SAĞLIK
Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Topaloğlu: "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni" 15 Nisan 2026 Çarşamba - 17:10:11 Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa’da geriye doğru gittiğini, Türkiye’de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor" dedi. Bilkent Şehir Hastanesi’nde 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla düzenlenen programda, toplumda kalp ve damar hastalıklarına yönelik bilinç düzeyinin artırılması, erken teşhisin önemi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Uzman doktorlar tarafından ‘koruyan, geliştiren ve üreten sağlık modeli’ doğrultusunda sunumların yapıldığı etkinlikte Azize Nasıroğlu Eğitim ve Konferans Salonu’nun açılışı da gerçekleştirildi. Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, Türkiye’nin sağlık alanındaki dönüşümüne dikkat çekerek, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Kalp sağlığının toplum sağlığı açısından kritik bir yer tuttuğunu belirten Topaloğlu, bu gibi çalışmalarla birlikte farkındalıkların artarak devam edeceğini söyledi. "Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni" Avrupa’da kalp damar hastalıkları sebebiyle ölüm sayısının azaldığını, fakat Türkiye’de bu sayının stabil kaldığını belirten Topaloğlu, "Kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi, tıbbın en disiplinli ve belki de en özverili işleyen branşlarından bazıları. Türk Kardiyoloji Derneği ve Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği köklü saygın derneklerin başında olup, hem halk sağlığına hem de temsil ettikleri meslek gruplarına yönelik çok başarılı işlere imza atmışlardır. Kalp damar hastalıkları dünyada ve özellikle ülkemizde en önemli ölüm nedeni. Hatta aldığımız rakamlar artık Avrupa’da bu sayının geriye doğru gittiğini, Türkiye’de ise bu sayının korunduğunu gösteriyor. Biz kardiyologlar olarak kalp damar hastalıklarını önlenebilir sağlık sorunu olarak değerlendiriyoruz. Gerçekten hastanın sigara içmesine engel olabilirsiniz, tansiyonunu kontrol altına alabilirsiniz, diyabetiyle mücadele edebilirsiniz, hareketsizliğini engelleyip harekete geçirebilirsiniz. İşte bu durumda bu hastanın kalp hastalığını önleyebiliyorsunuz veya geciktirebiliyorsunuz. Bu nedenle hastalık oluşmadan mutlaka doktor olarak devreye girip, bu hastalıkları oluşmadan engellememiz gerekir" diye konuştu. "Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun sağlık hizmetlerini kuvvetlendirmek için önemli çalışmalar yaptığını dile getiren Topaloğlu, "Bakanımız göreve geldikten sonra öncelik olarak koruyucu sağlık hizmetlerini önceliklendirdi. Bu konuyla ilgili de obeziteyle ve sigarayla ilgili mücadeleyi ön planda tuttu. Sağlık hizmetlerini kuvvetlendirdi. Vatandaşlarımızla birebir iletişimle birlikte kronik hastalık takiplerini yaptı. Sigarayla ve tansiyonla mücadeleyi başlattı. Bunlar şu anda bu mücadelenin önemli ayağını teşkil ediyor. Sağlık Politikalar Kurulu olarak bu yıl içerisinde Sağlık Bakanlığımızla çok önemli projeler gerçekleştirdik. Bunlardan en önemlisi otomatik eksternal defibrilatörler. Otomatik eksternal defibrilatörlerin kamusal alanda yaygınlaştırılmasıyla ilgili Sağlık Bakanlığımız yönetmeliği çıkardı. Bunun lansmanını yaptık. 3 yıl içerisinde 80 bin tane otomatik eksternal defibrilatörünü vatandaşlarımızın yoğun yaşadığı bölgelere yerleştireceğiz" şeklinde konuştu. Programa Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Başkanvekili Prof. Dr. Serkan Topaloğlu’nun yanı sıra Ankara İl Sağlık Müdürü Ali Niyazi Kurtcebe, Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneği Başkanı Doç. Dr. Murat Sarğın, Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan ve vatandaşlar katıldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:27 Uzmanı uyardı: "Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan ’Büyümenin İzlenmesi Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, "İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor" dedi. "Gelişim üzerinde etkisi var" Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti. "Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor" Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, "Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır" diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. "Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor" Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği’nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:23 Uzmanı uyardı: "Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan ‘Büyümenin İzlenmesi Günü’ dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, "İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor" dedi. "Gelişim üzerinde etkisi var" Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti. "Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor" Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, "Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır" diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi. "Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor" Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği’nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.
Göz sağlığında 20-20-20 kuralının önemi
10 Ekim 2025 Cuma - 09:42 Göz sağlığında 20-20-20 kuralının önemi Günümüz şartlarında ekransız bir hayat düşünülemediği belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Feray Aygül, ancak göz sağlığını korumak için sadece çocukların değil, yetişkinler için de en önemli olan 20-20-20 kuralını mutlaka uygulamaları gerektiğini söyledi. Bazı hastalıkların belirti göstermesiyle birlikte teşhis konulabildiğini, ancak bazı hastalıklarda ise hiçbir şikayet ortaya çıkmayabildiğini belirten Doruk Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Feray Aygül, o yüzden şikayeti olmayan glokom, diyabetik retinopati, sarı nokta hastalığı gibi hastalıklara karşı muhakkak göz muayeneleri olunması gerektiğine dikkat çekti. Kalıcı bir körlükle sonuçlanmaması açısından bu muayenelerin önemli olduğunu ifade eden Op. Dr. Aygül, "Düzenli göz muayenelerinin önemini aileler çok iyi bilmelidir. Hiç şikayeti olmasa da yılda en azından 1 kere muayene olunması gerekiyor. Sağlıklı beslenme, düzenli uyku, düzenli yapılan egzersizler, en az ilaçlar kadar önemlidir. Çocuklar açısından bakıldığında, doğumdan 3 ay sonrasında başlanmalıdır. Çünkü doğuştan gelen katarak ya da glokom tarzında hastalıkları önceden tespit etmek çok önemlidir. Ama ilerleyen yaşlarda, görme gelişimi devam ettiği için belirli aralarla rutin kontrolleri de yapmak gerekiyor. Genelde 2,5 veya 3 yaşında göz muayenelerini tekrarlamak ya da yıllık kontrollerle okul çağına kadar çocuğun muayenelerini devam ettirmek gerekiyor" diye konuştu. Çocukların aslında 3 yaşından önce ekrana bağımlı kalmamaları gerektiğini belirten Aygül, "Ancak günümüz teknolojisi ve çevremizdeki etkenler sebebiyle bunun mümkün olmadığını görebiliyoruz. Maalesef, günümüz şartlarında ekransız bir hayat düşünülemiyor. Sadece çocuk değil, yetişkinler için de en önemli kural, 20-20-20’dir. 20 dakika ekrana baktıktan sonra, 20 saniye 20 adım uzaklıktaki bir mesafeye bakıyoruz. Ama çocuklarda ekran süresini mutlaka kısıtlamak gerekiyor. İlkokul çağındaki çocuklar tabletle biraz uzun süre ilgileniyorlar. Onların sürelerini mutlaka 1 saatle sınırlandırmak gerekiyor" dedi. Göz tansiyonunun özellikle çok sinsi giden bir hastalık olduğuna da dikkat çeken Aygül, "Ailede varsa, hiç şikayet olmadan mutlaka kontrollerin yapılması gerekiyor. Aynı zamanda diyabet ve sarı nokta hastalığı da şikayetlere sebep olmadığı için sadece muayenelerde anlaşılmaktadır. Sadece rutin kontrollerle teşhis konulabilir. Erken dönem teşhis konulmasıyla da körlükten korunulabilir. Görmek yaşamaktır. Göz sağlığı yaşam kalitesidir. Kendimiz ve sevdiklerimiz için bir adım atalım. Gözlerimizi sadece görmek için değil, daha sağlıklı bir geleceğe bakmak için de kullanalım" şeklinde konuştu.
Kabuğun içindeki sağlık: Yumurta
10 Ekim 2025 Cuma - 09:31 Kabuğun içindeki sağlık: Yumurta Türkiye Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR), yumurtanın sağlıklı beyin, kas, cilt, göz ve sinir sistemi gelişimi sağladığını bildirdi. YUM-BİR’den Dünya Yumurta Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, yumurtanın insan yaşamındaki yeri ve sağlıklı beslenmedeki rolüne dikkat çekildi. 1996 yılından bu yana her yıl ekim ayının ikinci cuma günü Dünya Yumurta Günü kutlandığı aktarılan açıklamada, burada yumurtanın beslenmedeki önemine vurgu yapmanın amaçlandığı ifade edildi. Yumurtanın, zengin ve eşsiz besin içeriği ile tüm dünya sofralarda yer edindiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Yumurta, içerdiği 14 esansiyel besin maddesiyle doğal bir vitamin kaynağıdır. Özellikle içindeki demir, çinko ve A, B, D, E vitaminleri, insan sağlığı için kritik önemdedir. Bunun yanı sıra yüksek kaliteli protein, amino asitler, kalsiyum, sodyum, iyot ve selenyum gibi besin ögeleri, beyin gelişimi için gerekli bol miktarda bulunan kolin, yumurtayı sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez beslenme aracı yapmaktadır. Yumurta, insan vücudunun hayati fonksiyonlarını destekleyerek sağlıklı beyin, kas, cilt, göz ve sinir sistemi gelişimi sağlamaktadır. Ayrıca, kalp hastalıkları riskini azaltma ve yaşa bağlı alzheimer önleme gibi faydaları ile de önem kazanmaktadır. Uygun fiyatlı bir hayvansal protein kaynağı olan yumurta, en ekonomik beslenme imkanı sağlamaktadır." Üretim ve ihracatta ilk 5 içindeyiz Türkiye’nin, yılda 22 milyar yumurta üretimi ve 450 milyon dolar ihracatı ile dünya sıralamasında ilk 5 içinde bulunduğu belirtilen açıklama, şöyle devam etti: "Dünya yumurta ihracatında üretimini ihraç eden lider ülkedir. Türkiye, yumurta üretim sektörü 135 milyon kurulu kapasitesi ve 110 milyon yumurtacı kanatlısı ile Afrika, A.B. ülkeleri, Körfez ülkeleri, ABD başta olmak üzere 56 ülkeye yumurta ihraç etme kapasitesine sahip olup hali hazırda 39 ülkeye sofralık ve kuluçkalık yumurta yanında likit ve toz yumurta da ihraç etmektedir. Tüm dünyayı saran kuş gribi salgını ile mücadelede, en başarılı mücadeleyi veren Türkiye, dünyada en güvenilir yumurta tedarikçisi olarak görülmektedir. Doğrudan ve dolaylı 300 bin kişiye istihdam sağlayan yumurta sektörünün çatı kuruluşu olan YUM-BİR, Dünya Yumurta Örgütüne (World Egg Organisation-WEO) üyedir." Çocukların yeterli ve dengeli beslenmesi sağlıklı toplum için en önemli ihtiyaç olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Okul çağındaki çocuklara günde en az 1-2 yumurta yedirme uygulaması, çocukların sağlıklarına katkıda bulunurken, aynı zamanda üreticinin sürdürülebilir üretim yapması da desteklenmiş olacak." ifadesi kullanıldı.
Çanakkale’de ilk kez TAR yöntemi ile dev insizyonel herni onarımı gerçekleştirildi
09 Ekim 2025 Perşembe - 19:21 Çanakkale’de ilk kez TAR yöntemi ile dev insizyonel herni onarımı gerçekleştirildi Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde ilk kez transversus abdominis release (TAR) tekniği ile dev insizyonel herni onarımı gerçekleştirildi. Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesine, 35 yaşındaki erkek hasta önceki batın cerrahisine bağlı gelişen ameliyat yeri fıtığı nedeniyle başvurdu. Hastaya, Gastroenteroloji Uzmanı Op. Dr. Barış Türker ve Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özgür Kurtkulağı’nın gerçekleştirdiği cerrahi operasyonla, Çanakkale Devlet Hastanesinde ilk kez uygulanan open transversus abdominis Rrelease (TAR) tekniği kullanılarak başarılı bir onarım yapıldı. Bu yöntemde karın ön duvarı kas katmanları dikkatle ayrılarak yama kasların arkasına yerleştirildi. Böylece karın duvarı yeniden yapılandırılarak gerginliksiz ve kalıcı bir onarım sağlandı. Bu yöntem büyük ve tekrarlayan karın duvarı fıtıklarının tedavisinde modern cerrahinin altın standart yaklaşımlarından biri olarak kabul edilirken Op. Dr. Barış Türker, operasyonla ilgili şunları söyledi: "Hastamızda oldukça geniş bir karın duvarı defekti mevcuttu. TAR tekniği sayesinde hem fizyolojik bir karın duvarı bütünlüğü sağladık hem de gerginlik oluşturmadan kalıcı bir onarım gerçekleştirdik. Bu başarılı operasyon, hastanemizde ileri düzey karın duvarı cerrahisi açısından önemli bir adım oldu." Op. Dr. Özgür Kurtkulağı ise, "TAR yöntemi, özellikle geniş ve tekrarlayan fıtıklarda hastanın yaşam kalitesini belirgin şekilde artıran, modern ve güvenilir bir yaklaşımdır. Bu operasyonun başarılı şekilde tamamlanması, ekibimiz adına büyük bir mutluluk kaynağı oldu" dedi. Hastaneden yapılan açıklamada, "Bu başarıyla birlikte cerrahi ekibimiz, hastanemizde kompleks karın duvarı rekonstrüksiyonlarında yeni bir dönemin kapısını aralamıştır" ifadelerine yer verildi.
SATKOF’tan Brezilya Büyükelçiliği ile sağlık diplomasisinde sürdürülebilir iş birliği adımları
09 Ekim 2025 Perşembe - 16:45 SATKOF’tan Brezilya Büyükelçiliği ile sağlık diplomasisinde sürdürülebilir iş birliği adımları Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve beraberindeki heyet, Brezilya’nın Türkiye Büyükelçisi Sayın Gilda Motta Santos Neves’i makamında ziyaret etti. Ziyarette, Türkiye ile Brezilya arasında sağlık diplomasisi, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve çevre politikaları konularında iş birliği potansiyelleri ele alındı. Özellikle sıfır atık, yeşil dönüşüm ve çevresel sürdürülebilirlik temalarında ortak çalışma ve akademik iş birliği fırsatları gündeme getirildi. Prof. Dr. Aysun Bay, görüşmede 21-22 Kasım 2025 tarihlerinde İzmir Balçova Termal Otel’de düzenlenecek olan "1. Uluslararası Sağlık Turizmi Köprüleri: Türkiye’de Sağlık Diplomasisi ve İnovasyon Kongresi" hakkında bilgi verdi. Kongrenin, iki ülke arasındaki sağlık turizmi, çevre temelli sağlık politikaları ve inovatif yatırımların geliştirilmesi açısından önemli bir platform olacağı vurgulandı. Büyükelçi Gilda Motta Santos Neves ise Türkiye’nin sağlık ve çevre alanındaki başarılarını takdirle karşıladığını belirterek, Brezilya olarak sürdürülebilir sağlık ve çevre politikalarında ortak adımlar atmaya hazır olduklarını ifade etti. Ziyaret, iki ülke arasındaki sağlık diplomasisi ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu çerçevesinde yeni iş birliklerinin temellerinin atılması açısından büyük önem taşıyor.
Gaziantep’te terör tatbikatında kendini rolüne kaptıranları ekipler güçlükle sakinleştirdi
09 Ekim 2025 Perşembe - 16:28 Gaziantep’te terör tatbikatında kendini rolüne kaptıranları ekipler güçlükle sakinleştirdi Gaziantep’te düzenlenen "Bombalı terör saldırısı" tatbikatına senaryo gereği ölü ve yaralı yakını rolündeki kişilerin sinir krizi geçirdikleri "iyi rolü" damga vurdu. Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) tarafından gerçekleştirilen "Bombalı terör saldırısı" tatbikatı gerçeği aratmadı. Senaryo gereği ölü ve yaralı yakını rolündeki kişiler kendini rolüne öyle bir kaptırdı ki sağlık çalışanlarına ve polis ekiplerine zor anlar yaşattı. İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı, İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü, İtfaiye Daire Başkanlığı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından "Yerel Düzey Türkiye Afet Müdahale Planı" projesi kapsamında tatbikat gerçekleştirildi. Sinir krizi geçiren ölü ve yaralı yakınlarını ekipler zorla sakinleştirdi Gerçeği aratmayan tatbikata senaryo gereği 5 kişi hayatını kaybederken, yaralanan ve bazı uzuvları kopan 20 yaralı için ekipler adeta dakikalarla yarıştı. Aralarında ağır yaralıların da bulunduğu yaralılar ekiplerin ilk müdahalesinin ardından bölgeye sevk edilen ambulanslarla hastanelere götürülürken, sinir krizi geçiren yakınlarını ise polis ve jandarma ekipleri sakinleştirmeye çalıştı. İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı UMKE ekibi yurt içinde ve yurt dışında meydana gelebilecek acil afetlerde ve terör saldırılarında, daha etkin hizmet sunabilmek amacıyla aldıkları eğitimi uygulamalı olarak tatbikatla sonlandırdı. Tatbikat katılımcılardan tam not aldı Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Acil Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın organizasyonuyla gerçekleşen ve filmleri aratmayan görüntülere sahne olan Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin ortak tatbikatı, katılımcılardan tam not aldı. 130 personel 29 araçla yapılan tatbikata Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi’ne yeni katılan gönüllüler için ormanlık alanda "Bombalı terör saldırısı"na müdahale tatbikatı düzenlendi. Yapılan makyajla gerçeğe yakın ölü ve yaralı görüntüsü oluşturulan tatbikatta senaryo gereği 5 kişi ölü ve 20 kişi yaralandı. Ölü ve yaralı yakınları "iyi rol" oynadı Erikçe Ormanı’nda düzenlenen tatbikatta temsili ölü ve yaralılara müdahale eden ekiplerin müdahale süresi, davranışlarında sergiledikleri performans ile senaryo gereği ölü ve yaralı yakını rolüne giren kişilerin rollerini çok iyi oynaması alkış topladı. Gerçeği aratmayan tatbikatta ekiplerin göstermiş olduğu performans, yöneticiler tarafından tam not aldı. Terör saldırısı tatbikatında her detay düşünülürken tatbikatın her aşaması nefes kesen görüntülere sahne oldu. Makyajla gerçeğe yakın ölü ve yaralı görünümüne kavuşturulan kişilere müdahale eden ekipler tatbikatı başarıyla tamamladı. Tatbikat öncesi UMKE ekipleri ormanda 3 gün boyunca kampa girdi. Yoğun programlar kapsamında katılımcılar, terör saldırılarına etkin müdahale kapasitesini geliştirmeye yönelik kapsamlı bir eğitim sürecinden geçti. Senaryo gereği gerçekleştirilen "Bombalı terör saldırısı" tatbikatında 112 komuta merkezinin anonsu üzerine harekete geçen ekipler, terör saldırısındaki patlama sonrası zarar gören vatandaşlara tıbbi aletlerle müdahale etti. Terör saldırısı senaryosu üzerinden kurgulanan tatbikat senaryosuna göre, bir terör saldırısı sonrası olay yerinde çok sayıda ölü ve yaralının bulunduğu karmaşık bir kriz durumu canlandırıldı. UMKE, polis ve jandarma ekipleri, senaryoya uygun şekilde hızla olay yerine intikal ederek olay yeri güvenliğini sağladı, triyaj alanlarını oluşturdu ve ilk müdahaleleri gerçekleştirdi. Tatbikat her yönüyle nefes kesti UMKE’ye dahil olabilmek için eğitimden geçen sağlıkçıların da katıldıkları tatbikat film sahnelerini aratmazken, tatbikat her yönüyle nefes kesti. 3 gün boyunca eğitmenler tarafından temel eğitimden geçirilen katılımcılar, eğitimin sonunda gerçeği aratmayan bir tatbikata katılan acil tıp uzmanı, doktor, paramedik ve hemşire ile farklı branşlardaki sağlıkçılardan oluşan ekip tatbikatı başarıyla yaptı. UMKE ekibinin tecrübe kazanabilmesi için tatbikat öncesi verilen eğitimlerde personellere olay yeri yönetimi, hasta ve yaralıların triyaj uygulamaları, acil müdahale ünitesinin hızlı ve etkin şekilde kurulumu, ekip koordinasyonu, kriz yönetimi ve medikal müdahale protokolleri gibi kritik konularda teorik bilgi ve pratik beceriler kazandırıldı. Yaralıların ve yakınlarının performansı tatbikata damga vurdu Tatbikatta rol alan ölü ve yaralıların vücutlarına makyaj malzemeleriyle de gerçekten farksız görünen yaralar açıldı. Kimi yaralıların öldüğü, kiminin de kolunun koptuğu tatbikatta ağır yaralılar gerçekten ölü ve yaralıymış gibi hareket etmesi dikkat çekti. UMKE ekiplerinin yaralarını hızla tedavi etmesini isteyen yaralıların ve yakınlarının performansı tatbikata büyük damga vurdu. Ölmeden tabuta girdiler Saldırının yaşandığı bölgeye hızlı bir şekilde sahra hastanesi kuran ekipler yaralıları hızla hastaneye taşıdı. Tatbikatta ölenlerin cenazeleri önce ceset torbalarına, daha sonra ise cenaze aracına kondu. Senaryo gereği ölenlerin ölmeden tabuta konduğu tatbikatta ölü ve yaralı rolündeki kişiler sinir krizi geçirerek gözyaşları içinde yakınlarının durumunu sordu. Bu sırada yaralı yakını rolündeki bazı kişiler, rolüne kendini iyice kaptırıp sinir krizi geçirdi. Senaryo gereği ekiplerin kriz yönetimini güçleştirmek için sürekli bilgi almaya çalışan ve olay yerine girmek isteyen kişiler, polis ekipleri tarafından güçlükle sakinleştirildi. Zaman zaman güvenlik güçlerini geçerek şerit ile çekilen alana girmek isteyen kişileri ekipler güçlükle sakinleştirirken, senaryo gereği ölen kişilerin yakınlarının sahra hastanesine girmesi engellendi. Ekipler hızları ve becerileriyle hem göz doldurdu hem de takdir topladı Gerçekten farksız olan bombalı terör saldırısı tatbikatını başarıyla geçen UMKE, polis ve jandarma ekipleri hızları ve becerileriyle hem göz doldurdu hem de takdir topladı. Kurulan acil müdahale ünitesinde, yaralılara gerekli medikal müdahaleler yapıldıktan sonra hastanelere sevk süreci başarıyla yürütüldü. Tatbikat sırasında zamanla yarışan ekipler, ekip içi koordinasyon, doğru iletişim ve hızlı karar alma süreçlerinde yüksek bir performans sergiledi. Tatbikat kapsamında Hasan Kalyoncu Üniversitesi Paramedik Bölümü öğrencileri ölü ve yaralı oyuncu olarak sahada yer aldı. Rolünü iyi oynayan öğrencilerin performansı tatbikata damga vurdu. Öte yandan, senaryo gereği olay yerinde bir şüpheli paket daha bulunduğu ihbarı üzerine bölgeye bomba imha uzmanları çağırıldı. Eğitimli köpeklerin getirildiği tatbikatta bomba imha uzmanları tarafından alan boşaltılarak önlem alındıktan sonra şüpheli paket fünyeyle patlatılıp imha edildi. Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Gaziantep Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Akhan, tatbikatın başarıyla tamamlandığını söyledi. Tatbikatların önemine değinen Akhan, "Bugün burada Türkiye afetle müdahale programı kapsamında gerçeği aratmayacak bir tatbikatı uyguladık ve uygulamaya da devam ediyoruz. Burada 136 personel ile 46’sı sağlıkçı, 30 aracın da 10 tanesi sağlık ekibi olmak üzere emniyetimiz, jandarmamız, büyükşehir belediyemiz, zırhlı tugayımız, çevre şehircilik il müdürlüğümüz, tarım il müdürlüğümüz gibi paydaşlarımızla birlikte bir bomba olayını gerçeği yansıtacak şekilde yapılacak tüm işlemleri yaptık ve kurulması gereken çadırlarımıza kadar kurduk. Yaralı ve hastaların naklini gerçeği aratmayacak şekilde gerçekleştirdik. Tatbikatımızda 25 yaralımız bulunuyor. 5’i hayatını kaybeden vatandaş, yaralıların da kendi içinde sınıflandırılması devam edilmekte. Emniyetten de bomba ili ilgili araştırma yapmak için bombanın türü ve cinsiyle ilgili işlemleri gerçekleştirildi. Paydaşlarımızla işlemlerin tamamını başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Bu tatbikatı yılda bir defa Türkiye Afetle Müdahale Planı (TAMP) dediğimiz illerde herhangi bir afet olarak gerçekleştiriyoruz. Bugünkü senaryomuz bir bomba olayıydı. Herhangi bir olay olduğunda olaylara hızlı ve güvenli şekilde yetişebilmek için sahanın dinamikliğini geliştiriyoruz" dedi. Tatbikatta senaryo gereği ölü ve yaralı rolü oynayan kişiler, ilk defa bir tatbikata katıldıklarını ve rolünü çok iyi oynamak için ellerinden geleni yaptıklarını dile getirdiler. (İK-SVY-Y)
Uzmanı uyardı: "Göz sağlığı düzenli olarak kontrol edilmelidir"
09 Ekim 2025 Perşembe - 15:49 Uzmanı uyardı: "Göz sağlığı düzenli olarak kontrol edilmelidir" Dünya Görme Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mesut Özdemir, önlenebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekerek, "Göz sağlığı doğumdan itibaren yaşamın her döneminde düzenli kontrol edilmelidir" dedi. Her yıl Ekim ayının ikinci Perşembe günü kutlanan Dünya Görme Günü, görme kaybı ve önlenebilir körlük konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanıyor. Sivas Numune Hastanesinde görev yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mesut Özdemir, bu özel günde yaptığı açıklamada, düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekti. Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın görme kaybı yaşadığını belirten Özdemir, "Dünya Görme Günü, önlenebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak ve düzenli göz muayenesinin önemini vurgulamak amacıyla her yıl ekim ayının ikinci Perşembe günü düzenlenmektedir. Önlenebilir görme kaybı sebepleri her yaş grubunda farklılık göstermektedir" dedi. "Erken tespit önemlidir" Yaşamın her döneminde göz muayenesinin önemini vurgulayan Mesut Özdemir, "Yenidoğan bir bebekte ilk ay konjenital katarakt, konjenital glokom ve retinoblastom gibi hastalıkların tespiti, erken çocukluk döneminde miyopi, hipermetropi ve astigmatizma dediğimiz kırma kusurlarının eşlik edebildiği ambliyopi yani göz tembelliğinin ve göz kaymasının tespiti, çocukluk döneminden erişkin yaşa kadar her dönemde kırma kusurlarının tespiti, erişkin yaşta ise katarakt, glokom, yaşa bağlı makula dejenerasyonu ve diyabetik retinopati gibi hastalıkların erken tespiti çok önemlidir. Bu sebeple doğumdan itibaren yaşamın her aşamasında düzenli göz muayenesi önerilmektedir" dedi. "Gözler dünyaya açılan perdedir" Göz sağlığı için önerilerde bulunan Özdemir, "Düzenli göz muayenesinin yanı sıra A vitamini, lutein ve omega 3 yağ asitleri açısından zengin beslenmek göz sağlığı açısından faydalıdır. Bu sebeple balık, havuç ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilebilir. UV ışığından korunmak amacıyla güneşli havalarda güneş gözlüğü kullanmak, uzun süreli aralıksız telefon ve bilgisayar ekranına maruz kalmamak ve düzenli egzersiz göz sağlığınızı korumanız açısından önemlidir. Unutmayın, gözlerimiz dünyaya açılan pencerelerimizdir" diye konuştu.
Çocuklarda baş ağrısı önemli hastalıkların habercisi olabilir
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:48 Çocuklarda baş ağrısı önemli hastalıkların habercisi olabilir SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı / Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Hasan Kılıç, çocuklarda baş ağrısının hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı / Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Hasan Kılıç, çocuklarda baş ağrısının önemli hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "Baş ağrısı çocuklarda sık görülür ve genellikle zararsızdır, ancak bazı durumlarda önemli hastalıkların habercisi olabilir. Ebeveynlerin bilinçli olması hem gereksiz kaygıyı önler hem de erken tanıya yardımcı olur" dedi. Baş ağrısının nedenleri Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "A. Birincil (Primer) baş ağrıları: Beyinde yapısal bir neden olmadan gelişir. Migren: Zonklayıcı, tek taraflı, bulantı ve kusma eşlik edebilir. Gerilim tipi baş ağrısı: Baskı veya sıkıştırma tarzında, stresle artar. İkincil (Sekonder) baş ağrıları: Başka bir hastalığın belirtisidir (Sinüzit, ateş, göz kusuru, tümör vb.)" dedi. Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, baş ağrısının dikkate alınması gereken durumları ise, "Sabahları uyandıran veya kusmayla birlikte olan ağrı. Gün geçtikçe şiddeti artan ağrı. Kafa travması sonrası başlayan ağrı. Ateş, ense sertliği, bilinç değişikliği, nöbet eşlik etmesi. Görme bozukluğu, çift görme, dengesizlik" ifadelerini kullandı. Tanı nasıl konur Tanıda doktorun ağrının süresi, sıklığı, eşlik eden belirtiler ve nörolojik muayeneyi değerlendirdiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "Gerekirse göz muayenesi, kan testleri veya beyin görüntülemesi yapılabilir" diye konuştu. Tedavi ve önlemler Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, tedavi ve önlemlere yönelik şunları ifade ederek, "Yeterli uyku, sıvı alımı, düzenli beslenme. Ekran süresinin azaltılması, stres yönetimi. Ağrı kesiciler yalnızca doktor önerisiyle kullanılmalıdır. Migrenli çocuklarda tetikleyici gıdalardan (Çikolata, salam, kafeinli içecekler) kaçınılmalıdır." Ailelere öneriler Ailelere önerilerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Kılıç, "Baş ağrısı günlüğü tutun: Ne zaman başladı ne kadar sürdü ne yedi? Ağrı sonrası uyku veya kusma varsa not alın, düzenli göz muayenesi yaptırın ve gereksiz tetkik veya ilaçtan kaçının, gerekirse çocuk nöroloji uzmanına başvurun. Çocuklarda baş ağrısı çoğu zaman geçicidir, ancak bazı durumlar ciddi olabilir. Ailelerin dikkatli gözlemi ve zamanında hekim değerlendirmesi, çocukların sağlıklı gelişimi için çok önemlidir" diye konuştu.