Son Dakika
|
İran'da can kaybı bin 230'a yükseldi
İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi: "ABD ve İsrail, sivil bölgeleri kasten hedef alıyor"
İran Kızılayı: "ABD ve İsrail, 636 ayrı noktada bin 332 saldırı düzenledi"
Türbede kaçak kazı yapan 7 şahıs suçüstü yakalandı
ABD Savunma Bakanı Hegseth'ten İsrail'e: "Sonuna kadar devam edin"
İtalya’dan Körfez’e hava savunma yardımı
İran, IKBY'de İran karşıtı ayrılıkçı güçlere saldırdı
Kuzey Kore dev savaş gemisinden füze denemesi yaptı
Arakçi: "ABD, fırkateynimizi batırarak vahşet işledi ve bundan çok pişman olacak"
NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz''
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Aliyev: "İran yetkilileri tarafından açıklama yapılmalı ve özür dilenmeli"
Dışişleri Bakanlığı'nden Nahçıvan'a yönelik İHA saldırısına tepki
Ağır hasarlı binanın enkazı iş makinesinin üstüne yıkıldı
Motorcu ayağının altında et taşıdı
Türbede kaçak kazı yapan 7 şahıs suçüstü yakalandı
Son 10 derbide Galatasaray üstün
Eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın öldüğü iddiaları yalanlandı
SAĞLIK
Ula’nın içme suyu hatları yenileniyor
05 Mart 2026 Perşembe - 18:38:16
Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından Ula ilçesinde şahıs arazileri içinden geçen içme suyu hatları hem mülkiyet dışına taşınıyor, hem de su isale hatları yenileniyor. İçme suyu isale ve şebeke hatlarının mülkiyet dışına taşınmasını, yenilenmesinin yanında alt depodan üst depoya iletimi sağlayan tüp terfi istasyonu yapıldığı açıklandı. MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Ula ilçemizin merkez mahallelerinde içme suyu altyapısını daha modern, güçlü ve verimli bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Köprübaşı Mahallesi Kökcüler Sokak’ta mülkiyetlerin içerisinden geçtiği için müdahalesi zor olan içme suyu şebeke ve terfi hatlarını mülkiyet dışına, yol güzergâhlarına taşıyarak yeniledik. Aynı zamanda hatların çaplarını büyüterek yenileme çalışması gerçekleştirdik. Karadere kaynaklarından gelen suyu daha etkin kullanabilmek amacıyla alt depodan üst depoya iletim sağlayan modern bir tüp terfi istasyonu da inşa ettik. Çalışmalar kapsamında içme suyu deposu çevresinde çevre düzenlemeleri de yaparak alanı daha düzenli ve kullanışlı hale getirdik. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz bu yatırımlarla su kayıplarını önlüyor, Ula’da yaşayan vatandaşlarımıza daha sağlıklı, kaliteli ve kesintisiz içme suyu ulaştırmaya devam ediyoruz" denildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 15:10
Erzurum Şehir Hastanesi’nde yeni dönem, başhekim değişti
Doğu Anadolu’nun önemli sağlık üslerinden biri olan Erzurum Şehir Hastanesi başhekimlik görevinde bayrak değişimi yaşandı. Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde üst düzey görevlerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Mesud Fakirullahoğlu, hastanenin yeni başhekimi olarak göreve başladı. Erzurum’un Hınıs ilçesinde doğan Fakirullahoğlu, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra tıp eğitimini Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bitirdi. Mezuniyetinin ardından Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü’nün çeşitli birimlerinde yöneticilik yaparak sağlık yönetimi alanında tecrübe kazandı. Meslek hayatı boyunca sağlık sisteminin pek çok farklı kademesinde sorumluluk üstlenen Fakirullahoğlu’nun kariyeri dikkat çeken başarılarla dolu: 2015-2016 yılları arasında Erzurum Halk Sağlığı Müdürü olarak şehre hizmet verdi. Genel Cerrahi alanındaki uzmanlık eğitimini Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak 2021 yılında uzman doktor ünvanını aldı. Uzmanlık sonrası Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı olarak bir süre görev yaptı. Son olarak kendi memleketinde, daha önce genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptığı kuruma Başhekim olarak atanan Dr. Öğr. Üyesi Mesud Fakirullahoğlu, hem akademik birikimi hem de sahadaki yönetim tecrübesiyle Erzurum ve çevre illere hizmet veren hastanenin sağlık kalitesini daha ileriye taşımayı hedefliyor. Mesut Fakirullahoğlu atandığı Erzurum Şehir Hastanesi Başhekimlik görevini bu gün itibarı ile Doç. Dr. İbrahim Hakkı Tör’den devraldı..
05 Mart 2026 Perşembe - 14:36
Dr. Cinik Diş Kliniği Antalya’da diş tatili turizmine katkı sunmayı hedefliyor
Türkiye’de sağlık turizminde adından söz ettirirken özellikle diş tedavilerinin yurt dışından gelen hastaların en çok tercih ettiği alanlar arasında yer aldığı belirtiliyor. Dr. Cinik Diş Kliniği de Antalya’da hizmet vermeye başlayarak diş tatili turizmine katkı sunmayı hedefliyor. Turizm ve sağlık hizmetlerinin bir araya geldiği diş tatili konseptinin son yıllarda uluslararası hastalar arasında giderek daha fazla ilgi çektiği belirtilirken hastalar, diş tedavilerini yaptırırken aynı zamanda tatil yapma imkanı buluyor. Antalya’nın turizm altyapısı ve ulaşım kolaylığının bu alandaki talebin artmasına katkı sağladığı belirtilirken uzmanlar, diş tatili modelinin özellikle Avrupa ülkelerinde yaşayan hastalar için önemli avantajlar sunduğunu söyledi. Diş tatili turizmine ilgi artıyor Son yıllarda Türkiye gerçekleştirilen başarılı çalışmalarla sağlık turizmi alanında adından söz ettirirken diş tedavilerinin ise bu alanın en hızlı büyüyen noktalardan biri olarak öne çıktığı ifade ediliyor. Türkiye, diş tatili turizminde Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen hastalar için dikkat çekerken ulaşım kolaylığı, deneyimli diş hekimleri ve gelişmiş klinik altyapısı Türkiye’nin tercih edilmesinde rol oynuyor. İmplant tedavisi, estetik gülüş tasarımı, zirkonyum kaplama ve diş beyazlatma gibi işlemler için Türkiye’ye gelen hasta sayısının önemli bir oranda olduğu aktarıldı. Hem tatil hem tedavi Uzmanlar, Türkiye’de diş hekimliği alanında kullanılan teknolojilerin ve tedavi yöntemlerinin uluslararası standartlarda olduğunu, planlı tedavi süreçleri ve ulaşılabilir fiyatların da Türkiye’yi tercih edilen ülkeler arasında öne çıkardığını söyledi. Antalya ise her yıl milyonlarca turisti ağırlarken son yıllarda şehrin sağlık turizmi alanında da öne çıktığı, uluslararası havalimanı, otel kapasitesi ve turizm deneyiminin bu gelişimi desteklediği belirtiliyor. Diş tatili modeli çerçevesinde hastaların tedavi süreci genellikle ön görüşme ile başlarken hastaların, tedavi öncesinde röntgen veya ağız fotoğraflarını paylaşarak ilk değerlendirmeyi online olarak alabildiği ifade ediliyor. Ardından tedavi planı ve ziyaret programı hazırlanırken Antalya’ya gelen hastalar önce muayeneden geçiyor, sonrasında planlanan tedavi süreci başlıyor. Uzmanlar, bu modelin özellikle yoğun çalışma temposuna sahip kişiler için avantaj sağladığını belirtti. Antalya sağlık turizminde öne çıkıyor Uzmanlar, Antalya’nın sağlık turizmi alanında önümüzdeki yıllardaki payının daha da büyüyeceğini, diş tatili konseptinin ise bu büyümenin önemli bir parçası olarak görüldüğünü söyledi. Diş tatili çerçevesinde Antalya’ya gelen hastalar için ulaşım, konaklama ve tedavi programının uyumlu şekilde organize edilmesi, hastaların konforlu bir deneyim yaşaması sağlanıyor. Klinikler genellikle uluslararası hasta koordinatörleri ile çalışırken farklı ülkelerden gelen hastalar kendi dillerinde destek alabiliyor. Estetik gülüş ilgi topluyor, Türkiye diş tatili turizminde öne çıkıyor Diş estetiği uygulamaları son yıllarda dünya genelinde popüler hale gelirken özellikle gülüş tasarımı, implant tedavileri ve kaplama uygulamalarının ilgi gördüğü belirtiliyor. Antalya’da sunulan diş tedavileri de bu talebi karşılamaya yönelik hizmetler sunuyor. Modern teknolojiler ve dijital planlama yöntemleri sayesinde tedavi süreçleri daha hızlı ve konforlu hale geliyor. Uzmanlar, sağlıklı ve estetik bir gülüşün bireylerin özgüvenini doğrudan etkilediğini bu nedenle diş tedavilerinin sadece sağlık açısından değil, yaşam kalitesi açısından da önem taşıdığını aktarıyor. Öte yandan sağlık hizmeti ile tatil deneyimini birleştiren bu yaklaşım, uluslararası hastalar için cazip bir alternatif sunarken Dr. Cinik Diş Kliniği de Antalya’da hizmet vermeye başlayarak diş tatili turizmine katkı sağlamayı hedefliyor.
05 Mart 2026 Perşembe - 14:06
Eskişehir’de düzey III Tüberküloz Laboratuvarı açılıyor
Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı, Türkiye’de Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı’na sahip 6’ncı merkez oluyor. Eskişehir’de tüberküloz tanı ve tedavi süreçlerinde önemli bir eşik aşılıyor. Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı bünyesinde hizmet veren Tüberküloz Laboratuvarı, gerçekleştirilen kapsamlı altyapı ve teknik kapasite çalışmaları sonucunda Düzey III standartlarında hizmet verecek seviyeye ulaştı. Bu gelişmeyle birlikte Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı, Türkiye’de halk sağlığı laboratuvarları bünyesinde Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı’na sahip 6’ncı merkez olacak. Böylece daha önce ileri inceleme için farklı illere gönderilen birçok tetkik artık Eskişehir’de gerçekleştirilebilecek. Tanı süreleri kısalacak Tüberküloz Laboratuvarı, ’Tüberküloz Laboratuvarlarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Tebliğ kapsamında bugüne kadar Düzey II Tıbbi Laboratuvarı olarak hizmet veriyordu. Bu süreçte klinik örnekler klasik katı besiyeri tabanlı yöntemlerle inceleniyor, ön tanı sonuçlarının ardından Mikobakterium tür tayini ve 1. İlaç Direnç Düzeyi (antibiyogram) çalışmaları için örnekler Ulusal Tüberküloz Referans Laboratuvarı’na sevk ediliyordu. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ve Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda laboratuvar Tüberküloz Düzey III standartlarına uygun hale getirildi. Katı besiyeri tabanlı kültür çalışmalarına ek olarak; PCR tabanlı moleküler tanı yöntemleri, sıvı otomatize besiyeri ile kültür sistemleri, hızlı direnç testleri, seçenek ilaç direnç düzeyi (antibiyogram) ve mikobakterium tür tayini artık Eskişehir’de gerçekleştirilebilecek. Tanı süreçlerinin hızlanmasıyla birlikte tedavi planlamasına daha erken başlanabilecek ve hasta mağduriyetlerinin önüne geçilebilecek. "Tedavi süreçlerinde zaman kaybı yaşanmaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Eskişehir İl Sağlık Müdürümüz Doç. Dr. Yaşar Bildirici, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "İlimizde Tüberküloz Düzey III laboratuvar şartlarının oluşturulmasıyla birlikte daha önce sevk edilerek sonuçlandırılan ileri tetkikleri artık kendi laboratuvarımızda çalışabileceğiz. Bu gelişme tanı süreçlerini ciddi şekilde hızlandıracak ve tedavi planlamasına daha erken başlanmasını sağlayacaktır. Vatandaşlarımızın tanı ve tedavi süreçlerinde zaman kaybı yaşamaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eskişehir’imize ve sağlık camiamıza hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Bölgesel hizmet kapasitesi Hayata geçirilen bu önemli altyapı ile birlikte laboratuvar, yalnızca Eskişehir’e değil çevre illere de hizmet verebilecek bölgesel bir kapasiteye ulaşacak. Düzey III kapasiteye ulaşan Tüberküloz Laboratuvarı ile birlikte Eskişehir, bölgesinde referans olabilecek güçlü bir halk sağlığı laboratuvar altyapısına kavuşacak. Yerinde ve hızlı tanı imkânı sayesinde hem hastaların tedavi süreçleri daha etkin yönetilecek hem de bulaşıcı hastalıkların kontrolünde daha güçlü bir izleme ve müdahale süreci yürütülecek. Eskişehir Halk Sağlığı Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı, 24 Mart 2026 tarihinde düzenlenecek törenle resmi olarak hizmete açılacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
03 Mart 2026 Salı- 11:19
Tokat’ta şap hastalığına karşı yoğun mesai
2
04 Mart 2026 Çarşamba- 15:17
"Obezite, kişinin yaşam kalitesini düşürüyor"
3
04 Mart 2026 Çarşamba- 10:55
6 ayda fazla kilolarından kurtularak hem bedenini hem de ruhunu iyileştirdi
4
04 Mart 2026 Çarşamba- 11:51
"Obezite, kalp ve diyabet riskini artırıyor"
5
01 Mart 2026 Pazar- 11:03
Kapalı damarı Almanya’da açılmayınca, Elazığ’a gelip sağlığına kavuştu
26 Şubat 2026 Perşembe - 15:41
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü’nden ‘Sağlıklı Menopoz Okulu’ projesi
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, kadın sağlığının korunması ve menopozun doğal ve yönetilebilir bir yaşam süreci olduğuna dikkat çekmek amacıyla Pamukkale, Merkezefendi ve Acıpayam Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ‘Sağlıklı Menopoz Okulu’ eğitim programı başlatıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından, kadınların menopoz süreciyle ilgili doğru bilgiye ulaşmalarının sağlanması ve bu dönemde karşılaşabilecekleri sağlık sorunları ile sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla Türkiye’de Sağlıklı Menopoz Okulu projesi hayata geçirildi. Bu kapsamında Denizli’de de Sağlıklı Hayat Merkezlerinde eğitimler verilmeye başlandı. Eğitim programı kapsamında menopozun biyolojik temellerini anlamak, sürecin fiziksel etkilerini tanımak ve sağlıklı yaşama dair bilgiler edinmek, ruh sağlığı konusunda farkındalığı arttırarak bu dönemin sağlıklı ve bilinçli bir şekilde yönetilmesini sağlamak, menopoz döneminde sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmak, fiziksel aktiviteye önem vermek ve kronik hastalıklardan korunma yöntemleri hakkında bilgilendirmeler yapılıyor. Alanında uzman sağlık çalışanları tarafından verilen eğitimlerde kadınların bu süreci sağlıklı, bilinçli ve aktif bir şekilde geçirmeleri hedefleniyor. Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Sağlık Bakanlığı’nın temel amaçlarından birinin ilk regl döneminden menopoza kadar kadın sağlığının her dönemde korunması, desteklenmesi ve sürdürülmesi için bilimsel veriler ışığında sağlık hizmeti sunumunun yanı sıra eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmesi olduğunu söyleyerek; "Menopoz günümüzde artan yaşam süresi ile birlikte bir kadının yaşamının üçte birlik dönemini kapsayan doğal bir süreçtir. Ancak menopoz döneminde yaşanan fiziksel, hormonal ve duygusal/psikolojik değişimler ile ilgili kadınların bilgi arayışı ve bu değişimlere çözüm bulma ihtiyacı artmaktadır. Bu nedenle kadınların menopoz ile ilgili doğru bilgiye ulaşmalarının sağlanması ve bu dönemde karşılaşabilecekleri sağlık sorunları ile sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri hakkında bilgilendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığımız tarafından Sağlıklı Hayat Merkezlerinde; "Sağlıklı Menopoz Okulu" kurulması için 2025 yılı sonunda çalışma başlatılmış olup, Denizli’de de Pamukkale, Merkezefendi ve Acıpayam Sağılıklı Hayat Merkezlerimizde Sağlıklı Menopoz Okulları açılarak faaliyetlerine başlamıştır. Menopoz dönemini daha sağlıklı, bilinçli ve konforlu geçirmek isteyen tüm kadınları Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde alanında uzman hekim, ebe, psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen tarafından yürütülen Menopoz Okullarına bekliyoruz" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:58
Türk kalp cerrahı Doç Dr. Yakut ve ekibinden uluslararası başarı
Şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıkların tedavisinde, İzmirli kalp damar cerrahı uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni yöntem, istenmeyen komplikasyonları önemli ölçüden azalttı. Bu başarı, uluslararası tıp camisında büyük ilgi gördü. Halk arasında "şah damarı" olarak bilinen karotis (carotis) arter tıkanıklıkları; felç ve ölüm riski taşıyan, hayati derecede tehlikeli damar hastalıkları arasında yer alıyor. Sağ ve sol olmak üzere iki adet bulunan şah damarlarında meydana gelen ciddi darlık ve tıkanıklıklar, beyin dolaşımını doğrudan etkilediği için sonuçları kalp krizinden bile ağır olabiliyor. Dünya genelinde uzun yıllardır uygulanan klasik şah damarı ameliyatlarında belirli bir başarı oranının üzerine çıkılamaması ve komplikasyonların önemli bölümünün iç şah damarına yapılan cerrahi kesiden kaynaklanması, yeni teknik arayışlarını beraberinde getirdi. Bunun sonucunda, yaklaşık 25 yıl önce Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yeni bir cerrahi teknik geliştirildi. Günümüz teknolojisiyle daha da ileri taşınan bu yöntem, bugüne kadar 3 bin 300’ün üzerinde hastaya uygulanarak dünyada sayılı hastanelerin ulaştığı önemli bir deneyim seviyesine erişti. Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Hastanemizde ekip arkadaşlarımızla birlikte yeni meslektaşlarımızı da ekip içinde tutarak, kalp damar cerrahisinde ve hastalıklarında daima ileri teknikler geliştirme içindeyiz. Hastanemizin kuruluşundan bu yana daima "Araştırma Hastanesi" anlayışı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Komplikasyon oranlarında düşüş Doç. Dr. Necmettin Yakut, "Uygulanan yeni teknikle, ameliyat sırasında istenmeyen olayların görülme oranının üç ila dört kat azaldığı gözlemlendi. Ayrıca beyin dolaşımının durdurulma süresinde ciddi oranda kısalma sağlanarak hasta güvenliği önemli ölçüde artırıldı. Hastanemizde uygulanan yeni teknikler ve çalışmalar yurt içinde birçok ulusal kongrede sunuldu; zamanla uluslararası bilimsel platformlarda da dikkat çekmeye başladı. Şimdi ise uluslararası kongrelere sıkça davetler alıyoruz" şeklinde konuştu. Charing Cross’ta sertifikalandırıldı Doç. Dr. Necmettin Yakut ve ekibi tarafından iç şah damarına kesi yapılmadan uygulanan yöntem, dünyanın seçkin ve prestijli vasküler cerrahi toplantılarından biri olarak kabul edilen Charing Cross International Symposium tarafından düzenlenen Nisan 2024 tarihindeki toplantıda kabul edilerek sertifikalandırıldı. Charing Cross International Symposium, vasküler alanda alınan kararların referans niteliği taşıdığı, uzun soluklu ve yenilikçi çalışmaların değerlendirildiği en üst düzey damarsal hastalıklar bilimsel toplantıların en önemlisi olarak biliniyor. LINC 2026’da yoğun ilgi Dr. Yakut konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Avrupa’nın önemli iki vasküler toplantılarından biri olan Leipzig Interventional Course (LINC) 2026 Ocak ayında Almanya’da düzenlendi. Devam eden çalışma, "Original Research / Innovations" kategorisinde kabul edilerek kongrenin ilk gününde sunuldu ve uluslararası camiada büyük ilgi gördü" dedi. Doç .Dr. Yakut, ayrıca LINC grubu tarafından yayımlanan "LINC Today 2026" gazetesinde çalışmaya tam sayfa yer ayrılmasının, hem hastane hem de ülkemiz adına ayrı bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. "Ülkemizi üst düzeyde temsil ettik" Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Necmettin Yakut, uluslararası vasküler camiada Türkiye’yi üst düzeyde temsil etmeye çalıştıklarını belirterek, hem yurt içinde hem de yurt dışında hastalar için daha güvenli ve etkili tedavi yöntemleri geliştirmeye devam edeceklerini ifade etti. Bu başarı, Türk tıbbının uluslararası arenadaki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 14:52
MUSKİ, Milas Güneş Mahallesi’nde içme suyu hatlarını yeniliyor
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Muğla genelinde yaşayan vatandaşlara kesintisiz su iletiminin sağlanması için altyapının güçlendirilmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, çalışmalarına Milas’ta devam ediyor. Milas ilçesine bağlı Güneş Mahallesi Yakamoz Caddesi’nde, ekonomik ömrünü tamamladığı için sık sık arızalara neden olan 1.500 metre uzunluğundaki içme suyu hattının tamamı yenileniyor. Arızaların önüne geçilmesi hedefleniyor Milas ilçesinin Güneş Mahallesi Yakamoz Caddesi’nde, zamanla yıpranarak ekonomik ömrünü tamamlayan 1.500 metrelik içme suyu hattı, artan arıza riskleri ve su kayıplarına neden oluyordu. Bu kapsamda planlı ve koordineli şekilde yürütülen çalışmalarla mevcut hatlar yenileniyor. Yenileme sürecinde kullanım ömrünü dolduran hatlar devre dışı bırakılarak, daha dayanıklı, uzun ömürlü ve modern içme suyu hatları sisteme dahil ediliyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte içme suyu iletimi daha verimli, güvenli hale gelecek. Ayrıca bölgede yaşanan kesinti ve arızaların önüne geçilmesi ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılması hedefleniyor. Modern altyapı sistemleri sayesinde bakım ve onarım ihtiyacı en aza indirilirken, yürütülen altyapı modernizasyonu çalışmalarıyla su kaynaklarının korunması, kayıpların azaltılması ve suyun gelecek nesillere güvenle aktarılması hedefleniyor. İl genelinde sürdürülen planlı hat yenileme projeleriyle Muğla’nın içme suyu altyapısı her geçen gün daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturuluyor. Güneş Mahallesi Muhtarı Cihan Yıldırım, "Biz Taleplerimizi MUSKİ’ye İlettik Hemen Çalışmalara Başladılar." Bölgedeki hattın yenilenmesi için taleplerinin hızlı bir şekilde karşılanmasından duyduğu memnuniyeti belirten Güneş Mahallesi Muhtarı Cihan Yıldırım, "Ben 1977 yılında Antalya’da doğdum. Üç aylıkken babamı kaybettikten sonra Güneş Mahallesi’ne yerleştik ve yaklaşık 49 yıldır bu mahallede yaşıyorum. Bu mahallenin geçmişini ve bugününü çok iyi bilirim. Son dönem seçimlerinde de mahallemizin muhtarı oldum. Mahallemizde altyapı sorunları yaşanıyordu. Yaklaşık 49 yıllık bir içme suyu hattımız bulunuyor ve zamanla yıprandı. Özellikle ağır tonajlı araçların geçişi sırasında sık sık patlamalar meydana geliyordu, arızalar ve kesintiler meydana geliyordu. Bu nedenle hattın yenilenmesi artık zorunlu hale gelmişti. Mahalle sakinlerimiz de bu sorunları bizlere iletti ve biz de taleplerimizi MUSKİ’ye ilettik, hemen çalışmalara başladılar, sağ olsunlar. Burada hattın yenilenmesi ve bizim problemlerimizi çözme noktasında bizlere destek veren başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a ve MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e şahsım ve mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:59
Sinop’ta vatandaşlara ‘sağlık okuryazarlığı’ anlatıldı
Sinop’un Durağan ilçesinde Toplum Sağlığı Merkezi ekipleri, Ramazan ayı dolayısıyla vatandaşların sağlık bilincini artırmak amacıyla bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirdi. Sinop’un Durağan ilçesinde, Toplum Sağlığı Merkezi (TSM) tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında vatandaşlara yönelik sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi. Durağan Toplum Sağlığı Merkezi personelleri, Ramazan ayı sağlık programı çerçevesinde Şehit Hamza Mesut Özaslan Aile Sağlığı Merkezi’ni ziyaret etti. Sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik düzenlenen faaliyette, merkeze gelen hasta ve hasta yakınlarına sağlığın korunması ve geliştirilmesi konularında detaylı bilgiler aktarıldı. Eğitimlerde, sağlık bilgilerine ulaşma, anlama ve doğru uygulama becerisi olarak tanımlanan "sağlık okuryazarlığı" üzerinde duruldu. Özellikle Ramazan ayında beslenme düzenindeki değişiklikler, kronik hastalığı olan bireylerin dikkat etmesi gereken hususlar ve ilaç kullanım saatlerinin düzenlenmesi gibi kritik konularda vatandaşlar bilgilendirildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:55
Bayburt’ta sağlık tesislerinin standartları toplantıda değerlendirildi
Bayburt’ta sağlık hizmetlerinin daha verimli ve kaliteli sunulması amacıyla eğitim ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Harun Sivlim başkanlığında düzenlenen toplantıda, sağlık tesisleri değerlendirilerek, geliştirme standartlarının doğru anlaşılması ve sahada etkin şekilde uygulanmasına yönelik bilgilendirmeler yapıldı. Mevcut uygulamalar ele alınarak, görüş alışverişinde bulunuldu. İl genelinde sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik eğitim ve çalışmaların aralıksız süreceği öğrenildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 13:21
Prof. Dr. Karalezli: "Ayak bileği burkulmalarını hafife almayın"
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. M. Nazım Karalezli, ayak bileği burkulmalarında "kırık yok" denilerek tedavinin ihmal edilmesinin kronik instabiliteye yol açabileceğini belirterek, ilk 3 haftalık doğru tedavinin çok önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Karalezli,ayak bileği burkulmalarının basit bir sakatlık olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Burkulmanın genellikle ayağın içe doğru ani dönmesi sonucu bağların esnemesi ya da yırtılmasıyla meydana geldiğini belirten Karalezli, en sık dış yan bağların (ATFL) hasar gördüğünü ifade etti. Burkulma anında şiddetli ağrı ve kısa sürede gelişen şişliğin önemli belirtiler olduğunu dile getiren Karalezli, 24 saat içinde topuğa ve parmaklara doğru yayılan morarmanın ise iç kanamaya işaret edebileceğini kaydederek, üzerine basamama ve boşluk hissinin de ciddi yaralanma göstergesi olduğuna dikkat çekti. "Kırık yok demek, hasar yok demek değildir" Hastaların büyük bölümünün röntgende kırık çıkmaması üzerine tedaviyi yarıda bıraktığını belirten Karalezli, asıl tehlikenin burada başladığını söyledi. Yırtılan bağın sıkı şekilde iyileşmesi için en az 3 hafta destekleyici ortez ya da atel kullanılması gerektiğini ifade eden Karalezli, desteksiz erken yük vermenin bağların gevşek iyileşmesine ve kronik ağrıya yol açabileceğini belirtti. Bağların sadece kemikleri tutmadığını, aynı zamanda beynin ayağın konumunu algılamasını sağlayan sinir uçlarını da içerdiğini aktaran Karalezli, uygun fizik tedavi yapılmadığında denge kaybının kalıcı hale gelebileceğini vurguladı. "İlk 48 saat kritik" Burkulmalarda ilk 48 saatin önemine dikkat çeken Karalezli, RICE prensibinin uygulanması gerektiğini söyledi. İstirahat, buz uygulaması, elastik bandajla kompresyon ve ayağın kalp seviyesinden yukarıda tutulmasının şişliği ve hasarı azaltacağını kaydetti. Modern tedavinin fonksiyonel yöntemlerle yapıldığını belirten Karalezli, ayağın sağa-sola dönmesini engelleyen ancak hareketine izin veren özel bilekliklerin 3-6 hafta kullanılmasının önerildiğini ifade etti. Denge egzersizleriyle derin duyunun yeniden kazandırılmasının şart olduğunu dile getirdi. "Cerrahi nadiren gerekli" Taze burkulmalarda ameliyatın neredeyse hiç gerekmediğini belirten Karalezli, ancak kronik instabilite gelişen, düz yolda yürürken dahi ayağı dönen ya da eklem içinde kıkırdak hasarı bulunan hastalarda cerrahi müdahalenin gündeme gelebileceğini söyledi. Halk arasında yaygın olan "kırıkçıya çektirme" uygulamasının son derece riskli olduğunu vurgulayan Karalezli, bu tür müdahalelerin mevcut hasarı artırabileceğini belirtti. Spora dönüş süresinin yaralanmanın derecesine göre değiştiğini kaydeden Karalezli, "Ağrısız şekilde tek ayak üzerinde zıplayabiliyorsanız spora hazırsınız demektir. Basit burkulmalarda 2-3 hafta, ciddi yırtıklarda ise 6-8 haftayı bulabilir" dedi. Karalezli, "Ayak bileği burkulmasını hafife almayın. İlk 3 haftada kullanacağınız basit bir bileklik, sizi ömür boyu sürebilecek bir sorundan kurtarabilir" ifadelerini kullandı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:56
Gürcistan’da kabusu yaşayan kadın çareyi Samsun’da buldu
Gençleşmek için Gürcistan’da yaptırdığı iki botoks işleminin ardından göz kapağı düşen 55 yaşındaki kadının, Samsun’daki tetkiklerinde tıp dünyasında nadir görülen bir vakayla karşılaşıldı. Hastanın bir kaş kasının hiç olmadığı belirlenirken, Samsun’da uygulanan tedavi sonrası sağlığına kavuştu. Yüzündeki kırışıklıklardan kurtulmak için memleketinde bir güzellik merkezine giden Gürcistan uyruklu G.A. (55), orada uygulanan ilk enjeksiyonun ardından kaş ve göz kapağındaki ani düşüşle sarsıldı. Uzmanların "geçici bir yan etki" demesi üzerine yine Gürcistan’da ikinci kez koltuğa oturan talihsiz kadın, doz azaltılmasına rağmen aynı sonucu alınca çareyi Türk hekimlerine başvurmakta buldu. Medicana International Samsun Hastanesi’ne gelen G.A., Kulak, Burun, Boğaz Kliniğinde tedavi edilerek sağlığına kavuştu. "Kaş çatmaya yarayan kasın olmadığını gördük" Samsun’da vakayı inceleyen Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut, sorunun standart bir botoks komplikasyonu olmadığını fark etti. Hastadaki asimetrinin izini süren Dr. Turgut ve ekibi, ultrason ve EMG testleriyle çarpıcı bir sonuca ulaştı. Muayenede de normalin dışında bir durum sezdiğini ifade eden Doç. Dr. Turgut, "İncelemelerimiz sonucunda, kaş çatmaya yarayan ’korugatör’ kasının hastanın bir tarafında hiç var olmadığını gördük. Doğuştan gelen bu anatomik farklılık, standart botoks noktalarının o bölgede ters tepmesine neden oluyordu. Hastanın anatomik haritası çıkarıldıktan sonra botoks planı sil baştan değiştirildi. Kasın bulunmadığı noktalar pas geçilerek, tamamen kişiye özel bir enjeksiyon stratejisi izlendi. Sonuç ise mükemmel oldu. Hasta hem kırışıklıklarından kurtuldu hem de üçüncü kez göz kapağı düşüklüğü yaşamaktan kurtuldu" dedi. Öte yandan bu nadir vakanın, estetik dünyası için de önemli bir ders niteliğinde olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Turgut, her yüzün kendine has bir anatomisi olduğunu ve botoks gibi işlemlerin ezbere yapılmaması gerektiğini vurguladı. Literatüre girecek bu vaka üzerinden uyarılarda bulunan Turgut, "Estetik operasyonlar sadece bir uygulama değil, bir tıp sanatıdır. Anatomik varyasyonlar her zaman hesaba katılmalı ve işlemler uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmelidir" şeklinde konuştu. "Türk hekimleri sayesinde sağlığıma kavuştum" Ekran önünde bir iş yapan ve yaşadığı estetik kaza sonrası özgüvenini kaybettiğini dile getiren G.A., "Artık aynalara küsmüştüm ve tekrar botoks yaptırmaya çok korkuyordum. Ancak Fatih Bey’in detaylı incelemesi ve doğru teşhisi bana güven verdi. Türk hekimlerinin tecrübesi ve bilime dayalı yaklaşımı sayesinde sağlığıma kavuştum" diye konuştu. Literatürde çok nadir rastlanan bu ’tek taraflı kas eksikliği’ vakası, bilimsel bir makale olarak da tıp dünyasına sunuldu.
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:16
Doktor çiftin zor anları! Pazı olarak aldıkları ot, tirşik otu çıktı
Mersin'de pazardan iddiaya göre pazı diye aldığı ürün tirşik otu çıkınca doktor çiften Uzm. Dr. Serkan Yüksel bir anda fenalaştı.
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:21
Hastane çalışanları iftar sofrasında bir araya geldi
Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici’nin katılımıyla iftar programı gerçekleştirildi. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen programda, hastane çalışanları aynı sofrada bir araya geldi. Hastane başhekimi ve müdürlerinin de yer aldığı iftarın ardından yürütülen çalışmalarla ilgili sohbet edildi. Sağlık hizmetlerinin sahadaki işleyişi, çalışanların talep ve önerileri hakkında konuşulurken, özveriyle görev yapan sağlık çalışanlarına teşekkür edildi. Birlik ve dayanışma duygusunun güçlendiği programın samimi bir ortamda geçtiği belirtildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:00
İşte Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenme Rehberi
Uzmanlar sağlıklı ve huzurlu bir Ramazan geçirme ile ilgili önerilerde bulundu. Sahura mutlaka kalkılması gerektiğini ifade eden uzmanlar, "Orucubuz 1-2 adet hurma ve su ile açın, suyu tek seferde çok fazla ve hızlı içmeyin, şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edin, yemeklerinizi yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin" dediler. Erzurum Sağlık Müdürü tarafından sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda "Ramazan Ayında Sağlıklı Beslenme Rehberi" başlığıyla uzman görüşlerine yer verildi. Paylaşımda, "Sağlıklı tercihlerle huzurlu bir Ramazan olsun" denilerek sahur ve iftarla ilgili beslenme, sıvı ve tatlı tüketimi, fiziksel aktivite gibi bir çok başlıkta tavsiyeler yapıldı. Günü dengeli başlatın Uzmanlar oruç tutanların mutlaka sahura kalkması gerektiğini ifade ederek, "Sahur yapmadan oruç tutmak gün içinde halsizlik ve kan şekeri düşüşüne neden olabilir. Sahurda yumurta, yoğurt, peynir, tam tahıllı ekmekler, çiğ sebze- meyve gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapın ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edin. Aşırı tuzlu, yağlı ağır yemeklerden, hamur işlerinden ve işlenmiş ürünlerden (sucuk, salam vb.) kaçının" dediler. Sıvı tüketimi Sıvı ihtiyacının karşılanmasında suyun ilk tercih olması gerektiği ifade edilen paylaşımda şöyle devam edildi, "Suyu tek seferde çok fazla ve hızlı içmeyin, iftardan sahura kadar aralıklarla ve yudumlayarak tüketmeye özen gösterin. Asitli içecekler, hazır meyve suları gibi şeker oranı yüksek içecekler yerine süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, şekersiz hoşaf veya kompostolar tercih edin" İftar kontrollü ve dengeli Orucu 1-2 adet hurma ve su ile açmayı tavsiye eden uzmanlar, şöyle devam ettiler"Çorba ve salatayla başlangıç yapıp, 10-15 dakika ara verin. Ani ve aşırı yemek tüketimi mide problemleri ve kan şekeri dalgalanmalarına yol açabilir, bu nedenle ara vermek önemlidir. Ana öğünde; ızgara / haşlama fırında pişirme yöntemleriyle hazırlanmış yemekler, sebze yemekleri, kurubaklagiller, yoğurt, salata, tam tahıllı ekmekler tercih edin. Porsiyon kontrolüne dikkat ederek pide, bulgur pilavı, basmati pirinç tüketilebilir" Tatlı tüketimi Şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmesini vurgulayan uzmanlar, " Tatlıyı iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonra tüketin ve haftada 1-2 kez ile sınırlandırın. Diğer günlerde süt/yoğurt, meyve, kuru meyve, kabuklu yemişlerle yapacağınız bir ara öğün tercih edin" dediler. İşte diğer önemli noktalar Uzmanların oruçla ilgili diğer önerileri ise şöyle devam etti, "Yemeklerinizi yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin. Hazımsızlık, reflü gibi sorunları yaşamamak adına öğünlerden hemen sonra yatar pozisyona geçmeyin. Beslenme düzeninin değişmesinden dolayı oluşabilecek kabızlığı önlemek için su içmeye ve lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller, sebzeler, tam tahıllar) tüketmeye dikkat edin. Ramazan ayında amaç; kilo almak ya da vermek değil, metabolik dengeyi korumak olmalıdır. Kronik hastalığı olan bireyler (diyabet, hipertansiyon vb.) mutlaka hekim ve diyetisyen kontrolünde oruç tutmalıdır" Fiziksel aktivite Uzmanlar oruçta fiziksel aktivitenin de önemli olduğunu dile getirerek, "Gün içinde ağır egzersizden kaçının. İftardan 1-2 saat sonra yapacağınız hafif tempolu yürüyüşler sindirimi ve kilo kontrolünü destekler" dediler.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:42
Pasinler ilçesine gebe okulu
Erzurum’un Pasinler ilçesinde anne ve babalara hizmet eden gebe okulu, ebeveynliğe ilk adımı atacak çiftleri bekliyor. Erzurum Sağlık İl Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, "Sevgili anne ve baba adayları. Her şeyin başı eğitim. Peki, siz anne ve babalık için eğitim aldınız mı? Anne ve babalığa ilk adımı bizlerle atın. Gebe okulu; doğum öncesi, doğuma hazırlık, doğum ve doğum sonrası döneme ilişkin eğitim ve danışmanlık hizmeti sunan, anne ve baba adaylarının güvenilir ve doğru bilgiye ulaşabildiği sağlık organizasyonudur. Bu eğitimler, Pasinler Devlet Hastanesinde hizmet veren Gebe Okulumuzda da gerçekleştirilmektedir. Gelin, ebeveynliğe ilk adımı birlikte atalım" dedi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:41
Sahur atlanmadığı ve hafif beslenildiği takdirde Ramazan ayı kilo vermek için bir fırsat
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, Ramazan ayında doğru planlanan bir beslenme düzeniyle hem sağlıklı bir oruç süreci geçirilebileceğini hem de kilo kontrolünün sağlanabileceğini belirterek, "Yanlış yapılan iftar ve atlanan sahur, sağlık sorunlarına neden olabilir" uyarısında bulundu. Ramazan ayında en sık yapılan hatalardan birinin, bütün gün aç kalan mideye aniden ağır ve yüksek karbonhidratlı yemeklerle yüklenmek olduğunu ifade eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, bunun kan şekerinde ani yükselme ve düşmelere yol açtığını söyledi. Kilo vermek isteyenler için Ramazan ayının dengeli beslenildiğinde bir fırsat olduğuna değindi. Sahurun atlanmaması gerektiğine dikkat çeken Uzman Diyetisyen Sayer, protein ağırlıklı beslenilmenin önemine vurgu yaptı. "Sahuru atlamak ciddi kalori açığı oluşturur" Oruç açarken acele edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sayer, şu önerilerde bulundu: "İlk olarak su ve bir adet hurmayla oruç açılabilir. Ardından hafif bir çorba ve salata tercih edilmelidir. Bu sayede gün boyu boş kalan mide ve bağırsak sistemi daha yumuşak bir geçiş yapar. Ayrıca lif tüketimi Ramazan’da sık görülen kabızlık sorununa da destek olur. Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika beklemek sindirimi kolaylaştırır ve kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağlar. Sahuru atlamak aslında bir ana öğünü tamamen devre dışı bırakmaktır. Uzun süre ihtiyacımızdan düşük kaloride beslenirsek metabolizma buna adapte olur ve yavaşlar. Bu durum kilo vermeyi zorlaştırabilir, hatta kilo alımına eğilim oluşturabilir. Ayrıca yetersiz protein alımı kas kaybına yol açabilir." "Pide ve tatlı tüketiminde porsiyon kontrolü şart" Sahurda tüketilen besinlerin en az sahur yapmak kadar önemli olduğunu vurgulayan Sayer, "Yumurta, peynir, ayran ve yoğurt gibi protein kaynakları sahurda mutlaka yer almalı. Buna lif grubu ve sağlıklı yağlar da eklendiğinde gün boyunca daha uzun süre tok kalınabilir. Ayrıca bu denge, stres hormonu olarak bilinen kortizolün daha kontrollü seyretmesine yardımcı olur. Yanlış iftar, sahurun atlanması ve aşırı karbonhidrat tüketimi kilo artışına neden olabilir. Ancak doğru kalori dengesi sağlandığında ve protein yeterli miktarda alındığında Ramazan ayı kilo vermek için destekleyici bir dönem olabilir" ifadelerini kullandı. Sayer, Ramazan’da kişiye özel planlanan beslenme programlarının daha sağlıklı sonuçlar vereceğini belirterek, bilinçli ve dengeli bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder