Son Dakika
|
Artvin’de çığ altındaki Bülent Gezer’in cansız bedeni 4 ay sonra kar altından çıkarıldı
Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor
MHP lideri Bahçeli: "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin ortak mesajı olmalıdır"
Çığ altında kalan çobanın cansız bedenine 125 gün sonra ulaşıldı
Karaçi’de son 8 yılın sıcaklık rekoru: 16 ölü
Beyaz Saray yakınlarında güvenlik güçlerine saldırı
Çin'de havai fişek fabrikasında patlama: 26 ölü, 61 yaralı
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Trump, "İran'ı yeryüzünden silmekle" tehdit etti
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Annesi tasarımlarına ’zımbırtı’ demişti, şimdi uluslararası sunuma hazırlanıyor
Savunma Sanayii’nin kalbi İstanbul’da atıyor
Athletic Bilbao’yu yeni sezonda Edin Terzic çalıştıracak
17 yıl önceki cinayetle ilgili kritik gelişme
Karaçi’de son 8 yılın sıcaklık rekoru: 16 ölü
Beyaz Saray yakınlarında güvenlik güçlerine saldırı
Çin'de havai fişek fabrikasında patlama: 26 ölü, 61 yaralı
SAĞLIK
Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor
05 Mayıs 2026 Salı - 14:46:09
Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, özellikle yaz aylarında terleme problemi ile gelen hastaların en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyerek, "Kötü koku çoğu zaman ter ile değil hastaların ne yediği ile alakalı oluyor" dedi. Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan terlemelerin ikiye ayrıldığını söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hastalarımız, özellikle terleme problemleriyle bize sıkça başvuruyorlar. Tabii terlemeyi tıp literatüründe biz hiperhidroz tanısı olarak biliyoruz. Öncelikle bunu ikiye ayırmak lazım. Birincisinde sekonder yani altında bir sebep olan terleme sebeplerine bakmak lazım. Özellikle tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve tüketilen yiyeceklerle ilgili bölgesel değil ancak genel bütün vücutta gördüğümüz terlemelerin altta yatan sebeplerini biz bu alt başlıklarda mutlaka araştırıyoruz. Dahiliye uzmanlarıyla, endokrin uzmanlarıyla birlikte ve hastanın anamneziyle, hikayesiyle birlikte altta yatan sebep varsa bunu kestiğimiz zaman yaygın terlemelerin tedavisinin olabileceğini hastamızla paylaşıyoruz. Diğeri ise primer hiperhidroz dediğimiz altta herhangi bir sebep bulamadığımız bölgesel terlemeler özellikle bu gruba girmektedir. Hastalarımız da en çok bu gruptan muzdarib olmaktadırlar. Bunlar özellikle günlük hayatta gördüğümüz koltuk altı yoğun terlemeleri, el ayak bölgesi terlemeleri, alın ve yüz bölgesindeki terlemeler de yine bu gruba girmekte. Öncelikle tabii bu grupta kullanabileceğimiz tedavilerimiz çeşitli. Tabii terlemenin sıklığına, şiddetine ve hastayı rahatsız etmesine göre tedavi seçeneklerimiz değişmekte. En hafif ve orta şiddetli bölgesel terlemelerde özellikle alüminyum klorür içeren krem ve losyonları kullanabilmekteyiz. Bunlar o bölgedeki ter bezlerinin ağızlarını kapatarak terin yüzeye çıkışını azaltmakta ve hafif ve orta şiddetli vakalarda bizim elimizi güçlendiren tedavi seçenekleri arasında mutlaka kullanmaktayız" dedi. Muhammed Burak Yücel, daha ileri safhalarda terleme önleyici tedavilere başladıklarını söyleyerek, "Bir ileri düzeyde iyontoforez dediğimiz yine terleme önleyici tedaviler de kullanmaktayız. Burada hastanın terleyen bölgesini su dolu bir küvet düşünebiliriz. Bunun içerisine alıyoruz ve düşük dozda elektrik akımı vererek o bölgeye giden, ter bezlerine giden sinirlerin aktivitesini geçici olarak blokluyoruz. Bu da yine hafif ve orta şiddetli hiperhidrozlarda tercih ettiğimiz ve hastaların fayda gördüğü yöntemlerden birisi. Orta şiddetli ve ağır şiddetli biraz daha terlemenin hastayı rahatsız ettiği durumlarda da biz botulinum toksin dediğimiz botoks uygulamalarını sıkça hem koltuk altında hem yüz ve alın bölgesi terlemelerinde hem de el ve ayak bölgesi terlemelerinde sıkça kullanmaktayız. Hem de hastalarımızdan tedavi sonuçları açısından gayet tatminkar sonuçlar almaktayız. Burada özellikle ter bezine giden sinirlerin aktivitesini baskıladığımız zaman hem en az 4 ay en fazla 6-7 ay olacak şekilde bu ter bezlerinin aktivitelerini biz bloklayabiliyoruz. Dolayısıyla bir yaz başlangıcının girişinde bir de kış mevsiminin başlangıcında senede iki kere bazı durumlarda hastanın semptomuna göre de senede üç kere botoks uygulamalarını etkili şekilde yaparak bölgesel hiperhidrozlarda bölgesel terlemelerin önüne geçiyoruz ve hasta açısından da gayet tatminkar sonuçlar alıyoruz. Bu söylediğimiz yöntemlere ek olarak yanıt alamadığımız, terlemeyi kontrol altına alamadığımız durumlarda da özellikle göğüs cerrahisi uzmanlarıyla konsülte edip hastamızı paylaşıp sempatektomi dediğimiz yani o ter bezlerine giden sinirin ameliyat yöntemiyle kesilip klipslemesi ve o bölgedeki ter aktivitesinin kalıcı olarak durdurulmasına yönelik cerrahi operasyonları, minör ameliyatları da yine göğüs cerrahisi uzmanlarıyla birlikte planlayarak hastamızı yönlendiriyoruz ve bu şekilde de eğer diğer yöntemlerden fayda alamadıysak özellikle ağır hastanın günlük hayatını bozan terleme şikayetlerinde de bu şekilde tedavi yöntemlerini kullanabilmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Kötü koku yenilen gıdalarla ilgili olabilir" Hastaların terleme ile birlikte en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyen Yücel, "Terleme ile birlikte hastaların genelde bize başvuru sebeplerinden bir tanesi koku oluyor açıkçası. Bu terlemeye genelde eşlik ettiği için özellikle biz terlemenin üzerinde duruyoruz. Yani biz eğer ter salgısını kesersek ter salgısının içerisinde çözülmüş olan koku miktarı da azalacağından dolayı koku şikayeti de hastanın kendiliğinden azalmış oluyor. Bu noktada bilimsel açıdan anlamı olan şeyler aslında biraz da hastanın yedikleriyle ilgili. Ter kokusunun sekonder çok fazla bir sebebinin olduğunu düşünmüyoruz hastalık açısından. Ancak tabii dediğim gibi bu acı baharat yiyecekleri, biraz daha soğan, sarımsak gibi ter kokusunun içerisinde daha uzun süre çözünen koku moleküllerini yayan yiyeceklerden de hastalarımızın uzaklaşmasını söylüyoruz ve özellikle ter şikayetinin azalmasına odaklandığımızda da kokunun da sekonder olarak azaldığını hastalarımızda gözlemliyoruz" dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 14:37
Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor
Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, özellikle yaz aylarında terleme problemi ile gelen hastaların en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyerek, "Kötü koku çoğu zaman ter ile değil hastaların ne yediği ile alakalı oluyor" dedi. Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan terlemelerin ikiye ayrıldığını söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hastalarımız, özellikle terleme problemleriyle bize sıkça başvuruyorlar. Tabi terlemeyi tıp literatüründe biz hiperhidroz tanısı olarak bunu biliyoruz. Öncelikle bunu tabi ikiye ayırmak lazım. Birincisinde sekonder yani altında bir sebep olan terleme sebeplerine bakmak lazım. Özellikle tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve tüketilen yiyeceklerle ilgili bölgesel değil ancak genel bütün vücutta gördüğümüz terlemelerin altta yatan sebeplerini biz bu alt başlıklarda mutlaka araştırıyoruz. Dahiliye uzmanlarıyla, endokrin uzmanlarıyla birlikte ve hastanın anamneziyle, hikayesiyle birlikte altta yatan sebep varsa bunu kestiğimiz zaman yaygın terlemelerin tedavisinin olabileceğini hastamızla paylaşıyoruz. Diğeri ise primer hiperhidroz dediğimiz altta herhangi bir sebep bulamadığımız bölgesel terlemeler özellikle bu gruba girmektedir. Hastalarımız da en çok bu gruptan muzdarip olmaktadırlar. Bunlar özellikle günlük hayatta gördüğümüz koltuk altı yoğun terlemeleri, el ayak bölgesi terlemeleri, alın ve yüz bölgesindeki terlemeler de yine bu gruba girmekte. Öncelikle tabii bu grupta kullanabileceğimiz tedavilerimiz çeşitli. Tabi terlemenin sıklığına, şiddetine ve hastayı rahatsız etmesine göre tedavi seçeneklerimiz değişmekte bizim. En hafif ve orta şiddetli bölgesel terlemelerde özellikle alüminyum klorür içeren krem ve losyonları kullanabilmekteyiz. Bunlar o bölgedeki ter bezlerinin ağızlarını kapatarak terin yüzeye çıkışını azaltmakta ve hafif ve orta şiddetli vakalarda bizim elimizi güçlendiren tedavi seçenekleri arasında mutlaka kullanmaktayız" dedi. Muhammed Burak Yücel, daha ileri safhalarda terleme önleyici tedavilere başladıklarını söyleyerek, "Bir ileri düzeyde iyontoforez dediğimiz yine terleme önleyici tedaviler de kullanmaktayız. Burada hastanın terleyen bölgesini su dolu bir küvet düşünebiliriz. Bunun içerisine alıyoruz ve düşük dozda elektrik akımı vererek o bölgeye giden, ter bezlerine giden sinirlerin aktivitesini geçici olarak blokluyoruz. Bu da yine hafif ve orta şiddetli hiperhidrozlarda tercih ettiğimiz ve hastaların fayda gördüğü yöntemlerden birisi. Orta şiddetli ve ağır şiddetli biraz daha terlemenin hastayı rahatsız ettiği durumlarda da biz botulinum toksin dediğimiz botoks uygulamalarını sıkça hem koltuk altında hem yüz ve alın bölgesi terlemelerinde hem de el ve ayak bölgesi terlemelerinde sıkça kullanmaktayız. Hem de hastalarımızdan tedavi sonuçları açısından gayet tatminkar sonuçlar almaktayız. Burada özellikle ter bezine giden sinirlerin aktivitesini baskıladığımız zaman hem en az 4 ay en fazla 6-7 ay olacak şekilde bu ter bezlerinin aktivitelerini biz bloklayabiliyoruz. Dolayısıyla bir yaz başlangıcının girişinde bir de kış mevsiminin başlangıcında senede iki kere bazı durumlarda hastanın semptomuna göre de senede üç kere botoks uygulamalarını etkili şekilde yaparak bölgesel hiperhidrozlarda bölgesel terlemelerin önüne geçiyoruz ve hasta açısından da gayet tatminkar sonuçlar alıyoruz. Bir de tabii ki bu söylediğimiz yöntemlere ek olarak bunlara rağmen yanıt alamadığımız, terlemeyi kontrol altına alamadığımız durumlarda da özellikle göğüs cerrahisi uzmanlarıyla konsülte edip hastamızı paylaşıp sempatektomi dediğimiz yani o ter bezlerine giden sinirin ameliyat yöntemiyle kesilip klipslemesi ve o bölgedeki ter aktivitesinin kalıcı olarak durdurulmasına yönelik cerrahi operasyonları, minör ameliyatları da yine göğüs cerrahisi uzmanlarıyla birlikte planlayarak hastamızı yönlendiriyoruz ve bu şekilde de eğer diğer yöntemlerden fayda alamadıysak özellikle ağır hastanın günlük hayatını bozan terleme şikayetlerinde de bu şekilde tedavi yöntemlerini kullanabilmekteyiz" ifadelerini kullandı. "Kötü koku yenilen gıdalarla ilgili olabilir" Hastaların terleme ile birlikte en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyen Yücel, "Tabi terleme ile birlikte hastaların genelde bize başvuru sebeplerinden bir tanesi koku oluyor açıkçası. Bu terlemeye genelde eşlik ettiği için özellikle biz terlemenin üzerinde duruyoruz. Yani biz eğer ter salgısını kesersek ter salgısının içerisinde çözülmüş olan koku miktarı da azalacağından dolayı koku şikayeti de hastanın kendiliğinden azalmış oluyor. Bu noktada bilimsel açıdan anlamı olan şeyler aslında biraz da hastanın yedikleriyle ilgili. Ter kokusunun sekonder çok fazla bir sebebinin olduğunu düşünmüyoruz hastalık açısından. Ancak tabii dediğim gibi bu acı baharat yiyecekleri, biraz daha soğan, sarımsak gibi ter kokusunun içerisinde daha uzun süre çözünen koku moleküllerini yayan yiyeceklerden de hastalarımızın uzaklaşmasını söylüyoruz ve özellikle ter şikayetinin azalmasına odaklandığımızda da kokunun da sekonder olarak azaldığını hastalarımızda gözlemliyoruz" dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:40
Hastane koridorlarında sergilenen ürünler umut oldu
Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, Alaşehir Devlet Hastanesi koridorunda düzenlenen el sanatları sergi ve satış etkinliği, ziyaretçilere duygu dolu anlar yaşattı. Yıl boyunca danışanların hazırladığı el emeği ürünler sergilenerek satışa sunuldu. Sergiden elde edilecek gelir yine danışanların üretimine destek amacıyla kullanılacak. Alaşehir Devlet Hastanesi ile Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen etkinliğin açılışına Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Dr. Metin Gümüş, Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ahmet Sancar Topal, iş insanı Ali Uçak, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Etkinlikte hastane personelleri tarafından hazırlanan pasta, börek ve çörek gibi ikramlar da yer alırken, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ile Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde açılan kurslarda danışanların yıl boyunca hazırladığı el emeği ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Alaşehir Devlet Hastanesi bünyesinde, iş insanı Ali Uçak tarafından yaptırılan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde müzik, nakış, çini, ebru, drama, okuma-yazma ve resim kursları düzenlendiği kurslarda üretilen ürünlerin sergide yer aldığı belirtildi. Bir yıl süren eğitimlerin Halk Eğitimi Merkezi öğretmenleri tarafından verildiği kaydedildi. Sergiyi gezen vatandaşlardan İrfan Çardak gördüğü manzara karşısında duygulandığını ifade ederek, "Alaşehir Devlet Hastanesi’ne gelmiştim çok şaşırdım ve çok da mutlu oldum. Gördüğüm manzara resmen gözlerimi yaşarttı. Alaşehir Devlet Hastanesi’nin personellerinin hazırlamış oldukları ikramlar pasta börek çörek gibi hizmetleri ile vermiş oldukları destekler Toplum Ruh Sağlığı Merkezi danışanlarının da yapmış oldukları el emeği göz nuru eserlerini satışa çıkarmışlar. Emeği geçen hepsini kutluyor. Elimizden geleni desteği gösteriyoruz." diye konuştu. Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ahmet Sancar Topal da etkinliğin geleneksel hale geldiğini vurgulayarak, "Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz etkinlik bizim için çok kıymetli. Toplum Ruh Sağlığı Merkezimizin kurulmasına katkı sağlayan Ali Uçak’a teşekkür ediyoruz" dedi. Çalışmalar hakkında bilgi veren Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzman Doktoru Burçin Güler Uslu, "Uçak Kardeşler Toplum Ruh Sağlığı Merkezimizin Alaşehir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü iş birliği ile düzenlemiş olduğu kursumuzda yıl boyunca el emeği göz nuru eserler üretildi. Bu gün açılan sergimiz de yıl boyunca danışanlarımızın aktif olarak katıldığı el emeği ürünleri sergilemiş oldu. Bu şekilde danışanlarımızın motive olması ve burada bulunması bizim için çok gurur verici ve onların onura olması bizleri çok mutlu etti. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederiz. Yaklaşık 250 danışanımız var. Danışanlarımızın ve ailelerinin de yaşam kalitelerinin arttığını toplum içinde iletişimlerinin daha kolay sağlanabildiğini görüyoruz. Bunlar da bizi çok mutlu ediyor. Bu da tabii ki özverili bir çalışma gerektiriyor. Ben burada çalışan ve destek veren herkese teşekkür ediyorum." dedi. İş insanı Ali Uçak ise merkezin ailesi adına yaptırıldığını belirterek, "Bu binanın yapılmasına sebep olanlara çok teşekkür ediyorum. Rahmetli annem ve babam adına yaptırmıştık, böyle güzel bir hizmet yapılması ve bunun karşılığında da bu tür güzel çalışmaların olması bizleri daha da mutlu etti. Hepimiz ölümlü dünyada yaşıyoruz, insanın arkasında ne bıraktığı önemli. Herkes maddi imkanları ölçüsünde Alaşehir’e yapılması gereken hayır işlerini hep birlikte yapmamız ve katkı sağlamamız gerekiyor. Taşın altına elimizi koymamız gerekiyor. Yaptığımız hayır sonucu böyle güzel eserleri topluma kazandırmak çok güzel bir şey. Bu arada tedavi gören benim evladım da olabilir kardeşim olabilir. Hepimizin bir yakını da olabilir. Böyle hayırlı işleri Alaşehir olarak elbirliğiyle yapmamız gerekiyor. Böyle bir esere vesile olduğumuz için çok mutluyum rahmetli annem ve babama okunan bir dua dünyalara bedel" dedi. Etkinlikten elde edilecek gelirin, Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde hizmet alan danışanların el emeği çalışmalarında kullanılacak araç ve gereçlerin temininde kullanılacağı bildirildi.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:15
Sağlık ekipleri okul okul gezip hijyeni anlattı
Sinop’un Durağan ilçesinde, "Dünya El Hijyeni Günü" dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde, sağlık ekipleri okulları dolaşarak öğrencilere hijyen eğitimi verdi. Durağan İlçe Toplum Sağlığı Merkezi, 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü kapsamında bulaşıcı hastalıklarla mücadele ve farkındalık oluşturma amacıyla kapsamlı bir eğitim programı gerçekleştirdi. Bulaşıcı Hastalıklar Birimi tarafından organize edilen etkinliklerde, ilçedeki çok sayıda okul ziyaret edilerek öğrencilere doğru el yıkama teknikleri ve hijyenin önemi anlatıldı. Sağlık ekipleri, 75. Yıl YİBO, METEM, Mehmet Akif İlkokulu, Şehit Kadirler Ortaokulu ve Çerçiler köyü İlkokulu’nda öğrencilerle bir araya geldi. Eğitimlerde, ellerin günlük yaşamda hastalıkların taşınmasındaki rolüne dikkat çekilirken, bulaşıcı hastalıklardan korunmanın en temel yolunun el hijyeni olduğu vurgulandı. Uygulamalı gösterimlerle desteklenen eğitimlerde öğrencilere sabun kullanımı ve yıkama süresi gibi kritik bilgiler aktarıldı. Eğitimlerin, ilçedeki diğer eğitim kurumlarında da farkındalık oluşturacak faaliyetlerle devam edeceği bildirildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 14:27
Cilt kanserinde 5 işaret: ABCDE kuralı ile erken tanı
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 14:03
Muğla Büyükşehir sosyal hizmetler için sahaya iniyor
4
03 Mayıs 2026 Pazar- 19:03
Üniversiteli sağlık öğrencilerinden köyde sağlık taraması
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:59
Karadeniz Ereğli’de kardiyoloji ve ortopedi uzmanları göreve başladı
08 Ağustos 2025 Cuma - 10:00
Zamanında müdahale edilmeyen menisküs yırtıkları kalıcı hasara yol açabiliyor
DENİZLİ (İHA) – Menisküs yırtıklarında erken teşhis ve tedavinin önemine dikkat çeken Denizli Özel Egekent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özdemir Öztekin, "Erken tanı, dizdeki kalıcı hasarların ve kireçlenmenin önlenmesinde kritik rol oynar" dedi. Denizli Özel Egekent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özdemir Öztekin, menisküs yırtıkları ve tedavi süreci hakkında bilgiler verdi. Menisküsün dizdeki denge ve hareket kabiliyetini sağlayan önemli bir yapı olduğunu ifade eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özdemir Öztekin, "Menisküs yırtıkları, diz ekleminde sıklıkla karşılaşılan ve özellikle sporcularda yaygın olan ciddi bir yaralanmadır Menisküs yırtıkları, dizde ani hareketler, burkulma veya travma sonucu oluşabilir. Belirtiler arasında dizde ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı yer alır" dedi. "Menisküs yırtıklarının tedavisinde başarılı sonuçlar alınıyor" Menisküs yırtıklarında tedavi sürecinin yırtığın büyüklüğü ve yerine göre değişiklik gösterebildiğini kaydeden Op. Dr. Özdemir Öztekin, "Hafif yırtıklar genellikle konservatif yöntemlerle yani istirahat, buz uygulaması ve fizyoterapi ile iyileşebilir. Ancak, daha büyük ve hareketi kısıtlayan yırtıklar için cerrahi müdahale gerekebilir. Günümüzde artroskopik cerrahi yöntemi ile menisküs yırtıklarının tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar alınabiliyor" diye konuştu. Hastaların erken teşhis ve tedavi için uzman bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurmasının önemine vurgu yapan Op. Dr. Özdemir Öztekin, şu uyarılarda bulundu: "Menisküs yırtıklarında erken tanı, dizdeki kalıcı hasarların ve osteoartritin (kireçlenme) önlenmesinde kritik rol oynar. Dizde ani ağrı ve şişlik hisseden kişilerin, vakit kaybetmeden uzman kontrolüne gitmesini öneriyoruz"
08 Ağustos 2025 Cuma - 09:54
Prof. Dr. Gözel: "Hiperkolesterolemi hastaları yağdan ve şekerden fakir beslenmeleri gerekiyor"
İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Gözel, "Hiperkolesterolemi hastalarının beslenmelerine dikkat etmeleri, kontrollerini düzenli aralıklarla yaptırmaları ve ilaçlarını düzenli kullanmaları gerekiyor" dedi. Elazığ Fırat Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Gözel, hiperkolesterolemi hastalığı hakkında açıklamalarda bulunarak hiperkolesterolemi hastalığının kolesterol değerinin kandaki normal sınırın üstünde olduğunu ifade etti. Hastaların yağdan ve şekerden fakir beslenmeleri, egzersiz yapmaları ve ilaç tedavilerine özen göstermeleri gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Nevzat Gözel, "Hastalar arasında kolesterol ilacını kullanmanın veya kolesterolü düşürmenin vücuda zarar vereceği gibi yanlış bir algı var. Hekimlerin tedavi esnasında kolesterolü normalin altına düşürmedikleri, aksine yüksek olan kolesterolü normal sınırlara getirmeye çalışıyor. Birçok kronik hastalığı olan hastalarda hiperkolesterolemi hastalığının daha da önemli olduğunu, kronik hastalığının yanı sıra hiperkolesterolemi hastalığı olan kişilerde yaşam tarzı, beslenme değişikliği, hasta eğitimi ve kolesterol ilacı önemlidir. Hasta eğitiminin, hastaların beslenmelerine dikkat etmeleri, kontrollerini düzenli aralıklarla yaptırmaları ve ilaçlarını düzenli kullanmaları gerekiyor. Bu hastaların yağdan ve şekerden fakir beslenmeleri, egzersiz yapmaları ve ilaç tedavilerine özen göstermeleri lazım. Kolesterol ilacının hastaya zarar vereceği kanısı yanlıştır. İlacını kullanmayıp bırakan hastaların bir süre sonra ciddi komplikasyonlarla karşı karşıya kalıyorlar. Hastanın ilacın yan etkisi ile karşılaşması halinde hekime danışmadan ilacını bırakmasının, dozunu azaltmasının veya ilacını değiştirmesi doğru olmayacaktır. Bu değişimlerin hekim kontrolünde yapılması önem arz ediyor" diye konuştu.
08 Ağustos 2025 Cuma - 09:34
Aşırı sıcaklara karşı vatandaşlara uyarı
Kilis İl Sağlık Müdürü Kadir Söylemez, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği bugünlerde vatandaşları uyararak, sıcak çarpmasına karşı alınması gereken önlemleri söyledi. Kilis’te artan hava sıcaklıklarıyla birlikte İl Sağlık Müdürlüğü vatandaşlara uyarılarda bulundu. İl Sağlık Müdürü Dr. Kadir Söylemez, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin dikkatli olması gerektiğini belirtti. Kilis İl Sağlık Müdürü Söylemez vatandaşlara özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmamaları konusunda uyarıda bulundu. Aşırı sıcakların vücutta su kaybına ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Söylemez, "Günlük su tüketimi artırılmalı, elektrolit dengesi sağlayan içecekler tercih edilmeli. Güneşin en yoğun olduğu öğle saatlerinde dışarı çıkılmamalı, gölgelik ve serin alanlarda kalınmalıdır. Ayrıca güneş ışınlarına doğrudan maruz kalınmamalı, koruyucu kremler kullanılmalıdır" dedi. Fiziksel aktivitelerin sabah saatlerinde yapılması gerektiğini ifade eden Söylemez, "Aşırı sıcaklar kalp atış hızını artırır, damarları genişletir ve vücuttan ter yoluyla sıvı kaybına neden olur. Bu da ciddi sağlık sorunlarına davetiye çıkarır" diye konuştu.
08 Ağustos 2025 Cuma - 09:31
UMKE’nin sessiz kahramanları hayat kurtarmak için zamanla yarışıyor
Malatya İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), afet, kaza, yangın, sel ve kriz anlarında en zorlu şartlarda görev yaparak hayat kurtarıyor. Bünyesinde 263 gönüllü personel bulunan Malatya UMKE aktif olarak çalışan 12 kişilik ekip, üçer kişilik gruplar halinde dönüşümlü şekilde hizmet veriyor. UMKE ekipleri yalnızca Malatya’da değil, Elazığ’da da kritik görevlerde bulunuyor. Olaylara hızlı müdahale Malatya UMKE sorumlusu Hasan Vural, büyük afetlerde hızlı hareket etmenin önemine değinerek, "Deprem gibi durumlarda ilk yarım saat içinde 54 gönüllü personelimiz sahaya ulaştı. Ailelerini bırakıp koşarak geldiler ve müdahalelere başladılar. Hepsine duyarlılıkları için teşekkür ediyorum" dedi. Donanımlı araç filosu UMKE envanterinde 5 adet 4x4 arazi aracı ve 2 adet Acil Müdahale Ünitesi (AMİ) bulunduğunu kaydeden Hasan Vural, "Bu araçlarla kitlesel olaylarda 20 dakika içinde olay yerine ulaşılabiliyor ve 30-40 metrekarelik müdahale alanı kısa sürede kurulabiliyor" ifadelerini kullandı Görev öncesi özel eğitim Personel, görev öncesinde enkazda müdahale, zorlu doğa şartlarında yaşamı sürdürme, yaralı tahliyesi, enkaz güvenliği, ilk yardım, müdahale teknikleri ve psikolojik dayanıklılık konularında kapsamlı eğitimden geçirildiğini ifade eden, Vural, "UMKE bünyesinde ayrıca Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) olaylara müdahale edebilecek donanıma sahip özel bir ekip bulunuyor. Bu ekip, olay yerine ilk ulaşarak güvenliği sağlıyor ve diğer sağlık personelinin risk altına girmesini önlüyor" dedi "Cesaretin ve fedakarlığın sembolü" Vural, UMKE’nin yalnızca bir sağlık birimi olmadığını belirterek, "UMKE cesaretin, fedakarlığın ve insan hayatına verilen değerin sembolüdür. Görevde zamanla yarışırız. Bir cana dokunabilmek, bir kalbi yeniden çalışır hale getirebilmek tarif edilemez bir duygudur" diye konuştu UMKE Haftası dolayısıyla tüm gönüllülere teşekkür eden Vural, hayatını kaybeden sağlık şehitlerini rahmetle andıklarını, sahada görev yapan tüm personele güç ve kolaylık diledi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 08:37
Kocagür’de diş taraması yapıldı
Efeler İlçe Sağlık Müdürlüğü, sağlık kuruluşlarına gidemeyen vatandaşlara yerinde hizmet sunarak Kocagür Mahallesi’nde diş taraması gerçekleştirdi. Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Kocagür Mahallesi’nde vatandaşlar, sağlık hizmetlerine mahallelerinde kavuştu. Efeler İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince, mahallede diş muayenesi gerçekleştirildi. Mahalle sakinleri, özellikle yaşlı ve sağlık ocağına ulaşmakta zorluk yaşayan vatandaşlar için yapılan bu hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirirken gerçekleştirilen taramada, sağlık personelleri vatandaşlarla yakından ilgilendi. Kocagür Mahallesi Muhtarı Orhan Akrancı, yapılan sağlık hizmeti dolayısıyla memnuniyetini dile getirerek, "Efeler Sağlık Müdürlüğü tarafından mahallemizde Diş muayenesini gerçekleştirdik. Başta İlçe Sağlık Müdürümüz ve diş hekimimize, sağlık çalışanlarına şahsım ve mahallem adına çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
08 Ağustos 2025 Cuma - 08:32
Denizli OSB’den Türk Kızılayına kan bağışı desteği
Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü, sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında Türk Kızılayı Denizli Şubesi tarafından düzenlenen kan bağışı kampanyasına bu yıl da destek verdi. Bölge Müdürlüğü personelinin yanı sıra Bölgede faaliyet gösteren firmaların çalışanları da kampanyaya katılım sağladı. Denizli OSB Hizmet Binası’nda kurulan bağış noktasında gerçekleştirilen etkinlikte toplanan her bir ünite kan, üç hastaya umut oldu. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Denizli OSB olarak toplumsal sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Kan bağışı, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda kurumsal duyarlılığın bir göstergesidir. Türk Kızılayı’nın bu hayati çalışmasına her yıl olduğu gibi bu yıl da katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. Düzenli kan bağışının bir vatandaşlık görevi olduğuna inanıyor, bu bilinci bölgemizde yaygınlaştırmak için çaba gösteriyoruz" dedi.
07 Ağustos 2025 Perşembe - 18:16
MATSO’da temel ilk yardım eğitimi belgeleri verildi
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) tarafından düzenlenen "Temel İlk Yardım Eğitimi"ni başarıyla tamamlayan katılımcılara belgeleri törenle verildi. MATSO, iş dünyasına yönelik eğitim faaliyetleri kapsamında "Temel İlk Yardım Eğitimi" gerçekleştirdi. MATSO Akademi bünyesinde düzenlenen eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar, yazılı ve uygulamalı sınavların ardından belgelerini almaya hak kazandı. Eğitim sonunda düzenlenen törende, belgeler MATSO Yönetim Kurulu Başkanı Seydi Tahsin Güngör tarafından takdim edildi. Belge töreninde bir konuşma yapan Güngör, temel ilk yardım bilgisinin yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılara iş hayatlarında başarılar dileyen Güngör, "MATSO olarak üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda eğitim, seminer ve toplantılar düzenlemeye devam edeceğiz" dedi.
07 Ağustos 2025 Perşembe - 16:58
Hisarcık’ta ailelere bebek sağlığı için emzirme ve anne sütünün önemi anlatıldı
Hisarcık İlçe Devlet Hastanesinde Dünya Emzirme Haftası çerçevesinde bilgilendirme standı kurularak, aileler anne sütü ve emzirmenin önemi hakkında bilgilendirildi. Standı ziyaret eden ailelere yönelik yapılan bilgilendirmelerde, anne sütünün, doğal, temiz, her zaman hazır bir besin olduğu, üretimi için enerji, su, ambalaj ya da taşıma gerekmediği, bu yönüyle sıfır atıklı ve çevre dostu bir ilk gıda olduğuna değinildi. Ayrıca emzirme sayesinde karbon ayak izinin azaldığına, doğanın korunduğuna dikkat çekildi. Emzirmenin bebeklerin bağışıklığını güçlendirdiğine vurgu yapan, Ebe Özlem Erdoğmuş Atış, "Emzirme annelerde meme ve over kanseri riskini azaltır. Ancak bu doğal sürecin devamı için annelere destek şarttır. Sağlık çalışanları, aileler, işverenler ve toplum olarak her alanda emzirme dostu yaklaşımlar benimsemek zorundayız. Unutmayalım, emzirmek bir tercihten öte, hem bebeklerin hakkı hem de dünyanın geleceğine yatırımdır" dedi.
07 Ağustos 2025 Perşembe - 16:56
Bu merkezde çocuklar sevgiyle iyileşiyor
Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Palyatif Birimi’nde tedavi gören çocuklar, sağlık çalışanlarının ilgisi ve sevgisiyle sağlıklarına kavuşuyor. Ailelere çocukların evdeki ihtiyaçlarını karşılamaları için gerekli eğitimler de veriliyor. Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Palyatif Birimi hem durumu ağır çocukların hem de ailelerinin umudu oldu. Birime alınan çocuklar, sağlık çalışanlarının ilgisi ve sevgisiyle sağlıklarına kavuşuyor. Hemşireler de tedavi gören çocukların ailelerine eğitim vererek, taburcu olmaları sonrasında çocuklarının evdeki bütün ihtiyaçlarını karşılayacak duruma getiriyor. Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Palyatif Birim Sorumlusu Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı Mehmet Akif Dündar, "Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Bakım Servisimizde kronik solunum yetmezliği ve ağır trafik kazası olan hastaları takip etmekteyiz. Bu süreçler çok uzun sürmekte ve hastalarımız yoğun tedavilerden geçmektedir. Bu süreç sonunda hastalarımızda bazı kronik sorunlar ortaya çıkmaktadır. Solunum yetmezliği sorunları, nörolojik veya zihinsel sıkıntılar meydana gelmektedir ve bu dönem çok ağır şekilde, uzun sürmektedir. Çocuk Palyatif Bakım Merkezi olarak amacımız kronik sorunları olan hastalarımızda ve yoğun bakımda takip ettiğimiz hastalarımızı çocuk palyatif bölümüne alarak, bu hastalarımıza destek olmaktır. Biz burada hem hastalarımızı bakım açısından hem de ailelerimizi eğitiyoruz ve multidisipliner yaklaşımla ailelerimize destek oluyoruz. Multidisipliner yaklaşımımızın içerisinde; çocuk palyatif hemşireleri, fizyoterapistler, psikologlar, çocuk gelişim uzmanları, diyetisyenler, klinik eczacılarımız ve çocuk palyatif doktorlarımız bulunmaktadır. Ailelere bu yoğun bakımda geçirdiği zorlu süreçleri hem manevi olarak rahatlatma amacı taşıyoruz hem de burada aileleri eve taburculuk aşamasına hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Hastalarımız bizlere çok güzel dönüşler sağlıyor" Dündar, "Burada çocuklarımız bizim geleceğimiz olduğu için çocuklarımızı eve hazırlamak veya onları taburculuk sürecine hazırlamak, çocuk palyatif bakımın esas görevidir. Burada biz yetişkin palyatiften biraz daha ayrılmaktayız. Çünkü bizim amacımız, sağlıklı bir şekilde çocuklarımızı taburcu edip, onları iyi halde görmek. Daha sonra bu hastalarımız bizlere çok güzel dönüşler sağlamaktadır. Yüzlerce hastamız, çocuk palyatif servislerinde hizmet almaktadır. Eve çıktıktan sonra daha iyi halleriyle, eski hallerine döndüklerini görmekteyiz. Bizi ziyaret ediyorlar ya da videolar atıyorlar. Biz de onların hallerinden, durumlarından çok mutlu ve mesut oluyoruz. Burada emeği geçen tüm arkadaşlarım adına, tüm ekip adına herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz" diye konuştu.
07 Ağustos 2025 Perşembe - 15:13
Sinop’ta evde sağlık ve sosyal destek hizmetleri yaygınlaştırılıyor
Sinop’ta evde sağlık, bakım ve sosyal destek hizmetlerinin il genelinde daha etkili ve yaygın şekilde yürütülmesi amacıyla, İl Değerlendirme Komisyonu Toplantısı düzenlendi. Valilik Toplantı Salonunda yapılan toplantıda, evde sağlık, bakım ve sosyal destek hizmetlerinin mevcut durumu değerlendirildi. İl protokolü çerçevesinde hizmetlerin iş birliği içinde yürütülmesi, bu kapsamda hizmetlerin daha verimli sunulması için alınması gereken tedbirler görüşüldü. Toplantıda alınan kararlar doğrultusunda, evde sağlık, bakım ve sosyal destek hizmetlerinin hizmetlerin sinop’un tüm ilçelerine yaygınlaştırılması, hizmet sunumu sırasında ihtiyaç sahibi vatandaşların ilgili kurumlara hızlı bir şekilde bildirilmesi, Sinop Üniversitesi Yaşlı Bakım Teknikerliği Bölümü ile Sinop İl Müftülüğü’nün paydaş kurumlar arasında yer alması, hizmet sunumunun daha etkin olabilmesi için ekip sayısının artırılması ve araç ihtiyacının karşılanması planlandı. Vali Mustafa Özarslan’ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Vali Yardımcısı Taner Bolat, Sinop Belediye Başkan Yardımcısı Hikmet Karaduman, İl Sağlık Müdürü Dr. Metin Arslan, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Zeki Yıldırım ve ilgili birim personelleri katıldı.
07 Ağustos 2025 Perşembe - 13:46
İzmir’de "İşimiz dişleriniz" projesiyle gülümseten hizmet
İzmir’in Menemen ilçesinde başlatılan "İşimiz Dişleriniz" projesi, sağlık hizmetlerini vatandaşla buluşturuyor. Menemen Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi tarafından yürütülen projeyle özellikle yaşlı, engelli ve çocuk hastalar, mobil diş sağlığı aracıyla kendi mahallelerinde tedavi ediliyor. Menemen’de Mobil Diş Sağlığı Aracı Mahalle Mahalle Vatandaşa Sağlık Hizmeti Ulaştırıyor. 2025 yılı başında hayata geçirilen sosyal sorumluluk projesi, merkezde tedaviye ulaşmakta zorluk yaşayan bireyler için umut oldu. Projenin çıkış noktası ise yeni doğum yapmış ve diş ağrısı çeken bir annenin Ağız Diş Sağlığı Merkezi’ne gelememesi üzerine ekibin mahallesine giderek tedavisini gerçekleştirmeleri oldu. Proje kapsamında bugüne kadar 8 mahalleye gidilerek 223 hasta muayene edildi. Mobil araçta dolgu, çekim, diş taşı temizliği gibi 316 girişimsel işlem gerçekleştirildi. Tedavisi mobil ortamda yapılamayan 141 hasta için ise Merkezde randevu oluşturuldu. "Hizmet vatandaşa güven veriyor" Menemen Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dt. Nursel Adar, mobil hizmetin ayda ortalama 10 gün sürdüğünü ve araçta diş hekimi, klinik destek, bilgi işlem, röntgen ve sterilizasyon personellerinden oluşan tam donanımlı bir ekibin görev yaptığını belirtti. Yapılan tüm işlemlerin bilgi yönetim sistemine kayıt altına alındığını ifade etti. Proje sayesinde sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştığını vurgulayan Dt. Adar, erken tanı ve tedavinin önünün açıldığını söyledi. Vatandaşların verilen hizmetten memnun kaldığını da dile getiren Adar, "Geri dönüşler bizleri hem mutlu ediyor hem de daha çok kişiye ulaşmak için motive ediyor" dedi.
07 Ağustos 2025 Perşembe - 13:22
Kayseri’nin Acil Sağlık Hizmetleri Filosuna 3 yeni ambulans daha katıldı
Sağlık Bakanlığı tarafından Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü’ne tahsis edilen 3 yeni tam donanımlı ambulans; görev yapacakları istasyonlara teslim edilerek hizmete alındı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, ambulans sayısının 89’a ulaştığını kaydederek; "İlimizde sunulan hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin gücünü en üst seviyeye taşımak ve vatandaşlarımıza hızlı, yerinde ve etkin bir hizmet sunmak adına çalışmalarımız kesintisiz olarak devam etmektedir. Bu istikamette Sağlık Bakanlığı’mız tarafından ilimize kazandırılan 3 yeni tam donanımlı ambulans ile il genelindeki ambulans sayımız 89’a ulaşmıştır. Filomuzda ayrıca; 4 paletli ambulans, 1 obez ambulansı, 1 yenidoğan ambulansı ve 1 dört sedyeli ambulans da bulunmaktadır. Kayseri’de, biri helikopter ambulansın konuşlandığı Hava 38 İstasyonu olmak üzere toplam 60 acil sağlık hizmetleri istasyonumuz ve 844 sağlık personelimizle 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet sunmaktayız. 2025 yılının ilk 6 ayında 85 bin 799 vakaya hızlı ve etkin şekilde müdahale ederek vatandaşlarımızın yanında olduk. Güçlü altyapımız, modern araç filomuz ve özverili ekiplerimizle, acil sağlık hizmetlerinde her zaman vatandaşlarımızın yanındayız. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sahada büyük bir gayretle görev yapan tüm 112 personelimize şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder