SAĞLIK
Genç Onkologlar Kemer’de Buluştu: Bilim ve hukuk aynı platformda 27 Mart 2026 Cuma - 15:51:40 Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen ‘2’nci Ulusal Onkoloji Fellow Kongresi’nde genç onkologlar bir araya geldi. Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen ‘2. Ulusal Onkoloji Fellow Kongresi’, genç onkoloji uzmanları ile bilim insanlarını bir araya getirdi. Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği tarafından organize edilen kongre, bu yıl ikinci kez gerçekleştirilirken, genç hekimlerin mesleki gelişimine odaklanan yapısıyla dikkat çekti. Kongrede, onkoloji alanında uzmanlık eğitimi alan ya da yeni uzman olmuş genç hekimlerin erken dönemde birlikte çalışması, sunum becerilerini geliştirmesi ve güncel bilimsel bilgilere erişiminin artırılması hedeflendi. Aynı zamanda mesleğe olan ilgi ve bağlılığın güçlendirilmesi, Türkiye’deki onkoloji alanındaki sorunların paylaşılması ve çözüm yollarının tartışılması da toplantının öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Uğur Coşkun, kongrenin gençlere yönelik olması açısından önemli bir boşluğu doldurduğunu belirterek Avrupa’dan ve farklı ülkelerden katılan uzmanların da katkısıyla uluslararası bir vizyonun tartışıldığını ifade etti. Coşkun, özellikle Batı ülkelerindeki eğitim modellerine benzer şekilde, yoğun ihtisas sürecinde edinilen bilgi ve tecrübelerin genç hekimlere erken dönemde kazandırılmasının temel hedef olduğunu vurguladı. Kongrede bilimsel oturumların yanı sıra hukuki konular da geniş yer buldu. Danıştay ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nden hakimlerin katılımıyla, hekimlerin sıklıkla karşılaştığı malpraktis davaları, bilirkişi raporları ve ilaçların geri ödeme süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmeler yapıldı. Bu sayede katılımcılar, mesleki uygulamalarını doğrudan etkileyen hukuki süreçler hakkında birinci elden bilgi edinme fırsatı yakaladı. Aytuğ Üner ise kongrede bağırsak, akciğer ve baş-boyun kanserleri başta olmak üzere birçok kanser türünün ele alındığını belirterek, yapay zeka destekli tanı yöntemleri, hasta ile iletişim ve yeni tedavi yaklaşımlarının da detaylı şekilde incelendiğini aktardı. Üner, bilimsel içeriğin yanı sıra hukukçularla yapılan etkileşimin farklı bakış açıları kazandırdığını dile getirdi. Genç hekimleri temsilen İmdat Erolu, daha önce benzer etkinliklerde genellikle dinleyici konumunda olduklarını belirterek bu kez sahnede yer alıp güncel bilimsel gelişmeleri tartışma fırsatı bulduklarını söyledi. Erolu, bu yaklaşımın genç onkologlar için yol gösterici olduğunu ifade etti. Yurt dışından katılan konuşmacıların da yer aldığı kongrede, vizyoner yaklaşımlar ve uluslararası deneyimler paylaşılırken, genç hekimlerin mesleki donanımının artırılması adına önemli bir platform oluşturuldu. 29 Mart’ta sona erecek kongre, hem bilimsel hem de mesleki dayanışma açısından verimli oturumlara sahne oldu.
27 Mart 2026 Cuma - 15:39 Bozkır Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nin kapasitesi artırıldı Konya’nın Bozkır İlçe Devlet Hastanesi’nde hizmet veren Diyaliz Ünitesi’nin cihaz ve yatak kapasitesi yükseltilerek tescilli cihaz ve yatak kapasitesi 9+1’e, toplam hizmet verecek diyaliz cihazı sayısı 14’e çıkartıldı. Bozkır’da özellikle yaz tatili döneminde artan diyaliz hasta taleplerini karşılamak, hastaların tedavi bekleme sürelerini azaltmak ve hizmet kalitesini yükseltmek amacıyla cihaz sayısı, yatak kapasitesi ve fiziksel alanın genişletilmesi için yapılan çalışmalar tamamlandı. Hastaneye yeni kazandırılan 5 adet hemodiyaliz cihazının temini ve kurulumu ile birlikte diyaliz ünitesinin kapasitesi 9+1’e çıkartıldı. Cihaz ve yatak tescil izin işlemleri tamamlanırken, diyaliz ünitesi yaz tatili diyalizinde kullanılması planlanan cihazlarla birlikte toplamda 14 adet diyaliz cihazı ile hizmet vermeye başladı. Yapılan çalışmalar sonucu diyaliz ünitesi 79 hastaya kadar hizmet verme kapasitesine ulaşmış oldu. Bozkır Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Bilgehan, diyaliz ünitesinin Bozkır ve mahallelerinin yanı sıra diyaliz ünitesi bulunmayan Ahırlı, Yalıhüyük ilçeleri ile Hadim ve Akören ilçelerinin bazı mahallelerinde yaşayan hastalara da hizmet verdiğini belirterek, "Diyaliz ünitemizde mevcut durumda tedavi gören hasta sayımız bugün itibari ile 33’dür. Her ay ünitemizde tedavi gören hasta sayımıza göre yapılan tedavi seans sayımız farklılık göstermektedir. Diyaliz ünitemizde 2025 yılı içinde aylık ortalama 36,5 hastamıza, aylık ortalama 370 seans diyaliz yapılmıştır. Yaz tatili döneminde yapılan yaz tatil diyalizi ile birlikte 2025 yılı Haziran ve Temmuz ayı içinde 43, Ağustos ayında 49, Eylül ayında 44 hastamıza diyaliz hizmeti sunulmuştur. 2025 yılı yaz tatili döneminde diyaliz tedavisi verdiğimiz hasta sayımız bazı aylarda 49’a kadar yükselmiştir. Özellikle yaz tatili döneminde ve bayram tatillerinde diyaliz ünitemize tedavi için başvuru yapan hasta talebimiz fazla olmaktadır. Yaz tatil diyalizi yaptığımız ve maksimum kapasite de hasta aldığımız halde bu talepleri karşılamakta zorlanmaktaydık. Kurumumuza yeni kazandırılan diyaliz cihazlarımıza ek olarak yine envanterimizde bulunan ve tatil diyalizinde kullanılmak üzere ayrılan 4 adet diyaliz cihazı ile birlikte toplamda 14 cihaz ve yatak kapasitesi ile halkımızın diyaliz tedavi talepleri kurumumuzca karşılanmış olacaktır" dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 14:26 Tavşanlı’da geleceğin odyometristlerine kariyer rehberliği Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Tavşanlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen "Kariyer Buluşması ve İşitme Günleri" etkinliği ile Odyometri bölümü öğrencileri sektörün önde gelen isimleriyle bir araya geldi. Tavşanlı Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen programa akademik kadro, sektör temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikte, işitme sağlığının dünü, bugünü ve geleceği masaya yatırıldı. Etkinliğin açılışında konuşan yetkililer, odyometrinin işitme sağlığının korunmasından rehabilitasyonuna kadar uzanan, teknolojiyle iç içe bir alan olduğunu vurguladı. Öğrencilerin sadece teorik bilgiyle yetinmemesi gerektiğini belirten konuşmacılar, bu tür buluşmaların mesleki bakış açısını geliştirmek ve güncel uygulamalarla tanışmak adına büyük fırsat sunduğunu ifade etti. "İşitme Günleri 2026" kapsamında, alanında uzman isimler öğrencilere deneyimlerini aktardı. Sektörde 20 yılı geride bıraktığını belirten Odyometrist Cenk Caba, işitme cihazı sektörünün sadece verilerden ibaret olmadığını, doğrudan bireyin yaşam kalitesine dokunan kritik bir süreç olduğunu söyledi. Caba, "Bu alana ulaştığınız andan itibaren kopamıyorsunuz. Sizlerin de mezun olduğunuzda bu alanda evrimleşeceğinize ve bizlerden daha iyi katkılar sağlayacağınıza inanıyorum" dedi. Eğitim seminerinde Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Fatih Sanver, Öğretim Görevlisi Büşra Türkoğlu ve Öğretim Görevlisi Ömer Faruk Demir akademik perspektif sunarken; Uzman Odyometrist Fatih Kırmızıgül ve Okan Hüdayet ise saha tecrübelerini paylaştı. İşitme cihazı teknolojilerindeki son gelişmelerin ve Türkiye distribütörlüğü yürütülen bazı markaların uygulama tekniklerinin anlatıldığı seminer, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Uzmanından uyarı: "Tiroit bozuklukları enerji dengesini olumsuz etkiliyor"
05 Aralık 2025 Cuma - 11:18 Uzmanından uyarı: "Tiroit bozuklukları enerji dengesini olumsuz etkiliyor" Tiroit hormonlarının hem çocukluk döneminde, hem de yetişkinlikte metabolik denge için kritik olduğuna dikkati çeken Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Eren, "Tiroit hormonları vücut ağırlığı ve enerji harcamasıyla ilişkilidir. Hormonlar fazla üretildiğinde istirahat enerjisi artar ve kilo kaybı görülür, azaldığında ise enerji harcaması düşer ve kilo alımı ortaya çıkar" dedi. Tiroit hormonlarının metabolizma hızını belirlediğini vurgulayan Medical Park Ankara Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Eren, tiroit işleyişindeki aksaklıkların yorgunluk, halsizlik ve kilo değişimleri gibi birçok belirtiye yol açabileceğini belirterek uyarılarda bulundu. "Tiroit hormonları enerji depolanması ve harcanmasını düzenler" Tiroit hormonlarının hem çocukluk döneminde büyüme ve gelişme hem de yetişkinlikte metabolik denge için kritik olduğunu anlatan Prof. Dr. Eren, "Tiroit hormonları vücut ağırlığı ve enerji harcamasıyla ilişkilidir. Hormonlar fazla üretildiğinde istirahat enerjisi artar ve kilo kaybı görülür, azaldığında ise enerji harcaması düşer ve kilo alımı ortaya çıkar" şeklinde konuştu. "Tiroit bozuklukları yorgunluk ve halsizliğe neden olabilir" Tiroit bezinin yavaş çalışmasının enerji metabolizmasını düşürdüğünü belirten Eren, "Tiroit az çalıştığında kas gücü azalır, uyku sorunları artar ve kronik yorgunluk gelişir. Tiroidin fazla çalışması da metabolizmayı aşırı hızlandırarak vücudu yorar ve uykusuzluk nedeniyle yorgunluk derinleşir" diye konuştu. Hipotiroidi ve hipertiroidi nasıl ayırt edilir? Hipotiroidi ve hipertiroidi arasındaki farklardan bahseden Prof. Dr. Eren, "Hipotiroidi de cilt kuruluğu, kolay üşüme, seste değişiklik, kabızlık, yavaş kalp atımı, saç dökülmesi ve kilo alımı sık görülür. Hipertiroidi de ise kalp hızında artış, çarpıntı, sıcağa tahammülsüzlük, kilo kaybı, sinirlilik, ellerde titreme ve bağırsak hareketlerinde hızlanma ön plandadır" açıklamasında bulundu. Yorgunluğun süresine göre değerlendirme yapılması gerektiğini ifade eden Eren, "Akut yorgunlukta genellikle araştırmaya gerek yoktur. Ancak bir ayı geçen yorgunlukta kansızlık, enfeksiyonlar ve tiroit hastalıkları ilk akla gelmelidir. Kilo kaybı, ateş, adet düzensizliği, nefes darlığı, eklem ağrısı, döküntü, bulantı gibi ek belirtiler altta yatan başka hastalıkları işaret edebilir" ifadelerine yer verdi. "Tedaviyle yorgunluk büyük ölçüde düzelir" Tiroit hastalıklarının tedavi edildiğinde enerji düzeylerinin toparlandığını kaydeden Prof. Dr. Eren, "Hipertiroidi tedavisinde metabolizma birkaç hafta içinde normale döner. Hipotiroidide ise ilaç başlandıktan sonra hormonlar normale gelse bile tam iyileşme aylar alabilir. Bu nedenle tiroit ilaçları kesinlikle doktor önerisi olmadan bırakılmamalıdır" uyarısında bulundu. "Hashimoto hastalarında yorgunluk başka nedenlerden kaynaklanabilir" Hashimoto hastalığının otoimmün bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan Eren, bu nedenle başka otoimmün hastalıkların eşlik edebileceğini söyledi. Eren, "Çölyak hastalığında vitamin-mineral eksiklikleri yorgunluk yapabilir. Tip 1 diyabette ani ortaya çıkan yorgunluk ve kilo kaybı görülebilir. Ayrıca nadir de olsa böbrek üstü bezi iltihaplanması bulantı, kusma, cilt koyulaşması ve aşırı yorgunluğa neden olabilir" ifadelerini kullandı.
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nden erken aşılama uyarısı
05 Aralık 2025 Cuma - 10:57 Medical Point Gaziantep Hastanesi’nden erken aşılama uyarısı Medical Point Gaziantep Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Şerife Eskalen, HPV aşısının erken yaşlarda yapılmasının virüse bağlı kanser ve hastalıkları büyük ölçüde önlediğini belirterek toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı. Dr. Eskalen, "Kadın sağlığını tehdit eden en yaygın enfeksiyonlardan biri olan İnsan Papilloma Virüsü (HPV), rahim ağzı kanserinin başlıca nedeni olmaya devam ediyor" dedi. HPV’nin hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen, cinsel yolla bulaşan yaygın bir virüs olduğunu söyleyen Op. Dr. Şerife Eskalen, yüksek riskli HPV tiplerinin rahim ağzı kanseri başta olmak üzere vajina, vulva ve anal kanserlerle ilişkili olduğunu ifade etti. Virüsün bazı türlerinin ise genital siğillere neden olduğunu hatırlatan Eskalen, erken tanı ve korunmanın hayati önem taşıdığını belirtti. "HPV aşısı yüzde 90’a varan koruma sağlıyor" HPV aşısının özellikle 9-14 yaş arasında uygulandığında en yüksek koruyuculuğu sağladığını hatırlatan Eskalen, "HPV aşısı, rahim ağzı kanserine karşı elimizdeki en etkili koruyucu yöntemlerden biridir. Cinsel temas başlamadan önce yapıldığında yüzde 90’a varan koruma sağlar. Ancak yetişkinlerde de uygulanabilir ve önemli düzeyde koruma sunar" ifadelerini kullandı. Op. Dr. Eskalen, Cinsel birliktelik başlamadan önce HPV aşısının özellikle önerildiğini; 45 yaşına kadar ise hekim değerlendirmesiyle uygulanabildiğini belirtti. Tarama testleri aşıya rağmen ihmal edilmemeli Aşının yapılmış olmasının düzenli kontrollerin yerini almadığını vurgulayan Dr. Eskalen, kadınların smear ve HPV testi yaptırmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi.
Manisa’ya Türkiye’de 6’ncı Adli Toksikoloji Laboratuvarı yetkisi
05 Aralık 2025 Cuma - 10:57 Manisa’ya Türkiye’de 6’ncı Adli Toksikoloji Laboratuvarı yetkisi Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi bünyesinde 17 yıldır hizmet veren "Adli ve Klinik Toksikoloji Laboratuvarı", ülke genelinde yalnızca altı laboratuvarın sahip olduğu doğrulama yetkisine kavuştu. Laboratuvar, yaklaşık 200 farklı yasadışı ve suistimal edilen maddeyi analiz edebiliyor. Türkiye’deki adli toksikoloji doğrulama laboratuvarları listesine Manisa’dan yeni bir merkez eklendi. Resmi olarak doğrulama yetkisi alan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Adli ve Klinik Toksikoloji Laboratuvarı, ülke genelinde sadece Erciyes Üniversitesi İlaç Uygulama ve Araştırma Merkezi Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi, 3 No’lu Halk Sağlığı Laboratuvarı, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile birlikte altıncı laboratuvar olarak yerini aldı. "Hem bölgesel hem ulusal ölçekte kritik rol üstleniyor" Laboratuvarın listeye dahil edilmesiyle Türkiye’nin adli toksikoloji altyapısı güçlendi. Modern cihaz parkuru, yenilenmiş analiz kapasitesi ve uzman personeliyle Manisa’daki laboratuvar, hem bölgesel hem de ulusal ölçekte kritik bir görev üstlenecek. Yeni yetkilendirme sayesinde Manisa, adli toksikoloji alanında Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olarak resmi statü kazandı. "200 farklı maddeyi analiz edebiliyor" 17 yıldır Manisa ve çevre illere kesintisiz hizmet veren laboratuvar, yaklaşık 200 farklı yasadışı ve suistimal edilen maddeyi analiz edebiliyor. Ayrıca alkol biyobelirteçleri olan EtG (Etil Glukuronid) ve CDT (Karbohidrat Eksik Transferrin) testleri de laboratuvarın menüsüne eklenerek bölgedeki adli süreçlerde önemli bir boşluğu dolduruyor. "Yeni nesil tehdit maddelerine hazırlık sürüyor" Laboratuvar, mevcut testler dışında yeni nesil psikoaktif maddeleri analiz edebilmek için de çalışmalara devam ediyor. Yaklaşık 20 yeni psikoaktif maddenin analiz menüsüne dahil edilmesi için validasyon süreci sürdürülüyor. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Adli ve Klinik Toksikoloji Laboratuvarı, bu gelişmeyle Türkiye’de adli bilimler alanında önemli bir merkez olarak öne çıkıyor.
Sosyal medyadaki "beyaz diş" tuzağı
05 Aralık 2025 Cuma - 09:42 Sosyal medyadaki "beyaz diş" tuzağı Son dönemde sosyal medya üzerinden satılan markasız diş beyazlatma ürünleri ciddi sağlık riski oluşturabiliyor. Diş Hekimi Doç. Dr. Gülhan Ünal, içeriği belirsiz kimyasalların diş minesini eriterek diş etlerinde ciddi yanıklar oluşturduğunu vurgulayarak, "Ucuz ve hızlı sonuç vadeden ürünler için ’kolay peynir fare kapanında olur’ diyebiliriz. Sağlığınızdan olmayın" uyarısında bulundu. Diş beyazlatma işlemlerine yönelik ilginin arttığı son dönemde, özellikle sosyal medya üzerinden satılan markasız ürünlerin kontrolsüz şekilde yayılması uzmanları endişelendiriyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde görev yapan Diş Hekimi Doç. Dr. Gülhan Ünal, bu ürünlerin içerik belirsizliği nedeniyle ağız ve diş sağlığında ciddi tahribata yol açabileceğini söyledi. Ünal, hem ofis tipi hem ev tipi beyazlatma uygulamalarında yalnızca profesyonel ve onaylı ürünlerin kullanılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. "Dokulara zarar verme ihtimali yüksektir" Ünal, sosyal medyada pazarlanan ürünlerin içeriğinde hangi kimyasalların hangi konsantrasyonda olduğunun bilinmediğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Bu nedenle ciddi risk taşır. Bu ürünler ya yüksek tahriş oluşturur ya da sadece diş yüzeyini geçici olarak boyar. Kalıcı bir beyazlık sağlamadığı gibi dokulara zarar verme ihtimali yüksektir. Profesyonel ürünlerin CE ve FDA gibi sağlık sertifikalarına sahip olması gerekir. Bu belgeler olmadan kullanılan hiçbir ürün güvenli değildir. Eğer ürün aşındırıcıysa, uygulama sonrasında şiddetli sıcak-soğuk hassasiyetine, nefes alırken bile dişlerde ağrıya ve diş eti çekilmelerine sebep olabilir. Sosyal medya kaynaklı markasız diş beyazlatma ürünleri ciddi sağlık riski taşıyor. Bu ürünler ne içerdiği bilinmeyen kimyasallar barındırıyor. Mine yüzeyini aşındırıyor, diş etinde yaralanma ve şiddetli hassasiyet oluşturuyor. Vatandaşlarımızın sağlığını tehdit ediyor. Tüm beyazlatma işlemlerinin yalnızca profesyonel ürünlerle ve diş hekimi kontrolünde yapılması gerekir." "Kısa süreli ’beyazmış gibi’ gösterir" Piyasada "uygun fiyat-yüksek performans" veya "anında beyazlık" gibi iddialarla satılan ürünlere karşı vatandaşları uyaran Ünal, durumu "Kolay peynir fare kapanında olur" sözüyle özetledi. Doç. Dr. Ünal, "Çok kısa sürede beyazlatma vaat eden ürünlerin çoğunda yüksek tahriş, yüksek aşındırıcı içerik veya boyar madde kullanımı vardır. Dişlerin üzerindeki renkli tabakayı uzaklaştırmak için çoğu üründe oksijen türevleri kullanılır. Bu maddeler diş minesi üzerinde aşındırma yapar. Diş etine temas ettiğinde hassasiyet ve yaralanma oluşturur. Bazı ürünler ise sadece boyar madde içerir, dişin rengini kısa süreli ’beyazmış gibi’ gösterir ama kalıcı değildir" dedi. "Diş beyazlatmanın birkaç türü var" Diş beyazlatmanın (bleaching) profesyonel bir tedavi süreci olduğunu hatırlatan Ünal, işlemin "ofis tipi" ve "ev tipi" olarak ikiye ayrıldığını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: "Sağlıklı ve sağlıksız ürünleri ayırt edebilmek için diş beyazlatmanın birkaç türü vardır. Bir tanesi profesyonel bleaching yani ağartma işlemidir. Hastane ortamında uygulanır ve yüksek konsantrasyonlu ürünler yalnızca bir diş hekimi tarafından kullanılabilir. Evde kullanılan home bleaching ürünleri daha düşük konsantrasyondadır ve daha uzun sürede etki gösterir. Ancak bunların da profesyonel ve sertifikalı olması gerekir." "Yumuşak dokular mutlaka izole edilir" Ofis tipi uygulamada yumuşak dokuların izole edilerek yüksek konsantrasyonlu ürünlerin hekim tarafından uygulandığını belirten Ünal, tedavi sonrası sürece ilişkin ise "Ofis tipi bleaching işlemlerinde yoğun tahrişe neden olabilecek kimyasallar kullanıldığı için yumuşak dokular mutlaka izole edilir. Bu süreç hekim kontrolü olmadan yapılamaz. Ev tipi beyazlatmada kullanılan plaklar gece boyunca yaklaşık 8 saat ağızda kalır. Talimatlara uygun şekilde kullanılırsa güvenlidir. Beyazlatma sonrasında dişin tübülleri açığa çıktığı için hassasiyet oluşabilir. Bu nedenle işlem sonrası flor uygulaması yaparak sinir uçlarını kapatırız. Ağartmadan sonra en az 15 gün beyaz diyet öneririz. Salçalı yemekler de dahil olmak üzere renkli gıdaların asgari düzeyde tüketilmesi gerekir. Sigara ve kahve kullanan kişilerde bile profesyonel beyazlatmanın etkisi uzun süre muhafaza edilebilir" bilgilerini verdi.
Cerrahide robotik ile çok  daha güvenli  bir dönem
05 Aralık 2025 Cuma - 09:07 Cerrahide robotik ile çok daha güvenli bir dönem Cerrahi operasyonlarda kullanılan standart laparoskopik yöntemler, yerini ileri teknoloji ürünü robotik cerrahiye bırakıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın, cerrahın el titremesini ortadan kaldıran ve 3 boyutlu görüş sunan bu teknolojinin, hastalara minimum ağrı ve maksimum hızda iyileşme ayrıcalığı sunduğunu vurguladı. Teknolojinin tıpla buluştuğu en gelişmiş alanlardan biri olan robotik cerrahi, günümüzde laparoskopik işlemlerin yerini de almaya başladı. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın, 3 boyutlu yüksek çözünürlüklü görüntü ve el bileği hareketlerini taklit eden robot kolları sayesinde ameliyatların çok daha güvenli ve hassas şekilde yapılabildiğini söyledi. 3 Boyutlu görüntü ile daha net cerrahi alan Robotik cerrahinin en önemli avantajlarından biri gelişmiş görüntüleme sistemi. Prof. Dr. Aydın, "Robotik cerrahideki 3D ve yüksek çözünürlüklü görüntü sayesinde ameliyat alanını büyütülmüş ve çok daha net bir şekilde görebiliyoruz. Bu hem cerrahın hareket kabiliyetini artırıyor hem de hastanın operasyon sürecine olumlu yansıyor" dedi. Robotik sistemlerde kullanılan sabit kollar, el titremesini ortadan kaldırarak çevre dokuların zarar görme riskini en aza indiriyor. Prof. Dr. Aydın, bu özellik sayesinde özellikle dar anatomik bölgelerde daha güvenli bir çalışma imkânı doğduğunu belirtti. El bileğini taklit eden hareketlerle daha hassas cerrahi Robotik kolların cerrahın el bileği hareketlerini birebir taklit ettiğini söyleyen Prof. Dr. Aydın, "Bu teknoloji sayesinde daha estetik dikişler atabiliyor, daha hassas disseksiyon yapabiliyoruz. Robotik cerrahi bize el bileğinin tüm hareket kabiliyetini ameliyat sahasında kullanma imkânı sunuyor" ifadelerini kullandı. Robotik cerrahi, minimal invaziv yöntemlerin tüm avantajlarını taşıyor. Hastaların çok daha az ağrı hissettiğini, daha kısa sürede ayağa kalkabildiğini ve iş hayatına hızlı dönebildiğini belirten Prof. Dr. Aydın, robotik yöntemin güvenilirliğinin bilimsel çalışmalarla da kanıtlandığını söyledi.
Kahta İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden Dünya AIDS Günü’nde farkındalık çağrısı
04 Aralık 2025 Perşembe - 17:19 Kahta İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden Dünya AIDS Günü’nde farkındalık çağrısı Adıyaman’ın Kahta İlçe Sağlık Müdürlüğü, HIV’in erken tanısının önemine dikkat çekerek ilçede bilgilendirme faaliyetlerini yoğunlaştırdı. 1 Aralık Dünya HIV/AIDS Günü kapsamında Kahta İlçe Sağlık Müdürlüğü, toplumda farkındalığı artırmak ve HIV ile ilgili doğru bilgilerin yayılmasını sağlamak amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyor. Kahta İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Burcu Ezgi Kocaoğlu, HIV’in korunmasız cinsel ilişki, enfekte kan ile temas ve anneden bebeğe gebelik, doğum veya emzirme dönemlerinde bulaşabildiğini hatırlattı. Kocaoğlu, modern tıp uygulamaları sayesinde HIV ile yaşayan bireylerin düzenli tedavi aldıklarında uzun ve sağlıklı bir yaşam sürebildiklerini vurguladı. Erken tanının hayat kurtardığını dikkat çeken Kocaoğlu, toplumun doğru bilgilendirilmesinin hem bulaşın azaltılması hem de önyargıların kırılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu kapsamda Kahta İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından konaklama tesisleri, kamu kurumları ve toplu yaşam alanlarında bilgilendirme çalışmaları yürütülüyor. Halkın HIV’in bulaşma yolları, korunma yöntemleri, test imkânları ve tedavi süreçleri hakkında bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Müdür Kocağlu, HIV konusunda şu ifadelerin kesinlikle unutulmaması gerektiğini belirterek, "HIV’den korunmak mümkündür. Erken tanı hayat kurtarır. HIV pozitif bireyler düzenli tedavi ile sağlıklı bir yaşam sürdürebilir. Önyargılar, hastalıktan daha tehlikelidir. Bu anlamda toplum sağlığını koruma ve doğru bilgiye erişimi artırma konusundaki çalışmalarımız kesintisiz olarak devam edecektir" dedi.
Gaziantep’te yeni OSB Hastanesi hizmete açıldı
04 Aralık 2025 Perşembe - 17:11 Gaziantep’te yeni OSB Hastanesi hizmete açıldı Gaziantep’te yapımı tamamlanan 50 yatak kapasiteli yeni OSB Hastanesi, hizmete açılarak hasta kabulüne başladı. Yeni hastanenin, hem Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan yüz binlerce emekçiye hem de Kuzeyşehir, Beykent gibi çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlara 7/24 kesintisiz sağlık hizmeti sunması hedefleniyor. Gaziantep’te 4. Organize Sanayi Bölgesi’nde 12 bin 67 metrekarelik kapalı alana inşa edilen yeni OSB Hastanesi, hasta kabulüne başlayarak hizmete açıldı. Hastanede, 16 poliklinik, 3 diş polikliniği, 42 servis yatağı, 8 erişkin yoğun bakım yatağı, 3 ameliyat masası ve 2 fizyoterapi ve rehabilitasyon ünitesi odası bulunuyor. Ayrıca hastanede bilgisayarlı tomografi (BT), röntgen, ultrason, laboratuvar ve ağız-diş sağlığı hizmetleri de sunuluyor. Yaşanabilecek iş kazaları ile acil durumlara anında müdahale Gaziantep’te, Sağlık Bakanlığı, Büyükşehir Belediyesi ve Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nün destekleriyle inşa edilen OSB Hastanesi, bölgedeki acil ve poliklinik başvurularının büyük ölçüde karşılanmasını sağlayacak ve özellikle sanayi bölgesinde yaşanabilecek iş kazaları ile acil durumlara anında müdahale edilmesine imkan tanıyacak. "Yeni hastanemiz şehrimize hayırlı olsun" Yeni hastaneyi ziyaret ederek yetkililerden bilgi alan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Yeni açılan OSB Hastanemiz, hem OSB’de çalışan yüz binlerce emekçi kardeşimize hem de Kuzeyşehir, Beykent gibi çevre mahallelerde yaşayan vatandaşlarımıza hizmet sunacak. 50 yatak kapasitesi, 16 poliklinik, 3 ameliyat masası ve 8 yoğun bakım yatağı olan hastanemiz şehrimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.