavını başarıyla geçerek kliniğin 14. uzmanı olmaya hak kazandı. Uzmanlık sınavı, Prof. Dr. Osman Virit başkanlığında gerçekleştirildi. Jüri üyeleri arasında Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilfer Şahin, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Meltem Derya Şahin ve Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Selçuk ile Nöroloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Utku Cenikli yer aldı. Tezinde psikiyatrik belirtiler ve yaşam kalitesi ilişkisini inceledi Dr. Ferhat Eser’in tez danışmanlığını yürüten Dr. Öğr. Üyesi Meltem Derya Şahin, genç hekimin tez konusunun, "Anal Fistül Tanılı Hastalarda Obsesif Kompulsif Belirtiler, Yaşam Kalitesi ve Yeti Yitimi Düzeyinin Kontrol Grubu ile Karşılaştırılması" olduğunu belirtti. Eser, bu çalışmasıyla kronik fiziksel hastalıkların ruhsal etkilerini derinlemesine ele alarak psikiyatri alanında değerli bir bilimsel katkı sundu. Kurumdan mezun olan 263. uzman hekim Uzmanlık sınavını başarıyla geçen Dr. Ferhat Eser, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden uzmanlığını alan 263. araştırma görevlisi hekim oldu. Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Psikiyatri) uzmanı olmaya hak kazanan Dr. Ferhat Eser’i Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi ailesi olarak gönülden tebrik ediyor, bundan sonraki meslek hayatında üstün başarılar diliyoruz" ifadesi kullanıldı.
27 Haziran 2025 Cuma - 12:44
Kepez’de sünnet kayıtları devam ediyor
Kepez Belediyesi’nin sünnet işlemleri için son başvuru tarihi, 16 Temmuz olarak belirlendi. Kepez Belediyesi’nin, ücretsiz sünnet organizasyonu için kayıtlar devam ediyor. Çocuğunu sünnet ettirmek isteyen aileler, 16 Temmuz’a kadar başvurularını Belediye Sağlık Merkezi’ne şahsen yapabilirler. 6 yaş ve üzerindeki çocukların sünnet işlemleri, uzman sağlık ekipleri tarafından hijyenik şartlarda ve özenle gerçekleştirilecek. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün hediyesi olarak, sünnet olacak çocuklara sünnet gömleği, pelerin, asa, şapka, maşallah bandı, papyon, kumaş pantolon, gömlek ve ayakkabı ücretsiz olarak verilecek.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:53
Yaz aylarında böcek ve kene ısırıklarına dikkat
Yaz mevsimiyle birlikte açık alanlarda geçirilen zaman artarken, doğada bulunan kene, sivrisinek ve diğer haşerelere maruz kalma riski de yükseliyor. Sivrisinek ısırıkları bazı viral enfeksiyonlara, keneler ise ciddi bulaşıcı hastalıklara yol açabiliyor. Liv Hospital Gaziantep Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Rıza Çam, yaz aylarında artan böcek ve kene ısırıklarına karşı toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla uyarılarda bulundu. Kene ısırığı ciddi hastalıklara yol açabilir Özellikle kırsal ve ormanlık bölgelerde vakit geçiren bireylerin en sık karşılaştığı risklerden biri kenelerdir. Keneler, başta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) olmak üzere çeşitli bakteriyel ve viral hastalıkların taşıyıcısı olabilir. Kenelere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Rıza Çam, "Keneler çoğu zaman ağrısız ısırır ve fark edilmez. Ancak vücuda tutunmuş bir kene asla çıplak elle çıkarılmamalı, üzerine kolonya, deterjan gibi maddeler dökülmemelidir. Kene tutunmuş ise kişinin kendisi ve bir yakını tarafından hiç vakit kaybetmeden çıplak el ile dokunmamak şartıyla vücuda tutunduğu en yakın yerden tutarak uygun bir malzeme ile (bez, naylon poşet, eldiven gibi) çıkarmalıdır. Kene çıkarılsın ya da çıkarılamasın en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı. Sivrisinek ısırıkları sadece kaşıntı değil Sivrisinek ısırıkları yazın kaçınılmaz gibi görünse de bazı türler Batı Nil virüsü, dengue, zika ve chikungunya gibi enfeksiyonları taşıyabilir. Türkiye’de nadir de olsa bu tür vakalara rastlandığı bilinmekte. Uzm. Dr. Çam, "Sivrisinek ısırıklarının oluşturduğu kaşıntı dışında, ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve halsizlik gibi belirtiler görülürse mutlaka doktora başvurulmalıdır. Özellikle bağışıklığı düşük bireyler ve çocuklar bu konuda daha dikkatli olmalıdır" açıklamasında bulundu. Böcek ve arı sokmaları da hafife alınmamalı Yaban arısı, karınca ve örümcek gibi böceklerin sokmaları, bazı bireylerde alerjik reaksiyonlara, ciddi vakalarda ise anafilaksiye yol açabilir. Sokma bölgesinde aşırı şişlik, kızarıklık ve nefes darlığı gibi bulgular varsa zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Bilinen alerjisi olan kişiler, yaz aylarında mutlaka doktor önerisiyle alerji ilaçlarını yanlarında taşımalıdır. Uzm. Dr. Rıza Çam yaz için koruyucu önerileri söyle sıraladı: "Açık alanlarda uzun kollu, açık renkli giysiler tercih edilmeli. Piknik, yürüyüş, kamp gibi aktiviteler sonrası mutlaka vücut kene açısından kontrol edilmeli. Keneye çıplak elle müdahale edilmemeli. Hiç vakit kaybetmeden çıkarılmalı. Ev ve çevresi düzenli olarak sinek ve haşere kontrolünden geçirilmeli. Cilt üzerine uygulanabilen sivrisinek kovucu ürünler (repellent) dikkatli ve doktor önerisiyle kullanılmalı. Hayvancılıkla uğraşan ya da kırsalda yaşayan bireyler daha dikkatli olmalı." "Doğayla temas güzeldir ama bilinçli olunmalı" Yazın sunduğu doğal güzelliklerin tadını çıkarırken, özellikle açık alanlarda geçirilen vakitlerde dikkatli olunması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Rıza Çam, "Isırıklar ve sokmalar basit gibi görünse de ciddi enfeksiyonlar veya alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Vücudunuzda yeni fark ettiğiniz bir belirti varsa ihmal etmeyin" uyarısında bulundu.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:41
Yerkesik Gasilhanesi Menteşe Belediyesi tarafından yenilendi
Menteşe Belediyesi, Yerkesik Mahallesi’nde bulunan Adli Tıp Kurumu Muğla Şube Müdürlüğü bahçesindeki gasilhaneyi baştan sona yeniledi. Vatandaşların en hassas zamanlarında ihtiyaç duyduğu cenaze hizmetlerinin çağdaş ve hijyenik şartlarda sunulabilmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında; gasilhanenin tüm sıhhi tesisatı yenilendi, iç ve dış cephe sıva ve boyama işlemleri tamamlandı. Ayrıca iç mekânda bulunan seramik kaplamalar değiştirilerek, teneşir masası da güncel standartlara uygun hale getirildi. Tamamlanan çalışmalarla birlikte Yerkesik gasilhanesi, modern altyapısıyla vatandaşlara daha sağlıklı ve güvenli bir ortamda hizmet vermeye başladı.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:36
Adana İl Sağlık Müdürlüğü ile Yeşilay arasında iş birliği protokolü
Bağımlılıkla mücadelede ortak kararlılığı güçlendirmek amacıyla Adana İl Sağlık Müdürlüğü ile Yeşilay Adana Şubesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. İl Sağlık Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen protokol töreninde, halihazırda yürütülen çalışmaların sürdürülebilirliği ve gelecekte hayata geçirilecek projelere kurumsal bir zemin kazandırılmasının hedeflendiği bildirildi. Bu kapsamda her iki kurum arasında, bağımlılığın tüm türlerine karşı toplumsal farkındalığı artırmak ve önleyici hizmetleri yaygınlaştırmak amacıyla bir mutabakat sağlanarak protokol imza altına alındı. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar, bağımlılık, yalnızca bireyin değil, ailenin, toplumun ve geleceğin sağlığını tehdit eden bir sorun olduğunu belirterek, "Biz sağlıkçılar, bu mücadeleyi yalnızca tedaviyle değil; eğitimle, farkındalıkla, birlikle kazanabiliriz. Bugün attığımız imza, kararlılığımızın ve sorumluluğumuzun somut bir göstergesidir. Kaybedecek tek bir canımız yok, bağımlılıkla mücadeleyi birlikte kazanacağız" dedi. Yeşilay Adana Şube Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım da bu önemli adımın yalnızca kurumlar arası bir protokol olmanın ötesinde, insanımızın ve insanlığımızın bağımsızlığını ilan etmesine katkı sunacak bir mücadele ruhunu temsil ettiğini belirtti. İl Sağlık Müdürü Nacar’ın desteği ve öncülüğünde, sağlık teşkilatının bağımlılıkla mücadelede her zaman teyakkuz halinde olduğuna da ifade edildi. Vatandaşların daha sağlıklı, bilinçli ve müreffeh bir yaşam sürmeleri adına mahalle düzeyinde birebir yürütülecek koruyucu ve önleyici çalışmaların önemine vurgu yapılan törende, protokolün tüm maddelerinin önümüzdeki günlerde sahada uygulama bulacağı kaydedildi.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:35
Kulağınızı havuz enfeksiyonlarından koruyacak 7 öneri
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, dış kulak yolu iltihabının çocuklarda erişkinlere göre hem daha sık ortaya çıktığını hem de ağrı düzeyinin genellikle çok daha yüksek olduğunu söyledi. Yaz sıcakları bastırdıkça serinlemenin en kestirme yolu kendimizi denize ya da havuzun serin sularına bırakmak oluyor. Ne var ki, klor dengesinin bozuk olduğu, yeterince filtre edilmeyen havuzlar sağlığımızı tehdit ederken özellikle de "yüzücü kulağı" adıyla bilinen dış kulak yolu enfeksiyonuna zemin hazırlıyor. Tatil keyfinin kulak ağrısı ve işitme kaybına dönüşmemesi için havuz seçiminin titizlikle yapılması, suya girmeden önce tek kullanımlık kulak tıkacı takılması ve çıkışta kulak kanalının bastırmadan kurulanması gerektiğini söyleyen Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Murat Arslanhan, dış kulak yolu enfeksiyonu hakkında bilgiler vererek korunma yöntemlerini anlattı. Klor kulak sağlığını tehdit ediyor Dış kulak yolunun aslında kendi kendini temizleyen, korunaklı bir yapıya sahip olduğuna değinen Dr. Arslanhan, "Bu doğal bariyer mikropların yerleşmesini zorlaştırır. Ancak bazı etkenler tek başına ya da birlikte devreye girerek iltihap oluşumuna kapı aralayabilir. Havuzda yüzerken ya da duş alırken su kaçtığında, sudaki klor kulak girişinde ’kulak kiri’ diye bilinen koruyucu mum tabakasını eritir. Bu tabaka yitirildiğinde bakteriler ve mantarların çoğalması kolaylaşır. Öte yandan kulağa parmak, pamuk çubuk veya başka sert cisimler sokmak, kanalın hassas cildinde mikroskobik çatlaklar oluşturur. Bu küçük yarıklar ise mikropların adeta giriş kapısı haline gelerek enfeksiyon riskini yükseltir. Dış kulak kanalında gelişen enfeksiyonun ilk belirtileri, çoğu zaman yüzme veya banyo sonrasındaki birkaç gün içinde ortaya çıkar. Bazı kişilerde kulak kanalı yapısal olarak daha dar, uzun ya da kıvrımlı olduğundan, su iç kısma hapsolabilir. Kanalın nemli kalması, başta mantarlar olmak üzere mikropların kolayca tutunup çoğalmasına zemin hazırlar" diye konuştu. Çocuklarda daha şiddetli seyrediyor Dış kulak yolu iltihabının çocuklarda erişkinlere göre hem daha sık ortaya çıktığını hem de ağrı düzeyinin genellikle çok daha yüksek olduğunu belirten Dr. Arslanhan, "Çocukların kulak kanallarının dar olması, suya daha uzun süre maruz kalmaları ve henüz tam gelişmemiş bağışıklık sistemi gibi etkenler, ağrının günlük aktiviteleri aksatacak boyuta ulaşmasına neden olabilir. Hastalık ilerlediğinde kulaktan başlayan sızı boğaza, çene eklemine hatta dişlere kadar yansıyabilir; çocuk ağzını açmakta, çiğnemekte güçlük çeker. Bu yoğun ağrıya çoğu zaman yüksek ateş, halsizlik ve uykusuzluk eşlik ederek tabloyu daha da ağırlaştırır" dedi. Tedavide kulak damlaları gündeme geliyor Tedavide öncelikle kulak hijyenine dikkat edilmesi, suyla temasın bir süre kesilmesi ve doktorun uygun gördüğü antibiyotik içeren ya da mantar önleyici kulak damlalarının düzenli kullanılması gerektiğinin altını çizen Arslanhan, "Ağrı şikayeti varsa, destekleyici ağrı kesiciler de önerilebilir. Enfeksiyon ilerlemeden bir uzmana başvurmak, tedavi sürecini hızlandırır ve komplikasyon riskini azaltır" diye konuştu. Dr. Arslanhan, kulağı havuz enfeksiyonlarından koruyacak öneriler için şunları sıraladı: "1. Herhangi bir sağlık problemi yaşamamak için öncelikle temizliğinden emin olmadığınız havuzlara girmekten kaçının. 2. Yüzmek için havuz yerine denizi tercih edin. Havuz suyundaki klor, kulak cildinde bulunan doğal koruyucu maddenin parçalanmasını hızlandırır. 3. Su sporlarıyla uğraşanlar risk altındaki grubu oluşturur. Bu kişiler su geçirmeyen kulak tıkaçları kullanmalı, suya maruz kaldıktan sonra kulak kanalını doğru bir şekilde ve iyice kurulamalıdırlar. 4. Kulak kirini çıkartmaya çalışmayın. 5. Kulak ve kulak yolu derisine yönelik müdahaleden uzak durun. Kulak çubuğu veya parmağınızı kulak yoluna sokmayın. 6. Suyla temastan sonra kulaklarınızı havlu ile kurulayarak mümkün olduğu kadar kuru tutmaya çalışın. Başınızı ve kulak kepçelerinizi hareket ettirmeye çalışarak suyun dışarı akmasını sağlayın. 7. Sık tekrarlayan dış kulak yolu enfeksiyonu oluyorsa yüzme esnasında başlık kullanarak suyun kulaklarınıza kaçmasını engelleyin."
27 Haziran 2025 Cuma - 11:31
Dumlupınar’da gıda denetimi
Kütahya’nın Dumlupınar ilçesinde İlçe Tarım Orman Müdürlüğü ve belediye zabıta ekiplerince gıda denetimi yapıldığı bildirildi. Tüketici sağlığının ve gıda arzının korunması amacıyla gerçekleştirilen denetlemelerde, ürünlerin uygun şartlarda muhafaza edilip edilmediği gibi gıda güvenliği ve insan sağlığına yönelik kriterlerin uygulanıp uygulanmadığı kontrol edildi.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:24
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Eda Arife Deniz, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Eda Arife Deniz, SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı. 1990 yılında Konya’da doğan Opr. Dr. Eda Arife Deniz, ilk ve ortaokul eğitimini İstanbul Özel Fatih Koleji’nde, lise eğitimini İstanbul Adnan Menderes Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Opr. Dr. Deniz, tıp eğitimini ise 2014 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamladı. Ekim 2014 - Aralık 2014 tarihleri arasında Konya Bozkır Devlet Hastanesi’nde pratisyen hekim olarak görev yaptı. Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisasını Ocak 2015 - Şubat 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamladı. 2019 Nisan - 2020 Aralık tarihleri arasında İstanbul Beylikdüzü Devlet Hastanesi’nde, 2021 Ocak - 2025 Haziran tarihleri arasında ise Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yaptı. 2023 yılında İstanbul Vehbi Koç Vakfı Özel Amerikan Hastanesi’nde Üremeye Yardımcı Tedaviler Eğitimi’ni (ÜYTE) tamamlayarak Tüp Bebek Uzmanlığı Sertifikasını aldı. Evli ve bir çocuk annesi olan Opr. Dr. Eda Arife Deniz’in ilgi alanları: Gebelik takibi İnfertilite (Çocuk sahibi olamama) ve tüp bebek tedavileri. Jinekolojik hastalıklar (Miyom, kist vb.). Ürojinekolojik hastalıklar (İdrar kaçırma, rahim sarkması vb.) Polikistik Over Sendromu.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:20
Uzmanlardan klima uyarısı
Medical Point Gaziantep Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Demet Çetin, "Klima hastalığı" olarak bilinen rahatsızlıklara karşı vatandaşları uyarıyor. Dr. Çetin, yaz aylarında artan sıcaklarla birlikte klima kullanımının yaygınlaştığını, ancak serinlemek için başvurulan klimalar, bilinçsiz kullanıldığında ciddi solunum yolu hastalıklarına yol açabildiğini söyledi. Klima hastalığı Dr. Çetin, "Klima kaynaklı üst solunum yolu enfeksiyonları; burun akıntısı, boğaz ağrısı, öksürük, hapşırma, halsizlik ve nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Özellikle ofisler, alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve evlerde uzun süre klimalı ortamlarda kalan kişilerde bu belirtiler daha sık görülüyor" dedi. Dr. Demet Çetin, "Klimadan gelen soğuk hava, solunum yollarını kurutarak mikropların daha kolay yerleşmesine zemin hazırlar. Ayrıca kirli filtreler, bakterilerin ve virüslerin yayılmasına neden olabilir" diyerek klima bakımının önemine dikkat çekti. Kimler daha fazla risk altında Dr. Demet Çetin risk altında olan hastalarla ilgili açıklamalarda bulunarak, "Alerjik bünyeye sahip kişiler, astım ve KOAH hastaları, çocuklar ve yaşlı bireyler, bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler" şeklinde konuştu. Klima kullanımı için hayati öneriler Klima kullanımıyla ilgili önerilerde bulunan Dr. Demet Çetin, "Klimaları 22-24C arasında çalıştırın, ani sıcak-soğuk geçişlerinden kaçının, filtreleri ayda en az bir kez temizleyin, yaşam alanlarınızı sık sık havalandırın, bol su için ve bağışıklığınızı güçlendirecek besinler tüketin" ifadelerine yer verdi. Uzun süren soğuk algınlığı ciddiye alınmalı Uzm. Dr. Demet Çetin, "Yaz aylarında grip ya da soğuk algınlığı gibi görünen belirtiler ihmal edilmemeli. Özellikle uzun süren öksürük, halsizlik ve nefes darlığı gibi şikayetlerde mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalı" uyarısında bulundu. Klima, doğru kullanıldığında hayat kalitesini artıran bir teknolojidir. Ancak yanlış ve bilinçsiz kullanım, yaz aylarında sağlığınızı tehlikeye atabilir.
27 Haziran 2025 Cuma - 11:19
SIBO beslenmesinde yapılan beş önemli hata
Diyetisyen Ruken Kuzu, ince bağırsaklarda çok fazla bakteri üremesi olarak özetlenen ve gaz, midede şişkinlik, ishal ya da kabızlık gibi şikayetlere yol açan, kısaca SIBO (Small İntestine Bacterial overgrowth) denilen hastalığın tedavisinde "lifsiz beslenme" diyetinin önemli bir yeri olduğunu söyledi. Ancak bu tanıyı almış hastaların SIBO beslenmesi ile zayıflama diyetini birbirine karıştırıp arada kaçamak yapılabileceğini düşündüklerini belirten Kuzu, "Bu, SIBO diyetinde yapılan 5 önemli hatadan biri. Bu bir beslenme tedavisidir ve sık yapılan kaçamaklar süreci başa döndürebilir. Ve tedavinin başarısız olmasına, sürecin uzamasına yol açar" dedi. Acıbadem Bayraklı Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı ve Fonksiyonel Tıp Uygulayıcısı Ruken Kuzu, kalın bağırsağa yerleşmesi gereken bakterilerin ince bağırsağa yerleşip çoğalmasının yol açtığı SIBO hastalığının belirtileri, tedavisi ve diyetinde yapılan hatalar konusunda bilgi verdi. SIBO’nun en önemli belirtilerinin karında gaz ve şişkinlik, kabızlık ya da ishal, yemekten sonra doluluk hissi, kilo verememe ya da kilo alamama olarak sıralandığını söyledi. SIBO’ya yol açan nedenler olarak bağırsak hareketlerinin yavaşlaması, bağışıklık sistemine sorunları, beslenme alışkanlıkları ile anatomik ve cerrahi faktörlerin gösterildiğini kaydeden Kuzu, "Az çiğnemek ve hızlı yemek yemek yeterince sindirilmemiş besinlerin mideye ve bağırsağa ulaşması bağırsak geçirgenliğini bozar ve SIBO’ya zemin hazırlar" diyerek bu tanıyı almış hastalara uygulanan beslenme tedavisinin önemine dikkat çekti. SIBO tedavisinde, altta yatan kök nedenin belirlenmesi ve bu nedenin tedavi edilmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Kuzu, şöyle konuştu: "Örneğin, sindirim sistemi hastalıkları, bağırsak hareket bozuklukları veya bağışıklık sistemi problemleri gibi durumlar SIBO’ya katkıda bulunur ve bu durumların tedavisi, SIBO tedavisinin başarısını artırır. Uygun tedavi ile birlikte bakteri üremesinin azalması için düşük lifli sebzeler ve proteinden zengin besinlerin tercih edildiği Düşük FODMAP beslenme modeli uygulanır. FODMAP, insanların sindirmesi daha zor olan fermente edilebilir kısa zincirli karbonhidratlar adı verilen belirli bir karbonhidrat sınıfının kısaltmasıdır. SIBO hastalarında bu tür karbonhidratların sindirimi zorlaşmakta ve ishal, kabızlık, şişkinlik gibi semptomlara yol açabilmektedir. Özellikle çiğ sebzeler, kuru baklagiller (mercimek, kuru fasulye, nohut gibi), soğan, sarımsak, laktoz içeren süt ve süt ürünleri, yüksek lif içeren tahıllar ve şekerli gıdaların tüketimi hastalarda gaz ve şişkinliği arttırabilir. SIBO hastaları tavuk, kırmızı et, balık gibi protein grubunu, kinoa ve pirinç gibi düşük lif içeren tahılları, düşük fruktoz içeren çilek, nar, yaban mersini gibi meyveleri daha iyi tolere edebilir. Ancak herkesin bağırsak florası farklı olduğu için bireysel bir beslenme planı oluşturmak ve hangi gıdaların semptomları artırdığını belirlemek önemlidir. " Hatalar başa döndürür SIBO beslenme tedavisinin temelini "Lifsiz beslenme"nin oluşturduğunu, ancak bu tedaviyi gören hastalarının çeşitli hatalar yaptığını gözlemlediğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Ruken Kuzu, "Maalesef kaçamak adı altında yapılan yanlışlar tedaviyi başa döndürüyor" diyerek, bu 5 önemli hatayı şöyle sıraladı: "SIBO beslenmesi yerine eliminasyon diyetinin yapılması hatalardan birincisidir. Eliminasyon diyetinde esas olan, besin duyarlılıkları içeren besinlerin geri çekilmesi, bu yolla bağırsak rehabilitasyonunun hedeflenmesidir. SIBO beslenmesinde ise esas olan besin duyarlılıklarından çok lifsiz beslenmektir. Aralıklı beslenmenin ve besinleri iyice çiğnemenin tam uygulanmaması bir diğer hata. SIBO beslenmesi ile zayıflama diyetinin birbirine karıştırılması, bu diyette arada kaçamak yapılabileceğinin düşünülmesi, gözlemlediğim bir başka hata. Oysa bu bir beslenme tedavisidir ve sık yapılan kaçamaklar süreci başa döndürebilir. Bir başka hata ise porsiyonların yavaş artırımına dikkat edilmemesi ve öğünlerle birlikte su tüketilmesi. 5. hata ise diyet bitiminde yavaşça günlük beslenme geçilmemesi, kontrolsüz biçimde tahıl, alkol ve şeker tüketilmesi."
27 Haziran 2025 Cuma - 11:15
Dirseğinde kırık ve bağ kopması olan hasta, başarılı operasyonla sağlığına kavuştu
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, nadir görülen ve tedavisi oldukça güç olan bir dirsek yaralanması, ortopedi uzmanları tarafından başarıyla tedavi edildi. Batman’da yaşayan Cevriye Erek, kolunun üzerine düşmesi sonucu dirseğinde ciddi bir kırık ve bağ kopması yaşadı. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran Erek’in yapılan muayene ve tetkiklerinde, dirsek eklemine yakın birden fazla kemik kırığı ve hem iç hem de dış yan bağlarda kopma olduğu tespit edildi. Ortopedi doktorları, bu tür bir yaralanmanın nadir görüldüğünü ve tedavisinin oldukça zor olduğunu belirtti. Hastanın ameliyatı, ortopedi uzmanları Op. Dr. Okan Ateş ve Op. Dr. Mustafa Altıntaş tarafından gerçekleştirildi. Dr. Ateş, hastanın dirsek bölgesinde hem kırık hem de iç ve dış yan bağlarda kopma mevcut olduğunu belirterek, "Bu tür kombinasyon yaralanmaları nadir görülür ve tek başına müdahale edilmesi zordur. Önce kırık kemik parçalarını titizlikle vida ile sabitledik, ardından kopan bağları onardık. En son olarak kolun hareket kabiliyetini koruyacak şekilde özel bir hareketli dış sabitleyici uyguladık. Bu sayede hem fonksiyonel iyileşme sağladık hem de ağrısız bir süreç geçirmesini hedefledik" dedi. Hasta Cevriye Erek ise, başarılı tedavi sonrası doktorlarına teşekkür ederek sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder