SAĞLIK
21 Nisan 2026 Salı - 16:55 87 yıllık hastane yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan’da taşınıyor Zonguldak’ta 87 yıldır hizmet veren Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan 2026 itibarıyla Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binası’na taşınıyor. Zonguldak’ta 87 yıldan bu tarafa vatandaşlara sağlık hizmeti sunan Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi 23 Nisan 2026 perşembe günü Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binasına taşınacak olup, bu tarihten itibaren tüm birimleri ile yeni yerinde sağlık hizmeti verecek. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün konu ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada özetle şöyle dedi: "Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanemizin ana binasında, ilave binalar, poliklinik binası ile tanı ve arşiv binalarında ciddi yapısal riskler tespit edilmişti. Bunu için Sağlık Bakanlığımız Sağlık Yapıları Yıkım Değerlendirme Komisyonu tarafından 21 Mart 2025 tarihinde yıkım kararı alınmıştı. 26 Eylül 2025 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğümüze iletilmişti, yapılan idari ve teknik değerlendirmeler sonucunda sağlık hizmetinde aksama yaşanmaması ve vatandaşlarımızın mağduriyetini en aza indirilmesi amacıyla Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi Atatürk Devlet Hastanesi’ne bağlı site ek binaya taşınması Sayın Valimizin başkanlığında oluşturulan komisyon kararı alınmıştı. Yapılan düzenlemeler sonrası 23 Nisan 2026 Perşembe gününden itibaren Atatürk Devlet Hastanemiz Ek Binasında vatandaşlarımıza yeni yerinde sağlık hizmeti vermeye başlayacaktır."
Ataşehir Belediyesi sağlık hizmetlerinin kapsamını ve niteliğini genişletiyor
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:44 Ataşehir Belediyesi sağlık hizmetlerinin kapsamını ve niteliğini genişletiyor Ataşehirlilere sunduğu sağlık hizmetlerini artırmayı amaçlayan Ataşehir Belediyesi, bir yandan tıp merkezlerinin binalarını yenilerken bir yandan da araç filosunu genişletiyor. Ataşehir Belediyesi, ilçe halkının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak amacıyla mevcut bulunan iki hasta nakil aracına ilave olarak, yeni bir hasta nakil aracı ve bir acil yardım ambulansı ekleyerek toplam araç sayısını 4’e yükseltti. Ataşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’nün sevk ve idaresinde, randevu sistemiyle çalışan hasta nakil araçları ve acil yardım ambulansıyla; Ataşehir’de ikamet eden binek araçlara binemeyecek durumda olan yatalak hastalara hafta içi mesai saatleri içerisinde nakil hizmeti sunuluyor. Sağlık merkezleriyle kapsamlı hizmet sağlanıyor Ataşehir Belediyesi sağlık hizmetleri kapsamında; "Prof. Dr. Türkan Saylan Tıp Merkezi", "Gönüllü Hizmet Vakfı Huriye Öğücü Sağlık Polikliniği" ile "Kadın Sağlığı, Mamografi ve Kemik Yoğunluğu Görüntüleme Merkezi" ile muayene ve tedavi sağlıyor. "Yeni Hayat Gençlik Merkezi" ile bağımlılıkla mücadele, aile terapisi ve psikolojik destek hizmetleri sağlayan Ataşehir Belediyesi, "Evde Sağlık" hizmetleriyle de hasta, yatalak, engelli veya kronik rahatsızlığından dolayı bakıma muhtaç tüm Ataşehirlilerin yanında olmaya devam ediyor. Tıp Merkezi ve Mamografi Merkezi tek bir yapı altında buluşacak Ataşehir Belediyesi tarafından Atatürk Mahallesi’nde yapımı devam eden Mustafa Saffet Sağlık Kompleksi; Prof. Dr. Türkan Saylan Tıp Merkezi ile Kadın Sağlığı ve Mamografi Merkezi’ne ev sahipliği yapacak. Tıp Merkezi; acil müdahale alanı, röntgen, biyokimya, mikrobiyoloji, radyoloji, laboratuvar, diş ve 7 uzmanlık alanında poliklinik hizmetini yeni yerinde vermeye yakın bir zamanda başlayacak. Kadın Sağlığı ve Mamografi Merkezi ise kadınlara yönelik sağlık hizmetlerine yeni yerinde devam edecek. Geçtiğimiz ay yeni binasında hizmet vermeye başlayan "Gönüllü Hizmet Vakfı Huriye Öğücü Sağlık Polikliniği" de, Ataşehir halkına daha geniş alanda daha kaliteli sağlık hizmetlerinin sunulmasına imkan sağlıyor. "Yatırımlarımızı sürdürüyor ve planlamalarımızı yapıyoruz" Ataşehir Belediyesi’nin sağlık hizmetleri hakkında bilgi veren Başkan Onursal Adıgüzel, "Ataşehirli komşularımızın güvenli ve kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşabilmesi için yatırımlarımızı sürdürüyor ve planlamalarımızı yapıyoruz. Tıp merkezlerimizi yeniliyor, araç filomuzu güçlendiriyoruz. İki hasta nakil aracımız vardı, şimdi filomuza bir hasta nakil aracı ve bir acil yardım ambulansı katarak filomuzu büyütüyoruz. Hasta nakil ve ambulans hizmetlerimizle ihtiyaç sahibi komşularımızın yanlarında olmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
Veteriner Hekimler Odası Başkanı Karanfil de hayvanları unutmadı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 14:43 Veteriner Hekimler Odası Başkanı Karanfil de hayvanları unutmadı DÜZCE (İHA) – Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Veteriner Hekimler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, yeni çıkartılan sahipsiz Hayvanlar yasasının sokak hayvanları sorununu azaltacağını umduklarını dile getirdi. Her yıl 4 Ekim’de kutlanan Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla Düzce Veteriner Hekimler Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, basın açıklaması yayımladı. Vet. Hek. Karanfil açıklamasında yeni çıkartılan 5199 sayılı hayvanları koruma kanununun sahipsiz hayvanların korunması için bir sığınak olacağını umut ettiklerini belirterek şu ifadelere yer verdi, "İnsanoğlu, tabiatın dengesi için var olmaları gerektiğine inanmaya başladığı dünyamızın ortağı hayvanların daha iyi korunması, bakılması, beslenmesi, refahı amacıyla çeşitli örgütler kurmuştur. İlki Dünyada 1822 yılında İngiltere’de Hayvanları Koruma Birliği, ülkemizde 1908 yılında Hayvanları Koruma Derneği’dir. Hollanda’nın Lahey kentinde Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu kurulmuş, 1931 yılında aldığı bir kararla 04 Ekim’i Hayvanları Koruma Günü ilan etmiştir. Her yıl ayrı bir tema ile kutlanan bugünün amacı evrende insanlardan başka canlılar olduğunu anlamak, onların yaşam alanlarına müdahale etmemek, yaşam hakkına saygı duymaktır. worldanimalday.org.uk’a göre bugünü kutlamanın misyonu ‘bir hayvanın statüsünü yükseltmek için dünya çapında hayvan standartlarını iyileştirmek’ olarak tanımlanmıştır. Bu yaşam ortaklarımızın beklentileri, yaşayacak kadar yemek-su, dışlanmamak, sevilmek ve güvenli bir bakıştır. Yaşam haklarına saygı duyulmayan, hayvan refahı hiçe sayılmış hayvan topluluğu yüreğimizi sızlatmalıdır." "Kanunun sahipsizlik kavramını bitirmesi açısından umut olacak" Şerif Ali Karanfil 5199 sayılı kanunun sahipsiz hayvanlar için sahiplilik kavramını getireceğine inandıklarını belirterek şunları dile getirdi, "Sahipsizlik kavramının sıkıntılarını hep yaşadığımız, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda eksikliğini düşünüp ifade ettiğimiz ve son değişiklikle belediye sınırları dışındaki hayvanlara sağlanacak hizmetler ve mücadele için, Özel İdarelere yetki ve sorumluluk verilmesinin, yaşadığımız sorunları önemli derecede azaltacağını düşünmekteyiz. 5199 sayılı yasada yapılan düzenleme ile sahipsiz hayvanları toplaması, kısırlaştırması ve aşılanıp sahiplendirinceye kadar hayvan bakımevlerinde tutma sorumluluğu ve yetkisi verilen Mahalli idarelerin sahiplendirme çalışmalarına, toplumun da öncelikle ticaretini yapanlardan ziyade bu idarelerden sahiplenme işlemini yaparak destek vermesi çözüme destek verecektir. Oda olarak bizler de hafta boyunca tüm Veteriner Hekimlerimiz ile birlikte okullarda bu bilinci ve hayvan sevgisini artırmaya yönelik programların içinde olmaktayız. Yeni düzenlemenin içinde nüfusu 25 binin altında kalan Belediyelerin Hayvan Bakımevi kurma zorunluluğu getirmemiş olması Ülkemizde 10 milyon, Düzce’de 10 bin civarında olan sahipsiz hayvan için yeni hayvan bakımevlerine ihtiyacını, mevcutlarının kapasitesinin artırılması zorunluluğunu beraberinde getirmektedir ki bu da on katı daha bakımevi anlamına gelmektedir. Yeni yaşam alanları oluşturulurken hayvan refahını önemsemek, asgari teknik ve hijyen şartlarına hassasiyet göstermek, yeterli derecede Veteriner Hekim, yardımcı veteriner sağlık personeli ve diğer personellerin istihdamı önemsenmelidir ki aksi bir durumunun çözüme katkı sağlamaktan uzaklaşacağı mesleki değerlendirmemizdir. Ülke çapında ihdasları yapılan Veteriner İşleri Daire Başkanlıkları ve Veteriner İşleri Müdürlüklerine teknik bir idarecilik olması da göz önünde bulundurularak Veteriner Hekimlerin atama ya da görevlendirmelerinin yapılması sorunun çözümü ve yönetilmesinde yapılacak en doğru uygulamaların başında gelecektir. Hayvan bakımevleri ve doğal yaşam alanlarında asgari teknik ve hijyen şartlarında yaşama fırsatı bulmuş yaşam haklarına saygı duyulan hayvanların varlığını gördüğümüz bir dünya ve Türkiye özlemi ile 4 Ekim Hayvanları Koruma Gününü kutluyorum."
Meme kanseri 20’li yaşlara kadar indi
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:33 Meme kanseri 20’li yaşlara kadar indi Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde "Meme Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında düzenlenen yürüyüş ve etkinliklerle erken tanının önemine dikkat çekildi. Tekirdağ sahilinde bir araya gelen vatandaşlar, pankartlarla marşlar eşliğinde sahil dolgu alanına kadar yürüdü. Yürüyüşe Tekirdağ Yelken Spor Kulübü sporcuları, denize açıldıkları yelkenlerle eşlik etti. Sahil dolgu alanında vatandaşlar, "Pembe Festival" sloganıyla kurulan stantları gezdi. Etkinlikte meme kanseriyle ilgili bilgilendirmeler yapılırken, erken teşhisin önemi vurgulandı. Tekirdağ Meme Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Sibel Gürdal, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Ekim ayı bilindiği gibi Meme Kanseri Farkındalık Ayı. Biz de bugün farkındalık etkinlikleri kapsamında meme kanserli hastalar için burada bir Pembe Festival düzenledik. Festivalde hem erken tanının önemini hem de meme kanserinin tedavi edilebilir, önlenebilir ve taranabilir bir hastalık olduğunu anlatabilmek için buradayız. Meme kanseri son yıllarda oldukça genç yaşlara kadar indi. 20’li, 30’lu yaşlarda görebiliyoruz. 40’lı yaşlardan sonra risk daha fazla artsa da artık erken yaşlara inmiş durumda. Buradan özellikle genç hastalara, gebelere ve lohusalara seslenmek istiyorum. Kanser tümörü süt gibi, süt bezesi gibi düşünülerek doktora gitmeleri geciktirilebiliyor. Bu çok önemli bir hata. Kadınların dikkatli olmaları gerekiyor, gebeyken de lohusayken de böyle bir ihtimali unutmadan doktora başvurmaları gerekir." Prof. Dr. Gürdal, ileri yaşlarda riskin daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, "20’li ve 30’lu yaşlarda tüm meme kanserlerinin yüzde 3’ünü görüyoruz ama yine de ortaya çıkabiliyor. Eğer elinize bir kitle geliyorsa ya da bir bulgu varsa, bu bir enfeksiyon gibi de görünebilir. Özellikle gençlerde mastit düşünülerek doktora başvurmaları geciktirildiğinde, biyopsi alınması ertelendiğinde daha kötü seyreden meme kanserlerinin tanısı geç konulabiliyor" dedi.
Dünya Yürüyüş Günü’nde sağlıklı yaşam için adım attılar
04 Ekim 2025 Cumartesi - 13:03 Dünya Yürüyüş Günü’nde sağlıklı yaşam için adım attılar 3-4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü çerçevesinde, sağlıklı yaşamı teşvik etmek ve düzenli fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlıklı yaşam yürüyüşü düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan’ın yanı sıra sağlık müdürlüğü yöneticileri ve sağlık personelinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, fiziksel aktivitenin bireylerin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıldı. Yürüyüşün ardından açıklamalarda bulunan Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Duygu Horoz; "Teknolojide yaşanan gelişmeler, masa başı işlerin artması ve hareketli yaşamın giderek azalması bizi her geçen gün daha da hareketsizleştiriyor. Oysa hareket etmek birçok kronik hastalığın önüne geçme noktasında çok önemli bir aktivite. Günde en az yarım saat yürümek sağlıklı yaşam için önemli. Bizlerde sağlıklı yaşama dikkat çekmek maksadıyla tüm mesai arkadaşlarımızla yürüyüş yaptık. Aynı zamanda ekim ayının meme kanseri farkındalık ayı olması münasebetiyle pembe renklerde kurdele takarak farkındalık oluşturmak istedik. Bu vesileyle 40-69 yaş arası tüm kadınları ilimizde hizmet sunan 9 adet sağlıklı hayat merkezimize mamografi çektirmeleri için davet ediyoruz" dedi. İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan ise, Dünya Yürüyüş Günü’nün toplumsal farkındalık oluşturmak açısından değerli olduğunu ifade ederek; "Hareketsiz yaşam çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri. Bizler de hem vatandaşlarımıza örnek olmak hem de hareketli yaşam kültürünü yaygınlaştırmak için bu tür etkinlikleri önemsiyoruz" diye konuştu.
Rahim ağzı kanserinde erken teşhis umut oluyor
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:59 Rahim ağzı kanserinde erken teşhis umut oluyor Doruk Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Kahraman, kadın sağlığına dikkat çekmek amacıyla Odunluk Mahallesi’nde ‘Rahim Ağzı Kanseri ve Kadın Sağlığı’ konulu bilgilendirme semineri düzenledi. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte, erken teşhisin önemi vurgulandı. "Yılda bir kez muayene hayat kurtarır" Rahim ağzı kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Kahraman, düzenli kontrollerin, tarama testlerinin ve HPV aşısının önemini hatırlattı. Konuşmasında, "Her kadın yılda en az bir kez jinekolojik muayenesini yaptırmalı. Erken teşhis hayat kurtarır" ifadelerini kullanan Kahraman, bilinçli davranışların kadınların en güçlü koruması olduğunu söyledi. Merak edilen sorular yanıt buldu Seminer, interaktif bir şekilde ilerleyerek katılımcıların doğrudan sorularını yöneltmesine imkan sağladı. HPV aşısının koruyuculuğu, tarama testlerinin başlama yaşı ve erken tanının tedaviye etkileri en çok ilgi gören başlıklar arasında yer aldı. Dr. Kahraman, "Rahim ağzı kanseri erken evrede tespit edildiğinde tamamen önlenebilir bir hastalıktır" diyerek farkındalığın önemini bir kez daha vurguladı. Odunluk Muhtarlığı iş birliğiyle ücretsiz gerçekleştirilen etkinlik sonunda katılımcılar, bu tür bilgilendirme toplantılarının toplum sağlığı açısından büyük değer taşıdığını belirterek teşekkürlerini iletti.
PUADER Kastamonu Pediatri Günleri sempozyumu başladı
04 Ekim 2025 Cumartesi - 12:39 PUADER Kastamonu Pediatri Günleri sempozyumu başladı Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, çocukların sağlığına yapılan her yatırımın, aslında geleceğe yapılan bir yatırım olduğunu belirterek, "Çocukların gülümsemeleri, neşeleri ve sağlıklı bir hayat sürmeleri, bizler için önemli bir motivasyon kaynağıdır" dedi. Kastamonu Üniversitesi ile Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği tarafından düzenlenen "PUADER Kastamonu Pediatri Günleri" sempozyumu Kastamonu Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Her bir çocuğun sağlıklı büyümesi, gelişmesi ve potansiyeline ulaşması, sadece onların değil, tüm insanlığın geleceği için hayati öneme sahiptir. Biliyoruz ki çocuklarımızın sağlığına yapılan her yatırım, aslında geleceğimize yapılan bir yatırımdır. Onların gülümsemeleri, neşeleri ve sağlıklı bir hayat sürmeleri, bizler için önemli bir motivasyon kaynağı. Siz çocuk hekimlerinin bu bilinçle özveri ve sorumlulukla çalıştıklarını görüyor ve gayretlerinize birer ebeveyn olarak yakinen şahit oluyoruz. Teknolojinin hızla ilerlediği, bilimsel bilginin sürekli yenilendiği bir çağda yaşıyoruz. Tüm alanlarda olduğu gibi Pediatri alanı da bu değişimden nasibini alıyor. Genetikten beslenmeye, aşılamadan kronik hastalıklara kadar geniş bir yelpazede, çocuklarımızın sağlığını daha iyi korumak ve iyileştirmek için sürekli yeni yollar araştırılmakta. Alanında uzman konuşmacılarımızın sunumları, vaka tartışmaları ile bilgi ve tecrübelerini paylaşma fırsatı bulacağı bu platformun, faydalı bir öğrenme ve iş birliği ortamı olacağına yürekten inanıyorum" dedi. "Anadolu’nun biraz sahipsiz kaldığını hissettik" Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Bumin Dündar ise, "Yaklaşık 2,5 yıl önce derneğe geldiğimizde, ‘acaba farklı bir şeyler yapabilir miyiz?’ düşüncesiyle yola çıktık. Çünkü aynı şeyleri tekrarlamak ya da başkalarının yaptığını yapmak bize uygun değildi. Bu sebeple Anadolu’nun biraz sahipsiz kaldığını hissettik. Anadolu’daki ateşi yeniden yakmayı kendimize görev bildik. Bu doğrultuda bölgesel toplantılar ve kongrelerimizi ‘Anadolu Şehir Kongreleri’ formatında yapmaya başladık. Şu ana kadar sayısız kongre ve toplantı düzenledik. Hakikaten talep çok fazla, biz de bunları karşılamaya çalışıyoruz. Amacımız, genç arkadaşlarımıza sahip çıkmak ve Anadolu’daki meslektaşlarımızın yalnız olmadıklarını hissettirmektir. Ben de 9 yıl Isparta’da çalıştım. Şu anda İzmir’den geliyorum ama Türkiye sadece üç büyük şehirden ibaret değil. Anadolu’da çok fedakar çalışan, büyük işler yapan meslektaşlarımız var. Ancak seslerini duyurmakta bazı sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Biz de bu konuda yardımcı olmaya gayret ediyoruz. Bu nedenle bu tür toplantılar çok önemlidir" diye konuştu. "Hem bilimsel açıdan hem sosyal açıdan zengin bir program olacak" Bu yıl Bursa’da kongre yapma planlarının olduğunu söyleyen Dernek Başkanı Prof. Dr. Dündar, "Hem bilimsel açıdan hem sosyal açıdan zengin bir program olacak. Herkesi Bursa’ya bekliyoruz. Bunların dışında çocuk sağlığı kliniğimiz var. Buna da destek vermenizi istiyoruz. Pandemi döneminde bu fikir ortaya çıktı, fakat sadece pandemiyle sınırlı değil. Pandemide özellikle Anadolu’daki ve Türkiye’nin her yerindeki pediatri uzmanlarımıza, çocuk sağlığı yönetimlerine çok faydalı oldu. Bu nedenle eğitim toplantılarımızı da buradan yapıyoruz ve sürdürmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Geleceğimiz hem beden hem de ruh sağlığı açısından ne kadar sağlıklı olursa, geleceğimiz de o kadar sağlıklı olur" Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Avcı da, "Çocuklar bizim için çok kıymetli ve çok önemlidir. Geleceğimiz hem beden hem de ruh sağlığı açısından ne kadar sağlıklı olursa, geleceğimiz de o kadar sağlıklı olur. Bunun bilincindeyiz. Ancak bizlere çok büyük görevler düşüyor. Ben kardiyoloji uzmanıyım. İhtisasa başladığım dönemde kardiyoloji, çocuk sağlığı ve hastalıkları en çok tercih edilen, herkesin girmek istediği branşlardı. Fakat geldiğimiz noktada bazı sıkıntılar olduğunu görüyoruz. Oysa bu alanlar çok önemli ve kesinlikle ihmal edilemez. Hepimizin çocukları ve geleceği var. Bu açıdan çocuk sağlığı ve hastalıkları alanındaki gelişmeleri ve ihtiyaçları her yönüyle meslektaşlarımıza, öğrencilerimize aktarmamız, bu branşın tekrar değerli olduğu yere gelmesini sağlamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Çocuk sağlığı, yalnızca tıbbın bir dalı değil, toplumun geleceğine yapılan en değerli yatırımdır" Sempozyum Eş Başkanı aynı zamanda Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Eren Yıldız ise "Burada çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında güncel gelişmeleri paylaşmak ve mesleki deneyimlerimizi aktarmak için bir aradayız. Etkinliğimizin Kastamonu’da düzenleniyor olması bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır. Ülkemizin birçok noktasından değerli meslektaşlarımızın katılımı, bu sempozyumu ulusal ölçekte önemli bir bilimsel buluşma haline getirmektedir. Üstelik bu şehirde bugüne kadar bu büyüklükte bir tıp sempozyumu yapılmamış olması, bu sempozyumu Kastamonu için tarihi bir adım ve anlamlı bir başlangıç haline getirmektedir. Çocuk sağlığı, yalnızca tıbbın bir dalı değil, toplumun geleceğine yapılan en değerli yatırımdır. Sağlıklı büyüyen çocuklar; güçlü, üretken ve umut dolu bir toplumun teminatıdır. Bu nedenle çocukların sağlığını korumak ve geliştirmek, hepimizin en temel sorumluluğudur. Bilimsel sempozyumlar da bu sorumluluğu yerine getirmemizde bizlere yol gösteren en önemli platformlardır" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nin bilimsel etkinliklere verdiği güçlü desteğin çok değerli olduğunu söyleyen Yıldız, "2019 yılında Kastamonu’ya uzman doktor olarak atandım. Hep aklımı kurcalayan bir hayalim vardı, Kastamonu’da bir sempozyum planlamak. 2 ay gibi kısa bir sürede temelleri atılıp büyüyen bir organizasyon oldu. 15-20 kişilik bir toplantı yapalım düşüncesi ile çıktığımız bu yolda 250 kişiyi bu salonda toplamış olmak bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu" diye konuştu. Konuşmaların ardından panele geçildi. Panelde konunun uzmanları tarafından katılımcılara bilgiler aktarıldı.