Son Dakika
|
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Trump’tan İran’a yeni tehdit: "Bugün başlarına ne geleceğini izleyin"
Tokat’ta 5.5 büyüklüğünde deprem!
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
ABD ordusu: "B-2 bombardıman uçakları İran'a yönelik saldırılar için havalandı"
İran Devrim Muhafızları: "İsrail’deki hedeflere 1 ve 2 tonluk 30 ağır füze fırlattık"
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye'nin çok büyük bir değerini kaybettik"
ABD açıkladı: Irak'ta düşen uçaktaki 6 asker hayatını kaybetti
İlber Ortaylı’nın eşi: "Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı"
Prizde unutulan şarj aleti yangın çıkardı: 16 kişi hastanelik oldu
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
POLİTİKA
AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi
14 Mart 2026 Cumartesi - 04:24:12
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.
13 Mart 2026 Cuma - 23:31
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır"
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27
Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
13 Mart 2026 Cuma - 23:22
Bakan Gürlek: "Hedefimiz daha hızlı işleyen daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haliç kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Gürlek’in yanı sıra, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. "Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" Adaletin devletin en sağlam ayağı olduğuna dikkat çeken Gürlek, "Adalet, devletin en sağlam dayanağıdır. Topluma güven veren ve onu ayakta tutan en temel değerdir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda devletin temeli adalettir. Tarih boyunca kurduğumuz her devletin arkasında, hakkaniyet, vicdanın ve adalet duygusunun rehberliği olmuştur. Bizim geleneğimizde adalet yalnızca bir yönetim ilkesi değildir; adalet aynı zamanda toplumun düzeninin, huzurun ve birlikte yaşama iradesinin en güçlü teminatıdır. Çünkü biliriz ki adalet yerini buldukça devlet sağlamlaşır, adalet tecelli ettikçe millet geleceğe güvenle yürür. Bu nedenle adalet, yalnızca hukuk düzeninin değil; aynı zamanda toplumsal huzurun ve ortak vicdanın da temelidir. Toplum adalete yalnızca sonuçlara bakarak güven duymaz. İnsanlar, sürecin de adil olduğuna inandıklarında adalet duygusu gerçek anlamını bulur. Bu nedenle bizim için en önemli meselelerden biri, milletimizin adalete olan güvenini her geçen gün daha da güçlendirmektir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz reformların temel amacı da tam olarak budur. Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Bizim hedefimiz daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Bakan Gürlek, "Bizim hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise; adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir. Bu hedef doğrultusunda, adalet teşkilatımızın her bir mensubunun emeği ve sorumluluk bilinci en büyük gücümüzdür. Dün, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güzel ifadesi olan ve tarihimiz açısından büyük öneme sahip bir günün yıl dönümünü idrak ettik. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesini ve ruhunu en güçlü şekilde dile getiren bir simge olarak sonsuza dek kalplerimizde yerini almıştır. Mehmet Akif’in dizelerinde hayat bulan o eşsiz ruh; milletimizin zorluklar karşısında dimdik durma azminin, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun ölümsüz bir nişanesidir. Bugün burada, İstanbul’un kadim sokaklarının ve Boğaz’ın eşsiz maviliğinin ortasında, bu ruhu bir kez daha hissediyor, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüde birlik ve beraberliğimizi pekiştiriyoruz. Akif’in dizelerinde sadece bağımsızlık yoktur. Aynı zamanda adalet duygusu, haysiyet ve millet iradesi vardır. Çünkü bu millet tarih boyunca hakkı üstün tutan bir medeniyet kurmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğimizde adalet, devletin en değerli ilkesi olmuştur. Ve bizler de bugün aynı sorumluluğun taşıyıcıları olarak, tarih boyunca adaletin ışığını taşıyan bu kadim şehirde, hakkın ve hukukun savunucuları olarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mart 2026 Cuma- 09:41
Başkan Çelebi vatandaşların sorunlarını dinledi
2
13 Mart 2026 Cuma- 09:46
Öğrenciler, ’zimem defteri’ geleneğiyle borçları ödedi
3
12 Mart 2026 Perşembe- 20:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur"
4
13 Mart 2026 Cuma- 22:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir"
5
11 Mart 2026 Çarşamba- 12:48
Bakan Çiftçi: "APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 20:07
Bakan Ersoy: "Bu millet can cana, gönül gönüle verdikçe geleceğimiz güçlü ve aydınlık olacaktır"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hızır Orucu Lokması’nda Alevi-Bektaşi dedeleriyle bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ümraniye Kazım Karabekir Cemevi’nde düzenlenen Hızır Orucu Lokması’nda Alevi-Bektaşi dedeleri, cemevi temsilcileriyle araya gelerek, ortak manevi mirasın birlik ve dayanışmayı güçlendiren temel değer olduğunu vurguladı. Birlik ve beraberlik içinde kurulan gönül sofrasında konuşan Bakan Ersoy, "‘Ya Hızır’ diyerek kurulan; birlik ve dirliğimizin nişanesi olan bu sofrada sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. Hızır Orucu’nun sabır, paylaşma ve dayanışmayı temsil ettiğini belirten Ersoy, bu geleneğin zor zamanlarda umudu diri tutan ve toplumsal kardeşliği güçlendiren önemli bir değer olduğuna dikkat çekti. Konuşmasında ortak manevi mirasa da değinen Bakan Ersoy, Yesevi’den Yunus’a, Hacı Bektaş’tan Mevlana’ya uzanan değerler dünyasının farklılıkları bir arada tutan güçlü bir birlik mayası oluşturduğunu ifade etti. Bakan Ersoy, sevgi, hoşgörü ve adaleti merkeze alan Alevi-Bektaşi öğretisinin toplumsal beraberliğe katkısına vurgu yaptı. Bakan Ersoy, Bakanlık olarak milli ve manevi mirası bütün unsurlarıyla korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaya kararlılıkla devam edeceklerini belirterek, "Bu millet can cana, gönül gönüle verdikçe geleceğimiz güçlü ve aydınlık olacaktır" dedi. Kazım Karabekir Cemevi Başkanı Erdal Ahi, Hızır ayının anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada, bu ayın inanç dünyasında sabır, paylaşma ve dayanışmayı temsil ettiğini belirtti. Hızır’ın darda kalanın yardımına yetişen, umudu diri tutan manevi bir değer olduğuna işaret eden Ahi, "Hızır demek, zor zamanda kapıyı çalan iyilik demektir" ifadelerini kullandı. Hızır ayı boyunca tutulan oruçların sabrı, paylaşmayı ve birbirini anlamayı hatırlattığını dile getiren Ahi, komşunun halini gözetmenin, lokmayı bölüşmenin ve kırgınlıkları geride bırakmanın bu ayın en kıymetli tarafı olduğunu vurguladı. Yollarının birlik, kardeşlik ve rızalık yolu olduğunu kaydeden Ahi, programa katılımlarından dolayı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür ederek, ziyaretin kendilerini onurlandırdığını ifade etti. Hızır Lokması’na Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve Alevi- Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin katıldı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 18:47
Bakan Bayraktar: "2026, müjdeler yılı olarak bizlere nasip olacak"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Yarın yine tarihi bir adım atacağız. Çağrı Bey gemimizi, Mersin Taşucu’ndan Somali’ye uğurlayacağız ve Somali’de petrol arayacağız. İnşallah 2026 bu anlamda bir keşif yılı, bir müjdeler yılı olarak bizlere nasip olacak" dedi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 18:08
Bahçeli: "’Terörsüz Türkiye’ ve ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir"
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye’mizin geçtiği tarihi eşik hepimize, ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Geleceğimize sahip çıkmak elimizdedir. ’Terörsüz Türkiye’, ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir" dedi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 18:02
AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "Bakanın yeminini engellemek demokrasiyi askıya almak demektir"
AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemenin tamamen demokrasiyi askıya almak demek olduğunu belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük özelliklerinden birisi bu" dedi. AK Parti Konya İl Danışma Meclisi Toplantısı, Selçuklu Kongre Merkezi’nde yapıldı. Toplantının açılışında konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, "AK Parti’miz 24 yıldır Türkiye’nin umudu, milletimizin sesi, geleceğimizin mimarı oldu. Bu büyük hareket sadece bir siyasi hareketten ibaret değil, aynı zamanda bir dava, gönül işi, gönül davası, gönül hareketi olarak yaşamını devam ettiriyor. Ve hiç şüphesiz bizi bu kadar güçlü kılan da milletimizin bağrında tutan AK Parti’mizin temel taşı olan istişare kültürüdür. Biz sandık müşahitlerimizden mahalle başkanlarımıza, ilçe teşkilatlarımızdan il yönetimimize kadar her bir yol arkadaşımızın fikrine, emeğine, alın terine sonuna kadar değer veren bir partiyiz, değer veren bir hareketiz" dedi. "31 ilçemizde hizmet üretiyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Cumhurbaşkanımızla birlikte Türkiye çok önemli bir değişim ortaya koydu. Bugün Türkiye artık bölgesinin en önemli gücü. Masada Türkiye’nin olmadığı bir çözüm ortaya konmuyor. Bununla birlikte Konya da bu manada Türkiye’de süreci en iyi yöneten, şehircilik manasında çok önemli kazanımlar ortaya çıkaran bir şehir olarak öne çıktı. Biz de görev aldığımız günden itibaren aldığımız bayrağı daha yukarıya taşımak üzere Konya Modeli Belediyecilik anlayışımızla 42 bin kilometrekarelik alanda 31 ilçemizde hizmet üretiyoruz. Konya coğrafi olarak Türkiye’nin en büyük ili. Aynı zamanda AK Parti’nin nüfus olarak en büyük ili. Bu sorumlulukla 31 ilçemizde hizmet üretiyoruz" şeklinde konuştu. "AK Partili olmak ayrıcalıktır" Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Konya Teşkilatının üye çalışmalarının genel merkezle paralel gittiğini belirterek, "Kuruluşundan 14 Ağustos 2001’den bu tarafa AK Parti içerisinde bulunan arkadaşlarımız fırsat bulduklarında her an, her zaman partilerinin yaptığı işleri, icraatları görev addedip sonuna kadar koşma gayreti içerisindeler. Çünkü biz geçici bir görevle değil, bir misyonu temsil edip, bir dava uğruna koşanlarız. Onun için AK Partili olmak ayrıcalıktır. Konya’da 370 bin üyemiz var. İl başkanımızı tebrik ediyorum. Konya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i AK Parti üyesi olmuş. Türkiye’de 11 milyon 500 bin üyemiz var. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i de AK Parti üyesi olarak devam ediyor. Demek ki Konya teşkilatı genel merkeze paralel olarak bir aktivite göstererek bu hareketini gerçekleştirmiş" ifadelerini kullandı. "Anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir" Geçtiğimiz günlerde TBMM’de bakanların yemin töreninde yaşanan olaylara değinen Elitaş, "Anayasaya göre atanmış iki bakanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin etmesinde ortaya çıkardıkları engeli gördük. Düşünebiliyor musunuz? Ana muhalefet partisinin genel başkanı, ana muhalefet partisinin grup başkan vekilleri, ana muhalefet partilerinin temsilcileri anayasa gereği yemin etmesi gereken iki bakanın kürsüye gelmesini engellemek için kürsüyü işgal ediliyor. Demokrasi tarihinde görülmemiş, Cumhuriyet tarihinde yaşanmamış bir iş. 18 Nisan 1999 seçimlerindeki hariç. Ben 23 yıl milletvekilliği yaptım. 15-16 yıl grup başkan vekilliği yaptım ama hiç kimsenin birbirini yemin etmemesi için kürsüyü engellediğini görmedim. Protesto yapılabilir, salon terk edilebilir ama kürsüde anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük özelliklerinden birisi bu. Onlar sahip, millet maraba. Onlar ne derse olur, onlar yemin et derse yemin edilir, yemin etme derse yemin edilmez. Düşünebiliyor musunuz? Bir siyasi partinin, Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanının, ‘Egemenlik bilakayduşart milletindir’ diyen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, milletin tek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden üstün bir irade yoktur diyen kurucu liderin ortaya koyduğu iradenin dışında parlamento kürsüsünü işgal edip demokrasiyi ortadan kaldırmak için yaptığı eylem hayret verici bir şey" diye konuştu. Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları, partililer katıldı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:49
AK Parti Genel Başkan Vekili Elitaş: "Bakanın yeminini engellemek demokrasiyi askıya almak demektir"
AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemenin tamamen demokrasiyi askıya almak demek olduğunu belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük özelliklerinden birisi bu" dedi. AK Parti Konya İl Danışma Meclisi Toplantısı, Selçuklu Kongre Merkezinde yapıldı. Toplantının açılışında konuşan AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, "AK Parti’miz 24 yıldır Türkiye’nin umudu, milletimizin sesi, geleceğimizin mimarı oldu. Bu büyük hareket sadece bir siyasi hareketten ibaret değil, aynı zamanda bir dava, gönül işi, gönül davası, gönül hareketi olarak yaşamını devam ettiriyor. Ve hiç şüphesiz bizi bu kadar güçlü kılan da milletimizin bağrında tutan AK Parti’mizin temel taşı olan istişare kültürüdür. Biz sandık müşahitlerimizden mahalle başkanlarımıza, ilçe teşkilatlarımızdan il yönetimimize kadar her bir yol arkadaşımızın fikrine, emeğine, alın terine sonuna kadar değer veren bir partiyiz, değer veren bir hareketiz" dedi. "31 ilçemizde hizmet üretiyoruz" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, "Cumhurbaşkanımızla birlikte Türkiye çok önemli bir değişim ortaya koydu. Bugün Türkiye artık bölgesinin en önemli gücü. Masada Türkiye’nin olmadığı bir çözüm ortaya konmuyor. Bununla birlikte Konya da bu manada Türkiye’de süreci en iyi yöneten, şehircilik manasında çok önemli kazanımlar ortaya çıkaran bir şehir olarak öne çıktı. Biz de görev aldığımız günden itibaren aldığımız bayrağı daha yukarıya taşımak üzere Konya Modeli Belediyecilik anlayışımızla 42 bin kilometrekarelik alanda 31 ilçemizde hizmet üretiyoruz. Konya coğrafi olarak Türkiye’nin en büyük ili. Aynı zamanda AK Parti’nin nüfus olarak en büyük ili. Bu sorumlulukla 31 ilçemizde hizmet üretiyoruz" şeklinde konuştu. "AK Partili olmak ayrıcalıktır" Toplantıda konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti Konya Teşkilatının üye çalışmalarının genel merkezle paralel gittiğini belirterek, "Kuruluşundan 14 Ağustos 2001’den bu tarafa AK Parti içerisinde bulunan arkadaşlarımız fırsat bulduklarında her an, her zaman partilerinin yaptığı işleri, icraatları görev addedip sonuna kadar koşma gayreti içerisindeler. Çünkü biz geçici bir görevle değil, bir misyonu temsil edip, bir dava uğruna koşanlarız. Onun için AK Partili olmak ayrıcalıktır. Konya’da 370 bin üyemiz var. İl başkanımızı tebrik ediyorum. Konya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i AK Parti üyesi olmuş. Türkiye’de 11 milyon 500 bin üyemiz var. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 15’i de AK Parti üyesi olarak devam ediyor. Demek ki Konya teşkilatı genel merkeze paralel olarak bir aktivite göstererek bu hareketini gerçekleştirmiş" ifadelerini kullandı. "Anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir" Geçtiğimiz günlerde TBMM’de bakanların yemin töreninde yaşanan olaylara değinen Mustafa Elitaş, "Anayasaya göre atanmış iki bakanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yemin etmesinde ortaya çıkardıkları engeli gördük. Düşünebiliyor musunuz? Ana muhalefet partisinin genel başkanı, ana muhalefet partisinin grup başkan vekilleri, ana muhalefet partilerinin temsilcileri anayasa gereği yemin etmesi gereken iki bakanın kürsüye gelmesini engellemek için kürsüyü işgal ediliyor. Demokrasi tarihinde görülmemiş, Cumhuriyet tarihinde yaşanmamış bir iş. 18 Nisan 1999 seçimlerindeki hariç. Ben 23 yıl milletvekilliği yaptım. 15-16 yıl grup başkan vekilliği yaptım ama hiç kimsenin birbirini yemin etmemesi için kürsüyü engellediğini görmedim. Protesto yapılabilir, salon terk edilebilir ama kürsüde anayasal görevini yapmak isteyen bir bakanın yeminini engellemek tamamen demokrasiyi askıya almak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük özelliklerinden birisi bu. Onlar sahip, millet maraba. Onlar ne derse olur, onlar yemin et derse yemin edilir, yemin etme derse yemin edilmez. Düşünebiliyor musunuz? Bir siyasi partinin, Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanının, ‘Egemenlik bilakayduşart milletindir’ diyen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, milletin tek temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden üstün bir irade yoktur diyen kurucu liderin ortaya koyduğu iradenin dışında parlamento kürsüsünü işgal edip demokrasiyi ortadan kaldırmak için yaptığı eylem hayret verici bir şey" diye konuştu. Toplantıya, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları, partililer katıldı. (İY-FM-
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:18
Adapazarı Belediye Başkanı Işıksu: "Ömrüm boyunca birçok kumpasla karşılaştım ama bu derece alçakça, planlı bir saldırıyla ilk kez karşılaşıyorum"
Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında çıkan iddialara ilişkin olarak, "Şunu açıkça ifade ediyorum ortaya atılan iddiaların hiçbir somut karşılığı yoktur. Savcılık ifadeleriyle çelişen, anlam ve gerçeklikten uzak söylemlerle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Benim yaptığım tek şey, şahsıma yönelik tehdit ve şantaj girişimleri karşısında hukuka başvurmaktır. Disipline sevk bilgisine ilişkin de şunu açıkça söylemek isterim: Şahsıma bu yönde tebliğ edilmiş resmi bir bilgi yok. Ben de bu haberleri medyadan öğrendim" dedi. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında çıkan iddiaların ardından basın açıklamasında bulundu. AK Parti Genel Merkezi tarafından kesin ihraç talebi ile Disiplin Kurulu’na sevk edildiği söylemlerine yönelik kendisine herhangi bir tebliğ yapılmadığını belirten Işıksu, "Son günlerde, devam eden bir tehdit ve şantaj davası üzerinden kamuoyunda bilinçli bir algı oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz. 11 Şubat’ta düzenlenen bir programda kürsüye çıkan bir şahsın, gizlilik ve yayın yasağı bulunan bir dosya hakkında gerçek dışı ifadeler kullanması ve bu sözlerin hızla medya ve sosyal mecralara servis edilmesi tesadüf değildir. Şunu açıkça ifade ediyorum ortaya atılan iddiaların hiçbir somut karşılığı yoktur. Savcılık ifadeleriyle çelişen, anlam ve gerçeklikten uzak söylemlerle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Benim yaptığım tek şey, şahsıma yönelik tehdit ve şantaj girişimleri karşısında hukuka başvurmaktır. Hukuki hakkını arayan şahsımı suçlu gibi göstermeye çalışan bu anlayışı asla kabul etmiyorum. Ancak herkes bilsin ki; şantaj ve tehdit ile karşılaştığım anda hemen suç duyurusunda bulunan taraf benim. Hiçbir aşamada geri adım atmadım, saklanmadım" dedi. "İddiası olan herkesin adresi sosyal medya değil, bağımsız Türk yargısıdır" Başkan Işıksu, "Disipline sevk bilgisine ilişkin de şunu açıkça söylemek isterim: Şahsıma bu yönde tebliğ edilmiş resmi bir bilgi yok. Ben de bu haberleri medyadan öğrendim. Ben AK Parti’liyim. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın izinde geçen siyasi hayatım, yaptıklarım ve gayretim ortadadır. Sonuna kadar Cumhurbaşkanımızın destekçisi olacağımı herkesin bilmesini isterim. Liderimizin kararı hangi yönde olursa olsun benim için her şeyden daha kıymetlidir. O bizim baş tacımızdır. Allah var gam yok. Ancak şunu da hep birlikte sormalıyız: Bu kurguyu kim yaptı? Bu pahalı bir organizasyon. Kimler birlikte organize planladı? Nerelerde, hangi operasyonları yürüttü? Perde arkasında nasıl yayıldı, nasıl süreç yönetildi? İsim isim, kanıtlarıyla tespitlerim vardır. Hiçbir şey gizli kalmaz. Hem yüce Türk yargısı önünde hem de milletimizin huzurunda, vakti geldiğinde herkes her şeyi öğrenecek inanıyorum. Bugün yaşananlar, hukuki bir süreci medya tartışmasına çevirme çabasıdır. İddiası olan herkesin adresi sosyal medya değil, bağımsız Türk yargısıdır. Para talebi iddiaları ortadayken yargı yoluna başvuran ilk tarafın ben olduğumu bir kez daha özellikle hatırlatmak isterim. Algı üretmek yerine yargıya gitmek gerekir. Şunu da net söylüyorum: Organize bir operasyon görüntüsü veren bu girişimler karşısında asla geri adım atmayacağım. Hukuki mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim. Gerçek dışı bilgi ve belgeleri yayanlar hakkında tüm hukuki süreçler başlatılmıştır ve devam edecektir. Nihai söz, bağımsız Türk yargısına aittir" diye konuştu. "Ses kayıtları ortadadır. Şahitli, ispatlı şantaj görüntüleri vardır" Kendisine kumpas kurulduğunu iddia eden Başkan Işıksu, "Şunu herkes bilsin: Biz bu şehre hizmet etmek için buradayız, algı operasyonlarıyla da yolumuzdan dönecek değiliz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugüne kadar nasıl milletimizin duasına güvenerek yürüdüysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla AK Parti çizgisinde ve dünya lideri, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yolunda yürümeye devam edeceğiz. Hakikat er ya da geç ortaya çıkar. İnanan herkes dedikoduyla değil hakikatle yürümelidir. Bizim inancımız da duruşumuz da nettir: Alnımız ak, başımız dik. Sözümüz de yönümüz de milletimizdir. Ses kayıtları ortadadır. Şahitli, ispatlı şantaj görüntüleri vardır. A4 kağıtlarında yazışma diye sundukları hiçbir sosyal medya yazışması ve tarafıma ait bir sosyal medya hesabı dahi olmamıştır. Partimizi kandırmak hedefiyle, parti içindeki bazı isimlerle birlikte hareket etmek için ellerinden ne gelirse uygulamaya koymuşlardır. Bütün tuşlara basmışlardır. Parti içerisinde şahsıma muhalif bazı isimlerin yaydığı, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan yazışma görüntülerinde yer alan fotoğraf aslında hiç olmamıştır; kurgulanmış bir yazışma dolaşıma sokulmuştur. Bunların hepsi de hukuk önünde ortaya çıkacaktır. Uzun yıllardır hayatım hep siyasetin içerisinden geçti. Ömrüm boyunca birçok kumpasla, birçok tehditle ve birçok yalanla karşılaştım. Ama bu derece alçakça, bu derece planlı ve bu derece pervasız bir saldırıyla açıkçası ilk kez karşılaşıyorum. Bu seferki iftira sadece şahsıma yönelik değildir. Bu iftira aileme yöneliktir, bu iftira bana inananlara yöneliktir, bu iftira gerçeğe inanan herkese atılmış alçakça bir iftiradır. Günlerdir hakkımda yalan beyanlar, asılsız söylemler ve organize edilmiş karalama kampanyaları dolaştırılmaktadır. Gerçek, kendi gücüyle ve kendi ağırlığıyla zaten konuşacaktır. Ben susmayacağım. Ben geri adım atmayacağım. Gerçeği sonuna kadar ortaya koyacağım. Bu kumpası kuranlar, bu iftirayı atanlar ve bu karanlığı büyütenler, er ya da geç gerçeğin karşısında durmak zorunda kalacaktır" şeklinde konuştu.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:09
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Suriye’de yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin milli huzur ve güvenliği, ’Terörsüz Türkiye’ hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir."
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Suriye’de yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin milli huzur ve güvenliği, ’Terörsüz Türkiye’ hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir."
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:08
MHP lideri Bahçeli: "’Terörsüz Türkiye’, ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir."
MHP lideri Bahçeli: "’Terörsüz Türkiye’, ’Terörsüz, İstikrarlı Bölge’ hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir."
14 Şubat 2026 Cumartesi - 16:45
İmamoğlu’nu şikayet ettiği için evi kurşunlanmıştı: Pankartın kaldırılmamasına tepki gösterdi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun fotoğraflarının kaldırılması için başvuruda bulunduktan sonra evi kurşunlanan Erol Temurçi, pankartın kaldırılmasına ilişkin tebliğin ardından yaşananlara tepki gösterdi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 16:24
Cumhurbaşkanı Erdoğan 16-17 Şubat’ta Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya’yı ziyaret edecek
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 16-17 Şubat tarihlerinde sırasıyla Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya’yı ziyaret edeceğini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaretlerine ilişkin sosyal medya hesabından bilgilendirmede bulundu. Duran, paylaşımında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 16-17 Şubat tarihlerinde sırasıyla Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya’yı ziyaret edeceğini belirterek, "Cumhurbaşkanımızın Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı ve Abu Dabi Emiri Şeyh Muhammed Bin Zayed El Nahyan’la 16 Şubat günü gerçekleştirecekleri görüşmelerde, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesine yönelik adımların yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler değerlendirilecektir. Cumhurbaşkanımız, müteakiben, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali’nin davetine icabetle 17 Şubat günü ziyaret edecekleri Addis Ababa’da temaslarda bulunacaktır. Ziyaretler vesilesiyle, müzakereleri tamamlanan çeşitli anlaşma ve belgelerin imzası da gerçekleştirilecektir" açıklamasında bulundu.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 15:23
Bakan Fidan, GYUK Başkanı Ali Şaat’ı kabul etti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara’da Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (GYUK) Başkanı Ali Şaat ile bir araya geldi.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 15:16
Deprem üzerinden siyaset yapanlara eleştiri: "Devlet ilk andan itibaren, tüm kademeleriyle sahadaydı"
Bursa Büyükşehir Belediyesi Şubat ayı 1. Olağan Meclis Toplantısı’nda, AK Parti Grup Sözcüsü Sinan Kahraman, Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde muhalefetin eleştirilerine sert ifadelerle karşılık verdi. Bursa’da düzenlenen meclis toplantısında gündem, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yapılan değerlendirmeler oldu. Toplantıda söz alan AK Parti Grubu adına konuşan Sinan Kahraman, deprem sonrası yürütülen çalışmaların kapsamına dikkat çekerek, afet üzerinden siyaset yapılmasını eleştirdi. Kahraman, devletin tüm imkânlarıyla sahada olduğunu, inşa ve ihya sürecinin hızla sürdürüldüğünü vurguladı. Bu süreçte önemli sayıda konut ve iş yerinin tamamlandığını, teslimlerin başladığını belirterek, yapılan çalışmaların yalnızca üstyapıyla sınırlı kalmadığını; altyapı, eğitim, sağlık ve sosyal alanları kapsayan bütüncül bir yaklaşımla yürütüldüğünü ifade etti. "Devlet ilk andan itibaren, tüm kademeleriyle sahadaydı" Devlet birimlerinin geç kaldığına yönelik söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirten AK Parti Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Grup Sözcüsü Sinan Kahraman, "Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, geride kalan ailelerine sabır diliyorum. 6 Şubat sabahı yalnızca binalar yıkılmadı. Hayatlar yarım kaldı, ocaklar söndü, şehirler sustu. Bu millet o gün nasıl tek yürek olduysa, devlette ilk andan itibaren tüm kademeleri ve askeriyle sahadaydı. Bazıları hala masa başında konuşuyor olabilir. Ama biz icraat konuşuyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bugün itibariyle 450 bin konut ve iş yeri tamamlandı, bir kısmı teslim edildi. Bu dünya tarihinde eşi benzeri olmayan inşa sürecidir. Bu rakam bir istatistik kesinlikle değildir. Bu rakam yuvasına dönen anne, okuluna kavuşan çocuktur. Bazıları konteynır üzerinden siyaset yaparken, biz şehir kurduk. Bazıları tweet atarken biz vinç kaldırdık. Bazıları algı üretti biz anahtar teslim ettik. Bunu sadece betonla değil, altyapısıyla, okuluyla, hastanesiyle, camisiyle, sosyal alanlarıyla beraber yaptık. Deprem doğaldır ama çaresizlik asla değildir. Cumhurbaşkanımızın ve Devlet Bahçeli’nin liderliğinde, kararlı duruşuyla milletini enkaz altında kesinlikle bırakmamıştır. Bizim siyasetimiz laf siyaseti değildir, hizmet siyasetidir. AK Parti krizde konuşmaz, çalışır. Felakette polemik yapmaz, sahaya iner. Zor günde ortadan kaybolmaz, milletin yanında durur. Bugün hala devlet nerede diyenlere buradan sesleniyorum, devlet askeriyle ilk dakikadan itibaren oradaydı, kepçe başındaydı, vatandaşın evinin anahtarındaydı. Deprem üzerinden siyaset yapmak kolaydır. Ama deprem bölgesinde 450 bin konut üretmek liderlik ister. O lider de bellidir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve onunla beraber yol yürüyen Devlet Bahçeli" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder