Son Dakika
|
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisinde tahliyeler başladı
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Pakistan’da karakola bombalı saldırı: 12 ölü, 2 yaralı
Belçika Kraliçesi Mathilde, Türkiye’de
Bağdat Caddesi’nde tansiyon yükseldi, polis önledi
Galatasaraylı futbolculardan, basın toplantısında sulu kutlama
Okan Buruk: "Şampiyonluğu yakaladığımız için çok mutluyum"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
SAĞLIK
Çine’de astım hastalığına karşı vatandaşlar bilgilendirildi
10 Mayıs 2026 Pazar - 14:25:31
Aydın’ın Çine ilçesinde Çine Devlet Hastanesi tarafından astım hastalığına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla bilgilendirme standı açıldı. Çine Devlet Hastanesi’nde kurulan stantta, alanında uzman sağlık personelleri tarafından vatandaşlara astım hastalığının belirtileri, tetikleyici faktörleri ve korunma yolları hakkında bilgi verildi. Etkinlikte ayrıca doğru inhaler (nefes açıcı) cihaz kullanım teknikleri uygulamalı olarak anlatılırken, tedaviye uyumun önemine de dikkat çekildi. Hastalar ve hasta yakınlarının yoğun ilgi gösterdiği etkinlik kapsamında broşür ve çeşitli eğitim materyalleri dağıtıldı. Vatandaşların soruları uzman ekipler tarafından yanıtlandı. Çine Devlet Hastanesi yetkilileri, toplum sağlığını korumaya ve geliştirmeye yönelik eğitim ile bilgilendirme çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:56
İnme hastasına hayat kurtaran müdahale
Sakarya’da Akyazı Devlet Hastanesinde ilk kez uygulanan tPA (pıhtı eritici) tedavisiyle 73 yaşındaki hasta kalıcı felç riskinden kurtarıldı. Edinilen bilgiye göre, kol ve bacağında güç kaybı ile konuşma bozukluğu şikayetiyle hastaneye getirilen 73 yaşındaki Süleyman Aydın’a, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Bölgesel Kapsamlı İnme Merkezi koordinatörlüğünde anında müdahale edildi. İhtisasını SEAH Nöroloji Kliniğinde tamamlayan Uzm. Dr. Şule Dalkılıç ve Akyazı Devlet Hastanesi acil ekibi tarafından hastaya ilk kez tPA (trombolitik) tedavisi başarıyla uygulandı. Bölgedeki inme tedavisinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilen bu hayat kurtarıcı müdahalenin ardından Aydın’ın şikayetleri tamamen giderilerek kalıcı felç riski ortadan kaldırıldı. "10 Mayıs İnme Farkındalık Haftası"nın son gününde kamuoyuyla paylaşılan vaka, inmede erken teşhis ve doğru koordinasyonla hastalığın tedavi edilebilir olduğunu gösterdi. Öte yandan, Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir ve SEAH Başhekimi Doç. Dr. Fatih Güneysu, sağlık ekibini tebrik etti.
10 Mayıs 2026 Pazar - 11:34
Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
10 Mayıs 2026 Pazar - 11:06
Van’da "Her Gebeye Bir Ebe" projesinden Anneler Günü etkinliği
Sağlık Bakanlığı tarafından anne ve bebek ölümlerini azaltmak amacıyla hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" projesi kapsamında Van’da görev yapan ebeler ile anne adayları, ‘Anneler Günü’ dolayısıyla bir araya geldi. Haziran 2025’te başlatılan ve kamu, özel, üniversite hastanesi ayrımı gözetmeksizin tüm gebelere rehberlik hizmeti sunan proje, Van’da meyvelerini vermeye devam ediyor. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan kadınlara hamileliğin son 3 ayında yoğun destek sağlanan program çerçevesinde, Van Kalesi eteklerindeki Atatürk Kültür Parkı’nda anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Van İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programda, ebeler ve gebeler diyetisyen gözetiminde sağlıklı kahvaltı yaparken, fizyoterapist eşliğinde egzersiz yaparak moral depoladı. Diyetisyenler tarafından gebelik süresince hem anne hem de bebek sağlığı için kritik öneme sahip olan doğru beslenme yöntemleri hakkında bilgilerin verildiği etkinlikte, anne adaylarına Sağlık Bakanlığının "Annelik Yolculuğu" isimli mobil uygulaması da tanıtıldı. Bilgilendirme sonrası sağlıklı kahvaltılarını yapan anne adayları, daha sonra uzman fizyoterapistler eşliğinde doğru nefes alma ve rahat doğum egzersizlerini uygulamalı olarak öğrendi. İHA muhabirine konuşan Koordinatör Ebe Halime Seyitoğulları, doğum kaygısı olan annelerin yanında olduklarını belirtti. Ebe Seyitoğulları, "Koordinatör ebe sisteminde son üç ayı, son üç ayı kalan gebelerimiz sisteme düşüyor. O gebelerimizi arayıp onlara gerekli bilgileri veriyoruz. Onları hastanelere yönlendiriyoruz. Yapmaları gereken taramalardan bahsediyoruz. Gebe okuluna davet ediyoruz onları. İlk gebeliği olanlara ev ziyaretinde bulunuyoruz. Ev ziyaretinde bulunduğumuz gebenin doğumla ilgili kaygıları varsa onları gidermeye çalışıyoruz. Normal doğuma yönelik egzersizler planlıyoruz, fizyoterapistimizle birlikte. Normal doğumu rahat, kolay, daha kolaylaştırmak amacıyla. Onların korkularını gidermeye çalışıyoruz. Onların aklına takılan soruları gidermeye çalışıyoruz. Daha samimi, daha ihtiyaçları olduğu zaman bize daha rahat ulaşabilmeleri için her zaman yanlarında olduğumuzu göstermek amacıyla Anneler Günü’ne özel kahvaltı düzenledik" dedi. Etkinliğe katılan Ebe Hatun Atay ise anne adaylarıyla bir arada olmaktan mutluluk duyduklarını dile getirerek, "Gebelerimizle beraber güzel bir ortamda buluştuk. Hem fizyoterapist eşliğinde sporlarımızı yaptık hem de diyetisyenimiz eşliğinde kahvaltımızı yaptık" diye konuştu. Aldığı hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getiren 32 haftalık gebe Şeyma Öztürkçü, tüm annelerin gününü kutlayarak şöyle konuştu: "Şu anda böyle güzel bir ortamda ebelerimizle ve diğer gebe arkadaşlarımızla güzel bir kahvaltı etkinliği yaptık. Sonrasında sporumuzu yapacağız. Şundan bahsetmek istiyorum; annelik yolculuğumda, gebeliğimde ebelerimizi, yani kendi koordinatör ebemi her zaman yanımda hissettim. Onlardan her zaman bilgi alabildim. Bu benim için çok kıymetli. Kaygılarımı çok azalttı. Gebeliğimin başından itibaren her zaman ulaşabiliyorum. Ev ziyaretime geldiler sağ olsunlar. Onlarla bu süreci yönetmek benim için daha kolay ve rahatlatıcı oldu. Bu yüzden teşekkür ediyorum."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:12
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 21:25
Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor"
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:04
Acil Tıp Teknisyenleri bu eğitimler sonrası hastaya hızlı bir şekilde ulaşıyor
4
10 Mayıs 2026 Pazar- 09:48
Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: "Kabızlık diye düşündüm" dedi
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 13:26
Uzmandan hantavirüs uyarısı: "Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli"
08 Temmuz 2025 Salı - 11:06
Şırnak’ta küçükbaş hayvanların küpe ve aşıları yapıldı
Şırnak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri Güneyçam köyü Peri Yaylası’nda küçükbaş hayvanlara yönelik aşılama ve küpeleme işlemleri gerçekleştirdi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayvancılığı geliştirme politikaları çerçevesinde yürütülen çalışmalarla hem hayvan hastalıklarının önüne geçilmesi hem de hayvan varlığının kayıt altına alınması hedefleniyor. Şırnak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü veteriner hekimleri tarafından yapılan işlemlerle hayvanların sağlık durumu yerinde kontrol edilirken, herhangi bir hastalık tespit edilmesi durumunda anında müdahalede bulunuluyor. Veteriner hekimler, aşılama ve küpelemenin yanı sıra bölgedeki yetiştiricilere teknik bilgilendirme ve danışmanlık desteği de sağlıyor. Hayvan sağlığının korunması ve üreticilerin bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaların yıl boyunca aralıksız süreceği belirtildi.
08 Temmuz 2025 Salı - 11:05
Enerji içecekleri dişleri döküyor
Uzman diş doktoru uyardı, dişlerdeki mine tabakasını yok eden enerji içecekleri, dişlerde tedavisi mümkün olmayan hasarlara neden oluyor. Yaygınlaşan enerji içeceği tüketimi beraberinde bir çok sağlık problemini getiriyor. Diş hekimleri, enerji içeceklerinin yüksek miktarda; şeker, asit ve kafein içerdiğine dikkat çekerek, enerji vermediği gibi diş minesini zayıflatarak çürük riskini yükselttiğini belirtiyor. Erken yaşta diş minesini aşındıran enerji içecekleri, diş eti hastalılarına ve geri dönüşümü olmayan diş kayıplarına da yol açabiliyor. "Enerji içecekleri yalancıdır" Uzman Diş Doktoru Hüseyin Ceylan, enerji içeceklerinin aslında enerji vermeyen yalancılar olduğunu belirterek, "Son 10-15 yıldır hayatımıza giren bu içeceklerin tüketimi gittikçe artmaktadır. Enerji içeceklerini sınava hazırlanan gençler, uzun odaklı çalışan gençler daha çok tercih ediyor. Gece kulüpleri gibi yerlerde de yine gençler tarafından çeşitli karışımlar ve kokteyller halinde tüketilirler. Enerji içecekleri dişlerimizi eriten ve enerji verdiğini iddia eden yalancılardır. Enerji içeceğinin içinde yaklaşık 35-40 gram yani 7 ila 8 kesme şekere eşdeğer yüksek fruktozlu mısır şurubu bulunur. Ayrıca 80 ila 200 gram arası kafein ve günlük ihtiyacın 20 katı kadar B vitamini içerir. Bu fazla miktardaki B vitamini böbrekler tarafından vücuttan atılır ve insana hiçbir faydası yoktur. İçerdiği şeker de doğrudan enerji patlaması yapacak bir şeker değildir. Enerji içecekleri enerji vermez, sadece uyarıcıdır. Bu içecekler enerji sağlamadığı gibi asidik pH değerine sahiptir ve içerdiği yoğun şeker nedeniyle de diş çürümesinde etkin rol oynar. Yüksek asidik seviyeleri diş minesini parçalar ve dişlerde hassasiyete neden olur" şeklinde konuştu. "Geri dönüşümü olmayan zararlar veriyor" Enerji içeceklerini dişlere verdiği zararların geri dönüşümsüz diş kayıplarına yol açtığını belirten Ceylan. "Enerji vaadiyle sunulan bu içeceklerin diş sağlığı üzerindeki zararları bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmıştır. Dişlere verdiği zararlar geri dönüşümsüzdür. Diş çürükleri, diş minesi erozyonu, diş çürüğüne bağlı hassasiyet ve diş eti hastalıklarına sebebiyet verirler. Özellikle küçük yaşta tüketilmeleri, çocuklarda süt dişleriyle birlikte çıkacak olan daimi dişlerin de erken yaşta kaybedilmesine yol açar. Bu içecekler dişlerde kırılma ve aşınma gibi tedaviyle geri döndürülemeyecek sonuçlara neden olur. Erken yaşta kaybedilen dişlerin yerine yapılacak tedavileri de olumsuz etkiler. Hem daha fazla maliyet ortaya çıkar hem de tedavi süreci uzar. Sonuç olarak enerji versin diye içilen bu içecekler, hayatınızın geri kalan kısmında diş sağlığınız için harcayacağınız tüm enerjiyi tüketebilir" dedi.
08 Temmuz 2025 Salı - 11:00
Prof. Dr. Gözel: "Hipertansiyon çok ciddi bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkmaktadır"
Hipertansif hastaların dikkat etmesi gereken hususların öncelikle yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nevzat Gözel, "Hipertansiyon ülkemizde olduğu gibi dünyada da çok ciddi bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkmaktadır" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Gözel, yaygın bir halk sağlığı sorunu olan hipertansiyon hakkında önemli bilgiler verdi. Hipertansiyonun kan basıncının normal sınırların üzerinde olması anlamına geldiğini aktaran Prof. Dr. Gözel, "Hipertansif hastaların dikkat etmesi gereken hususlar, öncelikle yaşam tarzı değişiklikleridir. Tuz kısıtlaması ve tuzsuz diyettir. İlaçlarını düzenli kullanması ve rutin kontrollerini aksatmaması gerekiyor. Hipertansiyon kontrol altına alınmadığında, böbrek ve beyin başta olmak üzere kalp ve diğer hayati organları tehdit etmektedir. Bu hastalarımızın özellikle kan şekeri kontrolü kadar kan basıncını da normal sınırlarda tutması gerekiyor. Kan basıncının yüksek seyretmesi durumunda kronik böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilir, hastalar ilerleyen dönemlerde diyalize mahkum hale gelir" diye konuştu. Gözel, "Ülkemizde ve dünyada kronik böbrek yetmezliğinin en sık ikinci sebebi hipertansiyondur. İlk sırada ise diyabet gelmektedir. Bu hastaların özellikle dikkat etmesi gerekiyor. Hipertansiyon yüksek seyrettiğinde muhtemel olarak beyin kanamalarına neden olmaktadır. Beyin kanamaları da kalıcı his ve fonksiyon kayıplarına, hatta hastanın yatağa bağımlı hale gelmesine neden olabilir. Yatağa bağımlı hale gelmek sadece hastayı değil, hastanın ailesini de sosyal yönden etkileyen bir olgudur. Özellikle yaşlı hastalarımızın yakınları tarafından düzenli olarak kontrollere götürülmesi ve ilaç kullanımının düzenli olarak takip edilmesi gerekiyor. Hipertansiyon ülkemizde olduğunu gibi dünyada da çok ciddi bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkmaktadır" şeklinde konuştu.
08 Temmuz 2025 Salı - 10:26
Denizli’de 2 yeni sağlık tesisinin açılışı yapıldı
Denizli’nin Tavas ilçesinde Kızılcabölük Aile Sağlığı Merkezi ve Karahisar Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu geniş katılımla hizmete açıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan açılış töreninde Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk programın açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kızılcabölük Aile Sağlığı Merkezi ve Karahisar 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyounun Tavas’a hayırlı olmasını dileyen, İl Sağlık Müdürü Öztürk, "Birinci basamak sağlık hizmetleri dediğimizde bunun en önemli parçası bugün burada açılışını yapacak olduğumuz aile sağlığı merkezlerimiz, çok kıymetli aile hekimlerimiz ve aile sağlığı çalışanlarımızdır. Vatandaşlarımıza lütfen ilk başvuracağınız yer, ilk tanıyacağınız kişi aile hekimleriniz olsun diyoruz. Çünkü aile hekimlerimiz, anne karnına düştüğünüz andan itibaren yaşamın sonuna dek sağlık verilerimizi tutan, bizim sağlığımızı bizden çok daha iyi bilen, kayıt altına alan ve bize yol gösteren en önemli hekimlerimizdir. İlimizde bir yandan aile sağlığı merkezi binaları yaparken bir yandan da yeni aile sağlığı merkezleri açarak aslında aile hekimliği birimi başına düşen nüfusumuzu azaltmaya çalışıyoruz. Aile hekimliği başına düşen nüfusumuz, bu yılın başında 3 bin 50 iken şu an itibari ile 2 bin 867’ye düştü. Bugün açılışını yapacak olduğumuz yaklaşık 360 metre karelik kapalı alana sahip bu bina, üç aile hekimliğini barındıracak şekilde inşa edildi, tüm bütçesi Bakanlığımız tarafından karşılandı. Bu güzel tesisimizin ilçemize ve mahallemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Açılışı gerçekleştirilen hizmetlerin hayırlı olmasını dileyen Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun; "Bugün burada Sağlık Bakanlığımızın öncülüğünde, ilimizin birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek üzere aile sağlığı merkezimizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Öncelikle mahallemize, ilçemize hayırlı, mübarek olmasını temenni ediyorum. İnşallah buradan değerli hemşerilerimiz birinci basamak sağlık hizmetleri bakımından, başta koruyucu sağlık hizmetleri olmak üzere her anlamda güzel, nitelikli, etkili, verimli bir sağlık hizmeti alacaklar. Mahallemize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum" dedi. Konuşmalardan sonra kurdele kesimi yapılarak Kızılcabölük Aile Sağlığı Merkezi ve daha sonra Karahisar’a geçilerek orda da düzenlenen törenle 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu hizmete açıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından Denizli’ye tahsis edilen tam donanımlı ambulans da yeni açılan istasyonda kullanılmak üzere istasyon sorumlularına teslim edildi.
08 Temmuz 2025 Salı - 10:18
Uzmanlar uyarıyor, göz kuruluğuna dikkat: "Hem sayı, hem şiddet olarak artış var"
Günümüzde giderek artan ekran bağımlılığının etkili olduğu gözlerde kuruluğa ilişkin uzmanlar uyarıyor. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Semih Çakmak, "Günümüzde göz kuruluğunu geçmiş yıllara göre gerçekten ciddi ve artmış bir sorun olarak değerlendirebiliriz. Hem sayı hem şiddet olarak artış var. Çocukların artık tablet, telefon, bilgisayar oyunlarıyla daha çok zaman geçirmeleriyle de beraber çok küçük yaşlarda göz kurulukları eski zamanlara göre daha da çok görüyoruz. Son zamanlarda yaş olarak daha geniş spektruma yayılma var" dedi.
08 Temmuz 2025 Salı - 10:01
Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol: "11.00 - 16.00 arası zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın"
Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, artan hava sıcaklıklarına karşı vatandaşları uyararak, "Özellikle 11.00 ile 16.00 arasında, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde, özellikle dışarıda bir işleri yoksa bu saatleri evde geçirmelerini öneriyoruz" dedi.
08 Temmuz 2025 Salı - 09:56
Keneyi vücuttan çıkartırken dikkat
Son dönemlerde artan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları ile ilgili konuşan Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, "Keneyi çıkartırken sigara basmak, kolonya dökmek ve ateş tutmak gibi yanlış yöntemler var. Bunlar, kenenin taşıdığı virüsü insan vücuduna enjekte etmesine sebep oluyor" dedi.
08 Temmuz 2025 Salı - 09:55
Yazın artan bel ve boyun ağrılarına karşı alınacak tedbirler
Liv Hospital Gaziantep Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Kasım Osmanoğlu, "Sıcak hava dalgaları, yüksek nem oranı ve yoğun klimalı ortamlar derken yaz aylarında da fiziksel şikayetler artış gösterebiliyor. Özellikle masa başı çalışanlar, uzun süre araba kullananlar veya klima karşısında uyuyan bireylerde bel, boyun ve sırt ağrıları, yaz mevsiminde sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alıyor" dedi. Liv Hospital Gaziantep Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Kasım Osmanoğlu, yaz aylarında yanlış alışkanlıkların ve kontrolsüz klima kullanımının kas iskelet sistemine zarar verebileceğine dikkat çekerek, sağlıklı bir yaz geçirmek için basit ama etkili önlemler hakkında önerilerde bulundu. "Serinlemek isterken kaslarınızı üşütmeyin" Yaz aylarında yoğun klima kullanımı, boyun ve bel kaslarının ani soğukla karşılaşmasına neden olabiliyor. Bu da kas spazmları, tutulmalar ve ağrılı hareket kısıtlılıklarıyla sonuçlanabiliyor. Uzm. Dr. Kasım Osmanoğlu, "Özellikle klima karşısında uzun süre kalmak ya da gece uyurken doğrudan klimanın rüzgarına maruz kalmak, boyun tutulmalarına, bel ağrılarına ve fibromiyalji ataklarına neden olabilir. Kaslar soğudukça gerilir ve spazm gelişir. Bu da günlük hareketleri kısıtlayabilir. Klima kullanımında dikkat edilmesi gerekenler: Klima doğrudan vücuda üflememeli, özellikle uyku sırasında hava akımı doğrudan yüze veya enseye gelmemeli. Oda sıcaklığı 23-25 C arasında sabitlenmeli. Uyurken zaman ayarlı modlar kullanılmalı. Terliyken klima karşısında beklemekten kaçınılmalı" dedi. "Tatilde hareketsiz kalmak bel ve boyun ağrılarını tetikleyebilir" Tatil dönemlerinde uzun yolculuklar, valiz taşıma, oteldeki ergonomik olmayan yataklar gibi etkenler de kas-iskelet sistemi şikayetlerini artırabiliyor. Uzm. Dr. Osmanoğlu, "Uzun süre aynı pozisyonda oturmak, özellikle yolculuk esnasında yapılan sabit pozisyonlu oturma, bel ve boyun fıtığı olan kişilerde ağrıları tetikleyebilir. Tatilde dinlenmek kadar hareketli kalmak da önemlidir. Günde en az 30 dakikalık yürüyüş veya basit esneme egzersizleriyle omurga sağlığı korunabilir. Tatilde bel-boyun sağlığını korumak için: Valizleri taşırken ağırlığı iki kola eşit dağıtın. Sert ya da çok yumuşak yataklar yerine omurgayı destekleyen yataklar tercih edin. Uzun yolculuklarda her 1,5 saatte bir mola verin ve kısa yürüyüşler yapın. Havuz ve deniz sonrası aniden serin ortamda uzun süre kalmaktan kaçının" ifadelerini kullandı. "Hareketsizlik yazın gizli tehlikesi olabilir" Sıcak havaların rehavetiyle hareketin azalması da, kas ve eklemlerde sertlik ve ağrıya neden olabiliyor. Uzm. Dr. Kasım Osmanoğlu, "Yaz aylarında dışarıda egzersiz yapamayan bireyler, evde basit germe ve esneme hareketleriyle kaslarının çalışmasını sağlayabilir. Unutmayın, hareketsizlik de kas ağrılarının en büyük sebeplerinden biridir" diyerek yaz aylarında da egzersiz rutinlerinin aksatılmaması gerektiğini vurguladı. Yaz aylarında herkesin omurga sağlığına biraz daha özen göstermesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Osmanoğlu, yaz mevsimi için 5 öneriyi şöyle sıraladı: "Klima doğrudan vücuda üflememeli, oda hafif serin olmalı. Terliyken hemen soğuk ortama girilmemeli. Her gün 20-30 dakikalık yürüyüşler yapılmalı. Bel ve boyun dostu yastıklar ve yataklar tercih edilmeli. Aniden gelişen tutulma veya ağrılarda doktora başvurulmalı, kendi kendine ilaç kullanılmamalı. Yaz mevsimi dinlenmek için fırsat olsa da, bazı küçük hatalar yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Basit önlemlerle yazın sık görülen kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının önüne geçilebilir. Doğru klima kullanımı, düzenli hareket ve ergonomiye dikkat ederek yaz boyunca hem serin hem sağlıklı kalmak mümkün."
08 Temmuz 2025 Salı - 09:54
Devlet-vatandaş iş birliğiyle Samsun’a yeni acil sağlık hizmetleri istasyonu
Samsun’un Atakum ilçesine yeni 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu kurulması için Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ile bir iş adamı arasında bina yapım bağış protokolü imzalandı. Alanlı Mahallesi’ne yapılacak yeni acil sağlık hizmetleri istasyonun imza töreninde Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras ile birlikte protokole imza atan iş adamı İhsan Kaptanoğlu, "Uzun zamandır böyle bir hayır işinde bulunmayı istiyordum. Her şeyi zaten devletten beklememek lazım. Bende yaşadığım yere mahalleme, bir kişinin canı kurtulsa bir kişi sağlığına kavuşsa yeter düşüncesiyle ve belki bir gün ben ya da çocuklarım da faydalanabilir bu merkezden şifa bulur diyerek bir 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu yaptırmaya karar verdim. İnşallah biz gibi onlarcası çıkar, daha birçok yatırım yapılır hem vatandaşlarımıza hem devletimize destek olmuş oluruz" dedi. İhsan Kaptanoğlu’na bu anlamlı bağışından dolayı teşekkür eden Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras ise şunları söyledi: "Sağlık Bakanlığımızın ilimize yaptığı sağlık yatırımlarıyla oldukça güçlü bir sağlık altyapısına sahip Samsunumuzda vatandaşlarımız da devletimizin bu özverisine destek olup, bize bir el, bir destek verdiğinde bizde çok mutlu oluyoruz. Zaten devletimizin gücü ve halkımızın desteği bir araya gelirse güzel sonuçlar kaçınılmaz oluyor. İnşallah bu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonumuzda bu destekle en kısa zamanda tamamlanarak, Samsunlulara hizmet vermeye başlayacak. Katkılarından dolayı hayırseverimiz İhsan beye teşekkür ediyoruz. İnşallah devlet vatandaş elbirliğiyle hep birlikte nice güzel hizmetlere imzaca atacağız." Atakum ilçesi Alanlı Mahallesi, Atakum Belediyesi tarafından sağlık alanı olarak yeri ayrılan mevkide yapılacak 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonu, İhsan Kaptanoğlu tarafından anahtar teslimi tamamlandıktan sonra Sağlık Bakanlığı’na devredilecek. Yapımına kısa süre içinde başlanacak istasyon tamamlandıktan sonra istasyona "Fatma- İhsan Kaptanoğlu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu" adı verilecek.
08 Temmuz 2025 Salı - 09:49
Prostat hastalıklarında erken teşhis hayat kurtarıyor
Prostat hastalıkları, erkek sağlığını doğrudan etkileyen ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilen rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Medical Park İzmir Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Müşteba Sevil, özellikle 50 yaş üstü erkeklerde prostat büyümesi ve kanseri riskinin arttığını vurgulayarak, "Erken teşhis edilen prostat hastalıklarının çoğu başarılı şekilde tedavi edilebilmektedir" dedi. Prostatın mesane altında yer alan ceviz büyüklüğünde bir bez olduğunu belirten Üroloji Uzmanı Op. Dr. Müşteba Sevil, bu bezin meninin sıvı kısmını üreterek spermlerin hareketini sağladığını ifade etti. Op. Dr. Sevil, "Prostat, erkek üreme sistemi için hayati bir organdır. Ancak yaşla birlikte bazı hastalıklara yatkın hale gelir. En sık karşılaştığımız durumlar arasında iyi huylu prostat büyümesi (BPH), prostatit ve prostat kanseri yer alır" diye konuştu. "BPH, prostat kanseriyle aynı şey değildir" İyi huylu prostat büyümesinin yaşla birlikte geliştiğini ifade eden Op. Dr. Sevil, bunun kanserle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Op. Dr. Sevil, "Benign Prostat Hiperplazisi (BPH), prostatın iyi huylu büyümesidir ve genellikle idrar yolu şikâyetlerine yol açar. Prostat kanseri ise kötü huylu hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıdır. Ancak her iki durumda da benzer belirtiler görülebildiği için ayırıcı tanı büyük önem taşır" dedi. Hastalığın görülme yaşı farklılık gösteriyor Prostat hastalıklarının yaşla ilişkili olarak değiştiğini belirten Op. Dr. Sevil, şu bilgileri verdi: "BPH genellikle 40 yaş sonrası görülür, 60’lı yaşlarda erkeklerin yarısında belirtiler vardır. Prostat kanseri riski ise 50 yaş sonrası artar. Prostat iltihabı ise her yaşta görülebilir ancak daha çok genç ve orta yaş grubunu etkiler." "Sık idrara çıkma ve idrar akımında zayıflık dikkat çekici belirtilerdir" Prostat hastalıklarının en belirgin belirtilerini sıralayan Op. Dr. Sevil, "Sık idrara çıkma, özellikle gece idrara kalkma, idrarda zorlanma, ani sıkışma hissi, tam boşalamama ve idrar sonrası damlama gibi şikâyetler prostat hastalıklarının habercisi olabilir. İleri vakalarda idrarda kan, kasık ve bel ağrısı da görülebilir" dedi. "Prostat kanseri erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir" Prostat kanserinin çoğu zaman erken evrede belirti vermediğine dikkat çeken Op. Dr. Sevil, taramanın önemine değindi. Op. Dr. Sevil, "Prostat kanserinde PSA testi ve parmakla rektal muayene gibi tarama yöntemleri hayat kurtarıcıdır. Erken evrede tanı konulursa kanser henüz yayılmadan tedavi edilebilir. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemelidir" şeklinde konuştu. "Tedavi hastalığın türüne ve evresine göre planlanıyor" Prostat hastalıklarının tedavisinin kişiye özel planlandığını belirten Op. Dr. Sevil, farklı yöntemlerin uygulandığına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı: "BPH’de ilaç tedavisi, lazerle müdahale veya cerrahi yöntemler kullanılabilir. Prostat kanserinde ise hastalığın evresine göre aktif izlem, cerrahi (radikal prostatektomi), radyoterapi, hormon tedavisi, kemoterapi veya immünoterapi uygulanır. Prostat iltihabında ise antibiyotikler, ağrı kesiciler ve yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin temelini oluşturur." "Düzenli kontroller ihmal edilmemeli" Prostat sağlığının korunması için düzenli üroloji kontrollerinin önemine değinen Op. Dr. Müşteba Sevil, sözlerini şöyle tamamladı: "Her erkek 50 yaşından itibaren, risk grubunda olanlar ise daha erken yaşta düzenli tarama yaptırmalıdır. Erken tanı sayesinde birçok prostat hastalığı, yaşam kalitesini bozmadan ve hayati riske neden olmadan tedavi edilebilmektedir."
08 Temmuz 2025 Salı - 09:46
Keneyi vücuttan çıkartırken dikkat
Son dönemlerde artan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları ile ilgili konuşan Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, "Keneyi çıkartırken sigara basmak, kolonya dökmek ve ateş tutmak gibi yanlış yöntemler var. Bunlar, kenenin taşıdığı virüsü insan vücuduna enjekte etmesine sebep oluyor" dedi. Havaların ısınmasıyla birlikte özellikle İç Anadolu bölgesinde kene sayısı ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları arttı. Adana’da ise henüz bir kene vakası bildirilmedi ancak uzmanlar vatandaşlara uyarılarda bulundu. Çocukların park ve bahçelerde oyun oynarken dikkat etmesi gerektiğini, ebeveynlerin çocuklarını sürekli kontrol etmesinde fayda olduğunu belirten Okur, "Yaz aylarının gelmesiyle birlikte kene sayısı artmaya ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları görülmeye başlandı. Tarım işçilerinde veya kamp yapan kişilerde kene vücuda yapıştığında kızarıklık ve ateş gibi belirtiler gösteriyor. Ancak bazen de bu belirtiler ortaya çıkmıyor. Vatandaşların sürekli çocuklarını ve kendilerini kontrol etmelerini, açık renkli kıyafet giymelerini, pantolonlarını çoraplarının içine katmalarını öneriyorum" ifadelerini kullandı. "Kene tutunan kişiler uzmana görülmeli" Vücuda yapışan kenenin uzman kişiler tarafından mümkünse bir klinik ortamında vücuttan çıkartılması gerektiğini ancak kliniğe gidemediği durumlarda kişinin belirli kurallara dikkat ederek keneyi çıkartabileceğini anlatan Dr. Okur, "Keneyi çıkartırken bazı uygulanan yanlış yöntemler var. Sigara basmak, kolonya dökmek ve ateş tutmak gibi. Bu yanlış uygulamalar, kenenin taşıdığı virüsün insan vücuduna yayılmasına sebep oluyor. Kene uygun bir şekilde çıkartıldığında insanlara hastalık bulaşmayabiliyor. Ancak kene yapışan kişinin mutlaka uzman bir doktor tarafından muayene edilmesi gerekiyor" diye konuştu. "Kenenin vücuda tutunması engellenmeli" Kene yapışan kişinin mutlaka gözetim altında olması gerektiğini kaydeden Okur, daha sonra şunları söyledi: "Her kene, virüs taşımıyor. Türkiye’de 50’den fazla kene türü var. Bunların bazıları Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, bazıları da başka hastalıklara sebep olabiliyor. Çıkartılan hastanede bu kenenin zaten hangi tür olduğu tespit ediliyor. Açık havaya gittikten sonra mutlaka kıyafetleri çıkartıp cildi kontrol etmeliler. Kenenin vücuda girip tutunmasını engellemek için önlemler alınmalı."
08 Temmuz 2025 Salı - 09:07
Kilonu öğren, hayatını değiştir
DÜZCE(İHA) – Akçakoca İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" farkındalık çalışmaları aralıksız devam ediyor. Toplumda sağlıklı yaşam bilincini artırmak amacıyla sürdürülen bu çalışma kapsamında, Uğurlu Köyü’nde bir bilgilendirme standı kuruldu. Vatandaşların boy ve kilo ölçümleri yapılarak beden kitle indeksleri (BKİ) hesaplandı. Elde edilen sonuçlara göre katılımcılara kişisel sağlık durumları hakkında bilgi verilerek sağlıklı yaşam konusunda önerilerde bulunuldu. Etkinlik, vatandaşların kendi sağlık verilerini öğrenmelerine imkan tanırken, sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda farkındalık oluşturmayı hedefliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder