Son Dakika
|
Gaziantep'te sağanak: Çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, araçlar suya gömüldü
Diyarbakır’da şampiyonluk kutlamalarında 11 yaralı, 10 gözaltı
Kırmızı ışık ihlali yapan otomobil ortalığı savaş alanına çevirdi: 1’i ağır 4 yaralı
Okul saldırısında ağır yaralanan Almina Ağaoğlu vefat etti
Erdoğan'dan nüfus uyarısı: "Doğurganlık hızımız düşüyor, rakamlar tedirgin edici''
Kadın avukat cinayetinde zanlının ifadesi ortaya çıktı: ''İstemeden vurdum''
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Gaziantep'te fırtına sonrası okullar tatil edildi
Fırtınada minarenin yıkılma anı kamerada
Iğdır’da arı saldırısı faciaya dönüştü: 400 koyun telef oldu
İran: "ABD’nin 14 maddelik teklifimize yanıtı Pakistan aracılığıyla bize iletildi"
Arnavutköy’de rüzgarın etkisiyle caminin minaresi sallandı, iki bina tahliye edildi
Heybeliada’nın simgesi dev bayrak direği şiddetli rüzgarda devrildi
Barış Göktürk: "Biz 2 yıl içinde Fenerbahçe’yi kesinlikle şampiyon yaparız"
SAĞLIK
Üniversiteli sağlık öğrencilerinden köyde sağlık taraması
03 Mayıs 2026 Pazar - 19:03:47
Balıkesir Üniversitesi öğrencileri, Balya ilçesine bağlı Kayalar Mahallesi’nde sağlık taraması gerçekleştirdi. Balıkesir Üniversitesi Sağlık Akademisi Grubu tarafından düzenlenen etkinlikte vatandaşların temel sağlık kontrolleri yapılırken, ilk yardım konusunda da bilgilendirmede bulunuldu. Etkinliğe İvrindi Meslek Yüksekokulu ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri aktif olarak katıldı. Programın danışmanlığını İvrindi Meslek Yüksekokulu öğretim elemanlarından Öğr. Gör. Naciye Kaya yürütürken, topluluk başkanlığını Esmanur Yıldırım üstlendi. Öğrenciler, Kayalar kırsal mahallesi sakinlerinin tansiyon, nabız ve genel sağlık kontrollerini gerçekleştirerek, sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturdu. Etkinlik boyunca özellikle kırsal bölgelerde sağlık farkındalığının artırılmasının önemine dikkat çekilirken, öğrenciler hem mesleki deneyim kazanma hem de toplumla doğrudan temas kurma fırsatı buldu. Kayalar Mahallesi sakinleri, gerçekleştirilen çalışmadan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Balıkesir Üniversitesi öğrencilerine ve akademisyenlerine teşekkür ettiler. Üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk odaklı çalışmalarının ilerleyen süreçte farklı bölgelerde de devam edeceği belirtildi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 15:43
Küresel sağlık diplomasisinde Türkiye vurgusu
Türkiye, sağlık turizmi ve küresel sağlık diplomasisi alanında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek "Uluslararası Sağlık Turizmi Zirvesi", dünyanın dört bir yanından üst düzey katılımcıları bir araya getirecek. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) öncülüğünde, Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde gerçekleştirilecek zirveye, 50’den fazla ülkeden sağlık bakan yardımcıları, büyükelçiler, uluslararası yatırımcılar, akademisyenler, sağlık yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılması bekleniyor. Türkiye’den ise Sağlık, Ticaret ile Kültür ve Turizm bakanlıkları nezdinde üst düzey katılım öngörülüyor. Zirvede, sağlık turizminde kalite ve akreditasyon, uluslararası hasta güvenliği, yatırım modelleri, kamu-özel iş birlikleri (PPP), dijital sağlık çözümleri ve yapay zeka destekli sağlık sistemleri gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyon kapsamında ayrıca ülkeler arası iş birliklerini geliştirmeye yönelik B2B görüşmeler ile stratejik protokol imza süreçleri de gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Aysun Bay yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sağlık turizminde sadece bir hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda küresel sağlık diplomasisinin merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, "Antalya Zirvesi ile amacımız; ülkeler arasında sürdürülebilir iş birlikleri kurmak, yatırım süreçlerini hızlandırmak ve sağlıkta kalite standartlarını uluslararası düzeyde güçlendirmektir" dedi. Zirvenin, Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü altyapısını, nitelikli insan kaynağını ve stratejik coğrafi konumunu uluslararası kamuoyuna tanıtması açısından önemli bir platform olması bekleniyor.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:32
Bayburt TRSM’den hastalar ve ailelerine sosyal destek
Bayburt Toplum Ruh Sağlığı Merkezi (TRSM) tarafından nisan ayı boyunca hastalar ve ailelerine yönelik sosyal rehabilitasyon etkinlikleri düzenlendi. Eğitimden spora, sosyal yardımlaşmadan motivasyon programlarına kadar farklı alanlarda gerçekleştirilen etkinliklerle hastaların toplumla bütünleşmesine ve moral motivasyonlarının artırılmasına katkı sunuldu. Program kapsamında ekonomik yönden desteklenmesi gereken hastalar ve aileleri, ücretsiz giysi mağazasına götürüldü. Hastalar burada kendi ihtiyaç ve beğenilerine göre kıyafet seçme imkânı buldu. TRSM tarafından ayrıca Bayburt Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğiyle ’Aile Beceri Eğitimi" düzenlendi. Eğitimde sosyal medya kullanımı ve dijital oyunların ruh sağlığı üzerindeki etkileri ele alındı. Ailelerin de sürece dahil edildiği etkinliklerle hastaların sosyal hayata katılımı desteklenirken, ailelerin dijital dünyaya karşı bilinçlenmesi ve sağlıklı iletişim yöntemleri geliştirmesi sağlandı.
03 Mayıs 2026 Pazar - 12:25
Migrenle mücadelede ilk adım: Hastalar önce tetikleyicileri bulmalı
Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren tedavisinde en kritik aşamanın hastaların kendi ataklarını tetikleyen unsurları belirlemesi olduğunu vurgulayarak, hastalığın sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migren hastalığının yönetimi, tedavi yöntemleri ve yaşam tarzı değişiklikleri hakkında açıklamalarda bulundu. Dr. Uluğ, migrenin çocukluk çağlarından itibaren görülebilen, günlük hayatı sekteye uğratan ve doğru tanı konulması gereken bir süreç olduğunu ifade etti. "Doğru tanı büyük önem taşıyor" Her baş ağrısının migren olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Nuray Can Uluğ, tanı sürecinin titizlikle yönetilmesi gerektiğini söyledi. Uluğ, "Öncelikle migreni taklit eden damarsal hastalıklar gibi durumların olup olmadığı araştırılmalı; gerekirse görüntüleme ve kan tahlilleri yapılmalıdır. Ayda bir veya iki kez görülen seyrek ataklarda sadece ağrıyı dindirmeye yönelik tedaviler yeterli olabilir. Ancak ağrılar haftada birkaç güne yayılıyor ve kişi sık sık acil servise başvuruyorsa, koruyucu ve daha kapsamlı bir tedavi planlanmalıdır" dedi. Migren botoksu ve aşı yöntemi Güncel tedavi seçeneklerine de değinen Dr. Uluğ, halk arasında "migren aşısı" olarak bilinen uygulamalar ile migren botoksunun rutin tedaviler arasına girdiğini ve başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Migrenin sadece ağrıdan ibaret olmadığını; ışığa hassasiyet, kusma ve keyifsizlik gibi belirtilerle sosyal yaşamı felç edebildiğini hatırlattı. Lodos, açlık ve mayalı gıdalara dikkat Atakları tetikleyen çevresel faktörlere karşı hastaları uyaran Dr. Uluğ, son olarak şunları söyledi: "Adet dönemleri, uzun süreli açlık, lodoslu hava, mayalı içecekler ve aroması yüksek gıdalar migreni tetikleyebilir. Hatta şeker tüketimi ile migren arasında doğrudan bir bağlantı görülebilmektedir. Tedavide asıl amacımız, hastaların bu tetikleyicileri fark ederek kendi sorunlarıyla başa çıkma yöntemlerini öğrenmelerine yardımcı olmaktır."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Mayıs 2026 Pazar- 09:34
"Makyaj yaparken göz sağlığınızdan olmayın"
2
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:58
Önce bebeğini doğurdu sonra eşine can oldu: "Böbreğimi verdim, kalbim bile olsa veririm"
3
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:40
KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı
4
02 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:20
Obezite hastaları Malatya’da tüp mide ameliyatıyla sağlığına kavuşuyor
5
01 Nisan 2026 Çarşamba- 11:57
Tıbbın gücü kadar moralin de iyileştirici bir yönü var
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:53
Makedonya’dan Kahramanmaraş’a uzanan şifa yolculuğu
KAHRAMANMARAŞ (İHA) – Makedonya’dan Türkiye’ye gelen Djeljan Salıova şifayı Kahramanmaraş’ta buldu. Hasta kadının ayağındaki güçsüzlük şikayeti mikrocerrahi operasyonla giderildi. Makedonya’da 1,5 yıl önce geçirdiği ameliyat sonrası ayağında güçsüzlük oluşan Djeljan Salıova, Kahramanmaraş’taki Özel Sular Akademi Hastanesi’ne başvurdu. Hastaya Beyin Cerrahisi Kliniğinde mikrocerrahi yöntemle operasyon yapıldı. Sağlığına kavuşan Salıova’nın ameliyat sonrası ayağındaki güçsüzlük şikayeti giderildi. Doktorların birkaç gün daha takip edeceği Salıova, ülkesine uğurlanmadan önce şehrin simgesi Maraş dondurmasını tatma fırsatı buldu. "Güç kaybının büyük oranda düzeldiğini gördük" Özel Sular Akademi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Operatör Dr. Zeki Yılmaz, "Yaklaşık 15 yıldır beyin cerrahisi uzmanı olarak çalışıyorum. Hastamız daha önce Makedonya’da ameliyat olmuş ve ayağında güçsüzlük gelişmişti. Dün gerçekleştirdiğimiz ameliyat sonrası ayağındaki güç kaybının büyük oranda düzeldiğini gördük. Kendisi Maraş’a geldiğinde dondurmayı çok sevdiğini söyledi. Biz de hem şehrimizin simgesi olduğu hem de misafirperverliğimizin bir göstergesi olarak Maraş dondurmasını ikram ettik. Yurt dışından hastaların gelmesi sağlık turizmi açısından bizi gururlandırıyor" dedi. "Makedonya’dan şifa bulmaya geldim" Salıova, "Makedonya’dan şifa bulmaya geldim. Bel fıtığım vardı orada ameliyat oldum ama başarılı olmadı. Maraş’ta doktorumuzu bulduk ve ameliyat oldum. Hastane çok güzel çok güzel karşılaştık. Bize Maraş dondurması getirdiler her şey çok güzeldi" diye konuştu. Hasta yakını Mustafa Salıova ise "Hastaneden, doktorumuzdan memnunuz. Ameliyat güzel geçti sonucu güzel oldu. Bu sıcak havada Maraş dondurması ikram ettiniz Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:50
Makedonya’dan Kahramanmaraş’a uzanan şifa yolculuğu
Makedonya’dan Türkiye’ye gelen Djeljan Salıova şifayı Kahramanmaraş’ta buldu. Hasta kadının ayağındaki güçsüzlük şikayeti mikrocerrahi operasyonla giderildi. Makedonya’da 1,5 yıl önce geçirdiği ameliyat sonrası ayağında güçsüzlük oluşan Djeljan Salıova, Kahramanmaraş’taki Özel Sular Akademi Hastanesi’ne başvurdu. Hastaya Beyin Cerrahisi Kliniğinde mikrocerrahi yöntemle operasyon yapıldı. Sağlığına kavuşan Salıova’nın ameliyat sonrası ayağındaki güçsüzlük şikayeti giderildi. Doktorların birkaç gün daha takip edeceği Salıova, ülkesine uğurlanmadan önce şehrin simgesi Maraş dondurmasını tatma fırsatı buldu. "Güç kaybının büyük oranda düzeldiğini gördük" Özel Sular Akademi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Operatör Dr. Zeki Yılmaz, "Yaklaşık 15 yıldır beyin cerrahisi uzmanı olarak çalışıyorum. Hastamız daha önce Makedonya’da ameliyat olmuş ve ayağında güçsüzlük gelişmişti. Dün gerçekleştirdiğimiz ameliyat sonrası ayağındaki güç kaybının büyük oranda düzeldiğini gördük. Kendisi Maraş’a geldiğinde dondurmayı çok sevdiğini söyledi. Biz de hem şehrimizin simgesi olduğu hem de misafirperverliğimizin bir göstergesi olarak Maraş dondurmasını ikram ettik. Maraş gibi periferde kalan bir şehre yurt dışından hastaların gelmesi sağlık turizmi açısından bizi gururlandırıyor" dedi. "Makedonya’dan şifa bulmaya geldim" Salıova, "Makedonya’dan şifa bulmaya geldim. Bel fıtığım vardı orada ameliyat oldum ama başarılı olmadı. Maraş’ta doktorumuzu bulduk ve ameliyat oldum. Hastane çok güzel çok güzel karşılaştık. Bize Maraş dondurması getirdiler her şey çok güzeldi" diye konuştu. Hasta yakını Mustafa Salıova ise, "Hastaneden, doktorumuzdan memnunuz. Ameliyat güzel geçti sonucu güzel oldu. Bu sıcak havada Maraş dondurması ikram ettiniz Allah razı olsun" ifadelerini kullandı.
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:08
Diyetisyen Odabaşı’ndan iklim dostu beslenme tavsiyeleri
Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Elif Öksüz Odabaşı iklim dostu beslenme tavsiyelerinde bulundu. İklim değişikliği ile mücadelede beslenme şeklimizin kritik bir rol oynadığını belirten Medicana International Ankara Hastanesi Feel Well Beslenme ve Yaşam Tasarımı Bölümü Diyetisyeni Elif Öksüz Odabaşı insan kaynaklı tüm sera gazı salınımlarının yaklaşık üçte birinin tüketilen besinlerle bağlantılı olduğunun araştırmalarla ortaya konulduğunu söyledi. Et, süt, yumurta gibi hayvansal gıdaların tüketiminin, sebze ağırlıklı beslenmeye kıyasla çok daha fazla karbon salınımına yol açtığını hatırlatan diyetisyen Odabaşı, bitki bazlı diyetlerin sağlık açısından da birçok faydası olduğunu vurgulayarak iklim dostu beslenme tavsiyelerini paylaştı. "Daha fazla bitkisel besin tüketin" Diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları ile bazı kanser türleri gibi kronik hastalıkların önlenmesinde bitkisel besinlerin çok önemli olduğunu vurgulayan Odabaşı daha fazla bitkisel besin tüketimine ilişkin önerilerde bulundu. Odabaşı, "Bitkisel protein miktarını artırmak için özellikle nohut, mercimek, barbunya ve kuru fasulye gibi kurubaklagiller, badem, yer fıstığı, kabak çekirdeği gibi yağlı tohumlar sofralarda daha fazla yer bulmalı. Salatalarınızı kurubaklagiller ve kuruyemişlerle zenginleştirin, meyvelerinizin yanına kuruyemişleri veya yerli vegan atıştırmalığımız olan leblebiyi ekleyerek hem lezzeti hem de besleyiciliği artırın’’ dedi. Odabaşı ayrıca bitkisel protein kaynaklarının günlük yaşama entegrasyonunu da önerdi. ’Et süt yumurtada dengeyi koruyun’ Hayvansal ürün tüketimini azaltmanın sürdürülebilir beslenme bilincinin temeli olduğunu belirten Diyetisyen Odabaşı, "Sürdürülebilir beslenmede bitkisel kaynaklı besinler önemli bir rol oynasa da, tamamen hayvansal ürünleri dışlamak yerine, dengeli ve esnek bir tüketim modeli benimsemek daha sağlıklı ve uygulanabilir bir yaklaşımdır. Türkiye’ye özgü Beslenme Rehberi de bu dengeyi esas alır, beslenme planlarında dört temel grubu tahıllar, sebze-meyveler, et-yumurta-kurubaklagil ve süt ürünleri dengeli biçimde içeren bir yapı önerilir. Rehbere göre yetişkin bireylerin haftada 2-3 kez kırmızı et, haftada 2-3 kez kurubaklagil, her gün 2-3 porsiyon süt ve süt ürünleri tüketmesi önerilmektedir. Bu çerçevede amaç; hayvansal ürünleri tamamen sıfırlamak değil, gereğinden fazla tüketimi azaltarak hem bireysel sağlığı hem doğal kaynakları korumaktır" ifadelerinde bulundu. Diyetimize ek her yıl üretilen gıdanın yüzde 17’sinin israf edildiği ve bu toplam sera gazı salınımının yüzde 8-10’ununa karşılık geldiğini paylaşan Diyetisyen Odabaşı şu önerilerde bulundu: "Yiyecek israfınızı azaltın. Örneğin, olgunlaşmış muzları kek veya pankek yapımında kullanabilir, yumuşamış domateslerle sos veya menemen hazırlayabilirsiniz. Elma ve armut kabukları tarçınla fırınlanarak sağlıklı atıştırmalıklara dönüşebilir. Bayat ekmekleri galeta unu, ekmek tatlısı ya da köfte harcı olarak değerlendirebilirsiniz. Bir gün önceden kalan zeytinyağlı sebze yemekleri börek içi harcı olarak kullanabilirsiniz. Böylece hem ev ekonominize katkı sağlar hem de doğaya karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmiş olursunuz."
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 09:44
Prostat tedavisinde Rezum su buharı tedavisi
İyi huylu prostat büyümesinde Rezum su buharı tedavisinin ameliyatsız, kısa sürede iyileşme ve cinsel fonksiyonların korunması gibi avantajlar sunduğunu belirten Üroloji Uzmanı Op. Dr. Sagfettin Kaya, "Rezum, yüksek sıcaklıkta su buharı kullanarak büyümüş prostat dokusunu küçültmeyi amaçlayan modern ve minimal invaziv bir tedavi yöntemidir" dedi. İyi huylu prostat büyümesi (BPH), 50 yaş üstü erkeklerin büyük çoğunluğunu etkileyen, sık idrara çıkma, gece uykudan kalkma ve idrar yaparken zorlanma gibi şikâyetlerle yaşam kalitesini düşüren bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Bu alanda artık ameliyatsız, konforlu ve etkili bir tedavi seçeneği mevcut: Rezum su buharı tedavisi. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Sagfettin Kaya, yöntemin ayrıntılarını anlattı. Hedef prostatı küçültmek Kaya, işlemin yüksek sıcaklıkta su buharı (termal enerji) ile büyümüş prostat dokusunu küçültmeyi hedeflediğini belirterek, "İşlem, idrar kanalından girilerek yapılır ve yalnızca 10-15 dakika sürer. Bu sürede hedeflenen bölgelere su buharı enjekte edilerek prostatın küçülmesi ve neden olduğu baskının ortadan kalkması sağlanır" dedi. Kimler için uygun? Hafif veya orta düzeyde prostat büyümesi olan, cerrahiye uygun olmayan ya da ameliyat olmak istemeyen, ilaçlardan fayda görmeyen veya ilaç kullanamayan hastalar için yöntemin tercih edilebileceğini ifade eden Kaya, iyi huylu prostat büyümesinin tekrarlaması halinde işlemin yeniden uygulanabileceğini de aktardı. Rezum tercih ettiren nedenler Rezum tedavisinin en önemli avantajları arasında genel anestezi gerektirmemesi, hastaların çoğunun aynı gün taburcu edilebilmesi, idrar şikâyetlerinde uzun süreli iyileşme sağlaması, cinsel fonksiyonların korunması, ilaç kullanımına gerek bırakmaması ve kısa sürede normal yaşama dönüş imkânı yer alıyor.
15 Ağustos 2025 Cuma - 22:40
Ağrı’da kazada yaralanan çocuk ambulans uçakla Ankara’ya sevk edildi
Ağrı’da meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan 12 yaşındaki çocuk, ileri düzey cerrahi müdahale için ambulans uçakla Ankara’ya nakledildi. Ağrı’da yaşanan trafik kazasında yaralanan 12 yaşındaki Muhammed Hasan Sarı’da ciddi bir kırık tespit edildi. Kırığın risk taşıması nedeniyle ileri düzey cerrahi girişim gerektiği belirlendi. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından Muhammed Hasan, ambulans uçakla ameliyatın yapılacağı Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
15 Ağustos 2025 Cuma - 20:22
Siirt’te Sağlıklı Hayat Akademisi Sağlık Elçileri Programı başladı
Siirt’te İl Sağlık Müdürlüğü Toplum Sağlığı Merkezi Sağlıklı Hayat Merkezi koordinatörlüğünde İl Emniyet Müdürlüğü personeline yönelik "Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) Sağlık Elçileri Programı" kapsamında eğitimler başladı. Programın amacının kurumlar arası iş birliğiyle sağlık bilincini artırmak, erken teşhis ve sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak olduğu belirtildi. Eğitimlere katılan personelin edindikleri bilgileri çevrelerine aktararak, birer "sağlık elçisi" olmaları hedefleniyor. Yetkililer, eğitimlerin belirlenen takvim doğrultusunda devam edeceğini bildirdi.
15 Ağustos 2025 Cuma - 15:53
Samsunspor Kadın Voleybol Takımının sponsoru Medical Park oldu
Samsunspor Kadın Voleybol Takımı ve Medical Park arasında sağlık sponsorluğu protokolü imzalandı. Protokol kapsamında Medical Park Hastaneler Grubu Samsunspor Kadın Voleybol Takımı’nın sağlık sponsoru oldu. Gerçekleşen imza törenine; Samsunspor Kulübü Başkan Vekili Veysel Bilen, Başkan Yardımcısı Fazlıhan Carus, Mali İşler Sorumlusu Murat Alanyurt, Eğitim Kurumları Sorumlusu İ. Sedat Uygun, Reklam ve Pazarlama Sorumlusu Volkan Erdil, Yönetim Kurulu Üyeleri Giray Şen ve Esat Kasap, Medical Park Samsun Hastanesi Genel Müdürü Uzm. Dr. Şafak Aygül, Başhekim Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, Genel Müdür Yardımcısı Fatma Tan Dürüst, Liv Hospital Samsun Başhekimi Opr. Dr. Yılmaz Karagöz ve Genel Müdür Yardımcısı Hatice Bulut katıldı.
15 Ağustos 2025 Cuma - 14:46
Tunceli’de "Akran zorbalığı ve siber zorbalık" söyleşisi
Tunceli’de "Akran zorbalığı ve siber zorbalık" söyleşisi düzenlendi. Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, çocuklar ve gençler arasında giderek artan akran ve siber zorbalık sorununa dikkat çekmek amacıyla söyleşi düzenledi. Söyleşide, sorunun nedenleri, sonuçları ve çözüm yolları masaya yatırıldı. Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde düzenlenen ve moderatörlüğünü kurumun rehberlik öğretmeni Hatice Yalçın Alataş’ın yaptığı söyleşiye Avukat Ali Sait Kaşan, Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli rehber öğretmen Erkan Sarıuşak ve Tunceli İl Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Emre Yıldırım konuşmacı olarak katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan, Bakanlık vizyonu doğrultusunda çocukların sağlıklı ve mutlu bir geleceğe sahip olmalarının en temel öncelikleri olduğunu vurguladı. Okan, "Bu programda, zorbalığı önleme yolları ve toplumsal farkındalık oluşturma üzerine konuşacağız. Bu söyleşimizin amacı, ailelerin ve toplumun bu önemli soruna karşı bilinçlenmesine, çocuklarımızı ve gençlerimizi koruma yolları hakkında bilgi edinmelerine ve gerekli destek mekanizmalarını tanımalarına yardımcı olmaktır. Ayrıca, bu konudaki kararlılığımızı göstermek adına hazırladığımız ’Akran Zorbalığının Azaltılması’ projemizin de bakanlık onay aşamasında olduğunu belirtmek isterim. Bu proje ile uluslararası başarılı programları yerinde inceleyerek kendi koşullarımıza uyarlamayı hedefliyoruz. Önceliğimiz, ilimizdeki çocuk bakım kuruluşlarında ve aile yanında desteklediğimiz dezavantajlı çocuklarımız olacaktır. Bu projemiz, sadece zorbalığa karşı bir mücadele değil, aynı zamanda çocuklukta başlayan ve yetişkinlikte de devam edebilen şiddet döngüsünün kırılmasına yönelik önemli bir adımdır. Birlikte, çocuklarımızı akran zorbalığının karanlık gölgesinden uzaklaştıracak, onlara aydınlık ve umut dolu bir gelecek sunacağız. Projemizin hayata geçmesiyle birlikte, akran zorbalığıyla mücadelemizi daha somut adımlarla ileriye taşıyacağız" dedi. Hukuki süreçlerin de değerlendirildiği söyleşi, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
15 Ağustos 2025 Cuma - 14:36
Doç. Dr. Ökdemir, "Obezite günümüzün en önemli hastalığından biridir"
Obezitenin günümüzün en önemli hastalıklarından biri olduğunu dile getiren Doç. Dr. Deniz Ökdemir, "Çocuklarda obezite sıklığı çok fazla ve hızlı artıyor. Dünyadaki en sık ölüm nedenleri arasında yer alan kalp krizi, inme ve diyabet gibi hastalıkların temelinde de obezite var" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, çocuklardaki obezite hastalığı hakkında bilgiler verdi. Ökdemir, "Obezite çocuklarda vücut yağ oranının normalin üzerinde olmasıdır. Bunu anlamak için çocuklarda vücut kitle endeksine bakıyoruz. Vücut kitle endeksi, çocuğun ağırlığının boyunun karesine bölünerek buluyoruz. 30’un üzerinde olması obezite olarak tanımlanıyor. Obezite günümüzün en önemli hastalığından biridir. Çocuklarda obezite sıklığı çok fazla ve hızlı artıyor. Çocuklarımızı küçük yaşta obez olması, erişkin yaşlarda da obez olacakları anlamına geliyor. Dünyadaki en sık ölüm nedenleri arasında yer alan kalp krizi, inme ve diyabet gibi hastalıkların temelinde de obezite var. Obeziteye karşı çocuklarımızı ekran bağımlılığından korumamız gerekiyor. Onları sosyal alanlara tekrar katmamız gerekiyor. Fast foot gibi yiyeceklerin yaşamlarından çıkarılması ve sağlıklı beslenmelerinin sağlanması gerekiyor. Günlük en az bir-iki saat fiziksel aktivite olması lazım. Obez çocukların aynı zamanda özgüvenleri de düşük olacaktır. Birçok aktiviteye katılmak istemeyecektir. Bu nedenle, çocuklarımızı korumak için farkındalığımızı artıralım, sağlıklı yaşam oluşturalım. Çocuklarımız bizim için çok kıymetlidir" dedi.
15 Ağustos 2025 Cuma - 13:40
Böbreğinden 100’e yakın taş çıktı
Yozgat’ta yaşayan 45 yaşındaki Serhat Evran’ın böbreğinden 100’e yakın taş çıktı. Akdağmadeni ilçesinde yaşayan Serhat Evran doktorları bile şaşırtan sağlık problemiyle karşı karşıya kaldı. Şiddetli böbrek ağrısı şikayetiyle Yozgat Şehir Hastanesi’ne başvuran Evran’ın detaylı tetkiklerinin yapılmasının ardından böbreğinde 100 taneye yakın taş tespit edildi. Ameliyatı gerçekleştiren Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu ve Op. Dr. Arif Bedirhan Bayraktar hastanın son durumunu kontrol ederek kısa sürede taburcu olacağını söyledi. Hastanın durumu hakkında açıklama yapan Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu hastanın 10 yıl kadar önce sağ böbrekten taş cerrahisi operasyonu geçirdiğini ifade etti. Kocamanoğlu, "Yaptığımız incelemede sağ böbreğin tamamını dolduran taşları vardı. Hastayla görüşerek bu tür büyük taşlarda büyük bir cerrahi olabileceğini ve hastanın birkaç delikten girerek, sırttan delerek ameliyat yapılması gerektiğini söyledik. Hastamız kabul etti. Çarşamba günü hastanın ameliyatını yaptık. Tek delikten girerek neredeyse tamamını temizledik. Bugün de hastamızı sağlıklı bir şekilde taburcu edeceğiz" dedi. "Ülkemizde her 10 kişiden biri böbrek taşından muzdarip" Böbrek taşının yaygın olduğuna değinen Kocamanoğlu, "Böbrek taşı oranı ülkemizde çok yüksek. Her 10 kişiden biri böbrek taşından muzdarip. Taş hastalarına önerilerimiz oluyor. Günlük idrar çıkışları 2 buçuk litreye yakın olacak şekilde sıvı tüketmelerini özellikle su tüketimi öneriyoruz. Spor ve aktivite, tuz kısıtlaması öneriyoruz. Bu önerilere uyarlarsa taş oluşma riskinin azalabileceğini hastalara iletiyoruz. Tedavi sadece cerrahi olarak taşların çıkartılması değil, sonraki yaşam tarzı değişikliği de bizler için çok çok önemli" şeklinde konuştu.
15 Ağustos 2025 Cuma - 13:29
Kalbinin üzerinden 2 kiloluk kitle çıkarıldı
Van’da göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran 60 yaşındaki Ayşe Sever’in kalbinin üst kısmından 13 santimetre çapında, 2 kilogram ağırlığında kitle çıkarıldı.
15 Ağustos 2025 Cuma - 13:21
Uzmanı uyardı: "Yaz aylarında su tüketimi hayati önem taşıyor"
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Yakup Boyraz, yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte su tüketiminin hayati önem taşıdığını belirtti. Günlük sıvı ihtiyacının kişiye göre değiştiğini vurgulayan Dr. Boyraz, özellikle gebeler, emziren anneler ve ağır işlerde çalışanların su tüketimine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Dr. Boyraz, "Sıvı ihtiyacı; fiziksel aktivite düzeyi, hava sıcaklığı ve beslenme şekline göre değişiklik gösterir. Normal şartlarda vücudun toksinleri atabilmesi için günde 8-9 bardak su içilmelidir. Yaz aylarında ise erkekler için bu miktar 2,5-3 litre, kadınlar için 2-2,5 litre, gebeler için en az 3 litre, emziren anneler için ise 3,5-4 litre olmalıdır. Ağır işlerde çalışanlar ve sporcularda bu ihtiyaç 5-8 litreye, bazı durumlarda ise 10 litreye kadar çıkabilir" dedi. Böbrek yetmezliği veya kalp yetmezliği nedeniyle sıvı kısıtlaması gereken hastaların, mutlaka doktorlarının önerilerine uyması gerektiğini belirten Boyraz, "Sıvı ihtiyacının karşılanmasında en iyi içecek sudur. Su içmekte zorlananlar, suyu nane, limon veya çubuk tarçınla aromalandırabilir. Soda, süt, ayran ve limonata da sıvı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olur. Ancak çay, kahve gibi kafeinli içecekler, şekerli ve gazlı içecekler ile alkolden uzak durulmalıdır" diye konuştu. Dr. Boyraz, yağlı ve tuzlu yiyeceklerden de kaçınılması gerektiğini belirterek, "Güneşin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mecbur kalmadıkça dışarı çıkılmamalı. Klimalı ortamlarda uzun süre kalınmamalı ve su, ılık şekilde tüketilmelidir" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder