SAĞLIK - 05 Ağustos 2025 Salı 10:30

Prof. Dr. Namık Şahin: "Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli"

A
A
A
Prof. Dr. Namık Şahin: "Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli"

Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nörapatik eklemi olan hastalarda protez ameliyatlarının geciktirilmemesi gerektiği uyarısında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur. Daha çok eklem, hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi.


Acıbadem Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin diz ve kalça protezi hakkında bilinmesi gerekenlerle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Diz ve kalça protezi ameliyatlarının, yıpranan, hasar gören diz ve kalça eklemlerine metal, plastik veya seramik malzemeden yapılan implantlar konulması olarak açıklayan Prof. Dr. Şahin bu ameliyatlara "Total Diz Protezi" veya "Total Kalça Protezi" denildiğini belirtti. Genellikle kireçlenme (artroz), romatizmal artrit veya kırık gibi durumlarda gerçekleştirildiğini anlattı. Bu eklem protezleri ameliyatıyla ağrıyı gidermek, hareketliliği artırmak ve hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat yapabilmelerini sağlamanın hedeflendiğini dile getirdi.


Tıp literatüründeki güncel gelişmeleri aktaran Prof. Dr. Şahin yeni kılavuzlara göre "orta veya şiddetli derecede diz ya da kalça kireçlenmesi olan ve protez cerrahisi gereken hastalarda, bir veya daha fazla ameliyatsız tedavi yeteri kadar fayda sağlayamayan hastalara" cerrahi tedavi uygulandığını söyledi. Ameliyat tercihinin doktor ve hasta arasında ortak bir karar olması gerektiğinin altını çizdi.



"Hangi hallerde ameliyat kararı ertelenmez?"


Eklem protez cerrahisinin zamanında yapılması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Şahin, "Birçok hasta ameliyatsız tedaviyi tamamladıktan sonra, orta ila şiddetli ağrıya ve işlev kaybına rağmen çeşitli gerekçelerle ameliyatı ertelemektedir. Oysa hem doktor hem de hasta tarafından ortak bir karar verildiyse cerrahi tedavi geciktirilmemelidir" uyarısında bulundu. Şahin, özellikle şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.


Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezi ameliyatının geciktirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur, daha çok eklem hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi.


Ameliyatın genelde aşırı sigara kullanımı, obezite veya düzensiz diyabet nedeniyle geciktirildiğine değinen Prof. Dr. Şahin, "Obezite tek başına eklem protezini geciktirmek için bir neden değildir. Kesin bir değer olmasa da, vücut kitle indeksi 40 üzeri olan hastaların ameliyatın yan etki riskinin arttığı konusunda bilgilendirilmeleri gerekir. Bunun yanında obezite cerrahisi geçiren hastalarda da protez cerrahisi yan etkileri olabilmektedir. Bu hastaların ameliyat öncesi kilo vermeleri teşvik edilmelidir" diye konuştu.



"Ameliyat sonrası fizik tedavi çok önemli"


Eklem protez ameliyatlarının genel veya epidural anestezi altında yapıldığını, yaklaşık 1-2 saat sürdüğünü belirten Prof. Dr. Şahin, hastaların genellikle 2 gün hastanede kaldıklarını ve yürüteç yardımıyla ameliyat sonrası aynı gün ya da ertesi sabah yürümeye başladıklarını söyledi. Tam iyileşme sürecinin kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle birkaç ay aldığını; bu dönemde yürüme, merdiven inip çıkma, oturma ve kalkma gibi aktivitelerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.


Fizik tedavi ve rehabilitasyonun, iyileşme sürecinin önemli bir parçası olduğunun altını çizen Şahin "Hasta ve hekim arasında iyi bir iletişim ve iş birliği olmalı; hasta ameliyat öncesi ve sonrası doktorun önerilerine uymalıdır" dedi. Sigara içmenin iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğini; bu nedenle ameliyat öncesinde sigarayı bırakmanın faydalı olacağına işaret eden Prof. Dr. Şahin, "Ayrıca enfeksiyon riskini azaltmak için hijyen kurallarına özen gösterilmelidir" diye konuştu.



Prof. Dr. Namık Şahin: "Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Şehitkamil’in yüzücüleri milli takım yolunda Şehitkamil, spor alanındaki yükselişini yüzme branşında elde edilen önemli bir başarıyla bir kez daha taçlandırdı. Şehitkamil Belediyesi Spor Kulübü sporcuları, Türkiye genelinde düzenlenen prestijli müsabakalarda gösterdikleri performansla milli takım kapısını araladı. 17-19 Nisan 2026 tarihleri arasında Edirne’de gerçekleştirilen Türkiye Yüzme Federasyonu Türkiye Yıldız-Genç ve Açık Yaş Uzun Kulvar Milli Takım Seçme Müsabakaları, ülkenin dört bir yanından gelen sporcuların kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Zorlu organizasyonda Şehitkamil Belediyesi Spor Kulübü sporcuları, üstün performanslarıyla dikkat çekti. 6 sporcu barajı geçerek milli takıma seçildi Yarışmalar sonucunda Doruk Kervancıoğlu, Aydın Ege Özsoy, Fatma Berra Özer, Yağmur Kont, Elif Durum ve Hatice Berin Kırmızıoğlan, belirlenen baraj derecelerini aşarak 2026 Federasyon Karmaları Milli Takım Kadrosu’na seçilmeye hak kazandı. Genç sporcuların bu başarısı hem kulüp hem de şehir adına büyük gurur kaynağı oldu. Başarıda disiplin ve ekip ruhu ön planda Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, sporcuların azim, disiplin ve kararlılıkla çalışarak bu noktaya ulaştıklarını vurguladı. Yılmaz, sporcuların gelişiminde önemli rol oynayan antrenörler Mehmet Emin Bay ve Murat İşçi’nin katkılarına da dikkat çekti. Şehitkamil Belediyesinin spora ve genç yeteneklere yönelik yatırımlarının somut sonuçlar verdiğini belirten Yılmaz, bu başarıların artarak devam edeceğine inandığını ifade etti. İlçede spor kültürünün her geçen gün güçlendiğini dile getiren Yılmaz, genç sporcuların ulusal ve uluslararası platformlarda daha büyük başarılara imza atacağına olan inancını yineledi.
Kocaeli Çöp evin altından dram çıktı: "Bir senedir dışarı çıkmıyorum" Kocaeli’nin Gebze ilçesinde icra yoluyla kaybettiği dairesinde yaşamaya devam eden 60 yaşındaki S.K., bir yıldır dışarı adım atmadığı evinde bir kamyon çöpün arasında bitkin halde bulundu. Belediye ekiplerince kurtarılarak barınma merkezine yerleştirilen S.K., "Ayakta uzun süre durunca bayılıyorum. Bir senedir dışarı çıkmıyorum. Allah razı olsun belediye ve komşular yemek getiriyor ama birçoğunu yiyemiyorum. Çöpe gidemiyorum" dedi. Edinilen bilgiye göre, Mustafapaşa Mahallesi’ndeki bir apartmanın sakinleri, ikinci kattaki daireden gelen ağır kokular ve daire sakini S.K.’den haber alamamaları üzerine durumu polis ekiplerine ve muhtara bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis, kapıyı açtığında tavanı zorlayan çöp yığınları ve bu yığınların arasında bitkin düşmüş yaşlı adamla karşılaştı. Bir yıldır evden çıkmamış Eşini 20 yıl önce kaybeden ve iki çocuğu farklı şehirlerde yaşayan S.K.’nın, yaklaşık bir yıldır evinden dışarı çıkmadığı belirlendi. Sağlık sorunları ve sık sık bayılması nedeniyle hareket kabiliyeti kısıtlanan yaşlı adamın, bu süreçteki temel ihtiyaçlarının ise kapısına yemek bırakan komşuları ve belediye ekiplerince karşılandığı öğrenildi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekiplerine teslim edilen S.K., sağlık kontrollerinin ardından belediyenin barınma merkezine yerleştirilerek koruma altına alındı. Adrese Gebze Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler de sevk edildi. Temizlik çalışması başlatan ekipler, uzun uğraşlar sonucu evden kamyon dolusu çöp çıkardı. Kamyona yüklenen çöpler, imha edilmek üzere götürüldü. Tamamen çöplerden arınan ev, ilaçlanarak dezenfekte edildi. Ayrıca S.K.’nın, yaklaşık 1,5 yıl önce icra yoluyla kaybettiği dairesinden hiç çıkmadığı anlaşıldı. "Çöpe gidemiyorum" Ayakta durmakta zorlandığını ve rahatsızlığından dolayı çöpe gidemediğini söyleyen S.K., "Ayakta uzun süre durunca bayılıyorum. Ayakta uzun süre duramıyorum. Çocuklarımdan bir tanesi Bursa’da evlendi, diğeri Ankara’da çalışıyor. Ara sıra geliyorlar. Bir senedir dışarı çıkmıyorum. Allah razı olsun belediye ve komşular yemek getiriyor ama birçoğunu yiyemiyorum. Çöpe gidemiyorum. Yaşlılar için bir yer varmış galiba, beni öyle bir yere yerleştirme imkanları olursa iyi olur" dedi. "Beyefendi hem eve hem de kendisine zarar vermiş" Daireyi 1,5 yıl önce icradan yatırım amacıyla satın alan Ufuk Aksu, komşuların ihbarıyla İstanbul’dan Gebze’ye geldiğinde mülkünde birinin yaşadığını fark etti. Aksu, "Komşular arayıp gelmem gerektiğini söylediler. Geldiğimde ise beyefendinin yaşadığını öğrendim. ’Bu durumda ne yapabiliriz?’ diyerek kaymakamlığa başvurduk. Kaymakamlık ise bize mahkeme yoluna gidilmesi gerektiğini söyledi. Beyefendi hem eve hem de kendisine zarar vermiş. Tıbbi riskler olduğu gibi çevreyi olumsuz etkileyecek yangın riski de var. Zabıta ekipleri geldi içeriyi temizlediler, beyefendi de hastaneye sevk edildi. Umarım kendisine uygun bir yer ayarlanır. Bina için ise sağlamlığı konusunda şüphelerimiz var. Belediyelerle görüşmelere başlayacağız. Eğer sağlam değilse yıkım talebinde bulunacağız" ifadelerini kullandı.