POLİTİKA
Bakan Göktaş, yeni doğan bebekler ve ailelerini ziyaret etti 01 Ocak 2026 Perşembe - 00:10:25 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Her doğan bebek bizler için bir berekettir ve nüfus odaklı çalışmalarımızı biz kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yeni yıl dolayısıyla Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde yeni doğan bebekler ve ailelerini ziyaret etti. Göktaş, ilk olarak Kurt ailesinin 3’üncü çocuğu olan İpek bebeği ziyaret etti. Anne ve babayla sohbet eden Göktaş, ayrıca bebek ve aileye hediye takdiminde bulundu. Ardından Ulutaş ailesinin ilk bebeği olan Alya Ulutaş’ı ziyaret eden Göktaş, burada da aileyle sohbet ederek, hediye takdiminde bulundu. Göktaş, iki ailenin de yeni yılını kutladıktan sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Aile ve nüfus odaklı çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" Ailelerin heyecanını paylaştıklarını aktaran Göktaş, "Bu kapsamda yeni doğan bebeklerimizin ve ailelerin yanında olduğumuzu her vesileyle vurguluyoruz. Bu yıl da biliyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle aile yılı olarak ilan ettik. Aile Yılında ailelere çok önemli destekler sunduk. Özellikle geçtiğimiz yıl itibarıyla doğan her bebeğin yanında olduk. İlk bebeğe 5 bin liralık tek seferlik bir destek, 2’nci bebeğe bin 500 lira 3’üncü ve sonraki çocuklara için her ay 5 bin lira annelerimizin hesabına 5 yıl boyunca yatırdığımız bir desteği başlatmış olduk. Biz aile ve nüfus odaklı çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Nüfus odaklı çalışmalarımızı biz kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" Bundan sonraki dönemde de aile ve nüfus 10 yılına doğru ilerlediklerini belirten Göktaş, "Malumunuz nüfusumuz hem yaşlanıyor, aynı zamanda doğurganlık hızımız da azalıyor. Bu kapsamda 1 Ocak 2025 itibarıyla başlattığımız doğum yardımlarında 2025 yılında 721 bin çocuk için 8,7 milyar liralık destek sağlamış olduk. Bu desteklerimiz bu yıl da tabii ki devam edecek. 5 yıl boyunca bu doğan bebeklerimizin de ailelerimizin de yanında olmayı sürdüreceğiz. Aile ve nüfus odaklı çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Çünkü geleceğimiz çocuklarımızla beraber daha da umutlu olacak ve her doğan bebek bizler için bir berekettir ve nüfus odaklı çalışmalarımızı biz kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 23:31 Bakan Uraloğlu Bolu Dağı’ndan açıkladı: "13 bin 600 personelimizle her türlü hazırlığımızı yaptık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yeni yıl öncesi Bolu Dağı Tüneli Kontrol Merkezi’nde incelemelerde bulundu. 2025 yılında 190 milyar liralık 44 projenin açılışını yaptıklarını belirten Bakan Uraloğlu, kış tedbirlerine ilişkin, "457 karla mücadele merkezi, 12 bin 866 makine ve yaklaşık 13 bin 600 personelimizle her türlü hazırlığımızı yaptık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul ile Ankara arasındaki en kritik geçiş noktalarından biri olan TEM Otoyolu Bolu Dağı geçişindeki Tünel Kontrol Merkezi’ni ziyaret etti. Yılbaşı gecesi görevi başında olan personelin yeni yılını kutlayan Bakan Uraloğlu, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Uraloğlu, 2026 yılına saatler kala yaptığı açıklamada, son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 300 milyar doların üzerinde yatırım yapıldığını vurguladı. "190 milyar liralık 44 projede açılış yaptık" Son 23 yılda ulaştırma alanında yapılan dev yatırımlara dikkat çeken Bakan Uraloğlu, "2025 yılını tamamlayıp 2026 yılına saatler kaldı. Ben bu vesileyle bütün çalışma arkadaşlarımın, bütün vatandaşlarımızın yeni yılını tebrik ediyorum. Allah Teala inşallah bereketli bir yıl nasip etsin. Biz elbette 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında Hem bakanlık olarak hem de hükümet olarak daha güzel işler yapmaya gayret edeceğiz. Son 23 yılda özellikle ulaştırma alanında çok büyük projeleri hayata geçirdiğimizi ifade etmek isterim. 300 milyar doların üzerinde bir ulaştırma haberleşme yatırımını ülkemize kazandırdık. Sadece 2025 yılında tamamlamak üzere olduğumuz yılda 190 milyar liralık 44 projede açılış yaptık. 44 projeyi illerimizde açılış yaptık. Tabii yaptığımız bu açılışlarla biz dağları aşan yollarda, tünellerde, hat boylarında, istasyonlarda, uçuş kulelerinde, pistlerde, deniz fenerlerinde, limanlarda, yeni haberleşme kulelerinde projelerimizi bir bir hayata geçirdik ve oralarda arkadaşlarımızla Çalışma arkadaşlarımızla beraber olmaya devam ettik. 2025 yılında havacılıkta, yine demir yollarında, kara yollarında, ulaştırmada ve deniz deniz denizcilik alanında birçok başarıyla tarihe geçtiğimizi söyleyebilirim. 2026 yılında birçok alanda iddialı hedefler ve yenilikçi projeleri inşallah hayata geçirmiş olacağız" dedi. "Yol uzunluğumuzu da yaklaşık 33 bin 500 km’ye inşallah çıkarmayı hedefliyoruz" Türkiye genelinde bölünmüş yol ağının 30 bin kilometre hedefini aştığını belirten ve 2026 yılı için 280 kilometre yeni bölünmüş yol ile 735 kilometre sıcak karışım kaplamalı yol hedefini açıklayan Bakan Uraloğlu, "Şöyle karayolları Biz tabii şu an için Bolu’da tünel işletme merkezinde bulunuyoruz. Bu civarın işletilmesinden ve kar mücadelesinden sorumlu olan birimde bulunuyoruz. Onun için müsaadenizle biraz karayollarından bahsetmek istiyorum. İnşallah önümüzdeki yıl 2026 yılında ülke genelinde 280 kilometre bölünmüş yol ve 735 kilometre bütünlü sıcak karışım kaplamalı yol yaparak biz Biz bölünmüş yol uzunluğumuzu an itibarıyla 30 bin 49 kilometreye çıkarmış durumdayız. Hedefimiz 30 bin kilometreyi aşmaktı. Çok şükür onu aştık. Önümüzdeki yıl sonu yaklaşık 30 bin 330 kilometrelere varmış olacağız. Yine bütünlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğumuzu da yaklaşık 33 bin 500 km’ye inşallah çıkarmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "13 bin 600 personelimizle her türlü hazırlığımızı yaptık" Kış şartlarında yolların açık kalması için 457 karla mücadele merkezinde, 12 bin 866 makine ve yaklaşık 13 bin 600 personelle sahada teyakkuzda olduğunu bildiren Uraloğlu, "Karayolları Genel Müdürlüğümüz özellikle seyahat eden vatandaşlarımızın sağ salim yerlerine ulaşmaları için 7/24 aralıksız çalışmalarına devam ediyorlar. Elbette bu aralıksız çalışma önceden yapılan hazırlıklarla ancak mümkün olabilir. Bakın 68 bin 519 km uzunluğunda kara yollarımızda 457 karla mücadele merkezimiz, 12 bin 866 makine ve ekipmanla ve yaklaşık 13 bin 600 personelimizle her türlü hazırlığımızı yaptık. Yine bu ekiplerimizin kar ve buzla mücadelede kullanacağı yaklaşık 757 bin ton tuz, 453 bin metreküp tuz agregası ve kritik kesimlerde kullanılmak üzere de yaklaşık 12 bin ton tuz çözeltisini merkezlerimize depolamış durumdayız. Yine bu kar mücadelesini kolaylaştırmak için de bin kilometreye yakın kar siperi özellikle tipi anında kritik kesimlerin kapanmaması için 930 km’lik kar siperini de hayata geçirmiş olduk. Biz bir taraftan bunları hem akıllı ulaşım merkezimizden, kriz yönetim merkezimizden ve karla mücadele merkezlerimizden bunları 7/24 biz takip ediyoruz. Kapanan ve açılan yollarla ilgili güzergah analizleri yapıyoruz" ifadelerine yer verdi. "Biz sahada jandarmamızla polisimizle, karayollarımızla, bütün ekiplerimizle sahadayız" Vatandaşlardan gelen "ekipleri göremiyoruz" eleştirilerine yanıt veren Bakan Uraloğlu, "Karla mücadeledeki anlık trafiği monitörlerle biz takip ediyoruz. Şunu özellikle söylemek isterim. Bazen vatandaşlarımız, ‘İşte bir şu yolda geçtik, kaldık, karayollarının ekiplerini görmedik. Oradaki kolluk kuvvetleri ile ilgili güvenlik güçlerimizi görmedik’ şeklinde bazı şikayetler gündeme getiriyorlar. Özellikle şunu söylemek isterim. Biz sahada jandarmamızla polisimizle, karayollarımızla, bütün ekiplerimizle sahadayız. Bütün bizim araçlarımız araç takip sistemi ile birçoğu görüntülü kameralı olmak üzere anlık takip ediliyor ve harita üzerindeki belli bir geriye dönük zaman dilimindeki izlerini de görebiliyoruz. O arkadaşlarımızın seyahat eden vatandaşımızın görmemesi muhtemelen ekiplerimizin yoğunluğu noktadadır. Ama biz sadece oradaki bir ekip arkadaşlarımızın inisiyatifiyle değil ki onlara biz güveniyoruz elbette ama silsile usulüyle genel müdürlüğe kadar ben dahil olmak üzere valiliğimiz dahil olmak üzere süreci yakından takip ettiğimizi özellikle ben belirtmek istiyorum" diye konuştu. "Mutlaka kış lastiğiyle yola çıksınlar" Özellikle Bolu Dağı geçişindeki Cankurtaran ve Kargasekmez mevkileri için ekstra önlemler alındığının altını çizen Uraloğlu, "Ankara-İstanbul yolunda biz özellikle Bolu Dağı mevkiinde Cankurtaran mevkiinde ve Kargasekmez noktaları kritik kesimler olduğu için oralarda biraz daha önlem almış durumdayız. Peki biz bu önlemleri aldık karayolları olarak. O zaman vatandaşlarımızdan da bizim hem yeni yılda onların bir taraftan yeni yılını kutlarken bir taraftan da onların mutlaka hazırlıklı olarak yola çıkmasını biz bekliyoruz. Mutlaka kış lastiğiyle yola çıksınlar. Yani özel araçlarda zorunlu değil ama mutlaka kış lastikleri olsun. Eğer kar yağışı yoğunsa lütfen seyahatlerini ertelesinler ya da alternatif güzergahları tercih etsinler. Biz valiliklerimizin koordinasyonunda bu yönlendirmeyi yapıyoruz. Gerek olduğunda büyük araç taşıtlarını da bekleterek uygun yerlerde misafir ederek bu trafik akışını sağlamaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 23:27 Bakan Bayraktar: "2026 yılı bir taraftan üretimi arttırdığımız bir yıl olacak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Bugün yaklaşık 9-9,5 milyon metreküplük bir gazı artık evlerimizde kullanır hale geldik. Önümüzde yeni hedefler var. Yine çok iddialı şekilde çalışıyoruz. İnanıyoruz ki bu hedefleri sizlerle beraber başaracağız. 2026 yılı bir taraftan üretimi arttırdığımız bir yıl olacak" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Yavuz Sondaj Gemisi’nin kaptan köşkünden "Mavi Vatan"ın farklı noktalarında görev yapan enerji filosuna görüntülü bağlantı gerçekleştirdi. Bayraktar, Karadeniz’de görev yapan Fatih, Abdülhamid Han ve Kanuni sondaj gemileri ile Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa sismik araştırma gemilerinin kaptanlarından sahadaki son durum hakkında bilgi aldı. Ardından Akdeniz’e bağlanan Bakan Bayraktar, Mersin Taşucu NATO Limanı’nda bakımda bulunan Çağrı Bey ve Yıldırım sondaj gemilerinin personeliyle de görüşerek yeni yıllarını kutladı. Görüşmeler, BOTAŞ’a ait Ertuğrul Gazi FSRU ve Saros FSRU gemileriyle bağlantı yapan Bakan Bayraktar, şunları kaydetti: "Şu anda Yavuz Sondaj Gemimizin köprü üstündeyiz. Ekranda sondaj gemilerimiz ve filomuza yeni katılan Yıldırım ve Çağrı Bey gemilerimizdeki arkadaşlarımızı, ülkemizin arz güvenliği için iki tane yüzer depolama gazlaştırma platformumuz Saros ve Ertuğrul Gazi FSRU gemilerimiz var. İki sismik araştırma gemilerimiz Oruç Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa gemilerinde de arkadaşlarımız karşılarımızda. Sizlere hem çalışmalarınızda başarılar dilemek hem de yeni yılınızı tebrik etmek için bu bağlantıyı gerçekleştiriyoruz. Biz burada arkadaşlarımızla yeni yıla birlikte giriyoruz. Filyos’tayız, sizler de her biriniz görev yerinizde Türkiye’nin arz güvenliği için gayret içerisindesiniz. Bu yeni yıla son birkaç saat kala oradasınız, sizlerle de bir selamlaşmak istedik. Ülkemizin arz güvenliği için hakikaten çok önemli vazifeler icra ediyorsunuz. Oruç Reis Gemimiz aslında 2025 yılını büyük oranda yurt dışında geçirmiş oldu. Somali’deki çalışmalarını başarıyla tamamladı. İnşallah şimdi bayrağı filomuza yeni katılan Çağrı Bey, derin deniz sondaj gemimize bırakıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ilan ettiler. Somali görevi sizlere gözüküyor. Şubat ayından itibaren sizleri Somali’ye göndereceğiz. 2026 yılı içerisinde hem Somali halkı için hem de Türkiye için çok önemli bu sondaj faaliyetini gerçekleştireceksiniz. Oradan alacağınız bir müjdeyi de hakikaten bizler takip ediyor olacağız. Biz her yıl olduğu gibi yeni yıla bir tesisimizde giriyoruz. Bu sefer Yavuz Sondaj Gemisindeyiz. Sizler de görev başındasınız. Ben tekrar hepinize yaptığınız çalışmalarda başarılar diliyorum." Yavuz Sondaj Gemisi’nde personelle akşam yemeğinde bir araya gelen Bakan Bayraktar, "Bizim enerji çalışanlarımızla bir arada geçirme geleneğimizi bu yıl da devam ettiriyoruz. Şu anda Yavuz Sondaj Gemisindeyiz. En önemli yaptığımız devri ‘Petrol, doğalgaz yok’ inanış varken biz bunu reddettik. Farklı yöntemlerle; kendi sondaj gemilerimizle, kendi personellerimizle aradık" dedi. "Bugün 9,5 milyon metreküplük gazı evlerimizde kullanır hale geldik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Karadeniz Gazı’nın yakıldığını hatırlatan Bakan Bayraktar, "Bugün yaklaşık 9-9,5 milyon metreküplük bir gazı artık evlerimizde kullanır hale geldik. Önümüzde yeni hedefler var. Yine çok iddialı şekilde çalışıyoruz. İnanıyoruz ki bu hedefleri sizlerle beraber başaracağız. 2026 yılı bir taraftan üretimi arttırdığımız bir yıl olacak. Belki bir tanesi Yavuz’a nasip olur ama 6 tane yeni keşif kuyusu sondajı yapacağız Karadeniz’de. Yeni filomuza katılan gemi ile beraber de bir tane de Somali’de sondaj yapacağız. Dolayısıyla yeni keşiflerin olduğu yeni müjdelerin olduğu Türkiye’yi enerjide bağımsız kılana kadar bu mücadeleye hep birlikte devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Bizi eleştiriyorsunuz eyvallah, gerekeni söylüyoruz. Milli projeleri 86 milyonun sahiplenmesi lazım" Siyaseten farklı eleştirilerle sürekli karşılaştıklarını söyleyen Bakan Bayraktar, "Bu tarz milli projeleri artık ideolojinin üzerinde tutmamız lazım. Bu tarz milli projelere 86 milyonun sahiplenmesi lazım. Çünkü öyle sahiplenildiği zaman aslında netice almak mümkün. Bizi eleştiriyorsunuz Eyvallah gerekeni söylüyoruz. Burada çalışan insanlar var. Diğer gemilerimiz, karada çalışanlar var. 7/24 insanımıza elektrik ve doğalgazı götürmek için dışarıda çalışan insanımız var. On binlerce enerji emekçisi var. Onların emeğine hürmet edelim. Onların emeğine saygı gösterelim. Bu kadar insan ailelerinden uzakta günlerce haftalarca kalıyorlar" şeklinde konuştu.
31 Aralık 2025 Çarşamba - 23:06 Vali Bakan: "Temel hedefimiz Amasya’yı daha güçlü hale getirebilmek" Amasya Valisi Önder Bakan, "2026 yılına girerken temel hedefimiz Amasya’yı ekonomik, sosyal ve kültürel yönleriyle daha güçlü bir il haline getirebilmektir" dedi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarıyla eşgüdüm içerisinde gayret göstererek 2025 yılı boyunca eğitimin her kademesinde fiziki altyapının iyileştirilmesi, eğitim kalitesinin artırılması ile sağlık hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi ve vatandaş memnuniyetinin yükseltilmesi için çalışmalarının yanı sıra Amasya ekonomisinin bel kemiğini oluşturan sektörlerde üretimi ve verimliliği artırmaya yönelik projelerin desteklenmesine gayret edildiğine değinen Vali Bakan, "Turizmde ilimizin tanıtımı, alternatif destinasyonlar ve kültürel mirası koruma ve güzelleştirmeye yönelik çalışmalar, sosyal devlet anlayışıyla toplumumuzun tüm kesimlerine yönelik destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması, ‘Amasya’nın huzuru Türkiye’nin huzurudur’ anlayışıyla güvenlik ve asayişin sağlanması adına yürütülen kararlı çalışmalar daima önceliklerimiz arasında yer almıştır" diye konuştu. 2026 yılına girerken temel hedefin şehri ekonomik, sosyal ve kültürel yönleriyle daha güçlü bir il haline getirebilmek olduğunu vurgulayan Bakan, "2026 yılında da kamu hizmetlerinde şeffaflık, katılımcılık ve vatandaş odaklılık ilkeleri doğrultusunda çalışmaya gayret edeceğiz. Bu vesileyle 2025 yılı boyunca Amasya’nın gelişmesi ve huzuru için özveriyle çalışan tüm kamu görevlilerimize, yerel yönetimlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve her şartta birlik ve beraberlik içinde hareket eden kıymetli Amasyalı hemşerilerimize teşekkür ediyorum. 2026 yılının Amasya’mıza, ülkemize, İslam alemine ve tüm insanlığa barış, huzur ve hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. Vali Bakan, yeni yıl dolayısıyla Suluova’daki huzurevine ziyarette bulundu.
Emine Erdoğan, Burundi’deki foruma video mesaj gönderdi: "Sorunları çözmek, çok yönlü ve kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün"
21 Kasım 2025 Cuma - 13:45 Emine Erdoğan, Burundi’deki foruma video mesaj gönderdi: "Sorunları çözmek, çok yönlü ve kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, çağın sorunlarını çözmenin kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün olabildiğini belirterek, "Mesela, çocukları eğitim hakkına kavuşturmak için sadece okul yapmak artık yeterli değil. Bunun için çevre sorunlarını, çatışmaları ve ekonomik eşitsizlikleri de ortadan kaldırmak gerekir" dedi. Emine Erdoğan, Burundi Devlet Başkanı Evariste Ndayishimiye’nin eşi Angeline Ndayishimiye’nin ev sahipliğinde Bujumbura’da gerçekleştirilen "Burundi 6. Kadın Liderler Üst Düzeyli Forumu"na bir video mesaj gönderdi. Forumun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Emine Erdoğan, bugün dünyanın 10-19 yaşları arasında yaklaşık 2 milyar çocuk ve gençle tarihin en kalabalık ergen kuşağına ev sahipliği yaptığını belirtti. Bu rakamın omuzlarındaki sorumluluğun büyüklüğünü de açıkça gösterdiğini ifade eden Erdoğan, onlara sunacakları fırsatların, eğitim olanakları ve güvenli yaşam koşullarının, sadece bireysel kaderlerinin değil, yarınlarının da belirleyicisi olacağını söyledi. "Bazı çocuklar sınırsız imkanlara sahipken, bazıları temel haklardan bile mahrum" Giderek derinleşen küresel eşitsizliklerin terazinin dengesini bozduğuna ve insanlığı büyük çelişkilerle karşı karşıya getirdiğine işaret eden Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Mesela, bazı çocuklar sınırsız imkanlara sahipken, bazıları temel haklardan bile mahrumlar. Bir bakıyorsunuz dünyanın bir ucunda çocukların ekran süresi, alarm verici bir şekilde günde 7 saate ulaşıyor. Sosyal medya ve video oyunları gibi bağımlılıklar, gelişimlerine büyük zararlar veriyor. Dünyanın başka bir ucundaysa okul çağındaki 1 milyardan fazla çocuk, eğitimleri için gerekli olan internete erişemiyor. Bir yanda öğünleri işlenmiş hızlı gıdalardan ibaret olan çocuklar çocukluk çağı obezitesine yakalanırken, diğer yanda 181 milyon çocuk ağır gıda yoksunluğu çekiyor. Aile yuvası bir çocuğun en iyi yetişebileceği ortamken, 140 milyondan fazla çocuk dünya yetim nüfusunu oluşturuyor." Ergenlerin karşı karşıya olduğu risklere bakıldığında yeni nesil sorun alanlarının açıldığını belirten Emine Erdoğan, bugüne kadar akran zorbalığı ya da aile içi şiddet gibi başlıklar gündemi oluştururken, günümüzde iklim değişikliğine bağlı artan afetler, göç ve çevresel yıkım gibi birçok etkenin ergenlerin ruh sağlığı literatürüne "iklim kaygısı" gibi yeni terminolojiler eklediğini vurguladı. "Sorunları çözmek, çok yönlü ve kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün" Kontrolsüz büyüyen dijital alanın beraberinde çevrimiçi istismar ve siber zorbalık gibi sınırları belli olmayan büyük riskler getirdiğini dile getiren Emine Erdoğan, "Teknoloji hızla ilerliyor ama doktorluğa merhamet, öğretmenliğe ideal, mühendisliğe insan sevgisi katan manevi ve etik değerlerin eğitim sistemi içindeki yeri küçülüyor. Çağımızın sorunları, artık o kadar karmaşık ve birbiriyle ilintili bir yapıya sahip ki onları çözmek ancak çok yönlü ve kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün olabilir. Mesela çocukları eğitim hakkına kavuşturmak için sadece okul yapmak artık yeterli değil. Bunun için çevre sorunlarını, çatışmaları ve ekonomik eşitsizlikleri de ortadan kaldırmak gerekir. Benzer olarak sağlıklı bir nesil yetiştirmek, açlığı gidermekten çok daha fazlasını, yani temiz tarımı desteklemeyi ve modern beslenme alışkanlıklarını dönüştürmeyi de gerektirir. Şahsen böylesine büyük bir dönüşümün ve her anlamda sağlıklı nesiller yetiştirmenin ilk adımının ailenin, okulun ve toplumun aynı çabada buluştuğu, güçlü bir iş birliğini tesis etmek olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, forumun insanlığa yepyeni ufuklar açacağına yürekten inandığını vurgulayarak, Burundi Devlet Başkanının eşi Angeline Ndayishimiye’ye çocuklar adına ortaya koyduğu liderlik, vicdanlı duruş ve samimi gayretleri için şükranlarını iletti. Angeline Ndayishimiye de hitabı sırasında programa video mesajla katılımı için Emine Erdoğan’a teşekkürlerini sundu. Emine Erdoğan, NSosyal hesabından "Burundi 6. Kadın Liderler Üst Düzeyli Forumu"na ilişkin yaptığı paylaşımda ise şunları kaydetti: "Her anlamda sağlıklı nesiller yetiştirmenin ilk adımının ailenin, okulun ve toplumun aynı çabada buluştuğu, güçlü bir işbirliğini tesis etmek olduğuna inanıyorum. Bu bağlamda çocuklarımız için ortak sorumluluğun öneminin vurgulandığı Burundi 6’ncı Kadın Liderler Üst Düzeyli Forumu’nun insanlığa yepyeni ufuklar açmasını diliyorum. Böylesi önemli bir konuya öncülük eden Burundi Devlet Başkanı’nın eşi Angeline Ndayishimiye Ndayubaha Hanımefendi’ye teşekkür ediyorum."
Başkan Özel: "Siz güçlü olursanız Bozdoğan da güçlü olur"
21 Kasım 2025 Cuma - 12:55 Başkan Özel: "Siz güçlü olursanız Bozdoğan da güçlü olur" Bozdoğan Belediyesi, esnafla iş birliğini güçlendirmek, sorun ve talepleri doğrudan sahada dinlemek amacıyla düzenlediği kahvaltı programlarını üç gün boyunca aralıksız sürdürdü. Başkan Mustafa Galip Özel, yaptığı açıklamada, "Üreten, alın teriyle kazanan her esnafımız Bozdoğan’ın gücüdür. Siz güçlü olursanız Bozdoğan da güçlü olur" dedi. Bozdoğan Belediyesi tarafından düzenlenen İlk kahvaltılı buluşma Bozdoğan Yeni Sanayi Sitesi, ikinci gün Eski Sanayi Sitesi, bugün ise çarşı esnafı ile gerçekleştirildi. Başkan Özel: "Siz güçlü olursanız Bozdoğan da güçlü olur" Başkan Özel toplantıda yaptığı açıklamada, "Esnafımızın yaşadığı zorlukları biliyoruz. Bozdoğan Belediyesi olarak her zaman yanınızda olduk, olmaya devam edeceğiz. Üreten, alın teriyle kazanan her esnafımız Bozdoğan’ın gücüdür. Siz güçlü olursanız Bozdoğan da güçlü olur" Başkan Özel, Bozdoğan’ın sosyal ve ekonomik hayatının merkezinde esnafın bulunduğunu vurgulayıp, "Sabahın erken saatlerinde kepenk açan, alın teriyle ayakta duran esnafımız ilçemizin gerçek emekçileridir. Bugün Bozdoğan’ın ışıkları yanıyorsa bu emek sizindir. Belediyemiz bu değerin farkındadır ve her zaman yanınızda durmaya devam edecektir" Toplantılarda esnaf temsilcileri talep ve çözüm önerilerini iletirken, ortak çalışma konuları değerlendirildi. Bozdoğan Belediyesi, esnafla ortak akıl ve dayanışma içinde çalışmayı sürdüreceğini duyurdu. Programlara, Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, belediye meclis üyeleri siyasi parti temsilcileri, oda başkanları, muhtarlar ve çok sayıda esnaf katıldı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Aile Sağlığı Merkezlerimize 2025 yılının ilk 10 ayında 374 milyon müracaat oldu"
21 Kasım 2025 Cuma - 12:26 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Aile Sağlığı Merkezlerimize 2025 yılının ilk 10 ayında 374 milyon müracaat oldu" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Aile Sağlığı Merkezlerimize 2025 yılının ilk 10 ayında 374 milyon müracaat oldu. 3 milyon gebe, 2.1 milyon bebek ve 1.1 milyon çocuk izlemi gerçekleştirdik. Kanser taramalarında da önemli başarılar elde ettik. 5 milyon vatandaşımıza tarama yaptık, 19 bin kişiye erken kanser tanısı koyduk" dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlarının 2026 yılı bütçeleri görüşüldü. Komisyonda milletvekillerine sunum yapan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, kamunun, özel sektörün, üniversitelerin, ilaç ve tıbbi cihaz üreticilerinin ve nihayet tüm sağlık paydaşlarının yürüttükleri hizmetleri aynı hedef doğrultusunda gördüklerini ve tek bir sağlık vizyonu altında buluşturduklarını söyledı. Bakan Memişoğlu, "Bu bütüncül anlayış, Türkiye’nin sağlıkta gelecek vizyonunu da şekillendirmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonu, yalnızca ülkemizin siyasi ve ekonomik geleceğini değil, milletimizin sağlığa dair hedeflerini de yeniden tanımlamıştır. Biz de bu anlayışla ’Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu hayata geçirdik. Bu vizyon, üç temel ilke üzerine inşa edilmiştir: Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık. Koruyan sağlık anlayışıyla vatandaşlarımızın hastalanmadan önce sağlıklı kalmasını hedefliyoruz. Birinci basamağı güçlendiriyor, erken tanı ve tarama programlarıyla hastalıkların oluşmadan önlenmesini hedefliyoruz. Geliştiren sağlık yaklaşımıyla bugünün ihtiyaçlarının ötesine geçip, geleceğin risklerini de dikkate alıyoruz. İnsan kaynağımızı, tesislerimizi ve dijital altyapımızı sürekli yeniliyor; beslenmeden çevreye, iş güvenliğinden su kalitesine kadar sağlığın tüm sosyal belirleyicilerini politikalarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu doğrultuda Sağlıklı Yaşam Strateji Belgesi’ni hazırlıyoruz. Üreten sağlık anlayışıyla da Türkiye’yi ilaç, aşı, biyoteknoloji, tıbbi cihaz ve sağlık yazılımı üretiminde bölgesel bir güç, küresel bir aktör haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Memişoğlu, aile hekimlerinin 11 kronik hastalığı izleyebilir ve takip edebilir hâle geldiğini belirterek, "Otizm tarama ve takibini, Hastalık Yönetim Platformu üzerinden aile hekimlerinin kullanımına açtık. Sadece son bir yılda 35 milyon vatandaşımızın kronik hastalık taramaları gerçekleştirildi, 7.3 milyon kişiye yeni tanı konuldu. Bu sayede hastalıkları erken dönemde tespit ettik, tedavileri zamanında başlattık ve milyonlarca vatandaşımızın yaşam kalitesini koruduk. Aile Sağlığı Merkezlerimize 2025 yılının ilk 10 ayında 374 milyon müracaat oldu. 3 milyon gebe, 2.1 milyon bebek ve 1.1 milyon çocuk izlemi gerçekleştirdik. Kanser taramalarında da önemli başarılar elde ettik. 5 milyon vatandaşımıza tarama yaptık, 19 bin kişiye erken kanser tanısı koyduk. Bu sayede binlerce vatandaşımızın hayatına dokunduk" dedi. "2002 yılında yüz bin canlı doğumda 64 olan anne ölüm oranını, 2024 yılında 11.5’e düşürerek tarihimizin en düşük seviyesine ulaştık" Anne ve çocuk sağlığının öncelikli alanlardan biri olduğunu kaydeden Memişoğlu, "2002 yılında yüz bin canlı doğumda 64 olan anne ölüm oranını, 2024 yılında 11.5’e düşürerek tarihimizin en düşük seviyesine ulaştık. 2002 yılında bin canlı doğumda 31.5 olan bebek ölüm hızını 2024 yılında 8.9’a düşürerek, önemli bir ilerleme kaydettik. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde 3 Ekim 2024 tarihinde başlattığımız ’Normal Doğum Eylem Planı’ sayesinde uzun yıllardır artış eğiliminde olan primer sezaryen oranını düşüşe geçirdik. Bir yıl içinde primer sezaryen oranında 4.1 puan, yani yüzde 12.3’lük düşüş sağladık. 3 bin 400 koordinatör ebemizle ve bin 524 gebe okulumuzla anne adaylarını doğuma hazırlıyoruz. Anne adaylarımızı doğum hakkında bilgilendirmek için Annelik Yolculuğu Mobil Sağlık uygulamasını geliştirdik ve kullanıma sunduk" diye konuştu. "Türkiye, dijital sağlıkta dünyanın örnek ülkeleri arasındadır" Bakan Memişoğlu şöyle konuştu: "Sene sonu itibarıyla 856 yeni ambulansımızı filomuza katmış olacağız. 2025 yılının ilk 10 ayında 4 bin 231 vatandaşımız, hava ambulanslarımız sayesinde sağlık hizmetine ulaştırıldı. Bakın, buradan bir müjde veriyorum: 2026 yıl sonu itibarıyla yerli ve milli GÖKBEY helikopter ambulanslarımız da görev başında olacak. Bu hava ambulanslarımız Türkiye’nin kendi mühendisliğiyle, kendi gücüyle ürettiği, hayat taşıyan birer gurur kaynağıdır. Hastane afet planlamalarımızla 20 bin kişilik UMKE ekibimizle ve gerçekleştirdiğimiz kapsamlı tatbikatlarla olası İstanbul depremi dâhil tüm afetlere karşı sağlık sistemimizi tam hazır hâle getirdik. Bugün Türkiye, dijital sağlıkta dünyanın örnek ülkeleri arasındadır. e-Nabız, e-Rapor, e-Reçete ve MHRS sistemleriyle sağlık verilerini en iyi şekilde yönetiyoruz. Bu sistemlerimiz, dünya çapında örnek gösterilerek, birçok ödüle layık görüldü. Hâlihazırda Aile Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Toplum Sağlığı Merkezlerinden oluşan birinci basamak yatırım programımızda bin 202 tesis bulunmaktadır. Bunlardan 461’inin inşaatı devam etmekte; 628’i proje ve arsa, 113’ü ise ihale aşamasındadır. 2. ve 3. basamakta ise 435 tesisi hizmete almayı planlıyoruz. Bunlardan 165’inin inşaat çalışmaları devam ediyor. 234’ü proje ve arsa aşamasında iken, 36’sı ihale aşamasına gelmiştir." Öte yandan toplantı salonuna üzerinde "Sağlık sistemi sorunları" yazılı doktor önlüğü ile gelen CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, hekimlerin ölmek istemediklerini belirterek, "Sağlıkta temel sorun çeteleşme. Bugün bir hastane ruhsatı 6.5. milyon dolar. Fark almayacağız diyorlar, özel hastanelere gittiğinizde cebinizdeki bütün paralar bitiyor, kredi kartı kullanmaya başlıyorsunuz. Aile Sağlığı Merkezi grup personeline kadro verilmiyor. Aile hekimleri çok hasta baksa para kesiyorlar, az hasta baksa para kesiyorlar" ifadelerini kullandı.
Başkan Kul: "Terme’nin en uzağıyla yakını arasına hizmet farkı yok"
21 Kasım 2025 Cuma - 12:09 Başkan Kul: "Terme’nin en uzağıyla yakını arasına hizmet farkı yok" zurna ile karşılanan Başkan Kul, coşkulu kalabalığa hitaben, "Bizim için Terme merkezi ile Örencik arasında hizmet farkı yok" diyerek, ilçenin tamamına eşit hizmet götürme sözünü yineledi. Terme’nin merkeze 40 kilometre mesafedeki en uzak noktası olan Örencik Mahallesi, önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Mahalle Muhtarı İlyas Bektaş’ın düzenlediği yemekli teşekkür davetine, Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’un yanı sıra, çok sayıda mahalle sakini katılım gösterdi. Mahalle halkı, kendilerine sunulan hizmetlerden duydukları memnuniyeti ifade etmek ve Başkan Kul’a teşekkür etmek amacıyla, heyeti davul-zurna eşliğinde karşıladı. Samimi ve neşeli atmosferde, davul-zurna ritimleriyle oyunlar oynandı ve hazırlanan ikramlar paylaşıldı. Başkan Şenol Kul, mahalle sakinleriyle bir araya gelerek yapılan hizmetlerin siyasi birliğin ve koordinasyonun eseri olduğunu vurguladı. İlçeye yatırımların devam ettiğini ifade eden Başkan Kul, "Bizim için Terme’ye hizmet yolunda en büyük gücümüz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın yakın ilgisi ve destekleri ile Samsun Milletvekillerimizin gayretleridir. Bu güçlü koordinasyon sayesinde Terme’nin en ücra köşesi dahi en kaliteli hizmete ulaşmaktadır. Büyükşehir Belediyemizin başlattığı beton yol çalışması, bu birlikteliğin en somut kanıtıdır. Tüm destekçilerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Uzaklık asla engel olmadı" Terme’nin her köşesine eşit ve kaliteli hizmet ulaştırma hedefiyle çalıştıklarını vurgulayan Başkan Kul, "Bizim için Terme’nin merkeziyle en uzak mahallesi arasında hiçbir fark yok. Uzaklık, bizim için hiçbir zaman engel olmadı, olmayacak. Biz göreve gelirken sadece merkeze değil, Terme’nin tamamına hizmet etme sözü verdik. Tüm vatandaşlarımızın yaşamını kolaylaştıracak hizmetleri ulaştırmak için gece gündüz çalışıyoruz. Termemizin her köşesine değer katmak en büyük sorumluluğumuz. Bizim için hizmetin adresi Terme’nin tamamıdır" diye konuştu.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Yunanistan’ın kıta sahanlığının dış sınırlarını meşru kılma çabaları sonuçsuz kalmaya mahkum ve hukuka aykırı tek taraflı adımlardır"
21 Kasım 2025 Cuma - 10:10 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Yunanistan’ın kıta sahanlığının dış sınırlarını meşru kılma çabaları sonuçsuz kalmaya mahkum ve hukuka aykırı tek taraflı adımlardır" Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "Yunanistan’ın bu MEB tasavvurları ve komşularıyla sınırlandırmadığı kıta sahanlığının dış sınırlarını DMP haritasına dercetmek suretiyle meşru kılma çabaları sonuçsuz kalmaya mahkum ve uluslararası hukuka aykırı tek taraflı adımlardır" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Birliği’nin (AB) Deniz Mekansal Planlama Platformu’nda kayıtlı Yunan Deniz Mekansal Planlama Haritası’na ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Keçeli, "Türkiye, BM’nin ilgili organlarının tavsiyeleri doğrultusunda yürütülen Deniz Mekansal Planlama (DMP) çalışmalarını yakından takip etmektedir. Bilindiği üzere ülkemiz 16 Nisan 2025 tarihinde ulusal DMP’sini ilan etmiş ve 12 Haziran 2025 tarihinde UNESCO Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu’na bildirmiştir. Avrupa Komisyonu DMP Platformu’nun internet sitesinde yer alan, Ege Denizi’nde ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarını ihlal eden Yunan DMP haritasının ’yetkili Yunanistan makamlarına’ atıfla güncellendiği görülmüştür. Uluslararası deniz hukukunun temel ilkelerini yok saymaya devam eden Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’de resmen ilan etmediği münhasır ekonomik bölgeyi (MEB), DMP haritasını araçsallaştırarak AB üzerinden kabul ettirmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Ülkemiz bu gayrihukuki oldubitti girişimini reddetmektedir. Türkiye, 18 Mart 2020 tarihinde Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığının dış sınırlarına dair hukuki pozisyonunu bütüncül olarak BM’ye bildirmiştir. Bu bakımdan Yunan DMP haritasında görselleştirilen Doğu Akdeniz’deki sözde MEB, Türk kıta sahanlığı içerisinde yer almaktadır. Yunanistan’ın bu MEB tasavvurları ve komşularıyla sınırlandırmadığı kıta sahanlığının dış sınırlarını DMP haritasına dercetmek suretiyle meşru kılma çabaları sonuçsuz kalmaya mahkum ve uluslararası hukuka aykırı tek taraflı adımlardır" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Hiçbir sivil toplum örgütüne kamunun bütçesinden kaynak ayıracak protokol yapmayız"
21 Kasım 2025 Cuma - 00:06 Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Hiçbir sivil toplum örgütüne kamunun bütçesinden kaynak ayıracak protokol yapmayız" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Biz hiçbir sivil toplum örgütüne, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ya da kamunun bütçesinden zerre miktarı kaynak ayıracak bir protokol yapmayız" dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi ve kesin hesabının görüşmeleri tamamlandı. Milletvekillerinin konuşmalarının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, soruları cevapladı. Çeşitli dernek ve vakıflarla yapılan protokollere ilişkin konuşan Bakan Tekin, "Ben size şimdi buradan bazı şeyler okuyacağım. Kadın Sağlıkçıları Eğitim ve Dayanışma Cemaati ile protokol imzaladık. Kadınla Demokrasi Tarikatı ile protokol imzaladık. Lösemili Çocuklar Cemaati ile protokol imzaladık. ’Çocuklar Gülsün Diye’ cemaatiyle protokol imzaladık. Türk Böbrek Cemaatiyle protokol imzaladık. Ben size defaten söyledim. Bakın, ben üniversitelerde yıllarca Anayasa Hukuku dersini anlatmış bir insanım ve şunu söylüyorum: Hukuk devleti içinde yaşıyoruz ve benim için bir sivil toplum örgütünün İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası ya da ilgili sivil toplum genel müdürlüğü bünyesinde akredite olmuş olması ya da Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde akredite olmuş bir vakıf olması sivil toplum olarak tanımlanması için yeterlidir" diye konuştu. LGS sınavında soruların sızdırılması iddialarına ilişkin yanıt veren Bakan Tekin, "Sınavı yapar yapmaz, yaptığımız gün biz bütün sınavlarda böyle. ÖSYM için de, bizim için de yapılan bütün sınavlardan sonra illerden bize ulaşan usulsüzlükler ya da herhangi bir sınav kurallarına aykırılık varsa biz gerekli işlemleri anında başlatırız. O gün de bu olaylarla ilgili olarak biz bir açıklama yaptık ve dedik ki, ‘Bazı illerimizde sınavla ilgili biz soruşturma açtık’. Bunlardan bir tanesinde de kamuoyuna çokça eleştiri tartışma konusu olan soruların sızdırıldığı iddiası ile ilgili yapılan açıklama var. Bununla ilgili bir açıklama yaptık. Resmi basın müşavirliğimizden açıklama yaptık" dedi. Bakan Tekin, "Ben gerçekten eleştiriye karşı saygılı bir insanım. Şahsımla ilgili Özgür Özel Bey başta olmak üzere kim hangi eleştiriyi yaptıysa yapsın hiçbirisine çıkıp da kaba bir ifade kullanmadım bugüne kadar. Fakat LGS ile ilgili mevzuda mevzu şöyle: Yaklaşık 1 milyon çocuğumuz hayatlarının tamamında etkisi altında kalacakları bir manipülasyon ortada söz konusu iken yaklaşık 13 defa açıklama yapmışız. ’Yok. Bakın biz burada sınav güvenliğini ihlal eden bir durum söz konusu değil. Gerekli tedbirleri aldık’ dememize rağmen kamuoyunda, sosyal medya ortamlarında birileri bu konuda ısrarlı bir biçimde çocuklarımızın geleceğini karartacak söylemler içerisine girdiler ve ben şahsen onları kastederek dedim ki: Bakın bu yanlıştır. Bu çocukların geleceklerini karartıyor. Bakın bugün çocuk hakları günündeyiz. Bu çocuklar ömürleri boyunca bu yalanın etkisinde kalacaklar" diye konuştu. Eğitim sistemine gelen eleştirilere cevap veren Tekin, "Eğer elinizdeki kitapçığı dikkatle okursanız, biz iyi olduğumuz yerleri de, eksik olduğumuz ve desteklerinizi istediğimiz yerleri de kitapçığımızın içerisine yazdık. Bu şekilde de devam edeceğiz. Bunun altını çizeyim. İkincisi, ben 1994 yılından beri eğitimin içerisindeyim. Üniversiteye araştırma görevlisi olarak başladım ve birçok üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştım. Milli Eğitim Bakanlığında 5 buçuk yıla yakın bir süre müsteşarlık yaptım. Dolayısıyla bu konuda lütfen bizim de en az sizin kadar Türkiye’deki eğitim öğretim sisteminin bilimsel, laik, demokratik ve çağdaş bir eğitim sistemi kurgulamaya çalıştığımızı lütfen kabul edin" ifadelerini kullandı. "Ben hukuk devletinin formasyonu içerisinde davranıyorum" Cemaat ve tarikatlara para aktarma ile ilgili iddiaya cevap veren Tekin, "Ben geçen yılda söyledim. Dedim ki bir tane vakıf gösterin, bir tane dernek gösterin. Eğer protokolümüzü iptal etmezsek bakın hiçbir şey bilmiyorum. Bunun altını çizerek söylüyorum. Biz hiçbir sivil toplum örgütüne, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ya da kamunun bütçesinden zerre miktarı kaynak ayıracak bir protokol yapmayız. Sivil toplum örgütleri arasında da bize yakın, bize uzak, bilmem ne ayrımı yapmayız. Ben hukuk devletinin formasyonu içerisinde davranıyorum" diye konuştu. "15 milyon İstanbul’un kişisel verilerini siyasi çıkarları uğruna satan kişi için niye bir şey demiyorsunuz" Diploma ve denklik belgelerinin sahte olduğuna yönelik gelen iddialara yanıt veren Tekin, "Bu konudaki her olayın arkasından soruşturmamızı açtık, gereğini yapıyoruz. Peki ben bir soru soracağım. 15 milyon İstanbul’un kişisel verilerini siyasi çıkarları uğruna satan bir kişi için niye bir şey demiyorsunuz? Evet. Ben soruyorum. Size söz konusunda bir cevap vereyim. Şimdi devam edelim. Şimdi iftira falan atıyorum. Ben İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nı dikkate alıyorum" şeklinde konuştu. Köy okullarına yönelik gelen sorulara cevap veren Tekin, "Biz köy okulları ile ilgili kararımızı alacağımızı söylemiştik ve bu yıl itibariyle tek bir öğrencisi dahi olsa köyden talep varsa köy okullarını açtık. Öğrenci sayısı bir olan köy ilkokulu sayımız 41, öğrenci sayısı 2 olan köy okulu sayısı ilkokulu sayısı 81, 3 olan 122, 4 olan 158, 5 olan 204, 6 olan 196, 7 olan 241. Öğrenci sayısı 8 olan 190 toplam 404 tane köy okulumuzu bu yaz itibariyle ilgili mevzuatın revize edilmesi sayesinde açtık" yanıtını verdi. MESEM’lerle ilgili soru üzerine Tekin, "MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuklarımıza ilişkin burada öyle bir şey yapıyorlar ki… Biz de bir babayız. Ben de bir öğretim üyesiyim, bir eğitimciyim. Ve bu olayların hepsinden biz de en az sizler kadar rahatsız oluyoruz. Ve bununla ilgili de gerekli tedbirleri, gerekli soruşturma süreçlerini yürütüyoruz. MESEM’ler ile ilgili olarak ben şunu söyleyeyim. MESEM’e kayıt olmak için 14 yaşını doldurmuş olmak şartı var. Uluslararası Çalı?ma Örgütü’nün ILO’nun hükümlerine uygun olmasından hareketle Anayasamız başta olmak üzere uluslararası sözleşmeler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca koordine edilen, takip yapılan iş sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yasal düzenlemeler doğrultusunda bütün bu işletmeler MESEM kapsamında veya bizim protokol okullarımızdaki iş yeri ve beceri eğitimlerinin tamamı bu mevzuata uygun olarak tasarlanmak zorundadır" dedi. Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesi kabul edildi.
Vakıflar Kanunu teklifi kabul edildi ve kanunlaştı
20 Kasım 2025 Perşembe - 23:18 Vakıflar Kanunu teklifi kabul edildi ve kanunlaştı Vakıflar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. TBMM Genel Kurulu’nda Vakıflar Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri düzenlendi. Kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı. Buna göre, afet bölgesi kabul edilen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde faaliyet gösteren seyahat acentaları 2025 yılı için aidat alınmayacak ve önceki döneme ait yıllık aidat borçları herhangi bir işleme gerek kalmaksızın silinmiş sayılacak. Marina, liman tesisleri, kıyı tesisleri, gemi/araç turizm aracı için kimlik bildirme zorunlulu olacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletme Merkez Müdürlüğü memur ve işçi kadrolarında bulunup, madde yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü koro ve toplulukları ile il Kültür ve Turizm Müdürlükleri bünyesindeki müzik topluluklarında ses ve saz sanatçısı olarak icra eden ve bir ay içinde başvuranlar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek sözlü ve yazılı sınavda başarılı olanlar 28 Şubat 2026 tarihine kadar sözleşmeli sanatçı pozisyonlarına atanacak. Belgesiz konaklama işletmelerinin elektronik ortamda tanıtım, pazarlama ve satış yapılması amacıyla ilan veren konaklama işletmesine mahalin en büyük mülki amirince her ilan için 25 bin TL idari para cezası uygulanacak. Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı yönetiminde bulunan saray, köşk, kasır, müze, tarihi fabrikalar ve diğer yapıların restorasyonu, çevre düzenlemesi ve ihyası sırasında bu mekanların buluntuları parsellerde gereken araştırma, sondaj ve arkeolojik kazı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığınca yapılacat ve yaptırılacak. Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara kira süresi 3 yıldan 5 yıla çıkartılacak. Sermayesinin tamamı Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait olan şirketlerin faaliyetlerini yürütürken ihtiyaç duyduğu taşınmazlar, Genel Müdürlük tarafından rayiç bedelinden düşük olmamak üzere bu şirketlere doğrudan kiraya verebilecek. Uludağ Alanında Kanun kapsamında doğal sitler ve tabiat varlıkları ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne verilen görevler, Başkanlık tarafından yerine getirilecek. Gelibolu Tarihi Alanı arkeolojik, coğrafi, kültürel ve tarih varlıkları göz önüne alınarak ilgili kurumların görüşü, Başkanlığın teklifi ve Bakanlığın uygun görüşü üzerine Cumhurbaşkanı kararı ile Tarihi Alan sınırları genişletilebilecek. Çanakkale Savaşlarıyla ilgili her türlü silah, teçhizat, kıyafet, aksesuar, belge ve benzeri malzemeler korunması gerekli taşınır kültür varlığı sayılacak. Çanakkale Savaşları ve tarihi Alana ilişkin müze kurulabilecek.