Son Dakika
|
Sultangazi’de kuyumcu soygunu girişimi kamerada
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İran, İsrail'in merkezini balistik füze ile vurdu
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi!
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
İsrail ordusu: "Son 24 saatte İran’daki 200’ü aşkın hedef vuruldu"
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "(İran savaşı) Kimse bu savaşa aktif olarak dahil olmak istemiyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kadir Gecesi mesajı
İstanbul’da vatandaşlar Kadir Gecesi’nde Eyüpsultan Camii’ne akın etti
İstanbul Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nde yangın paniği
Hizbullah’tan İsrail’e roket saldırısı: 3 yaralı
İstanbul’da oynanacak UEFA Avrupa Ligi final maçı bilet satışı başladı
Starmer: "Piyasada istikrarı sağlamak için Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmamız gerekiyor"
SAĞLIK
Hastane personeline yönelik projede imzalar atıldı
16 Mart 2026 Pazartesi - 20:18:59
Amasya’da hastane personeline yönelik uygulanacak ‘Sağlık kahramanlarının görünmeyen gücü; çevik iletişim ve duygusal dayanıklılık projesi’ için imzalar atıldı. Amasya İl Sağlık Müdürlüğü ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı OKA işbirliğiyle hayata geçecek projenin sözleşmesi İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun Koç ile OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle tarafından imzalandı. Proje kapsamında Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim Araştırma Hastanesi’ndeki 440 personele yönelik bir dizi eğitim ve gelişim süreci uygulanacağı açıklandı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33
Kavaklıdere Çamlıyurt Mahallesi’nde içme suyu iletim hattı yenilendi
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Kavaklıdere ilçesi Çamlıyurt Mahallesi’nde iki içme suyu deposu arasında bulunan 800 metre uzunluğundaki iletim hattını yenileyerek mahallede daha sağlıklı ve kesintisiz içme suyu iletimini sağladı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, il genelinde vatandaşların kesintisiz içme suyuna ulaşabilmesi amacıyla eskimiş ve sık arıza veren su iletim hatlarının yenilenmesi yönündeki talimatları doğrultusunda, Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, Kavaklıdere ilçesi Çamlıyurt Mahallesi’ndeki içme suyu iletim hattını yeniledi. Aynı zamanda bölgeye ek su kaynağı sağlanabilmesi için 25 ton kapasiteli yeni içme suyu deposu da yapılacak. Eski hattın yenilenmesiyle altyapı güçlendirildi Kavaklıdere ilçesi Çamlıyurt Mahallesi’nde uzun yıllardır kullanılan çelik içme suyu hattı, zamanla eskidiği ve kullanım ömrünü tamamladığı için sık sık arızalanıyor, özellikle yaz aylarında vatandaşların suya erişimini güçleştiriyordu. Bu kapsamda hat üzerinde başlatılan yenileme çalışması tamamlandı ve eskimiş hat devre dışı bırakılarak yerine daha dayanıklı ve uzun ömürlü modern bir iletim hattı kuruldu. Böylece mahallenin içme suyu altyapısı önemli ölçüde güçlendirildi. Ayrıca mahallede, evsel, endüstriyel atıksuların arıtılması için gerekli tüm ekipmanları tek bir yapı üzerinde toplayacak ve tam otomatik olarak çalışacak modern bir paket arıtma tesisi kurulacak. Kısa süre içinde 25 tonluk paslanmaz yapıya sahip yeni bir içme suyu deposu da bölgeye getirilecek. Böylece muhtemel kesintilerde vatandaşların mağduriyet yaşaması önlenecek ve mahalleye ilave su sağlanmış olacak. Mahallede yürütülen çalışmalarla ilgili memnuniyetini dile getiren Çamlıyurt Mahallesi Muhtar Azası Hüseyin Cesur, "Biz yazın su bulamıyorduk. Duş almada falan suyumuz yoktu. Sağolsunlar. Emeği geçen herkese, Genel Müdürüm sağolsun. Şu anda işte ek depomuz gelecek bir tane de. İşte çalışmalarımızı yapıyoruz bu şekilde. Ahmet Aras başkanımıza buradan çok çok teşekkür ederiz bu hizmetlerinden dolayı. Daha önce gittik, tamam dedi. Ne isterseniz yapacağım bu Çamlıyurt’ta dedi. Onun için ona da çok teşekkür ediyoruz" dedi. MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül, İl genelinde eskimiş hatların değişimine devam ettiklerini, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın Muğla’nın her noktasında kesintilere neden olan, sık sık arızalanan ve özellikle kayıp-kaçak oranlarını artıran eski hatların yenilenmesi yönündeki talimatları doğrultusunda çalışmaların aralıksız devam ettiğini açıkladı. Şengül, Kavaklıdere Çamlıyurt Mahallesi’ndeki içme suyu hattını modern ve dayanıklı bir iletim hattıyla yenilediklerin belirterek, bölgeye mobil bir arıtma tesisi kurmayı planladıklarını söyledi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:07
Türkiye-Afrika iş birliği SATKOF ve USTKON ile güçleniyor
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Uluslararası Sanayi ve Ticaret Konfederasyonu (USTKON) tarafından yürütülen Afrika yapılanması kapsamında SATKOF Nijerya Temsilcisi Hemşire Nelson Daodu, Türkiye’de ağırlandı. SATKOF ve USTKON Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, yaklaşık 4 yıldır sürdürülen Afrika yapılanmasının önemli bir sonucu olarak sağlık alanındaki tecrübesi ile öne çıkan Hemşire Nelson Daodu’nun SATKOF Nijerya Temsilcisi olarak görevini sürdürdüğünü belirtti. SATKOF ve USTKON Genel Merkezi’nde gerçekleşen görüşmede Türkiye ile Afrika arasında sağlık turizmi, ticaret, girişimcilik ve uluslararası iş birlikleri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyarette Daodu’nun eşi Abimbola Elizabeth Oluwafemi’nin de sağlık alanındaki eğitimi ve girişimcilik çalışmalarıyla dikkat çektiği ifade edildi. Türkiye’de aldığı eğitimlerin ardından kurucusu olduğu Bimbleez markası ile Türkiye ve Afrika arasında kültürel ürünler, tasarım ve üretim alanlarında faaliyet gösterdiği ve iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağların gelişmesine katkı sunduğu kaydedildi. Ziyaret kapsamında ailenin çocukları Çınar Daodu’nun da SATKOF ve USTKON Genel Merkezi’nde ağırlandığı belirtilirken, bu buluşmanın kurumların uluslararası iş birliklerini aynı zamanda bir dostluk ve gönül köprüsüne dönüştüren vizyonunu ortaya koyduğu ifade edildi. SATKOF ve USTKON olarak hedeflerinin Türkiye ile Afrika arasında sağlık turizmi, ticaret, yatırım ve sosyal projeler alanında kalıcı ve sürdürülebilir iş birlikleri geliştirmek olduğu bildirildi. SATKOF ve USTKON Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, nazik ziyaretleri için Nelson Daodu ve ailesine teşekkür ederek Afrika yapılanmasına sağlayacakları katkılar için başarılar diledi.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:05
Kazada hayatını kaybeden sağlıkçı için anma etkinliği
Hakkari’nin Çukurca ilçesinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden sağlık çalışanı Esmer Yiğit için mesai arkadaşları tarafından anma etkinliği düzenlendi. Çukurca Devlet Hastanesi’nde görev yapan Esmer Yiğit’in çalışma masası, mesai arkadaşları tarafından karanfillerle donatıldı. Arkadaşları, Yiğit’in fotoğrafını da masasına bırakarak duydukları üzüntüyü dile getirdi. Dün Çukurca ilçesine bağlı Gündeş köyü Ormanlı mezrası yakınlarında meydana gelen kazada, Esmer Yiğit’in idaresindeki otomobil kontrolden çıkarak yaklaşık 200 metrelik şarampole yuvarlanmıştı. Kazada sağlık çalışanı Esmer Yiğit hayatını kaybetmişti. Yiğit’in ani vefatı, görev yaptığı hastanede ve sağlık camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Mesai arkadaşları, karanfiller bıraktıkları masası başında Yiğit’i anarak taziyelerini dile getirdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mart 2026 Cumartesi- 13:54
Maçta kaleciyle çarpışan genç futbolcunun böbreği parçalandı, ameliyatla hayatı kurtuldu
2
16 Mart 2026 Pazartesi- 12:32
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastanede tedavi altında
3
16 Mart 2026 Pazartesi- 11:56
Minik Esila için sağlıkçılar tek yürek oldu
4
16 Mart 2026 Pazartesi- 09:04
Trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşın organları umut oldu
5
16 Mart 2026 Pazartesi- 09:33
Ağrı’da rahatsızlanan hasta arazi tipi ambulansla hastaneye kaldırıldı
18 Ocak 2026 Pazar - 11:14
Ünlü estetikçi açıkladı: "Yüz germe ameliyatı sonrası PRP, mezoterapi ve lazer uygulamaları önem taşıyor"
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, yüz germe ameliyatı sonrasında yapılacak medikal estetik uygulamalarının, ameliyatın etkisinin korunması ve yeniden cerrahi ihtiyacının geciktirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Yüz germe ameliyatlarının sık talep edildiğini ifade eden Prof. Dr. Hayati Akbaş, bunun nedenleri arasında ortalama yaşam süresinin uzaması, ekonomik şartlar ve bireylerin kendilerine verdikleri önemin artmasının yer aldığını söyledi. Sosyal medya ve çevresel etkenlerin de bu süreci etkilediğini dile getirdi. "Yüz germe ameliyatı sonrası PRP, mezoterapi ve lazer uygulamaları önem taşıyor" Yüz germe ameliyatı sonrasında bazı medikal uygulamaların ihmal edildiğini belirten Akbaş, "Bir insan yüz germe ameliyatı olduktan sonra mutlaka bakımlarını, cildin ihtiyaçlarını ve yüzünün gereksinimlerini dikkate alarak yaptırması gerekir. Botoks uygulaması yılda iki defa yapılabilir. Bunun dışında mezoterapi, PRP uygulamaları, egzozom uygulamaları ve enerji bazlı lazer uygulamalarının genel amacı, yüzün kalitesini artırarak yaşlanma sürecini yavaşlatmaktır" dedi. Bu uygulamaların, yüz germe ameliyatı sonrasında yeniden yüz germe ihtiyacını uzun bir zaman dilimine yaydığını vurgulayan Akbaş, "Yüz gençleştirme ameliyatı sonrasında ortalama 5 ile 15 yıl bu sizi idare edebilir. Ameliyat sonrası yapılacak işlemlerin mutlaka doktorlar tarafından yapılması gerekiyor" diye konuştu. "Belli periyotlarla ameliyat dışı medikal estetik uygulamaların yapılması gerekir" Ameliyat sonrası bakım sürecini bir örnekle anlatan Prof. Dr. Akbaş, "Bunu sıfır kilometre bir araba almaya benzetiyorum. Size, 3 ayda bir yağının ve suyunun değişmesi, yıllık bakımlarının yapılması gerektiği söylenir. Bu, motorun ömrünün daha uzun olması içindir. Aslında insanlarda da benzer bir durum söz konusudur. Belli periyotlarla ameliyat dışı medikal estetik uygulamaların yapılması gerekir. Bu uygulamalar yapılırsa yeniden cerrahiye ihtiyaç daha uzun sürede ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı.
18 Ocak 2026 Pazar - 10:58
Uzman Dr. Harun Yerhan: "Düzenli kan şekeri ölçümü hayati önem taşıyor"
Özel Sular Akademi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Harun Yerhan, şeker hastalığının toplumda oldukça yaygın görülen ciddi bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Uzman Dr. Yerhan, Türkiye’de toplumun yaklaşık yüzde 15’inin şeker hastalığıyla yaşadığını ifade ederek, "Şeker hastalığı ve buna bağlı nedenler, dünyada neredeyse her 6 saniyede bir insanın hayatını kaybetmesine yol açıyor. Bu da hastalığın ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor" dedi. Şeker hastalığının sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna vurgu yapan Yerhan, hastalığın uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini söyledi. Bu nedenle yılda en az bir kez kan şekeri ölçümü yapılması gerektiğini dile getiren Yerhan, "Belirti vermediği için fark edilmeyen şeker hastalığı, ilerleyen süreçte kalp, böbrek ve göz hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor" diye konuştu. Erken teşhisle hastalığın kontrol altına alınabileceğini belirten Dr. Yerhan, "Yılda en az bir kez yapılacak şeker tahliliyle hastalık erken dönemde tespit edilebilir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisi, yaşam tarzı değişiklikleri, kilo kontrolü ve düzenli egzersizle şeker hastalığı yönetilebilir. Hastaların ilaçlarını kesinlikle bırakmaması, tedavilerini düzenli sürdürmesi ve doktor kontrollerini aksatmaması büyük önem taşıyor" dedi.
18 Ocak 2026 Pazar - 10:47
Burun akıntısı şikayetiyle hastaneye gitti, kafa tabanına ulaşan kitle çıktı
Burun akıntısı şikayetiyle hastaneye giden çocuğun kafa tabanına ulaşan kitle tespit edildi. Tedavi altına alınan çocuk ameliyat sonucu sağlığına kavuştu.
18 Ocak 2026 Pazar - 10:42
Yarıyıl tatili, çocukların göz sağlığı için fırsat
Çocukluk döneminde müdahale edilmeyen göz problemleri, ilerleyen dönemlerde sosyal ve günlük yaşantıda pek çok problem ile karşılaşılmasına sebep olabildiğini belirten Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, öğrenim yaşındaki çocukların göz muayenelerinin yaptırılması için sömestr dönemi ise en ideal zamanlardan biri olduğunu söyledi. Yoğun geçen birinci eğitim dönemi boyunca fiziksel ve mental açıdan yorulan çocukların, yarıyıl tatilinde iyi bir dinlenme süreci geçirmesi önemli olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Tatil dönemi, çocukların yaşadığı görme problemlerinin çözümü için de önemli bir zaman dilimi. Tedavi edilmeyen görme bozukluklarının; çocukların öğrenme kabiliyeti, derslere uyum ve kişilik gelişimlerini olumsuz etkileyebilir. Ailelerin, çocuklarının eğitim hayatındaki başarısı için bu konuda önlem alıp gerekli tetkikleri yaptırması gerekiyor. Görme problemleri, okul öncesi çocukların yüzde 5-10’unu, okul çağındaki çocukların ise yüzde 20-30’unu etkiliyor. Bir çocuğun derslerinde başarısız olmasının sebebi, öğrenme kabiliyetinin yetersizliğinden değil, görme bozukluğundan kaynaklanıyor olabilir. Bu sebeple, okula başlamadan önce ve okul süresince çocuklara düzenligöz muayenesiyapılması gerekiyor" diye konuştu. Çocuklarda en çok göz kayması, göz tembelliği, gözyaşı kanalı tıkanıklığı, miyop, hipermetropi, şaşılık, astigmatizma ve konjonktivit görüldüğünü söyleyen Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Erken teşhis konulmazsa çocuğun tahtayı yeterince iyi görememesi, okurken satır atlaması, cümleleri eliyle takip etmesi, bir gözünü daha öne alarak kitaba bakması, televizyonu yakından seyretmesi, gözlerde sulanma ve ödevlerini yaparken zorlanması gibi durumlar yaşanabiliyor. Bu da okul başarısını olumsuz etkiliyor" diye konuştu. Çocuğunun görme bozukluğunun farkında olmayan ailelerin, derslerdeki düşük başarı oranını öğrenme yeteneklerine bağladığının altını çizen İpçioğlu, "Öğrenme kabiliyetinde eksiklik olmayan çocuklar, iyi göremedikleri için derslerinden geri kalabiliyor. Göz bozukluğunda önlem alınmadığında gözde tembellik başlıyor ve bu durum ilerleyen yıllarda çocuğun görme kalitesini daha ciddi oranda etkiliyor. Çocuk göz sağlığı için 6 ayda bir düzenli kontrol yapılması önemli. Erken konulan teşhis ile tedavi süreci de kolayca atlatılabiliyor" şeklinde bilgi verdi.
18 Ocak 2026 Pazar - 09:46
12 yaşındaki çocuk 8 yıldır öksürüyor
Düzce’de yaşayan 12 yaşındaki Hasan Emre, 8 yıldır dinmeyen öksürük krizleri yüzünden ne gece uyuyabiliyor ne de okula odaklanabiliyor. Kullandığı kortizonlu ilaçlar nedeniyle kilo aldığını ve çok sevdiği futboldan uzaklaştığını söyleyen Hasan Emre, "Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor. Derslerimde ve birçok aktivitemde beni geriletiyor" dedi.
18 Ocak 2026 Pazar - 09:31
Başkan Kul: "Sağlıkta umudun adı Terme olacak"
Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle ilçeye kazandırılan ve bölgenin en geniş hava sahasına sahip olacak ambulans helikopter pistinin, sağlıkta saniyelerin bile kritik olduğu anlarda hastalar için bir umut kapısı olacağını söyledi. Terme Belediyesi, İl Sağlık Müdürlüğü ortaklığında yürütülen ve Terme Devlet Hastanesi’ne hizmet verecek olan ve bölgenin en kapsamlı ambulans helikopter pisti inşaatında çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Belediye Başkanı Şenol Kul, Belediye Başkan Yardımcısı Sezai Uzun ile birlikte şantiye alanına giderek ekiplerden teknik bilgi aldı. Projenin her aşamasında Terme Belediyesi’nin öz kaynaklarının seferber edildiğini belirten Başkan Şenol Kul, "Asıl amacımız Terme Devlet Hastanesi’nin imkanlarını en üst seviyeye çıkarmaktır. Bu hayati yatırımın dolgu çalışmalarından beton dökümüne kadar tüm altyapı ve yapım süreci belediyemiz tarafından karşılanmaktadır. Ekiplerimiz, saniyelerin ne kadar değerli olduğunun bilinciyle, projeyi bir an önce tamamlamak için yoğun bir mesai harcıyor" dedi. "Hastalarımıza Umut olacak" Projenin önemine değinen Başkan Kul, "Bölgenin en geniş hava sahasına sahip olacak bu pist, tüm hastalarımız için büyük bir umut olacak. Acil vakalarda hastalarımızın en hızlı ve en güvenli şekilde sevkiyatını sağlamak adına bu yatırımı çok önemsiyoruz. Hedefimiz, her alanda olduğu gibi sağlık alanında da modern ve güçlü bir Terme inşa etmektir. Tüm hemşehrilerime sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum" ifadelerine yer verdi.
18 Ocak 2026 Pazar - 09:16
Kas yapayım derken sağlığınızdan olmayın
Spor salonlarında elden ele dolaşan protein tozları ve kulaktan dolma bilgilerle kullanılan takviyeler, kas yapmak isteyenleri hasta edebilir. Piyasada denetimsiz satılan bazı ürünlerde ağır metal ve hormon tespit edildiğini belirten Fonksiyonel Tıp Medipol Sağlık Grubu’ndan Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, takviyelerin güvenli kullanımının haritasını çizdi. Daha hızlı kas gelişimi ve yüksek performans arzusu, sporcuları takviye gıdalara yönlendiriyor. Ancak ne kadar çok, o kadar iyi mantığıyla kullanılan ürünler ciddi sağlık sorunlarına kapı aralıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Fonksiyonel Tıp Uzmanı Uzm. Dr. Hale Handan Sarıkaya, sporcu beslenmesinde yapılan hataları ve doğru stratejileri anlattı. "Protein ihtiyacı önce beslenmeden karşılanmalı" Protein desteğinin temel bir kas beslenmesi olduğunu vurgulayan Dr. Sarıkaya, "Protein desteği hepimizin ihtiyacı olan bir destek ama öncelikle bunu beslenmeden almamızı öneriyoruz. Eğer beslenmeyle yeterince karşılayamıyorsak o zaman protein tozu olarak whey ya da bitkisel protein takviyeleri alabiliriz. Protein ihtiyacı kişiye göre değişiyor. Fiziksel aktivitesi olmayan bireylerde kilo başına günlük yaklaşık 1 gram, orta düzey egzersiz yapanlarda 1,5 gram, profesyonel sporcularda ise 2 grama kadar protein alımı uygun olabilir" dedi. "Her ürün masum değil" Takviye ürünlerinin içeriğine özellikle dikkat edilmesi gerektiğini belirten Dr. Sarıkaya, "Piyasadaki birçok üründe ağır metal ya da hormon tespit edilebiliyor. Bu nedenle içeriği temiz, güvenilir ürünler tercih edilmeli. Kreatin, doğru kullanıldığında kas yapımını destekleyen önemli bir molekül. Toplumda bu konuda yanlış bir algı oldu. Kreatin uygun şekilde kullanılırsa kas yapımını çok iyi destekler. Günlük 3-5 gramla başlanabilir. Profesyonel sporcularda doz artabilir ama mutlaka bol sıvı tüketimi şart" ifadelerini kullandı. Yoğun spor yapanlar için destekler Ağır ve yoğun egzersiz yapan sporcularda kas onarımı ve toparlanma sürecine dikkat çeken Dr. Sarıkaya, glutamin, iyot, magnezyum, omega3 ve D3K2 takviyelerinin önemine değindi. "Özellikle çok terleyen ve yoğun spor yapanlarda glutamin ve iyot takviyesi kas ve bağırsak mukozası onarımı için çok kıymetli. Magnezyum kas gevşemesi ve onarımı açısından önemli, omega3 spor sırasında oluşan mikroinflamasyonları azaltırken, D3K2 hem kemik sağlığı hem hormonları desteklemesi açısından çok önemlidir" şeklinde konuştu. Herkes için tek formül yok Dr. Sarıkaya, sporcu takviyelerinin kişisel ihtiyaçlara göre planlanması gerektiğini vurgulayarak, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları veya performans düşüklüğü yaşayan kişilerin mutlaka uzman kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bilinçsiz takviye kullanımının uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
18 Ocak 2026 Pazar - 09:08
Havalimanında kalbinden rahatsızlanan hastaya şehir hastanesinde ’hayat’ dokunuşu
Kuveyt’te çalışan 61 yaşındaki Bernd Brockmeyer, yeni yılı Almanya’daki ailesiyle birlikte karşılamak için yapacağı uçuş öncesi İstanbul Havalimanı’nda kalbinden rahatsızlandı. Hasta, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ndeki tedaviyle yaşama tutunurken sağlık ekibi, "Tetkiklerde hem aort kapağında ciddi darlık hem de sol ana damarında yüzde 95’e varan çok ciddi bir darlık tespit ettik. Eşyalarını bile alamamıştı, yanında hiçbir şeyi yoktu. Refakatçileri gelemediği için tüm bakımları hastanemiz, çalışanlarımız tarafından üstlenildi. Türkiye’nin misafirperverliği ve ekibimizin de güler yüzü sayesinde tedavisine devam ettik. Oldukça şanslı, havada olsaydı daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalma durumu olabilirdi" dedi. Kuveyt’te çalışan 61 yaşındaki Bernd Brockmeyer, yeni yılı Almanya’daki ailesiyle birlikte karşılamak için İstanbul aktarmalı olarak uçuş yapacağı sırada 19 Aralık’ta İstanbul Havalimanı’nda rahatsızlandı. Havalimanında yapılan müdahalenin ardından Brockmeyer, ambulans ile hızla Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan ekokardiyografi gibi işlemlerde aort kapak darlığı ve koroner arter hastalığı tespit edildi. Hastaya durumu hakkında bilgi verilirken yeni bir uçuşu bu şekilde yapamayacağı bildirildi. Yapılan görüşmeler sonrası ameliyat kararı alındı. Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından 30 Aralık’ta gerçekleştirilen, yaklaşık 6 saat süren operasyon başarıyla tamamlandı. Brockmeyer ve hastane ekibi büyük mutluluk yaşadı. Eşyaları bile havalimanında kaldı, sağlık çalışanları destek oldu Öte yandan, neredeyse tüm eşyaları havalimanında kalan ve yanında ailesinden herhangi biri bulunmayan hastanın ihtiyaçlarının da şehir hastanesi ekibi tarafından karşılandığı öğrenildi. Bir dönem Türkiye’de de çalıştığını söyleyen Brockmeyer, havalimanında uçuşa yetişmek için acele ettiğini ve bir anda yaşadığı rahatsızlıkla sarsıldığını söyledi. Her şeyin çok hızlı geliştiğini aktaran Brockmeyer, tedavisi sonrası hastane ekibine teşekkür etti. Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi ise taburcu edilen hastanın rahatsızlığı ve tedavisi hakkında bilgi verirken hastanede adeta Türk misafirperverliğinin bir örneğinin yaşandığını aktardı. "Tüm bakımları, her şeyi hastanemiz, çalışanlarımız tarafından üstlenildi" Hastasıyla ilgili konuşan Prof. Dr. Nihan Kayalar, "Noel tatili için Almanya’ya İstanbul Havalimanı aktarmalı giderken havalimanında bir baygınlık geçiriyor, göğüs ağrısı oluyor. Tetkiklerde hem ciddi aort kapağında darlık hem de sol ana damarında yüzde 95’e varan çok ciddi bir darlık tespit ediyoruz. 2 lezyonun birleşimiyle tekrar ani bir uçuş yapması çok riskli olacağından müdahalelerini burada yapmaya karar verdik. Yılbaşından hemen önce 3 damarına by pass yaptık. Aort kapağını da değiştirdik, hastamız iyi seyretti. Onun için çok zor bir süreç oldu, geldiğinde havalimanından eşyalarını bile alamamıştı, yanında hiçbir şeyi yoktu. Telefonunun bulunması, eşyalarının getirilmesi, asistanlarımız özellikle ilgilendi. Refakatçileri gelemediği için tüm bakımları, her şeyi hastanemiz, hemşirelerimiz, asistanlarımız, çalışanlarımız tarafından üstlenildi. Biz onu yalnız bırakmadık, o da uyumlu bir hasta oldu" şeklinde konuştu. "Hiçbir şikayeti olmadan, aniden bu şikayetle geliyor" Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Kayalar, "Koroner arter hastalığı var, bunun bir sürü risk faktörü var; kolesterolün yüksek olması, hipertansiyon olması, aile hikayesi gibi. Yıllar içinde yavaş yavaş gelişmiş ve sonunda semptom vermeye başlamış bir hastalık. Hastamızın aort darlığının sebebi; yaşla birlikte zamanla kapağın bozulması olarak söyleyebiliriz. 1 yıl önce eşini kaybetmiş, sonrasında çok stresli bir dönem yaşadığını ifade ediyor. Bu da belki semptomlarının biraz daha artmasında rol oynamış olabilir. İkisinin kombinasyonu daha da riskli hale geliyor. Oldukça şanslı bir hastaymış, olay geliştiği anda çok daha olumsuz sonuçlanabilirdi, neyse ki buraya kadar ulaşabildi. Kalp durması gibi bir şey yaşamış olsaydı ki bu hastalarda olabiliyor o zaman bu tür bir hastayı hastanede bile olsa geri döndürme çok zor olur. İnsanlar, semptom vermeden böyle şeylerle karşılaşabiliyor, rutin kontrollerin yapılmasını bu yüzden öneriyoruz. Hastamız, daha önce hiçbir şikayeti olmadan, aniden bu şikayetle geliyor. Bütün ekibimize gerçekten teşekkür ederim, bakımında herkesin çok emeği ve rolü oldu. Neyse ki hastamızı sorunsuz bir şekilde gönderebileceğiz, ekip olarak gayet mutluyuz" dedi. "Şanslı, havada olsaydı ameliyata bile yetiştiremeyebilirdik" "İstanbul Havalimanı’na en yakın hastanelerden biri olduğu için ambulansla hastanemize getiriliyor" diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Sinan Erkut ise, "Transit uçuş sırasında İstanbul Havalimanı’nda şikayetleri gelişiyor. Bütün eşyaları havalimanında kalmıştı, kendisi oldukça şok geçirmiş gibi diyebiliriz, üzülmüştü. Tabi Türkiye’nin misafirperverliği ve ekibimizin de güler yüzü sayesinde burada tedavisine devam ettik. Operasyon yaklaşık 5-6 saat kadar devam etti. Gayet de başarılı bir şekilde işlemleri tamamladık. Özellikle asistan arkadaşlarımız her konuda yardım etti, her türlü desteği sağladılar. Hastanemiz de gereken bütün desteği gerçekleştirdi, tüm bakımları da hastane personeli tarafından yapıldı. Şanslı bir kişi, belki bu krizi havada geçirmiş olsaydı daha kötü bir sonuçla karşı karşıya kalma şansımız olabilirdi, hastayı ameliyata bile yetiştiremeyebilirdik" ifadelerini kullandı. "Uçağa yetişmenin heyecanı mı derken, bir anda bayılıyor" Hastaya olabildiğince destek olmaya çalıştıklarını anlatan Asistan Dr. Orhan Açıl, "Hastamız Kuveyt’te bir mühendis olarak çalışıyor, yılbaşı için Almanya’ya ailesinin yanına giderken İstanbul Havalimanı’nda aktarma yapıyor. Süreci hastadan sorduğumda daha önceden hiçbir hastalığının olmadığını, kendisine dikkat etmeye çalıştığını söylüyor. ’nefes nefese kaldım’ acaba uçağa yetişmenin heyecanı mı derken, bir anda bayılıyor. Hasta, burada kalmak ve ameliyat olmak istediğini söyledi. Detaylarını istedi, ’kalırsam nasıl bir süreç beni bekliyor’ diye. Bir şekilde telefonuna, eşyalarına ulaştık. En hızlı şekilde hastayı hazırlamayı başardık. Hep transit uçuşlarında Türkiye’yi kullanıyormuş" diye konuştu.
18 Ocak 2026 Pazar - 08:58
Yüksekova’da kurtarma operasyonu: İnsan gücü yetmeyince belediye yetişti
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle mahsur kalan kamyonet, belediye ekiplerinin çalışmasıyla kurtarıldı. İlçede bir aydır etkisini sürdüren yoğun kar yağışı, günlük yaşamı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Kar kalınlığının yüksek kesimlerde 2 metreye, ilçe merkezinde ise 1 metreye ulaştığı bölgede ulaşımda aksamalar yaşanıyor. Esentepe Mahallesi’nde seyreden bir kamyonet, yoğun kar ve tipi nedeniyle kara saplanarak mahsur kaldı. Çevredeki vatandaşların yaklaşık 2 saat süren kendi imkanlarıyla aracı kurtarma çabaları sonuçsuz kaldı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye Yüksekova Belediyesi karla mücadele ekipleri sevk edildi. İş makinesi bölgede yol açma çalışması yapan ekipler, saplandığı yerden çıkardıkları aracı güvenli alana ulaştırdı. Araç sahibi, kısa sürede bölgeye gelerek mağduriyetlerini gideren belediye ekiplerine teşekkür etti.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 17:46
HPV aşısı serviks kanserinden koruyor
Sivas Numune Hastanesi’nde görevli Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Dr. Sinem Şahin Özkılıç, Serviks Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Kadınlarda en sık görülen kanserlerden birinin de serviks yani rahim ağzı kanseri olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Sinem Şahin Özkılıç, "Serviks kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerden bir tanesidir. Genellikle orta yaş ve ileri yaş hastalarımızda daha çok görülür. Ancak son dönemlerde çok daha erken yaşlarda ve çok daha ileri evrelerde maalesef karşımıza çıkabiliyor. Rahim ağzı kanserinde en önemli risk faktörü HPV pozitifliğidir. Bunun dışında erken yaşta cinsel ilişki ve korunmasız ilişki de diğer önemli risk faktörleridir ama en önemlisi HPV pozitifliğidir" dedi. Serviks kanserinin belirtilerini sıralayan Uzm. Dr. Özkılıç, "Hastalık, genellikle çok bulgu vermez, hastamızın bir şikayeti olmaz ancak belirti verdiği zaman da ilişki sonrası kanama en sık şikayetlerden bir tanesidir. Kanlı akıntı, kötü kokulu akıntı, eşlik eden şekilde vajinal kanama en sık gördüğümüz şikayetlerdir. Biyopsi ile tanı koyuyoruz, rahim ağzından alınan biyopsi. Bunun sonucuna göre kitle var mı, yok mu muayene bulgularına göre de tedavi planlıyoruz. Ameliyat olabiliyor hastalarımız, radyoterapi ya da kemoterapi şeklinde de tedavi yöntemlerini hastaya göre değerlendiriyoruz" ifadelerine yer verdi. Serviks kanserinin önlenebilir bir kanser türü olduğunu ifade eden Özkılıç, "Rahim ağzı kanseri çok önemli bir kanser çünkü önlenebilir bir kanser. HPV aşısı çok önemli. Hem hastalıktan korunmada ve daha sonrasında da tarama testlerinin rutin yaptırılması çok önemli. Çünkü erken tanı ciddi şekilde bu hastalarımızın hem yaşam süresini uzatıyor hem de henüz kanser olmadan bu tanıyı alan hastalarımızın aynı zamanda tedavi olma şansı da veriyor. Bu yüzden önlenebilir bir kanser türü olmasından dolayı rahim ağzı kanserini diğer kanserlerden farklı değerlendiriyoruz. Erken tanı, tarama testleri ve HPV aşısı mutlaka önerdiğimiz en önemli korunma yöntemleridir" açıklamasında bulundu.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 16:15
Kışın diz, bel ve boyun ağrıları artıyor
Kış aylarına girilmesiyle birlikte diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde ağrı şikayetleri belirgin şekilde artıyor. Bu durum çoğu zaman yalnızca soğuk havaya bağlansa da, sürecin arkasında dolaşım, kas-iskelet sistemi ile ilgili daha kapsamlı fizyolojik ve enerjetik mekanizmalar bulunuyor. Podolog Emine Karasu, kış aylarında diz, bel, boyun ve omuz bölgelerinde daha erken ve daha yoğun hissedilen ağrıların, soğuk havaya bağlı dolaşım yavaşlaması, kas dokusunda sertleşme, enerji akışı dengesizlikleri ve vücudun termal uyum süreciyle ilişkili olabileceğini söyledi. Karasu, soğuk hava şartlarıyla birlikte damarların doğal olarak daraldığını ve bu durumun eklem çevresindeki kan dolaşımını yavaşlatabildiğini belirterek, "Dolaşımın yavaşlaması, kas dokusunda sertlik oluşmasına ve kasların daha kolay gerilmesine zemin hazırlayabiliyor. Bu tablo, eklemlerin hareket kabiliyetini sınırlayan bir gerginlik hissiyle birlikte algılanan ağrının daha yoğun hissedilmesine neden olabiliyor. Soğuk havalarda eklem çevresindeki yumuşak dokuların esnekliği azalabiliyor. Eklem yüzeylerinin daha zor kayması, kasların daha çabuk yorulması ve sinir uçlarındaki hassasiyet artışı kış aylarında ağrıların daha erken fark edilmesine yol açabiliyor. Uzun süre hareketsiz kalan bireylerde bu enerjetik duraksama daha belirgin hale geliyor. Bu süreç bir hastalıktan ziyade vücudun çevresel şartlara verdiği doğal bir uyum tepkisi olarak değerlendirilmeli. Kış aylarında eklem sağlığını korumak için günlük yaşam alışkanlıklarının önemi artıyor. Eklem bölgelerinin sıcak tutulması, ani ısı değişimlerinden kaçınılması, düzenli ve hafif hareketin günlük rutine dahil edilmesi ve su tüketiminin ihmal edilmemesi bu dönemde öne çıkan unsurlar arasında yer alıyor. Vücudu mevsim şartlarına uygun şekilde desteklemek, enerji akışını düzenlemek ve dokuları ısıtmak bu sürecin daha rahat geçirilmesine katkı sağlayabiliyor" dedi.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 15:31
BEUN Hastanesinden sağlıkta büyük hamle; minimal invaziv kalp cerrahisi
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, sağlık hizmetlerinde teknolojik kapasitesini ve cerrahi yetkinliğini ileri bir noktaya taşıyarak, kapalı (minimal invaziv) kalp cerrahisi uygulamalarını başarıyla hayata geçirdi. Modern cerrahinin sunduğu en güncel ve ileri teknolojik yöntemlerden biri olan minimal invaziv (küçük kesi) kalp cerrahisi, BEUN Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı akademisyenleri Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Arslantürk ve Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Arslanoğlu tarafından ileri teknoloji ürünü kamera ve görüntüleme sistemleri eşliğinde başarıyla uygulandı. Son yıllarda dünya genelinde giderek daha fazla tercih edilen küçük kesi ile kalp ameliyatları, özellikle yurt içi ve yurt dışında sınırlı sayıdaki ileri düzey kalp cerrahisi merkezlerinde uygulanmaktadır. BEUN Hastanesi, bu çağdaş cerrahi yaklaşımı başarıyla hayata geçirerek uluslararası standartlarda sağlık hizmeti sunma kapasitesini bir kez daha ortaya koydu. Gerçekleştirilen ameliyatlarda, klasik açık kalp cerrahisinde uygulanan göğüs kemiği üzerindeki 20-25 santimetrelik kesi yerine, yalnızca 4-6 santimetrelik küçük kesiler kullanılarak aynı cerrahi işlemler güvenle gerçekleştirildi. Bu yöntemle kapalı koroner bypass ameliyatı ile birlikte doğuştan kalp deliği onarımı başarıyla yapıldı. Minimal invaziv kalp cerrahisi; hastalara daha az ağrı, daha düşük kan kaybı ve enfeksiyon riskinde belirgin azalma gibi önemli avantajlar sunuyor. Göğüs kemiğinin kesilmemesi sayesinde hastalar, ameliyat sonrası çok daha kısa sürede ayağa kalkarak günlük yaşamlarına dönebiliyor. Bu çağdaş cerrahi yaklaşım, hem hasta konforunu artırıyor hem de tedavi sürecini güvenli ve hızlı hale getiriyor. BEUN Hastanesinde minimal invaziv kalp cerrahisi uygulamalarının hayata geçirilmesiyle birlikte, bölge halkına sunulan sağlık hizmetlerinde nitelik ve teknolojik donanım açısından önemli bir adım atılmış oldu. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, BEUN’un sağlık alanındaki vizyonuna dikkat çekerek şu ifadeleri dile getirdi: "Batı Karadeniz Bölgesi’nin sağlık üssü konumunda olan Üniversite Hastanemizde minimal invaziv kalp cerrahisi uygulamalarının başarıyla gerçekleştirilmesi; bilimsel altyapımızın, akademik birikimimizin ve alanında deneyimli hekimlerimizin özverili çalışmalarının somut bir göstergesidir. Hastalarımıza daha konforlu, güvenli ve yenilikçi tedavi yöntemleri sunmayı önceliyoruz. Nitekim bu önemli aşamada emeği geçen başta değerli hocalarımız Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Arslantürk ve Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Arslanoğlu olmak üzere, cerrahi operasyonda görev alan tüm sağlık çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Her geçen gün daha da güçlenen Üniversite Hastanemizde hayata geçirilen yenilikçi uygulamalarla hem akademik sağlık merkezi kimliğimizi pekiştiriyor hem de bölge ve ülke sağlık hizmetlerine değer katmaya devam ediyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, üniversite hastanelerinin gelişimine her daim destek veren başta Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ve Sağlık Bakanlığımız olmak üzere; üniversite hastanelerinin bulundukları bölgelere sunduğu akademik, sağlık ve toplumsal katkıların güçlenmesine önemli destek sağlayan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm YÖK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Sağlık alanında sunduğumuz nitelikli hizmetlerle Zonguldak’ımıza ve bölgemize değer katmaya, halkımıza en iyi sağlık hizmetini sunmaya devam edeceğiz. BEUN olarak sağlık hizmetlerinde kaliteyi ve yeniliği esas alan çalışmalarımızı da emin adımlarla sürdüreceğiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder