Son Dakika
|
Türkiye’nin konuştuğu olayda sanık İzzet Kalyon yaşananları anlattı
Sedef Güler cinayeti davasında karar!
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
Silahlı saldırganı etkisiz hale getiren cesur taksici o anları anlattı
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Kene nedeniyle hayatını kaybetti
Ekrem İmamoğlu ve diğer 3 sanığın ‘siyasal casusluk’ suçundan yargılanmasına başlandı
Muhittin Böcek ve oğlunun ifadesi 8,5 saat sürdü
La Liga’da şampiyon Barcelona
İran basını ABD’nin teklifinin kabul edilmediğini duyurdu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Al Thani ile bir araya geldi
Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Schmidt’in görevinden ayrılacağı duyuruldu
Trump, Oval Ofis’teki etkinlik sırasında uyukladı
TFF’den A Milli Takım aday kadrosu haberlerine yalanlama
Aziz Yıldırım’dan birleşme manifestosu
Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, Belçikalı mevkidaşı ile görüştü
Albayrak: "Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğinin en büyük kanıtı Gazze’dir"
SAĞLIK
Başkan Kaya’dan Aydın Şehir Hastanesi’ne övgü
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:47:38
Ayda ortalama 450 bin hastaya hizmet verecek olan Aydın Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte tam kapasite hizmet vermeye başlarken, hastaneye gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, duyduğu memnuniyeti dile getirerek "Hastanemiz çok güzel ve ferah olmuş" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi açılışı yapılan Türkiye’nin 21. Şehir Hastanesi, polikliniklerin de taşınmasıyla birlikte Aydın’da tam kapasite hizmet vermeye devam ediyor. Bin 300 yatak kapasitesi ile Aydın halkına birinci sınıf sağlık hizmeti sunması beklenen hastane 189 poliklinik sayısı ile hizmet vermeye başladı. Sabahın erken saatlerinde polikliniğe gelen vatandaşlar da hastane personelleri tarafından kapıda karşılanarak gidecekleri bölümlere yönlendirildi. "Aydın’a her şey yakışır" Aydın Şehir Hastanesi’nde kalan Yenipazar Belediyesi eski başkanı Zafer Savcı’yı ziyarete gelen İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya da, hastaneden övgü dolu sözlerle bahsetti. Aydın Şehir Hastanesi’nin kente önemli bir değer kattığını ifade eden İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, hastaneden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Aydın Şehir Hastanesi’ne bugün, yeni açılan Acarlar Yolu’ndan geldik. Öncelikle Özlem Başkanı teşekkür ederim. 5 dakikada İncirliova’dan geldik. Bir köprü kalmış yapılacak. O köprüde yapılınca İncirliova ile Şehir Hastanesi arası 10 dakika sürmez. Bu yol güzel olmuş. Koçarlı’ya İncirliova’ya faydası var. Şehir Hastanesi’ne eski Yenipazar Belediye Başkanımız Zafer Savcı’ya ziyarete geldim. Güzel bakıyorlar. Hastanemiz çok güzel olmuş. Ferah olmuş. Herkes ilgileniyor. Sağ olsunlar. Güvenlikçisinden personeline kadar herkes yardımcı oluyor. İlk gün olması sebebiyle biraz karmaşa var ama en kısa zamanda o da düzene girer. Hastane çok güzel olmuş. Odalar çok güzel. Vesile olan herkesten Allah razı olsun. Aydınımıza hayırlı olsun. Aydın değişen ve gelişen bir il. Herkesin göç ettiği bir il. Aydın’a her şey yakışır" dedi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son 3 vatandaşın da Türkiye’ye getirildiğini belirterek, "Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" açıklamasında bulundu.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:17
Sağlık Bakanlığı: "3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır."
Sağlık Bakanlığı: "3 vatandaşın Hantavirüs test sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır."
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:06
Çözüm bulamadığı bel ağrısından ‘ağrı pili’ ile kurtuldu
Gaziantep’te ilaç tedavisine ve defalarca ameliyat olmasına rağmen kronik ağrıları nedeniyle 5 yıldır zorlu bir yaşam süren 61 yaşındaki Saniye Kal, kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştu. Belinde 5 yıldır hissettiği kronik ağrıları nedeniyle yürüme güçlüğü çeken ve eğilip kalkmakta zorlanan Saniye Kal, bel bölgesinden 6 defa ameliyat olan, beline platin, 20 vida takılan, 4 defa algolojik tedavi alan ve defalarca fizik tedavi gördü. Gittiği hastanelerde ağrılarına ilaç tedavisiyle çözüm bulamayan Kal’ın omurgası, ameliyatla takılan 20 metal vidalarla sabitlendi. Kal, geçirdiği operasyona rağmen şiddetli ağrı, uyku problemi ve yürüme güçlüğü çekmesi nedeniyle hayatını idame ettiremez hale geldi. Ağrılarından "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvuran Kal, algoloji bölümü doktorları muayene etti. Doktorlar Kal’a "ağrı pili" tedavisi uygulanmasına karar verdi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniğinden Op. Dr. Abdullah Duman ve ekibinin başarılı operasyonu sonucu Kal, yıllardır süren ağrılarından hastanede uygulanan "ağrı pili" tedavisi sayesinde kurtuldu. Bel bölgesine pil yerleştirilen Kal, 5 yıldır geçmeyen ve son 1 yıldır dayanılmaz bir hal alan ağrılarından kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor. "Hastalarımıza umut olmaya devam edeceğiz" Kronik ağrıları nedeniyle yıllardır zorlu bir yaşam süren Saniye Kal’ın kentte ilk kez uygulanan "ağrı pili" yöntemi sayesinde sağlığına kavuştuğunu belirten Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, "Hastamız bacak ağrıları nedeniyle birçok ameliyat geçirmiş. Hastamıza 20’ye yakın bir vida ameliyatı uygulanmış. Ama geçmeyen ağrıları nedeniyle hastanemize başvurdu. Gaziantep’te ve bölgede ilk defa uygulanan tedaviyle hastamız sağlığına kavuştu. Hastamız omurgaya yerleştiren ‘ağrı pili’ sayesinde ağrılarından tamamen kurtuldu. Hastamız da çok mutlu. Hastanemizde bu tarz vakaları yapmaya devam edeceğiz ve hastalarımıza umut olmaya devam etmeyi planlıyoruz" dedi. "Hastamızın iyileşmesi bizi mutlu etti" Hastanın sağlık durumu ve "ağrı pili" tedavisiyle ilgili bilgi veren Operatör Doktor Abdullah Duman ise, "Hastamız daha önce 3 kere ayaklarından, 3 kere de torakolomber bölgeden ameliyat olmuştu ve bel bölgesinde 20 adet vida vardı. Buna rağmen ağrıları geçmiyordu. Ağrıları geçmemesi üzerine algoloji hekimlerimiz tarafından takibe alınmıştı. Algoloji hekimleri tarafından hasta için ‘ağrı pili’ düşünülüp bize yönlendirildi. Biz de hocamızla beraber değerlendirdik ve hastamıza ‘ağrı pili’ni uygun gördük. Hastaya detaylı bilgilendirmeyi yaptık. Hastanın da kabul etmesi üzerine yaklaşık yarım saat süren bir operasyonla elektrotları sırtına yerleştirdik. Karnının tarafına da bir jeneratör koyduk ve bu şekilde hastanın ağrılarının azaldığını gördük. Bu durum bizi gerçekten memnun etti" şeklinde konuştu. "Sağılığıma kavuştuğum için çok mutluyum" 5 yıldır hissettiği ağrılardan kaynaklı birçok tedavi yöntemi denediğini ve çok sıkıntılı günler yaşadığını dile getiren hasta Saniye Kal da, hastanede gerçekleştirilen operasyonda bel bölgesine yerleştirilen pil ile şikayetlerinden kurtulduğunu belirterek, "Çok ameliyat geçirdim, ağrılarım çok fazlaydı ve bir türlü geçmiyordu. Geceleri uyuyamıyordum, sürekli belim ve ayaklarım ağrıyordu. Günde 6-7 tane de hap içiyordum. Yaklaşık 5 yıldır bu durumdaydım. Şimdi çok şükür iyiyim. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
2
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
3
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:32
Adana kebabı ve salata ikilisi ’glutatyon’ seviyesini artırıyor
4
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:12
20’li yaşlarda kolon kanseri alarmı: Belirtiler hemoroidle karışıyor
5
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:50
’’Gizli tehlike çölyak: Belirtiler hafif, sonuçlar ağır olabilir’’
28 Haziran 2025 Cumartesi - 10:06
Kronik sırt ağrısının çözümü beyinde olabilir
Depresyon ve anksiyetenin sırt ağrısına neden olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Aybige Üstüner, bu yüzden çözümün omurgada değil beyinde olabileceğini söyledi. Üstüner, sekiz haftalık bir farkındalık veya bilişsel davranışçı terapi (BDT) kürünün, ağrı kesiciler veya diğer tedavi biçimlerine yanıt vermeyen kişilerde sırt ağrısını önemli ölçüde azalttığını aktardı. Günümüzde genç yaşlı pek çok insan sırt ağrısı sorunu yaşıyor. Modern yaşam tarzı, masa başında çalışmak, kötü duruş alışkanlıkları ve yetersiz fiziksel aktivite sırt ağrısının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Son dönemlerde birçok kişi boyun veya sırt sorunları nedeniyle çalışmakta güçlük çekiyor. Yakın zamanda yapılan bir klinik deney, sekiz haftalık bir farkındalık veya bilişsel davranışçı terapi (BDT) kürünün, halihazırda ağrı kesiciler kullanan ve diğer tedavi biçimlerine yanıt vermeyen kişilerde sırt ağrısını önemli ölçüde azaltabileceğini gösterdi. Araştırmalar, erkeklerde öfkenin sırt ağrısıyla yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu. Çalışma, öfkeyi yönetemeyen erkeklerin, kas gerginliğinin arttığı ve tablonun daha da kötüleştiğini gözler önüne serdi. Yapılan araştırmayı değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Aybige Üstüner, "Bilişsel davranışçı terapinin rolü, ağrı, düşünceler ve duygular arasındaki bu ilişkiyi kesintiye uğratmak. Hissettiğimiz ağrı hakkındaki inançlarımızı değiştirdiğimizde ağrı da değiştirmiş oluruz" ifadelerini kullandı. "Acı ile savaşmayın, duygularınızı yönetin" Düşünceleri doğru şekilde kontrol altına alarak uzun vadede ağrı kesici ilaç kullanımı kadar ağrının hafifleyebileceğini de aktaran Psikolog Aybige Üstüner, semptomları yönetmeye yardımcı olacak 5 öneriyi de sıraladı: "Sırt ağrısını tetikleyen, artıran düşünceler kişiden kişiye değişir. Ağrı üzerinde tekrar tekrar düşünmek ağrıyı daha yoğun hissetmenize neden olabilir. Bunları yazmak, bunu işlemeye yardımcı olabilir ve düşünmeye son verebilir. Olumsuz düşüncelerinizi not edin ve gelecekte kendinize daha iyi bakmak için neler yapabileceğinizi yazın. Depresyon, anksiyete, sırt ağrısına neden olur ve tabloyu daha da kötüleştirebilir. Kaygılı, çökük veya öfkeli hissedebiliriz. Bu nedenle sırt ağrısının hayatınızın bir parçasını kabul edin ve buna göre yaşayın. Birçok çalışma, yeşil alana maruz kalmanın ağrıyı azalttığını ve sırt ağrısı da dahil olmak üzere kronik ağrı rahatsızlıkları çeken kişilerde yaşam kalitesini iyileştirdiğini gösteriyor. Açık hava sizi gelecekle ilgili endişelerinizden uzaklaştırırken ağrınızı da azaltabilir. Vücudunuzda acıyı hissettiğinizde beyin mücadeleye girer ve tepki olarak direnir ve acı ile savaşır. Bu çatışmaların üzerine hayal kırıklığı, korku ve gerginlik eklenirse durum daha da kötüleşebilir. Bu yüzden masa başında çalışanlar, ağrı konusunda endişelendiklerinde her yarım saatte bir kalkıp esnemeli ve her saat başı kısa bir yürüyüşe çıkmalı. Hayat rutininize derin nefes egzersizlerini dahil edin. Günde üç kez uygulanan beş dakikalık derin nefes alma egzersizleri ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir."
28 Haziran 2025 Cumartesi - 10:01
Güneşe dikkat: Alerji vakalarında artış başladı
Havaların ısınmasıyla birlikte güneş alerjisine bağlı şikayetlerde belirgin artış yaşanıyor. Uzmanlar; özellikle güneşe maruz kalan yüz, kol, bacak ve ellerde görülen kaşıntı, kızarıklık ve döküntü gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini belirterek, güneşten korunmanın ihmal edilmemesi konusunda uyarıyor. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İnci Deniz İnanç, havaların ısınmasıyla birlikte güneş alerjisi vakalarında artış yaşandığını belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Son günlerde artan kaşıntı, kızarıklık ve döküntü şikayetleriyle hastaneye başvuranların sayısının çoğaldığını belirten Dr. İnanç, "Güneş alerjisi genellikle ciltte kızarıklık, kaşıntı ve kabarıklıklarla kendini gösteriyor. Genetik yatkınlığı olan kişilerde daha sık karşılaşmaktayız. Özellikle yaz aylarının başında, güneşe daha çok maruz kalan kol, bacak, yüz ve ellerde görülüyor" dedi. "En az 50 faktör koruma içeren güneş kremleri kullanılmalı" Uzm. Dr. İnanç, ultraviyole A (UVA) ışınlarının bu durumu tetiklediğini vurgulayarak, "UVA filtreli, en az 50 faktör koruma içeren güneş kremleri kullanılmalı. Bu kremler güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmeli ve 2-3 saatte bir yenilenmelidir. Dışarı çıkıldığında ise gölge alanlar tercih edilmelidir. 10.00-16.00 saatleri arasında güneşten kaçınılması gerekiyor. Güneşe direkt çıkmak yerine aralıklarla çıkmayı öneriyoruz. Güneş teması sonrası ise ılık duş almak ve cildi nemlendirmek cilt sağlığı açısından önemlidir" diye konuştu.
28 Haziran 2025 Cumartesi - 09:27
Genç kadının hayatı kezzapla karardı
Eski sevgilisi tarafından, uyuduğu esnada yüzüne, vücudunun çeşitli yerlerine kezzap atıldıktan sonra kıkırdakları eriyen, sol gözü akan ve vücudunda ciddi yanıklar oluşan 45 yaşındaki Yasemin Uzunçelebi’nin, şifa aradığı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yapılan ameliyat sonrası hareket kabiliyeti arttı. Yaşadığı acı tecrübeleri aktarıp tavsiyelerde bulunan Uzunçelebi, "Hissettiğim acı anlatılmaz, yüzünüzün dış tarafı eriyor, ellerinize, ayaklarınıza damlıyor. Arkadaşlık kurarken gençlere tavsiyem; tatlı sözlere kanmasınlar, inanmasınlar ve kolay kolay güvenmesinler" dedi. İstanbul’da 4 yıl önce garson olarak çalışan, aslen Bartınlı olan Yasemin Uzunçelebi, 42 yaşındayken çalıştığı işletmeye müşteri olarak gelen Mehmet Y. ile arkadaş oldu. Arkadaşlıkları kısa sürede sevgililiğe dönüşen çift bir süre sonra ayrılırken, Yasemin Uzunçelebi Antalya’ya taşınma kararı aldı. Avcılar Merkez Mahallesi Katip Ahmet Sokak’ta ablasıyla birlikte yaşayan Uzunçelebi, her şeyden habersiz 5 Ekim 2021 tarihinde işten eve geldi. Antalya’ya taşınmasına kısa bir süre kala eşyalarını toparlayan kadın uykuya daldı. Suyu kesip uyuyan kadına kezzap dökmüş Gizlice eve giren Mehmet Y., iddiaya göre içerisinde su olan bütün kapları boşaltıp, şebeke suyunu kesti. Mehmet Y. daha sonra elindeki kezzabı uyuyan kadının yüzüne ve vücudunun çeşitli yerlerine döktü. Gece saat 03.00 sıralarında acı ile uyanan kadın yüzünü yıkayacak su aradı. Su bulamayan Uzunçelebi, apartman dairelerinin zillerine basıp yardım istedi. İddiasına göre kapıyı kimsenin açmaması üzerine evine dönen kadın, 112’yi arayarak yardım istedi. Vücudunda yanıklar oluştu, kıkırdakları eridi Ağır yaralı ve hayati tehlikesi bulunan kadın Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Talihsiz kadının sol gözü akarken sağ gözünde görme kaybı oluştu. Vücudunun çeşitli yerlerinde 3’üncü derece, kıkırdaklarında 4’üncü derece yanık ve erime oluşan kadın 6 ay yoğum bakımda tedavi gördü. Dört ay da serviste tedavi görüp ayağa kalkan kadın, o anları asla unutmadığını dile getirdi. Tavsiye üzerine boynundaki ve ellerindeki deri gerginliğini giderip hareket kabiliyeti için Eskişehir Şehir Hastanesi’ne gelen Uzunçelebi burada muayyene oldu. Eskişehir Şehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Abdülkadir Calavul ve ekibi tarafından yapılan ameliyatla ellerini, boynunu daha rahat kullanan kadın, hastaneye ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Acı tecrübelerden sonra gençlere tavsiye Öte yandan yaşadığı acı tecrübelerden yola çıkarak, gençlere tavsiyelerde bulunan Yasemin Uzunçelebi, gençlerin hayatına alacakları insanları iyice araştırmaları ve kolay kolay güvenmemeleri konusunda tavsiyede bulundu. Talihsiz kadın, kendisinin en büyük hatasının kolay inanmak olduğunu sözlerine ekledi. "Canice bir saldırıya uğradım" Yaşadığı acı tecrübeyi anlatan Yasemin Uzunçelebi, "5 Ekim 2021 günü erkek arkadaşım tarafından canice bir saldırıya uğradım. Elektriği ve suyu kapatmış. Kezzabı evde mi, dışarıda mı hazırladı, bilmiyorum. Acıyla uyandım. Bütün apartmanı dolaşıp dairelerin kapılarını çaldım, ama kimse kapıyı açmadı. Daireme geri döndüm ve 112’yi aradım. Ambulans geldi, hastaneye kaldırıldım. Sonrasını hatırlamıyorum. Bu olay yüzünden bir gözümü kaybettim. Ellerimi, ağız yapımı, birçok uzvumu kaybettim. Doğru düzgün yemek yiyemiyorum ve nefes almakta zorlanıyorum. Çok büyük acılar çektim. Bunların bir daha tekrarlanmasını istemiyorum. Hiçbir kadının, hiçbir gencin bunları yaşamasını istemiyorum. Artık bunlara dur denmeli, yeter denmeli. Bu şiddet ve ölümler neden hâlâ devam ediyor? Devletimizin buna bir dur demesi gerekiyor" dedi. "Yüzünüzün dış tarafı eriyor, ellerinize, ayaklarınıza damlıyor" Kezzapla yapılan saldırı gecesini anlatan Uzunçelebi, "Kafede garson olarak çalışıyordum, orada tanıştık. O müşteri olarak geldi, önce tanıştık, sonra arkadaş olduk. İlişkimiz ilerledikçe onu iyi bir insan sandım, ama öyle değilmiş, bunu sonra anladım. Sonradan öğrendim ki devletten sahte şekilde engelli maaşı alıyormuş. O gün Antalya’ya taşınacaktım. Gece uyurken eve girmiş, kezzabı nasıl hazırladı, bilmiyorum. Kafam çok karışıktı, tam olarak hatırlamıyorum. Bir çocuğun rüyadan uyanması gibi, o acıyı tarif etmek imkânsız. Yüzünüzün bir kısmı erirken hissettiğiniz şey anlatılmaz. Yüzünüzün dış tarafı eriyor, ellerinize, ayaklarınıza damlıyor. O can havliyle su arıyorsunuz, ama etrafta su yok. Damacanaları, çaydanlıkları, su ısıtıcısını, sürahiyi boşaltmış. Her şeyi organize bir şekilde planlamış. Elektriği ve suyu kapatmış, her şeyi önceden düşünmüş. Bunu gündüz mü yaptı, bilmiyorum, hatırlamıyorum. O gün yoldan gelmiştim, yorgundum. Eşyalarımı toplayıp saat 22:00 gibi yattım. O yorgunlukla hiçbir sesi duymadım" ifadelerini kullandı. "Arkadaşlık kurarken kolay kolay güvenmesinler" Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yapılan başarılı ameliyat ile hareket kabiliyeti artan Yasemin Uzunçelebi, kendini daha iyi hissettiğinin altını çizdi. Uzunçelebi şöyle konuştu; "Ablamlar, yoğun bakımda 6 ay kaldığımı söylüyor. Dört ay da Kartal’da serviste kaldım. Sonrasında ara ara hastaneye gidip geldim, tedaviler ve ameliyatlar gördüm. Daha sonra Ayşegül Aksu hanım ve Kadir hoca ile tanıştım. İnşallah daha iyi olacağıma inanıyorum. Onların beni daha iyi hale getireceğine güveniyorum. Boynumu açamıyor, oynatamıyordum; Kadir hocamız bunu düzeltti. Ellerim açılmıyordu, onu da tedavi ettiler. Üç haftalık bir iyileşme sürecim var. Sonra tekrar buraya geleceğim, Allah’ın izniyle. Genç arkadaşlarımıza, bayan arkadaşlarımıza, hangi yaşta olurlarsa olsunlar, tatlı sözlere kanmasınlar, inanmasınlar. Kolay kolay güvenmesinler, arkadaşlık kurarken dikkatli olsunlar. Ben çok saf bir insanım, her şeye inanıyorum. Kalbimin temizliğinden mi, bilmiyorum, ama çabuk inanıyorum ve bu yüzden kaybediyorum. Sadece erkekler değil, bayanlar da beni sırtımdan vurdu." "Hastamızın şu anki durumu iyi" Eskişehir Şehir Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Abdülkadir Calavul ise yapılan başarılı operasyonla ilgili olarak, "Yasemin adlı hastamızın durumu gerçekten acı bir tablo. Daha önce Türkiye’de sanatçı Bergen’in yaşadığı trajik olay hepimizin malumu. Bergen, sevdiği kişi tarafından önce kezzapla yakılmış, ardından kurşunlanarak öldürülmüştü. Hastamız da Bartın’dan bize başvurdu ve onun da Bergen’e benzer bir hikayesi var. Hastamızın vücudunun büyük bir kısmında yanıklar oluşmuş ve sağ gözünde görme kaybı gelişmiş. Hasta daha önce birçok ameliyat geçirmiş ve bundan sonra da çeşitli ameliyatlar geçirmesi gerekecek. Şu anda el ve boyun bölgesine odaklandık. Boynunda çekintiler vardı ve ağız yoluyla yeterince iyi nefes alamıyordu. Boğazında trakeostomi bulunuyor, yani nefesini boğazından alıyor. Her iki elinde de çekintiler mevcut, bu yüzden ellerini rahat kullanamıyor. Sol el ve boyun bölgesindeki yanık alanlarını tedavi ettik. Hastamızın şu anki durumu iyi, ancak bu ameliyat yeterli olmayacak; birkaç ameliyat daha geçirmesi gerekecek. Önümüzdeki haftalarda diğer ameliyatları da yavaş yavaş gerçekleştirdikten sonra, inşallah kabul edilebilir bir görünüme kavuşacak. Yanıklar 3. derece, hatta bazı bölgelerde 4. dereceye ulaşıyor; kemik ve kıkırdağı bile etkilemiş. Bu bölgelerin rekonstrüksiyonu gerçekten çok zor. Şimdilik boyun ve el bölgelerine odaklandık. Bu tedaviler tamamlandıktan sonra tekrar yüz bölgesine yoğunlaşacağız" dedi. Öte yandan geçtiğimiz yıl mahkemece Mehmet Y.’ye "Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye teşebbüs" suçundan 20 yıl hapis cezası verildiği öğrenildi.
28 Haziran 2025 Cumartesi - 09:11
’’Yaşınız sizi kandırmasın, sağlığınızın gerçek ölçüsü biyolojik yaşınızda’’
Sağlık için biyolojik yaşa dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Dr. Akın Torun, ’’Örneğin 45 yaşında iki kişiden biri genç bir birey gibi dinç, aktif ve sağlıklı olabilirken; diğeri çeşitli kronik hastalıklarla mücadele ediyor, fiziksel olarak daha yorgun ve kırılgan bir görünüm sergiliyor olabilir. Bu farkların temelinde yatan unsur, kişinin biyolojik yaşıdır. Biyolojik yaş, vücudun gerçek yaşını yansıtarak bireyin sağlık durumunu daha doğru değerlendirme imkânı sunar’’ dedi. Takvim yaşı sadece rakamlardan ibaret, gerçek yaş ise hücrelerde saklı. Biyolojik yaş analiziyle, kalp sağlığından kas gücünü, stres düzeyinden kemik yoğunluğuna kadar pek çok faktör değerlendirilerek, vücudun gerçek yaşı öğrenebilir, hastalık riskleri erken dönemde keşfedilebilir. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Akın Torun, biyolojik yaş analizi ile ilgili bilinmesi gerekenleri şöyle açıkladı: ’’Günümüzde sağlığı değerlendirmek için yalnızca kronolojik yaşa bakmak artık yeterli görülmemektedir. Çünkü aynı yaşta olan iki birey arasında ciddi sağlık farklılıkları görülebilmektedir. Örneğin, 45 yaşında iki kişiden biri genç bir birey gibi dinç, aktif ve sağlıklı olabilirken; diğeri çeşitli kronik hastalıklarla mücadele ediyor, fiziksel olarak daha yorgun ve kırılgan bir görünüm sergiliyor olabilir. Bu farkların temelinde yatan unsur, kişinin biyolojik yaşıdır. Biyolojik yaş, vücudun gerçek yaşını yansıtarak bireyin sağlık durumunu daha doğru değerlendirme imkânı sunar. ’’Sağlık durumunuz biyolojik yaşınızda saklı’’ Biyolojik yaş analizi, modern tıbbın bireye özel sağlık anlayışını temel alan, çok yönlü bir değerlendirme yöntemidir. Klasik sağlık taramalarının ötesine geçerek; bireyin içsel yaşlanma hızını, fizyolojik işlevlerini, stres düzeyini, kas-iskelet sisteminin dayanıklılığını ve metabolik dengesini ölçmeyi amaçlar. Bu analiz, kişinin sadece bugününü değil, gelecekteki sağlık risklerini de belirlemeye yardımcı olur. Bireyin sağlık durumunu, yaşam tarzını ve genetik altyapısını dikkate alarak kronolojik yaştan bağımsız olarak hesaplanır. Bu analiz, kişisel sağlık haritası çıkarılarak bireye özel sağlık önerileri geliştirilmesine olanak tanır. Biyolojik yaş analizinde uygulanan bazı temel testler şöyle: VO2 Max testi: Kalp ve akciğerlerin oksijen taşıma kapasitesini belirler. Fiziksel dayanıklılığı ve kardiyovasküler sağlığı gösterir. HRV (Heart Rate Variability - Kalp Hızı Değişkenliği): Kalbin atım aralıklarındaki değişkenliği ölçerek otonom sinir sisteminin sağlığını ve stres seviyesini ortaya koyar. Kemik dansitometrisi (kemik yoğunluğu ölçümü): Osteoporoz riski değerlendirilir, kemik sağlığı yaşla birlikte nasıl değiştiği analiz edilir. Kas gücü ve postür analizi: Kas-iskelet sistemi fonksiyonları, dengesizlikler ve hareket kapasitesi değerlendirilir. Biyokimyasal testler: Kan tahlilleriyle inflamasyon düzeyi, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, glukoz toleransı, kolesterol, hormon düzeyleri ve oksidatif stres belirlenir. Bu veriler bir bütün olarak değerlendirilerek, kişinin biyolojik yaşı hesaplanır. Biyolojik yaş, yalnızca bir sayı değil, aynı zamanda gelecekte karşılaşabileceği hastalıklara karşı bir uyarı sistemi işlevi görür. ’’Sağlıklı yaş almak istiyorsanız yaş analizinizi yaptırın’’ Biyolojik yaş analizi, genel sağlığını değerlendirmek, yaşam kalitesini artırmak ve sağlıklı yaş almak isteyen herkes için uygundur. Sağlığını bilimsel verilerle değerlendirmek isteyen bireyler, yaşlanma hızını merak edenler, egzersize başlamadan önce vücudunun sınırlarını tanımak isteyenler, Kalp-damar, kas-iskelet veya metabolik hastalık riski taşıyan bireyler, genetik hastalık geçmişi olan kişiler, daha kaliteli ve uzun bir yaşam hedefleyenler ayrıca sporcular, yaşam tarzı değişikliği yapmak isteyenler ve stresle baş etme yolları arayan kişiler için de bu analiz önemli bilgiler sunar. ’’Sadece mevcut sağlık düzeyiniz değil geleceğe yönelikte ipuçları veriyor’’ Biyolojik yaş analizi yalnızca mevcut sağlık düzeyinizi belirlemekle kalmaz, aynı zamanda geleceğe yönelik sağlık planlaması yapmanıza yardımcı olur. Henüz klinik bulgu vermemiş ancak risk taşıyan durumlar erken dönemde fark edilerek önleyici tıp yaklaşımları uygulanabilir. Bu, hem bireysel sağlığın korunmasını sağlar hem de ileride oluşabilecek yüksek maliyetli tedavi süreçlerinin önüne geçer. Ayrıca analiz sonrası bireye özel yaşam tarzı, beslenme ve egzersiz önerileri hazırlanabilir. Böylece kişi, vücudunun ihtiyaçlarına göre daha sağlıklı seçimler yapabilir. Zihinsel ve fiziksel sağlığın bütünsel değerlendirilmesi, sadece yaş almaya değil, sağlıklı yaşlanmaya odaklanmayı sağlar.’’
27 Haziran 2025 Cuma - 18:01
Dalaman ve Bodrum’da denizden tıbbi tahliye
Muğla’nın Bodrum ve Dalaman ilçelerinde gezi ve özel teknede rahatsızlanan vatandaşlar Sahil Güvenlik ekiplerince tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Bodrum ve Dalaman ilçesi açıklarında seyreden gezi ve özel teknede bulunan vatandaşların rahatsızlanması üzerine yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı üzerine yönlendirilen Sahil Güvenlik ekipleri, teknelerden aldıkları vatandaşları 112 ambulans ekiplerine teslim edildi.
27 Haziran 2025 Cuma - 17:36
Uzun süren burun akıntısı ve hapşırık varsa dikkat
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Buğra Subaşı, özellikle yaz ve bahar aylarında ortaya çıkan alerjik rinit hastalığı ile ilgili uyardı. Burundan kolaylıkla solunabilen gözle görülemeyecek kadar küçük alerjen maddelere karşı vücudun bağışıklık sisteminin verdiği reaksiyonun "Alerjik Rinit (AR)" olarak tanımlandığını ifade eden Doç. Dr. Buğra Subaşı, "Tüm dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sini etkilemektedir. Hem çocuk hem de erişkin yaş grubunda görülebilir. Alerjik rinit, genetik geçişli bir hastalık olup ailesinde anne ve babasında mevcut olan kişilerde görülme oranı yüksektir" dedi. Alerjik rinitin, yıl boyu süren veya mevsimsel olarak 2 şekilde sınıflandırıldığını dile getiren Subaşı, "Yıl boyu süren alerjik rinit; ev tozu akarları, evcil hayvan (kedi, köpek, kuş gibi) deri döküntüleri ve tüyleri, iç ortam küf mantarları, hamam böcekleri gibi alerjenlerden kaynaklanır. Şikayetler yıl boyu sürer. Mevsimsel Alerjik Rinit ise halk arasında saman nezlesi, bahar nezlesi olarak da bilinir. Ağaç, çiçek, çayır, çimen, ot polenlerine bağlı ortaya çıkar. Şikayetler genellikle ilkbahar, yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülür" şeklinde konuştu. Alerjik riniti olan kişilerde sıklıkla hapşırık, şeffaf sulu burun akıntısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, gözlerde kızarma, yaşarma, kaşıntı, öksürük, koku bozuklukları gibi şikayetler olabildiğine dikkat çeken Subaşı, soğuk algınlığı veya griple kıyaslandığında daha uzun sürdüğünü ancak ateş, üşüme, titreme, boğaz ağrısı gibi şikayetler görülmediğini vurguladı. Alerjik rinitin hastanın sosyal hayatını, iş ve okul hayatını olumsuz etkilediğini bildiren Doç. Dr. Subaşı, sinüzite, kulak enfeksiyonlarına, uyku bozukluklarına sebep olabildiği gibi astımla da ilişkilendirildiğini kaydetti. Hasta hikayesi ve iyi bir kulak burun boğaz muayenesi ile alerjik rinit tanısının konulabildiğini belirten Subaşı, ayrıca cilt prick testi ve kan alerji testleri ile alerjen maddelerin tespit edilebildiğini de sözlerine ekledi. "Tedavide ilk ve en önemli basamak alerjenden korunmak" Tedavide ilk ve en önemli basamak alerjenden korunmak olduğunun altını çizen Subaşı, "Örneğin mevsimsel alerjik rinitte polenlerin yoğun olduğu sabah ve öğle saatlerinde, kuru ve rüzgarlı havalarda zorunlu değilse dışarı çıkılmamalıdır. Eğer dışarı çıkılacaksa uzun kollu kıyafetler ve pantolon giyilmesi, eve dönüldüğünde de giysilerin değiştirilmesi, bol su ile duş alınması uygun olacaktır. Sportif faaliyetler kapalı alanlarda yapılmalıdır. Araçla seyahat sırasında camlar kapalı tutulmalı ve araçlarda polen filtreleri bulunmalı ve bakımları düzenli aralıklarla yapılmalıdır. Çamaşırlar polen mevsiminde ev içerisinde kurutulmalı, kapı ve pencereler özellikle polenlerin yoğun olduğu saatlerde kapalı tutulmalıdır. Yabani ot temizleme ve çim biçme gibi bahçe işleri yapılmamalıdır" ifadelerine yer verdi. Alerjik rinitin medikal tedavisinde antihistaminik hap veya spreyler, kortizon içeren burun spreyleri, lökotrien antagonistleri, serum fizyolojik ile burun içi yıkama kullanılabileceği bilgisini paylaşan Doç. Dr. Subaşı, "Korunma ve tedaviden yeteri kadar fayda görmeyen, cilt ve kan testlerinde alerjen madde tespit edilen uygun hastalarda İmmünoterapi (aşı tedavisi) uygulanabilir. Alerjik rinit tedavisinde alerjenden ömür boyu korunulmalıdır. Alerjik rinitli hastaların düzenli takibi ve kişiye yönelik tedavisi yapılarak hastalık kontrol altına alınabilir" şeklinde açıklamasını tamamladı.
27 Haziran 2025 Cuma - 16:54
Erzincan’da ebelik eğitimleri tamamlandı
Erzincan’da, "Doğal Olan Normal Doğum" eylem planı kapsamında yürütülen E8: Ebelik Eğitimlerinin Güçlendirilmesi faaliyeti çerçevesinde il genelindeki sağlık tesislerinde görev yapan ebelere yönelik verilen eğitimler tamamlandı. Eğitim programı sonunda, eğitmenlere Teşekkür Belgeleri, katılımcı ebelere ise Katılım Belgeleri takdim edildi. Belgeler, İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan Tekin, Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız ve Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Furkan Tan tarafından verildi. Programda doğum hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik bu tür eğitimlerin devam edeceğini belirtti.
27 Haziran 2025 Cuma - 16:47
’’Ton balığı kas gelişimini destekleyen önemli bir protein kaynağı’’
Yaz geldi, spor yapma isteği arttı. Yapılan antrenmanların karşılık bulmasında beslenme önemli rol oynuyor. Özellikle doğal ve kaliteli proteinlerle desteklenen bir diyet, kas gelişiminde belirleyici rol oynuyor. Beslenme Uzmanı Jen Scheinman, ton balığının kas gelişimine etkisini değerlendirdi. Bilim insanları, kas gelişimini doğal beslenmeyle desteklemeyi seçenlere ton balığını öneriyor. Ton balığının, kas yapımında ihtiyaç duyulan protein kaynağı olarak öne çıktığı belirtiliyor. Aynı zamanda Omega-3 ve D vitamini bakımından zengin olması kaslardaki iltihaplanmanın azalmasına ve iyileşmesine yardımcı olduğu da vurgulanıyor. ABD’li Beslenme Uzmanı Jen Scheinman, ton balığının kaliteli protein olduğuna dikkat çekerken, kas gelişime etkisine de vurgu yaptı. Proteinin kalitesi miktarından önemli Beslenme Uzmanı Scheinman, "Günlük protein ihtiyacı yaşam tarzına göre değişiyor: Hareketsiz bireyler için kilogram başına 0,8 gram protein yeterliyken, düzenli egzersiz yapanlarda bu oran 1,2 ila 2 grama kadar çıkabiliyor. Proteinin kalitesi en az miktarı kadar önemli. Kaliteli protein denince akla ilk gelen kaynaklardan biri olan ton balığı bir kutusunda yaklaşık 23 gram yüksek kaliteli protein bulunduruyor. Ton balığı beslenme açısından en güçlü kaynaklarım arasında. Konserve ton balığı çok yönlü, pratik ve sağlıklı, bu da onu besin değeri yüksek bir öğünü kolayca tüketmenin en lezzetli ve pratik yollarından biri haline getiriyor. Kas gelişimi için gereken vitamin, mineral ve yüksek kaliteli proteini tek bir kaynakta sunan ton balığı, vücudunuzun spora en iyi şekilde yanıt vermesini sağlıyor’’ dedi.
27 Haziran 2025 Cuma - 15:59
Serik Devlet Hastanesi ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı aldı
Serik Devlet Hastanesi, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu ‘Anne Dostu Hastane’ unvanını almaya hak kazandı. Antalya’nın Serik ilçesinde hizmet veren Serik Devlet Hastanesi, daha önce kazandığı "Bebek Dostu Hastane" unvanının ardından, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü "Anne Dostu Hastane" programı kapsamında yapılan denetimlerden başarıyla geçerek yeni bir unvanın sahibi oldu. Anne Dostu Hastane programı, gebelik öncesinden doğum sonrası döneme kadar annelere kaliteli, güvenli ve mahremiyete saygılı sağlık hizmeti sunulmasını amaçlıyor. Program çerçevesinde hastanelerin doğum hizmetleri, fiziksel şartları, hasta güvenliği ve mahremiyet uygulamaları gibi birçok başlık detaylı şekilde değerlendiriliyor. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birimi’nden İlkay Zengin ve beraberindeki ekip, Serik Devlet Hastanesi’nde incelemelerde bulundu. Doğum öncesi ve sonrası hizmet süreçleri, doğum ortamlarının uygunluğu, hasta güvenliği ve mahremiyet odaklı uygulamalar değerlendirilerek hastane "Anne Dostu Hastane" belgesi almaya uygun bulundu. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Serik Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Serkan Kurt, hastanenin kadın doğum kliniğinde 4 uzman hekim ve 19 ebe ile hizmet verdiklerini belirtti. Kurt, "Doğumhanede hem fiziksel hem de işleyiş açısından önemli düzenlemeler yaptık. Gebe okulumuzu aktifleştirerek anne adaylarının gebelik, doğum ve lohusalık dönemlerini daha yakından takip ediyoruz. Ayrıca gebelere özel ebe polikliniği hizmete açıldı" dedi. Hastane bünyesinde oluşturulan 2 adet TDL (Travay-Doğum-Loğusa) odasında, anne adaylarının ev konforunda doğum yapabilmesine imkân tanındığını belirten Başhekim Kurt, "Kaliteli ve nitelikli bakımı esas alan, konfor ve hijyen standartları yüksek bir doğumhane ortamı oluşturduk. Gebelik, bir kadının inanılmaz yolculuğudur. Bizler bu süreçte onların yanındayız. ‘Anne Dostu Hastane’ unvanını almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu başarıda emeği geçen tüm personelimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
27 Haziran 2025 Cuma - 15:49
80 yaş üstü ve yatağa bağımlı bireyler için e-rapor süreci huzurevlerinde anlatıldı
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri, kurumsal bakım hizmeti sunan yataklı devlet kurumlarında ikamet eden vatandaşlardan süreli ilaç raporu ve engelli raporu bulunanların raporlarının yenilenmesi için hayata geçirilen e-rapor sistemiyle ilgili bilgilendirmede bulundu. Sağlık Bakanlığı, 80 yaş ve üstü bireylerin ve yatağa bağımlı hastaların kamu sağlık tesisine gitmeden sağlık raporlarının hastanın başvurusuna ihtiyaç kalmadan çıkarılması amacıyla e-rapor sistemini hayata geçirdi. Yaşam kalitesini artıracak dijital sağlık çözümlerinin yaygınlaştırılması amacıyla huzurevi, yaşlı bakım merkezi ve benzeri kurumsal bakım hizmeti sunan yataklı devlet kurumlarında ikamet eden vatandaşların süreli ilaç raporu ve engelli raporu bulunanların raporlarının yenilenmesi amacıyla başlatılan e-rapor sistemiyle ilgili Maide Bolel, Halis Toprak, Safiye-Gönül Bayar ve Süleyman Çakır Huzurevi’nde bilgilendirme yapıldı. Huzurevlerini ziyaret eden Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Pakize Gözde Gök, Hastane Hizmetleri Birim Sorumlusu Uzm. Fizyoterapist Elçin Mamak Çelik ve Evde Sağlık Hizmetleri İl Koordinatörü Uzm. Dr. Mehmet Baş; sistemin kullanımı, işleyiş süreçleri, aynı zamanda randevu ve muayene kanalları hakkında vatandaşlara detaylı bilgiler aktardı.
27 Haziran 2025 Cuma - 15:15
Elazığ’da NRP eğitimi düzenlendi
Elazığ’da Yenidoğan Canlandırma Programı (NRP) uygulama eğitimi düzenlendi. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından doğumda gelişebilecek yenidoğan mortalitesini ve asfiksinin yol açacağı sekelleri en aza indirebilmek üzere NRP uygulama eğitimi gerçekleştirildi. Fethi Sekin Şehir Hastanesi, Konferans Salonu’nda 24-26 Haziran 2025 tarihleri arasında olmak üzere üç gün devam eden eğitim programı sonunda çeşitli sağlık tesislerinden kursa katılan ve başarılı olan 47 kursiyere, düzenlenen törenle sertifikaları verildi. Törene, İl Sağlık Müdür Vekili Uzm. Dr. Ali Atar, hizmet başkanları, idareciler, akademisyenler, hastane başhekimleri, eğitmenler, kursiyerler ve sağlık çalışanları katıldı. İl Sağlık Müdür Vekili Uzm. Dr. Ali Atar başta olmak üzere kürsüye davet edilen eğitmenler tarafından yapılan sunumlarla programın amacı hakkında çeşitli bilgiler verildi. NRP ve diğer çalışmalar sonucunda bebek ölüm hızı ve neonatal ölüm hızının düştüğü ifade edildi.
27 Haziran 2025 Cuma - 15:08
Pülümür’de Fenilketonüri hastalığına dikkat çekildi
Tunceli’nin Pülümür ilçesinde Fenilketonüri hastalığına dikkat çekildi. Tunceli’nin Pülümür ilçesinde, İlçe Toplum Sağlığı Merkezi sağlık personelleri tarafından kurumlarda fenilketonüri (FKÜ) hastalığı hakkında bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Bilgilendirme çalışmaları kapsamında resmi kurum çalışanlarına ve halka açık alanlarda vatandaşlara; hastalıkla ilgili bilgi verilerek bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Yapılan çalışma ile hastalığın önemine dikkat çekilerek, toplumda farkındalık oluşturulması hedeflendi. Fenilketonürinin kalıtsal bir metabolizma hastalığı olup, yenidoğan döneminde alınan topuk kanı testi ile erken dönemde tespit edilebildiği bildirildi. Erken teşhisinin, hastalığı özel diyetlerle yaşam boyu kontrol altında tutulmasının mümkün kıldığı ifade edildi. Sağlık personelleri, özellikle yenidoğan tarama testlerinin hayati önemde olduğunu vurgulayarak, ailelerin bu konuda bilinçli hareket etmesinin çocukların sağlıklı bir yaşam sürmesi için büyük rol oynadığını belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder