Son Dakika
|
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
İsrail’de Bazan petrol rafinerisi vuruldu
Ekrem İmamoğlu, hakkında "hakaret ve tehdit" suçlarından soruşturma başlatıldı
Gemlik ve Kumla’yı lodos vurdu, çok sayıda tekne battı
Diyarbakır’da okul servisi kaza yaptı: 13’ü öğrenci 15 yaralı
Böcek’in başdanışmanı Cem Oğuz gözaltına alındı
Etimesgut Belediyesinde zimmet soruşturması: 4 şüpheli gözaltında
Uşak Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması: 4 kişi daha gözaltına alındı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres ile görüştü
Baba Ahmet Torun: "Kızımın gözü hariç tüm iç organlarını bağışlamaya karar verdik"
Azerbaycan, İran’ın Türkiye’ye yönelik füze saldırısını kınadı
MHP’de Genel Başkan Yardımcılığı görevine Bayraktar getirildi
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye ait 5 üs ile İsrail’deki askeri merkezlerini hedef aldı
Üsküdar’da yol çöktü: Otomobil çukura düştü
Kosova Teknik Direktörü Foda: "Şansımız yüzde 50"
SAĞLIK
Karatay’ın sağlık altyapısı güçleniyor
30 Mart 2026 Pazartesi - 18:15:13
Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, hayırsever iş insanı Ahmet Yaşar Eşmekaya ve Konya İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Erenler Mahallesi’ne kazandırılan Ahmet Yaşar Eşmekaya Aile Sağlığı Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı. 32 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen merkez, bölgedeki sağlık hizmetlerine erişimi önemli ölçüde kolaylaştıracak. Karatay Belediyesi, "yerinde hizmet" anlayışıyla ilçenin dört bir yanındaki yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Bu kapsamda kazandırılan modern aile sağlığı merkezi, vatandaşların sağlık hizmetlerine hızlı ve etkin şekilde ulaşmasına katkı sağlayacak. 32 milyon liralık güncel yatırım değeriyle hayata geçirilen aile sağlığı merkezi, yaklaşık 450 metrekare kapalı alanda hizmet verecek. Toplam 19 bölümden oluşan merkezde; 6 aile hekimi, 6 aile sağlığı elemanı, 3 yardımcı sağlık personeli ve 2 hizmet personeli görev yapacak. Merkez, yalnızca bir sağlık tesisi olmanın ötesinde, çevresinde Karatay Belediyesi tarafından gerçekleştirilen düzenlemelerle birlikte daha işlevsel bir yapıya kavuşturuldu. Açık otopark, sokak parkı, çocuk oyun grupları ve 50 farklı türde bitkiyle gerçekleştirilen peyzaj çalışmalarıyla bölgeye değer katıldı. "Doğru planlama kalıcı eser" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, açılış töreninde yaptığı konuşmada, ilçeye kazandırılan yatırımların vatandaşların yaşam kalitesini doğrudan artırmayı hedeflediğini belirterek yeni merkezin hayırlı olmasını diledi. Yerel yönetim olarak önceliklerinin vatandaşların temel hizmetlere hızlı ve yerinde ulaşmasını sağlamak olduğunu vurgulayan Hasan Kılca, açılışı yapılan merkezin mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarına modern bir çözüm sunacağını ifade etti. Aile sağlığı merkezinin teknik detaylarına ilişkin bilgi veren Kılca, projenin 32 milyon TL yatırım değeriyle tamamlandığını ve 450 metrekare kapalı alanda hizmet vereceğini kaydetti. Projenin yalnızca bir bina inşasından ibaret olmadığını vurgulayan Kılca; peyzaj düzenlemeleri, otopark alanı, sokak parkı ve çocuk oyun gruplarıyla birlikte bütüncül bir çevre düzenlemesi gerçekleştirildiğini ifade etti. Belediyecilik anlayışlarını "doğru planlama ve kalıcı eser" ilkeleri üzerine inşa ettiklerini belirten Başkan Kılca, bir mahallenin güçlenmesinin eğitim, spor ve sosyal donatıların birlikte sunulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdi. Erenler Mahallesi’ne daha önce kazandırılan Sezai Karakoç İmam Hatip Ortaokulu, semt pazarı ve spor alanlarını hatırlatan Kılca, sağlık merkezinin bu hizmet zincirinin önemli bir halkası olduğunu söyledi. Hasan Kılca, Karatay’ın her geçen gün geliştiğini vurgulayarak, "Kentsel dönüşümden sosyal donatı alanlarına, eğitimden sağlığa kadar birçok alanda yatırımlarımız sürüyor. Bu tür hizmetler sadece bina yapmakla değil, çevresiyle birlikte anlam kazanıyor. Sağlık merkezleri, birinci basamak hizmetlerle hastanelerin yükünü de azaltacak" dedi. Kamu kurumları ve toplumsal dayanışmanın önemine de değinen Başkan Kılca, yatırımın hayata geçirilmesindeki katkılarından dolayı Konya İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve hayırsever Ahmet Yaşar Eşmekaya’ya teşekkür etti. Hasan Kılca, merkezin Konya ve Karatay için hayırlı olmasını temenni etti. Karatay Ahmet Yaşar Eşmekaya Aile Sağlığı Merkezi’nde görev yapan doktorlar adına konuşan Dr. Gürhan Civcik de yeni hizmet binasının hem sağlık çalışanları hem de vatandaşlar açısından önemli bir kazanım olduğunu, yaklaşık 20 bin kişiye hizmet verdiklerini ifade etti. Hayırsever Ahmet Yaşar Eşmekaya ise merkezin yalnızca bir bina yatırımı olmadığını, insan odaklı bir hizmet anlayışının ürünü olduğunu ifade etti. "Buradan şifa bulan her vatandaşımızın duası, bu merkezin en kıymetli kazanımı olacaktır" diyen Hayırsever Eşmekaya, bu yatırımın insanların hayatına dokunan bir hizmet kapısı olduğunu dile getirdi. Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, sağlık hizmetlerinde koruyucu yaklaşımın giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, açılışı yapılan merkezin bu anlayışın önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Konya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ahmet Murat Koru, Konya’nın kamu, yerel yönetimler ve hayırsever iş birliğiyle Türkiye’ye model olduğunu vurguladı. Konya’nın her alanda olduğu gibi sağlık yatırımlarında da örnek bir dayanışma sergilediğini belirten Koru, bu birlikteliğin şehre kazandırılan her projede açıkça görüldüğünü ifade etti. AK Parti Konya Milletvekili Hasan Ekici, Konya’nın sağlık yatırımlarında Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu belirterek, bu başarının temelinde merkezi hükümet, yerel yönetimler ve hayırseverlerin birlikte hareket etmesi olduğunu söyledi. Son olarak konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, devletin temel görevlerinin başında vatandaşlara kaliteli ve erişilebilir sağlık hizmeti sunmanın geldiğini vurguladı. Sağlık alanında son yıllarda önemli yatırımlar hayata geçirildiğini belirten Vali Akın, vatandaşlara konforlu fiziki mekanlarda nitelikli hizmet sunulması için çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Merkezin resmi açılışı gerçekleştirildi Protokol konuşmalarının ardından, yapılan dua sonrasında kurdele kesilerek Ahmet Yaşar Eşmekaya Aile Sağlığı Merkezi resmen hizmete açıldı. Açılışın ardından protokol üyeleri merkezde incelemelerde bulundu.
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:28
Endometriozis hastalığına sporla dikkat çekildi
Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında Samsun’da düzenlenen pickleball turnuvasıyla hem spor yapıldı hem de kadınlarda sık görülen "çikolata kisti" hastalığına dikkat çekildi. Samsun’da mart ayı Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında dikkat çeken bir etkinliğe imza atıldı. Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü öncülüğünde düzenlenen pickleball turnuvasıyla hem spor yapıldı hem de endometriozis hastalığına yönelik farkındalık oluşturuldu. Opr. Dr. Seher Sarı Kayalarlı liderliğinde gerçekleştirilen etkinliğe çok sayıda hekim katıldı. Turnuva boyunca sporun birleştirici gücü ön plana çıkarken, etkinlik sonunda açılan pankartlarla endometriozis konusunda farkındalık mesajı verildi. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Opr. Dr. Kayalarlı, endometriozisin dünyada yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen kronik bir hastalık olduğunu belirterek, "Endometriozis yaklaşık her 10 kadından birinde görülmektedir. Özellikle gebelik sorunu yaşayan kadınlarda bu oran yüzde 40’lara kadar çıkarken, ilaç tedavisine yanıt vermeyen kronik kasık ağrısı olan ergenlik çağındaki kızlarda yüzde 75’lere kadar ulaşabilmektedir. Adet sancısı, kronik kasık ağrısı, cinsel ilişki sırasında ağrı, idrar yaparken ya da dışkılama sırasında ağrı en sık ifade edilen şikâyetlerdir. Bu ağrılar çoğu zaman şiddetlidir ve ilk adet döneminden itibaren başlayabilir" dedi. Ağrının günlük hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyebileceğini vurgulayan Opr. Dr. Kayalarlı, bazı hastaların sık ağrı kesici kullanmak zorunda kaldığını hatta acil servise başvurabildiğini belirtti. Endometriozisin tanı sürecinin uzun olabildiğine dikkat çeken Opr. Dr. Kayalarlı, "Hastalığın tanı alması 8 ila 12 yıl kadar sürebilmektedir. Bu süreçte hastalar doğru teşhis ve tedaviye ulaşmakta gecikebilir. Tedavisiz geçen bu süre hastalığın ilerlemesine neden olabilir" diye konuştu. Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını belirten Kayalarlı, hastanın yaşı, çocuk isteği, yumurtalık rezervi ve hastalığın evresinin tedavi yöntemini belirlemede önemli rol oynadığını ifade ederek, "Sağlığınız için belirtileri görmezden gelmeyin ve mutlaka bir uzmana başvurun" ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 15:52
Bu belirtiler varsa spora devam etmeyin uyarısı
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Recep Kurnaz, diz ekleminde en sık görülen spor yaralanmalarından birinin menisküs yırtığı olduğunu belirterek, "Menisküsler diz sağlığı açısından kritik yapılardır. Bu nedenle oluşabilecek bir hasar, yalnızca ağrıya değil uzun vadede eklem problemlerine de neden olabilir" uyarısında bulundu. Menisküslerin diz eklemi içinde uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında yer alan ve adeta bir "yastık" görevi gören yapılar olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Kurnaz, "Bu yapılar yük dağılımını dengeler, darbe emilimini sağlar ve eklem stabilitesine katkıda bulunur. Menisküste en sık ani dönme hareketleri, çömelme, sıçrama sonrası yanlış basma veya dize aşırı yük binmesi sonucu yırtıklar oluşabilir. Futbol, basketbol, voleybol ve kayak gibi sporlarda risk yüksek olsa da sporcu olmayan kişilerde de menisküs yırtığı gelişebilir. Ayrıca yaş ilerledikçe menisküs dokusu zayıflar ve daha basit hareketlerle dahi yırtık oluşabilir" dedi. Dizde kilitlenme ve takılma hissine dikkat Menisküs yırtıklarında en sık görülen belirtilerin dizde ağrı, şişlik, takılma hissi, kilitlenme ve hareket kısıtlılığı olduğunu belirten Kurnaz, "Özellikle merdiven çıkarken veya çömelirken ağrının artar. Bazı hastalarda dizde boşalma hissi de görülebilir. Yırtığın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak kişi dizini tam açıp kapatmakta zorlanabilir. Bu durumda spora devam etmek ya da dizi zorlamak, yırtığın büyümesine neden olabilir" diye konuştu. İlk aşamada istirahat önemli Şikâyetler başladığında yapılması gereken en doğru yaklaşımın dizin zorlanmasını önlemek olduğunu belirten Kurnaz, "İlk aşamada istirahat, buz uygulaması ve elastik bandaj kullanımının fayda sağlayabilir. Ancak bu yöntem geçici rahatlama sağlar. Bu nedenle altta yatan sorun mutlaka bir ortopedi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yırtığın tipi ve boyutu net olarak belirlendiğinde doğru tedavi planı oluşturulabilir. Erken tanı kıkırdak hasarı ve diz kireçlenmesi gibi ileri sorunların önüne geçilmesinde kritik rol oynar" ifadelerini kullandı. Kas güçlendirme egzersizlerinin diz çevresini desteklediğini belirten Kurnaz, "Ancak büyük, kilitlenmeye neden olan veya tedaviye yanıt vermeyen yırtıklarda artroskopik cerrahi gerekebilir" diye kaydetti. Basit önlemlerle korunmak mümkün Menisküs yaralanmalarını önlemek için spor öncesi ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Kurnaz, "Diz çevresi kaslarını güçlendiren egzersizlerin yaralanma riskini azaltır. Doğru teknikle spor yapmak, uygun ayakkabı seçimi ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınmak da koruyucudur. Dizde ağrı, takılma veya hareket kısıtlılığı gibi belirtiler hafife alınmamalı. Erken dönemde uzman desteği almak, ileride oluşabilecek daha ciddi sorunların önüne geçer ve kişinin aktif yaşamını korumasını sağlar" ifadelerini kullandı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 14:53
Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi
Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, kronik ağrı tedavisinde kullanılan ağrı pilinin omurilikteki ilgili sinir bölgesine Doç. Dr. Edip Gönüllü’nün geliştirdiği yeni bir yöntemle yerleştirilmesi, canlı ameliyat eşliğinde uygulamalı olarak gösterildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:10
Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı
2
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
3
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
4
30 Mart 2026 Pazartesi- 10:16
Sağlık çalışanları koro oluşturdu, Türk halk müzikleri seslendirildi
5
30 Mart 2026 Pazartesi- 11:32
Geçmeyen öksürüğe dikkat: Soğuk havalarla virüsler artışta
21 Kasım 2025 Cuma - 13:48
Kuşadası Belediyesi halk sağlığını tehlikeye atan ihmallere geçit vermiyor
Kuşadası Belediyesi, kent genelinde sokak lezzetleri satışı yapan işletmelerin yanı sıra ilaçlama hizmeti veren firmalara yönelik yaptığı denetimlerini de sıklaştırdı. Bu kapsamda Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen kontrollerde, son kullanma tarihi geçen kimyasallara imha edilmesi için el konuldu. Kuşadası Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’ne bağlı Güvenli Gıda ve İş Yeri Hijyeni Denetim ekibi, halk sağlığını korumak amacıyla denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda ekipler, kent genelinde gıda satışı yapan işletmeler, oteller, restoran ile zincir marketlere, kemirgen ve zararlılara karşı ilaçlama hizmeti veren ve ilaç satan firmalara yönelik denetim yaptı. Denetimde, firmaların satışa sunduğu ve ilaçlama yaparken kullandığı kimyasalların son kullanma tarihlerine ve saklama şartlarına bakıldı. Ayrıca firma sahiplerinin ilaçlama hizmeti vermek için izin ve sertifikalarının olup olmadığı kontrol edildi. Denetim sırasında son kullanma tarihi geçmiş kimyasallara da imha edilmesi için el konulurken firma sahipleri daha dikkatli ve özenli olmaları yönünde uyarıldı. Kurallara uymayan işletmelere ceza kesildi Öte yandan Kuşadası Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kent merkezinin yanı sıra merkeze uzak mahallelerde de gıda satışı yapan işletmeleri denetliyor. Ekipler son olarak Davutlar ve Güzelçamlı mahallelerinde yaptıkları denetimde, kurallara uymayan iki işletmeye uygunsuz şartlar nedeniyle toplam 5 bin 906 lira, üç işletmeye de ruhsatları olmadığı için 8 bin 859 lira ceza kesti. Ayrıca hijyen şartlarına uygun bir biçimde saklanmayan 28 kilo 800 gram gıda ürünü de imha edildi.
21 Kasım 2025 Cuma - 13:41
Sık sık gündeme gelen zehirlenmelerle ilgili uzmanlardan hayati uyarılar: "Denetlenen işletmeleri tercih edin"
Son haftalarda ülke genelinde zehirlenmelerle ilgili vatandaşlara uyarılarda bulunan Kastamonu Üniversitesi’ndeki uzman öğretim üyeleri, açık satılan ya da zehirlenmeye sebep olabilecek gıdaların Tarım ve Orman Bakanlığının denetlediği işletmelerde yenilmesi gerektiğini vurguladı. Son haftalarda İstanbul, Kastamonu, Zonguldak, Trabzon, Sivas gibi illerde üst üste yaşanan zehirlenme vakaları gıda güvenliğini gündeme getirdi. Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nesrin İçli ile Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatmanur Hümeyra Zengin, gıda ya da kimyasal zehirlenmelerinden korunmak için vatandaşlara uyarılarda bulundu. Zengin ve İçli, yaşanan zehirlenmelerin, yapılan araştırmalarda ihmallerden kaynaklandığının anlaşıldığını söyledi. Bu tarz durumların yaşanmaması için vatandaşlara alabilecekleri önlemlerle ilgili bilgi veren Zengin ve İçli, özellikle gıda zehirlenmelerinden korunmak için dışarıda Tarım ve Orman Bakanlığının, ya da ilgili kurumların denetlediği işletmelerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. "Alüminyum fosfit evsel kullanımı kesinlikle yasaktır" İstanbul’da Böcek ailesinin hayatını kaybettiği olayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Nesrin İçli, "İstanbul’da yaşadığımız olayda, önce gıda zehirlenmesi olduğu düşünülmüştü, sonra ailemizin otelde alüminyum fosfitten zehirlendiği ihtimali üzerine daha fazla durulmaya başlandı. Otelde çalışanların verdiği ifadelere göre, bu ailemizin kaldığı odanın alt katındaki odada tabaklar içerisinde tarif edilen maddenin alüminyum fosfit tabletleri olduğunu düşünüyoruz. Alüminyum fosfit, aslında evlerde ya da içerisinde hala müşteri bulunan odalarda kullanılmaması gereken bir kimyasal. Normalde böceklere, larvalara karşı kullanılan bir pestisittir. Profesyonel kullanım amacıyla ruhsatlandırılan bir üründür, evsel kullanımı kesinlikle yasaktır" dedi. "Son derece dikkatli olmak lazım" İlaçlamanın insan sağlığı için oluşturabileceği hayati tehlikelere dikkat çeken İçli, "İlaçlama içeride müşteri bulunan bir otelde yapıldıysa kesinlikle bu doğru bir şey değil. Çünkü insanların birkaç saat sonra üst kattaki odaya geldiğini görüyoruz. Bütün havalandırma borularını, havalandırma çıkışlarını kapattıklarını söylüyorlar fakat bu fosfit gazı öyle bir şey ki en küçük çatlaklardan bile sızıp, bulunduğu yerdeki en küçücük çatlaklarda yaşayan böceklere kadar ulaşıp onların ölümüne sebep oluyor. Son derece dikkatli olmak lazım, bu olaydaki gibi ölümcül olabilir. Çünkü solunum yoluyla vücuda girdikten sonra hücresel solunumu etkiliyor ve daha sonrasında bulantı, kusma ile başlayan belirtiler, halsizlik, kaşıntı ya da kalp ritim bozukluklarıyla devam ediyor ve sonunda da maalesef ölüm gerçekleşebiliyor. Bu da çok hızlı bir şekilde oluyor" diye konuştu. ’Kimyasallar ile gıda ürünlerinin yan yana konulmaması gerekiyor’ İstanbul’da bulaşık deterjanıyla yapılan kahveyi içen müşterinin zehirlendiği iddiasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan İçli, gıdaların orijinal paketlerinde saklanması gerektiğini vurgulayarak, "Bu kazanın sebebi, deterjanın, kendi orijinal ambalajından çıkarılıp başka şişelere konulmasıdır. İşletme sahipleri diyor ki ’biz, onun içinde ne olduğunu biliyorduk, hiç kullanmıyorduk.’ Evet, bu olabilir ama bu asla yapılmaması gereken bir şey. Nitekim bunu bilmeyen biri mutfağa girdiğinde onu su diye, kahve yapımında kullandığı için şu an genç bir mühendis hanım maalesef hastanede yatıyor. Bu tarz kazaların önlenmesi için de kesinlikle kimyasallar, pestisitler, gıda ile karışmaması gerekiyor. Gıdalarla bir arada bulunmamalı, gıdalardan uzak yerlerde depolanmalıdır. Küçük çocukların erişemeyeceği yerlerde olmalı. Orijinal ambalajından hiçbir şekilde çıkarılmamalı. Yoksa herhangi bir kişi çok rahatlıkla bunları başka şeylerin yerine kullanılabilir. Bu tarz kazaları önlemenin tek yolu, gıdalarla bir arada bulunmaması gereken ve karışmaması gereken kimyasallar hiçbir şekilde gıdalarla aynı alanda saklanmamalı, depolamamalı. Orijinal ambalajının dışında herhangi bir şişeye konulmamalı. Bittikleri zaman kapları kalıyor, bunlar da hiçbir şekilde her ne kadar yıkadım, temizledim dense de gıda muhafazası için bu kapların da kullanılmaması gerekiyor. Kimyasalların kaplarında hiçbir şekilde ne bir meyve suyu, turşu gibi hiçbir gıda asla depolamamalı. Bunların hepsi zehirlenme sebebi olabilir" şeklinde konuştu. "Açık gıdalar maalesef soğuk zincire uygun bir şekilde satılmıyor" Gıda güvenliğiyle ilgili konuşan Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatmanur Hümeyra Zengin ise, "Özellikle son günlerde çıkan olaylarda, midye, kumpir gibi besinler ön plana çıkmış durumda. Midye maalesef doğal yetişme ortamından dolayı birçok toksini içerisinde barından bir mineral. Hem ağır metalleri hem birçok mikro organizmayı içerdiği için önemli bir risk faktörü oluşturuyor. Bizim için genellikle açıkta satıldığı ve protein içeren bir besin olduğu için soğuk zincire uygun olarak satılması gerekirken, maalesef soğuk zincire uygun bir şekilde satılmıyor. Bu da mikroorganizmaların çok kolay üreyip insanları zehirlenmesine neden olabiliyor. Zehirleyen besinlerden biri de kumpir. Patatesi biz, riskli besinler arasında kabul ediyoruz. İçerisine de mayonez gibi çeşitli soslar koyuluyor. Bu soslar da riskli besinler arasında yer alıyor. Bunlar da uzun süre dışarıda kaldığı zaman, soğuk zincire uygun hareket edilmediği zaman ya da çok fazla karışık içerisinde besin olduğu zaman çapraz bulaşmaya neden olabiliyor. Bu da önemli bir risk faktörü oluşturabiliyor" ifadelerini kullandı. "Tarım ve Orman Bakanlığının denetim yaptığı iş yerlerini tercih etmemiz gerekiyor" Tavuk eti kaynaklı zehirlenmelerin sebeplerine de değinen Zengin, "Medyada sıklıkla duyduğumuz tavuk, çok riskli besinlerden bir tanesi, çok hızlı bozulabiliyor. Bozulduğu da kişiler tarafından anlaşılamıyor. Gözle görülmediği için mikroorganizmalar genellikle tavuk zehirlenmeleri çok sıklıkla görülebiliyor. En önemli önlememiz kesinlikle dışarıdan açık herhangi bir ürün satın almamız gerekiyor. Satın alacağımız ürün, mutlaka bir restoranda ya da üretim izni olan, Tarım ve Orman Bakanlığının denetim yaptığı iş yerlerini tercih etmemiz gerekiyor. Açıkta ya da sokakta satılan ürünleri de çok fazla tercih etmememiz gerekiyor. Evlerde de dikkat etmemiz gereken bazı kontrol yöntemleri var. Bunlardan ilki bir kere çapraz bulaşma, kesinlikle çiğ besinlerle pişmiş besinleri yan yana koymamak gerekiyor, özellikle tavuğun yıkanmaması da önemli. Tavuk yıkanırken içerisindeki mikroorganizmalar maalesef mutfağın her yerine yayılabiliyor ve bu da mikroorganizmaların çiğ besinlere ya da diğer besinlere geçip gıda zehirlenme riski oluşturmasına neden olabiliyor. Evimizde uzun süre özellikle tavuk gibi çabuk bozulan süt, peynir gibi besinleri 2 saatten fazla dışarıda bekletilmemesi lazım. Marketten aldığımız zaman da bunların alışverişinin en sonunda alınması ve eve geleceğimiz süreç içerisinde 2 saatin geçmemesine dikkat etmemiz gerekiyor" dedi.
21 Kasım 2025 Cuma - 13:27
Sık sık gündeme gelen zehirlenmelerle ilgili uzmanlardan hayati uyarılar: Denetlenen işletmeleri tercih edin
Son haftalarda ülke genelinde zehirlenmelerle ilgili vatandaşlara uyarılarda bulunan Kastamonu Üniversitesi’ndeki uzman öğretim üyeleri, açık satılan ya da zehirlenmeye sebep olabilecek gıdaların Tarım ve Orman Bakanlığının denetlediği işletmelerde yenilmesi gerektiğini vurguladı. Son haftalarda İstanbul, Kastamonu, Zonguldak, Trabzon, Sivas gibi illerde üst üste yaşanan zehirlenme vakaları gıda güvenliğini gündeme getirdi. Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nesrin İçli ile Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatmanur Hümeyra Zengin, gıda ya da kimyasal zehirlenmelerinden korunmak için vatandaşlara uyarılarda bulundu. Zengin ve İçli, yaşanan zehirlenmelerin, yapılan araştırmalarda ihmallerden kaynaklandığının anlaşıldığını söyledi. Bu tarz durumların yaşanmaması için vatandaşlara alabilecekleri önlemlerle ilgili bilgi veren Zengin ve İçli, özellikle gıda zehirlenmelerinden korunmak için dışarıda Tarım ve Orman Bakanlığının, ya da ilgili kurumların denetlediği işletmelerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. "Alüminyum fosfit evsel kullanımı kesinlikle yasaktır" İstanbul’da Böcek ailesinin hayatını kaybettiği olayla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Nesrin İçli, "İstanbul’da yaşadığımız olayda, önce gıda zehirlenmesi olduğu düşünülmüştü, sonra ailemizin otelde alüminyum fosfitten zehirlendiği ihtimali üzerine daha fazla durulmaya başlandı. Otelde çalışanların verdiği ifadelere göre, bu ailemizin kaldığı odanın alt katındaki odada tabaklar içerisinde tarif edilen maddenin alüminyum fosfit tabletleri olduğunu düşünüyoruz. Alüminyum fosfit, aslında evlerde ya da içerisinde hala müşteri bulunan odalarda kullanılmaması gereken bir kimyasal. Normalde böceklere, larvalara karşı kullanılan bir pestisittir. Profesyonel kullanım amacıyla ruhsatlandırılan bir üründür, evsel kullanımı kesinlikle yasaktır" dedi. "Son derece dikkatli olmak lazım" İlaçlamanın insan sağlığı için oluşturabileceği hayati tehlikelere dikkat çeken İçli, "İlaçlama içeride müşteri bulunan bir otelde yapıldıysa kesinlikle bu doğru bir şey değil. Çünkü insanların birkaç saat sonra üst kattaki odaya geldiğini görüyoruz. Bütün havalandırma borularını, havalandırma çıkışlarını kapattıklarını söylüyorlar fakat bu fosfit gazı öyle bir şey ki en küçük çatlaklardan bile sızıp, bulunduğu yerdeki en küçücük çatlaklarda yaşayan böceklere kadar ulaşıp onların ölümüne sebep oluyor. Son derece dikkatli olmak lazım, bu olaydaki gibi ölümcül olabilir. Çünkü solunum yoluyla vücuda girdikten sonra hücresel solunumu etkiliyor ve daha sonrasında bulantı, kusma ile başlayan belirtiler, halsizlik, kaşıntı ya da kalp ritim bozukluklarıyla devam ediyor ve sonunda da maalesef ölüm gerçekleşebiliyor. Bu da çok hızlı bir şekilde oluyor" diye konuştu. ’Kimyasallar ile gıda ürünlerinin yan yana konulmaması gerekiyor’ İstanbul’da bulaşık deterjanıyla yapılan kahveyi içen müşterinin zehirlendiği iddiasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan İçli, gıdaların orijinal paketlerinde saklanması gerektiğini vurgulayarak, "Bu kazanın sebebi, deterjanın, kendi orijinal ambalajından çıkarılıp başka şişelere konulmasıdır. İşletme sahipleri diyor ki ’biz, onun içinde ne olduğunu biliyorduk, hiç kullanmıyorduk.’ Evet, bu olabilir ama bu asla yapılmaması gereken bir şey. Nitekim bunu bilmeyen biri mutfağa girdiğinde onu su diye, kahve yapımında kullandığı için şu an genç bir mühendis hanım maalesef hastanede yatıyor. Bu tarz kazaların önlenmesi için de kesinlikle kimyasallar, pestisitler, gıda ile karışmaması gerekiyor. Gıdalarla bir arada bulunmamalı, gıdalardan uzak yerlerde depolanmalıdır. Küçük çocukların hele erişemeyeceği yerlerde olmalı. Orijinal ambalajından hiçbir şekilde çıkarılmamalı. Yoksa herhangi bir kişi çok rahatlıkla bunları başka şeylerin yerine kullanılabilir. Bu tarz kazaları önlemenin tek yolu, gıdalarla bir arada bulunmaması gereken ve karışmaması gereken kimyasallar hiçbir şekilde gıdalarla aynı alanda saklanmamalı, depolamamalı. Orijinal ambalajının dışında herhangi bir şişeye konulmamalı. Bittikleri zaman kapları kalıyor, bunlar da hiçbir şekilde her ne kadar yıkadım, temizledim dense de gıda muhafazası için bu kapların da kullanılmaması gerekiyor. Kimyasalların kaplarında hiçbir şekilde ne bir meyve suyu, turşu gibi hiçbir gıda asla depolamamalı. Bunların hepsi zehirlenme sebebi olabilir" şeklinde konuştu. "Açık gıdalar maalesef soğuk zincire uygun bir şekilde satılmıyor" Gıda güvenliğiyle ilgili konuşan Kastamonu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Fatmanur Hümeyra Zengin ise, "Özellikle son günlerde çıkan olaylarda, midye, kumpir gibi besinler ön plana çıkmış durumda. Midye maalesef doğal yetişme ortamından dolayı birçok toksini içerisinde barından bir mineral. Hem ağır metalleri hem birçok mikro organizmayı içerdiği için önemli bir risk faktörü oluşturuyor. Bizim için genellikle açıkta satıldığı ve protein içeren bir besin olduğu için soğuk zincire uygun olarak satılması gerekirken, maalesef soğuk zincire uygun bir şekilde satılmıyor. Bu da mikroorganizmaların çok kolay üreyip insanları zehirlenmesine neden olabiliyor. Zehirleyen besinlerden biri de kumpir. Patatesi biz, riskli besinler arasında kabul ediyoruz. İçerisine de mayonez gibi çeşitli soslar koyuluyor. Bu soslar da riskli besinler arasında yer alıyor. Bunlar da uzun süre dışarıda kaldığı zaman, soğuk zincire uygun hareket edilmediği zaman ya da çok fazla karışık içerisinde besin olduğu zaman çapraz bulaşmaya neden olabiliyor. Bu da önemli bir risk faktörü oluşturabiliyor" ifadelerini kullandı. "Tarım ve Orman Bakanlığının denetim yaptığı iş yerlerini tercih etmemiz gerekiyor" Tavuk eti kaynaklı zehirlenmelerin sebeplerine de değinen Zengin, "Medyada sıklıkla duyduğumuz tavuk, çok riskli besinlerden bir tanesi, çok hızlı bozulabiliyor. Bozulduğu da kişiler tarafından anlaşılamıyor. Gözle görülmediği için mikroorganizmalar genellikle tavukların zehirlenmeler çok sıklıkla görülebiliyor. En önemli önlememiz kesinlikle dışarıdan açık herhangi bir ürün satın almamız gerekiyor. Satın alacağımız ürün, mutlaka bir restoranda ya da üretim izni olan, Tarım ve Orman Bakanlığının denetim yaptığı iş yerlerini tercih etmemiz gerekiyor. Açıkta ya da sokakta satılan ürünleri de çok fazla tercih etmememiz gerekiyor. Evlerde de dikkat etmemiz gereken bazı kontrol yöntemleri var. Bunlardan ilki bir kere çapraz bulaşma, kesinlikle çiğ besinlerle pişmiş besinleri yan yana koymamak gerekiyor, özellikle tavuğun yıkanmaması da önemli. Tavuk yıkanırken içerisindeki mikroorganizmalar maalesef mutfağın her yerine yayılabiliyor ve bu da mikroorganizmaların çiğ besinlere ya da diğer besinlere geçip gıda zehirlenme riski oluşturmasına neden olabiliyor. Evimizde uzun süre özellikle tavuk gibi çabuk bozulan süt, peynir gibi besinleri 2 saatten fazla dışarıda bekletilmemesi lazım. Marketten aldığımız zaman da bunların alışverişinin en sonunda alınması ve eve geleceğimiz süreç içerisinde 2 saatin geçmemesine dikkat etmemiz gerekiyor" dedi. (Vİ-
21 Kasım 2025 Cuma - 12:58
Battalgazi Devlet Hastanesi’nde "pembe kod" tatbikatı
Malatya Battalgazi Devlet Hastanesi’nde bebek ve çocuk kaçırılma olaylarına hızlı ve etkin müdahale için "pembe kod" tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikat senaryosu gereği, doğumhane bölümünde bir kadın yeni doğan bir bebeği kaçırdı. Bebeğin yatağında olmadığının fark edilmesi üzerine durum hızla hastane güvenliğine bildirildi. Güvenlik ekiplerince şüpheli kısa sürede yakalanarak, bebeğe ulaşıldı. Bebek annesine teslim edilirken, şüpheli güvenlik güçlerine teslim edildi. Hastane yönetimi, benzer durumlarda hızlı ve etkin müdahale için bu tür tatbikatların düzenli olarak devam edeceğini belirtti.
21 Kasım 2025 Cuma - 12:47
Battalgazi Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı kamerada
Malatya’da Battalgazi Devlet Hastanesi’nde, bebek ve çocuk kaçırılması ya da kaybolması ihtimaline karşı alınan güvenlik önlemlerinin değerlendirilmesi amacıyla "Pembe Kod Tatbikatı" gerçekleştirildi. Tatbikat senaryosu gereği, doğumhane bölümünde bir kadın yeni doğan bir bebeği kaçırdı. Bebeğin yatağında olmadığının fark edilmesi üzerine durum hızla hastane güvenliğine bildirildi. Güvenlik ekiplerinin yaptığı müdahale ile şüpheli kısa sürede yakalanarak bebeğe ulaşıldı. Bebek annesine teslim edilirken, şüpheli şahıs ise güvenlik güçlerine teslim edildi. Hastane yönetimi, benzer durumlarda hızlı ve etkin müdahale için bu tür tatbikatların düzenli olarak devam edeceğini belirtti.
21 Kasım 2025 Cuma - 12:06
Uyanık beyin ameliyatıyla tümör alındı
Gaziantep Şehir Hastanesi’nde bölgenin ilk "uyanık kraniotomi" ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Gaziantep’te beynindeki tümör nedeniyle sağ eli ve ayağında uyuşma bulunan 36 yaşındaki Seyit Fıstıkçı, uyutulmadan yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. 36 yaşındaki erkek hasta, sağ kol ve bacağında güçsüzlük ve uyuşma şikayetleriyle başvurdu. Yapılan beyin MR’ında, beynin hareket merkezine yakın bölgede tümör ile çevresinde ödem ve kanama tespit edildi. Operasyon, Anestezi Uzmanı Dr. Bekir Suat Kürkçüoğlu liderliğindeki anestezi ekibinin desteğiyle gerçekleştirildi. Uyanık beyin cerrahisinde hastayla ameliyat sırasında iletişim kurulduğu için, anestezi ekibinin uzmanlığı büyük önem taşıdı. "Yaklaşık 3,5 saat süren ameliyat gayet başarılı geçti" Ameliyatı gerçekleştiren Beyin Cerrahisi Uzmanı Uzm. Dr. Özcan Sönmez, "Hastamızda hareket merkezine çok yakın bir bölgede kitle tespit ettik. Klasik cerrahide kalıcı kuvvet kaybı riski yüksek olduğu için uyanık yöntemle yapmaya karar verdik. Ameliyat sırasında hastamızla konuşarak ve muayene ederek el-kol fonksiyonlarını birebir kontrol ettik. Böylece önemli beyin bölgelerine zarar vermeden tümörü tamamen çıkarma şansımız oldu. Yaklaşık 3,5 saat süren ameliyat gayet başarılı geçti" dedi. "Bölgeye yeni bir cerrahi hizmet kazandırdık" Hastane Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu, yapılan ameliyatın bölge için önemli bir kazanım olduğunu belirterek, "Gaziantep Şehir Hastanesi olarak geniş bir bölgeye hizmet veriyoruz. Bu nedenle özellikli cerrahi hizmetlerin artırılması için hekimlerimize her türlü desteği sağlıyoruz. Bu hastamızda bölgemizde daha önce uygulanmayan bir cerrahi başarıyla gerçekleştirildi ve hastamız sağlıklı şekilde taburcu edildi. Emek veren anestezi ve beyin cerrahisi ekiplerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Elim çok önemliydi, korkuyordum ama çok şükür iyi geçti" Telefon tamircisi olan hasta Seyit Fıstıkçı, sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.
21 Kasım 2025 Cuma - 12:06
Keşan’da 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek
Edirne’de Bilimsel Diş Hekimliği’nin kuruluşunun 117’nci yılı ve ’22 Kasım Dünya Diş Hekimleri Günü’ dolayısıyla tören düzenlendi. Törende konuşan Edirne İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa İshak Yıldırım, Sağlık Bakanlığı’nın ağız ve diş sağlığını oldukça önemsediğini ve 2026 yılının ilk yarısında Keşan ilçesinde 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin hizmete gireceğini söyledi. Atatürk Heykeli önünde bir araya gelen diş hekimleri ve Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri, tören için hazır bulundu. Çelenk sunumu ile başlayan törende bando eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Edirne İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa İshak Yıldırım, ağız ve diş sağlığının korunması için önemli çalışmalar yapıldığını söyledi. Diş hekimlerinin özverili şekilde çalışarak hastalara şifa olduklarını belirten Uzman Dr. Yıldırım, "Birinci basamakta koruyucu sağlık hizmetlerimiz var, ikinci basamakta ise tedavi hizmetleri bulunmakta. 2026 yılının ilk yarısında Keşan ilçesinde 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek. Bu şu demek, 10 tane diş hekimimiz varken yeni bir istihdam yeni bir diş hekimi ataması sağlanmış olacak. Bu da hastalarımıza daha iyi şartlarda daha iyi hizmetler vermemiz demek. Sağlık Bakanlığı ağız ve diş sağlığını oldukça önemsemekte" ifadelerine yer verdi. Birinci basamakta da evde sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere gezici diş araçlarıyla hastaların evine gidip hizmet vermek de dahil olmak üzere çok önemli hizmetlerde bulunduklarını söyleyen Yıldırım, "Bu hizmetleri diş hekimlerimiz sayesinde verebiliyoruz. Çok özverili, çok çalışkanlar. Toplumun ağız ve diş sağlığının gelişmesinde ve korunmasında, hastalarımızın şifaya kavuşmasında çok önemli güzel çalışmalar yapmaktalar" dedi. Törende konuşan Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Altuğ Çilingir ve Edirne Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Hasret Kolcular da Dünya Diş Hekimliği Günü’nü kutladı. Törene diş hekimleri ve Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri katıldı.
21 Kasım 2025 Cuma - 12:03
Uyanık beyin ameliyatı başarıyla yapıldı
Gaziantep Şehir Hastanesi’nde bölgenin ilk "uyanık kraniotomi" ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. Gaziantep’te beynindeki tümör nedeniyle sağ eli ve ayağında uyuşma bulunan 36 yaşındaki Seyit Fıstıkçı, uyutulmadan yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. 36 yaşındaki erkek hasta, sağ kol ve bacağında güçsüzlük ve uyuşma şikayetleriyle başvurdu. Yapılan beyin MR’ında, beynin hareket merkezine yakın bölgede tümör ile çevresinde ödem ve kanama tespit edildi. Operasyon, Anestezi Uzmanı Dr. Bekir Suat Kürkçüoğlu liderliğindeki anestezi ekibinin desteğiyle gerçekleştirildi. Uyanık beyin cerrahisinde hastayla ameliyat sırasında iletişim kurulduğu için, anestezi ekibinin uzmanlığı büyük önem taşıdı. "Yaklaşık 3,5 saat süren ameliyat gayet başarılı geçti" Ameliyatı gerçekleştiren Beyin Cerrahisi Uzmanı Uzm. Dr. Özcan Sönmez, "Hastamızda hareket merkezine çok yakın bir bölgede kitle tespit ettik. Klasik cerrahide kalıcı kuvvet kaybı riski yüksek olduğu için uyanık yöntemle yapmaya karar verdik. Ameliyat sırasında hastamızla konuşarak ve muayene ederek el-kol fonksiyonlarını birebir kontrol ettik. Böylece önemli beyin bölgelerine zarar vermeden tümörü tamamen çıkarma şansımız oldu. Yaklaşık 3,5 saat süren ameliyat gayet başarılı geçti" dedi. "Bölgeye yeni bir cerrahi hizmet kazandırdık" Hastane Başhekimi Prof. Dr. Ilgın Türkçüoğlu, yapılan ameliyatın bölge için önemli bir kazanım olduğunu belirterek, "Gaziantep Şehir Hastanesi olarak geniş bir bölgeye hizmet veriyoruz. Bu nedenle özellikli cerrahi hizmetlerin artırılması için hekimlerimize her türlü desteği sağlıyoruz. Bu hastamızda bölgemizde daha önce uygulanmayan bir cerrahi başarıyla gerçekleştirildi ve hastamız sağlıklı şekilde taburcu edildi. Emek veren anestezi ve beyin cerrahisi ekiplerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Elim çok önemliydi, korkuyordum ama çok şükür iyi geçti" Telefon tamircisi olan hasta Seyit Fıstıkçı, sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti. (FA-LO-Y)
21 Kasım 2025 Cuma - 11:54
Keşan’da 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek
Edirne’de Bilimsel Diş Hekimliği’nin kuruluşunun 117’ıncı yılı ve ’22 Kasım Dünya Diş Hekimleri Günü’ dolayısıyla tören düzenlendi. Törende konuşan Edirne İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa İshak Yıldırım, Sağlık Bakanlığı’nın ağız ve diş sağlığını oldukça önemsediğini ve 2026 yılının ilk yarısında Keşan ilçesinde 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin hizmete gireceğini söyledi. Atatürk Heykeli önünde bir araya gelen diş hekimleri ve Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri, tören için hazır bulundu. Çelenk sunumu ile başlayan törende bando eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Edirne İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Mustafa İshak Yıldırım, ağız ve diş sağlığının korunması için önemli çalışmalar yapıldığını söyledi. Diş hekimlerinin özverili şekilde çalışarak hastalara şifa olduklarını belirten Uzman Dr. Yıldırım, "Birinci basamakta koruyucu sağlık hizmetlerimiz var, ikinci basamakta ise tedavi hizmetleri bulunmakta. 2026 yılının ilk yarısında Keşan ilçesinde 20 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi hizmete girecek. Bu şu demek, 10 tane diş hekimimiz varken yeni bir istihdam yeni bir diş hekimi ataması sağlanmış olacak. Bu da hastalarımıza daha iyi şartlarda daha iyi hizmetler vermemiz demek. Sağlık Bakanlığı ağız ve diş sağlığını oldukça önemsemekte" ifadelerine yer verdi. Birinci basamakta da evde sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere gezici diş araçlarıyla hastaların evine gidip hizmet vermek de dahil olmak üzere çok önemli hizmetlerde bulunduklarını söyleyen Yıldırım, "Bu hizmetleri diş hekimlerimiz sayesinde verebiliyoruz. Çok e-özverili, çok çalışkanlar. Toplumun ağız ve diş sağlığının gelişmesinde ve korunmasında, hastalarımızın şifaya kavuşmasında çok önemli güzel çalışmalar yapmaktalar" dedi. Törende konuşan Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Altuğ Çilingir ve Edirne Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Hasret Kolcular da Dünya Diş Hekimliği Günü’nü kutladı. Törene diş hekimleri ve Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencileri katıldı. (ÖC-MEF-
21 Kasım 2025 Cuma - 11:51
Genel Sağlık Sigortası primi 780 liradan bin 560 liraya yükseldi
Yüzde 3 olarak uygulanan Genel Sağlık Sigortası’ndaki (GSS) prim oranı prime esas kazancın yüzde 6’sı olarak yeniden belirlenerek, bin 560 liraya yükseldi. Milyonlarca kişiyi ilgilendiren ve sağlık hizmeti almasını sağlayan Genel Sağlık Sigortası’nda prim oranı değişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla devreye giren yeni oran yüzde 6 oldu. Önceden yüzde 3 olarak uygulanan oran yüzde 6 olarak uygulanmaya başlayacak. Karar 1 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girecek. Ocak ayında asgari ücretin değişmesiyle birlikte ödenecek prim de değişecek. SGK tarafından yapılan açıklamada, "Geliri brüt asgari ücretin üçte birinin üzerinde olan kişilerin ödemesi gereken Genel Sağlık Sigortası prim tutarı brüt asgari ücretin yüzde 3’ü tutarındadır. Bu kapsamdaki genel sağlık sigortalılarının 2025 yılı Ocak ayı ve sonrası için ödemesi gereken Genel Sağlık Sigortası prim tutarı aylık 780,17 TL’dir" denildi. Genel Sağlık Sigortası prim oranının yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkması ile ödenecek prim tutarı bin 560 lira olacak. GSS borcu olanların geçmiş borcu da önemli oranda artacak.
21 Kasım 2025 Cuma - 11:47
Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerince koruyucu ruh sağlığı eğitimi
Çanakkale’de Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerine koruyucu ruh sağlığı eğitimi verildi. Çanakkale’de Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerine yönelik ruh sağlığı eğitimi gerçekleştirildi. Personellere yönelik gerçekleştirlen ‘Koruyucu Ruh Sağlığı Eğitimi’, İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı ekiplerince gerçekleştirildi. Eğitime çok sayıda personel katıldı.
21 Kasım 2025 Cuma - 11:45
Hidrodilatasyon tedavisi ile hızlı iyileşme
Medical Point Gaziantep Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, özellikle omuz hareket kısıtlılığına neden olan donuk omuz (adhesive kapsülit) hastalığında uygulanan hidrodilatasyon tedavisinin, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirtti. Erzurumluoğlu, "Donuk omuz, omuz eklem kapsülünün kalınlaşması ve sertleşmesi sonucu oluşan, omuz hareketlerinde belirgin kısıtlılık ve ağrı ile seyreden bir hastalıktır. Genellikle travma, uzun süre hareketsizlik, diyabet veya tiroid hastalıkları sonrasında gelişebilen bu durum, günlük yaşam aktivitelerini zorlaştırarak ciddi konfor kaybına yol açar" dedi. Uzm. Dr. Özer Erzurumluoğlu, "Hidrodilatasyon tedavisinde, omuz eklemine ultrason eşliğinde özel bir sıvı karışımı enjekte edilerek eklem kapsülünün genişlemesi sağlanır. Bu sayede yapışıklıklar gevşer, ağrı azalır ve eklem hareket açıklığı belirgin şekilde artar. İşlem kısa sürer, cerrahi gerektirmez ve genellikle aynı gün içerisinde hasta günlük yaşamına dönebilir" ifadelerini kullandı. Erzurumluoğlu, bu yöntemin özellikle erken dönemde uygulandığında çok daha başarılı sonuçlar verdiğini, fizik tedavi egzersizleriyle desteklendiğinde ise kalıcı iyileşme sağladığını vurguladı. Tenisçi dirseğinde de etkili tedavi yöntemleri Toplumda oldukça sık görülen bir diğer kas-iskelet sistemi problemi olan tenisçi dirseği (lateral epikondilit) hakkında da bilgiler veren Uzm. Dr. Erzurumluoğlu, "Tenisçi dirseği genellikle tekrarlayan el bileği ve kol hareketlerine bağlı olarak dirsek çevresindeki tendonların zorlanmasıyla ortaya çıkar. Ağrı günlük aktiviteleri kısıtlayabilir, hatta basit nesneleri tutmayı bile zorlaştırabilir. Tedavide öncelikle istirahat, özel egzersizler, fizik tedavi uygulamaları ve gerekirse enjeksiyon tedavileriyle başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür" şeklinde konuştu. Erzurumluoğlu, modern fizik tedavi yöntemlerinin hem donuk omuz hem de tenisçi dirseği gibi hastalıklarda cerrahi dışı etkili çözümler sunduğunu, erken teşhis ve doğru tedavi planlamasının iyileşme sürecini hızlandırdığını sözlerine ekledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder