SAĞLIK
21 Nisan 2026 Salı - 16:55 87 yıllık hastane yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan’da taşınıyor Zonguldak’ta 87 yıldır hizmet veren Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan 2026 itibarıyla Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binası’na taşınıyor. Zonguldak’ta 87 yıldan bu tarafa vatandaşlara sağlık hizmeti sunan Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi 23 Nisan 2026 perşembe günü Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binasına taşınacak olup, bu tarihten itibaren tüm birimleri ile yeni yerinde sağlık hizmeti verecek. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün konu ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada özetle şöyle dedi: "Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanemizin ana binasında, ilave binalar, poliklinik binası ile tanı ve arşiv binalarında ciddi yapısal riskler tespit edilmişti. Bunu için Sağlık Bakanlığımız Sağlık Yapıları Yıkım Değerlendirme Komisyonu tarafından 21 Mart 2025 tarihinde yıkım kararı alınmıştı. 26 Eylül 2025 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğümüze iletilmişti, yapılan idari ve teknik değerlendirmeler sonucunda sağlık hizmetinde aksama yaşanmaması ve vatandaşlarımızın mağduriyetini en aza indirilmesi amacıyla Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi Atatürk Devlet Hastanesi’ne bağlı site ek binaya taşınması Sayın Valimizin başkanlığında oluşturulan komisyon kararı alınmıştı. Yapılan düzenlemeler sonrası 23 Nisan 2026 Perşembe gününden itibaren Atatürk Devlet Hastanemiz Ek Binasında vatandaşlarımıza yeni yerinde sağlık hizmeti vermeye başlayacaktır."
Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı
03 Ekim 2025 Cuma - 16:44 Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı Elazığ’da çeşitli illerden 300 hekimin katılımı ile düzenlenen 37. Yaz Sempozyumu’nda göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeler masaya yatırılacak. Türk Oftalmoloji Derneği’nce iki yılda bir düzenlenen 37. Yaz Sempozyumu, Elazığ’da bir otelde bugün başladı. Yurdun dört bir yanından gelen 300’e yakın göz hastalıkları uzmanı, 3 gün sürecek sempozyumda göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeleri masaya yatıracak. Sempozyum kapsamında 43 serbest bildiri sunulacak ve 6 panel gerçekleştirilecek. Özellikle gözün en karmaşık hastalıklarından biri olan üveit (uvea iltihabı) başta olmak üzere göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeler tartışılacak. Toplumu göz sağlığı konusunda bilgilendirmek mottosuyla sempozyuma katıldıklarını belirten Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kıvanç Güngör, "Türk Oftalmoloji Derneği takvimli toplantılarından olan, 3-5 Ekim 2025 tarihinde Elazığ’da ilk defa düzenlenen yaz sempozyumunda meslektaşlarımızla birlikteyiz. 300’ü aşkın meslektaşımızın katılım gösterdiği bu toplantı gerçek bir bilimsel şölen. Özellikle üveit ve üveit ile ilişkili klinik durumlarda göz tartışılacak. Bununla ilgili bilgi alışverişi yapılacak ve geleceğe yönelik projeksiyonlar yapılacak. Hepinizin bildiği gibi Türk Oftalmoloji Derneği’nin halkı göz sağlığı konusunda bilinçlendirmek ana amaçlarından biridir. Biz de bu konuda sürekli kendi platformlarımızda hem yayınlar hem de çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmaların devamı konusunda da oldukça kararlıyız" dedi. Anlamlı bir sempozyuma start verdiklerini ifade eden Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Doç. Dr. Seyfettin Erdem ise, "Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi olarak ilk defa Elazığ’da 300 katılımcıyı bulan bir sayıyla bir sempozyum gerçekleştirmekteyiz. Sempozyumumuz, Türk Oftalmoloji Derneği’nin 37. yıl sempozyumu olarak geçmektedir. Ülkemizin birçok yerinden bu konuda uzman hocalarımızın katılımıyla bu bilgi tüm uzman hekimlerimizle paylaşılmaktadır" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin her yerinden göz hekimleriyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz" Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Glokom Anabilim Dalı Başkanı ve Türk Oftalmoloji Derneği MYK Üyesi Prof. Dr. Tekin Yaşar ise, "Öncelikle Elazığ’da olmaktan dolayı çok mutluyuz. Türk Oftalmoloji Derneği’nin geleneksel 37. Yaz Sempozyumu iki yılda bir Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenmekte. 2016 yılında Elazığ’da yapılması planlanmıştı ama maalesef üzücü bir terör olayı yüzünden ertelendi ve daha sonraki yıl Erzurum’la birlikte ortak yapıldı. Ben de o dönem Diyarbakır Şube Başkanıydım. 8 yıl aradan sonra tekrar Elazığ’a gelmekten dolayı çok mutluyuz. Bu kadim kentte 300’e yakın Türkiye’nin her yerinden göz hekimiyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz ve şehri de tanıma fırsatı bulacağız" diye konuştu.
Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı
03 Ekim 2025 Cuma - 16:37 Elazığ’da göz sağlığı sempozyumu: Türkiye’nin dört bir yanından 300 hekim katıldı Türk Oftalmoloji Derneği’nin 37. Yaz Sempozyumu, Elazığ’da bir otelde düzenlenerek 3 gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen 300’e yakın göz hastalıkları uzmanını buluşturdu. Türk Oftalmoloji Derneği’nin iki yılda bir düzenlenen 37. Yaz Sempozyumu, Elazığ’da bir otelde gerçekleştirildi ve 3 gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından gelen 300’e yakın göz hastalıkları uzmanını buluşturdu. Sempozyum kapsamında 43 serbest bildiri sunulacağı ve 6 panel gerçekleştirileceği öğrendik. Özellikle gözün en karmaşık hastalıklarından biri olan üveit (uvea iltihabı) başta olmak üzere, göz hastalıkları alanındaki güncel gelişmeler masaya yatırılacak. Toplumu göz sağlığı konusunda bilgilendirmek mottosuyla sempozyuma katıldıklarını dile getiren Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kıvanç Güngör, " Türk Oftalmoloji Derneği, takvimli toplantılarından olan 3-5 Ekim 2025 tarihinde, Elazığ’da ilk defa düzenlenen yaz sempozyumunda meslektaşlarımızla birlikteyiz. 300’ü aşkın meslektaşımızın katılım gösterdiği bu toplantıda, gerçek bir bilimsel şölen, özellikle üveit ve üveit ile ilişkili klinik durumlarda gözle ilgili tartışılacak. Bununla ilgili bilgi alışverişi yapılacak ve geleceğe yönelik projeksiyonlar yapılacak. Hepinizin bildiği gibi, Türk Oftalmoloji Derneği özellikle toplumun göz sağlığıyla ilgili olarak halkı göz sağlığı konusunda bilinçlendirmek ana amaçlarından biridir. Biz de bu konuda sürekli kendi platformlarımızda hem yayınlar hem de çalışmalar yapmaktayız. Bu çalışmaları devamı konusunda da oldukça kararlıyız" dedi. Anlamlı bir sempozyuma start verdiklerini ifade eden Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı Doç. Dr. Seyfettin Erdem, " Türk Oftalmoloji Derneği Diyarbakır Şubesi olarak ilk defa Elazığ’da 300 katılımcıyı bulan bir sayıyla bir sempozyum gerçekleştirmekteyiz. Sempozyumumuz, Türk Oftalmoloji Derneği’nin 37. yıl sempozyumu olarak geçmektedir. Ülkemizin birçok yerinden bu konuda uzman hocalarımızın katılımıyla bu bilgi tüm uzman hekimlerimizle paylaşılmaktadır" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin her yerinden göz hekimiyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz" Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Glokom Anabilimdalı Başkanı Türk Oftalmoloji Derneği MYK Üyesi Prof. Dr. Tekin Yaşar ise " Öncelikle Elazığ’da olmaktan dolayı çok mutluyuz. Türk Oftalmoloji Derneği’nin geleneksel 37. Yaz Sempozyumu iki yılda bir Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenmekte. 2016 yılında Elazığ’da yapılması planlanmıştı ama maalesef üzücü bir terör olayı yüzünden ertelendi ve daha sonraki yıl Erzurum’la birlikte ortak yapıldı. Ben de o dönem Diyarbakır Şube Başkanıydım. 8 yıl aradan sonra tekrar Elazığ’a gelmekten dolayı çok mutluyuz. Bu kadim kentte 300’e yakın Türkiye’nin her yerinden göz hekimiyle birlikte dolu dolu bir program yaşıyoruz ve şehri de tanıma fırsatı bulacağız" diye konuştu. (RY-CK-
Erken teşhis hayat kurtarır: Kadınlara ücretsiz kanser taraması daveti
03 Ekim 2025 Cuma - 15:48 Erken teşhis hayat kurtarır: Kadınlara ücretsiz kanser taraması daveti Her 8 kadından 1’inin karşı karşıya olduğu meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayan İlkadım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, kadınları ücretsiz taramalar için KETEM’e davet etti. KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Emel Gülümpınar ise kadınların kendi bedenlerini tanıyarak düzenli kontrollerini yapmalarının önemine dikkat çekti. İlkadım İlçe Sağlık Müdürlüğü, 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda stant açarak vatandaşları hem bilgilendirdi hem de kadınları ücretsiz tarama yaptırmaları için KETEM’e davet etti. Vatandaşlara bilgilendirmede bulunan İlkadım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, kanserin dünya genelinde giderek artan bir sağlık problemi olduğuna dikkat çekerek, "Erkeklerde en sık akciğer ve prostat kanseri, kadınlarda ise en sık meme kanseri görülmektedir. Meme kanseri her 8 kadından birini etkilemeye devam etmektedir. Erken tanının hayati önemini vurgulamak ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl ekim ayında ’meme kanseri farkındalık ayı’ etkinlikleri düzenlenmektedir. Bu kapsamda 40-69 yaş aralığındaki kadınlarımızı ücretsiz taramalar için İlkadım KETEM’e bekliyoruz" dedi. "Erken teşhis, tedavinin başarısı için ilk ve en önemli adım" KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Emel Gülümpınar ise kadınları kendi bedenlerini tanımaya ve düzenli kontroller yapmaya çağırdı. Gülümpınar, "Kadınlarımız her ay kendi kendine meme muayenesi yaparak olağan dışı değişiklikleri fark etmeli. Ayrıca Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40-69 yaş aralığındaki kadınlarımıza her 2 yılda bir mamografi ve klinik meme muayenesi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Erken teşhis, tedavinin başarısı için ilk ve en önemli adımdır" diye konuştu. Dr. Gülümpınar, Sağlık Bakanlığı’nın 2008’den bu yana Dünya Sağlık Örgütü önerileri doğrultusunda ulusal tarama programlarını sürdürdüğünü belirterek, ekim ayı boyunca İlkadım’da farklı noktalarda bilgilendirme faaliyetleriyle kadınların KETEM’e yönlendirilmesinin sağlanacağını sözlerine ekledi.
Van’da beyin anevrizması ameliyatsız yöntemle tedavi edildi
03 Ekim 2025 Cuma - 15:16 Van’da beyin anevrizması ameliyatsız yöntemle tedavi edildi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Merkezi’nde beyin damarlarında baloncuk (anevrizma) bulunan ve buna bağlı beyin kanaması geçiren 44 yaşındaki kadın hasta, kapalı yöntemle yapılan anjiyografi sayesinde ameliyatsız tedavi edildi. Bitlis Devlet Hastanesine bilinç bulanıklığı ve baş ağrısı şikâyetiyle başvuran 44 yaşındaki Sacide Derman, yapılan tetkiklerde beyin kanaması geçirdiği belirlenince ileri tedavi için Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada gerçekleştirilen anjiyografi sonucunda hastanın beyin damarlarında anevrizma (damar baloncuğu) tespit edildi. Girişimsel Radyoloji Merkezi’nde uygulanan kapalı anjiyografik yöntemle, kasıktan girilerek beyin damarlarına ulaşıldı ve anevrizma platin tel (coil) kullanılarak kapatıldı. İşlem sonrası takibi yapılan hastanın sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, her türlü komplike hastanın merkezlerine sevk edildiğini belirtti. Doç. Dr. Sarıkaya, "Hastamızın dış merkezde yapılan tomografi incelemesinde beyin kanaması ve beyin damarlarında anevrizma tespit edildi. Bunun üzerine hasta 112 ambulansı ile Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Kasıktan girilerek beyin damarlarına ulaşıldı ve endovasküler (kapalı yöntem) tedaviye uygun olduğuna karar verildi. Yaklaşık 1,5 saat süren işlemde, anevrizmanın içine platin teller (coil) yerleştirildi. Bu sayede baloncuğun kanla dolması engellenerek yeniden kanama ihtimali ortadan kaldırıldı" dedi. Bitlis Devlet Hastanesi’ne baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı şikâyetiyle başvuran hastanın daha sonra kendilerine sevk edildiğini aktaran Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Berat Demiral ise "Yapılan tomografi incelemesinde beyin kanaması tespit ediliyor. Ardından çekilen tomografik anjiyoda beyin damarlarında anevrizma (damar baloncuğu) tespit ediliyor. Bunun üzerine hasta, tedavi amacıyla 112 ambulansı ile Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk ediliyor. Hastaya ilk olarak anjiyo işlemi yapıldı. Kasıktan girilerek beyin damarlarına özel kateterlerle ulaşıldı ve anevrizmanın endovasküler (kapalı yöntem) tedaviye uygun olduğuna karar verildi. Yaklaşık 1,5 saat süren işlemde, anevrizmanın ağzına mikrokateterle ulaşılarak içine platin teller (coil) yerleştirildi. Bu yöntemle baloncuğun kanla dolması engellendi ve yeniden kanama ihtimali ortadan kaldırıldı" diye konuştu. "Kapalı yöntem, hasta açısından daha konforludur" Anevrizma tedavisinde iki farklı yöntemin bulunduğunu hatırlatan Demiral, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlki bizim uyguladığımız kapalı yöntemdir. Bu yöntemde kasıktan girilerek beyin damarına ulaşılır, baloncuk platin telle kapatılır. İkincisi ise açık beyin ameliyatıdır. Bu yöntemde kafatası açılarak anevrizmanın boynuna klips adı verilen özel bir kıskaç yerleştirilir ve baloncuğun kanla dolması önlenir. Her iki yöntemde de amaç aynıdır; baloncuğu devre dışı bırakmak. Ancak kapalı yöntem, hasta açısından daha konforludur. Açık yara olmadığından komplikasyon riski daha düşüktür ve hastanede kalış süresi daha kısa olup hastalar daha kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Hastamızı bir hafta önce işlem için almıştık. Şu anda durumu gayet iyi olup takibi ve ilaç tedavisi devam etmektedir."
Çayeli Bakır’dan sağlık eğitimine destek
03 Ekim 2025 Cuma - 14:58 Çayeli Bakır’dan sağlık eğitimine destek Çayeli Bakır, Rize’nin Çayeli Hacı Ahmet Hamdi İshakoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ’Temel Meslek Uygulamaları Laboratuvarı’ yapımına destek oldu. Laboratuvarın bugün gerçekleşen açılış törenine Çayeli İlçe Milli Eğitim Müdürü Muharrem Dindar, Çayeli Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yılmaz Geçit, Çayeli Bakır Dış İlişkiler Müdürü Osman Zeki Yazıcı ve davetliler katıldı. Açılış töreninde konuşma yapan Çayeli İlçe Milli Eğitim Müdürü Muharrem Dindar, Çayeli Bakır’ın eğitime sunduğu katkılardan dolayı kurumu adına teşekkürlerini sundu. Dindar, bu tür desteklerin ilçedeki eğitim kalitesine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Çayeli Bakır Dış İlişkiler Müdürü Osman Zeki Yazıcı ise yaptığı açıklamada, ilçeye değer katacak her türlü projeye destek vermekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek, toplumsal fayda sağlayan projelerde yer almaya devam edeceklerini belirtti. Öğrenciler, teorik bilgilerini gerçek hastane ortamına yakın koşullarda uygulamalı olarak eğitim görmelerine destek olacak. Hemşirelik, ilk yardım, anatomi ve fizyoloji dersler, uygulamalı eğitim modeliyle desteklenerek; acil durum yönetimi, hasta bakımı, hijyen, sağlık güvenliği, mesleki etik ve iletişim becerileri geliştirilmiş olacak. Modern standartlara uygun olarak donatılan laboratuvarda; yetişkin, çocuk ve bebek hasta maketleri, ilk yardım eğitim setleri, mikroskoplar, ventilatör ve solunum cihazları, hasta yatakları, tansiyon aleti, stetoskop, termometre ve sterilizasyon malzemeleri bulunuyor. Ayrıca öğrencilerin birebir uygulama yapabilecekleri geniş bir simülasyon alanı da yer alıyor. Laboratuvar yalnızca öğrencilere değil, Çayeli’nde ilk yardım eğitimi almak isteyen yetişkinlere de hizmet verecek. Böylece hem mesleki eğitim kalitesi artacak hem de toplumun sağlık bilinci gelişimine yardımcı olacak.
Karabük’te "Dünya Yürüyüş Günü" etkinliği düzenlendi
03 Ekim 2025 Cuma - 14:46 Karabük’te "Dünya Yürüyüş Günü" etkinliği düzenlendi Dünya Sağlık Örgütü tarafından bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla kutlanan "Dünya Yürüyüş Günü" dolayısıyla Karabük’te etkinlik gerçekleştirildi. Karabük İl Sağlık Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde Yenişehir Onur Stadyumu’nda düzenlenen programa, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara, Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven ve İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş katıldı. Vatandaşlar, sağlık çalışanları, öğrenciler ve sporcuların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, düzenli fiziksel aktivitenin ruhsal ve bedensel sağlık üzerindeki etkilerine vurgu yapıldı. Katılımcılara yürüyüş ve egzersizin obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıkların önlenmesindeki rolü konusunda bilgilendirme yapıldı. Yürüyüşün ardından sağlık personeli tarafından egzersiz uygulamaları gösterilerek vatandaşların günlük yaşamlarında aktif hareketi artırmaları için farkındalık oluşturuldu. İl Sağlık Müdürü Kara, burada yaptığı konuşmada, "Dünya Yürüyüş Günü’nün amacı, topluma sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olan hareketli yaşamı hatırlatmaktır. Vatandaşlarımızın spor ve egzersizi hayatlarının bir parçası haline getirmeleri, sağlıklı gelecek nesiller için büyük önem taşımaktadır. Bugün burada gördüğümüz yoğun katılım da bu bilincin toplumda giderek arttığını göstermektedir." dedi.
Uzmanı ebeveynleri uyardı: "Bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir"
03 Ekim 2025 Cuma - 12:56 Uzmanı ebeveynleri uyardı: "Bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir" Okul çağındaki çocuklarda da görülebilen kalp rahatsızlıkları ile ilgili açıklama yapan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Çocuğunuz parkta veya kreşte yaşıtlarından önce pes ediyor, hafif bir koşu sonrası nefes darlığı, aşırı terleme veya göğüste huzursuzluk hissediyor ya da efor sonrası dinlenmesine rağmen nabzı yani kalp hızı halen çok fazla seyrediyorsa, çocuk kardiyolojisi uzmanına danışılması gereklidir" dedi. Yetişkinlerde görülebilen kalp rahatsızlıkları, okul çağındaki çocuklarda da baş gösterebiliyor. Gün içerisinde koştururken birden duran, nefesini tutan, göğsü sıkışan ya da arkadaşlarından önce yorulan çocuklarda kalp sağlığı ile ilgili bir hastalığının belirtisi olabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "3-6 yaş arası çocuklar, enerji patlaması yaşar. Zıplarlar, koşarlar, hayal kurarlar ancak bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir. Doğuştan kalp defektleri, ritim bozuklukları veya nadir genetik durumlar, belirti vermeden sinsice ilerleyebilir" dedi. Çocuklarda kalp sorunlarının bazılarının ‘tembellik’ sanılarak gözden kaçırıldığını ifade eden Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Okul öncesi dönemde basit bir muayene, hayat kurtarıcı olabilir. Çocuğunuz parkta veya kreşte yaşıtlarından önce pes ediyor, hafif bir koşu sonrası nefes darlığı, aşırı terleme veya göğüste huzursuzluk hissediyor ya da efor sonrası dinlenmesine rağmen nabzı yani kalp hızı halen çok fazla seyrediyorsa, çocuk kardiyolojisi uzmanına danışılması gereklidir" dedi. Belirtiler hastalığın habercisi Dudaklarda, tırnaklarda veya ciltte morarmanın veya ani solgunluğun kalbin oksijen dağıtımında sorun olduğunun işareti olabileceğini ileten Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Bu belirtiler özellikle soğukta veya ağlarken belirginleşir. Bunun için çocuğunuzun banyo sonrası veya oyun sırasında cildinin incelenmesi gerekir. Gece terlemeleri, kesik kesik nefes veya huzursuz uyku, kalp ritim sorunlarının habercisi olabilir. Aşırı uyuklamalara da dikkate edilmelidir. Çocuğunuzun odasını 23-24 derecede tutun ve uyku düzenini not edin. Uyurken nabzını kontrol edin, dakikada 70-100 arası ve düzenli olmalı. Enfeksiyonlara eğilim, boğaz enfeksiyonları veya viral hastalıklar kalbi hedef alabilir ve miyokardit gibi ciddi sorunlara yol açabilir. El yıkamayı, diş fırçalamayı eğlenceli bir alışkanlık haline getirin" dedi. Aşırı tuz ve şeker ileriki dönemlerde tansiyon sebebi olabilir. Çocuklara renkli sebzeler, balıketi gibi omega-3 kaynakları ve ev yapımı meyve püreleri yedirilebilir. Çocuklar aylık periyotta tartılmalı ve büyüme eğrisi takip edilmelidir" dedi. Okul öncesi kalp kontrolleri önemli Okul öncesi dönemde çocuk kardiyolojisi doktoruna kontrollerin yaptırılmasının önemli olduğunu ileten Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Kontroller sırasında hekiminiz stetoskopla üfürüm veya ritim bozukluğu kontrolü, EKG ve EKO, enfeksiyon veya anemi izleri için ise kan tahlilleri yapılması gerekir. Bu rutin kontrol, sonrasında çocuğun karşı karşıya kalabileceği önemli sağlık sorunlarının önüne geçecektir. Eğer ailede kalp hastalığı öyküsü varsa, hekim kontrolleri yıllık olmalıdır" dedi.