POLİTİKA
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:15 Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan çocuklara bayramlık hediye etti Sincan Belediyesi bu bayramda da ihtiyaç sahibi aileleri ve çocukları yalnız bırakmadı. Kurban Bayramı’nda 1100 çocuğa bayramlık hediye edildi. Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan Yarım Elma Hayır Çarşısı’nda çocukların bayram heyecanına ortak oldu. Sincan Belediyesi Yarım Elma Hayır Çarşısı ile gönüllere dokunmaya, ihtiyaç sahibi ailelere yardım etmeye devam ediyor. Gıda ve temizlik paketi, sıcak yemek, kırtasiye desteği, eşya ve gelinlik gibi pek çok konuda yardımların gerçekleştirildiği Hayır Çarşısı’nda bu bayram da yüzlerce çocuğa bayramlık kıyafet ve ayakkabı verildi. Çocukların bayramlıkları Yarım Elma Hayır Çarşısı’ndan Sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmetlerini sürdüren Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, bayram öncesi ihtiyaç sahibi çocukları sevindirdi. Sosyal incelemesi tamamlanan 1100 çocuğa, bayramlık kıyafet ve ayakkabıları, Başkan Murat Ercan ve eşi Emine Ercan tarafından hediye edildi. Çocukların bayram heyecanına ortak olan Başkan Ercan, "Kardeşliğin, dayanışmanın ve paylaşmanın en güzel şekilde hissedildiği mübarek Kurban Bayramı’nda çocuklarımızın yüzünü güldürmek istiyoruz. Onlar bizim geleceğimiz ve çocuklarımızın mutluluğu bizi daha mutlu ediyor. Çocuklarımıza Yarım Elma Hayır Çarşımızdan bayramlık hediye ettik. Güle güle kullansınlar, bayramı doya doya yaşasınlar. Bayram sevincinin her haneye umut, her çocuğun kalbine mutluluk getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:13 Köse: "4 yıllık sürede Türkiye ihracatından yüzde 2 pay almayı hedefliyoruz" SAMSUN (İHA) – AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Samsun’da yapılan yatırımlar sonrasında 4 yıllık süreç içerisinde Türkiye ihracatından yüzde 2 pay almayı hedeflediklerini söyledi. Samsun’da AK Parti İl Teşkilatı tarafından Samsun Büyükşehir Belediyesi Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da basın toplantısı düzenlendi. AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Samsun’da devam eden, yapılması düşünülen ve tamamlanan yatırımlar hakkında bilgilendirmede bulundu. "4 yıllık sürede Türkiye ihracatından yüzde 2 pay almayı hedefliyoruz" İhracat rakamlarında istenilen seviyeye gelmek için çaba sarf ettiklerini dile getiren AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, "Bu zamana kadar Samsun, ihracattan çok önemli pay alamadı ne yazık ki. AK Parti iktidarlarımız döneminde 2000’li yıllarda ihracatımız 35-36 milyon dolardı. Bugün ise hesaba gelmeyecek bir sayı. Geçen süre içerisinde nihayet 1,5 milyar dolarlık bir seviyeye geldik. Üretim kapasitesi, organize sanayilerimiz, bütün bunlar hayata geçtikten sonra o kadar güçlü bir envanter ortaya çıkacak ki; bizim bir serbest bölgemiz vardı. 70 dönümlük bir alanın ekonomiye çok büyük bir katkısından söz edemezdik. Şu anda 670 dönümlük yeni bir serbest bölge daha oluşturuluyor. Bu da ihracata büyük bir katkı sağlayacak. Yaklaşık 1,5 milyar dolarlık ihracat kapasitesini tek başına serbest bölgenin sağlayacağı değerlendiriliyor. Önümüzdeki kısa sürede, 4 yıllık süreç içerisinde inşallah ihracattan yüzde 2 pay almayı hedefliyoruz. Yani Türkiye’nin ihracatının 300 milyar dolar olduğu seviyede 6 milyar dolarlık, 500 milyar dolara çıktığı seviyede ise 10 milyar dolara ulaşan bir ihracat hedefimiz var. Bu da geçmiş yıllardaki kayıplarımızı hızlı bir şekilde telafi etmemizi sağlayacak" dedi. "Hızlı tren Ankara’dan yola çıktı, en geç 2029’da Samsun’a ulaşacak" Yapımı devam eden hızlı tren çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Köse, "Hızlı tren Ankara-Samsun hattıyla ilgiliydi. Geçen sene Delice-Çorum hattının temel atma törenine gitmiştik. Hızlı tren Ankara’dan çıktı, Samsun’a ulaşacak. Emin olun hummalı ve olağanüstü bir çalışma var. Öngörülen süreden önce de etap tamamlanacak. Nitekim 28 Nisan’da da Çorum-Havza hattının ihalesi gerçekleştirildi. Daha sonraki etapta da Havza-Samsun hattının ihalesi yapılacak. Şu anda o çalışmalar sürüyor. 2029’a kadar Samsun-Ankara hattı tamamlanmış olacak. Ondan sonraki hedef ise Samsun-Sarp arasını kapsayacak şekilde bütün Karadeniz’i içine alan bir hızlı tren projesinin hayata geçirilmesi" diye konuştu. "Hızlı tren yüksek hızlı değil, sadece yolcu değil yük de taşınacak" Samsun’a ulaşacak hızlı trenin sadece yolcu taşımada değil, yük taşımada da etkin bir şekilde kullanılacağına değinen Köse, "Hızlı tren, yüksek hızlı tren değil. Yüksek hızlı trende eşya ve yük taşınması söz konusu olmuyor. Sadece yolcu taşımacılığı yapılıyor. Ancak hızlı tren, Ankara-Samsun arasında istasyonlardaki durma ve kalkma süreleri dahil olmak üzere 2,5 saatte Ankara’ya ulaşımı sağlayacak. Bu fevkalade bir kazanım. Bunun yanında aynı zamanda yük taşımacılığı da yapılacak. Dolayısıyla Ankara-Samsun ve nihayet proje tamamlandıktan sonra Samsun-Mersin hattı, iç piyasanın, iç ticaretin ve uluslararası ticaretin ana taşıma merkezleri haline gelecek. Samsun, uluslararası ticaretin önemli kulvarlarından biri olacak. Böylece güneyden kuzeye, kuzeyden güneye ekonomik faaliyetler, ürün transferi, ihracat ve ithalat bu şekilde gerçekleşmiş olacak" şeklinde konuştu. Toplantı, basın açıklamasının ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Başkan hibe parke taşlarını parayla sattı iddiası
21 Ağustos 2025 Perşembe - 11:13 Başkan hibe parke taşlarını parayla sattı iddiası Buldan Belediyesinin, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından hibe edilen parke taşlarını, başkanın müşterisi olan vatandaşa parayla sattığı iddia edildi. Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak’ın Buldan’da doğalgaz çalışmalarından dolayı bozulan yollarının yenilenmesi için kilitli parke taşı ihtiyaçları olduğunu ifade etmesi üzerine, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçeye kilitli parke taşı hibesi gerçekleşti. İddiaya göre; Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak, bu taşlardan bir bölümünü kendi çit tel firmasının müşterisi olan ve ilçeye bağlı Sarımahmutlu Mahallesinde tavuk çiftliği işleten İ.H.’ye 140 bin TL karşılığında sattı. Tavuk çiftliğine gönderilen parke taşları yine Buldan Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından tavuk çiftliğine döşendi. Büyükşehir belediyesi tarafından hibe edilen taşların, vatandaşa parayla satıldığının ortaya çıkmasının ardından tepkiler de ardı ardına geldi. Olayın duyulması üzerine işletmeciden alınan paranın tamamının Buldan Belediyesine gelir olarak aktardığını çevresine söyleyen Başkan Mehmet Ali Orpak’ın bu işten belediyenin bir işçinin maaşı kadar para kazandığını, kendisinin iş insanı olduğunu ve ücreti karşılığında bu işlemleri yapmaya devam edeceğini söylediği öne sürüldü. Ücretsiz malzemenin vatandaşa parayla satıldığını ihbar eden A.C., "Tüm Denizli halkının hakkı olan ve milletin bin bir zorlukla ödediği vergilerle alınan taşların, Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak tarafından parayla ve ayrıca kendi firma müşterisine satılması, döşeme işlemlerinin dahi belediye tarafından yapılması büyük bir ayıptır" dedi. Gelen şikayetler üzerine durumdan haberdar olan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun da yaşananlara tepki gösterdiği öğrenildi. Buldan’da büyük tepki toplayan hibe taşların parayla satıldığı iddiasının, başka örneklerinin de olduğu ileri sürüldü.
AK Parti Milletvekili Tatar: "Şükürler olsun OHAL cehenneminden ’Terörsüz Türkiye’ye ulaştık"
21 Ağustos 2025 Perşembe - 11:08 AK Parti Milletvekili Tatar: "Şükürler olsun OHAL cehenneminden ’Terörsüz Türkiye’ye ulaştık" AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde hem olağanüstü hal (OHAL) cehenneminden kurtulduklarını hem de "Terörsüz Türkiye" süreciyle huzura kavuştuklarını söyledi. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, bölge halkının geçmişte yaşadığı zorluklara ve bugün gelinen noktaya dikkat çekti. OHAL dönemlerinde yaşanan sıkıntıları hatırlatan Tatar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bölgenin büyük bir dönüşüm yaşadığını dile getirdi. 1990’lı yıllarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ilan edilen OHAL zamanlarına dikkat çeken Tatar, "Özellik biz bu coğrafyadaki insanlar, çok ağır badireler atlattık. Cumhurbaşkanımız, bu ülkenin başına geldiği gün Doğu ve Güneydoğu’yu gezerken biz Kürtler olarak neyi istedik biliyor musunuz? Biz dedik ki, Cumhurbaşkanım bizi olağanüstü hal cehenneminden kurtar, başka hiçbir şey sizden istemiyoruz. Rabbime şükürler olsun bugün ‘Terörsüz Türkiye’ diyoruz. Bu sorumluluğu bize veren Cumhurbaşkanımıza, Devlet Bahçeli’ye huzurlarınızda teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Yeni sınır kapısı Şırnak’ın ticari hayatına güç katacak" Şırnak’ın sahipsiz olmadığını belirten Tatar, ikinci bir sınır kapısının müjdesini verdi. Tatar, "Beytüşşebap ve Uludere’yi kapsayan önemli bir sınır kapısı yapılacaktır. Bu da önemli bir ticari kapısı olacaktır" dedi. Van yolu ve kuzey çevre yolu projeleri Tatar, uzun yıllardır yapımı yılan hikayesine dönen Van yolu çalışmalarına da değindi. Müteahhitlerin sürekli değişmesi nedeniyle aksayan projenin bu yıl yeniden ihale edildiğini belirten Tatar, "2012-2013’ten beri Van yolu malumunuz. Hep müteahhitler el değiştirdi. En son geçen sene hem bakanımız hem ben toplantılarda kabul etmedik. Malumunuz bu sene o yolun ihalesi de yapıldı. Şu anda o yolu kapsayan Kuzey Çevre Yolumuz 7.5 kilometre yol çalışması var. O yolu bu yıl içerisinde bitirilmesi planlanıyoruz" diye konuştu. Şırnak’ın gelişmesi ve kalkınması için verilen mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayan Tatar, "Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, bakanlarımızın gayretleriyle Şırnak’ın her köşesine hizmet götürmekte kararlıyız. Şırnak artık hizmetin, güvenin ve huzurun adresidir" şeklinde konuştu.
AK Parti Ankara Milletvekili Baykoç: "Ankara tam anlamıyla bir mirasyedi mantığıyla yönetiliyor"
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:46 AK Parti Ankara Milletvekili Baykoç: "Ankara tam anlamıyla bir mirasyedi mantığıyla yönetiliyor" Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, 7 yıla yakın süredir görevde olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, AK Parti döneminde yapılan projelerin üzerine bir çivi dahi çakmadığını ifade etti. Baykoç, "Ankara tam anlamıyla bir mirasyedi mantığıyla yönetiliyor" dedi. AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, Barajlardaki doluluk oranlarının yüzde 8,5 seviyelerine düşmesiyle beraber tekrardan gündeme gelen Kızılırmak suyunun kullanımı konusuna ilişkin açıklamalarda bulundu. 2007-2008 yıllarında Ankara’nın ciddi bir kuraklık yaşadığını, barajlardaki doluluk oranlarının kritik seviyelere düştüğünü ve bu dönemde AK Parti belediyeciliği ile Kızılırmak suyunun başkente taşındığını belirtti. Kızılırmak suyunun tarihî gelişimine ve önemine dair İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Baykoç, "Kızılırmak suyunun önce bir tarihini anlatalım. Yani neden Kızılırmak suyu kullanılmaya başlandı? Yanılmıyorsam 2007 ve 2008 senesinde Ankara yine ciddi bir kuraklık yaşamıştı. Yağışlar çok azdı ve Ankara barajlarındaki su Ankara’ya yetmeyecek düzeye geliyordu. O zaman AK Parti belediyeciliği olarak bizler, hem önceki dönem belediye başkanımız Melih Gökçek, hem de o zaman Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle Ankara’nın bu su sorununu palyatif olarak değil, evladiyelik olarak çözebilmek adına Kızılırmak havzasındaki suyu Ankara’ya taşıma projesi yapıldı. Yanılmıyorsam da orada 120-130 kilometrelik bir boru hatta döşenmişti. Ve bu su o zaman Ankara’ya geldi. Hatta hiç unutmam, o zamanki belediye başkanımızın da suyun geldiği yerde arıtma tesisinden geçtikten sonra bardakla suyu içtiği bir fotoğraf karesi de gözümde canlandı" ifadelerini kullandı. "Mansur Yavaş yönetiminin anlayışı, tam bir mirasyedi anlayışı" 2019 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesinin, CHP’li Mansur Yavaş’ın yönetimine geçtiğini hatırlatan Baykoç, "Mansur Yavaş yönetime geldiğinden bu yana, önceki dönemlerde yapılan güzel, iyi, Ankara’ya katkı sağlayacak ve Ankara’nın sorunlarını çözecek ne kadar proje varsa, tabiri caizse istemezuk zihniyetiyle, sanki daha önce de Ankara’ya yapılan tüm bu katkılardan intikam alırcasına bu projelere anlamsız bir şekilde karşı çıktı. Hatta ve hatta karşı çıkmayı geçtik, bu projeleri baltalamak için de ellerinden geleni de maalesef ki yaptılar. Kamu yönetiminde, devlet yönetiminde ciddiyet esastır, süreklilik esastır, sürdürülebilirlik esastır. Bir önceki dönem seninle aynı fikirde, görüşte olmayan bir adam güzel bir şey yaptı diye sen onu reddedemezsin. Üstüne o güzel şeyin, sen de yeni şeyler bina edersin ve şehrine, hemşehrilerine katkı da senin de payın olmuş olur. Ama maalesef ki bugünkü Büyükşehir Belediye Başkanımızın, yönetimin anlayışı, tam bir mirasyedi anlayışı" diye konuştu. "Ankara’da su varsa sebebi kızılırmak projesidir" Ankara’nın büyük bir su sorunu olduğunu, barajlardaki doluluk oranının yüzde 8.5’e dayandığını ifade eden Baykoç, "Peki bununla alakalı Büyükşehir Belediyesi ve ilgili kurumu olan ASKİ ne yapıyor? Zamdan başka bir şey yapmıyor. Yani şimdi siz seçimden önce Allah’ın suyunun bedava verilmesi gerekir diye vaatte bulunduktan sonra bu vaadin tam tersi işlemler yapıp, suya fahiş fiyatlarda zam yaparak mı siz Ankara’nın su problemini çözeceksiniz? Böyle bir şey söz konusu dahi olamaz. Bu bir yönetim problemi her şeyden önce. Sonra lütfen kimse biz suda indirim yaptık diye bir şey de duyduk. Hiç öyle bir şey yok. Yaptıkları suda indirim dedikleri şey sıfır ila on metreküp kullanım arasında. Dalga geçer gibi yani Ankara halkıyla, aklımızla resmen dalga geçiliyor. Böyle bir şey söz konusu olamaz. Şimdi geldiğimiz noktada bugün Ankara’da su sıkıntısını hemşerilerimiz, Ankaralı vatandaşlarımız ciddi bir şekilde yaşamadılarsa, bunun sebebi 2008 yılında Kızılırmak suyunu Ankara’ya getiren AK Parti Belediyeciliği projesidir. Şu anda Ankara’da Kızılırmak suyu kullanılıyor. İstedikleri kadar kabul etmesinler, kendileri de yavaş yavaş itiraf etmeye başladılar. Sen yıllarca Kızılırmak suyunu reddedeceksin. Bu projeye karşı çıkacaksın. Mirasyedi mantığıyla üzerinde tabiri caizse üstünde tepineceksin. Ama sıkıştığın yerde geleceksin 2008 yılındaki yapılmış bu projeyi kullanacaksın. Tebrik ediyoruz, kullanın. Kullanmanız da gerekiyor. Çünkü yapılan yatırımlar belli bir döneme ait değildir. Evladiyelik yatırımlardır. Ama en azından da Ankara halkının, vatandaşlarımızın ve bizlerin aklıyla dalga geçmeyin" ifadelerini kullandı. "AK Parti olarak Ankara’ya 25 adet baraj, 20 adet gölet kazandırdık" Vatandaş CHP’li Mansur Yavaş’ı tercih etti diye onları asla yalnız bırakmayacaklarını ifade eden Baykoç, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Vatandaşımızı, hemşehrimizi, Ankara’mızı sahipsiz bırakacak değiliz. Dolayısıyla Ankara’da bugün Büyükşehir Belediyesinin üzerine düşen ama yapmadığı görevlerin her birisini sağ olsun hükümet ve ilgili kurumlarımız elinden gelenin fazlasını yaparak hizmet etmektedir. Bakın sadece şu son 20 senede su konusuyla ilgili Ankara’da neler yapılmış? Belediyeyi geçtim, bizim dönemimizi geçtim. Merkezi idare olarak hükümetimiz neler yapmış? 25 adet baraj yapmışız. 20 adet gölet yapmışız. 45 adet depolama tesisi yapmışız. Ve bu şekilde de 164 milyon metreküp depolama hacmi olmuş, Ankara kazanmış bunu. Daha sonra 41 adet sulama tesisi yapmışız. Bu sulama tesisleri sayesinde 18 bin 965 hektarlık alan sulamaya açılıyor. Ve yıllık 1 milyar 934 milyonluk bir zirai gelir artışı sağlanıyor bu vesileyle. 5 adet içme suyu tesisi kazandırıyor devlet su işleri. 2 adet atık su tesisi kazandırıyor. Ve bu toplam 7 adet tesis ile 233 milyon metreküp içme suyu ve 8 bin 200 metreküp atık arıtma kapasitesine ulaşıyor Ankara. Yani Ankaralı hemşehrilerimiz, vatandaşlarımız hiç tedirgin olmasınlar. Onlara hizmet etmekle yükümlü olan hem bizler hem de CHP’li Belediye Başkanı ve yönetimi her ne kadar hizmet etmekle yükümlü olsalar da bu görevi ve ödevlerini, sorumluluklarını yerine getirmeseler dahi biz AK Parti olarak, milletvekilleri olarak, tüm Ankara milletvekilleri olarak söylüyorum. Hükümetimizle, partimizle beraber Ankaralı vatandaşlarımızın emrindeyiz. Her türlü sorunları, sıkıntıları bizim başımızın üzerinde yerleri vardır." "Bazı projeler sırf AK Parti dönemi hatırlanır diye siyasi kompleksle durduruluyor" Mansur Yavaş yönetiminin hizmet yapabilmesi için öncelikle zihniyetini değiştirmesi gerektiğini belirten Baykoç, "O zihniyeti değiştirmediğiniz sürece Ankara’ya hiçbir şey yapamazsınız. İşte bakın, neredeyse Ankara’da CHP’li Mansur Yavaş’ın yönetimi önümüzdeki Mart ayında 7’nci yılına girecek. 7 yılda Ankara’ya ne yapıldı? Ankara’da ne çivisi çakıldı? Ankara tam anlamıyla bir mirasyedi mantığıyla yönetiliyor. Bizim 25 yıllık dönemimizde bir yönetim anlayışı var Ankara’da. 25 yıllık projelerin üzerine bir çivi dahi çakılmadığı gibi, bazı projeler sırf AK Parti dönemi hatırlanır diye bir artık siyasi kompleks mi diyeyim ne diyeyim bilemiyorum. Siyasi kompleksle reddediliyor, yapılmamaya çalışılıyor. Devam etmekte olanlar durduruluyor. Şimdi siz bu zihniyeti değiştirmediğiniz sürece Ankara’nın sorunlarını çözebilme ihtimali sıfır. Yoksa Ankara’nın bir sürü sorunu var ama en büyük sorun maalesef ki belediye başkanının ve ilgili bürokratlarının zihniyet meselesi. Önce bir zihniyetlerini değiştirmeleri lazım. Ankara halkı 5 yıllığına size bir kredi açtı, size bir görev verdi. Kaldı üç buçuk seneniz. Üç buçuk sene boyunca lütfen Ankara’ya, Ankaralılara ve gelecek neslin Ankaralılarına artık hizmet edin, ihanet etmeyin. Gerçekten Mansur Yavaş’tan sonra Ankara’ya seçilecek belediye başkanının Allah yardımcısı olsun" diye konuştu. "Sorumluluk sahibi belediye sorumluluğunu yerine getirmiyorsa, hükümetimiz var" ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın 58 kilometrelik Metro hattı vaadine ilişkin konuşan Baykoç, "Bugün sizin önünüze yüzlerce proje gelebilir. Önemli olan onları hayata geçirebilecek kapasiteye, iradeye sahip olabilmektir. Şimdi Metro hattı, geçenlerde sözde bir temel atma yaptılar, bir kazı yaptılar, bir şey yaptılar. Ben de haberlerden takip ettim. Yanılmıyorsam Mamak ilçemizdeydi. Evet, vatandaş isyan ediyor. Kazmışlar, etrafını kapatmışlar. Hiçbir çalışma yok. Ne bu? Bu olsa olsa algı belediyeciliği. Ama Ulaştırma Bakanımız müjdeyi verdi. Ankara’ya, havalimanı Metromuzun çalışmaları başlıyor. Yani biraz önceki ben konuşmamda da söyledim ya, vatandaşımız hiç tedirgin olmasın. Sorumluluk sahibi belediye sorumluluğunu yerine getirmiyorsa, hükümetimiz var, AK Parti yönetimi var, AK Parti’nin çok değerli milletvekilleri var. Ankaralının, Ankara’nın ve gelecek Ankaralıların her daim emrindeyiz, hizmetindeyiz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "KAAN anlaşması yalnızca bir teknoloji transferi değil, mühendislikten üretime kadar çok boyutlu bir ortaklığın ifadesidir"
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 21:29 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "KAAN anlaşması yalnızca bir teknoloji transferi değil, mühendislikten üretime kadar çok boyutlu bir ortaklığın ifadesidir" Endonezya’nın bağımsızlığının 80. yılı ve Türkiye-Endonezya arasındaki diplomatik ilişkilerin 75. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "KAAN anlaşması yalnızca bir teknoloji transferi değil, mühendislikten üretime, insan kaynağından altyapı gelişimine kadar çok boyutlu bir ortaklığın ifadesidir" dedi. Endonezya’nın bağımsızlığının 80. yıl dönümü ve Türkiye-Endonezya diplomatik ilişkilerinin 75. yıl dönümü dolayısıyla Endonezya’nın Ankara Büyükelçiliğinde resepsiyon düzenlendi. Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama’nın ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım ve çok sayıda yabancı misyon şefi katıldı. Türkiye-Endonezya diplomatik ilişkilerinin 75. yıl dönümü temasının "Halk için Ortaklık, Yeni Dünya için Ortaklık" olarak belirlendiğini aktaran Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama, Endonezya-Türkiye ortaklığının diplomasinin ötesinde olduğunu ve ilişkilerin zor zamanlarda güven, insanlık ve dayanışma üzerine kurulduğunu söyledi. İki ülkenin dört temel alanda ilerleme kaydettiğini aktaran Büyükelçi Purnama, "Savunma alanında, TAIS Shipyards ile fırkateynlerin, TUSAŞ İle KAAN savaş uçaklarının, Roketsan ile füzelerin ve Baykar ile insansız hava araçlarının satın alınması, ortak üretimi ve geliştirilmesi. Yaklaşık 3 trilyon dolar GSYİH ve 360 milyonluk bir ortak pazarla ticaretimiz hâlâ yetersiz kalıyor. Liderlerimiz 10 milyar dolarlık ticaret hedefi belirlemişlerdir" şeklinde konuştu. Cumhrubaşkanı Recep Tayyip Eroğan ve Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun yıl içerisinde gerçekleştirdikleri karşılıklı ziyaretlerin, iki ülke arasındaki ilişkileri derinleştirme ve genişletme yönündeki ortak hedefin örneği olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Sayın Cumhurbaşkanımızın Şubat ayındaki ziyareti sırasında Türkiye ve Endonezya arasında ilk yüksek düzeyli stratejik iş birliği konseyi toplantısı düzenlendi. Bu toplantıda ticaret ve yatırım, savunma sanayii, bilim ve teknoloji, tarım, enerji ve altyapı gibi alanları öncelikli iş birliği sahaları olarak belirledik. Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo, Nisan ayında yüce meclisimize hitap ederek bizleri onurlandırdı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın (Probowo) dünyanın birçok yerinden politikacıları bir araya getiren Antalya Diplomasi Forumu’na konuşmacı olarak katılımından da büyük bir memnuniyet duyduk" ifadelerini kullandı. "KAAN anlaşması yalnızca bir teknoloji transferi değil mühendislikten üretime kadar çok boyutlu bir ortaklığın ifadesidir" İki ülke arasındaki ilişkilerin önemli bir boyutunu oluşturan askeri ve savunma sanayii iş birliklerinin son yıllarda önemli mesafeler kaydedildiğine dikkati çeken Yılmaz, "Savunma sanayimizin küresel yetkinliklerini dost Endonezya’yla paylaşmak bizler için sadece bir ticari ilişki değil aynı zamanda stratejik bir sorumluluktur. Geçtiğimiz aylarda savunma sanayi başkanlığımız koordinasyonunda imzalanan KAAN Milli Muharip Uçak Projesi Tedarik Sözleşmesi bu vizyonun en somut, en güçlü tezahürlerinden biridir. KAAN anlaşması yalnızca bir teknoloji transferi değil mühendislikten üretime, insan kaynağından altyapı gelişimine kadar çok boyutlu bir ortaklığın ifadesidir. Bir diğer önemli adım TAİS ile Endonezya Savunma Bakanlığı arasında imzalanan MİLGEM İstif Sınıfı Fırkateyn Sözleşmesi olmuştur. MİLGEM Türkiye’nin milli imkanlarla geliştirdiği ve modern donanma ihtiyaçlarına cevap veren en gelişmiş savaş gemisi platformlarından biridir. Bu projeyle birlikte denizcilik alanındaki savunma kapasitesi karşılıklı olarak güçlendirilmekte, mavi vatandan Pasifik sularına uzanan kalıcı bir güvenlik köprüsü tesis edilmektedir. Bu iki stratejik sözleşmenin yanı sıra Baykar’ın insansız hava araçları alanında Endonezyalı muhataplarıyla imzaladığı anlaşma ile ASELSAN, ROKETSAN ve HAVELSAN’ın birçok teknolojik sistem özelinde geliştirdiği iş birlikleri de savunma sanayi ekosistemimizin çeşitliliğini ve geniş kapsamını yansıtmaktadır. Bu çeşitliliğin somut bir yansıması olarak halihazırda TUSAŞ Endonezya’da yerel istihdam sağlayan ve üretim faaliyetleri yürüten bir şirket yapısıyla varlık göstermekte" diye konuştu. Türkiye ile Endonezya’nın Birleşmiş Milletler (BM) İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve MİKTA gibi çok taraflı platformlarda güçlü iş birliği ve dayanışma içinde olduğunu aktaran Yılmaz, Gazze’deki katliamın sonlandırılması ve Filistin halkının meşru taleplerinin takibi konusunda ortak hareket ettiklerini kaydetti.
Bozdoğan Belediye Başkanı Özel: "Partimdeyim, hiçbir yere gittiğim yok"
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 21:26 Bozdoğan Belediye Başkanı Özel: "Partimdeyim, hiçbir yere gittiğim yok" Hakkında çıkan parti değiştireceği iddialarına yanıt veren Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel; "Partimdeyim, hiçbir yere gittiğim yok" dedi. Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel hakkında çıkan parti değiştirecek iddialarına açıklık getirdi. Parti değiştirme iddialarını sert dille reddeden Başkan Özel; "Hakkımda ortaya atılan ’AK Parti’ye geçiyor’ iddiaları tamamen asılsız, maksatlı ve ucuz dedikodulardan ibarettir. Bu söylentileri çıkaranlar, Bozdoğan’da yaptığımız hizmetleri gölgelemeye çalışan, siyasi çıkar peşindeki çevrelerdir. Açık ve net söylüyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nden aday oldum, halkımın desteği ile seçildim ve görevimi yine partimde, halkım için sürdürmeye devam ediyorum. Benim siyaset anlayışım, birilerinin peşine takılmak ya da kişisel hesapların peşinde koşmak değildir. Benim tek derdim ve tek gündemim Bozdoğan’dır. Meclis üyelerimle birlikte 1,5 yıldır her mahallemize dokunuyor, ayrım gözetmeden hizmet üretiyoruz. Kuraklık yaşayan çiftçimiz için çözüm arıyor, kendi imkanlarımızla hayata geçirdiğimiz projelerle ilçemize değer katıyoruz. Kim ne derse desin, gündemim dün de hizmetti, bugün de hizmettir, yarın da hizmet olmaya devam edecek" diyerek başka partiye geçecek iddialarının asılsız olduğunu belirtti.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Hakkari’de
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 20:05 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Hakkari’de İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Artık ülkemiz, ’Terörsüz Türkiye’ hedefiyle yeni bir dönemin eşiğindedir. Terörsüz Türkiye hedefi bir hayal değil, kardeşlik çağrısıdır. Ve bu çağrı, 86 milyonun omuz omuza yazdığı bir zaferin adı olacaktır" dedi. "Huzur ve Güvenlik Toplantısı"na katılmak üzere Hakkari’ye gelen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve beraberindekiler, Hakkari Valisi Ali Çelik ve kurum amirleri tarafından karşılandı. Hakkari Öğretmenevi’nde düzenlenen programda konuşan Bakan Yerlikaya, "Sizleri; Kudüs sokaklarına adını veren, kadim serhat şehrimiz Hakkari’de düzenlediğimiz Huzur ve Güvenlik Toplantısı’nda, sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Biraz önce, Valimizle, mülki idare amirlerimizle, güvenlik güçlerimizle bir araya geldik. Hakkari’deki genel güvenlik ve asayiş hizmetleri kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldık, değerlendirmelerde bulunduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; vatan toprağımızın her köşesinde; aynı kalkınma ruhu, aynı hizmet azmiyle ilerliyoruz. Bu yolda şehir ayrımı yok. Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi yok. Tek bir istikamet var. O da büyük ve güçlü Türkiye. İşte bu hedeflerin gerçekleşmesinde en büyük gücümüz kardeşliğimizdir, birlik ve beraberliğimizdir. Aynı toprağın sinesinde, aynı bayrağın gölgesinde millet olma irademizdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi; ’Türkiye Cumhuriyeti, Alevi’nin de Sünni’nin de Cumhuriyetidir. Türk’ün olduğu kadar Kürt’ün de Cumhuriyetidir.’ Bu ülkenin ruh köprüleri sağlamdır. Sözü de birdir, duası da birdir. Derdi de birdir, devası da birdir. Ve her bir vatandaşımızın hakkının, hukukunun, huzur ve güvenliğinin teminatı devletimizdir. Bin yıldır birlikte yürüdüğümüz bu yolu, ebediyen yürüyeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın" dedi. "Hedefimiz Terörsüz Türkiye" Terörle mücadelede adımları büyük bir kararlılıkla attıklarını, atmaya da devam ettiklerini ifade eden Bakan Yerlikaya, "Bu başarı; başta şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetidir. Annelerimizin duası, milletimizin sarsılmaz iradesidir. Her bir şehidimizin adı, bu toprakların harcına yazıldı. Onların aziz hatırasına ve şehit ailelerimize minnet borcumuz var. O borcun gereği, bu vatanı asla sahipsiz bırakmadık, bırakmayacağız. Artık ülkemiz, ’Terörsüz Türkiye’ hedefiyle, yeni bir dönemin eşiğindedir. ’Terörsüz Türkiye’ hedefi bir hayal değil, kardeşlik çağrısıdır. Ve bu çağrı, 86 milyonun omuz omuza yazdığı bir zaferin adı olacaktır. ’Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ ile bu süreç; inşallah TBMM çatısı altında, milletimizin ortak iradesiyle pekişecektir" diye konuştu. Komisyon çalışmalarına da değinen Yerlikaya, "Komisyon çalışmaları, sadece bugünün değil, milletimizin güven içinde yaşadığı bir geleceğin temellerini atacak, vicdani bir sorumluluk taşımaktadır. Terörün gölgesi kalktıkça, Hakkari’nin sümbül kokan dağları, Cilo-Satlar’ın eşsiz rotaları, Berçelan Yaylası’nın serin nefesi, tüm dünyanın hayranlıkla baktığı yerler olacaktır" dedi. "Toplam 211 ton uyuşturucu, 213 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirildi, 313 milyon kök kenevir imha edildi" İçişleri Bakanlığı olarak, 675 bin personelle "Türkiye’nin Huzuru" için gece gündüz demeden görevde olduklarının altını çizen Bakan Yerlikaya, "Kara vatanın her sokağında, mavi vatanın her dalgasında, siber vatanın her noktasında nöbetteyiz. Terörle mücadele, asayiş, organize suçlar, göç ve afet yönetimi, trafik güvenliği. Her alanda stratejimiz var, planımız var, uygulamalarımız var. Bugün Hakkari’de özellikle bir başlığa özel vurgu yapmak istiyorum: Uyuşturucuyla mücadele. Uyuşturucu; gençliğimize pusu kuran, suç ekonomisini besleyen çok katmanlı bir tehdittir. İnsanlığın en büyük düşmanıdır. Zehir tacirleriyle ülkemiz ve insanlık adına mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Bu kabine döneminde, ülkemiz genelinde uyuşturucuya yönelik düzenlediğimiz operasyonlar sonucu 81 bin 467 şahıs tutuklandı. 39 bin 590 şahıs hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Bu kararlılığın en görünür çıktısı, ele geçirilen madde miktarındaki tarihi seviyelerdir. Toplam 211 ton uyuşturucu, 213 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirildi. 313 milyon kök kenevir imha edildi. Bu mücadelenin ihbar ve dijital takip boyutunu da güçlendirdik. Bu çerçevede Narkotik Vaka Analizi Sistemi, yani NARVAS Projesini geliştirdik. Nedir NARVAS? Konum bazlı vaka analiz sistemi olan NARVAS; halkımızın 112 ve UYUMA Mobil uygulaması üzerinden yaptığı uyuşturucu ihbarlarının analizini sağlıyor. Bu sistemle; suç haritaları çıkarılıyor, riskli bölgeler belirleniyor. Böylece ekiplerimiz önleyici müdahaleler yapabiliyor. NARVAS üzerinden, 267 bin 64 vatandaş ihbarı işleme alındı; bu ihbarlardan gelişen 35 bin 669 operasyon yapıldı. NARVAS kapsamında uyuşturucudan 41 bin 756 şüpheli ile diğer bağlantılı suçlardan 3 bin 249 şüpheli tespit edilerek adalete teslim edildi" şeklinde konuştu. Hakkari değerlendirmesi Konuşmasının devamında Bakan Yerlikaya, "Şimdi sizlerle; huzurun ve güvenin idamesi noktasında Hakkari’de geldiğimiz noktayı, her türlü suçla mücadelede kararlılığımızı yansıtan rakamları paylaşacağım. Hakkari’de kabine dönemimizde; mal varlığına karşı işlenen suçları yüzde 47 azalttık. (Türkiye geneli: Yüzde 56,4) 2 yıl önce 198 suç işlenmişken bu sayı 105’e indirildi. Daha da inecek inşallah. Aydınlatma oranımız da yüzde 88,6’ya yükseldi. (Türkiye: Yüzde 84,4). Evden hırsızlık 2 yıl önce 93’ken bu sayı 39’a düştü. Yani olay sayısı yüzde 58 azaldı. Aydınlatma oranı ise yüzde 79,5’in üzerinde. İş yerinden ve kurumdan hırsızlık 2 yıl önce 71 iken, 2024’te 42’ye geriledi. Yani olay sayısında yüzde 41 düşüş yaşandı. Bu alandaki aydınlatma oranımız yüzde 93. Hakkari’de bu kabine dönemimizde yapılan operasyonlarla 12 organize suç örgütü çökertildi. 57 şahıs tutuklandı, 24 şahıs hakkında adli kontrol kararı verildi. Yine bu kabine döneminde Hakkari’de; 5 ton 278 kilo uyuşturucu madde ele geçirildi, 128 şahıs tutuklandı. Hakkari’de düzensiz göç ile mücadelede bu kabine döneminde, 118 operasyon yapıldı. 26 göçmen kaçakçılığı organizatörü tutuklandı, 17’sine adli kontrol hükümleri uygulandı. 893 düzensiz göçmen yakalandı ve ülkelerine geri gönderildi. Biz; sokaklarımızın, mahallelerimizin, ilçe ve şehirlerimizin huzur ve güvenliği için varız. Huzur varsa her şey mümkündür. Yatırım da, üretim de ve Hakkari’nin huzuru, Türkiye’nin huzurudur. Bu duygularla, başta Valimiz olmak üzere, Hakkari’de görev yapan kaymakamlarımıza, güvenlik güçlerimize, yürekten teşekkür ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum" şeklinde sözlerini tamamladı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını sürdürdü
20 Ağustos 2025 Çarşamba - 19:12 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını sürdürdü "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarına devam etti. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplandı. Komisyon dernekleri dinlemeye devam etti. İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Hüseyin Küçükbalaban, PKK’nın silah yakmasının kritik bir tarih olduğunu belirterek, "Halen sivil toplum örgütlerinin bu komisyonla nasıl bir ilişki kuracağına ilişkin yasal bir düzenlemenin olmamış olmasını da komisyonun eksikliği olarak gördüğümüzü ifade etmek istiyorum. Ayrıca komisyonun altı aylık bir süreyle çalışacak olması, her ne kadar süreler ikişer aylık aralarla komisyon çalışması uzatılacak olsa da ilk etapta altı ayla yüz yıllık bu meselenin çözülmesinin sıkıntı olduğunu ifade etmek istiyoruz. Komisyonun halen çatışmanın taraflarını dinleyecek bir programa sahip olmamasında ayrıca bir eksiklik olarak görüyoruz. Şüphesiz komisyon 5 Ağustos, 18 Ağustos, 12 Ağustos ve dün ve bugün de beşinci oturumunu gerçekleştiriyor. Ama halen çatışmanın şiddete sona etmesi konusunda ciddi bir çabanın sahibi olan Abdullah Öcalan’la görüşme konusunun komisyonun gündeminde olmadığını ne yazık ki biliyoruz. Basına yansıyan bilgilere göre ikinci toplantıda güvenlik bürokrasi dinlenmiş oldu" ifadelerini kullandı. İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği Genel Başkanı Kaya Kartal ise sürecin başarısının bazı ezberlerin bir tarafa bırakmaktan geçtiğini, samimi bir cesaretten geçtiğini söyleyerek, "Kanun tasdik etkileri sunmak bakımından çözüm yönünde atılan adamları sonuna kadar desteklemesi gerekiyor. Tekrar silaha dönülmesini ya da kan akmasını engelleyecek mekanizmalar ve fikirler üretmek, yapıcı tavır içerisinde olmak. Hepimizin bu topraklara, bu ülkenin insanlarına karşı temel bir sorumluluğudur" dedi. Tahir Elçi İnsan Hakları Vakfı Başkanı Mahsun Batı ise, Tahir Elçi’nin öldüğü günü hatırlatarak, "26 polis olmak üzere 35’e yakın kişinin bulunduğu sokakta vurulan tek kişi Tahir Elçi oluyor bu olayın sonucunda. Olay yeri incelemesi yapılmadan deliller sokakta bırakılıyor. Cinayetten yaklaşık beş ay sonra savcılık bir keşif hemen akabinde bir gün sonra hazırlanan bir bilirkişi raporu söz konusu. Raporda Tahir Elçi’nin ölümüne neden olan atışın tıbben ve fiziken bilinemeyeceği şekilde bir rapor düzenlendi. Aslında bu rapor o dönemde ne yapılmak istendiğini açıkça ortaya koymuştu" şeklinde konuştu.