SAĞLIK
Hekim oğuldan ebe anneye Ebeler Haftası sürprizi 26 Nisan 2026 Pazar - 14:04:53 Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan pratisyen hekim, aynı hastanenin doğumhanesinde görev yapan ebe annesine Ebeler Haftası dolayısıyla sürpriz yaptı. Hastanenin acil servisinde görevli pratisyen Hekim Dr. Buğra Şekerci aynı hastanede doğumhanede ebe olarak çalışan annesi Nefise Şekerci’yi ziyaret ederek çiçek takdim etti. Aynı kurumda görev yapan anne ve oğlun, aynı gün nöbetçi olmaları nedeniyle gerçekleşen buluşma duygusal anlara sahne oldu. Dr. Şekerci, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atanmasının aileleri için önemli bir mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, özellikle annesiyle aynı hastanede görev yapmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Aynı kurumda farklı birimlerde sağlık hizmeti sunmanın hem mesleki hem de ailevi açıdan kendilerini motive ettiğini dile getiren Şekerci, "Atanma sürecimde annemle aynı hastanede çalışma fikri bizi heyecanlandırıyordu. Bugün de aynı gün nöbetçiyiz. Ebeler Haftası vesilesiyle anneme sürpriz yapmak istedim. Bu vesileyle başta annem olmak üzere tüm ebelerin haftasını kutluyorum" dedi. Ebe Nefise Şekerci ise 35 yıldır sağlık çalışanı olduğunu 25 yıldır ebe olarak görev yaptığını belirterek oğlunun aynı hastanede görev yapmasından büyük bir gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Aynı kurumda birlikte hizmet vermenin kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu vurgulayan Şekerci, "Bugün aynı gün 24 saat nöbetçiyiz. Oğlum bana Ebeler Günü için sürpriz yaptı. Çok mutlu oldum. Oğlumla aynı hastanede çalıştığım için gururluyum" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:32 Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında birkaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24 Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polib çıkartıldı Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta, yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında bir kaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:45 Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.
Lösemi de erken teşhis hayat kurtarıyor
23 Eylül 2025 Salı - 15:55 Lösemi de erken teşhis hayat kurtarıyor Hematoloji Uzmanı Dr. Zafer Serenli Yeğen, "Doğru tedavi ve düzenli takip ile hastalar normal hayatlarına devam edebiliyor. Ancak bunun için erken teşhis büyük önem taşıyor" diyerek düzenli sağlık kontrollerinin kritik rolüne dikkat çekti. Dünyada her yıl Kronik Miyeloid Lösemi (KML) Gününün kutlandığını ifade eden Doruk Nilüfer Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Zafer Serenli Yeğen, KML hastalığını, hemogramda ‘lökosit’ olarak görülen, kemik iliğinde ‘miyeloid’ adı verilen hücrelerin kontrolsüz çoğalması olarak tanımlandığını söyledi. Dr. Zafer Serenli Yeğen, "Hastalığın temelinde, 9. ve 22. kromozomlar arasında gerçekleşen özel bir genetik değişim bulunuyor. Bu değişimle oluşan Philadelphia kromozomu, ürettiği BCR-ABL isimli anormal protein aracılığıyla miyeloid hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına yol açarak KML’nin gelişiminde anahtar rol oynuyor" dedi. Dr. Yeğen, KML’nin ilk evrelerinde genellikle belirti vermediğini vurgulayarak şunları söyledi; "Hastaların çoğu, rutin kan tahlillerinde beyaz küre sayısının yüksek çıkmasıyla tanı alıyor. İlerleyen evrelerde ise halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemeleri, ateş ve dalak büyümesine bağlı karın sol üst kısmında dolgunluk hissi görülebiliyor. Bu nedenle erken dönemde kontroller çok daha kıymetli." Son 20 yılda tirozin kinaz inhibitörleri adı verilen ve Philadelphia kromozomunu hedef alan ilaçlar sayesinde, eskiden ölümcül kabul edilen KML artık kronik bir hastalık haline geldiğini ifade eden Hematoloji Uzmanı Dr. Zafer Serenli Yeğen, düzenli ilaç kullanımı ve hekim kontrolü ile hastalar normal yaşam süresini sürdürebildiklerini dile getirdi. Açıklamasının sonunda Herhangi bir şikâyet olmasa bile düzenli kontrollerin şart olduğunu vurgulayan Doruk Nilüfer Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Zafer Serenli Yeğen sözlerini "Düzenli sağlık kontrolleri ve kan değerlerinin takip edilmesi gerekiyor. Farkındalık, erken tanı ve tedavi başarısının en önemli adımıdır" diyerek tamamladı.
Başhekim Dr. Aybars Alemdaroğlu’na THY’den teşekkür
23 Eylül 2025 Salı - 15:32 Başhekim Dr. Aybars Alemdaroğlu’na THY’den teşekkür Bursa İznik Devlet Hastanesi Başhekimi ve Üroloji Uzmanı Dr. Aybars Alemdaroğlu, Türk Hava Yolları’nın (THY) 19 Eylül 2025 tarihli TK0078 sefer sayılı Miami-İstanbul uçuşunda rahatsızlanan yabancı uyruklu bir yolcuya yaptığı tıbbi müdahaleyle hayat kurtardı. THY, başarılı müdahalesi nedeniyle Dr. Alemdaroğlu’na teşekkür mesajı iletti. Olay, uzun mesafeli uçuş sırasında meydana geldi. Aynı uçakta bulunan yolculardan Sinan Kaluç, yaşananları şöyle aktardı; "İznik’ten tanıdığım Dr. Aybars Alemdaroğlu ile aynı uçaktaydık. Kabin amiri, bir yolcunun acil tıbbi yardıma ihtiyacı olduğunu anons ettiğinde, doktor bey uyuyordu ve anonsu duymadı. Ben de kabin ekibine uçakta bir doktor olduğunu söyledim. Aybars bey hemen hastaya müdahale etti uyku ilacı içmiş ve fenalaşmış. Hastanın hayati değerleri normale dönene kadar başından bir an olsun ayrılmadı." Türk Hava Yolları, olayın ardından Dr. Aybars Alemdaroğlu’na resmi bir teşekkür mesajı gönderdi. Mesajda şu ifadelere yer verildi: "Aybars Alemdaroğlu, 19 Eylül 2025 tarihli TK0078 sayılı Miami-İstanbul uçuşumuzda rahatsızlanan yolcumuza yaptığınız tıbbi müdahale ve uçuş ekibimize verdiğiniz destek için size içtenlikle teşekkür ederiz. Sizin gibi kıymetli hekimlerimizin, tamamen gönüllü olarak başka bir yolcuya yardım etmesinin önemi ve değeri paha biçilemez." Başhekim Dr. Alemdaroğlu’nun duyarlılığı ve profesyonelliği, yolcular ve havayolu personeli tarafından büyük takdir topladı.
Öğrencilerin sağlığını koruyan denetim
23 Eylül 2025 Salı - 15:26 Öğrencilerin sağlığını koruyan denetim Yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla birlikte Osmangazi Belediyesi ekipleri, öğrencilerin sağlıklı gıdalara ulaşabilmesi için okul kantinlerine denetimler düzenliyor. Okulların açılması ile birlikte çocukların alışveriş yaptığı okul kantinlerinin hijyen ve sağlık şartlarını denetleyen Osmangazi Belediyesi, Zabıta Müdürlüğü ve Yapı Kontrol Müdürlüğü İş Yeri ve Çevre Sağlığı Denetim Birimi ekipleri, çalışmalarına hız verdi. Osmangazi İlçesi’nde bulunan 186 adet ilk okul, orta okul ve liselerin kantinleri 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı boyunca Osmangazi Belediyesi, ekipleri tarafından en ince ayrıntısına kadar denetleniyor. Öğrencilerin sağlıklı beslenmesini sağlamak adına yapılan denetimlerde ekipler kantinlerde ruhsat, vergi levhası, ürünlerin muhafaza şekilleri, son kullanma tarihi, ilaçlama ve havalandırma, kontrolleri yapılıyor. Yapılan denetimlerde gerekli şartları sağlamayan okul kantinlerine 2 bin 950 lira idari para cezası uygulanıyor. Önceliğimiz çocukların sağlıklı şekilde ürünlere ulaşabilmesi Osmangazi İlçesindeki okul kantinlerini denetlediklerini ifade eden Osmangazi Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü İş Yeri ve Çevre Sağlığı Denetim Birimi Personeli Serhat Day, "Yeni eğitim ve öğretim yıla başladı. Bizde Osmangazi Belediyesi, ekipleri olarak okulların kantinlerini denetliyoruz. Önceliğimiz çocuklarımızın sağlıklı bir şekilde ürünlere ulaşabilmesi, kantinlere girdiğimizde ilk baktığımız ruhsat ve vergi levhası oluyor. Ürünlerin dolaplarda muhafaza şartları, son kullanma tarihleri, yangın tüpü, ilaçlamaya kadar ince ince ayrıntısına kadar denetliyoruz. Çocuklarımız sağlıklı ürünlere alabilsin diye denetimlerimiz 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı boyunca devam edecek" dedi. Okul kantini denetimlerimiz sıkı bir şekilde devam ediyor Okul kantinlerine sıkı denetimler yaptıklarını belirten Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü Personeli Mustafa Can, "Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri olarak yeni eğitim ve öğretim yılının başlaması münasebetiyle okul kantinlerine sıkı denetimler uyguluyoruz. Zabıta Müdürlüğü olarak ruhsat ve hijyen şartlarını kontrol ediyoruz. Yapı Kontrol Müdürlüğü İş Yeri ve Çevre Sağlığı Denetim Birimi Gıda teknikeri arkadaşlarımız da gıda ve hijyen yönünden çalışmalar yapıyor" şeklinde konuştu. Yangın tüplerinden, ilaçlama tutanaklarına, çalışma izin ruhsatlarından, ambalaj atıklarının nasıl toplandığına kadar bir çok uygulamanın yapıldığı denetimlerde uyarıları dikkate almayan ve ruhsatsız çalışan okul kantini işletmecilerine yasal işlem yapılıyor. Denetimler kantinler uygun şartları sağlayana kadar 15 günde bir devam ediyor.
Beyin kanaması geçiren Çınar bebek doktorun hızlı müdahalesiyle şifa buldu
23 Eylül 2025 Salı - 14:57 Beyin kanaması geçiren Çınar bebek doktorun hızlı müdahalesiyle şifa buldu Evinde kafa travması geçiren Çınar bebek, Büyük Anadolu Darıca Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Hayati tehlike taşıyan durum karşısında hastane adeta alarma geçti. Çınar bebek, Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Özden Çağlar Öztürk’ün cerrahi tedavisi sonrası sağlığına kavuşurken, ailesi sevinç gözyaşları döktü. Kocaeli’de evinde oynarken kafa travması geçiren Çınar bebek, ailesi tarafından fark edilerek Samsun Büyük Anadolu Darıca Hastanesi’ne kısa zamanda ulaştırıldı. Burada Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Özden Çağlar Öztürk tarafından yapılan değerlendirmede beyin kanaması tespit edildi. Opr. Dr. Özden Çağlar Öztürk, vakit kaybedilmeden müdahale edilmesi gerektiğini belirterek acil ameliyat kararı aldı. Ameliyat süreci için hastane personeli de seferber oldu. Cerrahi ekip, anestezi uzmanları, hemşireler ve teknik destek birimleri koordineli bir şekilde çalışarak Çınar bebeğin ameliyata hazırlanmasını sağladı. Bu süreçte hastane yönetimi de Çınar bebeği yakından takip ederek aileye destek oldu. Başarılı geçen operasyonun ardından Çınar bebeğin tedavisi Dr. Özden Çağlar Öztürk ve ekibi gözetiminde devam ediyor. Dr. Çağlar Öztürk kritik sürecin atlatıldığı ve umut verici gelişmeler yaşandığını belirtti. "Fışkırır tarzda kusmaya dikkat" Uyarılarda bulunan Opr. Dr. Özden Çağlar Öztürk, "Ev içinde gerçekleşen çocuk kafa travmalarında bizim için en önemli olan şey, travma sonrasında fışkırır tarzda kusma olup olmadığı, bilinç bulanıklığı, şuur kaybı ve nöbet geçirip geçirmediğidir. Bazen bunların hiçbiri olmasa da çok şiddetli, daha önce hiç olmayan baş ağrısı tarif etmesi de bu belirtiler içindedir. Tabii bu her yaş grubunda mümkün olmayabiliyor. Fakat bebek hastalarda bizim için en önemli bulgu genelde fışkırır tarzda kusmadır. Kusması olmuyorsa, çok yüksek enerjili bir travma olduğuna inanmıyorsak tomografi istemiyoruz. İlk etapta takip öneriyoruz ama travmadan sonra, bu hastamızda olduğu gibi, ilk yarım saatte tekrarlayıcı şekilde acile geldiğinde hasta 4-5 defa fışkırır tarzda kustu. Bu tip kusmalar bizim için kafa içi basınç olduğunu gösterir ve bunu çok önemseriz; hızlıca tomografi isteriz" dedi. "Beyin kanamalarında sınır 10 milimetre" Bazı beyin kanamalarını takip altında tuttuklarını ifade eden Öztürk şunları söyledi: "Bazılarını ise çok önemseyip çok hızlı bir şekilde ameliyat etmemiz gerekiyor. Bu bebeğimizde de böyle bir kanama vardı. Beyin zarının üzerinde bir kanama vardı. Bizim için cerrahi sınır 10 mm’dir. Bu çocuğumuzda ilk tomografide 18 mm kanama vardı. Neredeyse cerrahi sınırımızın iki katı. Ameliyata girmeden önceki ikinci tomografide ise 24 mm kanama vardı. Yani cerrahi sınırımızın 2,5 katı. Hastamızın tekrarlayıcı kusmaları artmaya başlayınca hemen ameliyata aldık. Normalde biz erişkinlerde 11 mm’nin üzerindeki bir kanama bizim şuurumuzu da bulandırır, bilincimizi kapatır ve bizi kötü hale sokar. Çocuk beyinleri bu konuda biraz daha elastik olduğu için bu tip kanamaları daha tolere edebiliyor. Özellikle bıngıldağı kapanmamış çocuklarda kafa içi basıncı erişkinlere göre daha geç artıyor. Bu anlamda fışkırır tarzda kusmalar, bebek ve çocukluk çağında kafa travması sonrası bizim için çok önemlidir. Hayati tehlike açısından bir an önce tedavisi yapılmalıdır. Yoksa ameliyat sonrası felç ya da vücutta kalıntı kalması durumlarının önüne geçilmiş olur. Bu anlamda ne kadar hızlı hareket edersek o kadar az kalıcı hasar kalır." "Kafa çarpmalarını önemseyin" Kafa çarpma durumlarında anne ve babalar, çocuğun ev içinde travma yaşamaması için bazı önlemler alması gerektiğinin altını çizen Öztürk, "Mesela televizyonun sabitlenmesi gibi... Buna benzer önlemler ev içinde mutlaka alınmalıdır. Her şeye rağmen bir kafa travması olduğunda, özellikle bize çok sorulan "Çocuğum kafasını masaya çarptı, kızarıklık oldu. Ne yapmamız gerekiyor?" gibi sorulardır. Burada çocukta kusma yoksa, baş ağrısı ya da farklı bir bilinç kaybı gibi bir durum yoksa bu önemsenecek bir durum değildir. Fakat kafasında çok yoğun şişlik oluştuysa, morarma olduysa, ağlaması sıklaştıysa, huzursuzsa, hele de kusması varsa bir an önce acile gelip uzman doktorun değerlendirmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. Çınar bebeğin ailesinden teşekkür Yaşadıklarını bir yandan üzüntülü bir yanda da sevinçli bir şekilde anlatan Çınar bebeğin ailesi ise "Bebeğimizi hastaneye getirdiğimizde beyin kanaması geçirdiğini bilmiyorduk. Doktorumuz Çağlar hocamızın muayene sonrası yaptığı değerlendirme sonucunda acil olarak ameliyata alınması gerektiğini söyledi. Biz ameliyat denilince büyük bir şok yaşadık fakat hastaneye geldiğimizden itibaren Darıca hastanesinin çalışanından yönetimine kadar hepsi yanımızda oldu moral vererek destek oldu. Bebeğimizin durumu şu anda çok iyi. Bu anlamda bu süreçte yanımızda olan herkese teşekkür ediyoruz. Özellikle başarılı bir ameliyat gerçekleştirerek bizi sevince boğan Çağlar hocamıza çok teşekkür ediyoruz" dediler.
Uzmanlar Alzheimer’i anlattı
23 Eylül 2025 Salı - 13:58 Uzmanlar Alzheimer’i anlattı Yunusemre Belediyesi ev sahipliğinde, Dünya Alzheimer Günü kapsamında düzenlenen panelde, hastalığa dikkat çekilirken hasta ve yakınlarına yönelik yürütülen çalışmalar ile mücadele yöntemleri ele alındı. Yunusemre Belediyesi, Dünya Alzheimer Günü dolayısıyla farkındalık oluşturmak amacıyla anlamlı bir etkinlik düzenledi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Celal Bayar Üniversitesi ve Türkiye Alzheimer Derneği Manisa Şubesi iş birliğiyle gerçekleştirilen panel, Ferdi Zeyrek Millet Çarşısı İsmail Hakkı Tonguç Konferans Salonu’nda yapıldı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Hatice Mavioğlu ve Prof. Dr. Derya Şaşman Kaylı üstlenirken; MCBÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Melike Batum, MCBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Doç. Dr. Özlem Özcan, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Gürtunca ve Manisa Büyükşehir Belediyesi Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Ahmet Müştak Aydın panelde konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliği Yunusemre Kent Konseyi Başkanı Bektaş Kılınç, Yunusemre Belediyesi Sağlık Hizmetleri Müdürü Birsen Öcal, Türkiye Alzheimer Derneği Manisa Şubesi temsilcileri ile Alzheimer ve Demans Danışma/Dayanışma Merkezi’nden hizmet alan hasta yakınları takip etti. "Alzheimer sadece bir sağlık problemi değil" Panelde konuşan Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Gürtunca, belediye olarak Alzheimer hastalığına karşı duyarlılık oluşturmayı önemsediklerini belirterek, "Bu merkezi kurarken amacımız sadece hastalara değil, aynı zamanda yakınlarına da destek sunmaktı. Alzheimer sadece bir sağlık problemi değil, aynı zamanda sosyal bir sorun. Bu süreçte hasta kadar ailesi de ciddi bir yıpranma yaşıyor. Biz de belediye olarak hem bakım sürecinde hem de psikososyal anlamda destek verebileceğimiz bir yapı oluşturduk. Önümüzdeki dönemde bu çalışmaları daha da yaygınlaştırmak istiyoruz" dedi. Mücadele yöntemleri anlatıldı Uzmanlar ise Alzheimer hastalığının belirtileri, ilerleyişi ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Hastalığın genellikle hafıza kaybı, günlük işleri yapmada zorlanma, karar verme becerilerinde azalma gibi belirtilerle başladığını aktaran uzmanlar, düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, zihinsel faaliyetlerde bulunma ve sosyal etkileşimin riski azaltmada önemli olduğunu vurguladı. Düzenlenen panel mini bir konser ile sona erdi.
Gençleri zararlı alışkanlıklardan koruma çalışmaları
23 Eylül 2025 Salı - 13:28 Gençleri zararlı alışkanlıklardan koruma çalışmaları Tavşanlı’da Yeşilay Cemiyeti ile İlçe Milli eğitim Müdürlüğü yetkilileri arasında yapılan görüşmede, yeni eğitim-öğretim yılında gençleri zararlı alışkanlıklardan korumak ve farkındalık oluşturmak amacıyla yapılabilecek ortak çalışmalar ele alındı. Yeşilay Cemiyeti temsilciliği tarafından önümüzdeki günler için yeni projeler hayata geçirilecek. Yeşilay Cemiyeti, Genel Merkez tarafından başlatılan proje kapsamında il ve ilçelerdeki Milli Eğitim Müdürlüklerine yönelik ziyaret programını sürdürüyor. Bu çerçevede, Yeşilay Tavşanlı İlçe Temsilcisi Celalettin Altay ve beraberindeki Serkan Hüsnü Korkmaz, Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı’yı makamında ziyaret etti. Eylül ayı faaliyet planı doğrultusunda gerçekleşen ziyarette, yeni eğitim-öğretim yılında gençleri zararlı alışkanlıklardan korumak ve farkındalık oluşturmak amacıyla yapılabilecek ortak çalışmalar ele alındı. Karşılıklı görüş alışverişi şeklinde geçen toplantıda, öğrencilere yönelik kamp faaliyetleri düzenlenmesi, "Yeşil Vatan İçin Orman Yürüyüşü" gibi etkinliklerle gençlerin doğayla buluşturulması ve okullarda rehberlik faaliyetleri kapsamında çeşitli seminerlerin organize edilmesi gibi konularda iş birliği yapılması kararlaştırıldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Küçükkağnıcı, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Yeşilay’ın çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve özellikle gençlere yönelik koruyucu ve önleyici faaliyetlerde her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti.
Manisa’da sağlıkta büyük atılım
23 Eylül 2025 Salı - 13:23 Manisa’da sağlıkta büyük atılım Manisa İl Sağlık Müdürlüğü, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Vizyonu" kapsamında il genelinde yapılan sağlık hizmetlerini ve yatırımları kamuoyu ile paylaştı. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. M. Fatih Zeren’in katılımıyla düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında yeni sağlık tesislerinden personel artışına, yoğun bakım hizmetlerinden aile hekimliği uygulamalarına kadar geniş bir değerlendirme yapıldı. Manisa İl Sağlık Müdürü Zeren, basın mensuplarını selamlayarak başladığı konuşmasında, "Sağlık hizmetlerinde Türkiye ortalamalarının üzerinde değer üreten bir şehiriz. Yatırımlarımız ve hizmetlerimizle vatandaşımızın yanında olmaya devam ediyoruz" dedi. Toplantıda Manisa İl Sağlık Müdürü Fatih Zeren’e Müdürlük Daire Başkanları Uzm. Dr. Metin Gümüş, Uzm. Dr. Leyla Arıcı, Uzm. Dr. Nebi Sürüm, Alperen Akdinç ve Dt. Latif Çakmak ile daire başkan yardımcıları da eşlik etti. Yeni hastaneler yolda 450 yataklı Akhisar Devlet Hastanesi ile 400 yataklı Salihli Devlet Hastanesi’nin inşaatlarının hızla yükseldiğini belirten Zeren, her iki hastanenin de 2026 yılı içerisinde hizmete alınacağını söyledi. Saruhanlı, Sarıgöl ve Köprübaşı ilçelerinde de yeni devlet hastaneleri için ihale ve proje çalışmalarının sürdüğünü aktaran Zeren, Kırkağaç ve Gördes’te ek hizmet binalarının planlandığı aktardı. Manisa’daki hastane verileri 2023 yılı itibariyle Sağlıklı Türkiye yüzyılı programının başladığını aktaran Zeren, "Son 23 senedir biliyorsunuz sağlıklı dönüşümle beraber yapısal reformların hepsi tamamlandı. Şimdi de koruyan geliştiren bir sağlık vizyonuyla hareket etmekteyiz. İlimiz sağlık kuruluşlarına bakacak olursak ilimizde 17 tane ilçemiz bulunmakta. 17 ilçemizde hepsinde ilçe sağlık müdürlüğü veya TSM dediğimiz Toplum Sağlığı Merkezi’miz bulunmakta. 12 tane ilçe sağlık müdürlüğümüz var. 532 tane aile hekimliği birimimiz ve 193 tane aile sağlıklı merkezimiz bulunmakta. Bunları gün geçtikçe artırmaktayız. Sağlıklı hayat merkezlerimiz bakanlığımızın son derece önem verdiği bir konu ve ilimizde 5 tane var. Bunu yıl sonuna kadar inşallah 7 veya 8’e çıkaracağız. Yıl başında da 4 taneydi. Muradiye Sağlıklı Hayat Merkezimizi açarak bunu 5’e çıkarttık. Bir tane göçmen sağlığı merkezimiz var Turgutlu ilçemizde. Bir tane daha açmak için çalışmalarımız sürdürülmekte merkezimizde. Çünkü göçmen sayısına bağlı olarak bu değişebiliyor. Dolayısıyla bunu ikiye çıkaracağız inşallah. Verem savaş birimi üç tane. Acil Sağlık Hizmetleri istasyonumuz da şu ana kadar 61 tane. Biz beş tane daha açılış için onayımızı aldık. En ücra noktalara acil sağlık hizmetlerimizi sunmak için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. İlimizin 1 milyon 475 bin nüfusu var ve yaklaşık 14 bin kilometrekare alana verilmiş vaziyette. Dolayısıyla hem geniş hem de kalabalık bir nüfusa hitap etmekte. Dolayısıyla çalışmalarımız da çok çeşitli olarak sürdürmekteyiz. 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşlarına baktığımız zaman bir tane üniversite hastanemiz var. Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanemiz var. Bir tane şehir hastanemiz var. 16 tane devlet hastanemiz, bir tane de kadim ruh sağlığı hastalıkları hastanemiz var. Ağız diş sağlığı merkezi sayımız 6 ve 12 tane diyaliz merkezimiz var. Özel sağlık kuruluşlarımız bakınca da 9 tane özel hastane, 7 tane özel tıp merkezimiz özel diyaliz merkezi sayımız 9, özel diş polikliniğimiz 34, bir tane özel ADSM’miz var Turgutlu ilçemizde, 125 serbest hekim muayenehanesi ve serbest diş hekimi sayımız da 159. Bunların hepsi Türkiye ortalamasının bir miktar altında özel muayenehanelerde. Tabii uzman tabip diş tabibi, uzman diş tabibi, ve hemşire ve diğer sağlık hizmetli sınıfındakileri dikkate aldığımızda bizim toplam doluluğumuz yüzde 90’ın üzerinde. Yani esasında sağlık insan gücümüz son derece iyi. Toplamda da yaklaşık 15 bin personele çalışmaktayız. Bu ilimizde Milli Eğitim’den sonra 2. en kalabalık kuruluş hâle getiriyor bizi." dedi. Yoğun bakım yatak sayısı artırılacak Manisa’da toplam 4 bin 863 tane yatak bulunduğunu kaydeden Zeren, "Bunun 3 bin 245’i kamu kuruluşlarımızda bulunmakta. Bu yatak sayısını artırma çabalarımız sürmektedir. Çoğunluğu nitelikli yatak olarak görülmektedir. Kamudaki erişkin yoğun bakım sayımız 390, çocuk yoğun bakım yatak sayımız 15 ve yeni doğan yoğun bakım yatak sayımız da 71. Özellikle yeni doğan yatak sayımız Merkez Efendi ve Şehir Hastanesi olmak üzere artırma çabalarımız bulunmakta. Bu yıl sonuna kadar onları düzenleyeceğiz. Erişkin yoğun bakımda Alaşehir başta olmak üzere yoğun bakım yatak sayısında artış çalışmalarımız devam etmekte. Biz özel hastanelerin ve üniversite hastanemizin de yatak sayısını arttırması yönünde çalışmalarımızı yapmalarını bekliyoruz ve onları desteklemekteyiz ve onlar da bize bu konuda katkı sağlayacak. Bunun bize getirisi ne olacak? Bunun bize getirisi vatandaşlarımızın çevre illere veya uzak illere sevkinin azalması. Çünkü en fazla sevk vermemizin sebeplerinden birisi yoğun bakım yatak sayısının yetersiz olması. Şu anlarda yok ama belli dönemler halinde yatak sayısı ile ilgili sorun yaşadığımız zamanlar oluyor." diye konuştu. Bir yılda 20 milyon muayene Manisa’da geçen sene 20 milyon muayene yapıldığına dikkat çeken Zeren, "Yalnız bunları bizim azaltmamız lazım. Yani bir kişi burada görünmese de 14 kere sağlık kuruluşuna başvuruyor. Bunu azaltma çabamız, sağlıklı bir toplum oluşturabilmemizden geçmekte ve bununla birlikte olacak inşallah. Çünkü ama bu süreç tabii hemen olacak bir şey değil. Sağlıklı bir toplum oluşturulacak. Bu zamanla azalacaktır. 78 bin ameliyatımız var. Bu ameliyatların en fazla yapılan hastanemiz Şehir Hastanemiz, sonra Merkezefendi Devlet Hastanesi ve akabinde Akhisar Mustafa Kirazoğlu Devlet Hastanesi geliyor. Söylemiş olduğum gibi erişkin yoğun bakımının toplamı 390. Burada 20 bin hastamızı yatırdık. Çocuk yoğun bakımlarımızda kamuda 15 yatak kapasitemiz bulunmakta. 700 üzerinde hastaya burada tedaviler vermişiz. Yeni Doğan yoğun bakımlarımız toplamda 71 yatakta. 4 bin 300 hastamız burada faydalandı. Yapılacak çalışmalarımızla ilgili bir birkaç bir şey söyleyeyim. Şehir Hastanemizde 3. basamaklı Yeni Doğan yoğun bakım ünitesinde 6 yatak arttıracağız Allah nasip ederse. Artırdık hatta. Soma Devlet Hastanemizde 2. basamak yoğun bakımı arttıracağız ve Alaşehir Devlet Hastanemizde de 31 yataklı bir yeni yoğun bakım ünitesi açmayı planlıyoruz." ifadelerini kullandı. Manisa’da bir yılda 4 bin 500 anjiyo Geçtiğimiz yıl Manisa’da 4 bin 500 hastaya anjiyo yapıldığını ve bunların yüzde 60’ında stent uygulandığını aktaran Zeren, yaklaşık 160 tane hastaya da açık kalp ameliyatı yapıldığını belirtti. Kemoterapi alan hasta sayısı Onkoloji tanı ve tedavi noktasında her türlü tedaviyi verdiklerini söyleyen Zeren, "Kemoterapi, radyoterapi ve aynı zamanda radyoaktif biyopsi tedavilerimiz bütün dünyada modern bir şekilde uygulanmakta. Bizim ilimizde de aynı şekilde uygulanmakta. Ve onkoloji konusunda da kemoterapi hasta sayımız yaklaşık 11 bin 500." dedi. Evde sağlıkta 3 bin hastaya ulaşıldı Evde Sağlık Hizmetlerinin bakanlığın son dönemde gerçekten üzerinde durduğu hizmetlerin arasında olduğunu vurgulayan Zeren şunları söyledi: "Biz de bir hastaya en az 3-4 kere ziyaret etme şiarıyla çalışmaktayız. Hasta sayımız günbegün artıyor. Aynı zamanda 80 yaş üzeri veya yasal dayanağı olan hastalarımızda ilaç raporunu hastaneye gitmeden uzaktan erişimle vermeye başladık. Biz de mayıs ayından itibaren başlayan bu hizmette yaklaşık 3 bin hastamıza ev raporu sunmuş vaziyetteyiz. Bu ciddi manada bir güzel bir hizmet." Ağız ve diş sağlığı hizmetleri gelişiyor Son bir yılda ağız ve diş sağlığı merkezlerinde 693 bin muayene, 160 bin dolgu, 174 bin diş çekimi ve yaklaşık 96 bin sabit protez işlemi yapıldığını söyleyen Zeren, Alaşehir’de açılan yeni merkezle birlikte il genelinde 6 merkezde 191 ünite ile hizmet verildiğini ifade etti. Aile hekimliğinde yeni hedef Aile hekimliği uygulamalarında aile hekimi başına düşen nüfusun 2026 yılı sonuna kadar 2 bin 500’e indirileceğini kaydeden Zeren, proje ve inşaatı devam eden aile sağlığı merkezleriyle 45 yeni birim açılacağını söyledi.
Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Anmal: ’’Sınırdaki sağlık hizmeti önemlidir’’
23 Eylül 2025 Salı - 12:33 Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Anmal: ’’Sınırdaki sağlık hizmeti önemlidir’’ Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, sınırın sıfır noktasında verilen sağlık hizmetlerinin önemli olduğunu vurguladı. Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, Silopi Devlet Hastanesi idarecileriyle makamında bir araya gelerek sendikal çalışmalar ve sağlık çalışanlarının sorun ve beklentileriyle ilgili bilgilendirmede bulundu. Sınırın sıfır noktasında verilen sağlık hizmetin önemine değinen Anmal, "Sınırdaki sağlık hizmeti, sınır güvenliği kadar önemlidir. Çünkü ülkemize ilk giriş yapan yabancılara sağlık ihtiyacı durumları bu tesislerimizde verilmektedir. Sınırdaki sağlık tesislerimiz ülkemizin ve Sağlık bakanlığın aynası niteliğinde olup bu nedenle sınırdaki sağlık tesislerimizin donamına önem verilmemizin yanında gerek fiziki gerekse hizmet verilebilirliğin üzerine de durmamız gerekiyor. Türkiye’den sağlık hizmeti almak isteyen yabancıların ilk karşılaştığı sağlık tesisi Silopi Devlet Hastanesi’dir. Burada verilen sağlık hizmetiyle tıbbi donanımlar önemlidir. Gerek yöneticilik görevi üstlenen yöneticiler olsun gerekse sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanları olsun hep birlikte ekip ruhu ile çalışmalarını önemserken, sağlık yöneticilerimizin bu bölgede sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanların beklentilerine ve sağlık hizmetin sunumuna yönelik önerilerine önem vermesiyle birlikte kaliteli ve sürdürülebilir çalışmalara tanıklık edeceğiz. Sağlık çalışanlarıyla istişaresiz yapılacak planlamaların başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı daha önceki yöneticilerle teyit edilmiştir. Yapılacak planlamalarda sahada idarecilerin gören gözü halka sunulan hizmetin aynası olan sağlık çalışanlarından fikir alarak istişarede bulunması idarecilerin başarılarına hızlı ulaşmasını sağlayacaktır’’ dedi. Hastane Müdürü Fırat Karahan ise Sağlık-Sen Şırnak şube yöneticilerinin ziyaretinden ve değerli istişare ile bilgilendirmelerinden ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirdi.