Son Dakika
|
MİT’ten sınır ötesinde DEAŞ operasyonu: 10 DEAŞ'lı yakalandı!
Türkiye’yi sarsan cinayetlerin faillerinin akıbeti aynı oldu: Mezar yerleri bilinmiyor
Gülistan Doku soruşturmasında firari şüpheli Umut Altaş ABD’de teslim oldu
Grand Kartal Otel yangını davasında istinaf kararı onadı
Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüşmesinin detayları netleşti
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Türkiye enerjide paradigmayı değiştirdi''
CHP Kurultayı davasında ‘mutlak butlan’ kararına yapılan itiraz reddedildi
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "İran ile görüşmelerde bir miktar ilerleme sağlandı"
Manchester United, 2 yıl daha Michael Carrick’e emanet
Hatay’daki sel ve heyelanda 3 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi kayıp
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
The Quiet Elegance of Taipei Confucius Temple
"Kuzey Marmara Otoyolu'nda yüzde 70’lere varan trafik yoğunluğu var"
Özgür Özel yeniden grup başkanı seçildi
Fatih Terim: "Doğru bir şeye karar verilmesi lazım"
SpaceX, Starship V3 roketinin ilk uçuşunu gerçekleştirdi
Galatasaray’da seçim heyecanı başladı
CHP’li vekilin makam şoförü de gözaltında!
Beyaz Saray'da 39 yıl sonra bir ilk: Yemin ederek göreve başladı
POLİTİKA
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Batı’nın değer dünyası boşluğa düşmüştür"
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:37:15
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 21. yüzyılda dünya düzeninin yeniden şekillendiğine dikkati çekerek "Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür" dedi. "Terörsüz Türkiye" politikasının "Türk milletinin kardeşlik projesi" olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye; emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde düzenlenen Siyaset ve Liderlik Okulu 23. Dönem Sertifika Töreni’ne katıldı. Programda konuşan Bahçeli, 2009 yılında açılışı yapılan okulun 17 yılı aşkın süredir eğitim faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, "Bizler birer mum yaktık, bundan sonra meşaleyi taşımak görevi sertifikasını almaya hak kazanan kardeşlerimizin gaye ve gayreti olmalıdır. Zamanlarından tasarruf edip müşfik ve muhterem gönülleriyle sahip oldukları bilgi ve tecrübeyi paylaşan öğretim üyesi arkadaşlarıma da müteşekkirim. 15 farklı dersin 80 saatlik zaman dilimi içinde anlatımı takdir ve tebrik edilmesi gereken bir kabiliyet ve kapasite meziyetidir" ifadelerini kullandı. "Türk ve Türkiye Yüzyılı" vurgusu Bahçeli, 23. dönemin temasının "Bilim-Bilgi-Kültür" olarak belirlendiğini dile getirerek "Bu bilinç ve şuur içerisinde gençlerimiz önce bilgi, sonra değer ve nihayetinde tarihi sorumluluklarını taşımaya, içinde yaşadıkları topluma katma değer üretmeye başlamaktadırlar. Böylesi bir anlayış ve aydınlığın temerküzüyle mayalanmış Siyaset ve Liderlik Okulumuz, şimdiye kadar 23. dönemde eğitim alan 40 kişiyle birlikte 17 yıl içinde sayıları 820’ye ulaşan öğrencimize kapısını ardına kadar açmıştır" şeklinde konuştu. Türk kültüründe bilgi ile kültürün temel dayanağının "Türk Töresi" olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bilgi ancak kültürel değerlerle ve erdemle birleştiğinde ‘hikmet’ seviyesine ulaşır ve toplumda saygı görür" dedi. Siyasetin kısa vadeli çıkarların yarış alanı olmadığını kaydeden Bahçeli, "Bizim için siyaset, kısa vadeli ve ucuz kişisel çıkarların dirsek dirseğe yarıştığı bir koşu parkuru değildir. Siyaset, mazisini inkâr ederek popülist söylemlere kapılmışların, dünyayı onlar gibi okuyanların, Türkçe düşünemeyenlerin, meselelere Türkçe bakamayanların, gelişmeleri Türk milletinin yüksek menfaatleri açısından değerlendiremeyenlerin mola yeri ise hiç değildir. Biz; millete hizmet anlayışımızda ilhamımızı Bilge Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e söylediği "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ifadesinden almakta, siyaset felsefemizi bu düsturun üzerine kurmaktayız. Sosyal bir devlet anlayışı ile adalet temelli siyaseti öncelerken gücümüzü köklü tarihimizden alıyor, milletimizin geleceği için doğru yerde duruyoruz" ifadelerini kullandı. "Batı’nın değer dünyası boşluğa düşmüştür" 21’inci yüzyılda dünya düzeninin yeniden şekillendiğini ifade eden Bahçeli, Batı ve Doğu’nun değer sistemleri arasında çatışma yaşandığını belirtti. Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’e verdiği desteğin dünyayı istikrarsızlaştırdığını savunan Bahçeli, "Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür. Modern dünyanın değerlerini kendi toplumlarının refahı ve ötekileri sömürmenin aracı olarak kullanmaları, Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştur" dedi. Bahçeli, "Az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler yoktur. Gelişmesi emperyalist, sömürgeci politikalarla engellenmiş, geride bırakılmış ve tarih dışına itilmeye çalışılmış toplumlar ve devletler vardır" ifadelerini kullandı. "Türkiye her daim güçlü olmalıdır" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın tarihsel sorumluluk yüklediğini dile getiren Bahçeli, "Bizim siyaset anlayışımızda ‘imkânsızlığın diline teslim olmak’ yoktur" dedi. "Türk ve Türkiye Yüzyılı" hedefini vurgulayan Bahçeli, "Tarih ırmağı bu yatağa doğru akmaktadır" ifadelerini kullandı. Irak’ın işgali, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye’deki çatışmalar, Karabağ savaşı ve İran’a yönelik saldırıların küresel kırılganlığı artırdığını belirten Bahçeli, "Türkiye her daim güçlü olmalıdır" dedi. Bahçeli, "Elbette ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözüne derin anlam atfediyor, bölgemizde kaos, çatışma ya da savaş istemiyoruz. Ancak bizim dışımızdaki gelişmeler bu süreçleri tetikliyor" değerlendirmesinde bulundu. "Terörsüz Türkiye tarihi bir sorumluluktur" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefini dile getiren Bahçeli, bunun gelecek nesillerin huzuru ve refahı açısından tarihi bir sorumluluk olduğunu söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "21. yüzyılın ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır. Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye; öngörülemezlik, güvensizlik ve belirsizlikle malul ve çöl metaforu ile tanımlayabileceğimiz dünya durumunda, tarihsel tecrübeye, atalarının sesine kulak vererek yönünü tayin etmek isteyen Türk milletinin kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. Terörsüz Türkiye, dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur. Bu düşünce ile kararlar almalı, kendimizi değil, milletimizin huzurunu, refahını rehber edinmeliyiz." Cumhur İttifakı’nın devlet ve millet adına sorumluluk üstlendiğini ifade eden Bahçeli, "Terörsüz Türkiye politikasının bin yıllık kardeşlikten ilham aldığını, Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil, beden konulduğunun bilincinde olmalıyız. Basit siyasi çıkarları adına iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür. Nefsine teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur. Terörsüz Türkiye politikasının hem bölge hem ülkemiz açısından ne kadar makul bir stratejik konumlanma olduğu gören gözler için ayan beyandır" dedi. Devlet Bahçeli konuşmasının sonunda, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 23. dönemini tamamlayan partilileri tebrik ederek dereceye girenlere sertifikalarını takdim etti.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:34
Başkan Okutmuş güven tazeledi
Bayburt Gazeteciler Cemiyetinin 15. olağan genel kurulunda mevcut başkan Murat Okutmuş, yeniden başkanlığa seçildi. Bayburt Gazeteciler Cemiyeti dernek merkezinde gerçekleştirilen kongrede, cemiyetin yeni yönetim, denetleme ve onur kurulu üyeleri belirlendi. Kongre divan heyetinde Sadık Yavuz, Fatih Dündar ve Serdar Karaoğlu yer aldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan genel kurulda, taslak bütçe ve faaliyet raporları okunarak kabul edildi. Yönetim ve denetim kurullarının ibra edilmesinin ardından seçime geçildi. Tek listeyle gidilen seçimde Murat Okutmuş, yeniden Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı seçildi. Okutmuş’un yönetim kurulunda Burhanettin Okumuş, Öznur Demir, Cengiz Han Okutmuş, Baki Meral, Ali Oltulu ve Hülya Karaer yer aldı. Denetleme kuruluna Sadık Yavuz, İbrahim Yumak ve Fatih Dündar seçilirken, onur kurulu Yaşar Yıldız, Selma Kunar ve Remzi Kırık’tan oluştu. Kongre sonrası üyelere teşekkür eden Başkan Okutmuş, Gazeteciler Cemiyetinin 35 yılı geride bırakan köklü bir meslek kuruluşu olduğunu söyledi. Başkan Okutmuş, geride kalan 3 yıllık görev süresinde yapılan çalışmalara ilişkin üyelere bilgi verdi. Gazeteciliğin toplumsal vicdanla örtüşen önemli bir meslek olduğunu vurgulayan Okutmuş, Bayburt basınının ilkeli ve dürüst habercilik anlayışıyla görevini sürdürdüğünü belirterek, "Toplumun vicdanı olmaya devam edeceğiz" dedi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:27
MHP Lideri Bahçeli:"Terörsüz Türkiye huzur için tarihi sorumluluktur"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 21. yüzyılda dünya düzeninin yeniden şekillendiğine dikkati çekerek "Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür" dedi."Terörsüz Türkiye" politikasının "Türk milletinin kardeşlik projesi" olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye; emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır" dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde düzenlenen Siyaset ve Liderlik Okulu 23. Dönem Sertifika Töreni’ne katıldı. Programda konuşan Bahçeli, 2009 yılında açılışı yapılan okulun 17 yılı aşkın süredir eğitim faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, "Bizler birer mum yaktık, bundan sonra meşaleyi taşımak görevi sertifikasını almaya hak kazanan kardeşlerimizin gaye ve gayreti olmalıdır. Zamanlarından tasarruf edip müşfik ve muhterem gönülleriyle sahip oldukları bilgi ve tecrübeyi paylaşan öğretim üyesi arkadaşlarıma da müteşekkirim. 15 farklı dersin 80 saatlik zaman dilimi içinde anlatımı takdir ve tebrik edilmesi gereken bir kabiliyet ve kapasite meziyetidir" ifadelerini kullandı."Türk ve Türkiye Yüzyılı" vurgusuBahçeli, 23. dönemin temasının "Bilim-Bilgi-Kültür" olarak belirlendiğini dile getirerek "Bu bilinç ve şuur içerisinde gençlerimiz önce bilgi, sonra değer ve nihayetinde tarihi sorumluluklarını taşımaya, içinde yaşadıkları topluma katma değer üretmeye başlamaktadırlar. Böylesi bir anlayış ve aydınlığın temerküzüyle mayalanmış Siyaset ve Liderlik Okulumuz, şimdiye kadar 23. dönemde eğitim alan 40 kişiyle birlikte 17 yıl içinde sayıları 820’ye ulaşan öğrencimize kapısını ardına kadar açmıştır" şeklinde konuştu.Türk kültüründe bilgi ile kültürün temel dayanağının "Türk Töresi" olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bilgi ancak kültürel değerlerle ve erdemle birleştiğinde ‘hikmet’ seviyesine ulaşır ve toplumda saygı görür" dedi.Siyasetin kısa vadeli çıkarların yarış alanı olmadığını kaydeden Bahçeli, "Bizim için siyaset, kısa vadeli ve ucuz kişisel çıkarların dirsek dirseğe yarıştığı bir koşu parkuru değildir. Siyaset, mazisini inkâr ederek popülist söylemlere kapılmışların, dünyayı onlar gibi okuyanların, Türkçe düşünemeyenlerin, meselelere Türkçe bakamayanların, gelişmeleri Türk milletinin yüksek menfaatleri açısından değerlendiremeyenlerin mola yeri ise hiç değildir. Biz; millete hizmet anlayışımızda ilhamımızı Bilge Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e söylediği "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ifadesinden almakta, siyaset felsefemizi bu düsturun üzerine kurmaktayız. Sosyal bir devlet anlayışı ile adalet temelli siyaseti öncelerken gücümüzü köklü tarihimizden alıyor, milletimizin geleceği için doğru yerde duruyoruz" ifadelerini kullandı."Batı’nın değer dünyası boşluğa düşmüştür"21’inci yüzyılda dünya düzeninin yeniden şekillendiğini ifade eden Bahçeli, Batı ve Doğu’nun değer sistemleri arasında çatışma yaşandığını belirtti. Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’e verdiği desteğin dünyayı istikrarsızlaştırdığını savunan Bahçeli, "Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür. Modern dünyanın değerlerini kendi toplumlarının refahı ve ötekileri sömürmenin aracı olarak kullanmaları, Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştur" dedi.Bahçeli, "Az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler yoktur. Gelişmesi emperyalist, sömürgeci politikalarla engellenmiş, geride bırakılmış ve tarih dışına itilmeye çalışılmış toplumlar ve devletler vardır" ifadelerini kullandı."Türkiye her daim güçlü olmalıdır"Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın tarihsel sorumluluk yüklediğini dile getiren Bahçeli, "Bizim siyaset anlayışımızda ‘imkânsızlığın diline teslim olmak’ yoktur" dedi. "Türk ve Türkiye Yüzyılı" hedefini vurgulayan Bahçeli, "Tarih ırmağı bu yatağa doğru akmaktadır" ifadelerini kullandı.Irak’ın işgali, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye’deki çatışmalar, Karabağ savaşı ve İran’a yönelik saldırıların küresel kırılganlığı artırdığını belirten Bahçeli, "Türkiye her daim güçlü olmalıdır" dedi. Bahçeli, "Elbette ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözüne derin anlam atfediyor, bölgemizde kaos, çatışma ya da savaş istemiyoruz. Ancak bizim dışımızdaki gelişmeler bu süreçleri tetikliyor" değerlendirmesinde bulundu."Terörsüz Türkiye tarihi bir sorumluluktur"Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefini dile getiren Bahçeli, bunun gelecek nesillerin huzuru ve refahı açısından tarihi bir sorumluluk olduğunu söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:"21. yüzyılın ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır. Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye; öngörülemezlik, güvensizlik ve belirsizlikle malul ve çöl metaforu ile tanımlayabileceğimiz dünya durumunda, tarihsel tecrübeye, atalarının sesine kulak vererek yönünü tayin etmek isteyen Türk milletinin kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. Terörsüz Türkiye, dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur. Bu düşünce ile kararlar almalı, kendimizi değil, milletimizin huzurunu, refahını rehber edinmeliyiz."Cumhur İttifakı’nın devlet ve millet adına sorumluluk üstlendiğini ifade eden Bahçeli, "Terörsüz Türkiye politikasının bin yıllık kardeşlikten ilham aldığını, Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil, beden konulduğunun bilincinde olmalıyız. Basit siyasi çıkarları adına iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür. Nefsine teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur. Terörsüz Türkiye politikasının hem bölge hem ülkemiz açısından ne kadar makul bir stratejik konumlanma olduğu gören gözler için ayan beyandır" dedi.Devlet Bahçeli konuşmasının sonunda, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 23. dönemini tamamlayan partilileri tebrik ederek dereceye girenlere sertifikalarını takdim etti.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:25
Bakan Göktaş: "Türkiye’de 486 kamu ve özel huzurevinde 30 bin 279 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gemerek Huzur Evi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü açılışında yaptığı konuşmada Türkiye’de 486 kamu ve özel huzurevinde 30 bin 279 yaşlının yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalandığını açıkladı. Sivas’ın Gemerek ilçesinde yapımı tamamlanan 50 kişi kapasiteli Gemerek Huzur Evi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü açılışı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımı ile gerçekleştirildi. Açılış törenine Göktaş, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, milletvekilleri diğer yetkililer katıldı. Açılış töreninde konuşan Göktaş, yaşlılara yapılan yatırımı Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırım olarak gördüklerini belirterek, "Bizim için yaşlılarımıza sahip çıkmak, sadece bir hizmet başlığı değil. Bir millet olarak, kim olduğumuzun da göstergesi. Nasıl ki gençlerimizi geleceğe tohum olarak görüyorsak, büyüklerimizi de tecrübeleriyle yolumuzu aydınlatan kılavuzlar olarak görüyoruz. Çünkü biz, büyükleriyle bereket bulan, onların hayır duasına tutunan, aileyi ve dayanışmayı güçlü tutan bir milletiz. Devlet dediğimiz yapı da tam olarak bunun için var. Vatandaşının zor gününde yanında olmak, yaşlısına güvenli bir hayat sunmak, ailelerine destek sağlamak ve kimseyi yalnız bırakmamak için var. Bizim sosyal devlet anlayışımızın özünde de bu var. Bu doğrultuda, büyüklerimiz için hayata geçirdiğimiz her bir hizmeti, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz." Dedi. "Büyüklerimizin eşsiz mirasına sahip çıkıyoruz" Göktaş, Köklerimizi de, özümüzü de unutmayarak; büyüklerin eşsiz mirasına sahip çıktıklarını ifade ederek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, büyüklerimizin huzuru, ailelerimizin refahı ve milletimizin esenliği için çalışıyoruz. Bu kapsamda, büyüklerimize sunduğumuz hizmetleri; aktif ve sağlıklı yaşlanmayı esas alan, sosyal katılımı ve güvenli yaşamı destekleyen bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Hedefimiz net. Her daim yanlarında olmaya, her bir öğüdünden faydalanmaya gayret ettiğimiz çınarlarımıza daha konforlu imkanlar sunmak, refah içinde yaşamalarını sağlamak. 2002’de böyleydi, bugün de böyle. Aradan geçen uzun yıllara, edinilen köklü kazanımlara aldırmadan ilk günkü heyecanla çalışıyoruz. Kökümüzü de, özümüzü de unutmuyor; büyüklerimizin eşsiz mirasına sahip çıkıyoruz. Bu anlayışla yürüttüğümüz Ulusal Vefa Programıyla 81 ilimizde, yaşlılarımıza kendi evlerinde, gündelik ihtiyaçları için destek oluyoruz. Bu kapsamda, Sivas’ta 1.480 vatandaşımıza vefa hizmeti sunuyoruz. Diğer yandan, evde bakım yardımlarıyla bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımızı ailelerinin yanında destekliyoruz" dedi. "Sivas’a 632 milyon TL kaynak" Göktaş, geçtiğimiz yıl evde bakım yardımı için sadece Sivas’a 632 milyon lira kaynak aktarıldığını vurgulayarak, "Geçtiğimiz yıl, Evde Bakım Yardımı için sadece Sivas’a 632 milyon lira kaynak aktardık. Evde Bakım Yardımıyla Sivas’ta bu ay, 4.615 vatandaşımıza toplam 63 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Diğer yandan, gündüzlü bakım ve aktif yaşam merkezleriyle, büyüklerimize gün içinde güvenle vakit geçirebilecekleri bir ortam sunuyoruz" dedi. "486 huzur evinde 30 bin 279 yaşlı bakım görüyor" Göktaş, Türkiye’de 486 kamu ve özel huzurevinde 30 bin 279 yaşlının yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalandığının altını çizerek, "Bugün, Türkiye’de 486 kamu ve özel huzurevinde 30.279 yaşlımız yatılı bakım ve rehabilitasyon hizmetinden faydalanıyor. Sivas’ta ise halihazırda 3 huzurevi ile yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde 132 yaşlımıza sıcak bir yuva sunuyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz yeni huzurevimiz ile, bu güzel şehirdeki hizmet zincirimize bir halka daha ekliyoruz. Bu huzurevi, büyüklerimizin kendilerini güvende, huzurlu ve değerli hissedecekleri bir yaşam alanı olacak. Yaşlı dostu mimarisiyle ve güler yüzlü çalışanlarıyla, büyüklerimize sıcak bir yuva olacak. Ayrıca büyüklerimiz, ihtiyaç duydukları sağlık ve bakım hizmetlerinden de yararlanacak. Sosyal ve kültürel etkinliklerle hayatla bağlarını daha da güçlendirecekler" şeklinde konuştu. "Büyüklerimizin hayır duasını kazanç biliyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, büyüklerin hayır duasını kazanç bildiklerini hatırlatarak sözlerini şu şekilde tamamladı. "Hepimiz, yaş aldıkça yanımızda güveneceğimiz bir el, kapımızı çalan bir dost, halimizi hatırımızı soran bir ses olsun isteriz. Bizim görevimiz de büyüklerimize bu güven duygusunu hissettirmek. Bugün Gemerek’te açtığımız bu huzurevi, tam da bu anlayışla hizmet verecek. Büyüklerimiz, her ihtiyaçlarında; devletimizin desteğini, çalışanlarımızın ilgisini ve milletimizin vefasını yanlarında hissedecek. Biz, dün olduğu gibi bugün de büyüklerimizin hayır duasını en büyük kazanç biliyoruz. Onların huzuru, sağlığı ve mutluluğu için çalışmayı sürdürüyoruz. Bu duygularla sözlerime son verirken, kıymetli çınarlarımıza bir şey söylemek istiyorum. Yürüdüğümüz yolları sizler açtınız; bizleri bugünlere sizler taşıdınız. Türkiye Yüzyılı’nın pusulası da yarınlarımızın ilham kaynağı da sizler olacaksınız. Bu anlamlı hizmetin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyorum"
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
22 Mayıs 2026 Cuma- 14:04
AK Parti’den yeni kanun teklifi
2
22 Mayıs 2026 Cuma- 16:50
Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Sönmez: "Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı neredeyse genel merkez orasıdır"
3
22 Mayıs 2026 Cuma- 11:06
‘Mutlak butlan’ kararının ardından Kılıçdaroğlu’nun evinde hareketlilik
4
22 Mayıs 2026 Cuma- 20:00
YSK, Özgür Özel'in itiraz başvurusunu reddetti
5
22 Mayıs 2026 Cuma- 21:46
Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı: "Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmekle ilgili niyetini Özel’e iletti"
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:30
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır Bayburt’ta ziyaretlerde bulundu
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bayburt’a ziyaret gerçekleştirdi. Bayburt Valiliği önünde karşılanan Bakan Kacır, çocuklarla bir araya gelerek, esnafları ziyaret etti. Bakan Kacır, valilik binası önünde il protokolü tarafından karşılandı. Çocukların çiçek sunumuyla karşılanan Bakan Kacır, çocuklarla fotoğraf çektirip, çeşitli oyuncaklar hediye etti. Ardından valilik şeref defterini imzalayan Bakan Kacır daha sonra Cumhuriyet Caddesi üzerindeki esnaflarla iş yerlerinde bir araya geldi. Esnaflarla bir süre sohbet eden Bakan Kacır, çalışanlara işlerinde kolaylıklar diledi. Valilik makamında vali ve il protokolüyle basına kapalı görüşme gerçekleştiren Kacır’ın programı, AK Parti ve MHP Bayburt İl Başkanlıkları ziyaretleriyle devam edecek. Bakan Kacır, 15.50’de Dede Korkut Şehir Müzesi’nde yapılacak KUDAKA ile DOKAP projelerinin açılış ve imza törenine katıldıktan sonra Bayburt programını tamamlayacak.
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:25
Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Işık’tan Bakan Göktaş’ın ’Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu sunumuna yönelik eleştirilere yanıt
Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Mustafa Işık, sosyal medya hesabı üzerinden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın ’Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yaptığı sunuma ilişkin bir gazetede yer alan eleştiriyi yalanladı. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Mustafa Işık, sosyal medya platformu ‘X’ üzerinden bir gazetede yer alan ‘TBMM’de, ‘Kürt sorununun çözümü’ için kurulan komisyona katılan Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, konuşmasının tamamını şehit yakınları ve gazilere yapılan sosyal yardımlara ayırdı’ iddialarına ilişkin gazetenin paylaşımının altına yorumda bulundu. Başkan Işık, gönderinin altına yaptığı yorumda şu ifadelere yer verdi: "Söyledikleriniz gerçeği yansıtmıyor. Orada dernekler olarak biz de vardık. Sayın Bakan kapsamlı sunumunun sadece belirli bir bölümünde şehit ve gazi ailelerine yönelik mevcut haklara komisyon üyelerini bilgilendirmek amacıyla yer verdi. Sunumun geneli, bakanlığın şehit yakınları ve gazilere yönelik mevzuat çalışmaları ile Terörsüz Türkiye sürecine yönelik çalışmaları kapsıyordu. Bu tür algı operasyonları ile böylesi önemli bir süreci gölgelemeyin lütfen."
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:23
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır Bayburt’ta ziyaretlerde bulundu
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bayburt’a ziyaret gerçekleştirdi. Bayburt Valiliği önünde karşılanan Bakan Kacır, çocuklarla bir araya gelerek, esnafları ziyaret etti. Bakan Kacır, valilik binası önünde il protokolü tarafından karşılandı. Çocukların çiçek sunumuyla karşılanan Bakan Kacır, çocuklarla fotoğraf çektirip, çeşitli oyuncaklar hediye etti. Ardından valilik şeref defterini imzalayan Bakan Kacır daha sonra Cumhuriyet Caddesi üzerindeki esnaflarla iş yerlerinde bir araya geldi. Esnaflarla bir süre sohbet eden Bakan Kacır, çalışanlara işlerinde kolaylıklar diledi. Valilik makamında vali ve il protokolüyle basına kapalı görüşme gerçekleştiren Kacır’ın programı, AK Parti ve MHP Bayburt İl Başkanlıkları ziyaretleriyle devam edecek. Bakan Kacır, 15.50’de Dede Korkut Şehir Müzesi’nde yapılacak KUDAKA ile DOKAP projelerinin açılış ve imza törenine katıldıktan sonra Bayburt programını tamamlayacak.
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:21
Bakan Güler, "Uzun yıllardır milletimizin başına bela olan teröre karşı yürüttüğümüz kapsamlı mücadele, bugün yeni bir safhaya ulaşmıştır"
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Türkiye Yüzyılı" buluşmaları kapsamında Şırnak’a yaptığı ziyarette, uzun yıllardır milletin başına bela olan teröre karşı yürütülen kapsamlı mücadelenin bugün yeni bir safhaya ulaştığını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliği ile şekillenen, vizyoner devlet aklı ve milletimizin köklü tecrübesinden beslenen güçlü iradesi sayesinde Türkiye’yi daha parlak yarınlara taşıyacak yeni bir dönemin eşiğindeyiz" dedi. Bakan Güler, AK Parti Şırnak İl Başkanlığında partililerle bir araya geldi. Bakan Güler, burada yaptığı konuşmada, son yıllarda Şırnak’ın gelişimini engelleyen terörün etkisinden kurtularak, kalkınmanın, ilerlemenin şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Şırnak ve vatandaşların artık hak ettiği refaha ulaşma yolunda büyük hamlelere sahne olduğunu belirten Güler, nitekim Şırnak’ın gerçek potansiyelini ortaya çıkarmak amacıyla ulaştırmadan sağlığa, eğitimden spora, tarımdan turizme kadar her alanda önemli yatırımlar birer birer hayata geçtiğini ifade etti. TPAO tarafından Gabar ve Kato dağlarında üretimi yapılan petrolü hatırlatan Bakan Güler, şöyle konuştu: "Şu bir gerçek ki, yıllarca terörün gölgesinde kalan dağlarımız ve ovalarımız bugün güvenliğin tesis edilmesi ile birlikte bereketini de göstermeye başladı. Artık Gabar ve Kato dağları terörle değil, petrolle anılıyor. Dün rahatça girilemeyen Gabar zirvelerinde artık günde 100 bin varile yaklaşan petrol üretiliyor. Amacımız Şırnak’ı petrolü ve diğer madenleri ile jeotermali güneş ve rüzgar enerjisiyle Türkiye’nin en güçlü enerji üssü haline getirmek. Şu bir gerçek ki, terörün izlerinin silindiği bu aziz topraklarda artık huzurla üretim yapılmakta, refah büyümekte ve Şırnak başta enerji olmak üzere pek çok sahada Türkiye Yüzyılı’nın yükselen yıldızı olarak parlamaktadır. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda ilerlediğimiz bu tarihî dönemde bölgesel istikrarın güçlenmesiyle Şırnak ticaretteki avantajını üretim, ihracat ve lojistikteki gelişmelerle daha da artırarak Türkiye Yüzyılı’nın gelişmiş şehri olma yolunda hızla ilerleyecektir" dedi. Terörle mücadelenin yeni bir safhaya ulaştığını kaydeden Güler, "Uzun yıllardır milletimizin başına bela olan teröre karşı yürüttüğümüz kapsamlı mücadele, bugün yeni bir safhaya ulaşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliği ile şekillenen, vizyoner devlet aklı ve milletimizin köklü tecrübesinden beslenen güçlü iradesi sayesinde Türkiye’yi daha parlak yarınlara taşıyacak yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye Türkiye Yüzyılı’nın en büyük eseri olacaktır" ifadelerini kullandı.
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:06
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda Başbakanı Schoof ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hollanda Başbakanı Dick Schoof ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Hollanda ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Hollanda arasındaki ortaklığın giderek güçlenmesinin memnuniyet verici olduğunu, savunma sanayii başta olmak üzere iki ülke arasındaki iş birliğini kuvvetlendirecek adımlar atmayı sürdüreceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki insani felaketin derinleşerek sürdüğünü, Netanyahu Hükümetinin Gazze’nin tamamını askeri kontrol altına alma planının asla kabul edilemeyeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Ukrayna-Rusya savaşının adil ve kalıcı bir barışla sona ermesi için çalıştığını, İstanbul Sürecine ev sahipliği yapan Türkiye’nin gayretlerini sürdüreceğini ifade etti.
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:06
Japonya Savunma Bakanı Nakatani, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nı ziyaret etti
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Japonya Savunma Bakanı Gen Nakatani ve beraberindeki heyet, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’na bir ziyaret gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanlığı ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Milli Savunma Bakanımızın davetlisi olarak ülkemizde bulunan Japonya Savunma Bakanı Gen Nakatani ve beraberindeki heyet, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı ziyaret etti" ifadelerine yer verdi.
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:04
Suriye’ye pasaportla geçiş işlemleri başladı
İçişleri Bakanlığı, Suriye’nin özgürleşmesiyle başlayan normalleşme süreci doğrultusunda Suriye’ye pasaportla geçiş sürecine başlanıldığını duyurdu.
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:41
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplandı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Mesele gerçekten bu milleti bir daha yaşadığı bu acıları yaşamayacak şekilde barış içerisinde, huzur içerisinde, yüksek demokrasi standartları içerisinde adaletle yarınlara taşımaktır" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında beşinci kez toplandı. Kurtulmuş, yaptığı açıklamada toplumun farklı kesimlerini dinlemeye başladıklarını belirterek, "Dün şehit ailelerimizle, gazilerimizle ve onların yakınlarıyla başladığımız görüşmelerimize Diyarbakır Anneleri’ye devam ettik. Bugün bu ilk oturumda Cumartesi Anneleri’ni ve Barış Annelerini dinleyerek oturumumuzu sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, acıların ortak acılar olduğunu söyleyerek, "Esas mesele geçmişte yaşadıklarımızı karıştırmak, kurcalamak ve bunlar üzerinden yeni tartışmaları ortaya koymak değil. Tam tersine geçmişte yaşadıklarımızı bir daha yaşamamak üzere siyaset kurumu olarak tekliflerimizi almak ve yolumuza esenlik içerisinde, huzur içerisinde, komisyonumuzun adında da yer aldığı gibi kardeşlik içerisinde ve demokrasi içerisinde yürümektir. Amacımız bütün bu görüşmelerle geçmişin tartışmalarını tekrar etmek değildir. Ortak geleceği kurabilmek için kararlılığımızı arttırmaktır. Bu iki hususu acılarımızı yarıştırmamak ve geçmişteki olanları bugüne taşımamak gerektiğinin altını çizerek bu toplantılara başlamamızı önemli görüyorum. Bir başka üçüncü meseleyi değerli arkadaşlar dün ifade ettim. Bu sürecin bir an evvel bütün 86 milyonun ortak faydasına olacak şekilde bitirilmesini isteyen, samimiyetle, iyi niyetle bir araya gelen, çözüm üretmek için gayret sarf edenler olduğu gibi, sayıları çok az olsa da bu süreci zehirlemek isteyen bazı grupların da varlığını biliyoruz. Bunu dün bir uyarı olarak ortaya koymuşuz" dedi. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Bu komisyonda hiçbir şekilde konuşulmamış, komisyonun kurulmasından önceki süreçlerde dahi gündeme gelmemiş, komisyonun hiçbir anında komisyon tarafından paylaşılmamış bazı konuları hem de gizli oturumlarda konuşulmuş gibi ortaya koymak, en hafif tabiriyle açık bir provokatörlüktür. Bu tür provokasyon içerisinde olacak çevrelere karşı da komisyondaki 51 üyemizin hepsi ortak bir kararlılık içerisindedir. Müsaadenizle bu kararlılığımızı sizlerin adına buradan bir kere daha ifade etmek istiyorum. Mesele gerçekten bu milleti bir daha yaşadığı bu acıları yaşamayacak şekilde barış içerisinde, huzur içerisinde, yüksek demokrasi standartları içerisinde adaletle yarınlara taşımaktır."
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:33
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Alaska zirvesinin sonuçları, ticaret başlığı başta olmak üzere Türkiye-Rusya ikili ilişkileri ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, barış sürecine ilişkin gelişmeleri yakından takip ettiğini, Türkiye’nin adil bir barışa ulaşılması konusunda savaşın başından bu yana samimiyetle gayret gösterdiğini, bu minvalde tüm tarafların katılımıyla kalıcı barışı tesis etmeyi hedefleyen yaklaşımları desteklediğimizi belirtti. Rusya Devlet Başkanı Putin, İstanbul Sürecine de dikkat çekerek, barış görüşmelerine Türkiye’nin ev sahipliği yapması ve gösterdiği gayretler nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti. Görüşmede Cumhurbaşkanı ve Putin iki ülkenin diyalog halinde olması konusunda mutabık kaldılar.
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:25
Bakan Uraloğlu, Romanya Başbakanı Bolojan ve mevkidaşı Șerban ile görüştü
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Romanya Başbakanı Ilie Bolojan ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Ciprian-Constantin ?erban ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, "Malko Tarnova’dan Bulgaristan’ın kuzeyine doğru çıkacak Karadeniz Otoyolu, bölgesel ulaştırma bağlantısallığını güçlendirecek" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Romanya Başbakanı Ilie Bolojan ile Romanya Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Ciprian-Constantin Şerban ile ikili görüşme gerçekleştirdi. İki ülke arasındaki ulaştırma iş birliklerinin ve sektörel ilişkilerin ele alındığı görüşmede Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin ulaştırma ve haberleşme alanlarındaki yatırımlarını mevkidaşı ile paylaştı. Bakan Uraloğlu, "Ulaştırma ve haberleşme alanlarında son 23 yılda 300 milyar dolara yaklaşan yatırım gerçekleştirdik. Söz konusu yatırımlar, yalnızca fiziksel altyapıların inşasını değil, aynı zamanda bölgesel iş birliği, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir ulaştırma sistemlerinin kurulmasını da hedeflemektedir" dedi. Türkiye için kıymetli ve stratejik bir ortak olan Romanya ile özellikle ulaştırmanın tüm modlarında karşılıklı güvene dayalı iş birliği kültürünün mevcut olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bu temelin üzerine daha fazlasını inşa etme arzusundayız" ifadelerini kullandı. Bulgaristan Başbakanı ile ulaştırma bağlantısallığının geliştirilmesi üzerine bir görüşme yaptıklarını ve Bulgaristan Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Grozdan Karadjov ile de otoyol ve demiryolu geçişi konusundaki iki önemli projenin detaylarını görüştüklerini dile getiren Bakan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Karadjov, ikinci demiryolu sınır kapısı olarak planladığımız Lesovo geçişinin Kapıkule Sınır Kapısı’ndaki yığılmaları azaltarak, Orta Koridor’un kargo yükünün daha hızlı ilerlemesine katkı sağlayacağını ve 2030 itibarıyla Avrupa Komisyonu’nun karbon ayak izini azaltma hedefleri doğrultusunda bu projelerin önem arz ettiğini vurguladı. Diğer yandan Malko Tarnova’dan Bulgaristan’ın kuzeyine doğru çıkacak ve adına Karadeniz Otoyolu dediğimiz yeni bir projeyi de konuştuk. Her iki proje de bölgesel ulaştırma bağlantısallığını güçlendirecek ve ileride Basra Körfezi’nden gelen yükün de bu koridor üzerinden transferine imkân sağlayacaktır." Bakan Uraloğlu, söz konusu projelerin Romanya üzerinden kuzeye doğru devam etmesinin bölgesel iş birliğini daha da ilerleteceğini ve iki ülke arasındaki lojistik ağın etkinliğini artıracağını vurguladı. 2024 Temmuz ayında yeniden açılan Karasu-Köstence Ro-Ro hattının iki ülke arasında ticaretin kolaylaştırılmasına ve lojistik sektörünün gelişimine önemli katkılar sağladığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Mevcut durumda hem Karasu-Köstence hem de İzmir-Köstence Ro-Ro hatlarının aktif olarak faaliyet göstermesi, deniz taşımacılığı sektöründeki iş birliğimizin geldiği olumlu noktayı göstermektedir" ifadelerini kullandı. Demiryolu sektöründe de Romanya ile Türkiye arasında yakın bir iş birliği mevcut olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, bu alandaki iş birliğinin de ulaştırma koridorları perspektifinde daha ileri taşınabileceğinin altını çizdi. "Asya ile Avrupa arasındaki yük trafiğinde bir artış sağlanmasına ilgi duyuyoruz" Rumen Bakan Şerban ise, Avrupa ve Asya arasında Orta Koridor gibi uygulanabilir ve verimli alternatif ticaret yollarının belirlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğunu kaydetti. Bu çerçevede Türkiye ve Romanya’nın belirleyici bir rol üstlenebileceğini vurgulayan Şerban, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye ve Romanya’daki ulaştırma sektörünün mevcut dinamiği, özellikle demiryolu altyapısının geliştirilmesi alanında gerçekleştirilen ve planlanan önemli yatırımlar, Karadeniz limanları, Samsun ve Köstence arasındaki bağlantının yeniden canlandırılması için uygun şartları oluşturmaktadır. Demiryolu taşımacılığına ilişkin Türkiye ile Avrupa’yı birbirine bağlayan koridorda demiryolu trafiğinin teşvik edilmesiyle Asya ile Avrupa arasındaki yük trafiğinde bir artış sağlanmasına ilgi duyuyoruz." Türkiye’deki ekonomik işletmelerin karayolu altyapı projelerine katılımını takdir ettiklerini dile getiren Şerban, "Romanya’daki karayolu altyapısının da sürekli ve hızlı bir şekilde gelişmekte olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu nedenle ekonomik iklimi iyileştirmeyi ve rekabet ortamının artışını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu hedefe ulaşmak için uluslararası iş birliğinin yoğunlaştırılmasına da güveniyoruz" diye konuştu. Görüşmede ayrıca TRACECA’da reform çalışmaları ile lojistik vergisi gibi hususlar masaya yatırıldı.
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:20
BBP lideri Destici: "Türkiye; milli güvenliğini hiçbir dış gücün onayına ihtiyaç duymadan, kendi bağımsız iradesiyle koruyacaktır"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Türkiye; milli güvenliğini hiçbir dış gücün onayına ihtiyaç duymadan, kendi bağımsız iradesiyle koruyacaktır. Türkiye’nin geleceği ne Kandil’de, ne Washington’da, ne de Tel Aviv’de yazılır" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, gündemdeki gelişmeleri değerlendirmek üzere partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Düzenlenen basın toplantısında son günlerdeki cinayetler, orman yangınları ve terör örgütü PKK hakkında konuştu. Düzenlenen basın toplantısına ilçe başkanları ve parti üyeleri de katıldı. "Orman yangınları, iklimimizi ve su kaynaklarımızı tehdit etmektedir" Türkiye’de son aylarda baş gösteren orman yangınlarının sadece ağaçları değil, birçok konuyu etkilediğini belirten BBP Genel Başkanı Destici, "Orman yangınları, bütün dünya için, artık önemli ve öncelikli bir problemdir. 23,4 milyon hektar orman alanına sahibiz. Bu miktar, ülkemizin yüz ölçümünün yüzde 30’unu kaplıyor. Ormanlarımız; iklimsel, ekolojik ve ekonomik açıdan büyük bir zenginliğe sahip. Bununla birlikte, ülkemizin Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle, ormanlarımızın yüzde 64’ü, yüksek yangın riski taşıyan bölgelerde bulunuyor. Ülkemizin orman yangınları açısından yüksek riskli bir bölgede bulunması nedeniyle, orman yangınlarıyla mücadeleye, yalnızca bir ‘söndürme faaliyeti’ olarak değil; aynı zamanda ‘ulusal güvenlik’, ‘ekolojik denge’ ve ‘gelecek nesillerin yaşam hakkı’ açılarından bakmalıyız. Ülkemiz bu konuda gerekli tedbirleri hızla almalıdır ve almaktadır. Orman yangınlarının yüzde 90’ından fazlası insan kaynaklıdır. Piknik ateşi, sigara izmariti, anız yakma ve dikkatsiz davranışlar büyük yangınlara sebep olabilmektedir. Vatandaşlarımızın dikkatli davranması, ormanlara giriş kısıtlamalarına uyması ve ormanlarımızı koruma bilinciyle hareket etmesi hayati önem taşımaktadır. Orman yangınları sadece ağaçları değil; iklimimizi, su kaynaklarımızı, biyolojik çeşitliliğimizi ve gelecek nesillerimizin yaşam hakkını tehdit etmektedir" diye konuştu. "Katillerin, yaşları bahane edilerek korunmalarını toplum vicdanı asla kabul etmeyecektir" Geçtiğimiz günlerde Ankara’da 14 ve 17 yaşındaki katillerin gerçekleştirdiği cinayet hakkında da konuşan Destici, "Ankara’da, kız kardeşini taciz eden 14 ve 17 yaşındaki iki caniye karşı duran 22 yaşındaki Hakan Çakır, alın teriyle ailesinin ve kendinin helal rızkını kazandığı dükkanında defalarca bıçaklanarak katledildi. Şahit olduğumuz vahşet, ‘sokak çetelerinin’ ve ‘suçun yaşı olmaz’ gerçeğinin son ve en acı örneklerinden biri olmuştur. Bu ölçüde vahşileşen, çeteleşen, kamu düzenini bozan katillerin, yaşları bahane edilerek, ‘suça sürüklenen çocuk’ adı altında korunmalarını, toplum vicdanı asla kabul etmeyecektir. Benzer suçlarda belirgin bir artışla karşı karşıyayız. Söz konusu çeteleşmelerde, bugünkü ceza sisteminin 18 yaş altındaki suçlulara getirdiği korumacı tavrın, çeteler tarafından, milletimize karşı silah olarak kullanıldığını açık bir şekilde gözlemliyoruz. Ahmet Minguzzi ve Hakan Çakır cinayetlerinde olduğu gibi, bu cinayetleri gerçekleştiren organize suç yapılarında, ‘bazı yaş gruplarını peşinen suçsuz saymak’ yerine, failin işlediği fiilin suç olduğunu idrak edip etmediklerinin esas alındığı bir yasal düzenlemeye gidilmelidir. Belirgin bir giyim tarzı ve davranış kalıplarına sahip olan, sosyal medyayı güç gösterisi yapmak ve korku uyandırmak için kullanan bu çetelerin tetikçilerinin ‘çocuk’ kabul edilerek cezadan muaf tutulmaları ya da önemli ceza indirimlerine sahip olmaları, korkarız ki, ülkemizde, Güney Amerika benzeri bir çeteleşmelere neden olacaktır" şeklinde konuştu. "PYD/YPG’nin devletleşme hedefine kesinlikle izin verilmeyecektir" Terör örgütü PKK’nın silah bırakma ve kendini feshetme kararının arkasında daha farklı durumlar olduğunu ve geçmişteki hataların tekrardan yapılmaması gerektiğini belirten Destici, "Türkiye doğrudan egemenliğini hedef alan tehdit ve şantajlara karşı karşıyadır. ‘Çözüm Süreci’ adı altında geçmişte yürütülen girişimlerin PYD/YPG yapılanmasına nasıl zemin hazırladığı bugün açık biçimde görülmektedir. Bu süreç, milletimizin vicdanında derin yaralar açmış ve terör örgütlerinin dış destekli planlarına hizmet etmiştir. Bugün aynı çevreler tarafından sıkça gündeme getirilen ‘Irak modeli’ adı altındaki benzer senaryolar da aynı tehlikeyi barındırmaktadır" dedi. Geçmişteki ‘1 koyup 3 alacağız’ şeklinde maceracı yanlış ve hatalı dış politikaların Türkiye’nin stratejik çıkarlarına zarar verdiğini, bölgede istikrarsızlığı kalıcı hale getirdiğini söyleyen Destici, "Bu yaklaşımın Suriye’de tekrarlanmasına müsaade edilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin tutumu net olmalıdır. PYD/YPG’nin özerklik ya da devletleşme hedefine kesinlikle izin verilmeyecektir. Türkiye; milli güvenliğini hiçbir dış gücün onayına ihtiyaç duymadan, kendi bağımsız iradesiyle koruyacaktır. Ne Tel Aviv kartı, ne Washington dayatmaları bu milletin iradesini değiştiremez. Çünkü Türkiye’nin geleceği ne Kandil’de, ne Washington’da, ne de Tel Aviv’de yazılır. Türkiye’nin kaderini ancak Yüce Allah yazar. Devletimizin siyaset ve güvenlik kurumlarının, milletimizin hassasiyetleriyle tam uyum içinde hareket ederek şantaj politikalarına karşı bağımsız ve kararlı bir duruş sergileyeceklerine inancımız tamdır" değerlendirmesini yaptı.
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:03
DEM Parti Grup Başkanvekili Koçyiğit: "Bu ülkede çözüm isteyenler kadar olmasa da çözüm istemeyen kesimlerin olduğu gerçeğini de iyi biliyoruz"
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, "Zamana yayılan her şeyin provokasyona açık olduğunun, zamana yayılan her şeyin çürüdüğünün, sabotaja açık hale geldiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Bu ülkede çözüm isteyenler kadar olmasa da çözüm istemeyen kesimlerin olduğu gerçeğini de iyi biliyoruz. Herkesin bu konuda uyanık olması, herkesin bu konuda sorumluluk alması, herkesin bu konuda duyarlı davranması gerekiyor" dedi. TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Koçyiğit, mağduriyet yaşamış ailelerin dinlenmesinin önemine işaret ederek, "Bugün komisyon toplantısında Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri, İnsan Hakları Derneği, yine Tahir Elçi Vakfı gibi kurumlar dinlenecek. Bu anlamıyla özellikle Barış Anneleri açısından şunun altını çizmek gerekiyor. Gerçekten Barış Anneleri evlatlarını yitirdikleri halde yıllardır beyaz tülbentleriyle barış mücadelesinde ısrarcı olmuş, bir an olsun barış mücadelesinden geri adım atmamış, çatışmalı sürecin son bulması için her türlü fedakarlığı yapıp, her türlü çağrıyı yapmış ve bu konuda en büyük acıyı çekmiş olmalarına rağmen en büyük direnci, en büyük barış mücadelesini yürütmüş kesimlerden birini oluşturuyor. O anlamıyla onların barış mücadelesinin komisyonun çalışmalarına da ışık tutacağını, komisyon çalışmalarına da katkı sunacağını ifade etmek gerekiyor. Tabii ki bu bizim komisyon üyeleri olarak da sorumluluğumuzu arttıran bir yerde. Tabii İnsan Hakları Derneği yine dinlenecek. 90’lı yıllar, faili meçhul cinayetler, bu ülkedeki her toplumsal kesimin yaşadığı hak ihlallerini kayıt altına alan, bunun raporlarını yayınlayan, bunun takipçisi olan bir dernekten bahsediyoruz. Kendisi de dönem dönem mağduriyetler yaşamış, hedefe konulmuş, hedef gösterilmiş bir dernekten bahsediyoruz. Yine Cumartesi Anneleri, 30 yıllık tarihi bir mücadeleleri var. Evrenselleşmiş bir mücadelesi var. Biliyorsunuz Cumartesi Anneleri bir günle, bir meydanla anılmakla beraber bir kente, bir ülkeye ve aslında bir toplumsal kesimin kaybıyla simgeleşmiş bir mücadeleden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı. Sorunun çözümünde Abdullah Öcalan’ın önemli bir rolü olduğunu söyleyen Koçyiğit, "O nedenle bütün bu politik atmosferin, bütün bu yeni sürecin içerisinde tartışmaları yürütmemiz ve buna göre pozisyon almamız gerektiğinin bir kez daha altını çizmek istiyoruz. Evet siyaset sorumluluk almalı ve siyaset sürecin hukuki gereklerini yerine getirecek adımları hızlı bir şekilde atmalıdır. O anlamıyla burada toplumsal kesimler dinlendiği gibi, bütün süreç içerisindeki mağdur kesimler dinlendiği gibi, toplumun önemli demokratik kitle örgütlerinden, farklı siyasi yapılardan insanların, akademisyenlerin görüşlerine, düşüncelerine başvurulduğu gibi bu süreci yürüten, bu sürecin öncüsü olan, bu süreçte bağlayıcı kararlar alan sayın Öcalan’ın görüş ve düşüncelerine başvurulması ve diyalog kurulmasının da öneminin altını çizmek istiyoruz" şeklinde konuştu. Belediyelere kayyum atanmasını da eleştiren Koçyiğit, durumu "siyasal muhalefeti ve toplumsal muhalefeti hizaya çekme operasyonu" ve "demokrasiye, sandığa, seçmenin iradesine darbe" olarak değerlendirdi. "Halkımızın vicdanına havale ediyoruz" İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan’ın "DEM Parti’nin özerklik istediği" iddialarına da cevap veren Koçyiğit, "Biz aslında çözüm süreci, daha doğrusu bu süreç başladığında bütün bu manipülasyonların, çözüm karşıtı güçlerin bunlara zemin olacağını, bütün bu provokasyonları yapacaklarını, algı operasyonları yapacaklarını, yalan yanlış haberler yapacaklarını çok iyi biliyorduk. Ama bunu bir milletvekilinin, üstelik de komisyona girmeyi kabul etmemiş, komisyon dışında kalmış, komisyon dışında kaldıktan sonra da sırf süreç dışında kaldı diye sürece sürekli çamur atmaya çalışan bir partinin milletvekilinin yapmış olmasının da tesadüf olduğunu düşünmüyoruz açıkçası. Çok açık ve net söyleyelim; savaştan, kandan, gözyaşından, şiddetten beslenenleri halk çok iyi görüyor. Kimin çözüm istediğini, kimin barış istediğini, kimin eşitlik istediğini, kimin Kürt ve Türk halkının birlikte yaşamından yana olduğunu, ortak geleceğinden yana olduğunu, ortak vatanla eşit özgür yurttaşlar olmasından yana olduğunu da, kimin Kürt’ün kanının üzerinden Türk halkının, yoksulluğun kanı üzerinden Türkiye halklarının kanı üzerinden siyaset yaptığını, çözümsüzlükten beslendiğini ve çözümsüzlükle gelip burada koltuklarda oturmaya çalıştığını da herkes görüyor. O anlamıyla halkımızın vicdanına havale ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Herkesin bu konuda duyarlı davranması gerekiyor" Komisyonun Öcalan’ın görüşlerine başvurup başvurmayacağı sorusu üzerine Koçyiğit, "Bir takvim ve bir yöntem üzerinde bir tartışma yürütmedik açıkçası. Ama biz DEM Parti olarak ilk günden beri bu sürecin sağlıklı yürümesi, gerçek anlamda bütün tarafların dinlenmesinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bugün 27 Şubat çağrısı yapmış, 27 Şubat çağrısı karşılık bulmuş. 9 Temmuz çağrısını yapmış, 9 Temmuz çağrısı karşılık bulmuş. Sayın Öcalan’ın hiçbir şekilde bu süreçte dinlenmemiş olması sanırım sürecin ihtiyacına da, ruhuna da, gerekliliklerine de uygun bir yaklaşım olmayacaktır. O anlamıyla bu sürecin ihtiyaçları var, gerekleri var. Bu gereklerden biri de bütün tarafların dinlenmesi, bütün tarafların görüşüne başvurulmasıdır. O anlamıyla bunun yöntemini komisyon elbette kendisi takdir edecektir" diye konuştu. TBMM önünde yakılan beyaz araçla ilgili soru üzerine Koçyiğit, "Şu anda resmi olarak İçişleri Bakanının yaptığı açıklama var. Farklı bir bilgiye biz de sahip değiliz açıkçası. Ama şunu bilmemiz gerekiyor. Bu sürecin sağlıklı yürümesi gerekiyor. Bu sürecin sağlıklı yürümesi için de gerçek anlamda çok uzun bir sürece yaymamak gerekiyor. Zamana yayılan her şeyin provokasyona açık olduğunun, zamana yayılan her şeyin çürüdüğünün, sabotaja açık hale geldiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Bu ülkede çözüm isteyenler kadar olmasa da çözüm istemeyen kesimlerin olduğu gerçeğini de iyi biliyoruz. Herkesin bu konuda uyanık olması, herkesin bu konuda sorumluluk alması, herkesin bu konuda duyarlı davranması gerekiyor" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder