POLİTİKA
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" 13 Mart 2026 Cuma - 23:31:54 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27 Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
13 Mart 2026 Cuma - 23:22 Bakan Gürlek: "Hedefimiz daha hızlı işleyen daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haliç kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Gürlek’in yanı sıra, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. "Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" Adaletin devletin en sağlam ayağı olduğuna dikkat çeken Gürlek, "Adalet, devletin en sağlam dayanağıdır. Topluma güven veren ve onu ayakta tutan en temel değerdir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda devletin temeli adalettir. Tarih boyunca kurduğumuz her devletin arkasında, hakkaniyet, vicdanın ve adalet duygusunun rehberliği olmuştur. Bizim geleneğimizde adalet yalnızca bir yönetim ilkesi değildir; adalet aynı zamanda toplumun düzeninin, huzurun ve birlikte yaşama iradesinin en güçlü teminatıdır. Çünkü biliriz ki adalet yerini buldukça devlet sağlamlaşır, adalet tecelli ettikçe millet geleceğe güvenle yürür. Bu nedenle adalet, yalnızca hukuk düzeninin değil; aynı zamanda toplumsal huzurun ve ortak vicdanın da temelidir. Toplum adalete yalnızca sonuçlara bakarak güven duymaz. İnsanlar, sürecin de adil olduğuna inandıklarında adalet duygusu gerçek anlamını bulur. Bu nedenle bizim için en önemli meselelerden biri, milletimizin adalete olan güvenini her geçen gün daha da güçlendirmektir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz reformların temel amacı da tam olarak budur. Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Bizim hedefimiz daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Bakan Gürlek, "Bizim hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise; adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir. Bu hedef doğrultusunda, adalet teşkilatımızın her bir mensubunun emeği ve sorumluluk bilinci en büyük gücümüzdür. Dün, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güzel ifadesi olan ve tarihimiz açısından büyük öneme sahip bir günün yıl dönümünü idrak ettik. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesini ve ruhunu en güçlü şekilde dile getiren bir simge olarak sonsuza dek kalplerimizde yerini almıştır. Mehmet Akif’in dizelerinde hayat bulan o eşsiz ruh; milletimizin zorluklar karşısında dimdik durma azminin, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun ölümsüz bir nişanesidir. Bugün burada, İstanbul’un kadim sokaklarının ve Boğaz’ın eşsiz maviliğinin ortasında, bu ruhu bir kez daha hissediyor, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüde birlik ve beraberliğimizi pekiştiriyoruz. Akif’in dizelerinde sadece bağımsızlık yoktur. Aynı zamanda adalet duygusu, haysiyet ve millet iradesi vardır. Çünkü bu millet tarih boyunca hakkı üstün tutan bir medeniyet kurmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğimizde adalet, devletin en değerli ilkesi olmuştur. Ve bizler de bugün aynı sorumluluğun taşıyıcıları olarak, tarih boyunca adaletin ışığını taşıyan bu kadim şehirde, hakkın ve hukukun savunucuları olarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:19 Eski Adalet Bakanı Tunç: "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık" Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik" dedi. Bartın’da AK Partili teşkilat mensupları ile eski ve yeni yöneticiler, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar ile "Geleneksel Teşkilat Vefa İftarı" programında buluştu. AK Parti İl Başkanlı tarafından bir düğün salonunda gerçekleşen programa AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz da katıldı. Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un hemşehrileri ile hasret giderdiği program, okunan Kur’an-ı Kerim ve yapılan dualarla devam etti. Açılan iftarın ardından konuşan Bakan Tunç, Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberine dikkat çekerek, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Uluslararası kuruluş ve mahkemelere de tepki gösteren Tunç, "Türkiye Yüzyılı’nın inşa süresini başlattık. Türkiye’yi bölgesinde güçlü, dünyada lider bir ülke olabilmesi için mücadeleyi sürdürme gayreti içerisinde olacağız. Etrafımız ateş çemberi. Dünya sıkıntılı. Bölgemiz, etrafımız, savaşlar, soykırım. Maalesef hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Uluslararası hukuk yok. Uluslararası kuruluşların hiçbir geçerliliği maalesef yok. Uluslararası mahkemeleri dinleyen, takan yok. Onların kararlarına uyan yok. Filistin’de, Gazze’de iki buçuk yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Ama maalesef uluslararası kuruluşlar buna engel olamadı. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız, ’Daha adil bir dünya mümkündür. Uluslararası sistem bir revizyona tutulmalıdır. Hakkaniyet olmalıdır. Adalet olmalıdır’ derken, işte bu zulümlerin sona ermesi için mücadeleyi siyasi hayatı boyunca yapmıştır. Ve bundan sonra da yapacağız" dedi. İran ve Lübnan’a saldırılar ABD ve İsrail’in, İran ile Lübnan’a yaptığı saldırılara ilişkin Tunç, "Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin, İsrail’in İran’a saldırmasıyla, Lübnan’a saldırmasıyla devam eden süreçte maalesef akan kanlar. Bunları durdurmanın yolu, dünyada da hakkaniyeti, adaleti hakim kılmakla mümkün. Bunun için de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi daha güçlü yapmak zorundayız. Bunu yapmak için birlik beraberliğimizi daha da güçlendirmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Terör belasından kurtulmak üzereyiz" Türkiye’nin 23 yıllık AK Parti iktidarlarında teröre neden olan tüm unsurların tek tek ortadan kaldırıldığını da belirten Tunç, "Ayrılığımızı gayrılığımızı sona erdirmek durumundayız. Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmak durumundayız. İşte onun için Terörsüz Türkiye diyoruz. 41 yıldan bu yana yani yarım asırdan bu yana ülkemizin gelişmesinin ve kalkınmasının önündeki en büyük engel terör belasından da kurtulmak üzereyiz. Terörsüz Türkiye sadece son bir, bir buçuk yılın meselesi değil. 41 yıldan bu yana bu uğurda şehitler verdik, gaziler verdik. Büyük acılar yaşadık. Trilyonlarca kaybımız oldu ekonomik kaybımız. O kayıplarımız olmasaydı bugün Türkiye çok daha farklı noktada olurdu. Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik. Bütün vatandaşlarımız için ve teröre zemin teşkil eden bütün unsurları birer evvel ortadan kaldırarak bugün terörsüz Türkiye’yi de konuşabilir hale geldik. Ve inşallah başarıyla sonuçlanacak. Terör örgütünün feshiyle, silahları bırakmasıyla, gerek içeride gerek dışarıda terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla beraber Türkiye’nin gelişmesi, güçlü olması daha da kolaylaşacak. Türkiye Yüzyılı’nın inşası inşallah daha kolay olur" ifadelerine yer verdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur ise, "Güçlünün haklı olduğu bir hukuk uygulanmaya çalışılıyor maalesef. Eskiden önceki dönemleri hatırladığınızda, bir kalıp, bir mazeret, bir sebep üretme çabası ve gayretinden bahsedebiliyorduk. Şu anda cereyan eden bütün hadiseler, bütün savaşlar, bütün soykırımlar, artık hiç bir mazerete dayanma ihtiyacı gözetilmeksizin, son derece pervasızca, fütursuzca, insafsızca, acımasızca gerçekleştiriliyor" diye konuştu
Yeşilyurt Genç Meclis’in yeni başkanı Yusuf Salih Tatar oldu
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:33 Yeşilyurt Genç Meclis’in yeni başkanı Yusuf Salih Tatar oldu Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit’in seçim vaatleri arasında yerini alıp, 2025 yılında hayata geçen ‘Yeşilyurt Genç Meclis’ 2026 yılı yeni dönem yapılanmasını gerçekleştirdi. Yapılan seçim sonucunda Genç Meclis Başkanlığına Yusuf Salih Tatar seçildi. Yeşilyurt Belediyesi Hizmet Binası Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen 2026 yılı seçim toplantısına, Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcısı Şahin Doğan, Yeşilyurt Kent Konseyi Genel Sekreteri Mehmet Ercan, Yeşilyurt Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Zafer Katırcı ile yeni dönem Genç Meclis üyeleri katıldı. Gizli oy, açık tasnif yöntemiyle yapılan oylama sonucunda Genç Meclisi Başkanlığına Yusuf Salih Tatar seçildi. "Gençlerimizin enerjisi, heyecanı ve vizyonu Yeşilyurt’un geleceğine yön verecektir" Toplantıda konuşan Yeşilyurt Belediye Başkan Yardımcısı Şahin Doğan, gençlerin fikir ve önerilerinin şehir yönetimi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Gençlerimizin kent yönetiminde aktif ve katılımcı hale getirmeye büyük önem veren Belediye Başkanımız Sayın Prof. Dr. İlhan Geçit’in seçim vaatleri arasında yer alan Genç Meclisimizin 2026 yılı yapılanması kapsamında Meclis Başkanlığına seçilen Yusuf Salih Tatar ile meclis üyelerimizi tebrik ediyor, üstün başarılar diliyorum. Gençlerimizin enerjisi, heyecanı ve vizyonu Yeşilyurt’un geleceğine yön verecektir. Bu bilinçle yeni dönemin ilçemiz ve gençlerimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. "Fikirleri birlikte üretecek ve birlikte başaracağız" Yeşilyurt Genç Meclis Başkanlığına seçilen Yusuf Salih Tatar ise, "Genç Meclisimizde ortaya konulan her fikri hayata geçirmek için her türlü çaba ve gayreti göstereceğiz. Belediyemizin güçlü destekleri sayesinde gönül rahatlığıyla Belediye Başkanımıza giderek ‘Bir projemiz var, bir hayalimiz var’ diyebilecek ve bu hayalleri birer birer gerçeğe dönüştüreceğiz. Bizim en büyük gücümüz; birlik, beraberlik ve dayanışma olacaktır. Burada kimse yalnız değildir. Herkes birbirine destek olacak, birlikte üretecek ve birlikte başaracağız" ifadelerini kullandı. Yeşilyurt Kent Konseyi Genel Sekreteri Mehmet Ercan da yaptığı değerlendirmede, gençlerin karar alma mekanizmalarına dâhil edilmesinin demokratik katılım kültürünü güçlendirdiğini ifade ederek, yeni dönemin Yeşilyurt için hayırlı olmasını temenni etti. Gençlerin fikirlerini özgürce ifade edebildiği, proje geliştirme ve liderlik becerilerini artırabildiği bir platform olma özelliği taşıyan Yeşilyurt Genç Meclis’in yeni dönem çalışmalarıyla Yeşilyurt’ta genç odaklı projelerin artarak devam etmesi bekleniyor.
Doç. Dr. Akıncı: "Türkiye, bölgemizde bir savaş istemiyor"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:38 Doç. Dr. Akıncı: "Türkiye, bölgemizde bir savaş istemiyor" Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki gerginlikte Türkiye’nin kilit bir noktada olduğunu belirterek, "Türkiye’nin temel duruşu çok net. Türkiye, bölgemizde bir savaş istemiyor" dedi. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında son dönemde gerilimler arttı. ABD, İran ile müzakere süreci devam etmesine rağmen Orta Doğu’da yoğun deniz ve hava gücü konuşlandırarak bölgedeki askeri varlığını artırmaya devam ediyor. Son sevkiyatlarla ABD’nin bölgedeki deniz, hava ve savunma kapasitesi belirgin şekilde genişledi. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Berat Akıncı, konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. "ABD, diplomasiyi ve masayı da ihmal etmiyor" ABD ile İran arasında son dönemde artan gerilime dikkat çeken Akıncı, "Amerika Birleşik Devletleri, Orta Doğu’da İsrail’i rahatsız edecek pozisyonda kimsenin olmasını istemiyor. Amerika Birleşik Devletleri, bu işi güç kullanarak çözmek istiyor ancak gücünü kullanırken diplomasiyi, masayı da ihmal etmiyor. ABD’nin Orta Doğu’da barışı ve refahı getirmeyi önceleyen bir süreciyle karşı karşıyayız. ABD, özellikle Donald Trump yönetimiyle birlikte bu tür hamleleri gücünü göstererek yaptırma arayışında" ifadelerini kullandı. "Trump, ABD’nin gücünü baskı aracı olarak kullanıyor" Akıncı, özellikle Donald Trump yönetimiyle birlikte ABD’nin gücünü daha fazla baskı aracı olarak kullandığını belirterek, "Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri’nin gücünü baskı aracı olarak kullanıyor. Venezuela’da bunu gördük, şu anda da bunun başka bir türevini İran’da da görüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri, Basra Körfezi’ne bir üs kurmuş vaziyette. Savaş uçakları, uçak gemileriyle İran’a gözdağı veriyor. Özellikle bu bölgedeki bölge ülkeleri İran’ın güç kullanarak dize getirilme ve rejim değişikliği yapılmasına çok sıcak bakmıyor" diye konuştu. "Türkiye, bölgede savaş istemiyor" Türkiye’nin bölgede savaş istemediğini de anlatan Doç. Dr. Berat Akıncı, daha sonra şunları söyledi: "Başta Türkiye olmak üzere hiçbir ülke bölgemizde savaş olmasını istemiyor. Dolayısıyla Türkiye bu noktada tekrar masaya oturtulma, diplomasinin çalıştırılması ve sorunların çözülmesinde bir arabulucu noktasında. Türkiye’nin temel tezlerinin dikkatlice takip edilmesi gerekiyor. Bölge ülkelerinin ve İran’ın da Türkiye’den yükselen sese kulak vermesi gerekiyor. Türkiye bu bölgede denge, kilit noktada. Türkiye’nin temel duruşu çok net. Türkiye, bölgemizde bir savaş istemiyor. Bu işlerin masada çözülebileceğini biliyor ve diplomasinin sesinin, silahların sesinden daha güçlü olduğunu biliyor. Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri’ne aslında siz bu bölgede barışı sağlamak istiyorsanız, İsrail’in saldırgan ve yayılmacı politikalarına da karşı çıkması gerektiğini söylüyor."
MHP’li Akçay: "CHP cinnet geçiriyor"
15 Şubat 2026 Pazar - 21:51 MHP’li Akçay: "CHP cinnet geçiriyor" MHP Manisa Milletvekili ve Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "CHP tam anlamıyla bir cinnet geçirme halindedir" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Manisa Milletvekili ve Grup Başkanvekili Erkan Akçay, bir dizi program kapsamında Soma’yı ziyaret etti. Soma İlçe Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelen Akçay, CHP’ye eleştirilerde bulundu. "İhbarcısının, tanığının, sanığının hepsinin de CHP mensubu olduğu gerçeğini dikkate alırsak, bunlar adeta birbirlerine düşmüş bir bunalım içindedir" diyen Akçay, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı’nın Meclisteki yemin töreninde yaşanan tartışmalara işaret etti. Akçay, "CHP’nin bu bunalımının bir cinnete dönüştüğünü gördük. CHP tam anlamıyla bir cinnet geçirme halindedir. Ne yaptığını bilmez, tutarsız davranışlar sergilemektedir. O çirkin görüntülere yol açan Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Sorumlusu da başta Sayın Özgür Özel ve CHP’nin grup başkanvekilleridir" ifadelerini kullandı. "CHP kaos ve kutuplaşmadan besleniyor" CHP’nin kaos ve kutuplaşmadan beslendiğini savunan Akçay, Türkiye’nin Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde hedeflerine kararlılıkla ilerlediğini belirtti. CHP’nin çözüm üretmek yerine toplumu kutuplaştırdığını söyleyen Akçay, "Yalan, çarpıtma, demagoji, kışkırtma, kara propaganda, sokak eylemleri ve algı operasyonlarıyla toplumu geriyorlar. Türkiye’yi yabancılara şikâyet ediyorlar. Türkiye’nin milli meselelerinde CHP’yi her zaman karşı safta görürsünüz" dedi. Akçay, CHP’nin dış politika ve terörle mücadeledeki tutumunu da eleştirerek, Suriye ve Irak’ın kuzeyindeki operasyonlar, Libya ile yapılan anlaşmalar, mavi vatan ve Karabağ sürecinde CHP’nin karşı durduğunu iddia etti. Mecliste yaşanan tartışmalara da değinen Akçay, "Kendileri buna ‘eylem’ diyorlar ancak bunun doğru olmadığını düşünen CHP’li milletvekilleri de sıralarında oturarak sessiz tepkilerini göstermiştir. Bazen susarak da tepki gösterilir. Meydana gelen hadisede Milliyetçi Hareket Partisi olarak yer almadık. Bu olaylar çirkindir ve başrol Cumhuriyet Halk Partisi’ne aittir" ifadelerini kullandı. Akçay, "Cumhurbaşkanı atayacağı bakanları sizden icazet alarak mı atayacak? Anayasa ve İçtüzüğün verdiği hakka hangi yetkiyle mani olmaya çalışıyorsunuz? Kendine gel ey CHP. Kendini rehabilite et, kendini tedavi et. Bu bir cinnet halidir, bir akıl tutulmasıdır. Türkiye’nin ikinci büyük partisisiniz ama sorumluluk duymuyorsunuz" dedi.
Tutuklama sonrası Görele’de CHP’li 2 meclis üyesi partisinden istifa etti
15 Şubat 2026 Pazar - 19:01 Tutuklama sonrası Görele’de CHP’li 2 meclis üyesi partisinden istifa etti Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin tutuklanmasının ardından Belediye Meclisi’nde yapılacak başkan seçimi öncesi Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) iki meclis üyesi istifa etti. Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında sosyal medya üzerinden paylaştığı öne sürülen bir mesajla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında "cinsel taciz" suçlamasıyla tutuklama kararı verilmesinin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırma kararı alınmıştı. Belediye Meclisi’nde 16 Şubat Pazartesi günü yapılacak başkan seçimi öncesinde CHP’li meclis üyeleri Hüseyin Gürel ve Fırat İmat, partilerinden istifa ettiklerini açıkladı. Hüseyin Gürel, yaptığı açıklamada son günlerde kamuoyuna yansıyan iddiaların toplum vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu belirterek, partisinin kamu vicdanını rahatlatacak açık bir siyasi duruş sergilememesi ve vicdani sorumluluğu gereği CHP üyeliğinden istifa ettiğini ifade etti. Fırat İmat ise açıklamasında, toplumun ahlaki hassasiyetleri karşısında sessiz kalmanın doğru olmadığını belirterek, siyasi sorumluluğun yalnızca hukuki süreci beklemek değil, kamu vicdanını da gözetmek olduğunu vurgulayarak, CHP üyeliğinden ayrıldığını duyurdu. İstifaların ardından Görele Belediye Meclisi’nde CHP’nin üye sayısı 5’e düşerken, AK Parti’nin 4 meclis üyesi bulunuyor. Mecliste ayrıca 2 bağımsız üye yer alıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz"
15 Şubat 2026 Pazar - 18:46 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çağrı Bey sondaj gemisinin Somali’ye uğurlanma töreni öncesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yaptığı telefon görüşmesinde, gemi personeline yolculuklarının hayırlara vesile olması temennisinde bulunurken, müjdeli haberler beklediğini dile getirdi. Türkiye’nin enerji filosunun yeni gemilerinden Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi, bugün Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’ndan Somali’ye törenle uğurlandı. Uğurlama töreni öncesi Taşucu Limanı’ndaki gemiye çıkarak incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yetkililerden brifing aldı. Bakan Bayraktar, brifingin ardından Mersin Valisi Atilla Toros, milletvekilleri, Somalili heyet ve gemi personelinin de bulunduğu Çağrı Bey gemisinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi yaptı. Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda yaptığı konuşmasında, "Efendim, Çağrı Bey, malumunuz bizim en yeni sondaj gemilerimizden bir tanesi. 7. nesil ve kulesi 114 metre olduğu için Süveyş kanalından geçemiyor. Yani oradaki köprüyü geçemiyor. Malum bizim boğazlardan da geçemiyor. Dolayısıyla mecburen Cebelitarık, Güney Afrika Ümit Burnu, orayı seyretmek suretiyle yaklaşık 45- 50 gün içerisinde inşallah Mogadişu’ya varacak. Yani nisan ayının ilk haftasında biz inşallah oraya varmasını hedefliyoruz. Bu gemide 180 mürettebat var. Şimdi kaptanımız burada, bütün Mersin milletvekillerimiz, valimiz hep beraber burada gemiyi göndermek için son hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bir de sizlerin hayır duasını alalım dedik. İnşallah bu Ramazan öncesi, Ramazan bereketiyle de gelir, inşallah Somali’den hayırlı haberleri size, milletimize ve Somali halkına vermiş oluruz" dedi Bakan Bayraktar, telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, dünyanın en derin ikinci kuyunun kazılacağı bilgisini de aktardı. "İnşallah bu sondajlarla sadece ülkemizde değil, tüm dünyada artık Türkiye’nin bütün bu gemilerinin sesini duyacağız, duyuracağız" Bayraktar’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da gemidekilere hitap ederek, "Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın değerli mensupları ve Çağrı Bey Sondaj Gemimizin değerli mensupları; öncelikle bu yolculuğunuzun hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Nisan ayına kadar sürecek olan uzun bir yolculuğunuz var ama bu yolculuk, gerçekten kutlu bir yolculuk olacak ve biz sizden, Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. İnşallah bu sondajlarla sadece ülkemizde değil, tüm dünyada artık Türkiye’nin bütün bu gemilerinin sesini duyacağız, duyuracağız. Onun için ben bu kutlu yolculuğun hayırla vesile olmasını diliyorum ve sizlere tekrar Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
Bakan Kacır: "Teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz"
15 Şubat 2026 Pazar - 18:41 Bakan Kacır: "Teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Yenilikçi işlere imza atan, tüm sektörlerimizin gelişmesine hız kazandıran dijital şirketlerimizi desteklemeye; dijital teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Dijital Teknolojiler İş Konseyi İstişare Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Kacır, şu ifadeleri kullandı: "DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi ile bir araya geldik. Dijital altyapılardan yapay zeka uygulamalarına, inovasyonu destekleyici adımlardan regülasyonlara kadar pek çok konuyu ele aldık. Yenilikçi işlere imza atan, tüm sektörlerimizin gelişmesine hız kazandıran dijital şirketlerimizi desteklemeye, dijital teknoloji ekosistemimizin küresel rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz." Bakan Kacır dijital dönüşüm için 7 adımı paylaştı Girişim sermayesi fonlarının hacmini artırdıklarını kaydeden Bakan Kacır, bunların "TÜBİTAK BİGG, Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Fonu, Kalkınma Ajansları Fonların Fonu programları, büyük şirketlerin ekosistem yatırımına yönelik düzenlemeler, hisseye dönüştürülebilir tahvil düzenlemesi" olduğunu belirtti. "Ulusal veri merkezi ve yapay zeka kapasitemizi büyütüyoruz" ifadesini kullanan Kacır, HIT-30 Veri Merkezi ve Yapay Zeka Çağrıları, TÜBİTAK ULAKBİM ARF Süperbilgisayarı, EuroHPC Süperbilgisayar ortaklıklarını örnek gösterdi. İşletmelerin dijital dönüşümünü hızlandırdıklarına vurgu yapan Bakan Kacır, buna örnek olarak da "Dijital Dönüşüm Teşvik Programı, KOSGEB-EBRD iş birliğiyle KOBİ Dijital Dönüşüm Programı, Rekabet Öncesi İşbirliği Programları"nı gösterdi. Yurt dışından yetenek transferini desteklediklerini belirten Kacır, "Türkiye Tech Visa, http://yetenektransferi.gov.tr"yi işaret etti. "Girişimciler için yeni hızlandırıcı merkezler kuruyoruz" diyen Bakan Kacır, Atatürk Havalimanı’ndaki Terminal İstanbul, GO Girişim Ofisleri’ni örnek gösterdi. "Gençlerimizin dijital yetkinlikler kazanmasını sağlıyoruz" diyen Kacır, "TEKNOFEST, DENEYAP Türkiye, Milli Teknoloji Akademisi Uzmanlık Eğitimleri, Sektör Kampüste Programı, Milli Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Kulüpler Birliği"ni hatırlattı. "İşgücümüzün ve iş süreçlerinin dijital dönüşümünü destekliyoruz" diyen Bakan Kacır, buna da model fabrikalar ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri’ni örnek olarak gösterdi.