Son Dakika
|
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Trump’tan İran’a yeni tehdit: "Bugün başlarına ne geleceğini izleyin"
Tokat’ta 5.5 büyüklüğünde deprem!
Trump: "İran’ın nükleer silahlara sahip olmasına asla izin vermeyeceğim"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
ABD ordusu: "B-2 bombardıman uçakları İran'a yönelik saldırılar için havalandı"
İran Devrim Muhafızları: "İsrail’deki hedeflere 1 ve 2 tonluk 30 ağır füze fırlattık"
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Türkiye'nin çok büyük bir değerini kaybettik"
ABD açıkladı: Irak'ta düşen uçaktaki 6 asker hayatını kaybetti
İlber Ortaylı’nın eşi: "Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı"
Prizde unutulan şarj aleti yangın çıkardı: 16 kişi hastanelik oldu
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
POLİTİKA
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Bu coğrafyada Türkiye, bir istikrar adası, bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır"
13 Mart 2026 Cuma - 23:31:54
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" dedi. İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 10’uncu Milli İrade Platformunun düzenlediği iftar programına katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başta olmak üzer çok sayıda davetlinin katıldığı iftar programında konuşan Erdoğan, Milli İrade Platformunun yüzlerce sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek güçlü bir zemin oluşturduğuna vurgu yaptı. "Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır" Bilal Erdoğan, "Bu platformun, ülkemizin gündemi, dünyanın gidişatıyla hakkında söyleyecek bir sözü olması gerektiğine inanıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini ifade edebildiği, bu zeminin oluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımıza özellikle teşekkür etmek isterim. Sivil toplum faaliyetlerimizde, hakikatin bilincinde olarak, hareket etmeye özen gösteriyoruz. Bir milletin kaderi, devlet kurumlarının gayretiyle toplumun içinden doğan dinamizmle şekillendirilir. Toplumların gücü, dayanışma kültüründen, ortak sorumluluk bilincinden ve elini taşın altına koyabilme iradesinden doğar. Toplumsal vicdanın, ahlaki refleksin ve ortak aklın filizlendiği yer çoğu zaman sivil toplum alanıdır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun nabzını en yakından tutan yapılardır. Toplumdaki yapıları görünür kılar, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına vesile olur ve toplumsal enerjiyi doğru istikamete yönlendirir. Bugün burada bulunan kuruluşların büyük bir kısmı, eğitimden insani yardıma, gençlik çalışmalarından, kültürel faaliyetlere kadar, geniş bir alanda çok kıymetli çalışmalar yürütmektedir. Bu çalışmalar, toplumun kendi kendini yenileme faaliyetini ortaya koyan önemli örneklerdir" şeklinde konuştu. "Türkiye, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Milli İrade Platformu zaten milletin iradesini, Türkiye’nin medeniyet değerlerine sahip çıkmak üzere kurulmuş olan fevkalade kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu iftarın konusu ‘milli birlik’. Özellikle içinden geçmekte olduğumuz, son dönemlerde yaşadığımız büyük türbülansların yaşandığı dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz husus, milli birlik ve beraberliktir. Özellikle dünyanın yeni bir döneme girdiği, artık hiçbir uluslararası kuralın, kurumun ortada kalmadığı, hatta uluslararası ilişkilerin terminolojisinin bile altüst olduğu bir döneme doğru giriyoruz. Gücü elinde bulunduranların, istediklerini istedikleri şekilde yapmaya çalıştıkları, güçsüzleri de ezmeye çalıştıkları, bu anlamda bu dönemin yeni kuralı olarak ortaya koyduğu bir dönemin başlangıcındayız. Ne zaman biteceğini, ne şekilde ilerleyeceğini şimdiden kestirmenin çok zor olduğu bir dönemdeyiz. Bütün bu çatışmaların, güç mücadelelerinin merkezinde olan bölge, Türkiye’nin amiral gemisi olduğu bu bölgedir. Bu coğrafyada Türkiye, Allah’a çok şükür, Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde, bir istikrar adası olarak, bu bölgede önemli bir teminat olarak ortadadır. Bu bölgede, bu şartlar altında, daha dirayetli daha güçlü, daha sağlam bir şekilde yere basmak zorundayız. Bunu, güçlü Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu dönemden esas muradımız ise tam manasıyla üstünlüğünü sağlamıştır. Dışarıdan ortaya koyulacak hiçbir oyuna fırsat vermeyecek kadar birbirine kenetlenmiş olan bir toplumun yeniden güçlü bir şekilde inşasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz" Kurtulmuş, konuşmasının devamında, Terörsüz Türkiye hedefine değinerek, "Tamda bu dönemde ‘Terörsüz Türkiye’, önemli bir mesafe kat etmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde bir devlet politikası olarak ortaya konulan Terörsüz Türkiye projesinde, TBMM’de, bütün partiler bir araya gelerek, ortak bir rapor hazırlamış ve Türkiye’de, milli birliğin, kardeşliğin, dayanışmanın ve demokrasinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ortak bir yol haritası olarak deklare etmiştir. Bu memleketteki 86 milyon yurttaşımızın tamamının arasında hiçbir farklılık göz etmeksizin ve hiçbir farklılığı ortaya çıkarmaya müsaade etmeksizin birliği, beraberliği, ezeli olan kardeşliğimizi ebedi hale getirmek için el birliği ile gayret edeceğiz. Terörsüz Türkiye sürecinin aslında terörsüz bölgenin de kilidi olduğu, kapısı olduğunu biliyoruz. Bu bölgede bütün farklı unsurlarıyla etnik ve mezhebi farklılıklarıyla bölge halklarının aradığı tek şey birlik, beraberlik ve kardeşlik ve dayanışmadır. Bu çerçevede kazanmış olduğumuz yeni ivmenin sadece Türkiye’nin 1’inci asrının en önemli sorunu olan terörü ortadan kaldırmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin ve bölgenin ihtiyacı olan kardeşliği, birliği, beraberliği, dayanışmayı da çok güçlü bir şekilde kuvvetlendireceğini inanıyorum" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:27
Bakan Güler: "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürüyor"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" dedi. "En büyük Harbiyeli" Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na (KHO) girişinin 127. yıl dönümü, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) komuta kademesinin katıldığı törenle kutlandı. Törene, Bakan Güler’in yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, KHO öğrencileri tarafından "Geleneksel Yoklama" yapıldı. Harbiyeliler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, Seymen ve Zeybek oyunu sahnelendi. Kara Harp Okulu’nun komutanların, devlet adamlarının ve fikir insanlarının yetiştiği, Türkiye’nin köklü eğitim kurumlarından biri olduğunu aktaran Bakan Güler, "İşte Mustafa Kemal’in de bu şanlı yuvanın kapısından içeri girdiği gün sadece bir askeri öğrencinin eğitim hayatı başlamamış aynı zamanda bir milletin kaderine etki edecek büyük bir liderin yolculuğu da başlamıştır. Harbiye’de kazandığı disiplin düşünce derinliği ve sorumluluk bilinci; onu Milli Mücadele’yi zafere taşıyan ve Cumhuriyetimizi kuran bir önder haline getirmiştir. Bugün, aynı kutlu mirasın taşıyıcıları olan sizlerin de Harbiye’de kazandığınız bilgi ve birikim hem bir meslek yolculuğunun hem de asil milletimizin güvenliğini ve devletimizin istikbalini omuzlayacak bir komutanın yetişme sürecidir" ifadelerini kullandı. Bakan Güler, kendisinin de 52 yıl önce teğmen rütbesi ile Harp Okulu’ndan mezun olduğunu hatırlatarak, "İnanıyorum ki tarih boyunca buradan yetişen her Harbiyeli de aynı duygu ve düşüncelerle ülkemize ve şanlı ordumuza hizmet etmiştir ve etmeye devam etmektedir" dedi. "İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir" Dünyanın yeni bir jeopolitik kırılma döneminden geçtiğinin altını çizen Bakan Güler, şu ifadeleri kullandı: "Güçlü olanın kendi çıkarlarını dayattığı bu ortamda uluslararası hukuk ihlal edilmekte küresel nizamı sağlamak için oluşturulan kurumlar etkisini kaybetmekte diplomasi ise giderek daha kırılgan bir zeminde yol almaktadır. Orta Doğu’dan Karadeniz’e Doğu Akdeniz’den Kafkasya’ya uzanan geniş bir hatta savaşlar vekalet çatışmaları enerji rekabeti ve jeopolitik hesaplaşmalar aynı anda yaşanmaktadır. Özellikle yakın coğrafyamızdaki gelişmeler bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Nitekim 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misilleme saldırılarıyla şiddetlenen çatışmalar bölgemizi yeni bir kriz sarmalının içine sürüklemiştir." "Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası olma vasfını sürdürmekte" Türkiye’nin ilk günden itibaren tüm gelişmeleri büyük bir dikkatle takip edildiğini dile getiren Bakan Güler, "Diplomasiyi önceleyerek çatışmaların sona erdirilmesi için çaba sarf ederken bekamıza yönelebilecek ihlallere karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da her fırsatta ifade ediyoruz. Çevremizdeki bu ateş çemberine rağmen ülkemiz istikrar adası ve güvenlik merkezi olma vasfını sürdürmekte bu konumunu korumak ve daha da güçlendirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde yoğun bir gayret göstermektedir" şeklinde konuştu. Türkiye’nin en zorlu jeopolitik kuşaklardan birinde yer aldığının altını çizen Bakan Güler, "Binlerce yıllık köklü geleneğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; disiplinli yapısı, yüksek kabiliyetleri ve sahip olduğu saygın konumuyla ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin en güçlü teminatıdır. Öte yandan devam eden sıcak çatışmalar dahil yaşanan kriz ve savaşlar askeri doktrini savunma ve güvenlik tedbirlerini ve stratejik aklı sürekli geliştirmemiz gerektiğini de ortaya koymaktadır" dedi. "Tarihi süreç yürütülebiliyorsa kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur" Bölgesel ve küresel gerilimlere işaret eden Bakan Güler, "Terörsüz Türkiye" hedefinin gerekli ve stratejik olduğunu belirterek, "Bugün tarihi süreç yürütülebiliyorsa bu, en başta kahraman ordumuzun yıllardır sürdürdüğü emsalsiz mücadeleler sayesinde olmuştur. Dolayısıyla gazi ve muzaffer ordumuz kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarıyla yerine getirdiği gibi bu mücadelede de üzerine düşeni yapmıştır ve yapmaya da azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Binlerce yıllık engin devlet tecrübesiyle yürütülen süreç; bütün kirli hesapları altüst ederek, asırlık oyunları bozacak, kalıcı güvenlik, huzur ve refah ortamı oluşturacak ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimize daha emin adımlarla ilerlememize imkan tanıyacaktır" ifadelerine yer verdi.
13 Mart 2026 Cuma - 23:22
Bakan Gürlek: "Hedefimiz daha hızlı işleyen daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haliç kongre Merkezi’nde düzenlenen iftar programına katıldı. Programa Gürlek’in yanı sıra, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üyeleri başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı. "Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" Adaletin devletin en sağlam ayağı olduğuna dikkat çeken Gürlek, "Adalet, devletin en sağlam dayanağıdır. Topluma güven veren ve onu ayakta tutan en temel değerdir. Bizim medeniyet tasavvurumuzda devletin temeli adalettir. Tarih boyunca kurduğumuz her devletin arkasında, hakkaniyet, vicdanın ve adalet duygusunun rehberliği olmuştur. Bizim geleneğimizde adalet yalnızca bir yönetim ilkesi değildir; adalet aynı zamanda toplumun düzeninin, huzurun ve birlikte yaşama iradesinin en güçlü teminatıdır. Çünkü biliriz ki adalet yerini buldukça devlet sağlamlaşır, adalet tecelli ettikçe millet geleceğe güvenle yürür. Bu nedenle adalet, yalnızca hukuk düzeninin değil; aynı zamanda toplumsal huzurun ve ortak vicdanın da temelidir. Toplum adalete yalnızca sonuçlara bakarak güven duymaz. İnsanlar, sürecin de adil olduğuna inandıklarında adalet duygusu gerçek anlamını bulur. Bu nedenle bizim için en önemli meselelerden biri, milletimizin adalete olan güvenini her geçen gün daha da güçlendirmektir. Adalet Bakanlığı olarak yürüttüğümüz reformların temel amacı da tam olarak budur. Adaletin gecikmediği, hak arama yollarının güçlendiği, yargıya duyulan güvenin daha da arttığı bir sistemi inşa etmek için çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Bizim hedefimiz daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir" Bakan Gürlek, "Bizim hedefimiz, daha hızlı işleyen, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet sistemidir. Çünkü geciken adalet yalnızca bir dava dosyasını değil, toplumun umutlarını da yorar. Bizim görevimiz ise; adaletin zamanında tecelli ettiği, herkesin hakkına güvenle ulaşabildiği, hukuka güvenin daha da güçlendiği bir sistemi kararlılıkla inşa etmektir. Bu hedef doğrultusunda, adalet teşkilatımızın her bir mensubunun emeği ve sorumluluk bilinci en büyük gücümüzdür. Dün, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güzel ifadesi olan ve tarihimiz açısından büyük öneme sahip bir günün yıl dönümünü idrak ettik. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık iradesini ve ruhunu en güçlü şekilde dile getiren bir simge olarak sonsuza dek kalplerimizde yerini almıştır. Mehmet Akif’in dizelerinde hayat bulan o eşsiz ruh; milletimizin zorluklar karşısında dimdik durma azminin, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun ölümsüz bir nişanesidir. Bugün burada, İstanbul’un kadim sokaklarının ve Boğaz’ın eşsiz maviliğinin ortasında, bu ruhu bir kez daha hissediyor, geçmişten geleceğe uzanan bir köprüde birlik ve beraberliğimizi pekiştiriyoruz. Akif’in dizelerinde sadece bağımsızlık yoktur. Aynı zamanda adalet duygusu, haysiyet ve millet iradesi vardır. Çünkü bu millet tarih boyunca hakkı üstün tutan bir medeniyet kurmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet geleneğimizde adalet, devletin en değerli ilkesi olmuştur. Ve bizler de bugün aynı sorumluluğun taşıyıcıları olarak, tarih boyunca adaletin ışığını taşıyan bu kadim şehirde, hakkın ve hukukun savunucuları olarak yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:19
Eski Adalet Bakanı Tunç: "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık"
Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik" dedi. Bartın’da AK Partili teşkilat mensupları ile eski ve yeni yöneticiler, sivil toplum temsilcileri ve vatandaşlar ile "Geleneksel Teşkilat Vefa İftarı" programında buluştu. AK Parti İl Başkanlı tarafından bir düğün salonunda gerçekleşen programa AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, Önceki Dönem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz da katıldı. Eski Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un hemşehrileri ile hasret giderdiği program, okunan Kur’an-ı Kerim ve yapılan dualarla devam etti. Açılan iftarın ardından konuşan Bakan Tunç, Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberine dikkat çekerek, birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Uluslararası kuruluş ve mahkemelere de tepki gösteren Tunç, "Türkiye Yüzyılı’nın inşa süresini başlattık. Türkiye’yi bölgesinde güçlü, dünyada lider bir ülke olabilmesi için mücadeleyi sürdürme gayreti içerisinde olacağız. Etrafımız ateş çemberi. Dünya sıkıntılı. Bölgemiz, etrafımız, savaşlar, soykırım. Maalesef hukukun gücü değil de, gücün hukukunun geçerli olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Uluslararası hukuk yok. Uluslararası kuruluşların hiçbir geçerliliği maalesef yok. Uluslararası mahkemeleri dinleyen, takan yok. Onların kararlarına uyan yok. Filistin’de, Gazze’de iki buçuk yıldan bu yana soykırım suçu işlendi. Ama maalesef uluslararası kuruluşlar buna engel olamadı. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız, ’Daha adil bir dünya mümkündür. Uluslararası sistem bir revizyona tutulmalıdır. Hakkaniyet olmalıdır. Adalet olmalıdır’ derken, işte bu zulümlerin sona ermesi için mücadeleyi siyasi hayatı boyunca yapmıştır. Ve bundan sonra da yapacağız" dedi. İran ve Lübnan’a saldırılar ABD ve İsrail’in, İran ile Lübnan’a yaptığı saldırılara ilişkin Tunç, "Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin, İsrail’in İran’a saldırmasıyla, Lübnan’a saldırmasıyla devam eden süreçte maalesef akan kanlar. Bunları durdurmanın yolu, dünyada da hakkaniyeti, adaleti hakim kılmakla mümkün. Bunun için de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’yi daha güçlü yapmak zorundayız. Bunu yapmak için birlik beraberliğimizi daha da güçlendirmek zorundayız" şeklinde konuştu. "Terör belasından kurtulmak üzereyiz" Türkiye’nin 23 yıllık AK Parti iktidarlarında teröre neden olan tüm unsurların tek tek ortadan kaldırıldığını da belirten Tunç, "Ayrılığımızı gayrılığımızı sona erdirmek durumundayız. Türkiye’yi terörden tamamen kurtarmak durumundayız. İşte onun için Terörsüz Türkiye diyoruz. 41 yıldan bu yana yani yarım asırdan bu yana ülkemizin gelişmesinin ve kalkınmasının önündeki en büyük engel terör belasından da kurtulmak üzereyiz. Terörsüz Türkiye sadece son bir, bir buçuk yılın meselesi değil. 41 yıldan bu yana bu uğurda şehitler verdik, gaziler verdik. Büyük acılar yaşadık. Trilyonlarca kaybımız oldu ekonomik kaybımız. O kayıplarımız olmasaydı bugün Türkiye çok daha farklı noktada olurdu. Son 23 yılda terörizme neden olan tüm unsurları ortadan kaldırdık. Gerek bölgesel ayrımcılık, gerek etnik milliyetçiliği sona erdirdik. Ayrım yapmadan ülkemizin doğusundan batısına her köşesine hizmet götürdük, yatırım götürdük. Temel hak ve özgürlükleri güçlendirdik. Bütün vatandaşlarımız için ve teröre zemin teşkil eden bütün unsurları birer evvel ortadan kaldırarak bugün terörsüz Türkiye’yi de konuşabilir hale geldik. Ve inşallah başarıyla sonuçlanacak. Terör örgütünün feshiyle, silahları bırakmasıyla, gerek içeride gerek dışarıda terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla beraber Türkiye’nin gelişmesi, güçlü olması daha da kolaylaşacak. Türkiye Yüzyılı’nın inşası inşallah daha kolay olur" ifadelerine yer verdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur ise, "Güçlünün haklı olduğu bir hukuk uygulanmaya çalışılıyor maalesef. Eskiden önceki dönemleri hatırladığınızda, bir kalıp, bir mazeret, bir sebep üretme çabası ve gayretinden bahsedebiliyorduk. Şu anda cereyan eden bütün hadiseler, bütün savaşlar, bütün soykırımlar, artık hiç bir mazerete dayanma ihtiyacı gözetilmeksizin, son derece pervasızca, fütursuzca, insafsızca, acımasızca gerçekleştiriliyor" diye konuştu
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
13 Mart 2026 Cuma- 09:41
Başkan Çelebi vatandaşların sorunlarını dinledi
2
13 Mart 2026 Cuma- 09:46
Öğrenciler, ’zimem defteri’ geleneğiyle borçları ödedi
3
12 Mart 2026 Perşembe- 20:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Diplomasi ve diyalog adil ve kalıcı bir barışa giden en güvenli yoldur"
4
11 Mart 2026 Çarşamba- 12:48
Bakan Çiftçi: "APP plakalarla ilgili uygulanan cezaları sileceğiz"
5
13 Mart 2026 Cuma- 22:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:15
Terörsüz Türkiye komisyonu rapor yazımı devam ediyor
Terörsüz Türkiye adıyla bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu rapor yazımı devam ediyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Umut hakkı başlık olarak olmasa da AİHM kararları üzerinden içerik olarak olacak" dedi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 15:13
Elazığ ile Han Yunus arasında gönül köprüsü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü Filistin duruşu doğrultusunda Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, Gazze’nin Han Yunus Belediye Başkanı Alaaddin Albatta ile video konferans yöntemiyle bir görüşme gerçekleştirerek kardeş belediye sürecini başlattı. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın Belediye Meclisi’ne 2025 yılının aralık ayında gündem dışı vermiş olduğu önerge sonrası alınan karar ile Gazze’nin Han Yunus şehri Elazığ’ın 5. kardeş şehri ilan edilmişti. Gelişmelerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin meselesine yönelik kararlı duruşu doğrultusunda, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları da anlamlı bir adım attı. Başkan Şerifoğulları, Gazze’nin Han Yunus Belediye Başkanı Alaaddin Albatta ile video konferans yöntemiyle görüşme gerçekleştirdi. Programa, Uluslararası İhya İnsani Yardım Derneği Mütevelli Heyeti Başkanı Mustafa İbrahim, Uluslararası İhya İnsani Yardım Derneği Genel Müdürü İsmail Bakırhan, El-Aksa Platformu üyeleri de katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her zaman Filistin halkının yanında olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Başkan Şahin Şerifoğulları; "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, her zaman Filistin halkının yanında olmaya gayret ederek onları yalnız bırakmadı. Uluslararası platformlarda da her zaman Filistin halkının en güçlü sesi oldu. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz toplantıda da kendilerinin bütün belediye başkanlarına verdikleri talimatlar doğrultusunda bizler de Ramazan ayında, İsrail’in gerçekleştirdiği insanlık suçları karşısında Filistinli kardeşlerimizin yaralarını bir nebze de olsa sarabilmek, yanlarında olduğumuzu hissettirebilmek ve yeniden yapılanma sürecine katkı sunmak adına bu kardeşliği sahaya taşıyacağız. Bu kapsamda Han Yunus’ta Ramazan ayı boyunca her gün bin kişiye iftar programı düzenleyerek kardeşlerimizin yanında olacağız" dedi. İki şehir arasında kardeş belediye sürecini başlattıklarını da dile getiren Başkan Şerifoğulları; "Filistin’de yaşananlar artık sıradan bir çatışma değil; insanlığın göz göre göre seyrettiği bir dram, bir vahşet, bir katliamdır. Gazze’de her gün çocuklar ölürken, babalar evlatlarını kendi elleriyle toprağa verirken, anneler evlerinin enkazı başında ağıt yakarken, dünyanın suskunluğu kadar İsrail’in acımasızlığı da hafızalara kazınmaktadır. İsrail’in yürüttüğü politika; uluslararası hukuku hiçe sayan, sivilleri hedef alan, kutsal mekanları dahi gözetmeyen, temel insan haklarını ayaklar altına alan bir devlet terörüdür. Bunu başka bir dille ifade etmek mümkün değildir. Biz, biliyoruz ki Filistin halkı yalnız değildir. Türkiye’de, Elazığ’da, bu toprakların her köşesinde Filistin için yanan bir yürek, yükselen bir dua vardır. Bizim için Filistin davası günübirlik bir siyaset değil; imanımızın, ahlakımızın, kardeşliğimizin bir gereğidir. Bugün dayanışmamızın, kardeşliğimizin ve mücadelemizin daha da güçleneceğinin işaretidir. Sizler kendi topraklarınızda zulme karşı dururken, bizler burada o sesin dünyada daha gür çıkması için çalışmaya devam edeceğiz. Temennimiz; Gazze’nin yeniden ayağa kalkması, Kudüs’ün özgür günlerine kavuşması ve Filistin halkının hak ettiği onurlu barışa en kısa sürede ulaşmasıdır. Han Yunus ile Elazığ’ımızın kardeş şehir ilan edilmesi, tarihi sorumluluğumuzun bizlere yüklediği önemli bir misyondur. Elazığ Belediyesi olarak İsrail’in vahşi saldırılarında büyük bir yıkıma uğrayan Han Yunus şehrimizin yeniden inşa ve imarında üzerimize düşen vazifeyi yapmak, boynumuzun borcudur. Bu iş birliği hayırlara vesile olsun" diye konuştu. Elazığ’ın evliyalar şehri olduğunu vurgulayan Han Yunus Belediye Başkanı Alaaddin Albatta ise "Başkan Şerifoğulları nezdinde Elazığ halkına çok teşekkür ediyorum. Elazığ; evliyalar, ulemalar şehri, kıymetli değerlerimizin şehri. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları vasıtasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Konu Filistin halkı olduğunda kendileri, her kapıyı çalarak her yerde Filistin halkının haklarını açık bir sesle ifade eden biridir. Aynı şekilde dost ve kardeş Türk halkına da teşekkürlerimizi iletiyoruz. Bu sürece kadar bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmadılar ve Gazze halkının yanında olmaya devam ettiler" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol imzalanarak program tamamlandı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:38
Başkan Çatan: "Alışverişlerde yerel esnaf tercih edilmeli"
Adıyaman’ın Kahta Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Tahsin Çatan, yaklaşan Ramazan ayı ve dolayısıyla Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşlardan alışverişlerini yerel esnaflardan yapmasını istedi. Kahta Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Tahsin Çatan, yaklaşan Ramazan ayı ve dolayısıyla Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşların alışveriş yaparken dikkat etmeleri gereken hususlara ilişkin bilgiler vererek, alışverişlerde yerel esnafların tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Başkan Çatan, alışverişlerin yerel esnaftan yapılmasının önemine vurgu yaparak, "Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı birlik ve beraberliğin, dayanışmanın en güzel yaşandığı özel günlerdir. Vatandaşlarımızın alışverişlerini yaparken yerel esnafımızı tercih etmeleri, hem şehrimizin ekonomisini güçlendirecek hem de esnaflarımıza destek olacaktır. Kahta’nın ticari hayatını canlı tutmak ve yerel işletmelerimize sahip çıkmak adına, alışverişlerimizi şehrimizin değerli esnaflarından yapmaya özen göstermeliyiz" dedi. Tüketicilerin alışveriş sırasında dikkat etmesi gereken hususlara da değinen Başkan Çatan, "Vatandaşlarımız, alışveriş yaparken ürünlerin kalitesine, fiyatlarına ve yerel esnaftan alışveriş yapmaya dikkat etmelidir. Özellikle bayram dönemlerinde yoğunluk yaşandığı için, bilinçli ve kontrollü alışveriş yapılması hem vatandaşlarımız hem de esnaflarımız açısından daha sağlıklı olacaktır" dedi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:23
AK Parti İl Başkanı Subaşıoğlu; "700 günde Denizli’ye hiçbir hizmet yapmadınız"
Acıpayam’da düzenlenen AK Parti Genişletilmiş İlçe Danışma Toplantısı’nda teşkilat mensupları bir araya gelirken, partiye katılan yeni üyelere rozetleri takıldı ve gündeme ilişkin istişarelerde bulunuldu Acıpayam Gençlik ve Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda, AK Parti Acıpayam Genişletilmiş İlçe Danışma Toplantısı gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen toplantıya AK Parti Ekonomi İşler Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Denizli Milletvekilleri Nilgün Ök, Şahin Tin ve Cahit Özkan ile çok sayıda partili ve vatandaş katıldı. Programda, CHP üyeliğinden istifa ederek AK Parti’ye katılan vatandaşlara rozetleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Katılımcılar, partiye yeni katılan üyeleri tebrik ederek birlik ve beraberlik mesajı verdi. "Üretimi arttıracağız" Programın açılış konuşmasında, Türkiye’de ki emekli sayısının 17 milyonu geçtiğini ve bu emekli sayısının ekonomik sorunlara yol açtığını ifade eden AK Parti Ekonomi İşler Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci, "17 milyon emekli sayısı normal mi? Hayır. Peki biz bu problemden kaçacak mıyız? Hayır. Biz çözeceğiz. Bundan yirmi iki sene önce en düşük emekli maaşı dolar bazında bakarsak 60 dolar seviyesindeydi. Bağkur’lu, çiftçi veya SGK’lı diye ayrılıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı 600 dolar seviyelerinde. Yeterli mi? Yetmez. Ama ekonomide şöyle bir kural vardır; para dağıtarak refahı arttıramayız. Eğer Merkez Bankası para basıp da para dağıtarak refahı arttırmak mümkün olsaydı, dünyada fakirlik olmazdı. Her devletin Merkez Bankası vardır. Kağıt da bedava. Basar basar dağıtır, fakirlik giderdi. Refahı arttırmanın tek yolu vardır. Üretimi arttırmak. Yumurta sayısını arttırmak. Et miktarını arttırmak. Konut miktarını arttırmak. Şimdi seferberliğimizi bu yönde yönelttik. Çünkü şunu biliyoruz. Eğer o üretim miktarlarını arttırmadığımız zaman sadece maaşları arttırırsak, yaklaşık bir ay içinde verdiğimiz paranın tamamı zam olarak benim vatandaşımın elinden alınır. Seferberliğimiz o şimdi. Daha çok üretmek. Daha çok mal, daha çok ürün, daha çok konut. 500 bin konut seferberliği başladı. Ardından 500 bin daha gelecek. Yetmedi ardından bir 500 bin daha gelecek. Geçen gün gördünüz. Cumhurbaşkanımızın açıkladığı o deprem bölgesindeki konutlarla ilgili. 20 yıl vadeli, 2 yıl ödemesiz, 0 faiz. Peşin ödersen 400 bin lira ev sahibi oluna biliyor" şeklinde konuştu. "Acıpayam Teşkilatı Denizli’nin en güçlü Teşkilatlarından" Denizli Ak Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu yaptığı açılış konuşmasında, "Acıpayam teşkilatı, AK Parti Genel Merkezimizin ve Denizli İl Başkanlığımızın vermiş olduğu tüm görenleri ilk sıralarda yerine getirdi. Biz de merak ediyorduk. Acıpayam Teşkilatı Denizli’nin ve bütün ilçelerimizin arasında en güçlü ilçelerden birisi oldu. Nasıl bu kadar güçlü olabilirler diye bizler hep merak ettik. Bugün bu salonda bizlere bunun cevabını veriyorsunuz. Acıpayam, gençlik kollarımızla, kadın kollarımızla, ana kademe üyelerimizle, muhtarlarımızla, mahalle başkanlarımızla, sandık başkanlarımızla, Acıpayam’ın sesini bu salondan bütün Türkiye’ye yükselecek. Acıpayam İlçe Başkanımız, Kadın Kolları Başkanımız, Gençlik Kolları Başkanımız ve bütün gençlerimiz 2025 yılında Acıpayam’da bin’den fazla hemşehrimizi üye kaydı yaptılar, onları dava arkadaşlarımız olarak aramıza katılar ve büyük bir başarıya imza attılar. Şimdi 2026 yılına geldik. Acıpayam Teşkilatının 2026 yılında ki yeni üye hedefi bin 500 kişi. Hayırlı olsun. Bu ekip, bu salon, buradaki coşku, buradaki heyecan bize bin 500’ü değil hatta 2026 yılında Acıpayam’da 2 bin 500 yeni hemşehrimizi saflarımıza katacağımızın en büyük işareti" dedi. "700 günde Denizli’ye hiçbir hizmet yapmadınız" AK Parti olarak her daim seviyeli siyaset yapmayı özen gösterdiklerini ifade eden Denizli İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, "Bugüne kadar ben CHP İl Başkanına hiçbir şekilde cevap vermedim. Ama maalesef geçtiğimiz günlerde CHP İl Başkanı Bakanımız Nihat Zeybekçi’ye haddini aşarak birçok ithamda bulunmuş. Bugün burada ona cevap veriyorum. Sizler Nihat Zeybekçi’nin adını ağzınıza almadan önce hakkinizi bilin. Nihat Zeybekçi demek köprülü kavşaklar demektir, İncilipınar Parkı demektir, Adalet Parkı demektir, teleferik demektir, Kayak Merkezi demektir, Ornaz Vadisi demektir, Seyir Tepesi demektir, Acıpayam’a doğalgaz demektir ve Denizli’nin tüm ilçelerine TOKİ demektir. Siz önce hitinizi bilin. Siz önce, önce ‘Ekosistem’ diye kurduğunuz ve tüm Türkiye’den çaldığını 560 milyar TL’nin hesabını verin. Siz Antalya’da, Manavgat’ta ki baklava kutularının Euro’ların hesabını verin. Siz İstanbul Beşiktaş’ta seçtiğiniz 3 Belediye Başkanının hırsızlıktan, yolsuzluktan, rüşvetten hapisse girmesinin hesabını verin. 2004 yılında Nihat Zeybekçi’nin önderliğinde Ak Parti kadrolarıyla bu şehre vurulmuş olan neşterin hep beraber şahitleriyiz. Denizli Büyükşehir Belediyesinin CHP’ye geçmesinin üzerinden 700 gün geçti. Bir şeyler unutuldu ama bugün buradan sizleri hatırlatmak isterim, Denizli’de Emniyet Köprülü Kavşağı 100 günde yapıldı. YSE Köprülü Kavşağı 100 günde yapıldı. Bakırlı Köprülü Kavşağı 100 günde yapıldı. Hepsi de şeffaf şekilde panolara asılan 100 günden başlayan geri sayımla tüm Denizli’yi duyurduk. Şimdi 700 günde hiçbir şey yapılmadı. Bu şehre hiçbir hizmet yapılmadı. Çünkü sizin yapmaya niyetiniz yok" ifadelerini kullandı. Toplantı, açılış konuşmalarının ardından soru-cevap bölümüyle devam etti. Üyeler ve vatandaşlar görüş, öneri ve taleplerini dile getirirken, parti yöneticileri de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Program, karşılıklı istişarelerin ardından sona erdi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:21
Metin Külünk Sinop’ta partililerle bir araya geldi
Konferans ve bir dizi ziyaret gerçekleştirmek üzere Sinop’a gelen siyasetçi ve mühendis Metin Külünk, programı kapsamında AK Parti İl Başkanlığı’nda partililerle buluştu. Çeşitli temaslarda bulunmak ve üniversitedeki konferansa katılmak üzere Sinop’a gelen 24, 25 ve 26. Dönem İstanbul Milletvekili Metin Külünk, AK Parti Sinop İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. İl binasında parti yönetimi ve teşkilat mensupları tarafından karşılanan Külünk, burada partililerle bir araya gelerek istişarelerde bulundu. Sinop’taki programı çerçevesinde hem teşkilat üyeleriyle kucaklaşan hem de yerel ziyaretler gerçekleştiren Külünk, partililerle samimi bir sohbet gerçekleştirerek gündemi değerlendirdi. Türkiye Yüzyılı vizyonu ve teşkilat çalışmalarının ele alındığı buluşmada Külünk, Sinop teşkilatının dinamizminden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:12
Zekeriya Yapıcıoğlu: "Aileyi güçlendiren ve evlilikleri destekleyen projeler hayata geçirilmeli"
SAMSUN (İHA) – Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Türkiye’de boşanma sayılarının arttığını, bu nedenle aileyi güçlendiren, evlilikleri destekleyen ve toplumsal dayanışmayı artıran politikaların hayata geçirilmesinin önemli olduğuna dikkat çekti. HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu, Samsun’da basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yapıcıoğlu, "Aile meselesiyle ilgili olarak Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri ortadadır. Boşanma sayıları artış göstermektedir. Evlilik yaşı giderek yükselmekte, gençler daha ileri yaşlarda evlenmektedir. Evlenen çiftlerin önemli bir bölümü ise evliliklerinin 5. yılını doldurmadan boşanmaktadır. Bu durum ciddi sosyal sorunları beraberinde getirmektedir. Ailelerin parçalanması en büyük zararı çocuklara vermektedir. Özellikle çocuklu ailelerde yaşanan boşanmalar, çocukların psikolojik ve sosyal gelişimini doğrudan etkilemektedir. Bununla birlikte, çocuklu ailelerde boşanma oranının daha düşük olması dikkat çekicidir. Boşanmaların büyük bir kısmı henüz çocuk sahibi olmayan çiftler arasında gerçekleşmektedir. Çocuk, eşler arasındaki bağı güçlendiren önemli bir unsurdur. Bu yönüyle çocuklu ailelerde boşanma oranının görece düşük olması, çocuklar açısından nispeten olumlu bir tablo ortaya koymaktadır. Aile kurumunu ayakta tutmak zorundayız. Çocuklarımızı bu tür olumsuzluklardan korumak, toplumsal yapımızı muhafaza etmekle mümkündür. Aile yıkıldığında toplum da zayıflar. Ailenin yerine ikame edilebilecek başka bir kurum bulunmamaktadır. Bu nedenle aileyi güçlendiren, evlilikleri destekleyen ve toplumsal dayanışmayı artıran politikaların hayata geçirilmesi hayati önemdedir" dedi. "Terörsüz Türkiye için üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz" "Terörsüz Türkiye" gündemi hakkında da görüşlerini paylaşan Zekeriya Yapıcıoğlu, "HÜDA PAR olarak, terörsüz bir Türkiye hedefinin gerçekleşmesi, şiddet ortamının tamamen sona ermesi ve iç barışın sağlam şekilde tesis edilmesi için üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam edeceğiz. Kardeşlik hukukunun güçlenmesi için şimdiye kadar nasıl çaba gösterdiysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. "Gazze’ye anlaşmanın çok altında yardım kamyonu gidiyor" İsrail’in Gazze’ye yönelik anlaşmaya uymadığını dile getiren Zekeriya Yapıcıoğlu, "Gündemde iki yıl boyunca tüm dünyanın dikkatini çeken Gazze meselesi var. Yüz binlere yaklaşan can kaybı ve büyük bir insanlık dramı yaşandı. 9 Ekim’de Mısır’ın Şarm eş-Şeyh kentinde bir kurul oluşturularak sözde bir ateşkes planı devreye alındı. Ancak o tarihten bu yana 1500’den fazla ihlal gerçekleşti. Siyonist işgal rejimi saldırılarını sürdürürken yardım girişlerini de engelliyor. Anlaşmaya göre Gazze’ye günlük 600 yardım kamyonunun girişine izin verilmesi gerekiyordu, fakat bunun çok altında yardım ulaşabiliyor. Barınma sorunu devam ediyor; kış şartlarında, yağmur altında çocuklar soğuktan hayatını kaybediyor. Açlık ve tıbbi yetersizlik nedeniyle ölümler sürüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu süreci durduramadığı görülünce alternatif arayışlar gündeme geldi ve bir Barış Kurulu oluşturuldu. Ancak katliamların baş sorumlusu olarak görülen, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yakalama kararı bulunan Netanyahu’nun bu kurulda yer alması ciddi bir çelişki oluşturuyor. Böyle bir yapının ne derece etkili olabileceği yeniden değerlendirilmelidir. Güvenlik Konseyi’nde 5 daimi üye var ve veto hakları bulunuyor. Ancak şimdi oluşturulan Barış Kurulu’nda Donald Trump denen deli ya da psikopatın sürekli başkan olacağı ifade ediliyor. Küresel krizlerde taraf olan, savaşın en önemli aktörlerinden biri konumundaki bir ismin değişmez başkan olarak konumlandırılması, kurulun tarafsızlığı ve adalet anlayışı açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır" şeklinde konuştu. Türkiye’nin küresel ahlak krizine karşı mücadele ettiğini de ifade eden Yapıcıoğlu, "Küresel ölçekte bir ahlaki kriz yaşanıyor. Adaletin, insan haklarının ve uluslararası hukukun gerçekten işletilmediği bir zeminde kalıcı barıştan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle hem bölgemizde hem de dünyada adil, hakkaniyetli ve insan onurunu esas alan bir düzenin tesisi için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 14:08
Eskişehir için 3 bin 406 hektarlık yeni sanayi alanı müjdesi
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, ’Türkiye’nin Yeni Sanayi Planı’ kapsamında Eskişehir’in 3 bin 406 hektarlık alan ile mega endüstri bölgeleri arasına dahil edildiğini açıkladı. Uzun zamandır üzerinde titizlikle çalıştıkları bir sürecin güzel sonucunu paylaşmanın mutluluğunu yaşadığını vurgulayan Milletvekili Nebi Hatipoğlu, bu adımın şehrin geleceğine atılmış güçlü bir imza olduğunu belirtti. Milletvekili Hatipoğlu; toplam 3 bin 406 hektarlık planlanan alanın yeni yatırımlar, fabrikalar, gençler için iş kapıları demek ve şehrin ihracatı ile üretim gücünün daha da büyümesi demek olduğuna dikkat çekti. Hatipoğlu’nun konuyla ilgili açıklamasında, "Görüşmeler yaptık, kapılar çaldık, şehrimizin üretim gücünü, sanayi kültürünü, nitelikli insan kaynağını tek tek anlattık. Çünkü biliyorduk ki Eskişehir bu vizyonun dışında kalamazdı. Eskişehir çalışırsa kazanır, Eskişehir üretirse Türkiye güçlenir. Şehrimize hayırlı olsun. Daha yapacak çok işimiz var" ifadeleri yer aldı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:53
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adasına doğru yola çıktı.
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adasına doğru yola çıktı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 12:37
Bakan Gürlek: "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yerleşim faaliyetlerini genişletme ve egemenlik dayatma yönündeki kararı asla kabul edilemez"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yerleşim faaliyetlerini genişletme ve egemenlik dayatma yönündeki kararına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Gürlek, söz konusu adımın uluslararası hukuka, adalete ve insan onuruna açık aykırılık teşkil ettiğini belirtti. Bakan Gürlek, X hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yerleşim faaliyetlerini genişletme ve egemenlik dayatma yönündeki kararının kabul edilemez olduğunu ifade ederek, "Bu adım, uluslararası hukuka, adalete ve insan onuruna açık bir aykırılık teşkil etmektedir. Hukuksuz yerleşimler ve toprak gaspı, bölgede barış umutlarını zedelemekte ve iki devletli çözüm perspektifini aşındırmaktadır. Uluslararası toplumun hukukun ve temel insan haklarının yanında net bir duruş sergilemesi gerekmektedir" dedi. Türkiye olarak, Filistin halkının haklı mücadelesinin yanında olmaya devam edeceklerine değinen Gürlek, "1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin tesisi için her platformda desteğimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerinde bulundu.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:16
Başkan Başdeğirmen: "Belediye olarak her yerde varız"
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Gelendost ilçesine bağlı Yeşilköy köyünü ziyaret etti. Köyde yapımı devam eden düğün salonu inşaatında incelemelerde bulunan Başkan Başdeğirmen, inşaatın tamamlanması için gerekli malzemeler konusunda talepleri dinledi, taleplerin yerine getirilmesi için talimat verdi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Gelendost ilçesine bağlı Yeşilköy köyünü ziyaret etti. Köyde ilk olarak inşaat çalışmaları devam eden düğün salonunda incelemelerde bulunan Başkan Başdeğirmen, inşaatın tamamlanması için gerekli malzeme desteğinin verileceğini söyledi. Yeşilköy köyü Muhtarı Hüseyin Aslan, Isparta Valisi Abdullah Erin, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve İl Özel İdare’nin destekleriyle düğün salonu inşaatını belli bir seviyeye getirdiklerini dile getirdi. Aslan, "Belediye başkanımız sayesinde inşaatın kalanını başaracağız. Kilit parke taşı ve yapıştırıcı talebimiz var" diye konuştu. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de düğün salonunun çok güzel olduğunu belirterek, "Elinize sağlık, güzel bir yer oluyor. Yapıştırıcı ne zaman istiyorsanız verebiliriz. Bundan sonra düğün, nişan, asker eğlenceleri burada olacak. Bu köylü muhtarımızı unutmaz" dedi. Başkan Başdeğirmen, düğün salonu inşaatında çalışan işçilere kolaylıklar diledikten sonra köy meydanında vatandaşlarla bir araya geldi, sohbet etti. Burada yoğun ilgiyle karşılanan Başkan Başdeğirmen, düğün salonu inşaatını incelediklerini, bölgenin en güzel düğün salonunun yapıldığını söyledi. Başkan Başdeğirmen, "Muhtarımız salona çok emek vermiş. Manzarası ve konumu ve içerisindeki çalışmalarla mükemmel bir yer oluyor. Köyünüz çok güzel, çok düzenli. Köylerdeki camilerimizin temizliğini de yapıyoruz. Gelendost’taki camilerimizin temizliklerini yaptık. Görevimiz devletimizin parasını devletimizin milletine harcamak. Layıkıyla harcayabilmek, tasarruflu bir şekilde ihtiyaç olana çok insanın istifade edebileceği yerlerde harcamak. Biz devletimizin parasını istikrarlı, tasarruflu ve gerekli yerlerde harcarsak görevimizi yerine getirmiş oluruz. Eksik olduğu zaman biz varız. Önce il genel meclis üyelerimiz imkanlarını değerlendirecekler yetişmediği yerde de Isparta Belediyesi hazır" dedi. Yeşilköy köyü Muhtarı Hüseyin Aslan, Vali Abdullah Erin’in de taleplerini geri çevirmediğini ve kendilerine çok yardımcı olduğunu ifade ederken, Başkan Başdeğirmen, "Mükemmel bir valimiz var. Allah razı olsun. Farklı düşünce yok ne denirse hemen çözmek için uğraşıyor. Milletvekillerimiz, ilçe teşkilatımız, il teşkilatımız, il başkanımız her şey güzel olsun diye uğraşıyorlar. Biz de belediye olarak her yerde varız" ifadelerinde bulundu. Ziyaret hatıra fotoğraf çekimiyle sona erdi.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 11:04
AK Parti Sözcüsü Çelik: "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’ya egemenlik dayatması ’mekansal soykırım’dır"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’ya egemenlik dayatması ’mekansal soykırım’dır" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Netanyahu hükümetinin Batı Şeria’ya dönük attığı son adım, soykırım siyasetinin yeni bir aşamasıdır. İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’ya egemenlik dayatması ’mekansal soykırım’dır. İsrail soykırım siyasetini işgal, yayılmacılık ve hukuksuz egemenlik dayatması ile genişletmektedir. Ateşkes ve barış gündemi olan herkesin bu saldırganlığa karşı çıkması gerekir. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, egemen ve bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması yegane çözümdür" ifadelerini kullandı.
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:56
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’ya egemenlik dayatması ’mekansal soykırım’dır."
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: "İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’ya egemenlik dayatması ’mekansal soykırım’dır."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder