Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Galatasaray ile Fenerbahçe 406. randevuda
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Galatasaray taraftarı, Taksim’de derbiyi bekliyor
Şanlıurfa'da kahreden olay! Kayıp çocuk ölü bulundu
İsrail Lübnan'da ateşkesi ihlal etti: 7 ölü
Nehre düşen çocuk için arama çalışmaları 6 gündür sürüyor
Zelenskiy: "Kırk yıl önce dünya, en büyük nükleer felaketlerden biriyle karşı karşıya kaldı"
Trump, saldırganın fotoğrafını yayınladı
Netanyahu’dan Lübnan’a yönelik "güçlü saldırı" emri
SAĞLIK
Hekim oğuldan ebe anneye Ebeler Haftası sürprizi
26 Nisan 2026 Pazar - 14:04:53
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan pratisyen hekim, aynı hastanenin doğumhanesinde görev yapan ebe annesine Ebeler Haftası dolayısıyla sürpriz yaptı. Hastanenin acil servisinde görevli pratisyen Hekim Dr. Buğra Şekerci aynı hastanede doğumhanede ebe olarak çalışan annesi Nefise Şekerci’yi ziyaret ederek çiçek takdim etti. Aynı kurumda görev yapan anne ve oğlun, aynı gün nöbetçi olmaları nedeniyle gerçekleşen buluşma duygusal anlara sahne oldu. Dr. Şekerci, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atanmasının aileleri için önemli bir mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, özellikle annesiyle aynı hastanede görev yapmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Aynı kurumda farklı birimlerde sağlık hizmeti sunmanın hem mesleki hem de ailevi açıdan kendilerini motive ettiğini dile getiren Şekerci, "Atanma sürecimde annemle aynı hastanede çalışma fikri bizi heyecanlandırıyordu. Bugün de aynı gün nöbetçiyiz. Ebeler Haftası vesilesiyle anneme sürpriz yapmak istedim. Bu vesileyle başta annem olmak üzere tüm ebelerin haftasını kutluyorum" dedi. Ebe Nefise Şekerci ise 35 yıldır sağlık çalışanı olduğunu 25 yıldır ebe olarak görev yaptığını belirterek oğlunun aynı hastanede görev yapmasından büyük bir gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Aynı kurumda birlikte hizmet vermenin kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu vurgulayan Şekerci, "Bugün aynı gün 24 saat nöbetçiyiz. Oğlum bana Ebeler Günü için sürpriz yaptı. Çok mutlu oldum. Oğlumla aynı hastanede çalıştığım için gururluyum" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:32
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında birkaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polib çıkartıldı
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta, yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında bir kaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:45
Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı
Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 09:23
Diş ağrısı şikayetiyle gitti 25 dişinden oldu
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
20 yıllık tümör Van’da yapılan ameliyatla alındı
3
25 Nisan 2026 Cumartesi- 11:43
Diz ağrısını hafife almayın: Sinsi tehlike menisküs kök yırtıkları
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:15
Ekran bağımlılığı alarm veriyor: 2050’de her 2 kişiden biri miyop olabilir
5
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:24
Prof. Dr. İrfan Koca: "Hidrodiseksiyon ile ağrıya değil nedene müdahale ediyoruz"
25 Eylül 2025 Perşembe - 15:50
Yeşilyurt Belediyesi’nden ihtiyaç sahibi yaşlılara tansiyon aleti desteği
Malatya’nın Yeşilyurt Belediyesi, sosyal yardım hizmetleri kapsamında kronik rahatsızlığı bulunan ve düzenli tansiyon takibi yapması gereken ihtiyaç sahibi yaşlı vatandaşlara ücretsiz tansiyon aleti dağıtmaya başladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından başlatılan Yaşlı Destek Programı (YADES) çerçevesinde, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından finanse edilen ve Yeşilyurt Belediyesi AR-GE Müdürlüğü aracılığıyla temin edilen 218 adet tansiyon aleti, ihtiyaç sahibi yaşlılara ulaştırılıyor. Yeşilyurt Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen özel programda, tansiyon aletlerinin ilk bölümü yaşlı vatandaşlara teslim edildi. Tansiyon aleti alan vatandaşlar uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirerek Yeşilyurt Belediyesine teşekkür etti. Tansiyon aletlerinin tesliminde konuşan Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcısı Cavit Aslan, hizmetin amacının yaşlıların evlerinde sağlık kontrollerini daha kolay yapabilmelerini sağlamak olduğunu belirtti. Başkan Yardımcısı Aslan, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün katkılarıyla, ilçemizdeki ihtiyaç sahibi yaşlı vatandaşlarımıza toplamda 218 adet tansiyon aletinin dağıtımına başladık. Tecrübeleri ve deneyimleriyle bizlere yol gösteren büyüklerimizin sağlığı, huzuru ve mutluluğu bizim için çok kıymetlidir. Bu destekle onların yaşam kalitesini artırmayı, muhtemel sağlık sorunlarının erken fark edilmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Büyüklerimizin duaları bizler için en büyük güç kaynağıdır. Tansiyon aletleri hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.
25 Eylül 2025 Perşembe - 15:49
Üriner sistem taş hastalıkları her yaş grubunda görülmektedir
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’nda görev yapan Opr. Dr. Ahmet Tüfekçi, halk arasında "böbrek taşı" olarak bilinen üriner sistem taş hastalığının, idrar yollarında taşların oluşmasıyla ortaya çıktığını söyledi. Taşların böbreklerde, idrar kanalında (Üreter) veya mesanede görülebileceğini belirten Opr. Dr. Tüfekçi, "İdrarın içerisindeki bazı maddelerin yoğunlaşması ve kristalleşmesi sonucu oluşan bu taşlar hem kadınlarda hem erkeklerde çocukluk çağı dahil her yaş grubunda karşımıza çıkabilir" dedi. Belirtileri Opr. Dr. Tüfekçi, üriner sistem taş hastalıklarının belirtilerini şöyle sıraladı: "Böğür ya da yan ağrısı (Genellikle çok şiddetli, "kolik" tarzında), idrarda yanma ya da idrara sik çikma, idrarda kan görülmesi, kusma ve bulanti, idrar akışında tıkanıklık hiss" dedi. Opr. Dr. Tüfekçi, bazı küçük taşları hiç belirti vermeden kendiliğinden düşebilirken, büyük taşların ise tıkanıklık yaparak ciddi ağrılara ve böbrek fonksiyonlarının bozulmasına neden olabildiğini anlattı. Risk faktörleri Opr. Dr. Tüfekçi, üriner sistem taş hastalıklarının risk faktörlerinin yetersiz su tüketimi, aşırı tuzlu ve hayvansal protein ağırlıklı beslenme, ailede taş hastalığı öyküsü ve bazı metabolik hastalıklar olduğunu ifade etti. Tedavi yöntemleri "Günümüzde taş hastalığının tedavisi oldukça gelişmiştir. Taşın yeri, büyüklüğü ve hastanın durumu göz önüne alınarak çeşitli tedaviler uygulanır" diyen Opr. Dr. Tüfekçi şu bilgileri paylaştı: "İlaç ve Bol Sıvı ile Takip: Özellikle 10 mm’den küçük ve izlem için uygun olan taşlar bazen ilaç ve bol sıvı desteğiyle kendiliğinden düşebilir. Burada önemli olan düzenli doktor takibi ve tavsiyesi ile sürecin yönetilmesi olup her an acil bir müdahale gerekebileceği akılda tutulmalıdır. ESWL (Taş Kırma Yöntemi): Vücut dışından ses dalgalarıyla taş hedeflenerek kırılır ve küçük parçalara ayrılır, parçaların idrarla kendiliğinden atılması beklenir. Endoskopik Yöntemler (URS - RIRS): İdrar yolundan kamera ile girilerek (Kapalı bir şekilde) taşa ulaşılır, taş lazerle kırılır ve büyük parçalar dışarı alınırken küçük kırıntıların idrar ile sağlanır. Bu işlem esnasında kullanılan teknoloji çeşidine göre ameliyatın konforu ve başarısı değişkenlik gösterebilmektedir ki bizde hastanemizde bu ameliyatı uygularken lazer teknolojisinin en gelişmişlerinden olan thulium lazer cihazını kullanmaktayız. Perkütan cerrahiler: Genellikle 2 cm’den büyük, böbrek yerleşimli taşlarda bel bölgesinden yaklaşık 2 cm’lik küçük bir kesi yardımı ile (Perkütan nefrolitotomi) böbreğe ulaşılarak taşlar temizlenir. Açık Cerrahi: Günümüzde çok nadiren gerekli olur, diğer yöntemlerin uygun olmadığı özel durumlarda tercih edilir. Hastanemizde taş hastalığının tanı ve tedavisi ile ilgili her türlü modern yöntem başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Hastalarımız, şikâyetlerine en uygun ve en güncel tedavi seçeneklerinden yararlanabilmektedir. Özellikle endoskopik cerrahilerde kullandığımız thulium lazer cihazı ile tam taşsızlık sağlama oranlarımız oldukça yüksek izlenmektedir." Korunma yollari Üriner sistem taş hastalığının Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çok sık görülmekle birlikte tedavisi olan bir sağlık sorunu olduğunu belirten Opr. Dr. Tüfekçi, korunma yolları ile ilgili şunları söyledi: "Bol su içmek, sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak ve düzenli kontrollerle taş oluşumunun önüne geçmek mümkündür. Bu tarz şikayetleri olan ya da ailesinde taş hastalığı öyküsü olan hastalarımızın, vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına muayene olmasını öneriyoruz."
25 Eylül 2025 Perşembe - 15:14
Çarşamba Devlet Hastanesi’nde başhekimlik görevinde devir teslim
Samsun Çarşamba Devlet Hastanesi’nde başhekimlik görevine Uzm. Dr. Emre Özgen atandı. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık, İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Uzm. Dr. Özgen, bugün düzenlenen törenle görevi eski başhekim Dr. Öğr. Üyesi Aykut Özturan’dan devraldı. Hastane yönetiminden yapılan açıklamada, "Görev süresi boyunca göstermiş olduğu özverili çalışmalar ve katkılarından dolayı Dr. Öğr. Üyesi Aykut Özturan’a teşekkür eder, başhekimlik görevini devralan Uzm. Dr. Emre Özgen’e yeni görevinde başarılar dileriz. Kurumumuzun sağlık hizmetlerindeki kalite ve verimliliğini daha da ileriye taşımak adına tüm yönetici ve çalışanlarımızla birlikte özverili çalışmalarımıza devam edilecektir" denildi.
25 Eylül 2025 Perşembe - 13:20
Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’ne 4 boyutlu ultrason cihazı
Sinop Atatürk Devlet Hastanesi Kadın Doğum Bölümü, anne adaylarına daha güvenli gebelik takibi sunmak amacıyla 4 boyutlu ultrason cihazını hizmete aldı. Sinop Atatürk Devlet Hastanesi Kadın Doğum Bölümü’ne 4 boyutlu ultrason cihazı kazandırıldı. Kadın sağlığı alanında hizmet kalitesini artırmayı hedefleyen hastane yönetimi, gelişmiş görüntüleme teknolojisine sahip cihaz sayesinde anne adaylarına daha güvenli bir gebelik takibi sunacak. Yeni cihaz ile gebelik sürecinde bebeğin yapısal gelişimi, hareketleri ve olası anomalileri gerçek zamanlı ve yüksek çözünürlükte izlenebilecek. Özellikle riskli gebeliklerde erken tanı ve müdahale açısından önem taşıyan 4 boyutlu ultrason cihazı, doğumsal anomali taramalarında hekimlere detaylı değerlendirme imkânı sağlayacak. Böylece hem tanı süreçleri hızlanacak hem de anne-baba adayları bebekleriyle daha erken dönemde bağ kurma fırsatı bulacak. Hastane yönetiminden yapılan açıklamada, "Sinop Atatürk Devlet Hastanesi olarak kadın sağlığı alanında en güncel tıbbi donanımları kullanarak, halkımıza modern, güvenilir ve ulaşılabilir sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verildi.
25 Eylül 2025 Perşembe - 13:19
Canlı yayında zorlu beyin ameliyatı
İstanbul’da 17-21 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Asya ve Avrupa Nöroradyoloji Dernekleri ile Türk Nöroradyoloji Derneği’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği "Kıtaları Birbirine Bağlamak ve Kültürleri Birleştirmek" temalı uluslararası toplantıya, Malatya’dan katılan tıp ekibi damga vurdu. Toplantı kapsamında, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Girişimsel Nöroradyoloji Ünitesi’nden Prof. Dr. İsmail Okan Yıldırım ve Doç. Dr. Ahmet Turan Kaya öncülüğündeki ekip, beyin damarlarında oluşan baloncukların (anevrizma) kapalı yöntemle tedavisini canlı yayında gerçekleştirdi. Ameliyata Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Bora Tetik de eşlik etti. Zorlu operasyon, dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanları tarafından anbean takip edildi. Aynı anda iki ameliyat birden yapıldı Canlı yayın sırasında hastaneye acil olarak getirilen beyin kanaması vakasına da müdahale eden ekip, ikiye ayrılarak aynı anda iki ayrı ameliyatı başarıyla yönetti. Prof. Dr. İsmail Okan Yıldırım, operasyonlara ilişkin "Bir yandan canlı yayındaki hastayı yönetiyor, diğer yandan kameralarla ikinci ameliyatı takip ediyordum. Meslek hayatımın en zorlu günlerinden biriydi" dedi. "Dünyaya yön veren Türk hocalarımız var" Operasyon sonrası değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Yıldırım, "Türk biliminin ve tıbbının uluslararası alandaki yükselişini bir kez daha gösterme fırsatı bulduk. Özellikle girişimsel nöroradyoloji alanında dünyaya yön veren çok değerli Türk hocalarımız var. Bu başarı, sadece bizim değil deprem sonrası toparlanmaya çalışan Malatya’mızın ve üniversitemizin de başarısıdır" ifadelerini kullandı. Yıldırım, başarıda ekip çalışmasının ve güçlü altyapının önemini belirterek, desteklerinden dolayı İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ile Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Aslan’a teşekkür etti.
25 Eylül 2025 Perşembe - 13:16
Şırnak İl Sağlık Müdürü Sili, Cizre Devlet Hastanesinde incelemelerde bulundu
Şırnak İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Murat Sili, bölge hastanesi konumunda hizmet veren Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesinde incelemelerde bulundu. Hastane yönetimiyle bir araya gelen Sili, sağlık hizmetlerinin işleyişi, hasta memnuniyeti ve hizmet kalitesinin artırılması konularında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Başhekimlik, servisler, poliklinikler ve destek birimlerini tek tek gezen Sili, sağlık çalışanlarına özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederek sahadaki gözlemlerini yerinde gerçekleştirdi. Sili, acil servisten yoğun bakıma, hasta yataklarından tetkik birimlerine kadar pek çok noktada yaptığı incelemelerde, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir kalitede sunulması adına gerekli talimatlar verdi. Sili, "Cizre’de yaşayan her vatandaşımızın kaliteli, güvenli ve ulaşılabilir sağlık hizmetine kavuşması en temel hedefimizdir. Sağlık sistemimizi güçlendirmek adına ekip ruhuyla çalışmaya, eksikleri tespit edip hızla çözüm üretmeye devam edeceğiz. Bu ziyaret sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, personel motivasyonunun artırılması ve kurumsal yapının güçlendirilmesi açısından önemli bir adımdır. Şırnak İl Sağlık Müdürlüğü olarak, vatandaşlarımızın sağlığı için sahada olmaya ve hizmetin niteliğini yükseltmeye kararlılıkla devam edeceğiz’’ dedi.
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:58
’Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar’ eğitimi Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde başladı
Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’nin katılımıyla, ’Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar’ eğtimi gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’nin açılış konuşmalarıyla 25 Eylül 2025 tarihinde Yunus Emre Devlet Hastanesi Konferans Salonu’nda ’Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar’ eğitiminin ilk günü gerçekleştirildi. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nin ’Koruyan Sağlık’ ve ’Geliştiren Sağlık’ yaklaşımı doğrultusunda düzenlenen program, aile hekimlerinin mesleki gelişimine katkı sunmak ve sağlık hizmeti basamakları arasında klinik entegrasyonu güçlendirmek amacıyla planlandı. Açılış konuşmalarında, aile hekimliği hizmetlerinin toplumun her kesimine eşit, etkin ve sürekli bir şekilde ulaşmasındaki stratejik öneme dikkat çeken İl Sağlık Müdürü Bildirici, bu tür eğitimlerin hekimlerimizin bilgi ve deneyimlerini artırarak hasta yönetiminde daha güçlü bir yapı oluşturduğunu ifade etti. Program kapsamında Dermatoloji Uzmanı Dr. Canan Yıldırım tarafından ’Dermatolojik Hastalıklara Güncel Yaklaşımlar’ başlıklı sunum gerçekleştirildi. Sunumda aile hekimlerimizin günlük uygulamalarında sıkça karşılaştığı deri hastalıklarının tanı ve tedavi süreçleri ayrıntılı olarak ele alındı. Katılımcı hekimlerimizin soru ve katkılarıyla interaktif şekilde ilerleyen eğitim, bilgi paylaşımı ve deneyim aktarımına zemin hazırladı.
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:52
Sağlık-Sen, Uludere’de sağlıkçıların özverisine değindi
Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabğatullah Anmal ve beraberindeki şube yönetimi, hastane iş yeri temsilcileri ile birlikte Uludere Devlet Hastanesinde idarecilerle bir araya gelerek bilgilendirmede bulundu. Göreve yeni başlayan Başhekim Dr. Akın Akkaya’yı de ziyaret eden Anmal, idarecilere başarılar temennisinde bulunarak sağlık camiasına sundukları hizmet ve profesyonel sağlık yöneticiliği ile sağlığa sundukları katkılarından ötürü teşekkür etti. Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Anmal, Uludere’de başhekim olarak göreve yeni başlayan Dr. Akın Akkaya’nın makamında bir araya gelerek sendikal çalışmalarla ilgili bilgilendirmede yapıp sağlık çalışanların sorun ve beklentileriyle ilgili bilgilendirmede bulundu. Şırnak’ın gelişmişlik düzeyi bakımında ihmal edilmiş olsa da Uludere’nin sağlık altyapısı fiziki olarak merkezde rahatlamış ancak kırsalda hala sorunların devam ettiğini ifade eden Anmal, ’’Uludere’de sağlık hizmeti sunan çalışma arkadaşlarımızın büyük özverileriyle sağlık hizmeti sunulmaktadır. Değerli sağlık çalışanların olağanüstü çabaları takdir ediliyor, bizlerde insanlığın hizmetinde kutsal bildiğimiz sağlık hizmetini büyük bir fedakarlıkla icra eden tüm çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyor çalışmalarında kolaylıklar diliyoruz. Bölgede çalışan sağlık çalışanların yönetim konusuna temkinli davrandıklarını bu bölgede nasıl sağlık hizmeti büyük bir özveriyle veriliyorsa idarecilerde sağlık çalışanları ile de diyalog içinde ekip ruhu ile çalışmalıdır. Sağlık çalışanların içinde bulunmadığı hiçbir toplantı sağlıkta başarıları getirmez, aksi takdirde yapılacak düzenlemeler büyük sıkıntılara sebebiyet verecektir. Sağlık hizmetlerine ayrı bir önem veren Şırnak Milletvekili Arslan Tatar’ın Bakanlıklar arasındaki işbirliğine de önemli bir yer ediniyor, bu nedenle idareci olarak bizler isteklerimizi projelendirip sağlık idarecileriyle gerekli istişareler sonunda talepleri yerli yerinde iletmemiz durumunda karşılık göreceğine inancımız tamdır. Bu nedenle sayın Arslan Tatar’ın özellikle Sağlık alanına ayrı önem vermesini önemsiyor ilgisine teşekkür ediyoruz. Bizler Sağlık-Sen ailesi olarak üzerimize düşen her türlü destekle birlikte halkımızın da kaliteli ve hızlı sağlık hizmetinden yararlanması için sağlık çalışanları ile birlikte yeter ki idareciler istekli olsun bizlerde katkı sunmaya hazırız Bu vesileyle de göreve yeni başlayan başhekimimizin çalışma isteği ve sağlık çalışanları ile istişare diyaloğunu önemsiyor Uludere özelinde insanlığın sağlık hizmetine önemli projelere vesile olması temennisi ile çalışmalarında başarılar dileriz" dedi.
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:36
Uzmanından "Haftada en az 2 kez balık yiyin" tavsiyesi
Balık sezonunun başlamasıyla birlikte haftada 2 kez balık yenilmesini öneren Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden "Somon, uskumru, sardalya, hamsi Omega-3’ten zengindir. Kalp-damar sağlığını destekler, kolesterolü dengeler, bağışıklığı güçlendirir. Levrek, çipura daha az yağlı olduğu için kilo kontrolü yapanlara uygundur" dedi. Balığın kaliteli protein, omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA, D vitamini, iyot ve selenyum gibi pek çok değerli besin öğesini içerdiğini vurgulayan Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden "Özellikle omega-3 yağ asitleri kalp sağlığını korur, beyin fonksiyonlarını destekler ve inflamasyonu azaltır. Haftada en az 2 kez balık tüketmek, uzun vadede kronik hastalıklara karşı koruyucu bir etki sağlar. Vücut direncini arttırır, kolesterolü düşürür, kalp damar sistemini destekler, enfeksiyonlara karşı korur, beyin ve hücrelerin gelişimine katkıda bulunur, yaşlanmayı geciktirir hatta depresyona karşı mutluluk duygusunu arttırır" diye belirtti. "Her yaş grubu için faydalı" Balık türleri arasında protein miktarının değil ancak yağ miktarının değişiklik gösterdiğini belirten Diyetisyen Erden genellikle beyaz etli balıkların daha az, daha koyu renkteki balıkların daha yağlı olduğunu söyledi. Balığın her yaş grubu için faydalı olduğunun altını çizerek "Somon, uskumru, sardalye, hamsi Omega-3’ten zengindir. Kalp-damar sağlığını destekler, kolesterolü dengeler, bağışıklığı güçlendirir. Levrek, çipura daha az yağlı olduğu için kilo kontrolü yapanlara uygundur. Ton balığı yüksek protein kaynağıdır, spor yapanlar için idealdir. Ancak konserve ton balığının tuz içeriğine dikkat etmek gerekir. Mezgit, barbun, ve istavrit çocuklar ve hamilelerin güvenle tüketebileceği, ağır metal riski düşük türlerdir" diyerek balıkların faydaları hakkında detaylı bilgi verdi. "Menopoz döneminde daha çok balık yiyin" Balıkta vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren A vitamini ile kemik sağlığı ve gelişiminde görevli olan D vitamini bulunduğunu söyleyen Diyetisyen Erden, "Özellikle içeriğinde fazla Omega-3 bulunduran somon, ton, sardalya, alabalık, uskumru, hamsi ve istavrit gibi yağlı balıklar daha da yararlıdır. Ton, sardalya gibi konserve balıklar ve yumuşacık kılçıklarıyla beraber yenilebilecek küçük balıklar ise kalsiyum ve fosfor için iyi birer kaynaktır. Bundan dolayı, kemik erimesi sorunu yaşayan ve menopoz dönemindeki kadınların balık etini fazla tüketmeleri gerekiyor" dedi. Çocukların büyümesi, beynin gelişmesi için son derece gerekli olan Omega-3 yağ asitlerinin kolesterole faydasını ise şu sözlerle açıkladı: "Damarlarda sertleşme ve arterlerde tıkanmaya sebep olan yüksek kolesterol seviyesi, kalp damarlarını tıkadığında kalp krizini tetikleyebiliyor. Omega-3 yağ asitleri EPA ve DHA ise trigliserid seviyesini düşürerek kolesterol birikimini önlemeye yardımcı oluyor" diye anlattı. "Gebeler hamsi ve sardalye gibi balıklar tercih etsin" Gebeler ve emziren annelerin civa oranı yüksek olan kılıç balığı, köpek balığı gibi türlerden kaçınmasını ve daha çok sardalye, hamsi, mezgit gibi küçük balıklar yemesini tavsiye eden Diyetisyen Erden, "Balığın pürin içeriği nedeniyle aşırı tüketiminin ürik asidi yükseltebilir, bu nedenle gut hastaları tarafından ölçülü tüketilmesini; balık alerjisi olan çocukların ise tamamen uzak durması gerekiyor" şeklinde anlattı. "Solungaçları pembe ve kırmızı olan balığı alın" Balığın zehirleme riski olan bir besin olduğunu ve saklama şartlarına dikkat etmek gerektiğini hatırlatan Diyetisyen Erden, "Taze bir balığın gözleri parlak ve lekesiz, solungaçları kırmızı ve pembe; pul ve yüzgeçleri diri olur. Kasları sert ve esnektir, balığın üzerine parmağınızla bastırdığınızda oluşan çukurluk hızla düzelmelidir. Ayrıca kötü kokmamalıdır" dedi. En sağlıklı balık pişirme yöntemlerinin ızgara, yağsız veya az yağlı tavada pişirme ve fırında buğulama yöntemleri olduğunu; yağda kızartılan balığın kolesterol ve yağ oranının arttığını dile getirdi. Balıktan çıkan fireden yani deri ve pullar, iç organlar, kılçıklar, kafa ve yüzgeçler gibi yenmeyen kısımlardan bahseden Diyetisyen Erden porsiyon miktarıyla ilgili, "Ortalama 150 gramlık bir ölçü, bir avucunuzun büyüklüğünde, kılçıksız, fileto olarak hazırlanmış bir balık için uygundur. Tane ile satılanlar için 200-250 g arası olanları bir porsiyon olarak kabul edebiliriz. Küçük, tane balıklar hamsi, sardalya, gümüş balığı ve istavrit gibi 250-300 gram arasında bir porsiyon olabilir. Balık dilimi yuvarlak, büyük balıkların 2-3 cm kalınlıkta dilimlere kesilerek porsiyon olarak servisidir; 180-200 gram arası iyi bir ölçüdür" diye belirtti. "Balığın yanında salata, sonunda tatlı" Diyetisyen Erden balıkta en az bulunan vitaminin C vitamini olduğuna işaret ederek balığın yanında yenilen bol limonlu bir yeşil salatanın, bu vitamin açığını lezzetli bir şekilde kapatacağını söyledi. Fosfor içeriği yüksek olan balığı yedikten sonra midede asit salgısı dengesi bozulduğu, kan şekeri hafif düşme eğiliminde olduğu için oluşan tatlı ihtiyacı için de ara sıra olmak kaydı ile geleneksel yöntemlerle hazırlanmış, glikoz şurubu içermeyen tahin helvasından bir lokum büyüklüğünde yenilmesini tavsiye etti.
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:16
Sinop’ta ambulans helikopter yeni doğan bebek için havalandı
Sinop’un Durağan ilçesine bağlı bir köyünde solunum yetmezliği yaşayan yeni doğan bebek, ambulans helikopterle Samsun’a sevk edildi. Edinilen bilgilere göre, Durağan ilçesine bağlı bir köyde dünyaya gelen bir bebekte doğum sonrası solunum sıkıntısı gelişti. Durumun sağlık ekiplerine bildirilmesinin ardından olay yerine 112 ekipleri yönlendirildi. Bebeğin durumunun ciddi olması ve zamanla yarışılması nedeniyle Samsun’dan ambulans helikopter talep edildi. Kısa sürede ilçeye ulaşan hava ambulansı, Durağan İlçe Stadyumuna iniş yaptı. Burada bekleyen sağlık ekipleri tarafından teslim alınan minik bebek, ambulans helikopterle Samsun’daki tam donanımlı hastaneye sevk edildi.
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:13
Uzmanından şeker tüketimi uyarısı: Fazla şeker obezite ve diyabet riski taşıyor
Doç. Dr. İbrahim Demirci, aşırı şeker tüketiminin obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi ciddi sağlık riskleri taşıması ile ilgili uyarılarda bulundu. Güven Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü Doç. Dr. Demirci, ’Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası’ kapsamında açıklamalarda bulundu. Doktor Demirci, aşırı şeker tüketiminin obezite, tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları ve daha birçok sağlık sorununa yol açabileceğini belirtti. "Aşırı şeker tüketimi obezite ve tip 2 diyabete yol açıyor" Şekerin hayatta tatlı bir keyif gibi görünse de fazla tüketildiğinde sağlık için ciddi riskler barındırdığını vurgulayan Demirci, "Aşırı şeker tüketimi; obezite, tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması ve diş çürükleri gibi pek çok soruna yol açabiliyor. Şeker denildiğinde çoğumuzun aklına çaya kattığımız şeker veya yemek sonrası tükettiğimiz ekstra tatlılar gelse de aslında tükettiğimiz birçok hazır gıdanın içinde şeker mevcut. Ayrıca ekmek, pilav, hamur işi gıdalar ve meyvelerde de yüksek oranda karbonhidrat, yani şeker bulunuyor. İdeal bir beslenme düzeninde öğünlerimizin yaklaşık yüzde 40 ila 50 kadarlık bir oranı karbonhidrat kaynaklı alınmakta. Ancak ilave alınan şekerli gıdalar ile bu oran sıklıkla aşılmakta" diye konuştu. "Çocukluk çağı obezitesi ve diyabet vakaları hızla artmakta" Herkesin hayatında olduğu gibi, çocukluk çağında da fazla şeker tüketiminin önemli bir problem olduğunu ifade eden Demirci, "Günümüzde çocukluk çağı obezitesi ve erken yaşta başlayan diyabet vakaları hızla artmakta. Davranış değişikliklerinin geliştiği, kişiliğin şekillendiği çocukluk döneminde doğru bir beslenme alışkanlığının sağlanması, çocuklarımızın erişkin yaşlarda karşılaşacakları birçok hastalığı önleyebilir. Bu riskleri öncelemek için şekeri tamamen hayatımızdan çıkarmaya gerek yok ancak tüketim miktarını ve tükettiğimiz şekerin türünü kontrol altına almak önemli. Çocuklarımızı gazlı içecekler yerine suya, hazır tatlılar yerine meyveye yönlendirebiliriz. Paketli gıdaları alırken etiketleri okuyarak gizli şeker miktarlarını fark edebilir, evde doğal ve dengeli beslenmeyi teşvik edebiliriz" diye konuştu. "Hekim tavsiyesi olmadığı sürece tatlandırıcı kullanımından kaçınmalıyız" Demirci, paketli gıdalarda bulunan tatlandırıcıların düşünüldüğü kadar masum olmadığını belirterek şöyle uyardı: "Zorunlu durumlar veya hekim tavsiyesi olmadığı sürece tatlandırıcı kullanımından da kaçınmalıyız. Unutmayalım, şeker kısa süreli mutluluk verse de uzun vadede olumsuz etkileri çok fazla. Hem çocuklarımız hem de bizler için şeker tüketimini sınırlamak, mümkün olduğunda işlenmiş şekerden kaçınmak bizlere daha sağlıklı, daha enerjik ve hastalıksız bir yaşam sağlayacaktır."
25 Eylül 2025 Perşembe - 12:05
Gıda işletmeleri denetlendi
Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde "5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" muhtevasında gıda işletmelerine yönelik denetimler devam ediyor. Demirköy Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü teknik personeli tarafından, "5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu" çerçevesinde, gıda işletmelerine yönelik düzenli olarak gıda denetimleri gerçekleştiriliyor. Denetimlerde, tüketime sunulan ürünlerle ilgili resmi kontroller yapılarak, mevzuat ile belirlenen kriterlere uymaması halinde ise söz konusu işletme ve ürünlerine yönelik idari yaptırımlar uygulandığı bildirildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder