Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Fenerbahçe, 8. kez Final Four için parkede
Iğdır’da arı saldırısının bilançosu: 816 koyun telef
Kop Geçidi’nde kar ve tipi ulaşımı zorlaştırdı
Kavaklı’da dere taştı: İşçiler kepçeyle taşındı
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
SAĞLIK
Tütün ihbarları Alo 184 ve Yeşil Dedektör mobil uygulaması üzerinden iletilmeli
05 Mayıs 2026 Salı - 10:42:16
Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli’de yürütülen tütün denetimleri hakkında bilgi vererek son zamanlarda, özellikle kapalı alanlarda sigara içilmesine yönelik ihbarların 112 Acil Çağrı Merkezine yapıldığını belirterek bu ihbarların Alo 184 ve Yeşil Dedektör mobil uygulaması üzerinden iletilmesi gerektiğini açıkladı. Tütün kullanımının hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından ciddi riskler barındırdığını dile getiren İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, sigaranın başta akciğer kanseri, KOAH ve kalp-damar hastalıkları olmak üzere pek çok hastalığın temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekti.Pasif içiciliğin de en az aktif içicilik kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Öztürk, sigara içilmese bile daha önce duman bulunan ortamlarda kalmanın dahi sağlık açısından risk taşıdığını, ortamda bulunan zararlı kimyasalların haftalar hatta aylar boyunca etkisini sürdürebildiğini belirtti ve şöyle konuştu: "Tütünle mücadelede yalnızca önleyici faaliyetler değil, aynı zamanda bireylerin sigarayı bırakmaya teşvik edilmesi ve bu süreçte gerekli desteğin sağlanması da çok önemli olup, pasif etkilenimden korunmanın tek yolu kapalı alanlarda sigara dumanına maruz kalmamaktır. 4207 Sayılı Kanun kapsamında kamuya açık olan kapalı alanlarda sigara içilmesinin önlenmesi ve kanun hükümlerinin başarıyla uygulanabilmesi açısından ekiplerimizce yapılan denetimlerin yanı sıra toplum olarak da bu konuya duyarlılığımız, hem kendimiz hem de sevdiklerimizin sağlığı için son derece önemlidir" dedi. Tütün ihbarları Alo 184 ve Yeşil Dedektör Mobil Uygulamasına yapılmalıdır Dumansız hava sahası kapsamında yürütülen denetimlerin aralıksız devam ettiğini ifade eden İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, 4207 Sayılı Kanun çerçevesinde kamuya açık kapalı alanlarda sigara içilmesinin yasak olduğunu hatırlattı. Denetim ekiplerinin sahada büyük bir özveriyle çalıştığını açıklayan Öztürk, son dönemde kapalı alanlarda sigara içilmesine yönelik ihbarların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapıldığını belirterek vatandaşlara 112 hattının sağlık, güvenlik ve afet gibi hayati acil durumlarda hızlı müdahale amacıyla hizmet verdiği uyarısında bulundu. Öztürk; "Acil olmayan durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezinin aranması, gerçekten acil yardıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının daha hızlı ve etkin karşılanmasında gecikmeler yaşanmasına neden olmaktadır. Acil kapsam dışındaki bildirimler bu hattı gereksiz yere meşgul ederek gerçek acil durumlara müdahalede gecikmelere yol açabilir. 112 Acil Çağrı Merkezi’nin yalnızca gerçek acil durumlarda aranması hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımızın bu konuda daha hassas davranmalarını bekliyoruz. Kapalı alanlarda tütün ürünleri kullanımına ilişkin ihbarların, Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi (ALO 184) hattı üzerinden veya Yeşil Dedektör mobil uygulaması aracılığıyla yapılması gerekmektedir. Bu platformlar, ilgili denetim ekiplerine daha hızlı ve doğru şekilde yönlendirme yapılmasını sağlamaktadır. Denetim ekiplerimiz gelen ihbarları en kısa sürede ve etkin şekilde değerlendirerek sonuçlandırmaktadır. Vatandaşlarımızdan beklentimiz; acil durumlar için hayati önem taşıyan 112 Acil Çağrı Merkezi’ni yalnızca gerçek acil hallerde aramalarıdır" diye konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:35
Dünya Astım Günü’nde uzmanından önemli uyarılar
Astım, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen, doğru tedavi ve takip ile kontrol altına alınabilen kronik bir solunum yolu hastalığıdır. Her yıl Mayıs ayının ilk Salı gününün Dünya Astım Günü olarak değerlendirildiğini belirten ve bu kapsamında açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fulya Gürkan, hastalığın erken tanı ve doğru yönetimle yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğine dikkat çekti. Dr. Gürkan, astımın hava yollarında daralma ve iltihaplanma ile karakterize olduğunu belirterek, "Hastalarımızda en sık nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi ve özellikle gece artan öksürük şikayetlerini görüyoruz. Bu belirtiler zaman zaman hafifleyebilir ancak kontrol altına alınmadığında ciddi ataklara yol açabilir" dedi. Tetikleyicilere dikkat: Günlük yaşam yönetimi kritik Astımın bireysel tetikleyicilerle yakından ilişkili olduğuna değinen Dr. Gürkan, özellikle polenler, ev tozu akarları, sigara dumanı, hava kirliliği ve solunum yolu enfeksiyonlarının hastalığı alevlendirebildiğini ifade etti ve "Her hastanın tetikleyicisi farklıdır. Bu nedenle kişiye özel bir yönetim planı oluşturulmalı ve hastalar bu konuda bilinçlendirilmelidir. Basit önlemlerle atak sıklığını ciddi ölçüde azaltmak mümkündür" şeklinde konuştu. İlaç tedavisi düzenli kullanılmalı Astım tedavisinde en sık yapılan hatalardan birinin ilaçların düzensiz kullanımı olduğunu vurgulayan Dr. Gürkan, "Hastalarımız çoğu zaman kendilerini iyi hissettiklerinde tedaviyi bırakma eğiliminde oluyor. Oysa astım süreklilik gerektiren bir hastalıktır. İnhaler tedavilerin doğru teknikle ve düzenli kullanımı hayati önem taşır" diye konuştu. Erken tanı ve düzenli takip ile kaliteli yaşam mümkün Astımın tamamen ortadan kalkmasa da kontrol altına alınabileceğini belirten Dr. Gürkan, düzenli hekim takibi ve hasta uyumunun tedavi başarısında belirleyici olduğunu ifade ederek, "Doğru tedavi ile astım hastaları aktif, üretken ve kaliteli bir yaşam sürdürebilir. Burada en önemli unsur; hastalığın farkında olmak, belirtileri ciddiye almak ve uzman kontrolünü ihmal etmemektir" dedi. Toplumsal farkındalık çağrısı Dünya Astım Günü’nün amacının hastalıkla ilgili farkındalığı artırmak olduğunu hatırlatan Dr. Gürkan, sözlerini şöyle tamamladı: "Toplum olarak astım konusunda bilinçlenmek, erken tanıyı teşvik etmek ve doğru tedaviye erişimi artırmak, hastalık yükünü azaltmada kritik rol oynar."
05 Mayıs 2026 Salı - 10:31
Yeni yaşını doktoruyla birlikte kutladı
Uzun zamandır boyun ağrısı çeken ve bu nedenle fizik tedavi önerilen 16 yaşındaki Burak Alkan, Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun tarafından uygulanan ’Laminoplasti’ yöntemiyle sağlığına kavuştu. Ameliyattan yalnızca 2.5 saat sonra ayağa kalkan genç hasta, doktoruyla aynı güne denk gelen doğum gününü hastanede kutladı. İzmir’de yaşayan 16 yaşındaki Burak Alkan, omuriliğinde bulunan ve felce neden olabilecek tümörden acilde görev yapan hekimin dikkati sayesinde kurtuldu. Son iki haftadır dayanılmaz şekilde boyun ağrısı çektiğini ve bu nedenle de 4 farklı hastaneye gittiği belirten Burak Alkan, kendisinin sürekli olarak fizik tedaviye yönlendirilip, ağrı kesici- kas gevşetici reçete edildiğini anlattı. Geçmeyen ağrılarına yüksek ateş ve boğaz ağrısı şikayeti de eklenince soluğu Medicana International İzmir Hastanesi’nin acilinde aldı. Burak Alkan, acile geldiği gün görevli olan Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Elçin Keser tarafından geçirdiği atağın normal olmadığının anlaşılması üzerine kendisine detaylı bir muayene yapıldığını ve günün sonunda ameliyat olması gerektiğinin anlaşıldığını aktardı. Uzm. Dr. Elçin Keser’in teşhis için Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’dan destek aldığını belirten Burak Alkan, tümörün temizlenmesi için kendisini Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’un ameliyat ettiğini söyledi. Ameliyat için görüştükleri sırada Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun ile aynı gün doğduklarını öğrendiğini dile getiren Burak Alkan, ameliyat sonrası ilk doğum günü pastasını da Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’dan aldı. Ağrı kesici verip gönderiyorlardı Kendisine acilde doğru müdahale edildiğini ifade eden Burak Alkan, "Yüksek ateşle geldim. Bunun üzerine beni Uzm. Dr. Elçin Keser’e yönlendirdiler. Ben atak geçirince de Uzm. Dr. Elçin Keser, hemen Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’la konuşmuş. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun da ‘MR ile tomografi alalım’ demiş. Çocuk doktorunun dikkati üzerine Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun devreye girdi. Beni gece yoğun bakıma aldılar. Ağrı kesici uygulayıp gönderedebilirlerdi" diye konuştu. Ameliyat konusunda çok endişeli olduğunu dile getiren Burak Alkan, "Omuriliğimin C2-C3 bölgesinde tümör vardı. Omuriliğimi kaldırıp aradan tümörü aldılar. Ameliyattan 2.5 saat sonra Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun beni yürüttü. Omurilik bizim hareket sistemimizin merkezi, onu yerinden söküp sonra tekrar taktıktan birkaç saat sonra ayağa kalkıp yürüyebilmeme çok şaşırdım. Şu anda da iyiyim" sözlerini kaydetti. Hastanın felç kalma ihtimali vardı Burak Alkan’daki tümörün sinirlere ciddi baskı yapan bir meningioma (iyi huylu sinir kılıfı tümörü) olduğunu tespit ettiklerini aktaran Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, şu ifadeleri kullandı: "Normal şartlarda 40-50’li yaşlarda görülmesine rağmen, bu vakada genç yaşta bir hastayla karşılaştık. Hasta, yüksek ateş ve boğaz enfeksiyonu şikayetiyle Uzm. Dr. Elçin Hanım’a başvurmuş, ancak sürekli devam eden kol ağrısı şikayeti üzerine durumun nörolojik olabileceği düşünülerek boyun MR’ı çekilmesine karar verildi. Tümör iyi huylu olduğu için genel tarama testlerinde bulgu vermemiş, yalnızca MR görüntülemesi sayesinde tespit edilebildi. Tümörün bulunduğu konum itibarıyla cerrahi müdahale oldukça riskliydi, zira milimetrik bir hata hastanın felç kalmasına yol açabilirdi. Ameliyat boyunca sinir iletileri sürekli kontrol edilerek motor fonksiyonlar güvence altına alındı. Omuriliği koruyan kemik doku, özel bir yöntemle açıldı ve tümör temizlendikten sonra tekrar yerine yerleştirildi. Bu sayede çekilen post-op (ameliyat sonrası) filmlerde herhangi bir kemik çöküntüsü gözlemlenmedi." Ameliyat sonrası birlikte yaptıkları doğum günü kutlamasına ilişkin de konuşan Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, "Ameliyattan bir gün sonra, her ikimiz için de ortak olan bu özel günü, Burak’ın ‘yeniden doğuş’u olarak birlikte kutladık" dedi.
05 Mayıs 2026 Salı - 10:08
Sağlıkta yeşil dönüşüm başlıyor
Yaşar Üniversitesi koordinasyonunda hayata geçirilen sağlıkta düşük karbon dönüşümünü hedefleyen DE-CARE Projesi başladı. Projenin, sağlıkta yeşil dönüşüm alanında bir kıvılcım olması hedefleniyor. Avrupa Birliği-Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (EU-TR CCGP) kapsamında desteklenen DE-CARE (Decarbonizing Healthcare) Projesi, Yaşar Üniversitesi koordinasyonunda ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ile İzmir Proje Ajansı Derneği ortaklığında gerçekleştiriliyor. İki yıl sürecek proje ilk olarak Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uygulanmaya başlayacak. DE-CARE Projesi, sağlık sektöründe karbon ayak izini azaltarak; hastaneleri sürdürülebilir ve düşük karbonlu sistemlere dönüştürmeyi hedefliyor. Avrupa Birliği destekli proje, enerji verimliliğinden atık yönetimine uzanan kapsamlı uygulamalarla Türkiye’nin 2053 Net-Sıfır hedefine katkı sunacak. Projenin koordinatörlüğünü Yaşar Üniversitesi Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu yürütüyor. Örnek proje Projenin açış etkinliğinde konuşan Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, pilot uygulaması Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilecek projenin başarılı bir model olarak tüm Türkiye’ye dalga dalga yayılacağını ifade etti. Prof. Dr. Kandiller, "Üniversite-sektör iş birliğiyle bir kamu fonunu alıp, yine kamunun faydasına sunmaktan gurur duyuyoruz. Enerji verimliliği alanındaki deneyimlerimizi sağlıkta karbon dönüşümü ve Türkiye’nin 2053 Net Sıfır karbon hedeflerine katkı sunacak şekilde kullanacağız" dedi. 2053 net-sıfır hedefi İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, projenin stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, "Sağlık kurumları 7 gün 24 saat hizmet veren ve karbon ayak izinin en yoğun olduğu alanların başındadır. Türkiye’nin 2053 Net-Sıfır hedefi doğrultusunda hastanelerimizi düşük karbonlu yapılara dönüştürmek artık bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluk hatta stratejik bir hedeftir. Hem ulusal hem de uluslararası alanda örnek olacak bu projeyi kentimizde başlatmaktan mutluyuz" diye konuştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Proje Uygulama Dairesi Sözleşme Yöneticisi Ayşegül Umutlu da toplam 15 milyon Avro bütçeli İklim Değişikliği Hibe Programı kapsamında, DE-CARE ile birlikte 25 adet projenin desteklendiğini anlattı. Kıvılcım olacak Projenin koordinatörlüğünü yürüten Yaşar Üniversitesi Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu da "Yeşil hastaneden sürdürülebilir sağlığa" bakış açısıyla yola çıktıklarını belirterek, döngüsel ekonomi ve karbon emisyonunun azaltılması hedefinde hastanelerin dönüşümünün çok önemli olduğunu vurguladı. Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Kamil Yamak, günde ortalama 10 bin hastaya hizmet verdiklerini belirterek bu projede pilot hastane olmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. İzmir Proje Ajansı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Galip Ayvat projenin sağlıkta yeşil dönüşüm için bir kıvılcım olacağını ve diğer kamu hastanelerine de örnek teşkil edeceğini söyledi. Proje ekibinde yer alan Yaşar Üniversitesi Enerji Sitemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, gençlere seslenerek, enerji verimliliği ve yeşil dönüşümün gelecek kuşaklar için hayatı önemde olduğunu ve bu alanlara yoğunlaşmaları gerektiğini vurguladı. Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve bu alanda çalışmalar yürüten Onur Enerji CEO’su Onur Günduru da tanıtım etkinliğinde sunum yaptı. Sağlık personeline eğitim Projenin uygulama sürecinde Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi de aktif rol alarak, geliştirilen teknik ve operasyonel yaklaşımların sahada hayata geçirilmesine katkı sağlayacak. DE-CARE kapsamında ayrıca 500 sağlık profesyoneline yönelik sürdürülebilirlik eğitimleri düzenlenecek, 5 bin kişiye ulaşacak farkındalık artırma çalışmaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra sağlık hizmetlerine yönelik ölçeklenebilir bir karbon azaltım planı da geliştirilecek. Projenin tanıtım etkinliğinde; sağlık tesislerinin yalnızca hasta tedavi hizmeti sunan yapılar olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı. Yataklı hizmetlerden ameliyathanelere kadar çok sayıda farklı hizmeti barındıran bu yapıların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, bu kapsamın enerji verimliliğini daha da kritik hale getirdiği ifade edildi. Konuşmalarda ayrıca, hastanelerde önemli ölçüde enerji tasarrufu potansiyeli bulunduğu belirtildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
2
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 14:27
Cilt kanserinde 5 işaret: ABCDE kuralı ile erken tanı
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 14:03
Muğla Büyükşehir sosyal hizmetler için sahaya iniyor
4
03 Mayıs 2026 Pazar- 19:03
Üniversiteli sağlık öğrencilerinden köyde sağlık taraması
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:19
Bel ağrısının ilacı planlı hareket
08 Ağustos 2025 Cuma - 16:01
Doç. Dr. Ulubay, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi oldu
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekimlik görevine Doç. Dr. Mahmut Ulubay getirildi. Görev süresi sona eren Doç. Dr. Ümit Çallı’nın yerine Gazi Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay atandı. Düzenlenen devir teslim töreninde Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Doç. Dr. Ümit Çallı’ya ve yeni başhekim Doç. Dr. Mahmut Ulubay’a çiçek takdim etti. Hastaneden yapılan açıklamada "Doç. Dr. Ümit Çallı’ya bugüne kadar göstermiş olduğu özverili çalışmalarından dolayı teşekkür eder; yeni görevinde başarılar dileriz. Samsun Eğitim ve Araştırma hastanemize yeni başhekim olarak atanan Doç. Dr. Mahmut Ulubay, hastanemizdeki görevine başlamıştır. Kendisine yeni görevinde başarılar diler; tüm çalışanlarımıza ve hastalarımıza hayırlı olmasını temenni ederiz" denildi. Başhekim Ulubay, "Tarafıma verilen ve büyük sorumluluklar gerektiren bu önemli görevi siz değerli çalışma arkadaşlarımızın yardımıyla en iyi şekilde yerine getirmeyen çalışacağım. Üzerime düşen sorumluluğun ne kadar büyük olduğunun farkındayım. Ancak müdürlüğümüzün ve sizin desteğinizi alarak güzel bir enerjiyle yolumuza devam edeceğiz. Hep birlikte, birbirimize güç vererek, el ele vererek bu süreci en verimli şekilde yürüteceğiz" açıklamasında bulundu.
08 Ağustos 2025 Cuma - 15:36
Yenikent’te ilk "Vitrektomi" ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi
Yenikent Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği’nde başarıyla gerçekleştirilen katarakt ameliyatlarının ardından, kamu hastaneleri arasında şehir genelinde yalnızca SEAH’ta uygulanan vitrektomi ameliyatlarına da başlandı. Yenikent Devlet Hastanesi Göz Kliniği hekimlerinden Op. Dr. Ali Altan Ertan Boz ve Op. Dr. Bülent Çüçen ile deneyimli ameliyathane ekibi, diyabet nedeniyle göz içi kanaması (vitreus hemorajisi) bulunan ve sağ gözü hiç görmeyen bir hastanın operasyonunu gerçekleştirdi. Ameliyatta vitrektomi cihazı kullanılarak hem katarakt hem de göz içi kanama temizlendi. Hasta, operasyonun ardından diyabet kontrolüyle birlikte normal görme seviyesine ulaştı. Yenikent Devlet Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen bu ameliyat sonrası İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir hastaneyi ziyaret etti. Vitrektomi ameliyatının özellikli bir operasyon olduğunu belirten Özdemir, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan bu tür ameliyatların artık Yenikent Devlet Hastanesinde de uygulanmasının önemli bir hizmet olduğunu vurguladı. Operasyon ekibini özverili çalışmalarından dolayı tebrik eden Özdemir, görme oranı hızla artan hastayı da ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyarette Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Alaçam yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verirken, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Özcan Öktem de ziyarette hazır bulundu. Yenikent Devlet Hastanesinde katarakt ve vitrektomi ameliyatlarının yapılması, göz ameliyatlarının sürelerinin daha da kısalmasına ve hastaların daha hızlı tedavi olmalarına imkan sağlıyor.
08 Ağustos 2025 Cuma - 15:19
Camilerdeki yaz kursuna diş sağlığı eğitimi desteği
Samsun’un Havza ilçesinde camilerdeki Yaz Kur’an Kurslarına katılan çocuklara ağız ve diş sağlığı eğitimi veriliyor. Havza İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmada, her gün farklı bir camide düzenlenen eğitimlerde çocuklara diş fırçalama alışkanlığı kazandırılması hedefleniyor. Eğitimlerde ağız hijyeninin önemi, doğru diş fırçalama teknikleri ve düzenli diş kontrolünün gerekliliği anlatılıyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Havza İlçe Sağlık Müdürü Dr. Hakan Kursal, çocukların erken yaşta ağız ve diş sağlığı bilinci kazanmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Küçük yaşlardan itibaren ağız ve diş sağlığının ne kadar önemli olduğunun bilincini çocuklarımıza aşılamamız lazım" dedi. Eğitimlere katılan çocuklar ise etkinliklere ilgi göstererek, anlatılan bilgileri dikkatle dinledi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:49
Sporcular güreşti, izleyiciler kan verdi
Bartın Ulus ilçesinde kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen etkinlikte sporcular kıyasıya yarışırken, etkinlikleri izleyenler ise kan bağışında bulundu. Ulus’un kuruluşunun 81. Yıldönümü nedeniyle düzenlenen yıldönümü etkinliklerinde gerçekleşen güreşler renkli görüntülere sahne oldu. Kıyasıya yarışan güreşçileri izleyenler ise eğlenceli anlar yaşadı. Festivale katılanlar, Atatürk Caddesi Belediye önündeki Türk Kızılay’ına ait mobil araçta kan bağışında da bulundu. "Birbirimize candan bağlıyız" sloganıyla ile gerçekleşen kan bağış kampanyası yoğun ilgi gördü.
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:35
Yeşilhisar İlçe Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi
İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan başkanlığında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısı; İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan hizmet başkanları, başkan yardımcıları ve Yeşilhisar ilçesinde görevli sağlık yöneticilerinin katılımıyla yapıldı. İl Sağlık Müdürlüğü ek hizmet binasında gerçekleşen toplantıda; Yeşilhisar ilçesinde sunulan sağlık hizmetleri hazırlanan sunum eşliğinde kapsamlı şekilde değerlendirildi. İlçedeki sağlık kuruluşlarının mevcut durumu, hastane hizmetlerinin etkinliği, aile hekimliği uygulamaları ve halk sağlığı çalışmaları gibi pek çok başlık ele alındı. Ayrıca 2024 yılı ile 2025 yılının ilk 6 aylık verileri karşılaştırılarak hizmet süreçleri analiz edildi. Toplantının sonunda açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Erşan; "Yeşilhisar’da yürüttüğümüz sağlık hizmetlerini sadece rakamlarla değil, sahadaki etkileriyle de değerlendirdik. İlçenin coğrafi yapısını, nüfus özelliklerini ve sağlık ihtiyaçlarını gözeterek atacağımız adımların, hizmet kalitesini daha da yukarı taşıyacağına inanıyorum. Bugün geldiğimiz noktada Yeşilhisar’daki sağlık hizmetleri güçlü bir konumda. Bu başarıda emeği olan, sahada ve idari kademelerde görev yapan tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:32
Bayburt’ta hiç dişi olmayan hasta implant tedavisiyle yeni dişlerine kavuştu
Bayburt Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde tamamen dişleri olmayan bir hastaya implant tedavisi uygulandı. Tedavi sonrası hasta, yeni dişlerine kavuştu. Merkezde görevli Uzm. Dt. Sefa Merve Arıkan tarafından gerçekleştirilen ameliyatta hastaya 13 adet implant yerleştirildi. Diş implantı, çene kemiğine yerleştirilen ve eksik dişlerin işlevini üstlenen yapay diş kökleri olarak biliniyor. Genellikle dişini kaybetmiş veya hiç dişi bulunmayan hastalara uygulanan bu yöntem, hem estetik görünüm hem de çiğneme fonksiyonunun yeniden kazanılmasını sağlıyor. Tedavinin ardından hastanın, iyileşme süreci tamamlandığında normal beslenme ve konuşma yetilerini rahatlıkla kullanabileceği öğrenildi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:15
Iğdır’da pasta zehirlenmesi vakası daha: 7 kişi hastanelik oldu
Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Iğdır’da iki hafta önce aynı işletmeden pasta aldıktan sonra mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvuran 40’ı çocuk, 39’u yetişkin toplamda 79 kişi gıda zehirlenmesi yaşadı. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bu kez farklı bir pastaneden alınan yaş pastayı tüketen 7 kişi, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Rahatsızlanan vatandaşlar, acil serviste tedavi altına alındı. Hastanede yapılan ilk tetkikler sonucu gıda zehirlenmesi tanısı konuldu. Zehirlenen kişilerden 4’ü ayakta tedavi edilerek taburcu edilirken, 3 kişinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve hastanedeki tedavilerinin üçüncü gününde sürdüğü öğrenildi. Yediği pastadan dolayı zehirlenen ve küçük çocuğu olan Zeynep Özdemir; "Pazartesi günü gassalık kursundan çıktıktan sonra arkadaşım ve çocuklarım ile 12.30 gibi pastaneye gittik. Pastanede her birimiz, dilim pasta alarak çocuklarımla beraber yedik. Eve gidince, saat gece 24.00 gibi hafif rahatsızlanmaya başladım. Saat gece 3 3 buçuk gibi fenalaşmaya başladım. Sabaha karşı kimse olmayınca çocuklarımı evde bırakıp hastaneye geldim. Hastanede ilk teşhis olarak salgından hastalandığım düşünülerek herhangi bir şey yapılmadı. Emzirme durumum nedeniyle sadece serum verilerek beni eve gönderdiler. Gönderdikten sonra saat 7 gibi gelince tekrar eve gittim. Saat 12 gibi yine rahatsızlandım. Hastaneden yine emzirme durumumdan dolayı ve salgın düşünülerek geri gönderildim. Ondan sonra arkadaşım beni arayarak, ’Zeynep sen pasta yediğin halde kötü oldun mu, hasta mısın’ Bende ’evet’ deyince bana ’neden beni aramadın, ben hasta olduğum için arayamadım. biz şu an hastanedeyiz’ dedi. Arkadaşım öyle deyince bende tekrar hastaneye gittim. Doktora zehirlendiğimi söyledim. Benden ilk iki gidişte tahlil alınmamıştı. Üçüncü sefer benden tahlil alındı. Tahlil sonuçlarımdan zehirlendiğim anlaşıldı. Beni daha sonra yatırdılar. Üç gündür burada hastanede tedavi görüyorum. Serum ve antibiyotik ile kanım temizleniyor. Kanım zehirlenmişti. Nabzım, ateşim vardı. Tansiyonum çok düşmüştü. Ateşim yükseldiğinde dolayı sürekli tedavi almak için şu an yatırılmış durumdayım. Ben bu durumdan şikayetçiyim" dedi. Zehirlendiğini öğrendikten sonra İl Tarım Müdürlüğü’nü arayarak pastaneden şikayetçi olduğunu söyleyen Özdemir, daha sonra müdürlüğün kendisine kimsenin aramadığını söylediğini belirterek; "Ben kendim Tarım İl Müdürlüğü’nü arayarak Sevgi Pastanesi’nden şikayetçi olduğumu söyledim. Daha sonra bu olay çıkınca İl Tarım Müdürlüğü bize benim aramamın olmadığını söylediler. Şu an telefon arama kaydımda onları aradığıma dair kayıt var. Bu numara çünkü oraya ait. Nasıl aramadığımı söylüyorlar. Bu numara işte onlara ait. Bu olayın üzerini kapatsın istemiyorum. Ben bu durumdan şikayetçiyim. Benim çocuklarım ben ve arkadaşların perişan olduğu halde bu olayı kapatıyorlar" dedi. Iğdır’da benzer bir zehirlenmenin önceki haftalarda olduğu halde düzenli denetim yapılmadığı için kendilerinin bu durumda olduğunu dile getiren Özdemir; "Bundan 2-3 hafta önce haberlerde ve sosyal medyada Köşem Pastanesi’nde bir zehirlenme olduğunu gördüm. Bu zehirlenmeler olduğu halde neden denetimler iyice yapılmıyor. Tekrar bu durumlar yaşanıyor, insan hayatı bu kadar mı ucuz. Ben Iğdır İl Tarım Müdürlüğü’ne, Iğdır Valiliği’ne, Iğdır Belediyesi’ne sesleniyorum. Gerçekten bir şeyler yapsınlar. Bu kadar pastane var. Yaz sıcaklığında 3 hafta pastalar bekletiliyor. Bunlar neden imha edilmiyor. Hijyen olsaydı biz bu durumda olmazdık. Kimse sessiz olmasın sizlerde bizim durumumuza düşebilirsiniz" dedi. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan zehirlenme vakasında resmi sonuçlara göre 79 kişi zehirlenişti. Zehirlenme olayından sonra pastaların alındığı yer işlemeye devam ettiği halde alınan tahlil sonuçları ile ilgili herhangi açıklama yapılmadı.
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:10
Iğdır’da bir yaş pasta zehirlenmesi vakası daha: 7 kişi hastanelik oldu
Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Iğdır’da iki hafta önce aynı işletmeden pasta aldıktan sonra mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvuran 40’ı çocuk, 39’u yetişkin toplamda 79 kişi gıda zehirlenmesi yaşadı. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bu kez farklı bir pastaneden alınan yaş pastayı tüketen 7 kişi, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Rahatsızlanan vatandaşlar, acil serviste tedavi altına alındı. Hastanede yapılan ilk tetkikler sonucu gıda zehirlenmesi tanısı konuldu. Zehirlenen kişilerden 4’ü ayakta tedavi edilerek taburcu edilirken, 3 kişinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve hastanedeki tedavilerinin üçüncü gününde sürdüğü öğrenildi. Yediği pastadan dolayı zehirlenen ve küçük çocuğu olan Zeynep Özdemir; "Ben Pazartesi günü gassalık kursundan çıktıktan sonra arkadaşım ve çocuklar ile 12.30 gibi biz pastaneye gittik. Biz oraya gittikten sonra her birimiz bize dilim pasta aldık. Çocuklarım biraz yedikten sonra ben de yedim tabi. Biz eve gidince işte saat gece 24:00 gibi hafif rahatsızlanmaya başladım. Saat gece üç, üç buçuk gibi fenalaşmaya başlayınca, sabaha doğru kimse olmayınca çocuklarımı evde bırakıp hastaneye geldim. Hastanede ilk teşhis olarak salgından hastalandığım düşünülerek herhangi bir şey yapılmadı. Emzirme durumunum nedeniyle sadece serum verilerek beni eve gönderdiler. Gönderdikten sonra işte saat yedi gibi gelince tekrar eve gittim. Saat 12 gibi yine rahatsızlandım. Hastaneden yine emzirme durumumdan dolayı ve salgın düşünülerek geri gönderildim. Ondan sonra arkadaşım beni aradı. Zeynep dedi, sen pasta yediğin halde kötü oldun mu, hasta mısın? Bende evet deyince bana neden beni aramadın, dedi. Ben hasta olduğum için arayamadım. biz şu an hastanedeyiz" dedi. Arkadaşım öyle deyince bende tekrar hastaneye gittim. Doktora zehirlendiğimi söyledim. Benden ilk 2 gidişte tahlil alınmamıştı. 3.sefer benden tahlil alındı. Tahlil sonuçlarımdan zehirlendiğim anlaşıldı. Beni daha sonra yatırdılar. Üç gündür burada hastanede tedavi görüyorum. Serum ve antibiyotik ile kanım temizleniyor. Kanım zehirlenmişti. Nabzım, ateşim vardı. Tansiyonum çok düşmüştü. Ateşim yükseldiğinde dolayı sürekli tedavi almak için şu an yatırılmış durumdayım. Ben bu durumdan şikayetçiyim" dedi. Zehirlendiğini öğrendikten sonra İl Tarım Müdürlüğünü arayarak pastaneden şikayetçi olduğunu söyleyen Özdemir daha sonra müdürlüğün kendisine kimsenin aramadığını söylediğini belirterek; "Ben kendim Tarım İl Müdürlüğünü arayarak Sevgi Pastanesinden şikayetçi olduğumu söyledim. Daha sonra bu olay çıkınca İl Tarım Müdürlüğü bize benim aramamın olmadığını söylediler. Şu an telefon arama kaydımda onları aradığıma dair kayıt var. Bu numara çünkü oraya ait. Nasıl aramadığımı söylüyorlar. Bu numara işte onlara ait. Bu olayın üzerini kapatsın istemiyorum. Ben bu durumdan şikayetçiyim. Benim çocuklarım ben ve arkadaşların perişan olduğu halde bu olayı kapatıyorlar" dedi. Iğdır’da benzer bir zehirlenmenin önceki haftalarda olduğu halde düzenli denetim yapılmadığı için kendilerinin bu durumda olduğunu dile getiren Özdemir; " Bundan 2-3 hafta önce haberlerde ve sosyal medyada Köşem Pastanesinde bir zehirlenme olduğunu gördüm. Bu zehirlenmeler olduğu halde neden denetimler iyice yapılmıyor. Tekrar bu durumlar yaşanıyor, insan hayatı bu kadar mı ucuz. Ben Iğdır İl Tarım Müdürlüğüne, Iğdır Valiliğine, Iğdır Belediyesine sesleniyorum. Gerçekten bir şeyler yapsınlar. Bu kadar pastane var. Yaz sıcaklığında 3 hafta pastalar bekletiliyor. Bunlar neden imha edilmiyor. Hijyen olsaydı biz bu durumda olmazdık. Kimse sessiz olmasın sizlerde bizim durumumuza düşebilirsiniz" dedi. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan zehirlenme vakasında resmi sonuçlara göre 79 kişi zehirlenişti. Zehirlenme olayından sonra pastaların alındığı yer işlemeye devam ettiği halde alınan tahlil sonuçları ile ilgili kamuoyuna herhangi resmi kurumdan açıklama yapılmadı. (SY-NK)
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:08
Tunceli’de sorunlara hızlı müdahale
Tunceli’de, vatandaşlar tarafından dile getirilen sorunlar Vali Şefik Aygöl’ün talimatıyla son derece hızlı şekilde çözüme kavuşturuluyor. Geçtiğimiz günlerde Munzur Çayı kıyısında bulunan Mameki Parkı’nı ziyaret eden Vali Şefik Aygöl, vatandaşların lavabo ihtiyaçlarını giderme konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirtmeleri üzerine ilgililere talimat vererek parka, seyyar lavabo konulmasını sağladı. Öte yandan sosyal medya üzerinden 15 Temmuz Şehitler Parkı’ndaki eksikliklerin giderilmesi konusunda çağrı yapan vatandaşların bu çağrısı Tunceli Valisi Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl tarafından anında karşılık buldu. Vali ve Belediye Başkan Vekili Aygöl, parktaki çimlerin biçilmesi ve bakım çalışmalarına başlanması için ekiplere talimat verdi. Yürüyüş yolunu daha güvenli ve konforlu hale getirmek için titizlikle çalışan ekipler, parkta genel temizlik ve düzenleme çalışması da gerçekleştirdi. Belediyeden yapılan açıklamada, "Her bir geri bildiriminiz, şehrimizi birlikte güzelleştirme yolunda bize ışık tutuyor. Tunceli’yi birlikte koruyor, birlikte geliştiriyoruz" denildi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 13:28
Dr. Mert Müslehiddinoğlu: "Anne sütü en kıymetli besinimizdir"
Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mert Müslehiddinoğlu; 1-7 Ağustos Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, anne sütünün bebek sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Anne sütünün dünyadaki en değerli, en doğal ve bebek gelişimine en fazla katkı sağlayan besin olduğunu vurgulayan Dr. Müslehiddinoğlu, "Anne sütü hala bizim en kıymetli besinimizdir. ‘Altın Bebek Dostu Hastane’ unvanına sahip hastanemizde doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında hem anne hem de bebeklerimiz için gerekli eğitim ve teşvikler sağlanmaktadır. Unutmayın ki en değerli besin maddesi anne sütüdür" dedi. Dr. Müslehiddinoğlu, anne sütünün doğumdan hemen sonra gelen ve antikor bakımından çok zengin olan ilk süt ile bebeğin ilk aşısı niteliğinde olduğunu belirtti. Anne sütünün enfeksiyonlara, özellikle solunum yolu, mide ve bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu etkisine dikkat çeken Müslehiddinoğlu, içerdiği özel yağ asitleri sayesinde beyin gelişimini desteklediğini ifade etti. Emme refleksinin çene kaslarını çalıştırarak ağız ve diş gelişimine katkı sağladığını aktaran Müslehiddinoğlu, anne sütüyle beslenen bebeklerde ilerleyen yıllarda obezite ve diyabet riskinin daha düşük olduğuna vurgu yaparak anne sütünün hem fiziksel hem de zihinsel gelişim açısından vazgeçilmez olduğunu söyleyerek tüm annelere bebeklerini emzirmeleri konusunda çağrıda bulundu.
08 Ağustos 2025 Cuma - 13:14
Dr. Mert Müslehiddinoğlu: "Anne sütü en kıymetli besinimizdir"
Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mert Müslehiddinoğlu; 1-7 Ağustos Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, anne sütünün bebek sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Anne sütünün dünyadaki en değerli, en doğal ve bebek gelişimine en fazla katkı sağlayan besin olduğunu vurgulayan Dr. Müslehiddinoğlu; "Anne sütü hala bizim en kıymetli besinimizdir. ‘Altın Bebek Dostu Hastane’ unvanına sahip hastanemizde doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrasında hem anne hem de bebeklerimiz için gerekli eğitim ve teşvikler sağlanmaktadır. Unutmayın ki, en değerli besin maddesi anne sütüdür" dedi. Dr. Müslehiddinoğlu; anne sütünün doğumdan hemen sonra gelen ve antikor bakımından çok zengin olan ilk süt ile bebeğin ilk aşısı niteliğinde olduğunu belirtti. Anne sütünün enfeksiyonlara, özellikle solunum yolu, mide ve bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu etkisine dikkat çeken Müslehiddinoğlu, içerdiği özel yağ asitleri sayesinde beyin gelişimini desteklediğini ifade etti. Emme refleksinin çene kaslarını çalıştırarak ağız ve diş gelişimine katkı sağladığını aktaran Müslehiddinoğlu; anne sütüyle beslenen bebeklerde ilerleyen yıllarda obezite ve diyabet riskinin daha düşük olduğuna vurgu yaparak anne sütünün hem fiziksel hem de zihinsel gelişim açısından vazgeçilmez olduğunu söyleyerek tüm annelere bebeklerini emzirmeleri konusunda çağrıda bulundu.
08 Ağustos 2025 Cuma - 12:31
Elazığ’da Dünya Emzirme Haftası etkinlikleri
Dünya Emzirme Haftası kapsamında Elazığ’da çeşitli etkinlikler düzenlendi. Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütü ve emzirmenin önemine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak üzere etkinlikler düzenlendi. Bu çerçevede İl Sağlık Müdürlüğü girişinde ve müdürlüğe bağlı sağlık tesislerde kurulan stantlarda anne ve anne adaylarına emzirmenin önemi anlatıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder