POLİTİKA
Bakan Memişoğlu: "Yerli üretimin kalitelisini ve iyi niyetlisini destekleyeceğiz" 05 Mart 2026 Perşembe - 12:23:54 Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Yerli üretimi desteklemeye devam edeceğiz. Yerli üretimin kalitelisini ve iyi niyetlisini destekleyeceğiz" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, tıbbi cihaz sektörü temsilcileriyle iftar yemeğinde bir araya geldi. Programda konuşan Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık hizmetlerinde iyi bir noktada olduğunu anlatarak, "Çevresinde birçok ateş çemberiyle birçok çatışmanın ve huzursuzun olduğu bir yerde gerçekten vaha gibi, çatışmanın olmadığı ve öngörülebilir bir ülkeyiz şu anda. Demokratik bir ülkeyiz. O nedenle dünyanın şu andaki kargaşasındaki bu durumdan böyle stabil olan, öngörülebilen, demokrasi içinde olan ve sağlık çalışanıyla, altyapısıyla dünyaya örnek olabilecek bir ülkede çok iyi şeyler yapabiliriz. Dünyanın bugün yatırımcı kuruluşları Türkiye’yi merkez olarak seçmiş veya seçmeye devam edecekler diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Yerli üretimin kalitelisini ve iyi niyetlisini destekleyeceğiz" Yerli üretimin önemini vurgulayan Memişoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye sadece bir pazar değil. Onların ortağı olabilecek kapasiteye ulaştığını onlara inandırmamız ve onların da yatırımı Türkiye’ye daha çok yapmasını sağlamamız lazım. Aynı zamanda yerli üretim olarak da onlar kadar kaliteli, onlar gibi dünyaya networkünü ulaştırabilen markalar oluşturmamız lazım. Çünkü ben eminim sağlık sektörü bunu başarabilecek hem insan gücüne sahip hem de altyapıya sahip. Bugün savunma sanayiinin gelişmesi bizim için de bir fırsat. Çünkü sağlıktaki ürünlerin birçoğuna benzer şekilde savunma sanayii bunları geliştirmiş durumda. Onun için biz bu konuda yerli üretimi de desteklemeye devam edeceğiz. Yerli üretimin kalitelisini ve iyi niyetlisini destekleyeceğiz."
05 Mart 2026 Perşembe - 12:08 Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Ege adalarının statüsüne ilişkin açıklamalar gayriciddi, talihsiz ve zamansız" Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, "Son günlerde Ege Adalarının Silahsızlandırılmış Statüsü hilafına yapılan açıklamaları gayriciddi, talihsiz ve zamansız buluyoruz" dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, resmi sosyal medya hesabından Ege Adalarının Silahsızlandırılmış Statüsü’ne ilişkin son dönemde yaşanan gelişmeler hakkında açıklamada bulundu. Keçeli, son günlerde Ege Adalarının Silahsızlandırılmış Statüsü’ne aykırı yönde yapılan açıklamaları ciddiyetsiz, talihsiz ve zamansız bulduğunu ifade etti. Keçeli, son gelişmeleri fırsata çevirmek isteyen ve her fırsatta NATO müttefiki Yunanistan ile ikili ilişkileri zehirlemeye çalışan bazı çevrelerin yeni bir oldubitti girişiminde bulunmasının şaşırtıcı olmadığını da belirtti. "Ege adalarının statüsüne ilişkin açıklamalar gayriciddi, talihsiz ve zamansız" Keçeli, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Son günlerde Ege Adalarının Silahsızlandırılmış Statüsü hilafına yapılan açıklamaları gayriciddi, talihsiz ve zamansız buluyoruz. 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması çerçevesinde gayriaskeri statü altına alınan Doğu Ege Adaları ve Oniki Adaların objektif hukuki statüsünde tartışmaya açık bir husus bulunmamaktadır. Hal böyleyken, bölgemizde yaşanan son gelişmeleri fırsata çevirmek isteyen ve her vesileyle NATO müttefikimiz Yunanistan’la ikili ilişkilerimizi zehirlemeye gayret gösteren bazı çevrelerin yeni bir oldubitti teşebbüsünde bulunmaları esasen şaşırtıcı değildir. Türkiye’yi revizyonizmle suçlayan bu çevrelerin uluslararası hukuk hilafına atacakları her adım yok hükmündedir. Daha da ibret verici olan husus ise bu zihniyetin geçmişte Kıbrıs Adası’nın ortak sahibi olan Kıbrıslı Türkleri toplu halde yok etmek isterken, bugün onları da koruyacaklarını iddia etmeleridir. Bilinmesini isteriz ki Kıbrıslı Türkler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, anavatan ve garantör Türkiye’nin de desteğiyle kendi güvenliğini sağlamaya muktedir olup, başka hiç kimseye muhtaç değildir. Bölgemizde yaşanan gelişmeler barış ve istikrara olan samimi bağlılığın önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. İç politikaya yönelik saiklerle mesnetsiz iddialarda bulunmayı ve ülkemiz aleyhine dezenformasyon yapmayı adet haline getiren çevrelere, oldubittilere izin vermeyeceğimizi bu vesileyle tekrar hatırlatıyor ve kendilerini sağduyuya davet ediyoruz."
05 Mart 2026 Perşembe - 11:32 AK Parti yerel yönetimler başkanı Demir Düzce’ye geldi AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, beraberindeki heyet ile Düzce’ye geldi. Programının ilk durağında Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’yü ziyaret eden Demir, belediye hizmetleri ve Ramazan ayında yapılan çalışmaları istişare etti. Daha sonra Düzceli vatandaşları ziyaret ederek, iftar ve teravih vakitlerinde bir araya geldi. Düzce’de Ramazan’ın manevi iklimi vatandaşlarla bir arada yaşanmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı sonrası şehirlerde vatandaşlarla bir araya gelmek üzere ziyaretler yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, MKYK Üyesi Mücahit Yanılmaz ve beraberindeki heyet ile Düzce’ye geldi. İlk olarak Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’yü makamında ziyaret eden Demir, burada belediye hizmetleri ve yerel yönetimlerin talepleri konusunda Başkan Özlü ile istişare etti. Belediye ziyaretinin ardından Demir ve beraberindeki heyet, AK Parti İl Teşkilatı ile bir araya geldi. Başkan Demir, Belediye Başkanı Özlü ve İl Başkanı Hasan Şengüloğlu’ndan çalışmalar hakkında bilgi alarak, teşkilata özverili çalışmaları için teşekkür etti. Düzce Belediyesi Gazze’de iftar verecek AK Parti İl Başkanlığı ziyareti sırasında açıklama yapan Başkan Faruk Özlü, Düzce Belediyesi olarak mecliste alınan karar ile Gazze’de iftar vereceklerini belirterek, Ramazan ayında paylaşmanın önemini bir kez daha vurguladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir de yaptığı açıklamada Ramazan ayının önemine vurgu yaparak, Belediye Başkanı Faruk Özlü’nün Düzce için büyük bir şans olduğuna dikkat çekti ve şöyle konuştu: "Bizim için Ramazan son derece önemli. Nasıl ramazan biz inanlar için muhasebe ayıdır, yani geçmiş bir yılımıza bakarız, onun mizanını tutarız. Bir sonraki ramazanın da hesabını yaparız. AK Parti olarak da aynı şeyi yapıyoruz. Neticede belediye başkanımız ile birlikte bir program yapmıştık. Bütün yardımcı arkadaşlarımız kendi bölgelerinde bu çalışmaları yapıyorlar. Cumhurbaşkanımızın bize gösterdiği bu yolda millete layık olabilmek için her şeyi yapıyoruz. AK Partili belediyeler çalışan, üreten belediyelerdir. Proje yapan ve hayata geçiren belediyelerdir. İnsanların ihtiyaçlarını gören ve hatta ihtiyaçları önceden görerek proje üreten belediyelerdir. Şehirde yaşayan insanların kimliklerine katkıda bulunacak belediye hizmetleri yaparız. Düzce’miz bu açıdan şanslı bir ilimiz. Belediye başkanımız, bakanlık yapmış, siyaset yapmış, bürokrasiyi iyi bilen, Düzce’de 8 yıldır en güzel hizmeti sunan, bizim gözbebeğimiz belediye başkanlarımızdandır. Sürekli kendisi ile görüşüyoruz." İftarda öğrencilerle buluştular Düzce ziyareti kapsamında Düzceli vatandaşların hanelerinde temaslarını sürdüren heyet, İstanbul Caddesi esnafı ile hasbihal etmeyi de ihmal etmedi. Konuralp Orhangazi Camii’nde geleneksel olarak düzenlenen organizasyonda öğrenciler ile birlikte iftar yapan AK Parti heyetinin, buradaki sohbetlerinin ardından program sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz"
02 Mart 2026 Pazartesi - 20:16 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkez binasında gerçekleştirilen AK Parti Genel Merkez 2026 İftar Buluşması’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, AK Parti olarak manevi duyguların doruk noktasına çıktığı, sevginin, muhabbetin, yardımlaşmanın, dayanışmanın daha bir anlam kazandığı Ramazan ayını en güzel şekilde idrak etmenin çabasında olduklarını ifade ederek, genel merkez birimleri, milletvekilleri, kadın kolları, gençlik kolları, ve yerel yönetimlerle tam kadro sahada olduklarını aktardı. Erdoğan, Ramazan ayında yurt içinde olduğu gibi Halep’ten Saraybosna’ya, Varna’dan Prizren’e kadar yurtdışındaki birçok yerde Ramazan coşkusunu birlikte paylaştıklarını da sözlerine ekledi. "Eğer yaraları sarabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyoruz demektir" Temel misyonlarının her zaman ve her yerde vatandaşlarla birlikte olmak olduğunu söyleyen Erdoğan, "Eğer yaraları sarabiliyorsak, dertlere derman olabiliyorsak, sorunlara çözüm üretebiliyorsak, milletimizin hayır duasını alabiliyorsak işte o zaman vazifemizi yerine getiriyor ve bulunduğumuz makamın hakkını veriyoruz demektir. Biz 23 yıldır hep bunu yaptık. İnşallah aynı çizgide ilerleyeceğiz. 86 milyonun emanetini ve yüz milyonlarca mazlumun umudunu taşıyan bir kadro olarak durmak, duraklamak, rehavet içine girmek gibi bir şansımız, böyle bir lüksümüz yok. Özellikle çıkar amaçlı suç örgütlerinin dikte ettiği gündemlere hapsolmuş muhalefetin vizyonsuzluğuna bakarak hızımızı düşüremeyiz. Tempoyu sürekli artırmak, çıtayı biraz daha yükseğe çıkarmak zorundayız. Dolayısıyla koşturmaya devam edeceğiz. Daha fazla kalbe dokunmaya devam edeceğiz. Daha çok insanımızın elini tutmaya devam edeceğiz. Durmadan, dinlenmeden özellikle hiçbir insanımızı ayırmadan 86 milyonu muhabbetle kucaklamayı sürdüreceğiz. Son gününe kadar inşallah Ramazan-ı Şerif’i bu şekilde değerlendirmenin sabır ve samimiyet sınavını vermenin mücadelesi içinde olacağız" ifadelerini kullandı. "Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşıyoruz" Türk milletinin dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgelerinden birinde yaşadığına dikkati çeken Erdoğan, "Halihazırda uluslararası gündemi meşgul eden sorun, kriz ve çatışmaların kahir ekseriyeti bizim coğrafyamızda vuku buluyor. Mesela ümmetin kalbinde kapanmayan bir yara olan Filistin meselesi 80 yıldır kanamaya devam ediyor. 72 binden fazla şehit verilen katliamların ardından Gazzeli kardeşlerimiz son derece çetin şartlarda hayata tutunmaya çalışıyor. Sudan’da dökülen kardeş kanı hepimizin yüreğini dağılıyor. Geçen yılki saldırıların ardından Lübnan’daki istikrar ortamı maalesef tam olarak tesis edilemedi. Suriye’deki komşularımız bir milyon Suriyelinin hayatına mal olan 13 buçuk yıllık zulümden sonra yeniden ayağa kalkmak, yeniden huzura kavuşmak için yoğun bir mücadele içindeler. Kuzeyimiz aynı şekilde. Geçen hafta beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında gösterilen tüm diplomatik çabalara rağmen barışa giden yol henüz açılmadı. Doğu Akdeniz’den Karadeniz’e ve Basra Körfezi’ne uzanan geniş bölgemiz, sorunlarla gerilimlerle ve ardı arkası kesilmeyen krizlerle boğuşuyor" diye konuştu. "Merhum Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum" Türkiye’nin etrafında görülen çatışmalara İran’a yönelik saldırıların da eklendiğini belirten Erdoğan, "Şimdiye kadar saldırılarda aralarında İran dini lideri Ali Hamaney’in yanı sıra sivil ve askeri yetkililer ile masum çocukların da olduğu çok sayıda İranlı kardeşimiz hayatını kaybetti. Merhum Hamaney’i başta olmak üzere saldırılarda hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, İran halkına ülkem ve milletim adına bas sağlığı diliyorum. Komşuları ve kardeşleri olarak İran halkının acısını paylaşıyoruz. Her savaşta olduğu gibi burada da çatışmaların tüm yükünü sivillerin ve hiçbir günahı olmayan masum sabilerin çektiği bu acıyı görmekten büyük üzüntü duyuyoruz" açıklamasında bulundu. "Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan ihtilafa Türkiye olarak ilk günden itibaren diplomatik yollarla çözüm bulunması için gayret gösterdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Taraflar arasındaki tansiyonun daha fazla tırmanmaması için bölgedeki dost ve kardeş ülkelerle birlikte elimizden geleni yaptık. Fakat müzakere masasından umut edilen netice çıkmadı. Kandan ve kaostan beslenen İsrail’in de tahrikleriyle maalesef anlaşmazlık büyüyerek sıcak çatışmaya dönüştü. Karşılıklı misillemelerden Körfez’deki kardeşlerimiz de olumsuz etkilendi. Bunun üzerine hemen harekete geçtik. Cumartesiden bu yana Amerikan Başkanı Sayın Trump, Katar Emir’i Şeyh Temim, Kuveyt Emiri Şeyh Meşal, Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Muhammed Bin Zayed, Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Von der Leyen, Almanya Şansölyesi Merz, NATO Genel Sekreteri Rutte gibi birçok liderle kapsamlı görüşmelerimiz ve istişarelerimiz oldu. Bu görüşmelerde Körfez’deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletmenin yanı sıra savaşı durdurmak için neler yapabileceğimizi ele aldık. Ateşkes tesis edilene ve bölgemizde tekrar sükunet hakim olana kadar her düzeyde temaslarımızı yoğunlaştıracağız" dedi. "Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" Türk milletinin kendisi için istediğini komşusu için de istediğini dile getiren Erdoğan, "Tarihimizin hiçbir döneminde komşularımızın evindeki yangınlara bigane kalmadık. İlkeli, onurlu, insan hayatını merkeze alan barışçıl bir politika izledik. Bizim 23 yıldır bölgesel barış ve istikrar için nasıl samimiyetle yola çıktığımızı, uluslararası siyaseti nasıl takip eden bir politika güttüğümüzü herkes biliyor. Hiçbir karşılık beklemeden yürüttüğümüz bu çabaların haklılığı bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Biz sulhun tarafındayız. Kan akmasın, gözyaşları dinsin, bölgemiz artık yıllardır hasretini çektiği kalıcı huzura kavuşsun istiyoruz" diye konuştu. "Yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor" Özellikle Ramazan ayında Türkiye’nin hemen yanı başında çatışma, savaş, gerilim ve katliam görmek istemediklerine vurgu yapan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İran’ı hedef alan gayri hukuki saldırılarla bütün ilgili tutumumuz da bu yöndedir. İran bizim komşumuzdur. 1639’tan beri sulh u salah içinde olduğumuz İran halkı da bölgedeki diğer halklar gibi bizim kardeşimizdir. Asırlardır yan yana barış içinde yaşadık. İnşallah daha nice asırlar boyunca İranlı kardeşlerimizle yan yana sulh u sükun içinde yaşayacağız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanması ve diyalog kapısının açılmasıdır. Şayet gerekli müdahalede bulunulmazsa çatışma sürecinin bölgesel ve küresel güvenlik açısından ciddi neticeleri olacaktır. Böyle bir sürecin ortaya çıkartacağı ekonomik ve jeopolitik belirsizlikleri ise kimse taşıyamaz. Bunun için yangının daha fazla büyümeden söndürülmesi gerekiyor. Elbette bu hassas süreçte ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğiyle ilgili tüm tedbirleri de alıyoruz. Hiçbir ihtimali göz ardı etmeden her gelişmeyi dikkatle analiz ediyor, her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar tetkik ve tahlil ediyoruz. Güvenlik ve istihbarat birimlerimiz sağdaki gelişmeleri zaten çok dikkatli biçimde takip ediyorlar. 86 milyonun kılına zarar gelmemesi adına devletimize düşen görev neyse bize hangi sorumluluk düşüyorsa harfiyen yerine getiriyoruz. Milletimiz bize güvenmeye devletine güvenmeye devam etsin." "Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kriz yönetiminde ciddi tecrübe sahibi, dirayetli, liyakatli kadrosuyla emniyette olduğunun da altını çizerek, "İttifak ve iktidar olarak ne yapılmaya çalışıldığını biliyoruz. Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz. Kurulan tuzakları, yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz. Hangi ham hayallerin peşinde koşulduğunu çok iyi biliyoruz. Tüm bunlarla birlikte ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı da gayet iyi biliyoruz. Bölgemizdeki diğer tüm krizlerde olduğu gibi inşallah bu fırtınalı sulardan da ülkemizi sahili selamete çıkartacağız. Güçlü dış politikasıyla, güçlü ekonomisiyle, güçlü savunma sanayisiyle, güçlü askeri kapasitesiyle, hepsinden önemlisi güçlenmiş iç cephesiyle Türkiye inşallah her türlü badirenin üstesinden alnının akıyla gelecektir. Hiç kimse endişe etmesin" açıklamasında bulundu.
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez"
02 Mart 2026 Pazartesi - 19:34 AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez. Bir ülkenin rejiminin bahane edilmesi demek son derece subjektif kriterlerle her isteyenin önüne gelen ülkeye müdahale etmek için bir bahane üretmesi ve bir girişimde bulunması demektir" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) devam ederken basın açıklaması gerçekleştirdi. Çelik, MKYK toplantısında İran’da yaşanan gelişmeler ve Meclis çalışmalarında gelinen son durumun ele alındığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise İran’da meydana gelen gelişmeler konusunda kapsamlı bir değerlendirme yaptığını ifade etti. Bugün gelinen noktada İran’a yapılan saldırının hiçbir meşruiyeti olmayan bir saldırı olduğunu aktaran Çelik, "Komşumuz İran’a ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı hukuksuzdur, uluslararası hukuka aykırıdır, hakkaniyetsizdir ve hukuki meşruiyetten yoksundur. Üstelik nükleer konularla ilgili müzakereler devam ederken böyle bir saldırının yapılması, diplomasinin; masa kurarak çözüm üretme stratejisinin tamamen berhava olduğu bir döneme girildiğini gösteriyor. Diplomasi, daha önceden karar verilmiş bir saldırının taktik örtüsü ya da oyalayıcısı olamaz. Onun için masa kurulmasına rağmen bu saldırı gerçekleşti. Sayın Cumhurbaşkanımız, özellikle böyle bir masanın kurulması konusunda yoğun bir enerji ortaya koyarak Başkan Trump’la, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’la ve diğer taraflarla görüşmeler gerçekleştirdi. Esasında masa çalışırken böyle bir saldırının gerçekleşmesi son derece yanlış, son derece sıkıntılı sonuçlar doğuracak hakkaniyetsiz ve hukuksuz bir girişimdir" ifadelerini kullandı. ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucu İran’da başta dini lider olmak üzere birçok üst düzey askeri ve siyasi ismin ve sivillerin hayatını kaybettiğine değinen Çelik, bu kayıplardan dolayı İran halkına taziyelerini sundu. "Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Cumhurbaşkanımızın verdiği mesaj; İran konusundaki ilkeleri ortaya koyduktan sonra bir an evvel çatışmanın durması ve bu çerçevede tekrar çözümün masada aranması gerektiğine dairdir. Egemen bir ülkeye dönük olarak, BM üyesi bir ülkeye dönük olarak bu şekildeki müdahalelerin hukuki bir temeli yok. Bunlar herhangi bir şekilde hiçbir şekilde mazur gösterilemez. BM üyesi egemen bir ülkenin toprak bütünlüğüne, devlet aygıtına ve yöneticilerine saldırılması uluslararası düzen açısından bambaşka bir aşamaya geçildiğini gösteriliyor ki bu düzenin ortadan kalkması demektir. Özellikle de bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez. Bir ülkenin rejiminin bahane edilmesi demek son derece subjektif kriterlerle her isteyenin önüne gelen ülkeye müdahale etmek için bir bahane üretmesi ve bir girişimde bulunması demektir. Dolayısıyla rejim değişikliği gibi konuların ne kadar büyük facialara yol açtığı çeşitli ülke örneklerinde de görülmüştür ve bunu yanlışın ısrarla tekrar edilmesi, savaşların bitirilmesinden bahsedilirken bütün bölgeyi kapsayacak hatta küresel düzeye sıçrayacak bir savaş mekaniğinin çalıştırılması son derece yanlış bir yaklaşım olmuştur" açıklamasında bulundu. "Kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma gibi bir hakkı yoktur" Bir ülkenin askeri kapasitesinin yanı sıra topyekun devlet mimarisinin hedef alınmasının aslında büyük bir kaosun amaçlanması anlamına geldiğini vurgulayan Çelik, "Bir ülkenin devlet mimarisini çökertmek üzere hareketlenmek ya da Netanyahu’nun kabine üyelerinin ifade ettiği şekilde devlet mimarisini; o toplumu ayaklanmaya çağırarak, o toplum içerisinde iç savaş çıkartmaya çağırarak çökertmeye çalışmak çok daha büyük faciaların tetikleyicisidir. Esasında bu başlı başına bir suçtur. Dolayısıyla herhangi bir şekilde kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma gibi bir hakkı yoktur. O ülkelerin devlet mimarisinin hedef alınması çok büyük facialara davetiye çıkarmak anlamına gelecektir" dedi. Çelik, Türkiye’nin İran sınırından gerçekleşecek büyük bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalmasının söz konusu olduğu durumda devlet birimlerinin tam bir koordinasyon içerisinde gereken hazırlıkları yaptığını da sözlerine ekledi. "Tüm küresel ekonomiyi etkileyecek birtakım dalgalar bekleniyor" ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından küresel olarak etki etmesi beklenen ekonomik durumlara da değinen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Tüm küresel ekonomiyi etkileyecek bir takım dalgalar bekleniyor. Bu çerçevede ekonomimiz üzerinde de geçici etkileri olabilecektir. Ekonomi diğer bir başlıktır. Ekonomimiz geçmişte de birçok şokla karşı karşıya kaldı. Bu bakımdan ekonomi yönetimimiz krizleri yönetme konusunda tecrübelidir" şeklinde konuştu. Bir gazetecinin CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "AK Parti’nin ABD ve İsrail’in saldırganlığına dayanan yeni dünya düzeni arzularına karşı yeterince eleştirmediği"ne yönelik sözlerinin sorulması üzerine Çelik, "Sayın Özel’in dış politikada ne dediği, anlaşılmıyor. Bir siyasi geleneğimiz var. Geçmişteki CHP genel başkanları da bu siyasete riayet etmiştir. Bugün etrafımız ateş çemberi. Siyasi birlik, siyasi dirlik çağrısı yapılacaksa onun söyleneceği gün bugündür. Geçmişteki CHP genel başkanlarının çok sağduyulu açıklamaları olmuştur. Özgür Özel de daha sağduyulu, daha hakkaniyetli, etrafımızdaki durumu iyi analiz eden açıklamalar yapar, CHP’nin bunu yapmasında fayda vardır."
Başkan Yalım, Atatürk Mahallesi’nde yüzlerce vatandaşla iftar sofrasında bir araya geldi
02 Mart 2026 Pazartesi - 18:53 Başkan Yalım, Atatürk Mahallesi’nde yüzlerce vatandaşla iftar sofrasında bir araya geldi Uşak Belediyesi, Ramazan ayının manevi duygusunu şehrin dört bir yanına taşımaya devam ediyor. Bu kapsamda Atatürk Mahallesi Şekerevleri Pazar Yeri’nde düzenlenen toplu iftar programı, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Uşak Belediyesi’nce düzenlenen iftar programı çocuklar için Ramazan ayına özel tiyatro ve ney dinletisi eşliğinde başladı. Etkinlikte, iftar öncesi okunan dualarla manevi duygular doruğa çıktı. Özenle hazırlanan iftar sofralarında mahalle sakinleri ezanın okunmasıyla birlikte oruçlarını açarken, alanda sıcak ve samimi bir atmosfer hakim oldu. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım iftar öncesi yaptığı konuşmada Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini vurgulayarak bu konuda kentte birlik ve beraberliği sağlamanın en büyük hedefleri olduğunu söyledi. Başkan Yalım sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden Uşak Belediyesi’nin, ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmadan toplumun her kesimine dokunan çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Öte yandan Ramazan ayının sadece vatandaşlar için değil çocuklar için de unutulmaz anılarla dolmasını hedefleyen Bakan Yalım, "Görüyoruz ki burada kurduğumuz gönül sofrası, sadece bir iftar buluşması olmanın ötesine geçerek toplumsal dayanışmanın güçlü bir sembolü haline geldi. Biz burada ayrıca yavrularımızın hafızalarında kalacak en güzel anıları oluşturmak adına programlarımızda onlar için birçok eğlence düzenliyoruz. Uşak Belediyesi olarak onlar için sürprizler ve hediyeler hazırladık. Evlatlarımızın bu manevi atmosferi ve huzurlu ortamı ömür boyu hatırlamasını temenni ediyoruz" dedi. Öte yandan iftara katılan mahalle sakinleri düzenlenen iftar programından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu anlamlı organizasyon için Başkan Özkan Yalım’a teşekkür etti. Uşak Belediyesi toplu iftar programları Ramazan ayı boyunca farklı mahallelerde devam edecek. 5 Mart Perşembe - Karaağaç Mahallesi Müjde İlkokulu, 8 Mart Pazar Cumhuriyet Mahallesi SSK Pazar yeri, 10 Mart Salı Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Cuma pazarı, 11 Mart Çarşamba Fatih Mahallesi Fatih pazaryeri, 13 Mart Cuma Karaağaç Mahallesi Karaağaç Pazar yeri, 15 Mart Pazar Kemalöz Mahallesi Kemalöz Pazar yerinde yapılacak.