SAĞLIK
Van’da gebe anneye aynı anda hem sezaryen hem beyin ameliyatı yapıldı 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:37:53 Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine görme kaybı şikayetiyle başvuran 35 haftalık gebe hasta, aynı seansta gerçekleştirilen sezaryen ve endoskopik hipofiz ameliyatlarıyla sağlığına kavuştu. Bingöl’de yaşayan 3 çocuk annesi 35 yaşındaki Bircan Kolak, ani gelişen görme kaybı şikayetiyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. 35 haftalık gebe olan Kolak’ta yapılan tetkikler sonucunda, hipofiz bezinde meydana gelen kanamanın görme sinirlerine baskı yaptığı tespit edildi. Hayati risk ve kalıcı görme kaybı ihtimali üzerine Beyin Cerrahisi uzmanları Op. Dr. Fatih Gök ve Op. Dr. Mustafa Arıcı ile Kadın Doğum ekibi acil operasyon kararı aldı. Ameliyathanede gerçekleştirilen koordineli müdahale ile önce sezaryen operasyonuyla bebek sağlıklı bir şekilde dünyaya getirildi. Ardından Op. Dr. Gök ve Op. Dr. Arıcı tarafından kapalı yöntemle endoskopik hipofiz cerrahisi uygulandı. Başarılı geçen operasyonların ardından yeniden görmeye başlayan Bircan Kolak ve bebeği hayati tehlikeyi atlattı. Anne ve bebeğin sağlık durumunun iyi olduğu, yakın zamanda taburcu edilecekleri bildirildi. Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinin çevre illerden de sevk alan ileri sevk merkezi olduğunu belirtti. Başhekim Sarıkaya, "Komplike, zor vakaların bile güzel bir şekilde yönetildiği bir seviyeye geldik. Bundan dolayı çok mutluyuz. Artık birden fazla ameliyat gerektiren durumlar, gebelik gibi riskli durumların da eşlik ettiği hastalıkları sevk etmeden merkezimizde başarılı bir şekilde yönetebiliyoruz. Ben bu ameliyatı yapan tüm ekip arkadaşlarıma canı gönülden teşekkür ediyorum, hastamıza da acil şifalar diliyorum" dedi. "Cerrahimizi başarılı bir şekilde gerçekleştirdik" Hem kadın doğum hem de beyin cerrahisi bölümünün iki kademeli bir ameliyatı başarıyla gerçekleştirdiklerini dile getiren Beyin Cerrahisi Op. Dr. Fatih Gök ise "Önce sezaryenle hastamızın bebeğini sağlıklı bir şekilde yenidoğan yoğun bakıma gönderdik. Ardından görme kaybına sebep olan iki şah damarı arası bölgede, hormonal aktivitenin yüksek olduğu bir bölgede olan tümörünü yaklaşık 12 milimetrelik bir alandan endoskopik olarak burundan girilerek çıkardık. İki şah damarı arasından girilerek cerrahimizi başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Tabii bu bölgenin belli başlı anatomik göstergeleri vardı, onları kullanarak ameliyatımızı yaptık ama sonuçta bayağı riskli bir ameliyattı. Yaklaşık 5 saat süren bir ameliyatın sonunda başarılı bir şekilde sonuca eriştik. Ameliyattan sonra hastamızla görüştüğümüzde görmesinin gayet düzeldiğini, daha net gördüğünü teyit ettik. Şu anda hem hastamız hem çocuğu sağlıklı. Takip sürecimiz de bir hafta kadar sürdü. Hormonel dengelerini sağladıktan sonra taburculuğunu planlayacağız artık" diye konuştu. "Üst düzey bir ameliyattı" Beyin Cerrahisi Op. Dr. Mustafa Arıcı da bu ameliyatın genellikle üçüncü basamak hastanelerde yapılabilen üst düzey bir ameliyat olduğunu belirterek, "Post-op takibi çok önemlidir; post-op takibinde herhangi bir komplikasyon, sıkıntı yaşamadık. Multidisipliner bir şekilde takiplerimizi gerçekleştirdik. Hastamızı şifa ile taburcu etmeyi bekliyoruz" dedi. Gebe olan eşinin aynı zamanda FSH (Kas) hastası olduğunu ve görme problemi geliştiğini anlatan Erhan Kolak ise şunları söyledi: "Van’daki doktorlar bize yer açtılar. Onlar bu süreçte bize yardımcı oldular. Her gün, her saatte hastayla ilgilendiler; hastanın bütün problemlerine baktılar, çözdüler. Ondan sonra bizi taburcu ettiler, Allah onlardan razı olsun. Eşim iki ameliyat geçirdi; biri sezaryen bir de beyin cerrahi ameliyatı. İkisini de Allah’a çok şükür atlattık, bir sıkıntı yok. Doktorlara çok teşekkür ediyorum."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:25 Muratlı’da sağlıklı beslenmenin temel ilkelerin anlatıldı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Sağlıklı ve Dengeli Beslenmenin Önemi" programı Muratlı ilçesinde gerçekleştirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşam bilincini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Süleymanpaşa’da başlayan "Sağlıklı ve Dengeli Beslenmenin Önemi" programının ikinci etabı Muratlı Gençlik Merkezi’nde vatandaşların katılımıyla yapıldı. Programda, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gençlik Hizmetleri ve Spor Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Diyetisyen Dr. Hamit Can tarafından sağlıklı beslenmeye ilişkin detaylı bilgiler paylaşıldı. Dr. Can, dengeli beslenmenin temel ilkelerinin yanı sıra yetersiz ve dengesiz beslenmenin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Etkinlikte ayrıca vücut kitle endeksi, kalori açığı, glisemik indeks ve insülin direnci gibi konular ele alınırken, günlük protein, karbonhidrat ve yağ tüketimine ilişkin öneriler de katılımcılarla paylaşıldı. Beslenmeye bağlı kronik hastalıklar, diyet türleri ve besin grupları hakkında da bilgilendirme yapıldı. Program, katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif bölümle sona ererken, etkinliğin önümüzdeki günlerde Tekirdağ genelinde farklı noktalarda devam edeceği belirtildi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:44 Dr. Kilim: "Çocuklarda demir eksikliği sessiz bir tehdit" Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Kilim, demir eksikliğinin özellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda sık görüldüğünü ve zamanında önlem alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Esra Kilim, demir eksikliğinin özellikle 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklarda sık görüldüğü belirtti. Demir eksikliğine zamanında önlem alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Dr. Kilim, "Çocuk sağlığı açısından kritik öneme sahip olan demir, büyüme ve gelişmenin temel yapı taşlarından biridir. Ancak son yıllarda yapılan gözlemler, çocuklarda demir eksikliğinin giderek daha yaygın hale geldiğini ve çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini ortaya koymaktadır. Demir, vücutta oksijen taşıyan hemoglobinin üretimi için gereklidir. Eksikliği durumunda ise kansızlık (anemi), bağışıklık sisteminde zayıflama ve gelişimde gerileme gibi sonuçlar ortaya çıkabilir" dedi. "Belirtiler her zaman belirgin olmayabilir" Ailelerin dikkat etmesi gereken başlıca belirtiler hakkında bilgi veren Dr. Kilim, "Sürekli yorgunluk ve halsizlik. İştahsızlık. Soluk cilt rengi. Dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü. Sık hastalanma. Bu belirtiler başka sağlık sorunlarıyla karıştırılabileceği için düzenli doktor kontrolleri büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. "Risk faktörleri artıyor" Uzm. Dr. Esra Kilim, demir eksikliğinin önlenebilir bir sağlık sorunu olduğunun altını çizerek, dengeli ve çeşitli beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, "Dengesiz beslenme alışkanlıkları, işlenmiş gıdaların artan tüketimi ve demir açısından zengin besinlerin yeterince alınmaması, demir eksikliğinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Özellikle sadece süt ağırlıklı beslenen çocuklarda risk daha yüksek görülmektedir. Kırmızı et, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve pekmez gibi demir açısından zengin besinlerin düzenli tüketilmesi önerilmektedir. Ayrıca, C vitamini içeren gıdalar demir emilimini artırdığı için beslenme planına dahil edilmelidir" şeklinde konuştu. "Erken tanı, sağlıklı gelecek" Dr. Kilim, "Çocuklarda demir eksikliği erken teşhis edildiğinde kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli olması ve çocuklarının gelişimini yakından takip etmesi büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.
Uzman Dr. Uğurlu: "Anne sütü kronik hastalıklara karşı koruyucu"
05 Ağustos 2025 Salı - 12:11 Uzman Dr. Uğurlu: "Anne sütü kronik hastalıklara karşı koruyucu" Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gizem Adan Uğurlu, "Anne sütü bebeğin gelişimi için çok önemlidir. Ani bebek ölüm riskini azaltır. İleride kronik hastalıklara karşı koruyucu bir görevi de bulunmaktadır" dedi. Anne ve bebek dostu unvanları bulunan Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde anneler ve anne adayları emzirmeye teşvik ediliyor. 1-7 Ağustos tarihlerinin Dünya Emzirme Haftası olduğunu hatırlatan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gizem Adan Uğurlu, anne sütünün önemine değindi. Anne sütünün her şeyden önce bebeğin sağlıklı bir hayat geçirebilmesi için çok önemli olduğuna vurgu yapan Dr. Uğurlu, "İçerdiği antikorlar sayesinde ileride kronik hastalıklar, diyabet, obezite gibi hastalıkları daha az sıklıkla görüyoruz. Bunlar araştırmalarla da kanıtlanmış gerçek. Aynı zamanda anne sütü bebeğin gelişimi için çok önemlidir. Ani bebek ölüm riskini azaltır. İleride kronik hastalıklara karşı koruyucu bir görevi de bulunmaktadır. Emzirme sadece fiziksel bir beslenme değildir. Aynı zamanda anne ile bebek arasında bağ oluşmasını da sağlar. Bu açıdan da çok destekliyoruz" ifadesini kullandı. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Laktasyon Polikliniğinde annelere, beslenme, emzirme gibi konularda yardımcı olunduğunu belirten Uğurlu, "Annelerimiz lütfen çekinmesinler. Kendilerini, eksik, yetersiz görmesinler. Kendilerine güvensinler mutlaka. Her anne bebeğini emzirebilir. Akrabalardan, yakın çevrelerden duyduğu sözlerden de etkilenmemeleri gerekir. Çünkü, doğamız gereği bebekler annesini mutlaka emebilir, yeterli şartlar da sağladığında. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak ’Anne Dostu ve Bebek Dostu Hastane’ olarak annelerimizin her zaman yanındayız. Onları kendilerini yetersiz gördükleri her konuda desteklemeye hazırız. Lütfen bizden yardım istemekten çekinmeyin" dedi. Hemşire Kadriye Baydoğan ise annenin bebeğine verebileceği en güzel hediyenin anne sütü olduğunu dile getirerek şöyle konuştu: "1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası, anne sütünün önemi ve emzirmenin teşviki için farkındalık oluşturmak amacıyla oluşturulmuş bir faaliyet haftasıdır. Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bebek dostu hastanesi olarak anne sütü ve emzirmeyi desteklemektedir. Başvuran gebelerimize, gebe okulunun laktasyon polikliniğinde eğitimlerimize başlıyoruz. Doğum anında ten tene temasla desteğimize devam ediyoruz. Doğum servisimizde desteğimiz sonlanıyor. Yine laktasyon polikliniğine gelen annelerimize, anne sütü emzirme yöntemleri, anne sütü artırma yöntemleri, süt sağma şartları gibi yöntemler hakkında bilgiler veriyoruz. Yine polikliniğimize gelen annelerin kaygılarını azaltmak için, onlara güven vermek amacıyla, destekler sağlıyoruz. Tüm anneleri laktasyon polikliniğine bekliyoruz."
Deniz veya havuz keyfi kabusunuz olmasın
05 Ağustos 2025 Salı - 11:31 Deniz veya havuz keyfi kabusunuz olmasın Doruk Nilüfer Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Öner Karaçay, yaz aylarında artan deniz ve havuz kullanımı nedeniyle "yüzücü kulağı" olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonuna dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Hijyeninden emin olmadığınız yerlerde havuza girmeyin, yüzmeyin, kulak sağlığınızı riske atmayın" dedi. Tıbbi adı ’otitisexterna’ olan dış kulak yolu enfeksiyonunun, kulak kepçesi ile kulak zarı arasındaki kanalın iltihaplanmasıyla geliştiğini belirten Dr. Karaçay, bu hastalığın halk arasında ’yüzücü kulağı’ olarak da bilindiğini ifade etti. Yaz aylarında sık duş almak, temizliğinden emin olunmayan havuzlara girmek ve kulakların uzun süre nemli kalmasının enfeksiyona zemin hazırladığını vurgulayan Karaçay, "Nemli ortamda çoğalan bakteri ve mantarlar dış kulak yolunu kolayca enfekte edebilir" dedi. Hastalığın belirtilerine de değinen Dr. Karaçay, "Kulakta ağrı, kızarıklık, akıntı, ateş, kulak kepçesinde hassasiyet ve lenf bezlerinde şişme gibi şikayetlerle karşılaşılabilir. Başlangıçta hafif seyreden semptomlar, zamanla şiddetlenebilir" şeklinde konuştu. Bu enfeksiyondan korunmak için alınabilecek önlemleri de paylaşan Karaçay, deniz tatili veya havuz öncesi kulak muayenesinin önemine dikkat çekerek, "Yüzme sırasında kulak tıkaçları kullanılmalı, kulaklar kuru tutulmalı ve kulak kiri birikimi varsa mutlaka bir uzman tarafından temizlenmeli" önerisinde bulundu. Deniz ve havuz keyfinin sağlık sorununa dönüşmemesi için bilinçli davranılması gerektiğini belirten Karaçay, kulak sağlığına yönelik ihmalin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Uzmanı uyardı, havuza girerken kulaklara dikkat
05 Ağustos 2025 Salı - 11:22 Uzmanı uyardı, havuza girerken kulaklara dikkat Op. Dr. Emel Peru Yücel, kulak zarı delik olan hastaların ömür boyu kulağını sudan korumaları gerektiğini söyledi. Kulak zarı, kulağa darbe alınması, kronik orta kulak iltihapları, şiddetli gürültüye maruz kalma, ani suya dalmalar veya uçak kalkış ve inişlerinde orta kulaktaki basıncın aşırı artması nedenlerinden dolayı zarar görüp delinebilir. Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Emel Peru Yücel "Kulak zarı delik olan hastalar ömür boyu kulağını sudan korumaları gerekir" dedi. Havuzda, denizde veya banyoda kulağına su kaçması durumunda suyun orta kulağa geçtiğini, kronik enfeksiyon ve mantar gelişimine sebep olabildiğini ileten Medicana Sivas Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Emel Peru Yücel "Kulak zarı delinmesi nedeniyle hasta olan kulakta yüzde 20-30 civarında işitme kaybı gelişir. Çeşitli nedenlerle delinen ve işitme kaybına neden olan yırtılmış kulak zarının tamir edilmesi gereklidir. Bu işlemin adı ise Timpanoplasti yani kulak zarı ameliyatı" şeklinde konuştu. Kulak zarı delik olan hastalar ömür boyu kulağını sudan korumak zorundadır. Kulak zarı delik olan hastaların ömür boyu kulaklarını sudan korumaları gerektiğini söyleyen Op. Dr. Emel Peru Yücel "Ameliyat ile tamir olan kulak zarından bir daha orta kulağa su geçişi önlenmiş olur aynı zamanda işitme kaybı da düzelir. Mikroskop altında yapılan ameliyatta sadece kulak zarı delinmesi varsa ve orta kulakta iltihap akıntısı yoksa yalnızca zarın tamir edilmesi yeterlidir. Fakat bazen orta kulakta ve kemikçiklerde iltihap ve yeniklik olması durumunda ise kulak zarı tamiri ile birlikte orta kulaktaki iltihabın temizlenmesi gerekir ve işitmenin yeniden sağlanması için kemikçikler arasındaki iletişim tekrar kurulması gerekir. Basit kulak zarı değişimi ameliyatlarının ideal zamanı 12-14 yaşından sonra önerilir. Fakat beraberinde ilerlemiş orta kulak iltihap olan hastalar her yaşta ameliyat olabilir. Bazen de yüz felci ve beyin ile ilgili istenmeyen durumlar geliştiğinde acil şartlarda ameliyat edilmesi gerekebilir" dedi. Ameliyat sonrası ertesi gün taburcu olunuyor Op. Dr. Emel Peru Yücel, hastanın kulak zarı ameliyatında birinci gün taburcu olabileceğini söyleyerek, "Hastalar, genellikle ameliyat sonrası birinci günde pansumanları yapılarak hastaneden taburcu olabilmektedirler. Daha sonra günübirlik pansumanlara gelmeleri gerekir. Ameliyatlarda kulağa yerleştirilen kulak tamponları genellikle 10-14 gün sonunda çıkarılmaktadır. Ameliyat sonrasında hastaların kulaklarını belirli bir süre sudan korumaları ve ameliyat bölgesindeki enfeksiyon ve reaksiyonları önlemek amacı ile antibiyotik ve kortizon içeren kulak damlaları kullanmaları önerilmektedir. İyileşme 3-4 hafta içinde tamamlanmaktadır" ifadelerine yer verdi.
Uzmanlardan böbrek yetmezliği uyarısı
05 Ağustos 2025 Salı - 11:09 Uzmanlardan böbrek yetmezliği uyarısı Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekim Yardımcısı ve Nefroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hacı Bayram Berktaş, böbrek yetmezliğinin genellikle sinsi ilerleyen bir hastalık olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu. Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekim Yardımcısı ve Nefroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hacı Bayram Berktaş, böbrek yetmezliğinin genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve semptomların çoğunlukla hastalığın son evresinde ortaya çıktığını kaydetti. Hastalığa yol açan başlıca nedenlerin diyabet, hipertansiyon ve romatizmal hastalıklar olduğunu belirten Berktaş, ayrıca böbrek taşları, tekrarlayan enfeksiyonlar, gereksiz ilaç kullanımı ve böbrek kistlerinin de riski artırdığını ifade etti. Erken teşhis hayati önem taşıyor Kronik hastalığı olan bireylerin düzenli olarak böbrek kontrollerini yaptırmaları gerektiğini söyleyen Berktaş, "Eğer kontrollerde böbrekte bir hasar tespit edilirse, bu durumda böbrek yetmezliğine gidişatı yavaşlatmak için gerekli tedbirler mutlaka alınmalıdır" dedi. Koruyucu önlemler alınmalı Tedbirler arasında sıvı alımının düzenlenmesi, tuz tüketiminin azaltılması, diyetin kontrol altında tutulması, gereksiz ilaç kullanımından kaçınılması ve enfeksiyonların zamanında tedavi edilmesinin yer aldığını belirten Berktaş, "İdrar yollarında sorun oluşturan taş gibi durumlar da mutlaka müdahale edilmelidir" ifadelerini kullandı. Son evrede iki seçenek Böbrek yetmezliğinin son evresine gelindiğinde ise hastaların karşısında iki tedavi seçeneği kaldığını belirten Berktaş, "Bu noktada ya diyalize başlanıyor ya da böbrek nakli planlanıyor. Ancak hedefimiz, bu son aşamaya gelinmesini mümkün olduğunca geciktirmek. Bunun için koruyucu önlemler büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Niğde Belediyesi’nden hastalara destek: ’Geçmiş olsun çantası’ uygulaması başladı
05 Ağustos 2025 Salı - 11:05 Niğde Belediyesi’nden hastalara destek: ’Geçmiş olsun çantası’ uygulaması başladı Niğde Belediyesi; hastanelerde tedavi gören vatandaşlara moral ve destek olmak amacıyla ’Geçmiş olsun çantası’ uygulamasını hayata geçirdi. Hastaların ve yakınlarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hazırlanan çantalarda; ıslak mendil, peçete, su, kolonya, karton bardak ve şampuan gibi hijyen ve kişisel bakım malzemeleri bulunuyor. Belediye ekipleri tarafından titizlikle hazırlanan bu çantalar, hastane personeliyle iş birliği içinde, ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Niğde Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’Geçmiş Olsun Çantası’ uygulaması kapsamında Belediye Başkanı Emrah Özdemir ve Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ramazan Kürşad Zor, hastaları ziyaret ederek hem moral verdi hem de çanta hediyesinde bulundu. Başkan Özdemir: "Hastalarımızın yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" Başkan Özdemir, tedavi gören hastalarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyaret sırasında vatandaşlara hijyen ve kişisel bakım ürünlerinin yer aldığı geçmiş olsun çantası takdim edildi. Uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Özdemir; hastane sürecinin hem hastalar hem de yakınları için zorlu bir dönem olduğunu vurgulayarak, "Belediyemiz sadece fiziki hizmet üretmekle kalmıyor, sosyal sorumluluk projeleriyle de hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyor. ‘Geçmiş olsun çantası’ ile onların yalnız olmadığını hissettirmek istiyoruz" dedi. Başkan Özdemir, "Başhekimimizle birlikte yeni yatan hastalarımızı ziyaret ettik, geçmiş olsun dedik. Belediye olarak bir kampanya başlattık. Bundan sonra yeni yatan hastalarımızın ilk andaki ihtiyaçların tamamını karşılamak için geçmiş olsun paketi hazırladık. Fırsat buldukça gelip dağıtmak ve hastalarımıza geçmiş olsun demek istiyorum. Hastaneye yattıkları o ilk anda ne ihtiyaçları varsa onları temin edeceğimiz çantamızı hastalarımıza veriyoruz. Belediye olarak her zaman yanlarında olduğumuzu hissetsinler istiyoruz. Tabii ki çantada ilk ihtiyaçları var belki ama devamında da ne ihtiyaçları olursa bizim belediye çalışanlarımız artık her gün hastanedeler ve sağlık çalışanlarımızla ortak hareket ediyoruz. Onların ne ihtiyaçları varsa elimizden geldiği kadar karşılamak için gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. Hedeflerinin, küçük dokunuşlarla hasta ve yakınlarının hastane ortamında kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak olduğunu dile getiren Özdemir; "Tüm hemşehrilerimize sağlık, sabır ve acil şifalar diliyor, bu zorlu sürecin en kısa sürede atlatılmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Niğde Belediyesi’nden hastalara destek: ’Geçmiş olsun çantası’ uygulaması başladı
05 Ağustos 2025 Salı - 11:00 Niğde Belediyesi’nden hastalara destek: ’Geçmiş olsun çantası’ uygulaması başladı Niğde Belediyesi; hastanelerde tedavi gören vatandaşlara moral ve destek olmak amacıyla ’Geçmiş olsun çantası’ uygulamasını hayata geçirdi. Hastaların ve yakınlarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hazırlanan çantalarda; ıslak mendil, peçete, su, kolonya, karton bardak ve şampuan gibi hijyen ve kişisel bakım malzemeleri bulunuyor. Belediye ekipleri tarafından titizlikle hazırlanan bu çantalar, hastane personeliyle iş birliği içinde, ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Niğde Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’Geçmiş Olsun Çantası’ uygulaması kapsamında Belediye Başkanı Emrah Özdemir ve Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ramazan Kürşad Zor, hastaları ziyaret ederek hem moral verdi hem de çanta hediyesinde bulundu. Başkan Özdemir: "Hastalarımızın yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" Başkan Özdemir, tedavi gören hastalarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyaret sırasında vatandaşlara hijyen ve kişisel bakım ürünlerinin yer aldığı geçmiş olsun çantası takdim edildi. Uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Özdemir; hastane sürecinin hem hastalar hem de yakınları için zorlu bir dönem olduğunu vurgulayarak, "Belediyemiz sadece fiziki hizmet üretmekle kalmıyor, sosyal sorumluluk projeleriyle de hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyor. ‘Geçmiş olsun çantası’ ile onların yalnız olmadığını hissettirmek istiyoruz" dedi. Başkan Özdemir; "Başhekimimizle birlikte yeni yatan hastalarımızı ziyaret ettik, geçmiş olsun dedik. Belediye olarak bir kampanya başlattık. Bundan sonra yeni yatan hastalarımızın ilk andaki ihtiyaçların tamamını karşılamak için geçmiş olsun paketi hazırladık. Ben de fırsat buldukça gelip dağıtmak ve hastalarımıza geçmiş olsun demek istiyorum. Hastaneye yattıkları o ilk anda ne ihtiyaçları varsa onları temin edeceğimiz çantamızı hastalarımıza veriyoruz. Belediye olarak her zaman yanlarında olduğumuzu hissetsinler istiyoruz. Tabii ki çantada ilk ihtiyaçları var belki ama devamında da ne ihtiyaçları olursa bizim belediye çalışanlarımız artık her gün hastanedeler ve sağlık çalışanlarımızla ortak hareket ediyoruz. Onların ne ihtiyaçları varsa elimizden geldiği kadar karşılamak için gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. Hedeflerinin, küçük dokunuşlarla hasta ve yakınlarının hastane ortamında kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak olduğunu dile getiren Özdemir; "Tüm hemşehrilerimize sağlık, sabır ve acil şifalar diliyor, bu zorlu sürecin en kısa sürede atlatılmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Samsun’daki boğulma vakaları tırmanışta: 4 ilden gelen tatilcilere uyarı
05 Ağustos 2025 Salı - 10:43 Samsun’daki boğulma vakaları tırmanışta: 4 ilden gelen tatilcilere uyarı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle yaz aylarında Samsun sahillerinde artış gösteren boğulma vakalarına dikkat çekerek, Çorum, Amasya, Tokat ve Sivas’tan gelen vatandaşları uyardı. Prof. Dr. Özkaya, "Dalgalı ve rüzgârlı havalarda denize girmeyin. RIP akıntısı sizi geri dönüşü olmayan bir tehlikeye sürükleyebilir" dedi. Boğulma ve boğulma tehlikesi geçirme vakalarının 2025 yazında da büyük artış gösterdiğini belirten Prof. Dr. Şevket Özkaya, "Sadece Samsun sahilinde, hafta sonunda 10’a yakın vatandaşımız boğulma tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Özellikle hafta sonları Çorum, Amasya, Tokat ve Sivas’tan sahillere gelen vatandaşlarımız bu tehlikeyle sıkça karşılaşıyor" diye konuştu. "Tokat’tan gelenler bu yaz ilk sırada" Geçen yaz Çorum’dan gelen vatandaşlar arasında boğulma olaylarının yoğun olduğunu ancak basının uyarılarıyla bu yıl sayının azaldığını hatırlatan Özkaya, "Bu yıl Tokat’tan gelen vatandaşlarımız arasında boğulma vakaları daha sık yaşanıyor. Tokat yerel basınının da yazın son ayında uyarılarda bulunarak, özellikle dalgalı ve rüzgârlı havalarda denize girilmemesini sağlaması gerekiyor" şeklinde konuştu. RIP akıntısı uyarısı: "Anormal deniz hareketlerinde suya girmeyin" Boğulma riskine karşı denize girerken dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan birinin "ters akıntı" yani RIP akıntısı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, "Denizin yüzeyinde anormal bir durum görüyorsanız kesinlikle suya girmeyin. Bu uyarı sadece Karadeniz için değil, Ege ve Akdeniz sahilleri için de geçerli. Depremlerle birlikte kıyı yapılarında değişiklikler oluyor ve bu durum boğulma riskini artırıyor" ifadelerini kullandı. "Geçen yaz bine yakın can kaybı yaşandı" Boğulma vakalarının her geçen yıl arttığını ve geçen yaz ülke genelinde bine yakın kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Prof. Dr. Özkaya, "Bu yaz da boğulma vakalarında ciddi artış var. İnsanlarımızın dalgalı havalarda denize girmemesi, özellikle RIP akıntısına karşı bilinçli olması şart" açıklamasında bulundu. "Tokatlı genç yoğun bakımda kurtarıldı" 21 yaşındaki bir gencin tomografisini örnek olarak paylaşan Özkaya, "Tokat’tan gelen 21 yaşındaki bir vatandaşımız Samsun’da ciddi bir boğulma tehlikesi geçirdi. Canlandırma müdahalesiyle yoğun bakımda takip edilerek hayata tutundu ve sağlıklı şekilde taburcu edildi" dedi.
Prof. Dr. Namık Şahin: "Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli"
05 Ağustos 2025 Salı - 10:30 Prof. Dr. Namık Şahin: "Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli" Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nörapatik eklemi olan hastalarda protez ameliyatlarının geciktirilmemesi gerektiği uyarısında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur. Daha çok eklem, hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi. Acıbadem Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin diz ve kalça protezi hakkında bilinmesi gerekenlerle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Diz ve kalça protezi ameliyatlarının, yıpranan, hasar gören diz ve kalça eklemlerine metal, plastik veya seramik malzemeden yapılan implantlar konulması olarak açıklayan Prof. Dr. Şahin bu ameliyatlara "Total Diz Protezi" veya "Total Kalça Protezi" denildiğini belirtti. Genellikle kireçlenme (artroz), romatizmal artrit veya kırık gibi durumlarda gerçekleştirildiğini anlattı. Bu eklem protezleri ameliyatıyla ağrıyı gidermek, hareketliliği artırmak ve hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat yapabilmelerini sağlamanın hedeflendiğini dile getirdi. Tıp literatüründeki güncel gelişmeleri aktaran Prof. Dr. Şahin yeni kılavuzlara göre "orta veya şiddetli derecede diz ya da kalça kireçlenmesi olan ve protez cerrahisi gereken hastalarda, bir veya daha fazla ameliyatsız tedavi yeteri kadar fayda sağlayamayan hastalara" cerrahi tedavi uygulandığını söyledi. Ameliyat tercihinin doktor ve hasta arasında ortak bir karar olması gerektiğinin altını çizdi. "Hangi hallerde ameliyat kararı ertelenmez?" Eklem protez cerrahisinin zamanında yapılması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Şahin, "Birçok hasta ameliyatsız tedaviyi tamamladıktan sonra, orta ila şiddetli ağrıya ve işlev kaybına rağmen çeşitli gerekçelerle ameliyatı ertelemektedir. Oysa hem doktor hem de hasta tarafından ortak bir karar verildiyse cerrahi tedavi geciktirilmemelidir" uyarısında bulundu. Şahin, özellikle şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezi ameliyatının geciktirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur, daha çok eklem hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi. Ameliyatın genelde aşırı sigara kullanımı, obezite veya düzensiz diyabet nedeniyle geciktirildiğine değinen Prof. Dr. Şahin, "Obezite tek başına eklem protezini geciktirmek için bir neden değildir. Kesin bir değer olmasa da, vücut kitle indeksi 40 üzeri olan hastaların ameliyatın yan etki riskinin arttığı konusunda bilgilendirilmeleri gerekir. Bunun yanında obezite cerrahisi geçiren hastalarda da protez cerrahisi yan etkileri olabilmektedir. Bu hastaların ameliyat öncesi kilo vermeleri teşvik edilmelidir" diye konuştu. "Ameliyat sonrası fizik tedavi çok önemli" Eklem protez ameliyatlarının genel veya epidural anestezi altında yapıldığını, yaklaşık 1-2 saat sürdüğünü belirten Prof. Dr. Şahin, hastaların genellikle 2 gün hastanede kaldıklarını ve yürüteç yardımıyla ameliyat sonrası aynı gün ya da ertesi sabah yürümeye başladıklarını söyledi. Tam iyileşme sürecinin kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle birkaç ay aldığını; bu dönemde yürüme, merdiven inip çıkma, oturma ve kalkma gibi aktivitelerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Fizik tedavi ve rehabilitasyonun, iyileşme sürecinin önemli bir parçası olduğunun altını çizen Şahin "Hasta ve hekim arasında iyi bir iletişim ve iş birliği olmalı; hasta ameliyat öncesi ve sonrası doktorun önerilerine uymalıdır" dedi. Sigara içmenin iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğini; bu nedenle ameliyat öncesinde sigarayı bırakmanın faydalı olacağına işaret eden Prof. Dr. Şahin, "Ayrıca enfeksiyon riskini azaltmak için hijyen kurallarına özen gösterilmelidir" diye konuştu.
"Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli"
05 Ağustos 2025 Salı - 10:28 "Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli" Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nörapatik eklemi olan hastalarda protez ameliyatlarının geciktirilmemesi gerektiği uyarısında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur, daha çok eklem, hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi. Acıbadem Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin diz ve kalça protezi hakkında bilinmesi gerekenlerle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Diz ve kalça protezi ameliyatlarının, yıpranan, hasar gören diz ve kalça eklemlerine metal, plastik veya seramik malzemeden yapılan implantlar konulması olarak açıklayan Prof. Dr. Şahin bu ameliyatlara "Total Diz Protezi" veya "Total Kalça Protezi" denildiğini belirtti. Genellikle kireçlenme (artroz), romatizmal artrit veya kırık gibi durumlarda gerçekleştirildiğini anlattı. Bu eklem protezleri ameliyatıyla ağrıyı gidermek, hareketliliği artırmak ve hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat yapabilmelerini sağlamanın hedeflendiğini dile getirdi. Tıp literatüründeki güncel gelişmeleri aktaran Prof. Dr. Şahin yeni kılavuzlara göre "orta veya şiddetli derecede diz ya da kalça kireçlenmesi olan ve protez cerrahisi gereken hastalarda, bir veya daha fazla ameliyatsız tedavi yeteri kadar fayda sağlayamayan hastalara" cerrahi tedavi uygulandığını söyledi. Ameliyat tercihinin doktor ve hasta arasında ortak bir karar olması gerektiğinin altını çizdi. "Hangi hallerde ameliyat kararı ertelenmez?" Eklem protez cerrahisinin zamanında yapılması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Şahin "Birçok hasta ameliyatsız tedaviyi tamamladıktan sonra, orta ila şiddetli ağrıya ve işlev kaybına rağmen çeşitli gerekçelerle ameliyatı ertelemektedir. Oysa hem doktor hem de hasta tarafından ortak bir karar verildiyse cerrahi tedavi geciktirilmemelidir" uyarısında bulundu. Özellikle şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezi ameliyatının geciktirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur, daha çok eklem hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi. Ameliyatın genelde aşırı sigara kullanımı, obezite veya düzensiz diyabet nedeniyle geciktirildiğine değinen Prof. Dr. Şahin "Obezite tek başına eklem protezini geciktirmek için bir neden değildir. Kesin bir değer olmasa da, vücut kitle indeksi 40 üzeri olan hastaların ameliyatın yan etki riskinin arttığı konusunda bilgilendirilmeleri gerekir. Bunun yanında obezite cerrahisi geçiren hastalarda da protez cerrahisi yan etkileri olabilmektedir. Bu hastaların ameliyat öncesi kilo vermeleri teşvik edilmelidir" diye konuştu. "Ameliyat sonrası fizik tedavi çok önemli" Eklem protez ameliyatlarının genel veya epidural anestezi altında yapıldığını, yaklaşık 1-2 saat sürdüğünü belirten Prof. Dr. Şahin hastaların genellikle 2 gün hastanede kaldıklarını ve yürüteç yardımıyla ameliyat sonrası aynı gün ya da ertesi sabah yürümeye başladıklarını söyledi. Tam iyileşme sürecinin kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle birkaç ay aldığını; bu dönemde yürüme, merdiven inip çıkma, oturma ve kalkma gibi aktivitelerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Fizik tedavi ve rehabilitasyonun, iyileşme sürecinin önemli bir parçası olduğunun altını çizen Prof. Dr. Şahin "Hasta ve hekim arasında iyi bir iletişim ve işbirliği olmalı; hasta ameliyat öncesi ve sonrası doktorun önerilerine uymalıdır" dedi. Sigara içmenin iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğini; bu nedenle ameliyat öncesinde sigarayı bırakmanın faydalı olacağına işaret ederek "Ayrıca enfeksiyon riskini azaltmak için hijyen kurallarına özen gösterilmelidir" diye konuştu. (ES-
Migrenle mücadele zor değil
05 Ağustos 2025 Salı - 10:26 Migrenle mücadele zor değil Toplumda oldukça yaygın görülen ve hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyen migren, zonklayıcı ve sık tekrarlayan ataklarla seyrettiği için hem sosyal yaşamı hem de iş gücünü olumsuz etkiliyor. Ancak migren için çok çeşitli tedavi yöntemleri bulunuyor. Migren, uzun sürebilen ve zonklayıcı baş ağrısı nedeniyle yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Ancak yeni nesil tedavilerle bu hastalık kontrol altına alınabiliyor. İlaç ve hayat tarzı değişikliklerinin yanında botoks uygulamaları da migrende kullanılabiliyor. Medicana Bursa Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Büşra Er, "Migrenin yalnızca ilaçla değil; yaşam tarzı değişiklikleriyle de yönetilebileceğini unutmamak gerekiyor. Uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları ve düzenli egzersiz de tedavinin ayrılmaz parçalarıdır. Baş ağrısı günlüğü tutmak, hastanın tetikleyicileri tanımasına da yardımcı olur. Ancak destekleyici tedaviler de uygulanabilir. Bunlardan biri de botoks uygulamasıdır" dedi. Uzm. Dr. Büşra Er, botoks uygulaması öncesinde hastalara fiziki muayene yapıldığını ifade ederek, "Botoks, alın, şakak, ense ve saçlı deri bölgelerine belirli noktalardan enjeksiyon şeklinde uygulanır. İşlem, yalnızca bu alanda eğitimli ve deneyimli hekimler tarafından yapılmalıdır. Etkisi 3 ila 6 ay sürmektedir" şeklinde konuştu. Uzm. Dr. Büşra Er, botoksun tıbbi bir işlem olduğunu ve bilinçsizce yapılmasının ciddi yan etkilere yol açabileceğini de vurguladı: "Göz kapağında düşme, yutma güçlüğü, mimiklerde bozulma gibi komplikasyonlarla karşılaşılabilir. Bu nedenle hastaların yalnızca nöroloji veya algoloji uzmanlarına başvurarak işlem yaptırması büyük önem taşıyor. Ayrıca son 3-6 ay içinde başka nedenlerle (örneğin estetik amaçlı) botoks yapılmışsa, mutlaka bu bilgi hekime aktarılmalı." Uzm. Dr. Büşra Er, migrenin kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu ve doğru yaklaşımlar sayesinde hastaların yaşam kalitesinde belirgin iyileşmeler sağlanabileceğini söyleyerek, bu konuda mutlaka nöroloji uzmanıyla görüşülmeden komşu tavsiyesiyle herhangi bir işlem yapılmaması gerektiğini ifade etti.