Son Dakika
|
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE Başkanı Zayed Al Nahyan ile telefonda görüştü
Antalya’da 40 metrelik falezlerden düşen turist hayatını kaybetti
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Bursa'da geri dönüşüm deposunda korkutan yangın!
Tarlasında silahlı saldırıya uğrayan mahalle muhtarı hayatını kaybetti
ABD, İran’a yönelik ablukayı ihlal ettiği öne sürülen 2 gemiyi vurdu
İranlı Sözcü Bekayi: "ABD’nin yanıtı hala değerlendirme aşamasında"
SAĞLIK
Uzmandan hantavirüs uyarısı: "Küresel salgın riski düşük ancak korunma önlemleri önemli"
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:26:28
Hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" dedi. Son günlerde bir gemide görülen vakalarla yeniden gündeme gelen hantavirüs enfeksiyonlarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Kemirgenler aracılığıyla bulaşan hastalığın özellikle riskli meslek gruplarında daha sık görülebildiği söyleyerek, korunma önlemlerinin önemine dikkat çekildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, hantavirüslerin kanamalı ateş grubunda yer alan ve çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşan enfeksiyon hastalıkları olduğunu belirterek, "Virüs genellikle kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salgılarıyla temas sonucu bulaşmaktadır. Bu nedenle tarım çalışanları, doğada aktif görev yapan kişiler ve veterinerler gibi risk gruplarında hastalık daha sık görülebilmektedir" diye konuştu. "İki farklı klinik tabloya yol açabiliyor" Hantavirüs enfeksiyonlarının iki ana klinik formunun bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Akciğer tutulumu ile seyreden tipi daha çok Amerika kıtasında görülürken, böbrek yetmezliği bulgularıyla seyreden formu ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi’nde karşımıza çıkmaktadır" şeklinde konuştu. "İnsandan insana bulaş genellikle görülmüyor" Hastalığın ateş, halsizlik, yorgunluk ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Türkiye’de ilk vakalar 2000’li yıllarda Zonguldak ve Giresun’da bildirilmiştir. Aynı dönemde Samsun’da da takip ettiğimiz vakalar bulunmaktaydı. Son dönemde gündeme gelen salgında rol oynayan Andes alt tipinin nadir de olsa insandan insana bulaşabileceği bilinmektedir. Tedavi süreci genellikle destekleyici yaklaşımlarla yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. "Korunma önlemleri önem taşıyor" Hantavirüsten korunmak için kemirgenlerle temastan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Leblebicioğlu, "Özellikle açık ve sulak alanlarda dikkatli olunmalı, hijyen kurallarına uyulmalı ve riskli ortamlarda gerekli korunma önlemleri alınmalıdır" açıklamasında bulundu. "COVID-19 benzeri pandemi beklenmiyor" Hastalığın bulaşma yolları nedeniyle COVID-19 benzeri küresel bir salgın riskinin beklenmediğini dile getiren Prof. Dr. Leblebicioğlu şunları söyledi: "Mevcut bilgiler ışığında hantavirüsün dünya çapında bir pandemiye yol açması beklenmemektedir."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:25
Profesörden ’Hantavirüs’ uyarısı: "Kapalı alanlar risk taşıyor"
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, son günlerde gündeme gelen hantavirüs vakalarına ilişkin uyarılarda bulundu. Virüsün genellikle kemirgenlerden bulaştığını belirten Geyik, özellikle uzun süre kapalı kalan depo, gemi ve ambar gibi alanlarda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Büyük Anadolu Kocaeli Darıca Hastanesi’nde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, gündemde olan hantavirüs ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bir turistik seyahat gemisinde görülen hantavirüs enfeksiyonu toplumda endişe oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hantavirüsler; başta fareler ve kemirgenler olmak üzere bazı yabani kemiriciler tarafından taşınan, insanlarda ciddi solunum ve böbrek yetmezliği tablolarına yol açabilen viral enfeksiyon etkenleridir. Önceki yıllarda ülkemizde de tespit edilmiş hastalıklardandır. Özellikle uzun süre kapalı kalan yaşam alanları, gemiler, depolar, ambarlar, konteynerler, liman sahaları, yiyecek stok alanları ve uzun süre kullanılmamış ortamlar bulaşma riski açısından önemlidir" dedi. Hantavirüs bulaş yolları Hantavirüsün insandan insana kolay bulaşan bir hastalık olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "En sık bulaş yolu: Enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyası ile kirlenmiş ortamların solunması, fare dışkısı bulunan alanların süpürülmesi sırasında virüsün havaya karışması, kirli yüzeylere temas sonrası ağız, burun veya göze dokunulması ve nadiren kemirgen ısırıklarıdır" şeklinde konuştu. "1–8 hafta içinde ortaya çıkabilir" Belirtiler genellikle kemirgen teması sonrası 1–8 hafta içinde ortaya çıkabildiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Hastalık başlangıçta grip benzeri belirtilerle ortaya çıkar. Yüksek ateş, halsizlik, aşırı yorgunluk, baş/kas/karın/sırt ağrıları, bulantı ve kusma sık görülen bulgulardır. Ağır vakalarda ise: öksürük, nefes darlığı, akciğer tutulumu, böbrek fonksiyon bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve yoğun bakım gereksinimi olabilir. Bize yakın coğrafyada klinik olarak genellikle böbrek hasarı ve hemorajik ateşle seyreden "böbrek sendromuna" rastlanırken Amerika coğrafyasında ise nefes darlığı, hipotansiyon, akciğer ödemi ve solunum yetmezliği ile karakterize hastalık tablosu daha çok görülür" ifadelerini kullandı. Korunma için hayati önlemler Fare ve kemirgen kontrolü şart olduğunu söyleyen Dr. Mehmet Faruk Geyik, "Gıda depoları kapalı tutulmalı, açıkta yiyecek bırakılmamalı, çöp alanları düzenli temizlenmeli, gemilerde ve limanlarda profesyonel kemirgen kontrolü yapılmalıdır. Kemirgen dışkısı görülen alanlarda kuru süpürme veya elektrikli süpürge kullanımı virüsü havaya yayabilir. Temizlik sırasında eldiven ve maske takılmalı, çamaşır suyu içeren dezenfektanlar kullanılmalıdır. Uzun süre kapalı kalan depo, ambar, gemi kamarası veya konteynerler uzun süre havalandırılmalıdır. Riskli alanlarda:N95/FFP2 maske, eldiven, koruyucu gözlük takılmalıdır" açıklamasında bulundu. Risk altında olanlar ve risk durumu Dr. Mehmet Faruk Geyik şunları söyledi: Gemi personelleri, liman çalışanları, depo ve ambar çalışanları, temizlik personelleri, kampçılar ve kırsal alan çalışanları, uzun süre kapalı alan temizliği yapan kişiler risk altındadır. Hantavirüs nadir görülen ancak ciddi seyredebilen bir enfeksiyondur. Şu an için toplumda yaygın bir salgın olduğuna bir veri bulunmamaktadır. Ateş, yoğun halsizlik, nefes darlığı veya kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması önerilir. Toplum sağlığının korunması için doğru bilgiye dayalı hareket etmek, hijyen kurallarına uymak ve resmi sağlık otoritelerinin açıklamalarını takip etmek hayati önem taşımaktadır."
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:18
Erzurum’da "tam buğday ekmeği yaygınlaştırma kampanyası" tanıtım toplantısı düzenlendi
"Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası" tanıtım toplantısı, Erzurum Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda geniş katılımla gerçekleştirildi. Program, tam buğday ekmeğiyle ilgili hazırlanan tanıtım filminin izletilmesiyle başladı. Ardından protokol üyeleri açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Toplantıda, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Murat Ağırtaş, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Kılıç ve Erzurum Valisi Aydın Baruş katılımcılara hitap etti. Programda, Sağlık Bakanlığı adına sunum yapan Prof. Dr. Zehra Büyüktuncer Demirer, sağlıklı beslenmenin toplum sağlığı açısından önemine dikkat çekti. Demirer, yaptığı konuşmada, "Sağlık kaybının çok önemli bir kısmı, yaklaşık dörtte biri beslenme alışkanlıklarından kaynaklanıyor. Yanlış beslenme bugün birçok hastalığın temel sebeplerinden biri haline gelmiş durumda. Her yıl milyonlarca insan, sağlıksız beslenmeye bağlı hastalıklarla karşı karşıya kalıyor. Özellikle kanser vakalarının önemli bir bölümü ve tip 2 diyabet hastalıkları, yanlış diyet alışkanlıklarıyla ilişkilendiriliyor. Dolayısıyla burada yapılması gereken şey çok açık. Öncelikle risk faktörlerini doğru belirleyeceğiz. Beslenmede nerede hata yaptığımızı tespit edeceğiz ve bunların iyileştirilmesi için planlı politikalar geliştireceğiz. Bugün burada özellikle üzerinde durduğumuz konu ise tam tahıl tüketiminin artırılmasıdır. Çünkü bu, sağlık açısından en önemli koruyucu faktörlerden biri olarak görülüyor. Bunu ortaya koyan yalnızca tek bir çalışma da yok. Yapılan başka araştırmalarda da tam tahıl tüketiminin yetersiz olmasının, ölüm oranları ve hastalık yüküyle doğrudan ilişkili olduğu ortaya konuldu. 28 ülkede, 6 milyondan fazla insanın verileri üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda, yeterli tam tahıl tüketiminin sağlık açısından en önemli koruyucu unsurlardan biri olduğu değerlendirildi" dedi. Sunumun ardından protokol üyeleri tarafından imza töreni gerçekleştirildi. Daha sonra protokol üyeleri tam buğday ürünlerinin sergilendiği stantları gezdi. Programa konuşmacıların yanı sıra Erzurum Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger, Erzurum İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir, Erzurum Kültür ve Turizm İl Müdürü Ahmet Yer, Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mesud Fakirullahoğlu, kurum müdürleri, STK temsilcileri, davetliler ve vatandaşlar katıldı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:00
Bayburt’ta öğrenciler hijyen ve sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirildi
Dünya El Hijyeni Günü kapsamında öğrencilere el yıkama, el hijyeni, diyabet ve obeziteyle mücadelede sağlıklı beslenmenin önemi anlatıldı. Bayburt Devlet Hastanesi personelleri tarafından Şehit Recep Eşiyok İlköğretim Okulunda düzenlenen eğitimde, ’Temiz El Hayat Kurtarır’ sloganıyla el hijyenine dikkat çekildi. Enfeksiyon Kontrol Hemşiresi Elif Tuba Yazıcı, öğrencilere el yıkama alışkanlığının hastalıklardan korunmadaki önemini slayt eşliğinde anlattı. Eğitimde, günlük yaşamda doğru el yıkama yöntemleri ve hijyen kurallarına ilişkin bilgiler paylaşıldı. Diyabet Hemşiresi Zübeyde Kahveci ise diyabet ve obeziteyle mücadelede dengeli ve düzenli beslenmenin önemine değindi. Öğrencilere sağlıklı beslenme, hareketli yaşam ve diyabetten korunma konularında bilgilendirme yapıldı. Etkinlikte düzenlenen eğlenceli aktivitelerle öğrencilerde el hijyeni ve sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturuldu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 21:25
Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor"
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 14:44
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
3
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:12
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi
4
07 Mayıs 2026 Perşembe- 15:13
DAKAF’26’da Lokman Hekim Van Hastanesi gençlerin kariyer hedeflerine ışık tuttu
5
08 Mayıs 2026 Cuma- 12:46
Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor"
13 Temmuz 2025 Pazar - 10:08
Kars’ta 150 bin doz şap aşısı yapıldı
Doğu Anadolu’nun önemli hayvancılık merkezlerinden birisi olan Kars’ta, şap hastalığına karşı yürütülen aşılama kampanyası kapsamında 150bin doz şap aşısı büyükbaş hayvanlara uygulandı. Kentte Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’ne bağlı veteriner ekipleri, hem il merkezi hem de köy, yayla bölgelerinde yaklaşık 100 kişilik ekiplerle sahada yoğun mesai harcıyor. Kars genelinde 150 bin doz şap aşısı bir hafta içinde uygulanarak, büyükbaş hayvan varlığının önemli bir kısmı koruma altına alındı. Aşılama çalışmalarında SAT-1 serotipine özel aşılar kullanılarak hastalığın yayılmasının önüne geçilmesi hedeflendi. Ayrıca hafta sonları da dahil olmak üzere veteriner sağlık ekipleri sahada 7/24 görev yaptı. Aşılama sonrası hayvan sağlığı kontrolleri ve sağlık taramaları titizlikle yürütülüyor. Kars Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce yetiştiricilere yerinde bilgilendirme yapılarak, hastalık bilinci ve erken bildirim kültürü güçlendirildi. Ekipler, hayvan sağlığını güvence altına almak ve üreticilerin yanında olmak için tüm gücüyle çalışmaya devam ediyor. Kars Tarım ve Orman Müdürlüğü’nce aşılama çalışmaları aralıksız devam ediyor.
13 Temmuz 2025 Pazar - 09:34
Zayıflamak isteyenlere sağlıklı tavsiyeler
Uzman Diyetisyen Veysel Ciğerli, yazın gelmesiyle zayıflama sürecine giren kişilerin yaptığı hatalara değinerek hangi besinlerin tüketilmesi gerektiğini açıkladı. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının azalması ile birlikte obezite ve aşırı zayıflığa bağlı hastalıklar da hızla yaygınlaşıyor. İdeal kilosuna kavuşmak isteyen kişiler için beslenme ve diyet uzmanları eşliğinde uygulanacak doğru ve sağlıklı diyet programları büyük önem taşıyor. Midenin ne yenilirse yenilsin 4 saat içinde boşaldığına dikkat çeken Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzman Diyetisyen Veysel Ciğerli, "Bir sonraki öğününüzde fazla yemeyi engellemek için 2-2,5 saatte bir beslenmenizde fayda vardır. Kan şekerinin dengelenmesi için "3 ana, 3 ara öğün" şeklinde beslenme kuralına uymak gerekmektedir" dedi. "Kahvaltı yapınca metabolizma hızlanır" Düzenli kahvaltı etme alışkanlığının sağlıklı bir hayat için şart olduğunu vurgulayan Uz. Dyt. Veysel Ciğerli, "Metabolizma uyandıktan hemen sonra kahvaltı yapınca metabolizma hızlanmaya başlayacaktır. Aksi takdirde kahvaltı yapmadan öğle yemeğine kadar aç kalınırsa yavaşlamış metabolizma hızı ile birlikte diğer öğünümüzde daha fazla yemek kaçınılmaz olacağından kilo almakta beklenen bir sonuç olacaktır. Sabahın erken saatlerinde dengeli bir kahvaltı ile güne başlamak metabolizmamızın hızlanmasını sağlayarak daha rahat kilo vermemize yardımcı olacaktır" diye konuştu. "Sadece bir kase çorba diye kendinizi kandıramazsınız" Zayıflamak için yemek tabaklarının ve çorba kaselerinin küçültülmesi tavsiyesinde bulunan Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ciğerli, "Böylece sadece 1 kase çorba diye kendinizi kandırmazsınız. Psikolojik olarak o tabaktaki yemekleriniz bittiği zaman kendinizi doymuş hissedersiniz. Bir diğer önemli nokta da ekmek tüketimidir. Ekmek ve yerine geçen tahıl ürünleri yemeden zayıflamak söz konusu olduğunda ne yazık ki işin sağlık boyutundan hiç bahsedilmiyor. Bu denli bilinçsizce yapılan öneriler bireylerde birçok hastalığın artışına sebep olabiliyor. Tam tahıllı ekmek içeren diyet, lif oranı yüksek olduğundan dolayı acıkmayı geciktirir ve uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur. Karbonhidrat kaynağı bir besin olan ekmeğin sindirimi ağızda başlar ve çok kısa sürede beyne tokluk sinyallerini iletir. Öğününüze 1 parça ekmeği çiğneyerek başlayın. Böylece daha kontrollü bir öğün geçirerek tokluk hissi sağlamış olacaksınız. Ayrıca tam tahıl ekmeği B12 vitamini hariç bütün B grubu vitaminlerinin temel kaynağıdır" ifadelerini kullandı. Lifli besinler tüketilmeli Liflerin sadece bitkisel kökenli besinlerde bulunduğumu belirten Uz. Dyt. Veysel Ciğerli, "Lifler sindirim sisteminden parçalanmadan geçmektedir. Bu da kişinin uzun süre tok kalmasını sağlayarak daha az yemek yenmesini sağlamaktadır. Lifler, kandaki kötü kolesterolün düşürülmesine yardımcı olup, sindirim sisteminin daha aktif çalışmasını sağlamaktadır. Ayrıca lifli besinler kabızlığın geçmesini, hemoroid problemlerinin giderilmesini, vücudun şeker seviyesinin dengelenmesini sağlar, aynı zamanda kalp sağlığını koruma açısından da önem arz etmektedir. Yapılan araştırmalar lifli besin tüketenlerin, tüketmeyenlere göre daha fazla kilo verdiklerini ortaya koymuştur" dedi Uz. Dyt. Veysel Ciğerli lif içeren yiyecekleri de buğday kepeği, kepekli çavdar unu, arpa unu, yulaf, kuru erik, armut, narenciye ürünleri, elma, muz, fasulye, nohut, sarı ve yeşil mercimek, yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, lahana, brokoli, yeşil fasulye, salatalık, kereviz, soğan, domates, biber, patlıcan ve havuç olarak sıraladı. Uz. Dyt. Ciğerli, sağlıklı bir zayıflama için paketli olarak satılan hazır gıdalardan da uzak durulması gerektiğini ifade etti. Bu ürünlere gıdanın dayanıklılığını artırmak için katkı maddeleri, gıda boyaları ve kimyasal içeren yiyecekler konulduğuna dikkat çeken Uz. Dyt. Ciğerli, "Evde yapılmayan, organik olmayan ve marketlerden alınan hemen hemen tüm paketli ürünler hazır gıdalar sınıfına girmektedir. Hazır gıdaları daha az tüketmek için domates salçası, biber salçası, turşu ve tarhana gibi bütün bir yıl tüketilebilecek besinleri evde yapabilirsiniz. Hazır bulyonları kullanmak yerine et, tavuk ve balık sularını evde hazırlamak, yemeğinize daha az katkı maddesinin girmesini sağlar" şeklinde konuştu. "Su tüketimi artırılmalıdır" Uz. Dyt. Veysel Ciğerli, tatlı krizlerinde meyve ve kuru meyve kullanılmasını belirterek, "Tatlı ve şeker tüketimini azaltmak veya ortadan kaldırmak için mutlaka diyete doğal şeker içeren kuru meyveler, taze meyveler, meyveli yoğurtlar eklenmelidir. Bu besinleri ara öğün olarak tüketebilirsiniz. Artan sıcak havaların etkisiyle terleme sonucu sıvı kaybı artacağından su tüketimi arttırılmalıdır. Su, metabolizmanın hızlanmasına katkı sağlar, böbreklerdeki toksik maddelerin atımına yardımcı olur. Su içmek için susamayı beklemeyiniz. Ortalama yetişkin bir insanın 2-2,5 litre su tüketmesi, her mevsim ve yaş için önerilir. Metabolizmayı hızlandıran en temel faktör fiziksel aktivitenin arttırılmasıdır. Günlük hayatta yakın mesafelere araba ile gitmek yerine yürüyüşü tercih etmek, asansör kullanmak yerine merdivenleri kullanmak gibi fiziksel aktivitelerle ya da dans etmek gibi eğlenceli aktivitelerle hem kendinizi daha iyi hissedebilir hem de daha sağlıklı bir vücuda sahip olabilirsiniz. Düzenli uyku ile kilo kaybınızın ve diyete olan uyumunuzun direk ilişkili olduğunu unutmayın. Düzenli uyku zihinsel gelişim ve dinlenmeyi olumlu yönde etkileyerek metabolizma hızının artmasına yardımcı olur" ifadelerini kullandı.
13 Temmuz 2025 Pazar - 09:33
HPV hastalığına karşı yerli üretim aşı hazırlık aşamasında
Hem kadınlarda, hem erkeklerde yaygın olan enfeksiyon ve bazı kanserlere yol açan HPV (Human Papilloma) hastalığına ilişkin aşılama programlarının önemine değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Buyru, 200 den fazla tipi tanımlanmış olan hastalığa ilişkin yerli üretim aşının hazırlık sürecinde olduğunu belirtti. Hem kadınlarda, hem erkeklerde yaygın olan enfeksiyon ve bazı kanserlere yol açan HPV (Human Papilloma) cinsel yolla bulaşarak rahim ağzı kanseri, gırtlak kanseri gibi ciddi hastalıklara neden olabiliyor. 2006 yılında HPV’ye karşı geliştirilen aşı, günümüzde HPV’nin en yaygın görülen 9 tipine karşı etkin koruma sağlıyor. HPV aşısını rutin aşılama programına dahil eden ülkelerde, virüse bağlı olarak görülen hastalıklarda ciddi azalma tespit edildi. Türkiye’de de virüsün en çok görülen 2 tipine karşı geliştirilecek aşının bu sene sonundan itibaren aşılama programına alınarak, 13 yaşından itibaren ücretsiz uygulanacağı duyuruldu. 200 den fazla tipi tanımlanmış olan hastalığa ilişkin yerli üretim aşının hazırlık sürecinde olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden biri olan HPV virüsüne karşı geliştirilecek bu aşının, toplum genelinde yaygınlaştırılması ve Sağlık Bakanlığı’nca HPV aşısının ücretsiz ve yerli üretim olmasının toplum sağlığı açısından son derece olumlu bir adım olarak nitelendirdi. Buyru konuya ilişkin, "HPV, vücutta çeşitli bölgelerde siğillere, rahim ağzı kanserine, gırtlak ve penis kanserine yol açabilen bir virüstür. Cinsel yolla bulaşır. Ancak koruyucu önlemler ve aşılama sayesinde bu hastalıkların neredeyse tamamı önlenebilir. HPV aşısı, yıllardır birçok ülkede ücretsiz olarak uygulanıyor. Ülkemizde ise şu an ücretli olarak yapılabiliyor. Ancak Sağlık Bakanlığı’nın yerli üretim ve ücretsiz aşılama hedefi çok değerli bir gelişme" diye konuştu. "9 yaşından 47 yaşına kadar aşılama mümkün" Prof.Dr. Buyru, HPV aşısının 9 yaşından itibaren hem kız hem de erkek çocuklara uygulanabildiğini kaydederek, "Aşının, cinsel aktivite başlamadan önce yapılması, bağışıklık sisteminin daha güçlü yanıt vermesini sağlıyor. Aşı, 15 yaşından küçük bireylere iki doz, daha büyük bireylere ise üç doz olarak uygulanıyor. Başlangıçta sadece 27 yaşına kadar yapılması öneriliyordu, fakat artık 47 yaşa kadar uygulanabileceği ve bağışıklık sağlayabileceği kabul edildi. Aşının en önemli avantajı, virüsle temas etmeden önce yapıldığında yüzde yüze yakın koruma sağlaması. Bu nedenle toplum bazında uygulanabilirse tıpkı çiçek hastalığında olduğu gibi HPV de ortadan kaldırılabilir. Sağlık Bakanlığı’nın Aile Sağlığı Merkezlerinde ve KETEM’lerde yürüttüğü HPV taraması son derece değerli. Kadınlardan rahim ağzından örnek alınarak yapılan bu testte HPV tespit edilemezse, beş yıl boyunca yeniden test yapılmasına gerek kalmaz. Bu da hem hasta konforunu artırır hem de sağlık sistemine yükü azaltır. Rahim ağzı kanseri daha çok gelişmekte olan ülkelerde görülüyor. Bunun temel nedeni, tarama programlarının yeterince uygulanmaması. Türkiye’de hem aşı uygulamasının yaygınlaştırılması hem de taramaların artırılması ile bu hastalığı toplumdan tamamen silebiliriz" şeklinde konuştu.
13 Temmuz 2025 Pazar - 09:08
Rus ve Türk uzmanlar Antalya’da üroonkolojiyi masaya yatırdı
Memorial Antalya Hastanesi ve Rusya merkezli MEDSI Hastaneler Grubu işbirliğinde düzenlenen 1. Rus-Türk Üro-Onkoloji Sempozyumu’nda prostat, mesane ve böbrek kanserine yönelik en güncel tedavi yaklaşımları ele alındı. Sempozyumda hem robotik cerrahi hem de ameliyatsız yöntemlerdeki gelişmeler öne çıktı. Antalya, uluslararası bilimsel iş birliklerine ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. Memorial Antalya Hastanesi ile Rusya’nın en büyük özel sağlık gruplarından biri olan MEDSI Hastaneler Grubu tarafından düzenlenen 1. Rus-Türk Üro-Onkoloji Sempozyumu, üroloji, onkoloji, radyoterapi, cerrahi, kemoterapi ve genetik alanlarında uzman Türk ve Rus hekimleri bir araya getirdi. İki ülkenin önde gelen sağlık profesyonelleri, prostat, mesane ve böbrek kanserlerinde güncel tanı ve tedavi yaklaşımlarını değerlendirdi. "Bilimin ön plana çıkarıldığı bir dünyada bir dünyada, daha az savaş daha çok dostluk olacak" Sempozyumda konuşan Memorial Antalya Hastanesi Onkoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, Rusya ile on yıla yakın süredir akademik iş birlikleri yürüttüklerini belirterek, "Onkoloji alanındaki işbirliğimiz her geçen gün artıyor. Bu alandaki gelişmeler artık uluslararası nitelikte. Rus meslektaşlarımızı Antalya’da ağırladık ve ilk Üro-Onkoloji Sempozyumu’nu gerçekleştirdik. Çok da başarılı geçiyor. Biz inanıyoruz ki bilimin, insanlığın ön plana çıkarıldığı bir dünyada daha az savaş olacak, daha çok dostluk olacak. Bu vesileyle Antalya’dan tüm dünyaya çağrımız: Gelin bilim ve sevgi altında birleşelim. Çünkü dünyanın güzelleşmeye ihtiyacı var" bilimin barışa katkısına dikkat çekti. "Prostat, mesane ve böbrek kanserinde yeni dönem" Sempozyumun odak konularından birinin prostat, mesane ve böbrek kanserleri olduğunu aktaran Prof. Dr. Özdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Üroonkoloji dediğimizde ilk akla gelen prostat kanseri. Ardından mesane ve böbrek kanserleri geliyor. Bu alanda robotik cerrahiler çok gelişti. Rus meslektaşlarımızın da bu alanda son derece yetkin olduklarını gördük. Radyoterapi tekniklerinde yaşanan gelişmeler sayesinde artık bazı kanser türlerinde ameliyatsız tedavi yöntemleri tartışılıyor. Özellikle mesane kanserinde imünoterapi, kemoterapi, radyoterapi ve akıllı ilaçların entegrasyonu sayesinde, ameliyata yakın başarı oranları elde edilmeye başlandı." Robotik cerrahinin böbrek kanserinde böbreği koruyarak uygulanmasının hastaya önemli konfor sağladığını belirten Özdoğan, prostat kanserinde de yenilikçi hormonal tedaviler ve gelişmiş radyoterapi teknikleriyle tedavide büyük ilerleme kaydedildiğini vurguladı. "Adeta en iyi sonuçları sunuyoruz" MEDSI Hastaneler Grubu Medikal Direktörü Uzm. Dr. Igor Semenyakin ise yapılan etkinliklerin uluslararası iş birliklerini güçlendirdiğini belirterek, "Bu tür etkinlikler, hastalarımızın tedavisinde daha iyi sonuçlara ulaşmamıza ve uluslararası iş birliklerinin gelişmesine imkân tanıyor. Dostane iş birlikleri, en modern tekniklerin ve ilaçların klinik uygulamaya dâhil edilmesini sağlıyor" dedi. Toplantının yüz yüze yapılmasının yanı sıra çevrim içi görüşmelerle sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Semenyakin, "Şu anda ise büyük bir konsültasyon yapıyoruz adeta en iyi sonuçları sunuyoruz, karmaşık vakaları tartışıyoruz ve çok yönlü bir değerlendirme yapıyoruz. Aramızda cerrahlar, kemoterapi uzmanları ve genetikçiler olmak üzere tüm uzmanlık alanlarından meslektaşlarımız var ve her biri her hastanın tedavisinde aktif olarak yer alıyor" ifadelerini kullandı.
13 Temmuz 2025 Pazar - 09:05
310 kiloluk hasta, sedyede geldiği hastaneden yürüyerek çıktı
Nefes almakta bile zorlanan ve yaşadığı zorlu günleri "Ölmek için Allah’a dua ettim" sözleriyle özetleyen hasta, kendi başına yürüyerek taburcu oldu.
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 16:55
’ASHEP Eğitim Becerileri Eğitimi’ başarıyla tamamlandı
Eskişehir’e 11 farklı şehirden gelen acil sağlık personeli, ’ASHEP Eğitim Beceleri Eğitimi’nde bilgi aktarım becerilerini geliştirme fırsatı buldu. Eğitim, 8-11 Temmuz 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı ve İl Ambulans Servisi Başhekimi Uzm. Dr. Erkan Duman’ın başkanlığında toplam 4 gün süren eğitime, Türkiye’nin 11 farklı ilinden gelen paramedik ve acil tıp teknisyenleri başta olmak üzere, acil sağlık hizmetlerinde görev yapan çok sayıda deneyimli sağlık personeli katıldı. Eğitim çerçevesinde, acil sağlık hizmetlerinde görev alan eğitici personelin bilgi aktarım becerilerini geliştirmeye yönelik teorik ve uygulamalı oturumlar düzenlendi. Katılımcılar, eğitim süreci boyunca mesleki donanımlarını artırma ve eğitici rolleri kapsamında kendilerini geliştirme fırsatı buldu. Program, acil sağlık hizmetlerinde kaliteli ve sürdürülebilir eğitimin önemine dikkat çeken verimli bir ortamda tamamlandı.
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 14:03
Esnaf Hastanesi’nde gözlük ve lenslere veda
Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi, göz sağlığında önemli bir yeniliğe imza attı. Halk arasında "lazerle göz çizdirme ameliyatı" olarak bilinen Excimer Lazer uygulaması, hastane bünyesinde hizmet vermeye başladı. Gözlük ya da lens kullanımına son vermek isteyenler için kalıcı ve konforlu bir çözüm sunan Excimer Lazer tedavisi, artık Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi’nde uygulanıyor. Miyop, hipermetrop ve astigmat gibi görme bozukluklarının tedavisinde kullanılan bu yöntemle, gözlük ve lens kullanımına kalıcı olarak veda etmek mümkün hale geliyor. Türkiye genelinde sınırlı sayıda merkezde uygulanan, göz sağlığında çığır açan bu hizmet sayesinde, hastaların göz sağlığı tedavisi için büyükşehirlere gitmesine gerek kalmadı. Gelişmiş teknolojiyle donatılan sistem, dakikalar içinde tamamlanan işlem süresi ve hızlı iyileşme süreciyle dikkat çekiyor. Hastane yönetimi, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Fethiye ve çevresindeki vatandaşlarımızın, büyük şehirlerde sunulan göz tedavilerine yerinde ve konforlu bir şekilde ulaşabilmesini sağlamak önceliğimiz. Excimer Lazer tedavisini bölgemize kazandırarak, önemli bir ihtiyaca cevap vermekten büyük mutluluk duyuyoruz"
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:59
Samsun’daki estetik merkezi kalite standartlarında zirvede
Samsun’da faaliyet gösteren FBM Tıp Merkezi, Sağlık Bakanlığı’nın denetiminde aldığı 99.01 puanlık Sağlıkta Kalite Standartları (SKS) skoru ile Türkiye genelinde örnek gösterilen merkezler arasında yer aldı. FBM Başhekimi Dr. Murat Ulukan, merkezin uluslararası hasta trafiği ve etik temelli yaklaşımıyla estetik sağlık hizmetlerinde fark oluşturduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan kalite değerlendirmelerinde 99.01 gibi yüksek bir skor elde eden FBM Tıp Merkezi, hasta güvenliği, enfeksiyon kontrolü, hizmet sürekliliği ve hasta memnuniyeti gibi birçok alanda tam not aldı. "Hedefimiz; kişiye özel, doğal ve kalıcı güzellik" Başhekim Dr. Murat Ulukan, merkezin başarısını tesadüflerle açıklamanın mümkün olmadığını belirtti. Dr. Ulukan, "FBM’nin temelinde Prof. Dr. Hayati Akbaş’ın uluslararası otoritesi ve bilimsel yaklaşımı yer alıyor. Biz burada sadece tıbbi işlem yapmıyoruz; her hastaya bilimsel, etik ve güven temelli bir sağlık deneyimi sunuyoruz" dedi. Dünyanın dört bir yanından hasta kabulü Estetik ve medikal estetik alanlarında (botoks, dolgu, prp, lazer) cerrahi ve cerrahi dışı birçok uygulama sunan merkez, Amerika’dan Japonya’ya, Kanada’dan Katar’a kadar uzanan geniş bir hasta yelpazesine sahip. FBM’ye duyulan bu uluslararası güvenin arkasında hem bilimsel altyapı hem de etik duruş olduğunu ifade eden Ulukan, güzellik anlayışlarının abartıdan uzak ve kişiye özel olduğunu vurguladı. "Sağlıkta kalite bir tercih değil, zorunluluktur" Kalite standartlarının sadece puanlardan ibaret olmadığını ifade eden Ulukan, "Sağlıkta kalite bizim önceliğimiz. Bu sadece estetik başarıyla değil, hasta güvenliği, süreç yönetimi ve sürdürülebilir memnuniyetle ölçülür. 99.1’lik SKS puanı da bu anlayışın bir sonucudur. Gelecekte estetik tıpta daha doğal, kişiselleştirilmiş ve hücresel düzeyde yenilenmeyi hedefleyen uygulamalar öne çıkacak. Merkez olarak biz bu vizyonun bir adım ilerisindeyiz. Bilimsel temele dayalı, multidisipliner ve etik yaklaşımla sürdürülebilir güzellik sunmaya devam edeceğiz. Doğru merkezde, yetkili ve deneyimli hekimlerle sürecin yürütülmesi çok önemli. Estetik yalnızca görünüşle değil, kişinin kendini daha iyi hissetmesiyle ilgilidir. Bizim amacımız da bu duyguyu güvenli ve doğal bir şekilde hastalarımıza kazandırmak" şeklinde konuştu.
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 11:51
Bebek dostu sağlık kuruluşları için denetimler sürüyor
Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü, "2025 Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı" çerçevesinde denetimlerini sürdürüyor. İl merkezi ve ilçelerde bulunan tüm hastaneler, Aile Sağlığı Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezleri, anne sütü uygulamaları ve bebek dostu hizmetler açısından titizlikle değerlendiriliyor. İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı koordinesinde yürütülen denetimlerin amacı, anne sütü kullanımını teşvik etmek ve sağlık kuruluşlarında bebek dostu uygulamaların yaygınlaştırılmasını sağlamak olduğu belirtildi. Yetkililer, anne sütü ile beslenmenin çocuk sağlığı açısından önemine dikkat çekerek, bu doğrultuda sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini belirtti.
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:34
Uzmanı uyarıyor: "Belli aralıklarla yapılan kanser taramaları erken tanı için hayati önem taşır"
Son günlerde dünyada olduğu gibi ülkemizde de kanser vakalarının artmasıyla on binlerce vatandaş bu hastalıkla mücadele ediyor. Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Arif Akyıldız, kanser hastalığı hakkında merak edilen konulara açıklık getirdi. Doç. Dr. Arif Akyıldız, kanser türleri, belirtileri, teşhisi, erken tanı ve tedavi yöntemleri ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kanserin, vücuttaki hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalması ve yayılmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Akyıldız, şunları söyledi: "Normalde vücudumuzdaki hücreler belirli bir düzen içinde büyür, bölünür ve ölürler. Kanser hücreleri ise, kontrolsüz şekilde çoğalan ve bulundukları dokudan başka bölgelere yayılabilen (metastaz yapabilen) anormal hücrelerdir. Adeta vücudun farklı bir hücresi gibi yönetimden bağımsız hareket ederek kendi kafasına göre sürekli çoğalırlar. Zamanla ‘sıçrama özelliği’ dediğimiz lenf bezlerine, oradan da kan dolaşımına karışarak farklı organlara yayılma yeteneği kazanırlar." Kanser gelişiminde rol oynayan başlıca risk faktörlerini de açıklayan Akyıldız, genetik yatkınlık, ileri yaş, tütün ürünleri kullanımı, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme, obezite, fiziksel hareketsizlik, bazı virüsler (ör. HPV, EBV,Hepatit), radyasyona maruziyet ve bazı kimyasal maddeler (kanserojenler) gibi faktörlerin kanser riskini artırdığını belirtti. Kanser türlerinin çok çeşitli olması nedeniyle belirtilerinin de farklılık gösterdiğini vurgulayan Akyıldız, şu ifadeleri kullandı: "Her kanser türünün kendine özgü belirtileri olmakla birlikte, bazı genel uyarı işaretleri vardır. Uzun süre geçmeyen öksürük veya ses kısıklığı, nedeni bilinmeyen kilo kaybı, ciltteki iyileşmeyen yaralar veya yeni ortaya çıkan benler, memede veya vücudun herhangi bir yerinde ele gelen kitle, yutma güçlüğü, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik gibi belirtiler kanserin habercisi olabilir. Bu şikayetler her zaman kanser anlamına gelmez; fakat erken teşhis açısından mutlaka bir hekime başvurulmalıdır." Kanser tedavisinin, tümörün tipi, evresi, hastanın genel sağlık durumu ve bireysel özelliklerine göre planlanan multidisipliner bir süreç olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Akyıldız, tedavinin amacının kanser hücrelerini yok etmek, hastayı bu hastalıktan tamamen kurtarmak, bazen de tümörün büyümesini durdurmak veya yavaşlatmak, hastalığın yayılmasını önlemek ve yaşam kalitesini artırmak olduğunu söyledi. Erken tanının önemine tekrar vurgu yapan Akyıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hastanemizde kanser taramaları ve tanı amaçlı testler yapılabilmektedir. Özellikle yaş ve risk faktörlerine göre düzenli sağlık kontrolleri ve taramaları; örneğin mamografi, kolonoskopi, smear testi ve sigara içenlerde tomografi gibi erken tanı tetkikleri hayati önem taşır. Unutmayalım ki erken tanı hayat kurtarır." Amerika da dünyanın en iyi kanser merkezi Texas MD Anderson da araştırmacı olarak çalışma fırsatı bulduğunu söyleyen Doç. Dr. Akyildiz, yeni akilli ilaçlarında geri ödeme alması ile birlikte, Türkiye’nin kanser tedavisin de birçok ülkeden çok önde olduğunu kaydederek kanser tedavisin de ki tüm ilaçların da Erzincan da yeni hastanede açılan kemoterapi ünitesinde uygulanabildiğini belirtti.
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:34
Geçmeyen ağrıların nedeni kalsiyum dengesizliği olabilir
Nedeni bir türlü bulunamayan ısrarcı ağrıların arkasında genellikle gözden kaçan bir durum olan vücudun hassas kalsiyum ayarının bozulması olabiliyor. Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, tanısı çoğunlukla geciken hiperparatiroidinin tedavi sürecine dair önemli bilgiler paylaştı. Sürekli bir yorgunluk, nedensiz ağrılar ve hatta basit bir düşmeyle oluşan kemik kırıkları gibi şikayetlerin arkasında, adı pek duyulmamış ama vücudun kalsiyum dengesinin gizli kahramanı olan paratiroid bezleri yatıyor olabilir. Medipol Koşuyolu Hastanesi’nden Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, bu bezlerin aşırı hormon üretmesiyle ortaya çıkan hiperparatiroidi hastalığının genellikle başka rahatsızlıklarla karıştırıldığını ve çoğu zaman rastlantısal olarak fark edildiğinin altını çizdi. Paratiroid bezlerinin tiroidbezinin hemen arkasında yer aldığını belirten Prof. Yılmaz, "Bu bezler parathormon salgılar. Hormon kalsiyumun kemiklerden çözülmesini, böbrekten ve bağırsaktan geri emilmesini sağlar. Ancak bu denge bozulursa, kas ağrıları, halsizlik, depresyon, saç dökülmesi, sık idrara çıkma gibi belirtiler görülebilir" dedi. Hastalığın çoğu zaman başka sorunlarla karıştırıldığını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, Sık sık böbrek taşı düşüren, sebebi bilinmeyen karın ve sırt ağrıları yaşayan, durup dururken kemik kırığı geçiren hastalarda mutlaka kalsiyum ve parathormon değerlerine bakmak gerekir" uyarısında bulundu. Paratiroid bezlerinin vücudun içinde, tiroid bezinin arkasında yer aldığı için dışarıdan fark edilemediğini vurgulayan Prof. Yılmaz, "Ne hasta ne de doktor fiziki muayeneyle bu bezi fark edemez. Tanı ancak kan testleri ve sintigrafi, ultrason, MR gibi görüntüleme yöntemleriyle konur" dedi. Hastalığın en sık nedeninin tek birparatiroid bezinin büyüyerek fazla hormon üretmesi olduğunu belirten Prof. Yılmaz, "Tanı netleştiğinde tiroid ameliyatına benzer küçük bir operasyonla bu bez alınır ve hasta tamamen şifa bulur" diye konuştu. Prof. Yılmaz, sık idrara çıkma, aşırı su içme, sebebi açıklanamayan karın, sırt ve kemik ağrıları, nedensiz kemik kırıkları, tekrarlayan böbrek taşları, yoğun halsizlik, depresyon, saç dökülmesi ve kas krampları gibi belirtileri olan kişilerin mutlaka kalsiyum düzeylerini kontrol ettirmeleri gerektiğini vurguladı.
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:12
Sağlık Bakanlığı, sigarayı bırakmak isteyenler için harekete geçti
Sağlık Bakanlığı, tütün ürünleriyle mücadele konusunda ‘Yerinde Sigara Bırakma Polikliniği’ hizmetini vatandaşlara sundu. Sağlık Bakanlığı, sigara kullanımını azaltmak ve tütün ürünleriyle mücadele etmek amacıyla bir projeye imza attı. Sunulan hizmet kapsamında Halk Sağlığı Genel Müdürü Dr. Muhammed Emin Demirkol, il ve ilçelerde ‘Yerinde Sigara Bırakma Polikliniği’ hizmetini vatandaşlara vereceklerini açıkladı. 11 Temmuz tarihinde İçişleri Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı kurum hekimliklerinde başlayan çalışmanın 2 ay içinde dönüşümlü olarak tüm kamu kurumlarında yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bahsedilen kurumlara 2 ay boyunca haftada 1 gün olacak şekilde ‘Tütün Bağımlılığı Tedavisi Eğitimi’ almış bir hekim görevlendirilmesi yapılacak. Görevlendirilen alanında uzman hekim, kurum personeline tütün ve tütün ürünlerinin zararları konusunda bilgilendirme eğitimleri verecek. Sigara bırakma poliklinik hizmeti sunulacak. Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. "Tütün ürünleriyle mücadele konusunda seferberlik içerisindeyiz" Tütün ve tütün ürünleriyle mücadeleye hız kesmeden devam ettiklerini ve vatandaşları sağlıklı yaşamaya teşvik edecek birçok projeye imza atacaklarını belirten Demirkol, "Tütün ürünleriyle mücadele konusunda büyük bir seferberlik içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu konuya göstermiş olduğu hassasiyet ve vermiş olduğu destekle onların himayelerinde, yine Bağımlılık ve Mücadele Yüksek Kurulumuzun da toplantı kararları çerçevesinde, Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun da bu konuyla ilgili destekleriyle birlikte yoğun bir mücadeleyi tüm kurumlarımızla ve teşkilatlarımızla aktif bir şekilde yapıyoruz. Bu dönem içerisinde çapraz yönetimlerimizi illerimizde ve ilçelerimizde etkin ve yoğun bir şekilde yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bunun yanı sıra yine ‘Bağımlılık ve Mücadele Yüksek Kurulu’ kararları çerçevesinde çok önemli bir hizmeti de tüm illerimizde, başta Ankara olmak üzere bugün itibariyle başlatmış olduk. Bu kapsamda ‘Yerinde Sigara Bırakma Polikliniği’ hizmetimiz yine sağlık çalışanlarımız ve bu konuda sertifikalı hekimlerimizin büyük gayretiyle de etkin bir şekilde sürdürülmeye başlamış oldu. Sağlık Bakanlığımızın ana binasında Bilkent yerleşkesinde sertifikalı hekimimiz tarafından Ankara İl Sağlık Müdürlüğümüzün organizasyonunda ‘Yerinde Sigara Bırakma Polikliniği’ hizmeti veriyoruz. Burada çalışan tüm çalışma arkadaşlarımızın hizmetinde olan ve sigara bırakmayı isteyen ekip arkadaşlarımıza hizmet verecek. Bunun yanı sıra Ankara İl Sağlık Müdürlüğümüzün organizasyonunda Diyanet İşleri Başkanlığımız ve İçişleri Bakanlığımızın merkez teşkilatlarında, ana binalarında da 2 ay boyunca haftanın belirli günlerinde ‘Yerinde Sigara Bırakma Polikliniği’ hizmetini hekimlerimiz vermiş olacaklar" diye konuştu. "81 ilde sigara bırakma poliklinikleri aktif şekilde çalışıyor" Projenin Türkiye’nin 81 ilde aktif çalıştığını ve vatandaşlara sınırsız hizmet verdiğini ifade eden Demirkol, "Şu anda Türkiye’nin 81 ilinde ve tüm ilçelerimizde sigara bırakma polikliniklerimiz aktif bir şekilde çalışıyor. Toplamda son 3 ay içerisinde artan ivmeyle birlikte 671 sigara bırakma polikliniğimiz vatandaşlarımıza ücretsiz hizmeti sunmaktadır. Buradaki ilaçlarımız hekimlerimiz tarafından vatandaşlarımıza ücretsiz sunulmakta. Toplam bine yakın sertifikalı hekimimiz sigara bırakma ile ilgili hizmeti bu 671 poliklinikte veriyor. Bu yıl şimdiye kadar toplamda 72 bin sigara bırakma ile ilgili hizmeti vatandaşımıza ulaştırdık. Alo 171 hattını hatırlatmak istiyoruz. Sigara bırakma ile ilgili hem danışmanlık hizmeti alabilecekleri hem merak ettiklerini sorabilecekleri, en yakın sigara bırakma polikliniğinin yerini konumunu öğrenip randevu olabilecekleri önemli bir çağrı merkezimiz hizmet veriyor. Bunun yanı sıra Alo 171 hattımız sigara bırakma polikliniğinde hizmet almış vatandaşlarımızı 1 yıl boyunca en az 6 defa arayarak bu süreçleri yakından takip ediyor. Kapalı alanlarda sigara içme ile ilgili yasaklarımız etkin bir şekilde devam ediyor ve bu süreçleri yakından takip ediyoruz. ‘Yeşil Dedektör İhbar Hattı’ mobil uygulaması ile kapalı alanlarda sigara içilmesinin önüne geçmeye ve bunların denetimlerini etkin bir şekilde yapmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Şu anda en az 3 vatandaşımızdan 1’i sigara kullanıyor" Türkiye’deki sigara kullanımına da değinen Demirkol, her 3 kişiden 1’inin sigara kullandığını ve bu oranı 6 kişiden 1’inin kullanmasına düşürmek istediklerini vurgulayarak, "Şu anda en az 3 vatandaşımızdan 1’i sigara kullanıyor. Bunu yüzde 30’un altına indirmeye çalışıyoruz. İlk hedefimiz bu rakamı yüzde 30’un altına çekmek, sonra da uzun dönemde yüzde 20’lerin altına çekmek ve belki de tamamen sıfırlamak istiyoruz. Şu anda 3 vatandaşımızdan 1’i sigara içiyorsa bu oranı yarılara indirelim. Her 6 vatandaşımızdan 1’i içecek hale inmiş olsun. Sonrasını da sıfırlayalım. Çünkü bu noktada farkındalık en önemli silahımız. Onun dışında evlatlarımıza okullarda ‘Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek Çalışma Programı’ çerçevesinde de farkındalığı vermeye çalışıyoruz. Bazen uzun yıllar bizim katkılarımızla sigara bırakma noktasında başarılı olamayan vatandaşlarımız bazen evdeki evladının söylemiyle sigarayı bırakmış oluyor. Çünkü sonuçlarıyla başta akciğer kanseri olmak üzere vücudumuzda yapmış olduğu birçok hasarla sevdiklerimizden bizi daha erken ayırabiliyor" açıklamasında bulundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder