SAĞLIK
Hemşirelikten bağışçılığa: Bu kez kendi hücreleriyle hayat kurtardı 21 Mart 2026 Cumartesi - 10:58:52 Tunceli Ovacık Devlet Hastanesi’nde görev yapan hemşire Mavi Altay, yıllar önce verdiği kök hücre örneğinin eşleşmesiyle bu kez kendi hücrelerini bağışlayarak bir hastaya umut oldu. Ovacık Devlet Hastanesi’nde görev yapan hemşire Mavi Altay, 6 yıl önce verdiği kök hücre örneğinin bir hastayla eşleşmesi üzerine bağış sürecine dahil oldu. Sağlık çalışanı olarak mesleği gereği her gün hastaların tedavisine katkı sunan Altay, bu kez farklı bir sorumluluk üstlenerek doğrudan bağışçı oldu. Yapılan tetkik ve hazırlıkların ardından süreci tamamlayan Altay, kendi hücrelerini bağışlayarak bir hastanın yaşam mücadelesine destek verdi. "Vereceğimiz bir miktar kanla bir kişinin hayatına dokunabiliriz" Bağış sürecinde ve sonrasında yaşadıklarını anlatan Mavi Altay, bir hemşire olarak hastaların hayatına dokunduğunu ancak kendi canından bir parça vererek hayat kurtarmış olmanın çok daha güzel bir duygu olduğunu ifade etti. Altay, "Kızılay’a 6 sene önce kök hücre için örnek vermiştim. Aralık ayında geri dönüş oldu. Örnekler bir hastayla uyuşmuş. Açıkçası bu beni biraz heyecanlandırdı, tedirgin etti, süreçle ilgili bilmediklerim vardı. Sonra Kızılay’daki arkadaşlarla görüştüm. Sağ olsunlar sorularımın hepsini sağlıklı bir şekilde cevapladılar. Sonraki süreçte ilk önce chek up yapıldı. İstanbul’daki chek up sürecinden sonra dokular hastayla uyuştuğu için yaklaşık 15 gün sonra kök hücre tüp toplama işlemi olacaktı. Onun öncesinde bir ilaç verip kanımdaki kök hücreyi artırdılar. İlaç 5 gün sürdü. Hafif kemik ağrısı, grip gibi hafif semptomları oldu. Onun dışında bir sıkıntı yaşamadım. Bu işlemlerden sonra kök hücre toplama işlemine geçtik. Bu süreçte arkadaşlar yine yardımcı oldular. Yaklaşık 3 saat sedyede uzanmak zorundaydım. Bu işlemler esnasında hareket edemiyordum. Ama gayet uyumlu, hoş sohbet insanlarla tatlı bir iletişim halinde olduk. Çekindiğim, korktuğum yerlerde benimle ilgilendiler. İşlem gayet güzel geçti. Sonraki süreçte öğrenebildiğim kadarıyla kök hücre bağışında bulunduğum arkadaşın da iyileşmiş olduğunu duydum. Gayet mutluyum. Bir hemşire olarak zaten insanların hayatına dokunuyorduk ama özellikle kan bağışı yaptıktan sonra kendimden bir parça verdikten sonra birinin hayatını kurtarmış olmak çok güzel. Söyleyebileceğim en önemli şey, bunu sadece bir hastanın hayatını kurtarmak olarak görmesinler. Hastanın yakınları, çevresindeki insanlar, hastayla birlikte her gün hastaneye giden, hasta için uğraşan insanlar için de yapsınlar. Hepimizin başına gelebilecek bir hastalık, hepimizin yaşayabileceği bir sorun. Vereceğimiz bir miktar kanla bir kişinin hayatına dokunabiliriz" diye konuştu. "Yaptığım şeyden dolayı kendimle gurur duyuyorum" Altay, "Etrafımdaki insanlardan çok olumlu tepkiler aldım. Herkes yaptığımın ne kadar gururlu, güzel bir şey olduğundan bahsetti. Ben de çok mutlu oldum. Sonrasında unu çok düşündüm; eğer o bağışı yapmasaydım ne kadar üzüleceğimi, bir insanın hayatına dokunamayacağımı ya da o kişinin bu hastalıktan iyileşemeyeceğini düşündüm ve gerçekten yaptığım şeyden dolayı kendimle gurur duyuyorum. Herkesin canı gönülden yapabileceği bir şeyi yaptım belki ama bence çok önemli bir şey, herkesin de yapması lazım. Buradan söyleyebileceğim en önemli şey herkesin kemik iliği örneği vermesi ve hastalara ulaşması. Bir çocuk, belki bir yetişkin, belki bir anne, belki dede, hala. Yani birine yardım edebiliriz. Onların hayatlarını güzelleştirebiliriz. Bu süreç benim için sadece 20 günden ibaretti. Yani 20 gün içerisinde sadece 5 gün ilaç aldım ama diğer tarafta o hasta belki bir sene daha benim kök hücremi alacak. İyileşecek olsa bile 1 sene hastanede kalacak. Onun için daha yıpratıcı, daha uzun bir süreç" dedi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 09:29 Bayramda çocukları şekerden uzak tutun Diyetisyen Gamze Söylemez, bayramlarda çocuklara çok fazla çikolata ikramlarında bulunulduğunu dikkat çekerek, "Çocuklarınıza daha çok şekeri olmayan, daha doğal şekerli meyve suları ikram edebilirisiniz" dedi. Ramazan Bayramı’ndaki tatlı tüketiminin en çok karşılaştıkları sorulardan birisi olduğunu söyleyen Diyetisyen Gamze Söylemez, sözlerine şöyle devam etti, "Burada dikkat edilmesi gereken kurallardan birisi daha çok sütlü tatlılar tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar kan şekerini hızlı yükselttiği için hızlı da düşürebilir. Bu yüzden özellikle kronik hastalığı olan şeker, diyabet tarzı, tip bir tip iki diyabet hastaları, kolesterol problemi olanlar, özellikle gebe danışanlarıma da çok özellikle bu konuda uyarılarda bulunuyorum. Daha çok sütlü ve meyveli tatlılar tercih edebilirsiniz. Yemeklerden en azından iki saat sonra sindirim tamamlandıktan sonra tatlı tüketirseniz metabolizma anlamında sizin için daha kolay olacaktır. Kronik hastalığı olanları burada özellikle uyarmak istiyorum. Lütfen yemeklerden hemen sonra ya da çok fazla porsiyonlarda tatlı tüketmeyin. Birkaç eve davete gidiyorsanız en azından bir iki tanesini seçip bunları da güne bölerek tatlı tüketimini bu şekilde tamamlayabilirsiniz. Her tatlı tüketiminden sonra bol bol su içme ve egzersiz yaparak en azından sindirimini kolaylaştırmaya yardımcı olabilirsiniz." "Sofranızda koyu yeşil yapraklı sebzeler olsun" Diyetisyen Gamze Söylemez, "Çay, kahve içilecekse, daha açık tüketilmemeli, demli tüketilmemeli ve yemeklerden yarım saat sonra tüketilmelidir. Bu kısma da önem veriyorum. Her sofrada mutlaka koyu yeşil yapraklı sebzeleri bulundurmalısınız. Zeytinyağlı sebzelere önem vermelisiniz. Havalar ısınıyor. Bahar aylarının, mevsim sebzeleri çok çok yoğunlukta. Bu yüzden bunları da sofralarda mutlaka bulundurmalısınız. Ramazanda özellikle kahvaltı, iki ara öğün ve bir ana öğün demiştik. Kahvaltımızı konuştuk. Ara öğün olarak daha çok bitkisel proteinlerden koyu, yeşil yapraklı sebzeleri bulundurabilir. Süt, ayran tüketebilir. Fındık, badem, ceviz gibi yağ tohumları da ara öğünlere de dahil edebilirsiniz. Yine cilt elastikiyeti için cildin parlaklığı için de meyveleri kullanabilirsiniz. Özellikle koyu renkli meyvelerin, antioksidan kapasiteleri çok yüksek olduğu için meyvelerde mutlaka ara öğünlerde tüketilmelidir. Akşam yemeğinden sonraki tüketilen ara öğün olarak da genelde bizim toplumunuzda tatlı tüketimi çok fazla oluyor. Daha çok kuru meyvelere yönelebilir bireyler. Kuru kayısı, kuru hurma, kuru incir tarzı, kuru meyvelerde tatlı ihtiyacımızı önemli ölçüde azaltacaktır." Dedi. "Çocukların gelişimi için önemli detay" Ramazan Bayramı’nda özellikle çocuklara çok fazla çikolata ikramlarında bulunulduğuna dikkat çeken Söylemez, "Buradan da uyarmış olalım. Çocuklarınıza daha çok şekeri olmayan, daha doğal şekerli meyve suları ikram edebilirisiniz. İçerisinde rafine şeker eklenmeyen meyve suları çocuklarınızın büyüme gelişiminde ve beyin gelişiminde de önemli ölçüde farklılık gösterecektir. Daha çok şekerlerden ziyade kendi ev yapımı sütlü tatlılarınızı ikram edebilirsiniz. Burada da böyle birazcık daha tabuları yıkmış olabiliriz diye düşünüyorum. Daha dikkatli olursak çünkü beslenme temelinde çocuklarla devam eden bir şey. Çocukları nasıl yetiştirirseniz ilerleyen dönemlerde yetişkinlerde bu noktada daha bilinçli ilerleyeceğini düşünüyorum" dedi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, İstanbul’da yeni yılın ilk bebeklerini ziyaret etti
01 Ocak 2026 Perşembe - 01:03 Sağlık Bakanı Memişoğlu, İstanbul’da yeni yılın ilk bebeklerini ziyaret etti Sarıyer’de bulunan Şişli Etfal Hastanesi’nde 2026 yılının ilk bebekleri dünyaya geldi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile İstanbul Valisi Davut Gül, aileleri ziyaret ederek, anne ve babaları tebrik etti. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile İstanbul Valisi Davut Gül, Sarıyer’de bulunan Şişli Etfal Hastanesi Çayırbaşı Ek Hizmet Binası’nda 2026 yılının ilk bebekleri dünyaya geldi. Aileleri ziyaret öncesi Memişoğlu, hastane personelleriyle tek tek selamlaştı, yeni yılını kutladı, yenidoğan bebekler hakkında da doktorlardan bilgi aldı. Sonrasında, aileleri ziyaret eden Memişoğlu, bebekleri kucağına aldı, anneleri tebrik etti. "Milletimize huzurlar, mutluluklar diliyorum" Doğan bebekler arasında yer alan Arya isimli bebek, 3 kilo 895 gram olarak doğdu. Anne Aysel Kızıltaş, bebeğini yeni yılın ilk dakikalarında kucağına aldı. Aileyi, ziyaret eden Bakan Memişoğlu, bebeğin sağlık durumuyla da ilgili bilgi aldı. Memişoğlu, "Ne güzel isim koymuşsunuz, Allah iyi nesillerle karşılaştırsın. Tebrik ediyorum sizi" dedi. Ardından bebeği kucağına alan Memişoğlu, "Allah seni iyilerle karşılaştırsın. Hayatı hep iyi olsun, mutlu olsun. Güzel kız maşallah, sanatçı olur muhtemelen. 2026’nın ilk prensesi" diye konuştu. Anneye hediye taktim eden Memişoğlu, "Normal doğumla 4’ünücü doğum. Annesi sağlıklı, baba da huzurlu mutlu. Allah bağışlasın. Vatanımıza, milletimize huzurlar, mutluluklar diliyorum. 2026 daha iyi olsun inşallah. Ebelerimizle, doktorlarımızla, bütün Hamidiye Etfal ekibine, Sarıyer’deki hastanemizde ki tüm ekibimize teşekkür ediyoruz, mutlu seneler" şeklinde konuştu. "Tüm doktorlara da teşekkür ediyorum" Bebeğini kucağına almanın heyecanını yaşayan Aysel Kızıltaş da, "Çok mutluyum, şaşkınım da. Tüm doktorlara da teşekkür ediyorum. Çok yardımcı oldular bana. Sevinçliyim" dedi. Hümeyra isimli bebeği de ziyaret etti Bakan Memişoğlu, aynı hastanede, yeni yılın ilk bebeklerinden olan Hümeyra isimli bebeği ve ailesini de ziyaret etti. Bebeği kucağına alan Bakan, bebek için aileye sağlık başta olmak üzere iyi dileklerini iletti. Annenin sağlık durumu hakkında da bilgi alan Memişoğlu, aile ile sohbet etti. Bakan Kemal Memişoğlu, ziyaretler sonrası hastane personelleriyle hatıra fotoğrafı çektirmesinin ardından, hastaneden ayrıldı.
Sağlık çalışanları yeni yıla şifa dağıtarak giriyor
31 Aralık 2025 Çarşamba - 22:18 Sağlık çalışanları yeni yıla şifa dağıtarak giriyor Adana’da sağlık çalışanları, yeni yıla saatler kala hastanelerde görevlerini sürdürerek şifa dağıttı. Ülke genelinde olduğu gibi Adana’da 2026 yılının ilk saatlerine mesai başında girecek olan hekimler, acil serviste hastalarını tedavi ederek şifa dağıttı. Kozan Devlet Hastanesi’nde yılın son saatlerini ve ilk günü hastanede olan sağlık çalışanlarından doktordan hemşireye kadar yoğun mesai yapıyor. Yeni yıla görev başında girmenin yoğun ama anlamlı olduğunu belirten acil servis doktoru Tuba Belek, "Yeni yılda da hastalarımızın sağlıklarına kavuşması için işimizin başındayız. Mesaimizde en çok çocuk hastalarımızın teşekkür etmesi bizleri mutlu ediyor. İlçede artan çocuk hasta sayısı nedeniyle acil serviste yoğunluk yaşanıyor. Onların iyileşip hastaneden sağlıklı ve mutlu ayrılması bizler için en büyük mutluluk. Tüm hastalarımıza şifa diliyoruz. Herkese sağlıklı, huzurlu bir yıl temenni ediyorum. Özellikle sağlıkta şiddetin olmadığı bir yıl olmasını diliyoruz" dedi. Karın ağrısı şikayetiyle ailesiyle birlikte hastaneye gelen 6 yaşındaki Arda Keskin ise doktorları çok sevdiğini söyleyerek teşekkür etti. Keskin’in anneannesi Semiha Baysu da, "Çocuklarla çok güzel ilgileniyorlar. Allah hepsinden razı olsun. Onlara da aileleriyle birlikte sağlıklı ve huzurlu bir yıl diliyorum" ifadelerini kullandı. Hastane güvenlik görevlisi Oğuzhan Avşar ise hastanede yoğun bir gece yaşandığını belirterek, "Hekimlerimiz, hemşirelerimiz ve tüm sağlık çalışanlarımız bu gece mesaide. Hekimlerimizin hastalardan aldığı teşekkürler, bizleri de mutlu ediyor" diye konuştu.
Yeni yıl "O etki" ile başlıyor
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:49 Yeni yıl "O etki" ile başlıyor Her yılın sonuna doğru, çoğu zaman farkına bile varmadan zihnimizde sessiz bir muhasebe süreci başladığını ifade eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, "Yeni yılın gelişi, birçok kişiyi hedef belirleme moduna getirir. Fakat araştırmalar, büyük hedeflerin çoğunun Şubat ayı bile olmadan vazgeçildiğini gösteriyor. Bunun temel nedeni, beynin büyük değişimlere değil, küçük ve sürdürülebilir adımlara daha iyi uyum sağlamasıdır. Psikolojide buna "Küçük Adım Teorisi" diyebiliriz" ifadelerini kullanarak yeni yılda hedefleri gerçekleştirme yolunda söylemi değiştirmenin önemini anlattı. "Fresh Start Effect" (Temiz Sayfa Etkisi) İnsan beyninin belirli zamanlara ve dönüm noktalarına anlam yüklemeye eğilimli olduğunu söyleyen Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, "Pazartesi, ay başı, doğum günleri Bu tarihlerin her biri zihinde "yeni bir başlangıç" duygusunu tetikler. Psikolojide "Fresh Start Effect" (Temiz Sayfa Etkisi) olarak adlandırılan bu durum, yeni yıl yaklaşırken çok daha belirgin hale gelir. Yeni yıl düşüncesi, beynimize ‘Geçmiş geride kaldı, şimdi yeniden başlama zamanı’ mesajı verir. Bu his iç enerjiyi artırır, hedefleri daha ulaşılabilir kılar ve zihni geleceğe odaklar. Bu nedenle yılbaşına yaklaşan pek çok kişide yenilenme, iyileşme ve değişim isteğinin yükselmesi oldukça doğaldır" ifadelerini kullandı. "Yılsonu duygusallığı bir zayıflık değil; kişinin iç gelişiminin önemli bir göstergesidir" Yılsonuna yaklaşıldığında hafızanın doğal olarak geriye dönük çalışmaya başladığına dikkat çeken Çokaygil, "Bu durum, beynin "kapanan döngüleri tamamlama" eğiliminin bir sonucudur" diyor. Bu dönemde birçok kişi kendine "Bu yıl nasıl geçti?", "Neleri başardım?", "Neleri yarım bıraktım?", "Değiştim mi?", "Kendim için ne yaptım?" sorularını yöneltir. Bunun nedeni zihnimizin, yeni yıla daha düzenli bir başlangıç yapabilmek için yaşanan yılı anlamlandırmaya çalışmasıdır. Yılsonu duygusallığı bir zayıflık değil; kişinin iç gelişiminin önemli bir göstergesidir. Bu süreç bazı kişilerde huzur, bazılarında ise hafif bir endişe oluşturabilir; her iki duygu da psikolojik açıdan olağandır" diye konuştu. Yeni yıl kaygısını yönetmenin en sağlıklı yolu: "Hiçbir şey bitmedi. Her şey devam ediyor." Yeni yılın herkes için heyecan verici olmadığını ifade eden Çokaygil, "Bazıları bu dönemde daha huzursuz hisseder. Sosyal medya paylaşımlarındaki başarı hikâyeleri, çevrenin "Yeni yılda neler yapacaksın?" soruları, kendini değerlendirme süreci Tüm bunlar bir baskı oliştirabilir ve kişi bazen şöyle düşünebilir: "Herkes ilerliyor, ben yerimde sayıyorum", "Zaman çok hızlı geçiyor", "Yeni bir yıla hazır değilim". Bu kaygı aslında "yetişememe" hissinden gelir. Zihnimiz, yıl bittiğinde defterin tamamen kapanması gerektiğini sanır ama gerçek böyle değildir. Bu yüzden yeni yıl kaygısını yönetmenin en sağlıklı yolu, kendine şunu hatırlatmaktır: "Hiçbir şey bitmedi. Her şey devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Her gün 10 bin" yerine "Günde 5 dakika yürüyüş" Yeni yılın gelişinin birçok kişide hedef belirleme isteğini tetiklediğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Beste Çokaygil, "Ancak araştırmalar, yılın başında konulan büyük hedeflerin çoğunun daha şubat ayı gelmeden bırakıldığını gösteriyor. Bunun temelinde beynin büyük ve radikal değişimlere uyum sağlamakta zorlanması yatıyor. Bunun yerine küçük, sürdürülebilir adımları kullanın. Psikolojide "Küçük Adım Teorisi" olarak tanımlanan bu yaklaşımda, küçük eylemler başarıya dönüştükçe beyinde dopamin salgılanır ve kişi davranışı tekrar etmeye motive olur. Bu nedenle "Her gün 10 bin adım" yerine "Günde 5 dakika yürüyüş", "Bu yıl çok kitap okuyacağım" yerine "Her gün 2 sayfa" hedefi çok daha kalıcı sonuçlar doğurur. Hedeflerin sürdürülebilir olmasının sırrı, küçük bitişlerin büyük bir kararlılığa dönüşmesidir" diyerek yeni yıl planlamasında gerçekçi adımların önemine dikkat çekti.
Şanlıurfa’da hastalar paletli ambulanslarla hastaneye ulaştırıldı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 15:29 Şanlıurfa’da hastalar paletli ambulanslarla hastaneye ulaştırıldı Şanlıurfa’da etkili olan yoğun kar yağışı ve olumsuz hava şartlarına rağmen 112 Acil Sağlık ekipleri, paletli ambulanslarla kırsal bölgelerde bulunan 3 ayrı vakaya zamanında müdahale ederek hastaları hastaneye ulaştırdı. Edinilen bilgiye göre, Viranşehir ilçesine bağlı Kadıköy kırsal mahallesinde 46 yaşındaki Nadire Duygu’nun yüksekten düşmesi üzerine yapılan ihbar sonrası sağlık ekipleri harekete geçti. Paletli ambulans zorlu hava ve yol şartlarına rağmen bölgeye ulaştı. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan hasta paletli ambulansla güvenli alana alınarak normal ambulansa nakledildi. Ardından Viranşehir Devlet Hastanesi’ne ulaştırılan hastanın tedavisine başlandı. Viranşehir ilçesi Kumçeşme kırsal mahallesinde konvülsiyon geçiren 6 aylık bebek için de 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunuldu. Kapalı yollar nedeniyle paletli ambulansla bölgeye ulaşan sağlık ekipleri, bebeğe ilk müdahaleyi evinde gerçekleştirdi. Daha sonra paletli ambulansla Viranşehir Devlet Hastanesi’ne nakledilen bebeğin tedavisine başlandı. Baba Ahmet Taşkın, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak çocuğunun havale geçirdiğini bildirdiğini, kısa sürede paletli ambulansın evlerine ulaştığını ve zamanında yapılan müdahale sayesinde çocuğunun hastaneye güvenli şekilde nakledildiğini ifade etti. Taşkın, Sağlık Bakanlığı’na, Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve Cumhurbaşkanlığı’na teşekkür etti. Siverek ilçesine bağlı Karacadağ Karabahçe kırsal mahallesinde de daha önce 12 kez anjiyografi geçirmiş ve bypass ameliyatı bulunan 62 yaşındaki Abdullah Çetin, paletli ambulansla bulunduğu yerden alınarak Siverek Devlet Hastanesi’ne güvenli bir şekilde nakledildi. Öte yandan, 78 hasta ambulansla hastanelere güvenli bir şekilde ulaştırıldı.
Diyarbakır’da sağlık ekipleri kar ve tipi demeden zamanla yarıştı
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:38 Diyarbakır’da sağlık ekipleri kar ve tipi demeden zamanla yarıştı Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü, kış şartlarının etkisini artırdığı günlerde dahi vatandaşların sağlık hizmetine erişimini kesintisiz sürdürmek için sahadaki çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Yoğun kar yağışı, kapalı yollar ve buzlanma riskine rağmen acil sağlık hizmetleri ekipleri, iki ayrı vakada zamanla yarışarak hayati müdahalelerde bulundu. 30 Aralık 2025 tarihinde Hani İlçe Devlet Hastanesine başvuran epilepsi ön tanılı 6 aylık bebeğin ileri tetkik ve tedavisi için il merkezine sevkine karar verildi. Yoğun kar yağışı ve ulaşımın riskli olması nedeniyle hastanın aciliyeti değerlendirilerek alternatif sevk planı devreye alındı. Bebek, 112 acil yardım ambulansı ile Hani Jandarma Komutanlığı heliporta ulaştırıldı. Hasta bebek, buradan hava-21 helikopter ambulans ile il merkezine nakledildi. Dicle Üniversitesi heliport alanına iniş yapan helikopter ambulanstan alınan hasta, 112 ekipleri tarafından tedavi göreceği Dicle Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Bebeğin tedavisinin devam ettiği bildirildi. Kulp’ta 1 yaşındaki çocuğa zorlu şartlarda müdahale Aynı gün saat 14.33’te Diyarbakır’ın Kulp ilçesi Akçasır Mahallesi’nden bulantı ve kusma şikayeti bulunan 1 yaşındaki çocuk hasta için Sağlık Komuta Kontrol Merkezine ambulans talebinde bulunuldu. Bölgeye yönlendirilen 112 acil yardım ambulansı, yoğun kar yağışı, yolun kapalı olması ve buzlanma riski nedeniyle karayollarına ait kar küreme aracı ve pajero ambulans desteğiyle ilerleyebildi. Saat 17.25’te vakaya ulaşan ekipler, gerekli tıbbi müdahaleyi yaptıktan sonra hastayı Kulp Dr. Abdullah Biroğul İlçe Devlet Hastanesine güvenli şekilde nakletti. Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, yürütülen çalışmalarla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Kış koşullarının ağırlaştığı günlerde, Sağlık Bakanlığımızın desteğiyle acil sağlık ekiplerimiz zor şartlar altında vatandaşlarımıza ulaşmak için büyük bir çaba göstermektedir. Gerektiğinde helikopter ambulans ile paletli ve dört çeker ambulanslar devreye alınarak hastalara erişim sağlanmaktadır. Sahada ortaya konan bu emek, sağlık çalışanlarımızın sorumluluk bilinci ve özverisinin açık bir göstergesidir. Görevini fedakârca sürdüren tüm personelimize teşekkür ediyorum."
Mersin Şehir Hastanesinde 9 yılda 21 milyonun üzerinde muayene
31 Aralık 2025 Çarşamba - 13:21 Mersin Şehir Hastanesinde 9 yılda 21 milyonun üzerinde muayene Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olma özelliğini taşıyan Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, hizmete açıldığı günden bu yana yalnızca Mersin’in değil, çevre illerin de sağlık yükünü üstlenen önemli sağlık merkezlerinden biri haline geldi. Hastane, açılışının üzerinden geçen 9 yılda toplam 21 milyon 507 bin 157 muayene gerçekleştirerek bölgedeki artan sağlık ihtiyacına kesintisiz yanıt verdi. Güçlü altyapısı ve planlı hizmet anlayışıyla dikkat çeken hastanede, artan başvuru sayılarına rağmen sağlık hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanmaması için altyapı ve hizmet kapasitesi sürekli olarak güçlendirildi. Elde edilen veriler, hastanenin erişilebilir, sürdürülebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunma kapasitesini ortaya koydu. 2025’te 3,2 milyon başvuru Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine 2025 yılı boyunca acil servise 910 bin 316, polikliniklere ise 2 milyon 370 bin 054 olmak üzere toplam 3 milyon 280 bin 370 başvuru yapıldı. 2025 yılı içerisinde sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik önemli yatırımlar da hayata geçirildi. Çocuk ve gençlerin ruh sağlığını desteklemek amacıyla Çocuk ve Genç Ruh Sağlığı Merkezi (ÇÖZGEM) hizmete açıldı. Görüntüleme hizmetlerinde kapasiteyi artırmak amacıyla 3. Manyetik Rezonans (MR) cihazı vatandaşların kullanımına sunuldu. Ayrıca İnfertilite Polikliniği, Üroonkoloji Polikliniği ve Androloji Polikliniği hizmete alınarak üreme sağlığı ve erkek sağlığı alanlarında sunulan hizmet çeşitliliği artırıldı. Kronik Yara ve Diyabetik Ayak Ünitesi ile uzun süreli tedavi gerektiren hastalara yönelik hizmetler güçlendirilirken, şehit ve gazi yakınlarının sağlık hizmetlerine daha hızlı erişimini sağlamak amacıyla Şehit ve Gazi Yakınları İçin Başvuru Noktası oluşturuldu. 2025’te 75 binin üzerinde ameliyat, 7 bin 802 canlı doğum Hastanede 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde toplam 78 bin 255 ameliyat başarıyla gerçekleştirildi. Aynı dönemde 7 bin 802 canlı doğum, güvenli doğum hizmetleri kapsamında hastanede gerçekleşti. Bu veriler, hastanenin bölgenin sağlık ihtiyacını karşılayan güçlü bir merkez olduğunu bir kez daha ortaya koydu. "Önceliğimiz nitelikli ve zamanında hizmet" Hastane Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ballı, muayene ve başvuru sayılarının tek başına bir başarı ölçütü olmadığını vurgulayarak, "Önceliğimiz vatandaşlarımızın sağlık hizmetine güvenli, zamanında ve nitelikli şekilde ulaşabilmesidir. Artan sağlık ihtiyacına karşı hizmetin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla altyapımızı, teknolojik donanımımızı ve insan kaynağımızı sürekli güçlendiriyoruz" dedi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi iş birliğiyle eğitim ve araştırma faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Prof. Dr. Ballı, hastanede 14 branşta aktif eğitim kliniği bulunduğunu söyledi. Akademik kadroya ilişkin bilgi veren Ballı, "Sağlık Bilimleri Üniversitesi kadrosunda görev yapan 4 profesör, 12 doçent ve 3 doktor öğretim üyesi ile Sağlık Bakanlığı kadrosunda görev yapan 22 doçent ve 5 başasistan olmak üzere toplam 46 eğiticimiz bulunuyor. Hastanemizde 166 uzmanlık öğrencisi eğitim almaktadır" ifadelerini kullandı. Açılan kadroların tamamının dolu olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Ballı, "Bu durum hastanemizin eğitim açısından da tercih edildiğini göstermektedir. Biz hem sağlık hizmeti sunan hem de geleceğin uzman hekimlerini yetiştiren bir eğitim hastanesiyiz. Bu iki görevi başarıyla yürütmeye devam ediyoruz" dedi.