Son Dakika
|
Kuyumcukent AVM’de 20 milyonluk soygun
ABD Başkanı Trump: "İran’la görüşebilirim"
Esenler’de İBB şantiyesinde yangın: 3 konteyner zarar gördü
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Denizli’de 4 büyüklüğünde deprem
İsrail’den Gazze Şeridi'ne saldırı
Okan Buruk: "Liverpool’a karşı ilk galibiyetin şans olmadığını gösterdik"
Trump: "Son birkaç saat içinde 10 adet mayın döşeme botunu veya gemisini imha ettik"
Hizbullah'ın İsrail'e ait uydu iletişim merkezine yönelik saldırısının görüntüleri ortaya çıktı
Pentagon, İran saldırılarında 140 ABD askerinin yaralandığını açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü
SAĞLIK
TOGÜ’de öğrenci ve personele ücretsiz dış sağlığı hizmeti
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:38:23
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Taşlıçiftlik Yerleşkesinde kurulan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, öğrenci ve personele ücretsiz modern diş sağlığı hizmeti sunmaya başladı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi bünyesinde kurulan Taşlıçiftlik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa Tokat Milletvekili Dt. Cüneyt Aldemir, TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, rektör yardımcıları, rektör danışmanları, Genel Sekreter, dekanlar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Açılışta koruşma yapan TOGÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Işıl Sarıkaya; günlük hizmet verilen hasta sayılarını söyleyerek verilen hizmetin kalitesine ve hasta memnuniyetine verdikleri önemi vurguladı. Rektör Prof. Dr. Yılmaz: "Daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir kampüs ortamı oluşturuyoruz" Merkezin üniversite için öneminden bahseden TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise öğrencilerin ve personelin yalnızca akademik gelişiminin değil, sağlık ve yaşam kalitesinin de öncelikli olduğunu belirtti. Rektör Yılmaz; "Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın temel unsurlarından biridir. Bu merkez sayesinde öğrencilerimiz ve personelimiz nitelikli diş sağlığı hizmetlerine hızlı ve kolay bir şekilde erişebilecek. Aynı zamanda merkez, Diş Hekimliği Fakültemizin uygulama ve eğitim faaliyetlerine de önemli katkı sağlayacak. Kampüslerimizi daha sağlıklı ve yaşanabilir bir yaşam alanına dönüştürme hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu güzel hizmetin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Ücretsiz ve modern diş sağlığı hizmeti Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi koordinasyonunda faaliyete geçen merkez, üniversite öğrencileri ile idari ve akademik personele ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmeti sunuyor. Modern donanımı ve uzman kadrosuyla merkez hem koruyucu hem de tedavi edici diş hekimliği hizmetleri sağlıyor. Kampüs içinde kolay erişim Taşlıçiftlik Yerleşkesinde, Merkezi Laboratuvar Binası içerisinde hizmet veren Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, kampüs içindeki konumuyla üniversite mensuplarına kolay erişim imkânı sunuyor. Böylece öğrenciler ve personel, eğitim ve iş yoğunlukları arasında sağlık hizmetlerinden hızlı ve güvenli bir şekilde faydalanabilecek.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:38
Çifteler Devlet Hastanesi’nde yürütülen çalışmalar değerlendirildi
Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Çifteler Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Destek Hizmetleri Başkanı Erol Yılmaz ve Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı, Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonlarını yerinde inceledi. Program kapsamında, hastanede yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Sağlık çalışanları ile bir araya gelerek hastanede yürütülen sağlık hizmetleri hakkında bilgi alan İl Sağlık Müdürü Bildirici, incelemelerin ardından iftar programına katıldı. İftarda konuşan Bildirici, vatandaşlara kesintisiz ve nitelikli sağlık hizmeti sunulmasında büyük bir sorumluluk üstlenen sağlık çalışanlarına gayretleri dolayısıyla teşekkür etti.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:37
Tarsus Devlet Hastanesi’nde bir ilk: varis tedavisinde RF ablasyon uygulandı
Mersin’in Tarsus Devlet Hastanesi’nde varis tedavisinde modern bir yöntem olan RadyoFrekans (RF) Ablasyon işlemi ilk kez başarıyla uygulandı. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Oğuzhan Semercioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada hastanede önemli bir yeniliğin hayata geçirildiğini duyurdu. Semercioğlu, varis hastalığının tedavisinde kullanılan kapalı yöntem RadyoFrekans (RF) Ablasyon işleminin hastanede ilk kez başarıyla gerçekleştirildiğini belirterek, bu yöntemin hastalar için önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Açıklamasında modern yöntem sayesinde hastaların daha az ağrı yaşadığını ve iyileşme sürecinin daha hızlı olduğunu vurgulayan Semercioğlu, "Bugün hastanemizde bir ilki gerçekleştirdik. Varis hastalığının tedavisinde kullanılan kapalı yöntem RadyoFrekans (RF) Ablasyon işlemini ilk kez başarıyla uyguladık. Hastalar için daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme imkânı sunan bu yöntemi inşallah artık hastanemizde uygulayacağız." ifadelerini kullandı. Uzmanlar, RF Ablasyon yönteminin klasik ameliyatlara göre daha konforlu bir tedavi sunduğunu ve hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebildiğini belirtiyor.
11 Mart 2026 Çarşamba - 10:25
Çevresel faktörler kronik böbrek hastalığı riskini artırıyor
Birleşmiş Milletler tarafından küresel sağlık sorunu ilan edilen kronik böbrek hastalığı, dünya genelinde milyonlarca insanı tehdit etmeye devam ediyor. Vaka sayılarındaki artışta ve hastalığın ilerleme sürecinde, çevresel faktörlerin de belirleyici bir rol oynadığı ifade ediliyor. Dünya genelinde yaklaşık 850 milyon, Türkiye’de ise yaklaşık 9 milyon erişkinde böbrek hastalığı bulunduğu tahmin ediliyor. Hafif derecedeki vakalar da hesaba katıldığında, Türkiye’de yaklaşık her 6-7 erişkinden birinde bu hastalığın görüldüğü belirtiliyor. Hastalık ilerledikçe kaşıntı, halsizlik, bulantı, idrar yapma bozuklukları, nefes darlığı ve kas krampları gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Türkiye’de 65 binin üzerinde hastanın diyaliz makinelerine bağlı olarak yaşamını sürdürdüğü ve yılda yaklaşık 3 bin 500 böbrek nakli yapıldığı kaydediliyor. Hava kirliliği, küresel ısınma, su temininde yaşanan sorunlar ve hava sıcaklığındaki aşırı değişimlerin böbrek hastalığı riskini artırdığı ifade ediliyor. Bu doğrultuda 2026 yılı Dünya Böbrek Günü teması "Böbrekler ve çevre sağlığı" olarak belirlendi. Böbrek sağlığını korumak ve riskleri en aza indirmek için 8 altın kural öne çıkıyor. Bu kurallar; ideal kiloda olmak, tuz tüketimini azaltıp sağlıklı beslenmek, kan şekeri ve basıncını kontrol altında tutmak, yeterince su tüketmek, sigara kullanmamak, ağrı kesici kullanımında dikkatli olmak ve düzenli böbrek testi yaptırmak şeklinde sıralanıyor. Çevre kirliliği böbrekleri vuruyor Acıbadem Kent Hastanesi Nefroloji ve Böbrek Nakli Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Töz, hastalığın bilinen risk faktörlerinin ötesinde çevre kirliliği değişkeni üzerinde de durulduğunu aktararak, "Bazı ülkelerde böbrek hastalıkları daha sık görülüyor ve daha hızlı ilerliyor. Yapılan araştırmalara göre hava kirliliğinin, egzoz gazlarının, orman yangınları sonucu dağılan ve inşaat tozlarından kaynaklanan küçük partiküllerin böbrek hastalıklarıyla ilişkili olduğu belirlendi. Küresel ısınma ve aşırı sıcaklar insanlarda sıvı kaybına neden olmakta. Susuzluk buna eklendiğinde ciddi bir dehidratasyon tablosuyla karşı karşıya kalınmakta ve bu durum böbrekleri olumsuz etkilemektedir. Suyun ve toprağın ağır metallerle kontamine olması böbrekler üzerinde zararlı olmaktadır" ifadelerini kullandı. Risk gruplarına tarama uyarısı Böbrek hastalığının çok sinsi ilerlediğini ve erken evrelerde belirti vermediğini dile getiren Prof. Dr. Töz, "Şeker hastası, tansiyon yüksekliği olan, kilo fazlası olan, ailesinde böbrek hastası bulunanların yanı sıra tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu ve taş hastalığı olan kişilerin düzenli aralıklarla kontrol edilmesi lazım. Bir doktor tarafından muayene edilmeli, tansiyon ölçülmeli, kanda kreatinin tahlili ve bir de idrar tahlili yapılmalı. Aslında bu basit tetkikler küçük bir taramadır ve bize büyük fikirler verebilir. Hastaların ne olduğunu ve içeriğini bilmedikleri bitkisel ürünlerden de mutlaka uzak durmasını tavsiye ediyoruz" şeklinde konuştu. Doğal beslenme ve su tüketimi Böbrek sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken temel kurallara değinen Prof. Dr. Töz, "İdeal kilomuzu korumalıyız çünkü şişmanlık böbreğe doğrudan zararlı bir faktördür. Tansiyon ve şeker hastalarının kan değerlerini kontrol altında tutması gerekiyor. Doğal beslenmeli ve tuzdan kesinlikle uzak durmalıyız. İnsanlar susadıkça su içmeli, abartılı miktarda su tüketmemeli ancak susuz da kalmamalıdır. Ayrıca romatizmal ağrı kesiciler ve anjiyografik işlemlerde kullanılan bazı ilaçlar böbreğe zarar verebileceği için doktor kontrolü olmadan kullanılmamalıdır. Sigara her şeye olduğu gibi böbrekler için de zararlı bir etkendir ve bırakılması kuvvetle önerilir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
10 Mart 2026 Salı- 11:37
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesine yeni kardiyoloji uzmanı atandı
2
10 Mart 2026 Salı- 10:20
Op. Dr. Karagözoğlu: "Sünnet, uzman hekimler tarafından yapılmalı"
3
10 Mart 2026 Salı- 10:53
Kolon kanseriyle mücadelede erken teşhis hayat kurtarıyor
4
07 Mart 2026 Cumartesi- 01:15
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü personeline temel ilk yardım eğitimi verildi
5
10 Mart 2026 Salı- 12:07
Prof. Dr. İrfan Koca’dan "Geçmeyen ağrı" uyarısı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:44
OMÜ’de ilk kez ameliyatsız "Mandallama" operasyonu gerçekleştirildi
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, kalp sağlığı alanında önemli bir ilke imza attı. Üniversitenin kateter laboratuvarlarında, ileri derecede mitral kapak yetersizliği bulunan ve ameliyat riski yüksek olan hastalara yönelik ilk kez ameliyatsız "mandallama" (MitraClip) yöntemi uygulandı. Dünyada 2014 yılında onaylanan ve Türkiye’de bugüne kadar genellikle Ankara ve İstanbul gibi büyük merkezlerdeki seçilmiş hastalara uygulanan bu tedavi yöntemi, artık Samsun’da da hayata geçirildi. İşlem, açık kalp ameliyatı olamayacak kadar veya cerrahi riski çok yüksek olan hastalar için hayati bir alternatif sunuyor. Güçlü bir ekip çalışması Hastanenin Kardiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Metin Çoksevim ve ekibinin öncülük ettiği bu zorlu operasyonlarda, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Medical Park Florya Hastanesi’nden gelen tecrübeli isimler Prof. Dr. Hakan Uçar ve Doç. Dr. Sinem Özyılmaz da yer alarak destek verdiler. Prof. Dr. Mahmut Şahin ise bu girişimin üniversite ve hastalar için hayırlı olmasını dileyerek ekibe desteklerini sundu. Hastanın konforu ve işlemin başarısı için büyük önem taşıyan Prof. Dr. Deniz Karakaya ve Doç. Dr. Sezgin Bilgin liderliğinde anestezi ekibi de operasyon boyunca kardiyoloji ekibiyle omuz omuza çalışarak sürecin sorunsuz ilerlemesini sağladı. Yaşam kalitesini artıran teknoloji Tıbbi literatürde "Transkateter Uçtan Uca Tamir" (TEER) olarak da bilinen bu yöntem hakkında bilgi veren uzmanlar, işlemin hastaların yaşam kalitesini artırdığını, hastaneye yatış sıklığını düşürdüğünü ve ölüm oranlarını azalttığını vurguladı. İlk etapta iki vakanın alındığı laboratuuvarda, işlemlerin başarıyla sonuçlanması ve bu tedavinin bölgedeki hastalar için standart bir hizmet haline gelmesi hedefleniyor. (FAU
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:43
Fabrikalar sağlık merkezine dönüştü, hastaneye gitmeye gerek kalmadı
DÜZCE (İHA) – Sağlık Bakanlığı himayesinde Düzce İl Sağlık Müdürlüğü tarafından başlatılan "Sağlığım İş Yerinde" projesi kapsamında, Organize Sanayi Bölgelerindeki (OSB) 15 bin çalışan kanserden diyabete, psikolojik destekten sigara bırakma yardımına kadar geniş bir yelpazede taramadan geçiriliyor. Fabrika sahalarında gerçekleştirilen taramalarla hastalıkların erken teşhisi ve çalışan sağlığının korunması hedefleniyor. Düzce 1. OSB’de başlatılan projeyle, işçilerin mesai saatleri içinde sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak hedefleniyor. Fabrika bahçelerine kurulan mobil araçlarda çalışanlara kanser, diyabet ve solunum yolu taramaları yapılırken; psikolog, diyetisyen ve sigara bırakma birimleri de danışmanlık hizmeti veriyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun liderliğinde projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, "Düzce’de 15 bine yakın vatandaşımızın tarama programına almış bulunuyoruz. Sağlık taraması programı içinde kanser taraması yapacağız, diyabetle ilgili çalışmalar yapacağız. Diyetisyenimiz, psikologlarımız, doktorlarımız burada olacak; mobil sigara bırakma aracımızda iş yerlerinde olacak. Bu şekilde bütün çalışanlarımızı tarayarak, onların sağlıklarına bir nebze olsun dokunma noktasında çalışma yapmış olacağız. İnşallah hayırlara vesile olur" dedi. "Parmak ısırtan ülkeler arasında yer alıyoruz" Ayrıca Dr. Yasin Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sağlık alanında yapılan önemli yatırımlara dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Sağlık alanında dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasında yer almaktayız. Milli ilaç, milli tıbbi cihaz konusunda da büyük hamleler gerçekleştirdik. Bunun yanında covid döneminde de güçlü sağlık altyapımızla birçok dünya ülkesine göre başarılı çalışmalar yaptık ve vatandaşlarımıza çok güzel hizmetler sunduk. Bunun yanında daha önceki zamanlarda doktora ulaşma konusunda büyük sıkıntılar yaşanırken, şuanda bu projede de bir örneğini göreceğiniz üzere vatandaşlarımızın ayağına kadar sağlık hizmetini götürme noktasına gelmiş durumdayız." "Ayağımıza kadar geldi" İşçilerden Berfin Cebeci, sağlık taramasının kendileri için oldukça avantajlı olduğunu belirterek, "Biz sağlık taramasına gidemiyoruz ancak özellikle kadınlar için yapılan bütün sağlık tarama hizmeti ayağımıza kadar geldi. Katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz. Bütün her şey mevcut. Kan alma biriminden, kadınlarla ilgili tüm hastalıklara kadar kontrol ediliyoruz. Daha önce böyle bir tarama yaptırmadık. Burada çok kapsamlı bir tarama oluyor. Çok memnunuz. Kan verdik, mamografi çekilecek. Diyetisyen ve sigara bırakma birimi de geldi. Hastaneye gitsek yaklaşık 5 günümüzü alacaktı. Burada hepsini yaptırma şansı bulduk. Çok şanslıyız" diye konuştu. "Erken tanı önemli’ Engelli bir kadın çalışan ise erken teşhisin önemine değinerek, hastane ortamında beklemenin kendisi için zor olduğunu, bu hizmet sayesinde kontrollerini kolayca yaptırdığını ifade etti. İşçi, "Hizmet ayağımıza geldi. Ben engelliyim ve hastanede beklemek zor oluyor. Benim açımdan güzel bir hizmet. Erken tanı hayat kurtarır" şeklinde konuştu.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:42
Fabrikalar sağlık merkezine dönüştü, hastaneye gitmeye gerek kalmadı
Sağlık Bakanlığı himayesinde Düzce İl Sağlık Müdürlüğü tarafından başlatılan "Sağlığım İş Yerinde" projesi kapsamında, Organize Sanayi Bölgelerindeki (OSB) 15 bin çalışan kanserden diyabete, psikolojik destekten sigara bırakma yardımına kadar geniş bir yelpazede taramadan geçiriliyor. Fabrika sahalarında gerçekleştirilen taramalarla hastalıkların erken teşhisi ve çalışan sağlığının korunması hedefleniyor. Düzce 1. OSB’de başlatılan projeyle, işçilerin mesai saatleri içinde sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak hedefleniyor. Fabrika bahçelerine kurulan mobil araçlarda çalışanlara kanser, diyabet ve solunum yolu taramaları yapılırken; psikolog, diyetisyen ve sigara bırakma birimleri de danışmanlık hizmeti veriyor. Çalışmaları yerinde inceleyen Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun liderliğinde projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, "Düzce’de 15 bine yakın vatandaşımızın tarama programına almış bulunuyoruz. Sağlık taraması programı içinde kanser taraması yapacağız, diyabetle ilgili çalışmalar yapacağız. Diyetisyenimiz, psikologlarımız, doktorlarımız burada olacak; mobil sigara bırakma aracımızda iş yerlerinde olacak. Bu şekilde bütün çalışanlarımızı tarayarak, onların sağlıklarına bir nebze olsun dokunma noktasında çalışma yapmış olacağız. İnşallah hayırlara vesile olur" dedi. "Parmak ısırtan ülkeler arasında yer alıyoruz" Ayrıca Dr. Yasin Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde sağlık alanında yapılan önemli yatırımlara dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Sağlık alanında dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasında yer almaktayız. Milli ilaç, milli tıbbi cihaz konusunda da büyük atılımlar gerçekleştirdik. Bunun yanında covid döneminde de güçlü sağlık altyapımızla birçok dünya ülkesine göre başarılı çalışmalar yaptık ve vatandaşlarımıza çok güzel hizmetler sunduk. Bunun yanında daha önceki zamanlarda doktora ulaşma konusunda büyük sıkıntılar yaşanırken, şuanda bu projede de bir örneğini göreceğiniz üzere vatandaşlarımızın ayağına kadar sağlık hizmetini götürme noktasına gelmiş durumdayız." "Ayağımıza kadar geldi" İşçilerden Berfin Cebeci, sağlık taramasının kendileri için oldukça avantajlı olduğunu belirterek, "Biz sağlık taramasına gidemiyoruz ancak özellikle kadınlar için yapılan bütün sağlık tarama hizmeti ayağımıza kadar geldi. Katkısı olan herkese teşekkür ediyoruz. Bütün her şey mevcut. Kan alma biriminden, kadınlarla ilgili tüm hastalıklara kadar kontrol ediliyoruz. Daha önce böyle bir tarama yaptırmadık. Burada çok kapsamlı bir tarama oluyor. Çok memnunuz. Kan verdik, mamografi çekilecek. Diyetisyen ve sigara bırakma birimi de geldi. Hastaneye gitsek yaklaşık 5 günümüzü alacaktı. Burada hepsini yaptırma şansı bulduk. Çok şanslıyız" diye konuştu. "Erken tanı önemli’ Engelli bir kadın çalışan ise erken teşhisin önemine değinerek, hastane ortamında beklemenin kendisi için zor olduğunu, bu hizmet sayesinde kontrollerini kolayca yaptırdığını ifade etti. İşçi, "Hizmet ayağımıza geldi. Ben engelliyim ve hastanede beklemek zor oluyor. Benim açımdan güzel bir hizmet. Erken tanı hayat kurtarır" şeklinde konuştu. (TS-HFV-
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:39
Aydın Şehir Hastanesi’nin taşınma süreci masaya yatırıldı
Aydın’da hasta kabulüne başlayan Şehir Hastanesi’ni ziyaret eden Vali Yardımcısı Kamuran Mustafa Ballı, hastanenin birimlerinde incelemelerde bulunarak taşınma sürecini değerlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz günlerde resmi açılışı gerçekleştirilen Aydın Şehir Hastanesi’nde sağlık hizmetlerinin yeni merkezde daha güçlü şekilde sürdürülmesi için yürütülen taşınma ve hazırlık çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda Aydın Vali Yardımcısı Kamuran Mustafa Ballı, son teknolojiyle donatılan ve hasta kabulüne başlayan bin 300 yataklı Aydın Şehir Hastanesi’ni ziyaret etti. Hastanede denetimlerde bulunan Ballı, hastanenin çeşitli birimlerinde incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. Ziyaret kapsamında, Atatürk Devlet Hastanesi ile Aydın Devlet Hastanesi’nin Aydın Şehir Hastanesi’ne taşınma süreci kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin son durum değerlendirildi. Ayrıca Vali Yardımcısı Ballı, kontrol ve tedavileri için hastanede bulunan vatandaşlarla da görüşerek ’geçmiş olsun’ dileklerini iletti.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:28
Kolesterol tedavisinde kullanılan ilacın damar sağlığına etkileri mercek altında
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji ana bilim dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burak Önal, yüksek kolesterol hastalarında yaygın olarak kullanılan ilacın etken maddesi olan atorvastatinin, damar sağlığıyla ilişkili biyolojik göstergeler üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak araştırıldığını belirtti. Doç. Dr. Önal, araştırmanın; Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Sezai Yıldız, Dr. Tuğçe Kaya ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden Dr. Melik Yiğit Bayındır ile iş birliği içinde planlandığını ifade etti. Çalışmaya ayrıca Biruni Üniversitesi’nden Zülal Çelik ve Aslıhan Şeyda Doğan da katkı sağlayacağını dile getirdi. Kolesterol düşürmenin ötesine bakılıyor Doç. Dr. Burak Önal, araştırmanın atorvastatinin vücutta oluşturduğu etkileri daha kapsamlı şekilde değerlendirmeyi amaçladığını belirterek, "Atorvastatin çoğu zaman yalnızca kolesterol düşürücü bir ilaç etken maddesi olarak biliniyor. Oysa bu tür ilaçların damar duvarı, iltihaplanma süreçleri ve damar sertliğiyle ilişkili mekanizmalar üzerinde de etkileri olabileceği düşünülüyor. Biz bu çalışmada bu etkileri güncel bilimsel verilerle ortaya koymayı hedefliyoruz" dedi. Damar sertliğiyle ilişkili göstergeler izleniyor Araştırma hakkında bilgi veren Doç. Dr. Burak Önal, "Yüksek kolesterol tanısı olan hastalarda atorvastatin tedavisi süresince kanda ölçülebilen ve damar sağlığıyla ilişkili olduğu bilinen bazı biyobelirteçlerde meydana gelen değişimler takip ediliyor. Bu göstergeler, kalp ve damar hastalıklarının gelişim sürecinde erken ipuçları sunuyor. Damar sertliği çoğu zaman sessiz ilerliyor. Bu nedenle erken dönemde değişen biyolojik işaretleri takip etmek, riskin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir" diye konuştu. Tedavi sonuçları daha bütüncül değerlendirilecek Çalışmanın, kolesterol tedavisinin yalnızca sayısal kolesterol değerleri üzerinden değil, damar sağlığı üzerindeki etkileriyle birlikte değerlendirilmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini söyleyen Doç. Dr. Önal, "Bir ilacın etkisini değerlendirirken sadece kan tahlilindeki düşüşlere bakmak yeterli olmayabilir. Bu tedavinin damar sağlığı açısından ne anlama geldiğini de görmek gerekiyor. Bu yaklaşım, tedaviye bakış açısını daha bütüncül hale getiriyor" ifadelerini kullandı. Bilimsel literatüre katkı hedefleniyor Doç.Dr. Önal, "Araştırmanın, yüksek kolesterol ve buna bağlı kalp-damar hastalıkları alanında yürütülecek yeni çalışmalara zemin oluşturmasını bekliyoruz. Çalışmayla elde edilecek bulguların, klinik uygulamalarda ve bilimsel literatürde yol gösterici nitelik taşımasını amaçlıyoruz" dedi.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:22
"Doğru beslenme ile böbrek taşı riskini azaltmak mümkün"
Böbrek taşlarının ciddi ağrıya ve böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabildiğini belirten Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, "Doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastaların büyük bir kısmında taş oluşumu önlenebilir" dedi. Böbrek taşlarının yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren önemli bir sağlık sorunu olduğunu dile getiren İstinye Üniversitesi Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cevdet Kaya, taş oluşumunun idrardaki bazı minerallerin kristalleşmesi sonucu meydana geldiğini söyledi. Prof. Dr. Kaya, "Kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi maddeler idrarda yoğunlaştığında ve yeterli sıvı alınmadığında kristaller birleşerek taş halini alır. En sık görülen taş türü ise tüm taşların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturan kalsiyum oksalat taşlarıdır" diye konuştu. Kimler risk altında? Böbrek taşı oluşumunda bazı grupların daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Yetersiz su tüketimi en önemli risk faktörüdür. Ailesinde böbrek taşı öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Ayrıca fazla tuz tüketenler, aşırı hayvansal protein alanlar ile obezite ve hareketsiz yaşam tarzına sahip bireylerde taş oluşumu daha sık görülmektedir" ifadelerini kullandı. "Taş oluşumunu önlemek için öneriler" Koruyucu önlemlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Kaya, böbrek taşından korunmak için şu önerilerde bulundu: "Günde ortalama 1,5-2 litre su içerek idrar renginin açık sarı ya da renksiz olmasını hedeflemek gerekir. Tuz tüketiminin azaltılması, idrarda kalsiyum atılımını düşürerek taş oluşumunu tetikler. Limon ve portakal gibi sitrat bakımından zengin içecekler kristal oluşumunu doğal yoldan engelleyebilir. Halk arasında sanılanın aksine, süt ve yoğurt gibi besinlerle alınan kalsiyum taş riskini azaltır; çünkü kalsiyum bağırsakta oksalata bağlanarak emilimini önler. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek ise idrarın asit dengesini düzenler." "Bazı besinlere dikkat" Özellikle kalsiyum oksalat taşı olan hastaların bazı gıdalara dikkat etmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Kaya, "Ispanak, pancar, çikolata ve kabuklu yemişler gibi yüksek oksalat içeren besinlerin aşırı tüketilmemesi gerekir. Gazlı ve şekerli içecekler de taş riskini artırabilir" dedi. "Ağrıdan önce uyarı veren belirtiler" Böbrek taşlarının bazen uzun süre belirti vermeden böbrekte kalabildiğini ifade eden Prof. Dr. Kaya, "Taş hareket ettiğinde ya da idrar yolunu tıkadığında vücut çeşitli sinyaller verir. İdrarda kan görülmesi, ateş, bulantı, kusma, titreme, idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma ve genital bölgede ağrı bu belirtiler arasında yer alır" açıklamasında bulundu. "Ağrı bel ve kasık bölgesine yayılabilir" Ağrının genellikle taşın idrar yoluna girmesiyle başladığını belirten Prof. Dr. Kaya, "Kaburga altından başlayıp bel ve yanlara yayılan ağrı, zamanla kasıklara ve cinsel organlara kadar ilerleyebilir. Ağrı bazen hafif ve sürekli, bazen de dalgalar halinde şiddetli olabilir" dedi. "İdrar ve sindirim sistemi bulguları" İdrarda renk değişikliğinin önemli bir bulgu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kaya, "İdrar pembe, kırmızı ya da çay rengi olabilir. Sık idrara çıkma, yanma hissi veya idrar akışının aniden kesilmesi görülebilir. Ayrıca böbreklerle mide arasındaki sinirsel bağlantılar nedeniyle bulantı, kusma ve soğuk terleme de sık karşılaşılan şikâyetlerdir" ifadelerini kullandı. "Enfeksiyon hayati risk taşıyabilir" Taşın idrar akışını engellemesi durumunda enfeksiyon gelişebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, "Ateş, titreme ve idrarın bulanık ya da kötü kokulu olması ciddi bir tabloya işaret eder ve acil müdahale gerektirir" uyarısında bulundu. "Çocuklarda belirtiler farklı seyredebilir" Çocuklarda böbrek taşı belirtilerinin daha farklı olabildiğini söyleyen Prof. Dr. Kaya, "Bebeklerde huzursuzluk ve sürekli ağlama, küçük çocuklarda ise karın ağrısı ve idrarda kanama ön planda olabilir. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmak, böbrek fonksiyonlarının korunması açısından büyük önem taşır" dedi.
10 Şubat 2026 Salı - 16:53
Manisa CBÜ’nün uzmanları uyardı: "Su buharı değil, ağır metal karışımı"
Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden (MCBÜ) yayımlanan açıklamada, elektronik sigaranın sanıldığı gibi masum olmadığı vurgulanarak, bu ürünlerin akciğerde geri dönüşü olmayan hasarlara ve ölümcül EVALI hastalığına yol açabileceği uyarısında bulunuldu. MCBÜ’lü uzmanlar, tütün endüstrisinin özellikle gençleri ve sigarayı bırakmak isteyenleri hedef alarak elektronik sigarayı "daha az zararlı" algısıyla pazarladığı, bunun ise büyük bir yanılgı olduğunu belirtti. MCBÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından yapılan açıklamada, elektronik sigaranın akciğerdeki doğal savunma mekanizmasını ciddi şekilde bozduğu ifade edildi. Normalde mikropları dışarı atan mikroskobik tüycüklerin (silya), elektronik sigara kullanımıyla kısaldığı, yavaşladığı ve bazı bölgelerde tamamen yok olduğu vurgulandı. Bu durumun ise kronik öksürük, balgam ve sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına zemin hazırladığı kaydedildi. "Su buharı değil, ağır metal karışımı" Halk arasında elektronik sigaranın "sadece su buharı" olduğu yönündeki yanlış algıya dikkat çeken uzmanlar, bu ürünlerin aslında nikotin, ağır metaller, ince partiküller ve uçucu organik bileşikler içerdiğini belirtti. Açıklamada, bu kimyasal karışımın akciğer dokusunda sessiz ve ilerleyici hasara yol açtığı, EVALI adı verilen ve ani solunum yetmezliğiyle seyreden ölümcül tabloların ortaya çıkabildiği ifade edildi. Gençler sosyal medya tuzağında MCBÜ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşın Şakar Coşkun, özellikle gençler arasında elektronik sigara kullanımının hızla arttığına dikkat çekerek, "Sosyal medya üzerinden oluşturulan ‘modern ve daha az zararlı’ algısı, gençlerde çok daha güçlü bir bağımlılığa neden oluyor. Sigarayı bırakmak için elektronik sigaraya yönelenlerin büyük bölümü ya sigarayı bırakamıyor ya da her iki ürünü birlikte kullanarak vücuduna aldığı toksik yükü iki katına çıkarıyor" dedi. Elektronik sigaranın bir bırakma yöntemi olmadığını vurgulayan MCBÜ’lü uzmanlar, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara bilimsel olarak kanıtlanmış yöntemleri önerdi. Açıklamada, bilişsel ve davranışsal psikolojik danışmanlık ile kanıta dayalı ilaç tedavilerinin, kişisel denemelere göre başarı şansını en az 3 kat artırdığı belirtildi. Uzmanlar, vatandaşların MHRS üzerinden randevu alarak Uzaktan Hasta Değerlendirme çevrimiçi danışmanlık hizmetlerinden ya da Sigara Bırakma Polikliniklerinden profesyonel destek alabileceğini hatırlattı.
10 Şubat 2026 Salı - 16:12
MCBÜ Tıp Fakültesi Dekanlığında görev değişimi
Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Tıp Fakültesi Dekanlığında görev değişimi gerçekleşti. Dekanlık görevini yürüten Prof. Dr. Artuner Deveci, görevini Prof. Dr. Asım Aslan’a devretti. MCBÜ Tıp Fakültesi Dekanlığına atanan Prof. Dr. Asım Aslan, dekanlık makamında düzenlenen törenle görevi Prof. Dr. Artuner Deveci’den teslim aldı. Devir teslim törenine MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer de katıldı. Törende, Prof. Dr. Artuner Deveci görevini Prof. Dr. Asım Aslan’a devrederken, karşılıklı çiçek takdimi gerçekleştirildi. Prof. Dr. Asım Aslan, fakülteye sunduğu katkılardan dolayı Prof. Dr. Artuner Deveci’ye teşekkür plaketi takdim etti. Prof. Dr. Artuner Deveci ise Prof. Dr. Asım Aslan’ı tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi. MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesinde 28 yıldır görev yaptığını belirten Dekan Prof. Dr. Asım Aslan, yaklaşık 8 yıl boyunca hastane Başhekim Yardımcılığı görevini yürüttüğünü ifade etti.
10 Şubat 2026 Salı - 13:46
Sinop’ta sağlık personeline ÇİLYAD eğitimi verildi
Sinop’ta yeni atanan sağlık personeline yönelik Çocuklarda İleri Yaşam Desteği (ÇİLYAD) eğitimi düzenlendi. Sinop İl Sağlık Müdürlüğü İl Ambulans Servisi Başhekimliği Eğitim Birimi tarafından, yeni atanan personellere yönelik ÇİLYAD eğitimi gerçekleştirildi. Eğitim süresince sağlık personeline, bebek ve çocuk hastalara yönelik acil müdahale protokolleri kapsamında hem teorik, hem de uygulamalı eğitimler verildi. Programda; bebek ve çocuklarda acil olgu yönetimi, solunum acilleri, şok ve tedavi yöntemleri, ritim bozuklukları ve arrest ritimlerinin yönetimi, nöbet yönetimi ile travma yönetimi konuları ele alındı. Acil sağlık hizmetlerinde etkin müdahale kapasitesinin artırılmasının hedeflendiği eğitimle, sağlık çalışanlarının çocuk hastalara yönelik kritik durum yönetimi konusundaki bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesinin hedeflendiği bildirildi.
10 Şubat 2026 Salı - 13:45
Uzmanından uyarı: "Kış aylarında ortaya çıkan inatçı öksürük sizi yanıltmasın"
Medline Adana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Faysal Baysal, "Sigara içenlerde özellikle sabahları koyu renkli balgamla birlikte öksürük görülebilir. Öksürüğün sigaraya bağlanıp önemsenmemesi, KOAH gibi hastalıkların tanısının gecikmesine yol açabilir. Kış aylarında ortaya çıkan inatçı öksürük sizi yanıltmasın" dedi. Kış mevsiminde oldukça sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarının en yaygın belirtilerinden biri öksürük olarak tanımlanıyor. Ancak genellikle grip gibi hastalıklardan kaynaklı olduğu düşünülerek fazla önemsenmeyen öksürüğün, eğer 8 haftadan uzun süre geçmiyor ise göz ardı edilmemesi gerekiyor. Medline Adana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Faysal Baysal, inatçı öksürüğün altında yatabilecek nedenlere dikkat çekti. "Alerjik astımda sabaha karşı artan öksürük ve eforla hışıltı görülebilir" Kronik öksürüğün astımın en belirgin özelliklerinden olduğunu belirten Dr. Baysal, "Kronik öksürük, astımın en belirgin belirtilerinden biridir. Hırıltılı solunum, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi eşlik edebilir. Öksürük genellikle kuru, gıcık tarzında ve özellikle geceleri artan bir özellik taşır. Alerjik astımda ise sabaha karşı artan öksürük ve eforla hışıltı görülebilir. KOAH’ta kronik ve ilerleyici nefes darlığı ile seyreden önemli bir hastalıktır. Bu hastalarda öksürük genellikle uzun süreli ve çoğu zaman balgamlıdır. Nefes darlığı ve göğüste tıkanma hissi de öksürüğe eşlik edebilir" ifadelerini kullandı. "Geceleri nöbet şeklinde gelen öksürük reflü belirtisi olabilir" Öksürüklü reflü ve bronşite de dikkat çeken Dr. Baysal, "Reflü, mide asidinin yemek borusuna kaçmasıyla tahriş oluşturarak öksürüğe neden olabilir. Kahve, baharatlı ve yağlı yiyeceklerden sonra artan, geceleri nöbet şeklinde gelen ve uzun süren öksürük reflü belirtisi olabilir. Göğüs yanması da sık görülür. Bronşit de öksürüğün yaygın nedenleri arasındadır. Kronik bronşit, iki yıldan uzun süren ve yılın en az üç ayında balgamlı öksürükle kendini gösteren bir tablo oluşturabilir" diye konuştu. "İlaç değişikliği doktor kontrolünde olmalı" Kalp yetmezliği ve bazı hipertansiyon ilaçlarına da dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapan Dr.Baysal, daha sonra şunları söyledi: "Öksürük bazen kalp yetmezliğinin önemli bir belirtisi olabilir. Özellikle yatınca artan, oturunca ya da ayağa kalkınca hafifleyen öksürük dikkat çekicidir. Bazı hastalarda pembe renkli balgam görülebilir. ACE inhibitörleri olarak bilinen bazı tansiyon ilaçları kuru öksürüğe neden olabilir. Bu öksürük tedavi başladıktan birkaç saat sonra ortaya çıkabileceği gibi, haftalar ya da aylar sonra da görülebilir. Böyle bir durumda doktor kontrolünde ilaç değişikliği yapılabilir." "Sigara, solunum yollarını etkiliyor" Sigara tüketiminin solunum yollarını tahriş ettiğine de vurgu yapan Dr. Baysal, "Kış aylarında ortaya çıkan inatçı öksürük sizi yanıltmasın. Sigara, solunum yollarını tahriş ederek kronik öksürüğe neden olur. Sigara içenlerde özellikle sabahları koyu renkli balgamla birlikte öksürük görülebilir. Öksürüğün sigaraya bağlanıp önemsenmemesi, KOAH gibi hastalıkların tanısının gecikmesine yol açabilir. Sinüslerin iltihaplanması, kronik öksürüğün önemli nedenlerinden biridir. Genellikle geniz akıntısına bağlı olarak gelişir ve kuru öksürük şeklinde görülür. Yapılan çalışmalarda kronik öksürüğü olan her üç hastadan birinde sinüzit tespit edilmektedir" şeklinde konuştu. "Öksürük kuru ve kesik kesik olabilir" Akciğer ve gırtlak kanserine de dikkat çeken Dr. Baysal, "Kimi zaman akciğer tümörleri yerleşim yerine göre öksürük yapabilir. Özellikle yoğun sigara içen kişilerde yeni başlayan öksürük, öksürüğün karakterinde değişiklik veya kanlı balgam görülmesi akciğer kanserinin habercisi olabilir. Öksürüğe ses kısıklığı eşlik ediyorsa gırtlak kanseri açısından da değerlendirme gerekir. Zatürre başlangıcında öksürük kuru ve kesik kesik olabilir, ilerleyen süreçte balgam ve göğüs ağrısı eşlik edebilir. Tüberkülozda öksürükle birlikte kanlı balgam görülebilir. Ayrıca sarkoidoz, non-astmatik eozinofilik bronşit, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalığı, psikojenik öksürük ve pulmoner emboli gibi hastalıklar da kronik öksürüğe neden olabilir" diyerek sözlerini tamamladı.
10 Şubat 2026 Salı - 13:42
Tekerlekli sandalyeyle getirilen hasta tedavi sonrası yürüyerek çıktı
Kahramanmaraş’ta geçirdiği trafik kazası sonrası yürümekte güçlük çeken hasta, gerçekleştirilen başarılı ameliyatların ardından sağlığına kavuşarak yeniden ayağa kalktı. Kahramanmaraş’ta yaşayan Cafer Gök, geçirdiği trafik kazası sonrası yürüme güçlüğü yaşamaya başladı. HG Hostpital’a başvuran hasta burada yapılan başarılı ameliyatlar ve fizik tedavi ile yeniden yürümeye başladı. Hastanın tedavi süreci hakkında bilgiler veren HG Hospital Ortapedi Uzmanı Dr. Coşkuner Kalın, "Kliniklerde sıklıkla rastlanmayan nadir görülen bir vaka. Hastamız bize bir ay önce başvurmuştu. Çeşitli hastanelere bacağındaki lezyon nedeniyle başvurmuş ancak fayda görememiş. Biz bir multidisipliner olarak birkaç bölüm birden değerlendirdik. Trafik kazası sonrası her iki uyluğunda geniş moralleve lezyonu olduğunu tespit ettik. Hastanın tedavilerinden fayda görmediği ve şikayetlerinin azalmadığını tespit ettik. Tarafımca öncelikle cerrahi tedavi uygulandı her iki uyruğundaki sıvı boşaltıldı, vak tedavisi uygulandı ve fizik tedavi bölümüne devrildi. Yapılan tedaviler sonrasında hastamız şifasına kavuştu. HG Hospital Fizik Tedavi Uzmanı Mehmet Küçüker, hastamızı değerlendirdikten sonra cerrahi tedavisi yapıldı ve sonrasında sıvı dolmaması için ultrason eşliğinde hastamızın yan sıvısı boşaltılıp iyileştirici bir solüsyon verildi. Yaklaşık 5-6 seans devam etti ve yürümesi düzeldi" diye konuştu. Yaşadığı kaza hakkında bilgi veren Cafer Gök ise, "Bir arkadaş tavsiyesiyle geldim. Doktorlarımız çok iyi ilgilendiler, iyileştim. Tekerlekli sandalye ve baston ile geldim. Yürüyemiyordum ve oturup kalkamıyordum. Şimdi artık yürüyebiliyorum" ifadelerini kullandı.
10 Şubat 2026 Salı - 13:41
Tekerlekli sandalyeyle getirilen hasta tedavi sonrası yürüyerek çıktı
Kahramanmaraş’ta geçirdiği trafik kazası sonrası yürümemekte güçlük çeken hasta, gerçekleştirilen başarılı ameliyatların ardından sağlığına kavuşarak yeniden ayağa kalktı. Kahramanmaraş’ta yaşayan Cafer Gök, geçirdiği trafik kazası sonrası yürüme güçlüğü yaşamaya başladı. HG Hostpital’a başvuran hasta burada yapılan başarılı ameliyatlar ve fizik tedavi ile yeniden yürümeye başladı. Hastanın tedavi süreci hakkında bilgiler veren HG Hospital Ortapedi Uz. Dr. Coşkuner Kalın, "Kliniklerde sıklıkla rastlanmayan nadir görülen bir vaka. Hastamız bize bir ay önce başvurmuştu. Çeşitli hastanelere bacağındaki lejyon nedeniyle başvurmuş ancak fayda görememiş. Biz bir multidisipliner olarak birkaç bölüm birden değerlendirdik. Trafik kazası sonrası her iki uyruğunda geniş moralleve lezyonu olduğunu tespit ettik. Hastanın tedavilerinden fayda görmediği ve şikayetlerinin azalmadığını tespit ettik. Tarafımca öncelikle cerrahi tedavi uygulandı her iki uyruğundaki sıvı boşaltıldı, vak tedavisi uygulandı ve fizik tedavi bölümüne devrildi. Yapılan tedaviler sonrasında hatamız şifasına kavuştu. HG Hospital Fizik Tedavi Uzmanı Mehmet Küçüker , hastamızı değerlendirdikten sonra cerrahi tedavisi yapıldı ve sonrasında sıvı dolmaması için ultrason eşliğinde hastamızın yan sıvısı boşaltılıp iyileştirici bir solüsyon verildi yaklaşık 5-6 seans devam etti ve yürümesi düzeldi" diye konuştu. Yaşadığı kaza hakkında bilgi veren Hasta Cafer Gök, "Bir arkadaş tavsiyesi ile geldim. Doktorlarımızı çok iyi ilgilendiler iyileştim. Tekerlekli sandalye ve baston ile geldim yürüyemiyordum ve oturup kalkamıyordum. Şimdi artık yürüyebiliyorum" ifadelerini kullandı. (HLL-HİV-
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder