Son Dakika
|
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor
İGA: "DHMİ’ye borcumuz bulunmamaktadır"
Macaristan’ın yeni Başbakanı Peter Magyar, yemin ederek göreve başladı
Yüksekova’da patlama: 1 çoban yaralı, 3 koyun telef oldu
Putin: "Zafer her zaman bizimdi ve her zaman bizim olacak"
SAĞLIK
Sağlık Bakanlığı: "Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir"
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 23:59:42
Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada "Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir" denildi. Sağlık Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir. İlgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı bildirilmiştir. Ülkemize ulaştıkları andan itibaren, karantinaya alınacak ve sağlık süreçleri Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir" açıklamasında bulunuldu.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:43
Alanya’da tüketim tarihi geçmiş ürün satan zincir market mühürlendi
Alanya Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin denetimlerinde son kullanma tarihi geçmiş tavuk ürünleri sattığı tespit edilen zincir market şubesi mühürlendi. Alanya Belediyesi, halk sağlığını korumaya yönelik denetimlerini sürdürüyor. Kurban Bayramı öncesinde hijyen ve gıda denetimlerini artıran Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Avsallar Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir zincir market şubesinde, son tüketim tarihi geçmiş ve paket üzerindeki kullanım tarihi okunamayacak şekilde tahrip olmuş tavuk ürünlerinin satışa sunulduğunu tespit etti. İşletme hakkında tutanak tutulurken, söz konusu durum belediye encümenine sevk edildi. Ayrıca encümen kararıyla işletmeye idari para cezası uygulanırken, market şubesi mühürlenerek 3 gün süreyle ticari faaliyeti durduruldu. Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, halk sağlığının her şeyden önce geldiğini belirterek, gıda konusunda tavizsiz bir anlayışla çalıştıklarını ifade etti. Başkan Özçelik, vatandaşların sağlıklı ve güvenli alışveriş yapabilmesi için denetimlerin devam ettiğini kaydetti.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:26
Uzmandan hantavirüs uyarısı: "Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli"
Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" dedi. Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Kemirgenler aracılığıyla bulaşan hastalığın özellikle riskli meslek gruplarında daha sık görülebildiği söyleyerek, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğunu belirterek, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Bu nedenle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalık daha sık görülebilmektedir" diye konuştu. "İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor" Hantavirüs enfeksiyonlarının iki ana klinik formunun bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Akciğer tutulumu ile seyreden tipi daha çok Amerika kıtasında görülürken, böbrek yetmezliği bulgularıyla seyreden formu ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkmaktadır" şeklinde konuştu. "İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor" Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Türkiye’de ilk vakalar 2000’li yıllarda Zonguldak ve Giresun’da bildirilmiştir. Aynı dönemde Samsun’da da takip ettiğimiz vakalar bulunmaktaydı. Son dönemde gündeme gelen salgında rol oynayan Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabileceği bilinmektedir. Tedavi süreci genellikle destekleyici yaklaşımlarla yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. "Korunma önlemleri önem taşıyor" Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" açıklamasında bulundu. "COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor" Hastalığın bulaşma yolları nedeniyle COVID-19 benzeri küresel bir salgın riskinin beklenmediğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu şunları söyledi: "Mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün dünya çapında bir pandemiye yol açması beklenmemektedir."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:25
Profesörden ’Hantavirüs’ uyarısı: "Kapalı alanlar risk taşıyor"
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, son günlerde gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. Virüsün genellikle kemirgenlerden bulaştığını belirten Geyik, özellikle uzun süre kapalı kalan depo, gemi ve ambar gibi alanlarda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Büyük Anadolu Kocaeli Darıca Hastanesi’nde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, gündemde olan hantavirüs ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bir turistik seyahat gemisinde görülen hantavirüs enfeksiyonu toplumda endişe oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hantavirüsler; başta fareler ve kemirgenler olmak üzere bazı yabani kemiriciler tarafından taşınan, insanlarda ciddi solunum ve böbrek yetmezliği tablolarına yol açabilen viral enfeksiyon etkenleridir. Önceki yıllarda ülkemizde de tespit edilmiş hastalıklardandır. Özellikle uzun süre kapalı kalan yaşam alanları, gemiler, depolar, ambarlar, konteynerler, liman sahaları, yiyecek stok alanları ve uzun süre kullanılmamış ortamlar bulaşma riski açısından önemlidir" dedi. Hantavirüs bulaş yolları Hantavirüsün insandan insana kolay bulaşan bir hastalık olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "En sık bulaş yolu: Enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyası ile kirlenmiş ortamların solunması, fare dışkısı bulunan alanların süpürülmesi sırasında virüsün havaya karışması, kirli yüzeylere temas sonrası ağız, burun veya göze dokunulması ve nadiren kemirgen ısırıklarıdır" şeklinde konuştu. "1–8 hafta içinde ortaya çıkabilir" Belirtiler genellikle kemirgen teması sonrası 1–8 hafta içinde ortaya çıkabildiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hastalık başlangıçta grip benzeri belirtilerle ortaya çıkar. Yüksek ateş, halsizlik, aşırı yorgunluk, baş/kas/karın/sırt ağrıları, bulantı ve kusma sık görülen bulgulardır. Ağır vakalarda ise: öksürük, nefes darlığı, akciğer tutulumu, böbrek fonksiyon bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve yoğun bakım gereksinimi olabilir. Bize yakın coğrafyada klinik olarak genellikle böbrek hasarı ve hemorajik ateşle seyreden "böbrek sendromuna" rastlanırken Amerika coğrafyasında ise nefes darlığı, hipotansiyon, akciğer ödemi ve solunum yetmezliği ile karakterize hastalık tablosu daha çok görülür" ifadelerini kullandı. Korunma için hayati önlemler Fare ve kemirgen kontrolü şart olduğunu söyleyen Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Gıda depoları kapalı tutulmalı, açıkta yiyecek bırakılmamalı, çöp alanları düzenli temizlenmeli, gemilerde ve limanlarda profesyonel kemirgen kontrolü yapılmalıdır. Kemirgen dışkısı görülen alanlarda kuru süpürme veya elektrikli süpürge kullanımı virüsü havaya yayabilir. Temizlik sırasında eldiven ve maske takılmalı, çamaşır suyu içeren dezenfektanlar kullanılmalıdır. Uzun süre kapalı kalan depo, ambar, gemi kamarası veya konteynerler uzun süre havalandırılmalıdır. Riskli alanlarda:N95/FFP2 maske, eldiven, koruyucu gözlük takılmalıdır" açıklamasında bulundu. Risk altında olanlar ve risk durumu Dr. Mehmet Faruk Geyik şunları söyledi: Gemi personelleri, liman çalışanları, depo ve ambar çalışanları, temizlik personelleri, kampçılar ve kırsal alan çalışanları, uzun süre kapalı alan temizliği yapan kişiler risk altındadır. Hantavirüs nadir görülen ancak ciddi seyredebilen bir enfeksiyondur. Şu an için toplumda yaygın bir salgın olduğuna bir veri bulunmamaktadır. Ateş, yoğun halsizlik, nefes darlığı veya kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması önerilir. Toplum sağlığının korunması için doğru bilgiye dayalı hareket etmek, hijyen kurallarına uymak ve resmi sağlık otoritelerinin açıklamalarını takip etmek hayati önem taşımaktadır."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:12
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 21:25
Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor"
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 10:04
Acil Tıp Teknisyenleri bu eğitimler sonrası hastaya hızlı bir şekilde ulaşıyor
4
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:24
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi tüm birimleriyle, Şehir Hastanesine taşındı
10 Temmuz 2025 Perşembe - 08:21
Sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmeli
Uzmanlar aşırıcı sıcaklara karşı vatandaşları uyararak, sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmesi gerektiğini belirtti. Aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Dr. Rengin Yiğit, sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısının arttığı ifade etti. Normalde terleme ile vücut ısısısın dengede tutulmaya çalışıldığını kaydeden Dr. Yiğit, "Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir. Yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı yeterli düzeyde düşmeyebilir. Ayrıca şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon), kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı bazı ilaçların (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler vb.) kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir" dedi. Aşırı sıcaklardan 65 yaş ve üzerindeki yaşlılar, 4 yaşından küçük çocuklar, bakıma ihtiyacı olanlar, hamileler, açık alanda çalışanlar, aşırı kilolular, kronik hastalığı (şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, psikolojik hastalıklar, kronik solunum sistemi hastalıkları, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları) olanlar sürekli ilaç (özellikle tansiyon düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları) kullanan kişiler, sokak çocukları ve evsizlerin etkilenen gruplar olduğu belirten Dr. Rengin Yiğit, özellikle kronik hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlıların en çok risk taşıyan gruplar olduğunun altını çizdi. Aşırı sıcaklardan korunmak için 10.00-16.00 saatleri arasında mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini belirten Dr. Yiğit, şu açıklamada bulundu: "Dışarıda çalışması gerekenler mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamaya, aşırı hareketlerden kaçınmaya, sık sık tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidirler. Açık havada geçirilen zamanlarda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan yapılan giysiler tercih edilmeli; geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Bu saatlerin dışında denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem kullanmalı, şapka ve gözlük gibi gerekli koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir. Yoğun fiziksel aktivite ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir. Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır. Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir. Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir"
10 Temmuz 2025 Perşembe - 00:43
Bakan Işıkhan: '5 ilaç SGK geri ödeme kapsamına alındı'
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 25 farklı kanser alt türüne karşı uygulanan 5 immünoterapi ilacının Sosyal Güvenlik Kurumunun geri ödeme kapsamına alındığını açıkladı.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 20:33
Kazada yaralanan vatandaş, ambulans helikopterle Ankara’ya nakledildi
Kastamonu’da geçirdiği trafik kazasında yaralanan vatandaş, Sağlık Bakanlığına ait ambulans helikopterle Ankara’ya nakledildi. Kastamonu’da 8 Temmuz’da meydana gelen trafik kazasında 55 yaşındaki A.Ç. yaralandı. Sağlık ekiplerince Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınan A.Ç. Sağlık Bakanlığına ait ambulans helikopterle Ankara’ya sevk edildi. Hastaneden ambulansla alınan A.Ç., Kastamonu Havalimanında bekleyen ambulans helikopterle Ankara’ya götürüldü. Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğünce yapılan açıklamada, "8 Temmuz’da geçirdiği trafik kazasında yaralanan vatandaşımız, ambulans ekiplerimiz tarafından hastanemizden kara yolu ile alınarak, tüm ekiplerimizin başarılı ve koordineli çalışma süreci sonrasında, helikopter ambulans nakil noktasına ulaştırılan hastamızın, güvenli şekilde helikopter ambulansa nakli sağlanmıştır. Nakil ve sevkte görev üstlenen sağlık personellerimiz başta olmak üzere, katkı sağlayan ve emeği geçen tüm personellerimize teşekkür ederiz" denildi.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 18:01
Ayder Yaylası’nda ‘Sağlık Halkası’
Rize’nin dünyaca ünlü Ayder Yaylası’nda "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" projesi çerçevesinde kilosuna bakılan turistler horon halkasında birleşerek kalori yaktı. Sağlık Bakanlığı tarafından sağlıklı yaşam bilincini artırmak amacıyla başlatılan "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası kapsamında Ayder Yaylası’nda turistlere yönelik ortaya renkli görüntülerin çıktığı bir etkinlik düzenlendi. Düzenlenen etkinlikte Ayder Yaylası’nda kurulan stantta ilk etapta vatandaşların boy ve kilo ölçümleri yapılarak vücut kitle endeksi hesaplandı. Hesaplamalara göre normal değerlerin üzerinde olan turistler tulum ezgileri eşliğinde kurulan horon halkasına davet edilerek kısa süreli de olsa horon ederek kalori yakmaya teşvik edildi. Obezitenin tüm dünyada bir pandemi olarak kabul edildiğine değinen Rize İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Doç. Dr. Tahsin Gökhan Teletar, "Günümüzde obezite ve fazla kilolu olmak çok ciddi bir sağlık sorunu. Hatta tüm dünyada bir pandemi salgını olarak kabul ediliyor. Tek başına fazla kilonun oluşturduğu sorunlar dışında başka hastalıklara da sebep oluyor. Şeker hastalığı, tansiyon hastalığı gibi bunlar bütün dünya için sağlık hizmetlerine ciddi bir yük getiriyor. İnsan hayatını çok olumsuz etkiliyor. Bu konuda farkındalık oluşturmak için Sağlık Bakanlığımız ideal kilonu öğren diye bir kampanya başlattı. Bütün illerde açıldı bununla ilgili farklı faaliyetler yapılıyor. Bizim de Çamlıhemşin Toplum Sağlığı Merkezi Başkanımız bu faaliyeti organize etti. Bugün burada çok kalabalık bir yerdeyiz, Ayder’deyiz. Rize’nin en gözde turistik mekanlarından birisi. Burada bu kalabalıkta hem faaliyetimizi hayata geçirmek istiyoruz. İnsanların farkındalığını arttırmak mümkün olduğunca fazla insana ulaşmak istiyoruz" dedi. Çamlıhemşin İlçe Devlet Hastanesi’nde görevli Dr. Havva Hasret Kuru ise, "Buraya Sağlık Bakanlığımızın başlattığı tüm Türkiye genelinde olan ‘İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa’ kampanyası amacıyla Ayder bölgemize bir stand kurduk. Burası çok turistik biliyorsunuz. Hem kendi vatandaşlarımız hem de yabancı uyruklu çok insan var. Bir farkındalık oluşturmak amacıyla buradayız. Kilo dediğimiz sadece fiziksel bir aşırı yağ birikimi değil, aslında birçok kronik hastalığın, psikolojik hastalıkların alt yapısını oluştuyor. O yüzden biz tartıya ufacık bir adım atarak sağlığımız için büyük adımlar atmayı hedefliyoruz. Biz Çamlıhemşin bölgesi olarak yaklaşık iki aydır ölçüm yapıyoruz. Çeşitli bölgeler de ölçüm yaptık. Halkımızın ilgisi var ama birazcık da çekiniyorlar. Beklentisel olarak ben vücut kitle endeksini daha fazla bekliyordum, beklentimin altında çıktı. Ama bölgesel olarak normalin üzerindeyiz" ifadelerini kullandı. Ayder Yayla’sının bu etkinlikle daha cazip hale geldiğini savunan Bahar Altınkaya isimli vatandaş ise, "Bu yapılan rutin kontrollerin bu kadar kolay bir şekilde elimizin altında olmuş olması biz halk açısından oldukça verimli olduğunu düşünüyorum. Özellikle böyle yaylada sizi görmek beni çok şaşırttı, beklemiyordum. Yaylada bile sağlık için peşimizi bırakmıyorsunuz, teşekkür ederim. Kilomuz ne kadar çıkacak diye endişe ederken tulum eşliğinde bizim biraz endişemizi hafifletiyorsunuz, bizi mutlu da ediyorsunuz. Ben zaten Karadenizliyim alışık olduğum görüntüler. Bu kontrolle birlikte daha da cazibeli hala gelmiş oldu" dedi. Uygulama sayesinde standartların üzerinde olduklarını fark ettiklerini ifade eden Oğuzhan Öztürk, "Trabzon’dan geldik, turizm sektöründeyiz. Sağlık Bakanlığının güzel bir uygulaması birkaç defa denk geldim ama kilolu çıkacağımı düşünmediğimden dolayı hiç katılmamıştım da fakat kilolu çıktım. Evet, kiloluyum bir 15 kilo fazlam varmış, 100 kiloymuşum. Yani 3 defa çıktım tartıya hiç yanılmadı her seferinde 100 gösterdi, güzel bir uygulama. Türk insanı, hamur işi olsun yemeği seven bir insan ve toplumuz. Fakat şunu öğrendim ki standartların üzerindeyiz. Tulum biraz hızlansın kalori yakmak açısından katılmak gerekiyor. Şoför olduğumuz için devamlı direksiyon başındayız mecburen biraz böyle oluyor, zayıf şoförler de var demek ki onlar bekar" şeklinde konuştu.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 16:11
Vezirköprü’de yeni 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nun temel atıldı
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde sağlık hizmetlerine önemli bir katkı yeni 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu için yer teslimi ve temel atma töreni gerçekleştirildi. İş adamı Ahmet Kavas’ın katkılarıyla yapılacak olan istasyonun inşaatı, imzalanan protokolün ardından resmen başladı. Dualar eşliğinde kurban kesilerek, istasyonun ilk adımı atıldı. Toplam bin 39 metrekarelik maliye hazinesine ait arsa üzerine inşa edilecek olan bina, tamamlandığında ‘Vezirköprü Kamile Kavas 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’ ismiyle hizmete açılacak. Yapımı tamamen Ahmet Kavas tarafından üstlenilen istasyon, anahtar teslim olarak Sağlık Bakanlığı’na devredilecek. Törene Vezirköprü Kaymakamı Özgür Kaya, Belediye Başkanı Murat Gül, Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Kemal Serhan Sandıkçı, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Yasin Sağlam, Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mevlüt Güven, Ahmet Kavas ve vatandaşlar katıldı.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 16:07
Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sterilizasyon birimi yenilendi
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Çocuk Ek Binası’nda yer alan sterilizasyon birimi, sağlıkta kalite standartlarına uygun şekilde yenilendi. Fiziki olarak genişletilen ve işleyiş açısından yeniden yapılandırılan birim, yalnızca ameliyathanelere değil; tüm hastane birimlerine daha hızlı, güvenli ve etkili hizmet verecek şekilde yeniden düzenlendi. Yenilenen yapı sayesinde sterilizasyon birimi hem daha fonksiyonel hale getirildi hem de birimden ayrılan alanlarla ameliyathaneye iki adet yeni ameliyat odası kazandırıldı. Bu sayede artan ameliyat taleplerine daha hızlı yanıt verilmesi hedefleniyor. Sterilizasyon birimi ameliyathanenin yanı sıra; çocuk anjiyografi, çocuk kalp damar cerrahisi (KVC), yoğun bakımlar, yeni doğan yoğun bakım ünitesi, doğumhane, acil servis gibi kliniklerin malzeme ihtiyacını da karşılamakta. Bu alanlara steril malzeme desteği sağlayan ünitede yapılan bu yenileme, tüm hastanenin hizmet sürekliliği açısından büyük öneme sahip. Yeni sterilizasyon biriminde kirli alan, katlama, paketleme, destek, hemşire, temiz malzeme ve steril depo gibi bölümler ayrı ayrı planlandı, tüm alanlar temiz-kirli ayrımı ilkesine uygun şekilde yerleştirildi. İki adet yeni otoklav, iki yıkama cihazı ve üç paketleme cihazı ile altyapı güçlendirildi. Bu dönüşüm sayesinde hem sterilizasyon süreçlerinin kalitesi artırıldı hem de hastanenin tüm birimlerine kesintisiz ve güvenli hizmet sunma kapasitesi üst düzeye çıkarıldı.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 15:59
Şırnak’ta durumu kritik olan çocuk ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi
Şırnak’ta durumu kritik olan çocuk, ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi. Şırnak Devlet Hastanesi’nde takip ve tedavisi devam eden çocuk hasta, ileri tetkik ve tedavi gerekliliği üzerine Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Sağlık Bakanlığı’ndan talep edilen ambulans uçakla gerçekleştirilen kritik nakil, Şırnak İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yapıldı. Minik hasta, Şırnak Devlet Hastanesi’nden karayoluyla Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’na getirildi. Burada hazır bekleyen ambulans uçağa transfer edilen çocuk, güvenli bir şekilde Ankara’ya nakledildi. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ulaşan hastanın tedavisine hemen başlandığı öğrenildi.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 15:51
Turgutlu Devlet Hastanesi’nde gerçeği aratmayan HAP tatbikatı
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde hizmet veren Turgutlu Devlet Hastanesi’nde 08 Temmuz 2025 Salı günü geniş katılımlı bir HAP (Hastane Afet ve Acil Durum Planı) Tatbikatı gerçekleştirildi. Saat 10.30’da başlayan tatbikat, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerin gözetim ve desteğiyle düzenlendi. Senaryosu ve uygulama disipliniyle dikkat çeken tatbikat, hem sağlık personelinin reflekslerini hem de kurumun kriz yönetimi kapasitesini ölçme açısından önemli bir sınav oldu. ’Serada zirai daz sızıntısı’ Hazırlanan senaryoya göre, Turgutlu’da faaliyet gösteren bir serada meydana gelen zehirli zirai gaz sızıntısı nedeniyle çok sayıda vatandaş etkilenerek ambulanslarla Turgutlu Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne getirildi. Olay yerine ilk ulaşan ekiplerin yönlendirmesiyle başlayan süreçte hastane personeli, afetzedelere yönelik hızlı ve organize bir şekilde triyaj (öncelik belirleme), dekontaminasyon (kimyasal temizlik), tetkik ve tedavi uygulamalarını başarıyla gerçekleştirdi. Tüm birimler koordineli çalıştı Tatbikatta; hastane yönetimi, acil servis ekipleri, hastane sivil savunma birimi, hemşireler, teknisyenler, destek personelleri ve güvenlik görevlileri aktif olarak görev aldı. Ekipler, kriz anlarında olması gereken müdahale yöntemlerini adım adım uygularken, senaryoya uygun şekilde organize olarak zamanla yarıştı. Tatbikat sürecinde özellikle kimyasal madde teması riski taşıyan hasta vakalarında koruyucu ekipman kullanımı, giriş-çıkış kontrolü, izolasyon alanlarının oluşturulması, hasta sevk zincirinin yönetimi gibi kritik adımlar başarıyla simüle edildi. Hazırlık seviyesi test edildi Gerçeği aratmayan tatbikat ile Turgutlu Devlet Hastanesi’nin olası bir kimyasal tehlike, afet veya toplu yaralanma durumuna karşı hazırlık düzeyi test edilmiş oldu. Tatbikatın ardından gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında, ekiplerin başarılı bir organizasyon örneği sergilediği ve olası kriz senaryolarına karşı yüksek düzeyde hazırlıklı olduğu vurgulandı. "Bu tatbikatlar hayati öneme sahip" Tatbikata ilişkin açıklamada bulunan hastane yetkilileri, bu tür çalışmaların sağlık personelinin kriz anlarında panik yapmadan hızlı ve etkin müdahale edebilmesi, vatandaşlara doğru ve zamanında sağlık hizmeti sunulabilmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Yetkililer, "Amacımız sadece bir tatbikat yapmak değil, her an her koşulda hazır olmaktır. Sağlık çalışanlarımızın bu tür durumlara karşı bilgi, beceri ve reflekslerinin güçlü olması, halk sağlığı açısından hayati öneme sahiptir. Tatbikata katkı sunan tüm personele teşekkür ederiz." ifadelerini kullandı.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 14:05
‘Yağmur sonrası deniz enfeksiyonlarına dikkat’
Özellikle sağanak yağışların ardından denize girilmesinin, çeşitli sağlık risklerini de beraberinde getirdiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emre Öztürk, "Yoğun yağışların ardından dere, kanalizasyon ya da yüzey suları denizle buluşur. Bu sular, çeşitli mikroorganizmalar, bakteriler ve hatta parazitlerle yüklü olabilir. Yağmurla birlikte bu kirli akıntılar denize karıştığında, özellikle kıyı kesimlerindeki su kalitesi ciddi oranda bozulur. Bu da, çocuklarda mide-bağırsak enfeksiyonlarından kulak iltihabına, cilt döküntülerinden göz enfeksiyonlarına kadar birçok sağlık sorununa yol açabilir" dedi. Yaz aylarında deniz ve havuz keyfi çocukların en çok sevdiği aktivitelerin başında geliyor. Ancak özellikle sağanak yağışların ardından denize girilmesi, çeşitli sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Medical Park Ordu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Emre Öztürk, yağış sonrası deniz suyuna karışabilecek bakterilerin ve kirli suların, başta çocuklar olmak üzere tüm bireyler için ciddi enfeksiyonlara yol açabileceği konusunda uyarıyor. "İshal, kusma, ateş gibi belirtilere dikkat" Kirli deniz suyuyla temas eden çocuklarda genellikle ilk 24-72 saat içerisinde bazı enfeksiyon belirtileri görülebileceğini söyleyen Dr. Öztürk, "İshal, karın ağrısı, kusma, halsizlik, göz kızarıklığı, kulak ağrısı ve ateş gibi semptomlar varsa mutlaka bir hekime başvurulmalı" diye konuştu. "Yağmur sonrası 1-2 gün bekleyin" Uzm. Dr. Öztürk, ailelerin özellikle yağmurdan sonra çocuklarını hemen denize sokmamaları gerektiğini vurgulayarak, yoğun yağış sonrasında denize girmek için en az 24-48 saat beklenmesinin önemine dikkat çekti. Kıyıya yakın, durgun ve köpüklü bölgelerin su kalitesinin daha düşük olabileceğini belirten Uzm. Dr. Öztürk, bu alanlardan uzak durulmasını önerdi. Uzm. Dr. Öztürk, ayrıca denizden çıkan çocukların mutlaka temiz suyla duş almasının ve göz, kulak veya cilt problemleri olan çocukların denizden uzak tutulmasının, enfeksiyon riskini azaltacağını ifade etti. "Doğal eğlence sağlığı bozmasın" Denizin çocuklar için hem eğlenceli hem de fiziksel gelişim açısından faydalı olduğunu ancak dikkatli olunmazsa enfeksiyon riskinin yüksek olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, "Unutmayın ki çocukların bağışıklık sistemleri yetişkinlere göre daha hassastır. Basit gibi görünen bir deniz keyfi, bazen ciddi sağlık problemlerine dönüşebilir. Ebeveynler olarak gerekli önlemleri alarak, çocuklarımızın sağlığını koruyabiliriz" ifadelerini kullandı.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 13:37
Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Metin Seyran Hatem Hastanesi’nde
Gaziantep Özel Hatem Hastanesi, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Metin Seyran’ı kadrosuna dahil etti. 1981 yılında Gaziantep’te dünyaya gelen Op. Dr. Metin Seyran, 2008 yılında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını 2015 yılında İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda tamamlayan Dr. Seyran, Temmuz 2025 itibarıyla mesleki çalışmalarına Özel Hatem Hastanesi’nde devam etmektedir. Gaziantep’te başarılı çalışmaları ile tanınan Op. Dr. Metin Seyran’ın ; İleri Düzey Travma Cerrahisi , Spor Cerrahisi , Çocuk Ortopedisi , Ayak Cerrahisi , El Cerrahisi , Kemik Kaynamama ya da Yanlış Kaynama , Protez Cerrahisi (Diz, Kalça, Omuz) , Kök Hücre ve PRP Tedavisi tıbbi ilgi ve uzmanlık alanları arasında yer almaktadır. Mesleki İngilizceye hakim olan Dr. Seyran, ulusal ve uluslararası düzeyde birçok kongre, kurs ve eğitim programına da katılmıştır.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 13:02
Samsun’da fazla kilo alarmı: Her 10 kişiden 6’sı obez ya da fazla kilolu
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası kapsamında Samsun’da yapılan vücut kitle indeksi(VKİ) ölçümleri, dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Kampanyanın 8’inci haftası itibarıyla il genelinde 143 bin 885 kişinin ölçümü yapılırken, bu kişilerin yüzde 63,5’inin fazla kilolu ya da obez(aşırı şişman) olduğu belirlendi. Kentin farklı noktalarında Samsun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kurulan stantlarda vatandaşların kiloları ölçülüyor. 8 haftadır devam eden uygulamada 143 bin 855 kişinin kilosu ölçüldü. 8 haftanın verilerine bakıldığında ölçüm yapılan kişilerin yüzde 45,9’unu erkekler, yüzde 54,1’ini ise kadınlar oluşturdu. Katılımcıların yüzde 4,8’i zayıf, yüzde 31,7’si normal kilolu, yüzde 35,6’sı fazla kilolu, yüzde 27,9’u ise obez çıktı. Vücut kitle indeksi normalin üzerinde çıkan kişi sayısı ise 90 bin 884 olarak tespit edildi. Ölçüm sonuçlarına göre erkeklerde fazla kilolu olma oranı öne çıkarken, kadınlarda ise obezite oranının daha yüksek olduğu görüldü. "Bu ilimiz için alarm kabul edilebilir" Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hatice Öz, "Sağlıklı beslenme çalışmaları kapsamında 8 haftadır ‘İdeal Kilonu Öğren’ sağlıklı yaşa kampanyası yürütüyoruz. Bu 8 haftalık süre içerisinde 143 bin 885 kişiyi tarttık. Kişileri bilgilendiriyoruz. Kilolarını öğrenerek sonrasında vücut kitle endekslerini hesaplayarak sağlık kuruluşlarına yönlendiriyoruz. Bizim halk sağlığı olarak felsefemiz güzel bir yaşamın anahtarı sağlık ve mutluluktur. Sağlığın anahtarı da sağlıklı beslenme ve fizik aktivitesidir. Obezite bütün hastalıkların öncüsüdür. Kanserden tutunda kronik hastalıkların tamamı. Obezite ile mücadele ettiğinizde aslında diğer kronik hastalıklarla da mücadele etmiş oluyorsunuz. Meydanlardayız. Dolayısıyla bizimle bu çalışmayı yürüten kişilerle bir aradayız. Bu çalışmada 3’te 2 oranından kilolu ve fazla kilolu tespit ettik. 3’te 1 oranında da normal kilolu tespit ettik. 140 bin kişinin yüzde 35’i normal kilolu ve zayıf çıktı. Diğer kalan yüzde 65’i kilolu ve fazla kilolu olarak tespit edildi. ’İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa’ kampanyası çerçevesinde yaptığımız bu etkinlik genel olarak Samsun’da kilolu ve fazla kilolu kişilerin oranının yüksek olduğunu gösterdi. Bu ilimiz için alarm kabul edilebilir. Bu nedenle herkesin çok dikkatli olması, obezite ile mücadelede bizlerle bu yolu yürümesi gerekiyor" dedi.
09 Temmuz 2025 Çarşamba - 13:00
Türkiye’nin 4’üncü SMA Laboratuvarı Eskişehir’de açıldı
Vali Hüseyin Aksoy’un katılımlarıyla Türkiye’nin 4’üncü SMA Laboratuvarı Eskişehir’de, yoğun katılımla açıldı. Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı bünyesinde kurulan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi (Eskişehir Bölge SMA Laboratuvarı) düzenlenen törenle hizmete açıldı. Bölgedeki sağlık hizmetlerine büyük katkı sağlaması beklenen merkez sayesinde, genetik hastalıkların tanı süreçlerinin daha hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesi bekleniyor. Vali Hüseyin Aksoy, açılışta merkezde incelemelerde bulunarak kurdele kesimini gerçekleştirdi. Açılış töreninde konuşan Vali Aksoy; "Arkadaşlarım, değerli kurum müdürleri, Sağlık Bakanlığımızın çok değerli çalışanları, basınımızın kıymetli mensupları, bugün Eskişehir’de bir bölge laboratuvarının açılışını gerçekleştirmek üzere bir aradayız. Öncelikle bu laboratuvarımızın Eskişehir’imize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Benden önceki konuşmacıların da belirttiği gibi, SMA rahatsızlıklarıyla ilgili testlerin yapılabileceği dördüncü bölge laboratuvarını Eskişehir’e kazandırmanın memnuniyetini ve mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. "Hızlı bir şekilde test sonuçlarına ulaşılabilecek" Vali Aksoy, ilgililere teşekkürlerini ileterek; "Bu laboratuvarın burada kurulmasında başta Sağlık Bakanlığımız, Sağlık Bakanımız, Halk Sağlığı Genel Müdürümüz ve çalışanları olmak üzere, İl Sağlık Müdürlüğümüze ve ekibine teşekkür ediyorum. Bu laboratuvar sayesinde vatandaşlarımız testleri daha kolay yaptırabilecek ve başka bölgelere gitmek yerine hızlı bir şekilde test sonuçlarına ulaşma imkânı bulacak" şeklinde konuştu. "Erken ve hızlı analiz edebilecek sisteme sahip" Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, özellikle SMA gibi erken tanı ve müdahale gerektiren hastalıkların tespitinde merkezin kritik bir rol üstleneceği vurgulayarak; "SMA laboratuvarı, hastalık sürecinde tanının erken konulması, tanı sürecinin hızlı yönetilmesi ve bölgemiz açısından analiz kapasitesinin artırılmasına ciddi katkılar sağlayacaktır. Ülkemizde ulusal tarama programı kapsamında SMA için alınan tüm numuneleri bu laboratuvar, erken ve hızlı bir şekilde analiz edebilecek teknik donanıma, personel deneyimine ve iş sistemine sahiptir" dedi. "Biz Sağlık Bakanlığı’yız, Hastalık Bakanlığı değiliz" Hastaların teşhis ve tedavilerinin en üst standartlarda ve ulaşılabilir seviyede sunduklarını söyleyen Türkiye SMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Soyer ise, "Bakanımızın her zaman dile getirdiği gibi, bizler sadece hastalık üzerine çalışan bir Hastalık Bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığı’yız. Bu nedenle, hastalarımızın teşhis ve tedavilerini dünya standartlarında, en üst seviyede, en nitelikli, kaliteli, erişilebilir ve yaygın bir şekilde sunmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte, kişilerin hasta olmadan erken tanı almalarını sağlamak, hayatlarını engelsiz ve kronik hastalıklar olmadan sürdürebilmelerini temin etmek de bizim en önemli görevlerimizden biridir. Bu yüzden biz Sağlık Bakanlığı’yız, Hastalık Bakanlığı değiliz" diye ifade etti. SMA’nın görülme sıklığını azaltmak için yürütülen çalışmalar Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Erdoğan Öz ise SMA farkındalığı konusunda Eskişehir’de katkı sunan laboratuvar için mutluluğunu dile getirdi ve "Öncelikle, birçok insana umut olacak bu değerli iş birliğinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Eskişehir merkezli Türkiye SMA Vakfı olarak, SMA’nın toplumda görülme sıklığını azaltmak için yürüttüğümüz birçok çalışmanın yanı sıra, ilimizi SMA konusunda gurur verici bir noktaya taşıyan bu laboratuvarın kurulmasına katkı sunabildiğimiz için çok mutluyuz." dedi. Açılış töreninde Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, Tepebaşı Kaymakamı Sadettin Yücel, İl Jandarma Komutan Yardımcısı Jandarma Albay Metin Ünlü de katılım gösterdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder