Son Dakika
|
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
DÜNYA
Zuhal Böcek’in ifadeleri ortaya çıktı
Antalya Büyükşehir iştiraki ANSET’e operasyonda 14 şüpheli tutuklandı
Başakşehir’de akaryakıt istasyonunda tekmeli yumruklu kavga
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Ankara’dan ayrılıyor
İtalya’da şampiyon Inter
Uşak’ta 7 aracın karıştığı zincirleme kaza: 4 ölü, 34 yaralı
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Kavaklı’da dere taştı: İşçiler kepçeyle taşındı
Trump: "(İran) Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır"
Merz: "Tahran müzakere masasına dönmeli, bölgeyi ve dünyayı rehin almaktan vazgeçmeli"
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Vershinin’den Anıtkabir’e ziyaret
Gaziantep’te eğitime fırtına engeli
CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a ABD ordusundan uzak durması uyarısı
İnegöl’de sular altında kalan araziler havadan görüntülendi
SAĞLIK
Bayburt Devlet Hastanesinde nisan ayında 46 bin 420 hasta muayene edildi
05 Mayıs 2026 Salı - 10:01:51
Bayburt Devlet Hastanesinde nisan ayında 46 bin 420 hasta muayene edildi. Hastanede aynı dönemde 275 ameliyat gerçekleştirilirken, acil serviste 13 bin 614 hastaya sağlık hizmeti verildi. Hastane verilerine göre, nisan ayında MHRS üzerinden randevulu 12 bin 619, MHRS dışı ayaktan 20 bin 187 hasta muayene oldu. Acil servis başvurularıyla birlikte toplam ayaktan bakılan hasta sayısı 46 bin 420’ye ulaştı. 1-30 Nisan tarihleri arasında polikliniklere başvurarak muayene olan hasta sayıları şu şekilde: Uzman aile hekimliği: Bin 644 Anestezi polikliniği: 211 Beyin cerrahisi polikliniği: Bin 471 Cildiye polikliniği: 652 Çocuk hastalıkları polikliniği: 2 bin 415 Çocuk ve ergen ruh sağlığı: 263 Enfeksiyon hastalıkları: 99 Fizik tedavi polikliniği: Bin 516 Genel cerrahi polikliniği: Bin 335 Göğüs cerrahisi polikliniği: 176 Göğüs hastalıkları polikliniği: 770 Göz hastalıkları polikliniği: 2 bin 323 İç hastalıkları polikliniği: 5 bin 535 Kadın hastalıkları polikliniği: 2 bin 521 Kalp damar cerrahisi: 431 Kardiyoloji polikliniği: Bin 893 Kulak burun boğaz polikliniği: Bin 457 Nöroloji polikliniği: Bin 784 Ortopedi polikliniği: 3 bin 321 Plastik cerrahi polikliniği: 212 Ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniği: Bin 323 Sigara bırakma polikliniği: 9 Üroloji polikliniği: Bin 445 Acil servis: 13 bin 614 Hastanede aynı dönemde 275 ameliyat ve 74 lokal ameliyat gerçekleştirildi. Ayrıca 78 endoskopi, 58 kolonoskopi, 2 bronkoskopi ve 53 anjiyo işlemi yapıldı. Gebe okulundan yararlanan danışan sayısı ise 22 oldu.
05 Mayıs 2026 Salı - 09:54
Dünya Astım Günü’nde Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Çetin’den açıklamalar
Medical Point Gaziantep Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Çetin, Dünya Astım Günü ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Toplumda yaygın olarak görülen kronik solunum yolu hastalıklarından biri olan astımın, hava yollarında daralma ve iltihaplanma ile seyrettiğini belirten Uzm. Dr. Demet Çetin, hastalığın en sık görülen belirtilerinin nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi ve öksürük olduğunu ifade etti. Bu şikayetlerin özellikle gece saatlerinde ve sabaha karşı artış gösterebildiğine dikkat çekti. Astımı tetikleyen faktörler hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Demet Çetin, ev tozu akarları, polenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve solunum yolu enfeksiyonlarının atakları artırabileceğini belirterek, hastaların bu tetikleyicilerden mümkün olduğunca uzak durmaları gerektiğini söyledi. Astımın tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık olmadığını ancak uygun tedavi ile kontrol altına alınabileceğini dile getiren Uzm. Dr. Demet Çetin, "Düzenli ilaç kullanımı, doğru inhaler teknikleri ve hekim kontrolü sayesinde hastalar sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebilir. Tedaviye uyum, hastalığın kontrolünde en önemli faktörlerden biridir" dedi. Dünya Astım Günü’nün, astım konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı amaçladığını belirten Uzm. Dr. Demet Çetin, solunum şikayetleri yaşayan bireylerin erken tanı ve tedavi için vakit kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmalarının önemine dikkat çekti.
05 Mayıs 2026 Salı - 09:35
Uzmanı uyardı: "Erken teşhis edilmeyen şaşılık kalıcı hasarlara yol açabilir"
Çocuklarda şaşılık teşhisinde geç kalınmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, düzenli göz muayenelerinin önemine dikkat çekti. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Candan Karaca, çocuklarda şaşılık teşhisinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak aileleri uyardı. Dr. Karaca, "Şaşılık 3 yaşına kadar belirti vermeyebilir. Geç kalınırsa kalıcı göz tembelliği dediğimiz ambliyopi gelişebilir. Özellikle 3-7 yaş arası tedavi için altın çağdır" dedi. "Belirti vermeden gizli ilerleyebilir" Çocuklarda sıkça rastlanan ancak ihmal edilebilen şaşılığın (göz kayması) yalnızca estetik bir sorun olmadığına dikkat çeken Opr. Dr. Candan Karaca, "Tedavi edilmediği takdirde çocuğun görsel, akademik ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu rahatsızlık 3 yaşına kadar hiçbir belirti vermeden gizlice ilerleyebilir. Tedavi edilmediğinde gözün odaklanma yeteneği zarar görür, okul çağında başarısızlıklara yol açar ve çocuklarda özgüven kaybı ile psikolojik sorunlara neden olabilir" diye konuştu. Okul başarısızlığı ve psikolojik etkiler Geç kalınan teşhis ve tedavi sürecinin çocuklardaki risklerine değinen Karaca, şunları söyledi: "Uyum kayıpları (akodomasyon): Gözün odaklanma yeteneği bozulur. Akademik başarısızlık: Okuma ve odaklanma güçlüğü nedeniyle derslerde ciddi düşüşler yaşanır. Psikolojik sorunlar: Gözdeki kayma çocuğun özgüvenini zedeleyerek topluma uyumunu zorlaştırır. Rutin taramalar hayati önem taşıyor. Ailelere çocuklarında hiçbir şikayet olmasa dahi rutin göz muayenelerini ihmal etmemelidir. Erken teşhis sayesinde şaşılık ve beraberinde getirdiği göz tembelliği, kalıcı hasar bırakmadan tedavi edilebiliyor."
05 Mayıs 2026 Salı - 09:34
"Polenler ve hava kirliliği astımı tetikliyor"
Astımın hava yollarında kronik iltihaplanmaya bağlı gelişen ve yaşam kalitesini etkileyen önemli bir solunum yolu hastalığı olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı. Dr. Öğr. Üyesi Berivan Usta, "Astımın toplumda görülme sıklığı yaklaşık yüzde 9 civarındadır. Son yıllarda hastalığın görülme oranında artış söz konusudur. Egzoz dumanı, ev tozu akarları, polenler, küf ve kimyasal kokular en önemli tetikleyiciler arasında yer alır. İklim değişikliğiyle birlikte polenler daha uzun süre havada kalır ve bu durumda atak sıklığını artırabilir" dedi. VM Medical Park Florya Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Berivan Usta, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Astımın nefes darlığı, hırıltı ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösterdiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Hastalar çoğu zaman şikâyetleri azaldığında hastalığın geçtiğini düşünerek tedaviyi bırakabiliyor. Oysa astım kronik bir hastalıktır ve belirtiler olmasa da altta yatan süreç devam eder" şeklinde konuştu. "Hava kirliliği ve yaşam tarzı etkili" Astımın artışında hava kirliliği, çarpık kentleşme, sigara kullanımı ve değişen yaşam tarzının etkili olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Egzoz dumanı, ev tozu akarları, polenler, küf ve kimyasal kokular en önemli tetikleyiciler arasında yer alır. İklim değişikliğiyle birlikte polenler daha uzun süre havada kalır ve bu durumda atak sıklığını artırabilir" diye konuştu. "Çocuklarda daha farklı seyredebiliyor" Çocukluk çağında görülen astımın çoğunlukla alerjik kökenli olduğunu ve yaşla birlikte hafifleyebildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Usta, yetişkinlerde ise hastalığın daha kalıcı olma eğiliminde olduğunu ifade etti. "Tedaviyle kontrol mümkün" Astımın tamamen ortadan kalkmasa da doğru tedaviyle kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Düzenli ilaç kullanımı ve hekim takibiyle hastalar şikâyetsiz bir yaşam sürdürebilir. En önemli hata ise hastanın kendini iyi hissettiğinde tedaviyi bırakmasıdır" şeklinde konuştu. "Astım krizinde hızlı müdahale önemli" Astım atağı sırasında hastanın sakin kalmasının önemli olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Hızlıca ilaç kullanımı sağlanmalıdır. Konuşmada güçlük, dudaklarda morarma gibi belirtiler acil durum işaretidir. Bu durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. "Günlük yaşamda alınacak önlemler" Astım hastalarının yaşam tarzına dikkat etmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Usta, "Ev ortamında toz ve alerjenler azaltılmalıdır. Düzenli havalandırma ve sigaradan uzak durmak önemlidir. Ayrıca ağır kokulu temizlik ürünlerinden kaçınılmalı, nevresimlerin sık yıkanması ve sağlıklı kilonun korunması da hastalık kontrolünde etkilidir. Astım kontrol altında olduğu sürece spor yapmak da faydalıdır. Düzenli egzersiz, akciğer kapasitesini artırarak hastalığın yönetimine katkı sağlar" diyerek sözlerini tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
2
03 Mayıs 2026 Pazar- 19:03
Üniversiteli sağlık öğrencilerinden köyde sağlık taraması
3
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 10:19
Bel ağrısının ilacı planlı hareket
4
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:41
Bahar aylarında çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonlarına dikkat
5
04 Mayıs 2026 Pazartesi- 09:08
Erzurum’da tıbbın geleceği konuşuldu: Medaı’26 zirvesi sona erdi
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:36
Okul ayakkabısı seçimi, ayak sağlığı açısından önemli
Okul zilinin çalmasına az bir zaman kala okula dönüş alışverişi ön plana çıkmaya başladı. Okula dönüş harcamalarında en önemli kalemler; kıyafet, ayakkabı ve kırtasiye malzemeleri oluyor. Çocukların bedensel gelişiminin en doğru şekilde ilerlemesi için ayak sağlığı büyük önem taşıyor. Ayak gelişimini düzgün bir şekilde tamamlayan çocukların yetişkinlikte omurga problemleri minimumda oluyor. Ayakkabı seçiminin ayak sağlığı açısından da önemli olduğunun altını çizen Sorteks Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdem Yılmaz, "Ayakkabı seçimi çocukların yalnızca bugünü için değil, gelecekteki sağlığı için de büyük önem taşıyor. Aileler kaliteli ürünü uygun fiyatlı olarak almak istiyor. Aldıkları ürünü hem okulda hem günlük hayatta kullanmak istiyor. Sağlıklı olsun istiyor. Tabi çocuklarının sevmesi ve beğenmesi de önemli" dedi. Konforlu bağcıklı modeller, ergonomik tabanlar ve dayanıklı tasarımlar ebeveynlerin öncelikli tercihi olurken, sürdürülebilir ve akıllı ayakkabılar pazardaki yerini artırıyor. Yılmaz, konuyla "Türk aileleri kaliteye ve dayanıklılığa önem veriyor. Ebeveynler artık sadece fiyat değil; ergonomi, sağlık ve uzun ömür gibi kriterlerle alışveriş yapıyor. Yani akıllıca alışveriş yapmak ülkemizde de yükselen bir trend. Türkiye ayakkabı sektöründe Avrupa’nın en yüksek üretim kapasitesine sahip ülkelerden bir tanesi. Bu sebeple üretilen ürünler hem kaliteli oluyor hem de yabancı markalara göre daha uygun fiyatlı satılıyor. Bazı markalar yabancı rakiplerine kıyasla çok daha sağlıklı ve anatomik yapısıyla dikkat çekiyor. Çocukların ayakları çok hızlı büyüyor. Aileler sezon başında aldıkları ürünü yarım sezon sonrasında kullanamayabiliyorlar. Bu sebeple ailelerin bütçelerini çok zorlamayacak fakat aynı zaman çocuklarının ayak sağlığını da garantiye alacakları ürünlere yönelmesini tavsiye ediyoruz. Çok ucuz ürünlerin anatomik bir yapısı bulunmuyor ve hava aldırmayan bir yapıya sahip oldukları için çocukların ayak sağlığını bozuyor" dedi. Podolog Lara Çorapçı da, ayakkabı seçerken dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı: "Doğru numara: Ayakkabı ayakları sıkmamalı, parmakların rahatça hareket edebileceği alan bırakılmalı. Esnek ve kaydırmaz taban: Çocuklar gün boyu koşuyor, oynuyor. Bu yüzden kaydırmaz ve esnek tabanlar önemli. Hafif malzeme: Hafif ayakkabılar çocukların enerjisini kısıtlamaz, gün boyu rahatça hareket etmelerini sağlar. Ayak desteği: Ayak şekline uyum sağlayan hafızalı (flex foam) tabanlar, çocukların ayak sağlığını korumaya yardımcı olur. Nefes alan kumaşlar: Terlemeyi önleyen, hava geçirgenliği yüksek malzemeler tercih edilmeli".
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:05
Yaz aylarında çocukların diş sağlığı için önemli uyarılar
Yaz aylarında artan dondurma ve şeker tüketimi çocukların diş sağlığı açısından risk oluşturuyor. Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Büşra Koca, çocukların tatlı tüketiminin tamamen yasaklanmaması ve tatlı sonrası mutlaka diş bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yaz mevsimiyle birlikte çocukların dondurma ve şekerli yiyeceklere olan ilgisi artıyor. Bu durum ağız ve diş sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Büşra Koca, diş fırçalama alışkanlığının küçük yaşta kazandırılmasının önemine dikkat çekerek ailelere önemli uyarılarda bulundu. "Yasaklamak yerine doğru alışkanlıklar kazandırmalıyız" Ailelerin süreci oyunlaştırarak çocuklara keyifli hale getirebileceğini belirten Dt. Koca, yazın çocuklarda dondurma ve şeker tüketme isteğinin arttığını, bu isteğin kısıtlanmasının doğru olmadığını söyledi. Ancak bu gıdaların tüketiminden sonra mutlaka diş bakımının yapılması ve fırçalama süresinin en az 2 dakika olması gerektiğini vurguladı. Çikolata, dondurma ve şekerli gıdaların diş çürüklerine yol açabileceğine dikkat çeken Dt. Koca, hastalarına kesin yasak koymadığını, ancak haftada bir gün sınırlandırılmış şekilde tüketmelerini önerdi. Koca, "Tüketim sonrası dişlerin mutlaka fırçalanması şart" dedi. Diş fırçalamak tüm ağız sağlığı için önemli Diş fırçalamanın yalnızca diş sağlığı için değil, diş etleri ve genel ağız bakımı açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Dt. Koca, çocukluk çağında kazandırılan bu alışkanlıkların ömür boyu devam edeceğini söyledi. Dt. Koca, "Çocuklara küçük yaşta ağız bakımını öğretirsek, bu ileride alışkanlık haline gelir. Elbette çocuklar dondurma, çikolata, şekerli şeyler tüketebilir. Ancak tek istediğimiz diş fırçalamamızı ihmal etmeyeceğiz. Bu alışkanlığı kazanmadan hiçbir tüketim sağlıklı değil" şeklinde konuştu.
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:02
Sanal kumarın karanlık yüzü
Sanal kumar bağımlılığı, teknolojinin gelişmesiyle birlikte giderek artan bir halk sağlığı sorununa dönüşüyor. Online bahis, slot makineleri ve canlı casinolar yalnızca maddi çöküşe değil, ağır psikolojik sorunlara, intihar düşüncelerine ve aile içi yıkımlara yol açıyor. Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal ortamda oynanan kumar ve bahis oyunlarının yalnızca eğlencelik bir aktivite değil, ciddi bir bağımlılık riski taşıdığını belirterek, "Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, son bir yıl içinde dünya genelinde yetişkinlerin yüzde 46,2’si ve ergenlerin yüzde 17,9’u en az bir kez kumar oynadı. Yetişkinlerde kumar bağımlılığı oranı ise yüzde 0,1 ile yüzde 5,8 arasında değişiyor. Çevrim içi casinolar, slot makineleri ve mobil uygulamalar aracılığıyla oynanan sanal bahisler, kontrolsüzce artıyor. Kumarın psikolojik etkileri, sadece kayıplarla sınırlı değil. Kumar bağımlılarının yüzde 50’sinden fazlası yaşamlarının bir döneminde intiharı düşünüyor. Bu bireylerin yüzde 17-20’si intihar girişiminde bulunmuş durumda. Bu oran, genel toplumda görülen intihar girişim oranının 5-10 katı" dedi. Bağımlılıkla birlikte bireyde kontrol kaybı, sosyal izolasyon, finansal çöküş, depresyon ve suçluluk duygularının geliştiğini belirten Ögel, "Yaklaşık dörtte biri en az bir kez intihar girişiminde bulunuyor. Bu, kumar bağımlılığının ciddiyetini ve karmaşıklığını açıkça ortaya koyuyor. Her ne kadar tüm bağımlılıklar ortak bir biyolojik zeminde buluşsa da kumar bağımlılığı madde bağımlılıklarından önemli farklarla ayrışıyor. Kumar bağımlılığı, DSM-5’te madde kullanım bozuklukları başlığı altında yer alan tek davranışsal bağımlılıktır. Fiziksel yoksunluk değil; huzursuzluk, anksiyete ve kazanma arzusu gibi psikolojik belirtiler öne çıkar." Ayrıca, kumarda "soyut ödül beklentisi" bireyin gerçeklik algısını bozabiliyor. Kumar bağımlılarında prefrontal korteks işlevselliği azalırken, dürtüsel kararlar alan limbik sistem baskın hale geliyor. "Neredeyse kazandım" gibi yanıltıcı deneyimler de risk alma davranışını sürekli olarak tetikliyor" dedi. Klinik Psikoloğu Elif Sena Özata, "Kumar bağımlılığı en sık 18-35 yaş arasında ortaya çıkıyor. Gençler, orta yaşa kıyasla 1,5 kat daha yüksek kumar eğilimi gösteriyor. Cinsiyet farkı ise dikkat çekici. Erkeklerde kumar bağımlılığı oranı kadınlara göre 3-4 kat daha fazla. Ancak kadınlar bir kez başladıktan sonra bağımlılığa daha hızlı ve keskin bir şekilde sürüklenebiliyor" dedi. Özata, kumar bağımlılığının yalnızca bireyi değil, ailesini de etkilediğini belirterek ailelerin sürece aktif olarak dahil olması gerektiğini belirterek, "Kumar borçlarını kapatmayın. Bu davranış, bağımlılığı pekiştirir. Sadece bağımlı bireye odaklanmayın. Diğer aile üyelerine de vakit ayırın. Kendi psikolojik destek sürecinizi başlatın. Grup terapilerine katılarak dayanışma hissini güçlendirin. Bağımlılık tedavisi uzun, zorlu ama umut dolu bir süreçtir. Ailenin bilinçli desteği tedavinin gidişatını olumlu yönde etkiler. Genetik yatkınlık, erken yaşta başlama, düşük özdenetim ve stresle başa çıkma yöntemleri kumar davranışını tetikliyor. Dijital ortamda erişimin kolaylığı ve sosyal medya tarafından sunulan "hızlı zenginleşme" illüzyonu da riski artırıyor" dedi. Klinik Psikoloğu Muhammed Yusuf Babacan da, kumar bağımlılarında yoğun duygusal yoksunluk yaşandığını ifade ederek, "Terleme, baş ağrısı ve çarpıntı gibi fiziksel belirtiler görülse de asıl kriz duygusal boyutta yaşanıyor. Kişi yoğun çaresizlik, depresyon, uyku bozuklukları, iştahta artma ve azalma, huzursuzluk ve kumar oynamaya karşı aşırı bir istekle mücadele eder. Bu, ciddi bir psikiyatrik bozukluktur. Canlı bahis sistemleri her an, her yerden erişilebilir hale geldi. Hızlı sonuç veren yapılarıyla beyni daha hızlı etkileyip bağımlılığı tetikliyor. Artan erişim kolaylığı, kumarı kontrolsüz ve sürekli hale getiriyor. Özellikle gençler, 24 saat erişilebilir bu sistemlere karşı savunmasız durumda" dedi. Babacan, ailelere şu önerilerde bulundu: "Sakin olun, hemen müdahale etmeyin. Önce doğru bilgiye ulaşın. Sabırlı olun. Kişi bıraktıktan sonra tekrar başlayabilir; bu sürecin doğasında vardır. Borçları kapatmayın. Bu, bağımlılığı pekiştirir. Borç, kişi tarafından yapılandırılarak ödenmelidir. Hayatınıza devam edin. Tüm odağı bağımlı birey üzerine kurmayın. Pozitif yönlere odaklanın. Mücadele edilen yolu ve kazanımları görmek motivasyonu artırır".
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:08
Eskişehir UMKE ekibi, 158 personeli ile afetlere hazır
Eskişehir Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), il genelinde 158 personeli ile ’Acil Yardım Birimi’ adı altında afetlerde ve her türlü saha şartında hizmet vermek için hazır bekliyor. Eskişehir UMKE ekibi adına Eskişehir Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı ile Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ve UMKE Sorumlusu Halil Sönmez, 4-10 Ağustos Ulusal UMKE Haftası dolayısıyla yapılan çalışmalar hakkında konuştu. İl genelinde 158 personelin çalıştığı UMKE Eskişehir ekibi son olarak Seyitgazi’de çıkan yangınlarda etkin rol oynadı. Eskişehir Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı, 6 adet arazi aracı ile sahada görev yapan UMKE Eskişehir ekibi sadece sağlık alanında değil, arama kurtarma faaliyetlerinde de hizmet vermeye başlayacağını duyurdu. Işıldı, yaklaşık 500 metre kare sahra hastanesini bünyesinde barından UMKE Eskişehir ekibi olarak her türlü saha şartında hizmet verebileceklerini belirtti. "UMKE sadece sağlık alanında değil, arama-kurtarma faaliyetlerinde de hizmet verecek" Eskişehir Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı, "İlimizdeki UMKE ekibi afetlerde ’Acil Yardım Birimi’ adı altında hizmet yapmakta. Şu anda birimimizde 3 aktif çalışan mevcut. UMKE birim sorumlumuz, lojistik birim sorumlumuz ve sekreterimiz var. Ancak ekip bu kadar küçük değil. Yaklaşık 158 personelimiz bulunuyor. Bunlar gönüllülük esaslı çalışmakta. Arkamda gördüğünüz gibi 6 adet 4x4 aracımız mevcut. Birleştirildiğinde yaklaşık 400-500 metre kare sahra hastanemiz var. Sağlıkla ilgili olarak biz kurtarma biriminde yer almaktayız. Sağlıkla ilgili girişimler UMKE birimleri tarafından yapılmaktadır. Bakanlığımız tarafından ek olarak arama-kurtarma faaliyetlerine de başlanması planlandı. Bununla ilgili eğitimler verilmektedir. Artık UMKE sadece sağlık alanında değil, arama kurtarma faaliyetlerinde de hizmet vermeye başlayacaktır inşallah" dedi. "Afet bölgesindeki yaralıyı hastane sürecine ulaştırmayı amaçlıyoruz" Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ve UMKE Sorumlusu Halil Sönmez ise, şunları söyledi: "Hizmetteki amacımız, afet bölgesindeki yaralıyı hastane sürecine ulaştırmaktır. İlimizde yaklaşık 158 personelle çalışmaktayız. Yakın zamanda gündemimiz orman yangınları. Sadece Eskişehir’de değil, maalesef Türkiye’nin birçok yerinde orman yangını gerçekleştiği için UMKE 81 ilimizde mevcut. Olayın cereyan ettiği bölgelerde UMKE ekiplerimiz sahada çalışan bütün kurum ve kuruluşlara sağlık tedbiri vermektedir. 12 seneden beri Eskişehir UMKE’nin liderliğini yapmaktayım. Bu süre içinde birçok olayla karşılaştık. Bunlar arasında İzmir depremi, Kahramanmaraş depremi, yaygınlar ve askeri operasyonlarda görev yaptık."
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 09:45
Erzurum’da 318 işletme denetlendi
Erzurum’da yem, gıda ve gıda ile temas eden madde malzeme üreten işletmelere yönelik denetimler devam ediyor. 01-08 Ağustos tarihleri arasında uapılan318 denetim neticesinde olumsuzluk tespit edilen işletmeye idari yaptırım kararı uygulandı. Analize dayalı yapılan çalışmalarda 9 adet numune alındı. Tüketicilerin her an ulaşabilecekleri Alo 174 Gıda hattı ile 7/24 gıda kontrolünde gelen 18 başvuru değerlendirildi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 16:40
Bir yılda 66 kilo verdi
DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurarak, 31 yaşındaki hasta, obezite cerrahisi ile 1 yılda kontrollü bir şekilde 66 kilo vererek sağlığına kavuştu. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı, obezite tedavisinde, hastalara cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemlerle destek sunmaya devam ediyor. Obezite nedeniyle yaşam kalitesi ve sağlık durumu olumsuz etkilenen bireyler, yapılan değerlendirmeler sonucunda uygun görüldüklerinde cerrahi müdahalelerden faydalanıyor. Diyet ve spor ile kilo veremeyen 31 yaşındaki hasta, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurarak, obezite cerrahisi ile 1 yılda kontrollü bir şekilde 66 kilo vererek sağlığına kavuştu. 128 kiloydu Aşırı kilosundan dolayı sağlık sorunları yaşayan hastayı obezite ameliyatı ile sağlığına kavuşturan Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mevlüt Pehlivan, hastanın ameliyat sonrasında bir yılda 128 kilodan 66 kiloya düştüğünü açıkladı. Yıllardır kilo problemi yaşayan, birçok kez diyet ve egzersiz programlarına rağmen fazla kilolarından kurtulamayan hastanın tedavisini gerçekleştiren Mevlüt Pehlivan, "Uygun hastalarda cerrahi yöntemler, hastanemizde titizlikle takip edilmektedir. Bir hastamda gerçekleştirilen obezite cerrahi sonrası kontrollerinde hastanın yaşadığı olumlu gelişmeler bizleri motive etti. Elbette olumlu sonuçların ortaya çıkması bir ekip işidir. Hastamız ameliyat sonrası süreci iyi yönettiği için şu an bunun meyvelerini topluyoruz" şeklinde bilgi verdi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 16:37
ERÜ Gevher Nesibe Hastanesi, yenilenen yüzüyle hizmete açıldı
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanesi’nin yenilenen Üroloji ve Göğüs Cerrahisi Yataklı Servisleri düzenlenen törenle hizmete açıldı. Gevher Nesibe Hastanesi’nde düzenlenen törenin açılışında konuşan Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun; proje sonunda hastanenin 800 yatak kapasitesine ulaşacağını aktararak, "Erciyes Üniversitemizin ana binasında hizmetlerin aksamaması için yenileme çalışması gerçekleştirdik. Aslında bu çalışma iki aşamadan oluşuyor. 12. ve 11. katın yenilenmesinin ardından, 9. ve 10. katın yenilenmesiyle devam ediyoruz. Bu çalışmayı, özellikle Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’ndan almış olduğumuz kaynakla yürütüyoruz. Aslında bu yenileme, bizim devam eden projemizin bir parçası ve muhtemelen yılsonunda tamamlanacak. 800 yatak kapasitesine sahip olacak bu hastane için 2026 yılı Nisan veya Mayıs aylarında ihale sürecine geçmeyi planlıyoruz. Hastanemizin yapım süresi boyunca hizmet kalitesini düşürmemek adına bu yenileme çalışması yapılmaktadır. Yenileme kapsamında; odaların düzeni, tasarımı ve dizaynı ile birlikte koridorların tamamı yenilenmektedir. Muhtemelen ikinci aşamayı da Ekim ortası gibi tamamlamış olacağız. Fiziki yenilenmenin yanında, cihaz yönünden de çok güzel destekler alıyoruz. Hayırseverlerimizin destekleri de devam ediyor. Önümüzdeki günlerde bu cihazların kazandırılması ve açılışlarının yapılmasını planlıyoruz. Hizmetlerin aksamaması noktasındaki gayretlerimizde, her daim Kayseri protokolü ile birlikte, Kayseri’mizin önde gelen isimleriyle ve bakanlık nezdinde görüşmelerimize devam ediyoruz. Bu konularda her türlü desteği almaya çalışıyoruz. Ben bu çalışmaların Kayseri’mize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Törene katılan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise; "Elbette ’sağlık’ denilince akla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi gelir Kayserimizde. Kimse bunu göz ardı edemez. Kurulduğu günden beri kendini yenileyen, anlayışını yenileyen, eğitime önem veren bir bakıma da bölgeye değil, Türkiye’mize ve yurt dışına da hitap eden boyutlarıyla kendisinden söz ettiren araştırma üniversitemizin önemli bir birimi. Böyle güzel bir birimin fiziki olarak daha da güzelleşmesi, günün şartlarına uyarlanması yöneticilerimizin ufkuyla olmazsa olmazımız. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla 800 yataklı hastanemizin müjdesi, bir bakıma projelendirme boyutunda, yakında ihalesinin yapılacağını açıklayınca bizler de keyifleniyoruz. İnşallah bir 800 yatak daha eklenir ve böylece bir bakıma da, şehir hastanemizdeki sayıya da ulaşılmış olur. Basamaklar önemli, malumunuz; 1. basamak, 2. basamak, 3. basamak var derken, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi hepimiz için gururumuz olan 3. basamak olarak görülüyor. Ben, Kayserimize hayırlı uğurlu olsun diyorum" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından katılımcılar tarafından kurdelenin kesilmesiyle yenilenen katlar hizmete açıldı.
08 Ağustos 2025 Cuma - 16:08
Psikiyatri uzmanı uyardı: "Anksiyete her zaman sadece endişe değildir"
Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, "Anksiyete yalnız ’endişe’ kavramı ile tanımlanamayacak kompleks bir durumdur ve kontrol edilemeyen ve yoğunlaşan bir ruh hali olarak bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilemektedir" dedi. Büyük Anadolu Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, en yaygın ruhsal sorunlarından biri olan anksiyetenin verdiği belirtilerin görmezden gelinmemesi konusunda uyardı. Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, toplumda sıkça görülen fakat göz ardı edilen bir ruhsal sağlık sorunu olan anksiyeteye dikkat çekti. Anksiyete belirtileri Anksiyete hem zihinsel hem de fiziksel belirtiler ile kendini gösterebildiğini söyleyen Dr. Akif Taşdemir, "Kişide en sık görülen semptomlar arasında; Sürekli endişe hali, huzursuzluk ve gerginlik, konsantrasyon güçlüğü, uyku problemleri, kas gerilimi, çarpıntı ve nefes açlığı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler farklı bir sağlık sorunun da belirtisi olabileceğini unutmamak gerekir. Bu anlamda bu belirtilerin birini ya da bir kaçını yaşayanların mutlaka bir uzman doktora muayene olması gerekmektedir" diye konuştu. Anksiyete ile baş etme Dr. Akif Taşdemir şunları söyledi: "Anksiyete kişinin tek başına üstesinden gelebileceği bir sorun da olabilir, mutlaka profesyonel destek alınması gereken yoğunlukta ve şiddette de olabilir. Bu ayrımı belirleyen etkenler kişinin sosyo-kültürel ve hatta ekonomik düzeyi sosyal ve aile ilişkilerinin yapısı, özellikle çocukluk çağı olmak üzere geçmiş yaşantısı ve travmaları, fiziksel sağlık durumu ve gündelik aktivite seviyesidir. Hafif düzeyde anksiyete nefes ve gevşeme egzersizi gibi basit yöntemler ile iyileştirilebilir ve yönetilebilir. Ancak yoğun, şiddetli, işlevselliği düşüren anksiyetenin tedavisi için mutlaka destek alınmalıdır. İlaç tedavisi ve psikoterapi başlıca tedavi yöntemleridir. Unutmayın ki, anksiyete tedavi edilebilir bir durumdur. Yardım istemek güçsüzlük değil kendine özen ve öz saygının gereğidir. Ruh sağlığı konusunda çevremizde de farkındalık oluşturmak adına anksiyete belirtileri yaşayanları kulaktan dolma bilgilerle değil, bilimsel olarak tedavi yöntemlerine yönlendirmemiz büyük önem taşımaktadır."
08 Ağustos 2025 Cuma - 16:01
Doç. Dr. Ulubay, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi oldu
Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başhekimlik görevine Doç. Dr. Mahmut Ulubay getirildi. Görev süresi sona eren Doç. Dr. Ümit Çallı’nın yerine Gazi Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay atandı. Düzenlenen devir teslim töreninde Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Doç. Dr. Ümit Çallı’ya ve yeni başhekim Doç. Dr. Mahmut Ulubay’a çiçek takdim etti. Hastaneden yapılan açıklamada "Doç. Dr. Ümit Çallı’ya bugüne kadar göstermiş olduğu özverili çalışmalarından dolayı teşekkür eder; yeni görevinde başarılar dileriz. Samsun Eğitim ve Araştırma hastanemize yeni başhekim olarak atanan Doç. Dr. Mahmut Ulubay, hastanemizdeki görevine başlamıştır. Kendisine yeni görevinde başarılar diler; tüm çalışanlarımıza ve hastalarımıza hayırlı olmasını temenni ederiz" denildi. Başhekim Ulubay, "Tarafıma verilen ve büyük sorumluluklar gerektiren bu önemli görevi siz değerli çalışma arkadaşlarımızın yardımıyla en iyi şekilde yerine getirmeyen çalışacağım. Üzerime düşen sorumluluğun ne kadar büyük olduğunun farkındayım. Ancak müdürlüğümüzün ve sizin desteğinizi alarak güzel bir enerjiyle yolumuza devam edeceğiz. Hep birlikte, birbirimize güç vererek, el ele vererek bu süreci en verimli şekilde yürüteceğiz" açıklamasında bulundu.
08 Ağustos 2025 Cuma - 15:36
Yenikent’te ilk "Vitrektomi" ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi
Yenikent Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği’nde başarıyla gerçekleştirilen katarakt ameliyatlarının ardından, kamu hastaneleri arasında şehir genelinde yalnızca SEAH’ta uygulanan vitrektomi ameliyatlarına da başlandı. Yenikent Devlet Hastanesi Göz Kliniği hekimlerinden Op. Dr. Ali Altan Ertan Boz ve Op. Dr. Bülent Çüçen ile deneyimli ameliyathane ekibi, diyabet nedeniyle göz içi kanaması (vitreus hemorajisi) bulunan ve sağ gözü hiç görmeyen bir hastanın operasyonunu gerçekleştirdi. Ameliyatta vitrektomi cihazı kullanılarak hem katarakt hem de göz içi kanama temizlendi. Hasta, operasyonun ardından diyabet kontrolüyle birlikte normal görme seviyesine ulaştı. Yenikent Devlet Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen bu ameliyat sonrası İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir hastaneyi ziyaret etti. Vitrektomi ameliyatının özellikli bir operasyon olduğunu belirten Özdemir, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan bu tür ameliyatların artık Yenikent Devlet Hastanesinde de uygulanmasının önemli bir hizmet olduğunu vurguladı. Operasyon ekibini özverili çalışmalarından dolayı tebrik eden Özdemir, görme oranı hızla artan hastayı da ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyarette Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Alaçam yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verirken, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Özcan Öktem de ziyarette hazır bulundu. Yenikent Devlet Hastanesinde katarakt ve vitrektomi ameliyatlarının yapılması, göz ameliyatlarının sürelerinin daha da kısalmasına ve hastaların daha hızlı tedavi olmalarına imkan sağlıyor.
08 Ağustos 2025 Cuma - 15:19
Camilerdeki yaz kursuna diş sağlığı eğitimi desteği
Samsun’un Havza ilçesinde camilerdeki Yaz Kur’an Kurslarına katılan çocuklara ağız ve diş sağlığı eğitimi veriliyor. Havza İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmada, her gün farklı bir camide düzenlenen eğitimlerde çocuklara diş fırçalama alışkanlığı kazandırılması hedefleniyor. Eğitimlerde ağız hijyeninin önemi, doğru diş fırçalama teknikleri ve düzenli diş kontrolünün gerekliliği anlatılıyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Havza İlçe Sağlık Müdürü Dr. Hakan Kursal, çocukların erken yaşta ağız ve diş sağlığı bilinci kazanmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Küçük yaşlardan itibaren ağız ve diş sağlığının ne kadar önemli olduğunun bilincini çocuklarımıza aşılamamız lazım" dedi. Eğitimlere katılan çocuklar ise etkinliklere ilgi göstererek, anlatılan bilgileri dikkatle dinledi.
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:49
Sporcular güreşti, izleyiciler kan verdi
Bartın Ulus ilçesinde kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen etkinlikte sporcular kıyasıya yarışırken, etkinlikleri izleyenler ise kan bağışında bulundu. Ulus’un kuruluşunun 81. Yıldönümü nedeniyle düzenlenen yıldönümü etkinliklerinde gerçekleşen güreşler renkli görüntülere sahne oldu. Kıyasıya yarışan güreşçileri izleyenler ise eğlenceli anlar yaşadı. Festivale katılanlar, Atatürk Caddesi Belediye önündeki Türk Kızılay’ına ait mobil araçta kan bağışında da bulundu. "Birbirimize candan bağlıyız" sloganıyla ile gerçekleşen kan bağış kampanyası yoğun ilgi gördü.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder