POLİTİKA
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:04 DEM Parti Sözcüsü Doğan: "İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek istiyorlar" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Barışa ve demokratikleşmeye dair kaygıların pozitif açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Olumsuz anlamlarla yürümek yerine, bu seslere, milyonların bu talebine farklı talepler olarak yaklaşmak yerine ortak ihtiyaç, ortak talep şeklinde yaklaşmak, sorunları çözmede de ivme kazandırıcı bir etki oluşturabilir diye düşünüyoruz. Barış talebinin toplumsallaşamadığı söyleniyor. Çünkü yönteme güven konusunda bir sorun var. Pek çok kamuoyu araştırma şirketi de bunu ortaya koyuyor. Bizler de sahadaki gözlemlerimizde görüyoruz. Oysa şunu gördük; barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar. Evet, evhamlılar, kaygılılar, endişeleri var. Çünkü Türkiye çok büyük acılar yaşadı ve yeniden bu acıların yaşanmasını hiç kimse istemiyor. Bu acıların tümden ve en hakiki biçimde ortadan kaldırılması için gereken her şeyin yapılmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı. "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gazeteye yaptığı açıklamaya değinen Doğan, "Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Evet, sürecin ivme kazanması için yeni girişimlere ihtiyaç var. DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani ‘birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik’ dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyor. Biz bunu hamle olarak tanımlamadık ancak bugün Bahçeli bunu hamle olarak tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Bahçeli’nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim" diye konuştu. "Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı" Geçiş hukuku için yasal bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, "Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak, hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan, silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen ancak bunun pratikte birtakım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden, bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz. Bu örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı, akabinde silahlarını yakarak imha etti. Geri dönme taleplerini ifade ettiler ve üzerinden bunca zaman geçti. Hala komisyon raporuna rağmen atılmış adımlar yok. Bunlar süreçte kaygı oluşturuyor. Bazı adımlar için komisyon oluşturuldu, bu çok önemli. Tartışıyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bunlar çok değerli, hiçbirini küçümsemiyoruz. Ancak diyoruz ki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak bir raporla, o rapora giden süreçte yaptığı dinlemelerle ve siyasi partilerden oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşüp, kendisinin de görüşlerini komisyon çalışmalarına dahil etmesiyle önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:01 DEM Parti Sözcüsü Doğan: "İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek istiyorlar" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar" dedi. DEM Parti Sözcüsü Doğan, parti genel merkezinde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Barışa ve demokratikleşmeye dair kaygıların pozitif açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Olumsuz anlamlarla yürümek yerine, bu seslere, milyonların bu talebine farklı talepler olarak yaklaşmak yerine ortak ihtiyaç, ortak talep şeklinde yaklaşmak, sorunları çözmede de ivme kazandırıcı bir etki oluşturabilir diye düşünüyoruz. Barış talebinin toplumsallaşamadığı söyleniyor. Çünkü yönteme güven konusunda bir sorun var. Pek çok kamuoyu araştırma şirketi de bunu ortaya koyuyor. Bizler de sahadaki gözlemlerimizde görüyoruz. Oysa şunu gördük; barış talebi toplumsal bir talep zaten. İnsanlar barışa öylesine saygı duyuyor ki bulundukları her yerden buna ses vermek, güç vermek istiyorlar. Evet, evhamlılar, kaygılılar, endişeleri var. Çünkü Türkiye çok büyük acılar yaşadı ve yeniden bu acıların yaşanmasını hiç kimse istemiyor. Bu acıların tümden ve en hakiki biçimde ortadan kaldırılması için gereken her şeyin yapılmasını istiyorlar" ifadelerini kullandı. "Birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bir gazeteye yaptığı açıklamaya değinen Doğan, "Bahçeli bunu yeni bir hamle olarak ifade ediyor. Evet, sürecin ivme kazanması için yeni girişimlere ihtiyaç var. DEM Parti olarak süreçte yeni bir aşamaya geçildiğini söylediğimiz günden beri en çok bu konuya dikkat çekiyoruz. Yani ‘birinci aşama tamamlandı, artık ikinci aşamaya geçtik’ dediğimiz andan bugüne en çok dikkat çektiğimiz konuların başında yeni bir hamle ihtiyacı geliyor. Biz bunu hamle olarak tanımlamadık ancak bugün Bahçeli bunu hamle olarak tanımlıyor. Tanımlar değişse bile aynı ihtiyaca dikkat çekiyoruz. Bu anlamda Bahçeli’nin çabasını önemli bulduğumuzu da ifade etmek isterim" diye konuştu. "Örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı" Geçiş hukuku için yasal bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu ifade eden Doğan, "Adı üstünde geçiş hukuku. Bu geçiş nasıl sağlanacak, hangi hukukla sağlanacak? Şimdi silahlarını bırakan, silahlı mücadeleden stratejik olarak vazgeçtiğini söyleyen ancak bunun pratikte birtakım somut adımlar gerektirdiğini ifade eden, bugüne kadar silahlı mücadele yürütmüş bir örgüt gerçekliğinden bahsediyoruz. Bu örgüt, Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla fesih kararı aldı, akabinde silahlarını yakarak imha etti. Geri dönme taleplerini ifade ettiler ve üzerinden bunca zaman geçti. Hala komisyon raporuna rağmen atılmış adımlar yok. Bunlar süreçte kaygı oluşturuyor. Bazı adımlar için komisyon oluşturuldu, bu çok önemli. Tartışıyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Bunlar çok değerli, hiçbirini küçümsemiyoruz. Ancak diyoruz ki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak bir raporla, o rapora giden süreçte yaptığı dinlemelerle ve siyasi partilerden oluşan bir heyetin İmralı’da Öcalan’la görüşüp, kendisinin de görüşlerini komisyon çalışmalarına dahil etmesiyle önemli çalışmalar yaptı" şeklinde konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 21:59 Malatya’yı ticaret koridorlarına bağlayacak hızlı tren projesinin detayları açıklandı AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, "Narlı (Kahramanmaraş)-Malatya Hızlı Tren Projesi"ne dair Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan kapsamlı teknik detayları kamuoyuyla paylaştı. Malatya’yı uluslararası ticaret koridorlarına entegre edecek olan proje, 155 kilometrelik çift hatlı demiryolu ve şehir içi ulaşımı rahatlatacak 10 kilometrelik banliyö hattını kapsıyor. Proje ile Malatya’nın sanayi ve lojistik kapasitesinin Mersin, İskenderun, Samsun ve Trabzon limanlarıyla doğrudan buluşturulması hedefleniyor. Malatya’nın ekonomik geleceği ve bölgesel kalkınması için stratejik öneme sahip olan demiryolu yatırımlarında yeni bir aşamaya geçildiğini açıklayan AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Malatya’yı İstanbul, Ankara ve İzmir gibi ticaret merkezlerine bağlayacak dev projenin hayata geçirileceğini kaydetti. Projenin sadece bir ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda bir kalkınma hamlesi olduğunu belirten Tüfenkci, "Hızlı demiryolu projeleri, güvenli, hızlı ve konforlu bir ulaşım olanağı sağlamakta, bölgeler arası bağlantıyı güçlendirmekte ve aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği teşvik etmektedir. Ayrıca, bu kapsamda inşa edilen yeni istasyonlar ve artan trafik hacmi, bölgedeki şehirlerin ekonomik ve sosyal yaşamının canlanmasına katkıda bulunmaktadır. Malatya-Narlı hattı, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerden başlayarak Doğu Anadolu Bölgesi’ne kadar uzanan hızlı ve güvenilir bir demiryolunun parçası olacaktır" dedi. Malatya’daki üretimin dünyaya açılacağını vurgulayan Tüfenkci, hattın kuzey-güney aksındaki rolü ve uluslararası ağlarla entegrasyonuna ilişkin de şunları söyledi: "Batıdaki sanayi ve ticaret merkezleri ile doğudaki doğal kaynaklar ve üretim alanları arasında daha etkin bir yük ve yolcu taşımacılığı mümkün hale gelecektir. Demiryolu hattı ayrıca ileride Türkiye’nin kuzey bölgelerindeki iller ve Samsun ve Trabzon limanları ile güney bölgelerindeki iller ve Mersin ve İskenderun limanları arasındaki ulaşım koridorunun önemli bir bileşeni olacaktır. Proje Türkiye’nin uluslararası stratejik konumunu da daha etkin kullanmasını sağlayacaktır. Hattın Trans-Avrupa Ulaşım Ağı (TEN-T) ve Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı gibi uluslararası demiryolu projeleriyle bağlantılı olması planlanmaktadır." Projenin Malatya ekonomisi üzerindeki çarpan etkisini ve kentin sanayi vizyonunu nasıl değiştireceğini anlatan Tüfenkci, "Malatya’nın büyüme ve kalkınmada bir üst lige çıkması, sanayileşmesindeki dönüşümle mümkün olacak. Malatya-Narlı Hızlı Tren Hattı ile batıdaki sanayi ve ticaret merkezleri ile doğudaki üretim alanları arasında etkin bir bağ kurulacaktır. Malatya ve çevresinde bulunan lojistik merkezler ve OSB’lere doğrudan demiryolu erişimi sağlanması, yıllık 8,5 milyon ton yükün Mersin, İskenderun, Samsun ve Trabzon limanlarına entegre edilmesinin önünü açacaktır. Bu stratejik bağlantı, şehrimizin uluslararası sanayi ve ticaret hacmini ciddi şekilde artırarak Malatya’yı bölgenin ekonomi ve lojistik üssü haline getirecektir" dedi. Malatya Garı’ndan başlayacak olan 10 kilometrelik hattın şehir içi ulaşımı modernleştireceğini açıklayan Milletvekili Bülent Tüfenkci, "Malatya Gar’dan başlayarak YHT ve banliyönün beraber gideceği demiryolu hattı yapılacak ve bu hat 2 YHT hattı 2 banliyö hattı olmak üzere 4 hat olacak olup, banliyö hattı güzergahı Anayurt Bulvarı üzerinden ilerleyerek, Sivas yolunu da geçerek Beylerderesi üzerinde yeni yapılacak bir köprü ile TOKİ İkizce’ye erişecektir. Hattın uzunluğu yaklaşık 10 km olacaktır" ifadelerini kullandı. Yıllık 8,5 milyon ton yük taşıma kapasitesiyle Malatya Organize Sanayi Bölgeleri’nin (OSB) rekabet gücünü artıracağını kaydeden Tüfenkci, "Mevcut yüksek hızlı tren ağı Malatya’ya erişecektir. Malatya-Narlı arasında 155 km uzunluğunda, çift hatlı, 160-200 km hızında elektrifikasyonlu ve sinyalizasyonlu hızlı tren hattı Türkiye demiryolu ulusal ağına eklenecek. Malatya ve çevresinde bulunan lojistik merkezler ve OSB’lere demiryolu erişimi sağlayarak yük taşımacılığının demiryolu ile yapılmasının önü açılacak. Hat elektrikli, sinyalli ve telekomünikasyonlu olarak tasarlanmış olup, yıllık 8,5 milyon ton yük taşıma tahminine sahip olacak" dedi.
Jandarma olayıyla gündem olan AK Parti Beylikova Başkanı istifa etti
01 Eylül 2025 Pazartesi - 16:41 Jandarma olayıyla gündem olan AK Parti Beylikova Başkanı istifa etti Eskişehir’de jandarma ile yaşadığı sözlü tartışma ile gündeme gelen AK Parti Beylikova Başkanı Hasan Özılgın, sosyal medya hesabından paylaşım yaparak istifa ettiğini açıkladı. Geçtiğimiz günlerde, AK Parti Beylikova Başkanı Hasan Özılgın ve asayiş uygulaması yapan jandarma ekipleri arasında yaşanan tartışmanın görüntüleri sosyal medyaya yansımıştı. Beylikova Cumhuriyet Savcılığı’nın soruşturma başlattığı belirtilen konuyla ilgili dün açıklama yapan AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, yaklaşık 2 ay önce yaşanan olaya ait görüntülerin Zafer Bayramı’nın kutlanması gereken bir günde yayınlanmasının art niyetli olduğunu ve ilçe başkanının görevden alınmadığını belirtmişti. AK Parti Beylikova İlçe Başkanı Hasan Özılgın, bugün sessizliğini bozdu. Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Özılgın, ilçe başkanlığı görevinden istifa ettiğini duyurdu. "Orada kullandığım dili ve üslubu ben de tasvip etmiyorum" Hasan Özılgın’ın açıklamasında, "Birkaç gün önce kamuoyuna da yansıyan şekilde jandarma kontrol noktasında jandarma personeli ile yaşadığımız bir tartışma olmuştu. Bu konuyla ilgili ilçe başkanlığı yapıyor olmam sebebiyle kamuoyuna bir açıklama yapma ihtiyacı hissettim. Öncelikle orada yaşanan tartışma devletimizin güvenlik güçlerini zan altında bırakacak hiçbir itham içermemektedir. Oradaki kişinin keyfi tutumu ile ilgili bir sorundur. Yaşanılan tartışmada hiçbir şekilde siyasi kimliğimden bahsetmedim. Buna rağmen orada kullandığım dili ve üslubu ben de tasvip etmiyorum. 24 yıldır vatandaşına hizmetkar olmayı şiar edinmiş bir siyasi partinin ve dünya liderinin teşkilatında görev alıyor olmamın sorumluluğu altında, davama ve liderime duyduğum hürmet nedeniyle bugün itibarıyla ilçe başkanlığı görevimden ayrılıyorum. Bundan sonra da her platformda AK Parti davasının hizmetkarı olmaya devam edeceğim" ifadeleri yer aldı.
Atakum meclisi toplandı
01 Eylül 2025 Pazartesi - 16:40 Atakum meclisi toplandı Samsun’un Atakum Belediye Meclisi, eylül ayı ilk birleşimi için toplandı. Meclis toplantısında 5 gündem maddesi ilgili komisyonlara sevk edilirken, muhalefet meclis üyeleri ise ödenemeyen personel maaşlarını gündeme getirdi. Atakum Belediye Meclisi’nin eylül ayı ilk toplantısı, Meclis Başkanvekili Halil Taşkın başkanlığında meclis toplantı salonunda yapıldı. 5 maddenin gündemi alındığı toplantıda tekliflerin tamamı komisyonlara sevk edildi. Maddelerin komisyonlara sevk edilmesinin ardından AK Parti ve MHP Meclis Üyeleri, aylardır işçi ve personellerin maaşının ödenmediğini, okul sezonu öncesinde maaşların ödenmesi konusunda belediyenin gayret göstermesi gerektiğini söylediler. "Elimizde sihirli değnek yok" Bunun üzerine söz alan Başkanvekili Halil Taşkın, "Bir buçuk senedir beraberiz. Belediyeyi devraldığımız kısımdan sonra hiç hesapta olmayan bir borçla karşı karşıya kaldık. Yani normal bilinen borçlar haricinde devlete karşı borçlar karşımıza çıktı. Bu borçlar bizim kaynaklardan kesiliyor. Direkt İller Bankası’ndan kesiliyor. Borçlarımıza karşılık takas için yerlerle ilgili kararlar aldık. Bunun bir kısmı başarılı oldu, bir kısmı başarılı olmadı. Başkan bununla ilgili çok uğraştı. Hala daha çözmeye çalışıyor. Hepimiz Atakum, Atakum’a hizmet için çalışıyoruz. Personellerimiz ve çalışanlarımızın çekmiş olduğu sıkıntı hepimizin sıkıntısı. Biz de onları düşünüyoruz. Vicdanen bunu söylüyorum. Onları gördükçe biz de üzülüyoruz ama bu konuyu sadece başkana bağlamak haksızlık olur. Bir gidiyorsunuz hendekle karşılaşıyorsunuz, gidiyorsunuz başka bir sürprizle karşılaşıyorsunuz, bir adım atıyoruz başka bir şeyle karşılaşıyoruz. Elimizde sihirli değnek yok ki bir anda her şeyi yapabilesiniz. Bu süreç inşallah en kısa sürede çözülür ve hepimiz de bir rahata ereriz" dedi. "Sanatçılara ödenen paralar belediye bütçesinden ödenmiyor" Kaynakların kullanımı konusunda gelen eleştirilere de cevap veren Taşkın, "İhaleye çıktığımız her şey satılmadı. Kimisi karşılık buldu kimisi bulmadı. Teklif ettiğimiz yerlerin çoğu kabul görmedi. Teklifleri yapalı 1 yıl oldu. Yazışmaların bir kısmından cevap aldık, bir kısmı geri tepti. Kabul edilenler de oldu. Şu anda Atakum’da istenilen kriterlerde yerimiz yok. Bir çıkış yolu aranıyor. Arkadaşlarımız büyükşehir olsun, diğer yerler olsun çalışma yürütüyor. Söz konusu sanatçılara ödenen paralar belediye bütçesinden ödenmiyor" diye konuştu. Meclis, gündem dışı konuşmaların ardından sona erdi.
Yargıtay Başkanı Kerkez: "Haklı, mağdur ve mazlum olan Filistin halkıdır"
01 Eylül 2025 Pazartesi - 15:24 Yargıtay Başkanı Kerkez: "Haklı, mağdur ve mazlum olan Filistin halkıdır" Adli Yıl Açılış Töreninde konuşan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, "Haklı, mağdur ve mazlum olan Filistin halkıdır. Haksız suçlu ve zalim olan ise İsrail‘dir" dedi. Yargıtay’daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu’nda düzenlenen 2025-2026 Adli Yıl Açılış Töreni’ne Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in yanı sıra Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ile yargı mensupları ve davetliler katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan TBB Başkanı Sağkan, "Terörün ülkemiz gündeminden çıkartılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanması için çalışma yürütülmesini çok kıymetli bulduğumuzu ifade ederim. Terörsüz Türkiye süreci doğrultusunda gazi meclis çatısı altında oluşturulan milli dayanışma kardeşlik ve demokrasi komisyonuna Türkiye Barolar Birliği olarak görüş ve önerilerimizi iletme fırsatı bulduk. Toplumun tamamını kucaklayan temel hak ve özgürlükler alanını genişleten ve demokrasiyi hukuk devleti tabanında güçlendirecek adımların öneminden bahsettik. Türkiye Barolar Birliği olarak bugün milli birlik ve beraberliğin pekiştirilmesinin ön şartının anayasaya saygı ve anayasanın içerdiği asgari teminatların sağlanması olduğu düşüncesindeyiz" dedi. "Filistin halkının yanında yer alıyoruz" İsrail’in Filistin’de işlediği insanlık suçunu kınayan Sağkan, "Ülkemizin milli birlik ve kardeşliğin pekiştirilmesi için yürüttüğü çaba kadar İsrail’in Gazze’de insanlığa karşı işledikleri suça yönelik olarak uluslararası adalet divanında açılan soykırım davasına müdahillik talebini de son derece yerinde buluyoruz. İsrail’in katliamlarının soykırımın özel kastını taşıdığına ilişkin somut delillerle birlikte uluslararası ceza mahkemesine bizzat başvuru yapan TBB olarak bu konuda her türlü hukuki desteği sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. İşgal tecrit politikalarının karşısında Filistin halkının yanında yer alıyoruz" ifadelerinde bulundu. Ardından konuşan Yargıtay Başkanı Kerkez, "İnsanlığın başlangıcından bu yana her zaman ve her yerde iyi ile kötünün mücadelesi olmuştur. İyi ve kötünün ilk temsilcileri olan habil ile kabil arasındaki kavga ile başlayan bu mücadele günümüze kadar gelmiş ve halen devam etmektedir. İyi ile kötünün hakkı ile haksızın mağdur ile suçlunun bu mücadelesinde insan olarak her birimizin üzerine düşen görev net bir şekilde tarafımızı iyiden ve haklıdan yana ortaya koymak olmalıdır" dedi. "Haklı, mağdur ve mazlum olan Filistin halkıdır" Günümüzde iyi ile kötünün, haklı ile haksızın mağdur ile suçlunun mücadelesinin en yoğun şekilde Gazze’de yaşandığını belirten Başkan Kerkez, "Burada haklı, mağdur ve mazlum olan Filistin halkıdır. Haksız suçlu ve zalim olan ise İsrail‘dir. Zalimin zulmüne ses çıkarmamak ise neredeyse zalimin zülmü kadar acıdır. Hiçbir inanış hiçbir düşünce ve hiçbir gerekçe savunmasız insanları kadınları ve özellikle çocukları yerinden etmeyi aç bırakmayı ve öldürmeyi haklı kılamaz. Dünyanın ve insanlığın bir an önce insafa gelmesini ve bu insanlık dramının toplu katliamların ve soykırımın sona ermesini yürekten diliyorum. Bu insanlık dışı tutumundan dolayı İsrail’i nefretle kınıyorum" ifadelerinde bulundu. "Dosyaların bekleme sürelerini en az seviyeye indirme gayretimiz devam etmektedir" Yargıtay’daki dosya sayısının 300 binlere düştüğünü vurgulayan Başkan Kerkez, "Bir yüksek mahkeme için 300 bin dosya sayısı korkunç bir rakamdır. Yargıtay olarak dosyaların bekleme sürelerini en az seviyeye indirme gayretimiz devam etmektedir. Yargıtay’ımızda bir önceki adlı yıl açılışından bu yana yani son adlı yıl içinde 313 bin küsür dosya karara bağlanmıştır. Bu nedenle üstün gayretlerinden dolayı kıymetli genel kurul, daire başkanlarımız, Yargıtay üyelerimiz, değerli tetkik hakimlerimiz ve Yargıtay savcılarımızı kutluyor, kendilerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Toplumsal adaleti yaralayan en büyük hususlardan biri de cezaların yetersizliği algısıdır. Bu konuda özellikle infaz rejimimizin toplumun beklentilerine uygun bir bakış açısıyla yeniden düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ülkemizde neredeyse cezanın miktarından ziyade bu cezanın yeteri kadar infaz edilmediği konusunda ciddi bir algı oluşmuştur" ifadelerine yer vererek yeni adli yılın hayırlara vesile olmasını diledi.
Bakan Göktaş, Balıkesir’de
01 Eylül 2025 Pazartesi - 15:12 Bakan Göktaş, Balıkesir’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Balıkesir’de temaslarda bulundu. Balıkesir il merkezine hava yoluyla gelen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ilk olarak Balıkesir Valiliğine geldi. Balıkefdsir Valisi İsmail Ustaoğlu ve AK Parti Balıkesir Milletvekileri tarafından karşılanan Bakan Göktaş, Valilik şeref defterini imzaladı. Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu’nu makamında ziyaret eden Bakan Göktaş, daha sonra ise basın açıklamasında bulundu. Balıkesir’in tarihi, doğal güzellikleri ve üretken insanlarıyla önemli bir şehir olduğunu söyleyen Göktaş, "Tarımdan sanayiye, turizmden kültüre kadar pek çok alanda güçlü bir potansiyele sahip. Bakanlık olarak bu potansiyeli desteklemek, Balıkesir’in ihtiyaçlarına uygun adımlar atmak için buradayız. Balıkesir’in gelişimine katkı sunacak projeleri yakından takip ediyor, kurumlarımızın çalışmalarını yerinde inceliyor ve vatandaşlarımızla doğrudan temas kurmaya özen gösteriyoruz. 2025 Aile Yılı çalışmaları kapsamında da amacımız, her kesimin hayatına dokunacak adımlar atmaktır" diye konuştu. Balıkesir yatırımları Son 23 yılda Balıkesir’e yapılan yatırımlara değinen Bakan Göktaş, "Balıkesir’de 237,8 milyar liralık yatırım hayata geçirildi. Bakanlığımızın yatırım ve destekleri ise 13,5 milyar liraya ulaştı. Kadın, çocuk, engelli ve yaşlılara destek sağlayan toplam 42 kuruluş ile hizmet veriyoruz. 7 Sosyal Hizmet Merkezi vatandaşlara doğrudan destek sağlıyor. ASDEP kapsamında 2025 Ocak ayından bu yana 10 bin 62 haneye olmak üzere toplamda 86 bin 626 hane ziyaret gerçekleştirdik. 8 Aile Destek Merkezi (ADEM) ile kadın ve gençlere mesleki beceriler kazandırıyoruz. Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ile çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ailelere ekonomik ve psikososyal destek sunuyoruz. Böylece çocukların ailelerinin yanında büyümelerini sağlıyoruz. Bin 885 çocuk bu destekten yararlanıyor. Ocak 2025’ten bu yana SED için 90,2 milyon lira kaynak aktarıldı. Evde Bakım Yardımı’ndan ise Balıkesir’de 5 bin 907 vatandaşımız yararlanıyor" ifadelerini kullandı. Ailenin güçlendirilmesinin önemine vurgu yapan Göktaş, "Aile, toplumun en sağlam kalesi ve geleceğimizin teminatıdır. Ancak günümüzde kentleşme, dijitalleşme, bireyselleşme ve küresel akımlar aileyi zayıflatmaktadır. Bu nedenle aileyi merkeze alan politikaları güçlendiriyor ve tüm toplumu kapsayan bir seferberlik başlatıyoruz. Bugüne kadar 142’si Balıkesir’de olmak üzere 9 bin 488 etkinlik düzenledik" dedi. Bakan Göktaş, "Engelli ve yaşlı vatandaşlarımız için de önemli hizmetler sunuyoruz. Bakanlığımızın finansmanıyla faaliyet gösteren 7 özel engelli bakım merkezinde 694 engelli birey, iki huzurevi ile yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde ise 262 yaşlı birey hizmet alıyor. Evde Bakım Yardımı ile engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlarımıza önemli destek sağlıyoruz. Balıkesir’de bu hizmetten 5 bin 907 kişi faydalanıyor. Ocak 2025’ten bugüne Evde Bakım Yardımı için 432,4 milyon lira kaynak aktarılmış durumda. Ayrıca 21 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla devletimizin şefkat eli her haneye ulaştırılıyor. Ocak 2025’ten bu yana sosyal yardımlar için 1,67 milyar lira kaynak sağlandı" dedi. Aile ve gençlik fonu "Aile yapısını ve demografiyi güçlendirecek çalışmalarla, küresel risklere karşı dirençli politikalar geliştiriyoruz. Özel sektör, yerel yönetimler, üniversiteler ve medya kuruluşlarıyla iş birliği yapıyoruz. Çeşitli indirim ve avantajlarla ailelere destek oluyoruz. 81 ilde düzenlediğimiz programlarla ailenin önemini vurguluyoruz. Ailenin korunması ve güçlendirilmesi için farkındalık çalışmaları yürütülüyor. Bugüne kadar 142’si Balıkesir’de olmak üzere toplam 9 bin 488 etkinlik gerçekleştirildi" diyen Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aile ve Gençlik Fonu’nu 81 ilde yaygınlaştırıyoruz. Bu kapsamda 1.478’i Balıkesir’den olmak üzere toplam 151 bin 514 genç çift başvuru yaptı. Gençlere eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriliyor. Doğum destek sistemi kapsamında 3 bin 844’ü Balıkesir’de olmak üzere 383 bin 691 anneye doğum yardımı sağlandı. Bunun için Balıkesir’de 30,1 milyon lira, ülke genelinde ise 3,5 milyar liralık ödeme yapıldı. ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ politikasıyla da evliliği ve çocuk sahibi olmayı kolaylaştıran uzun vadeli destekler hayata geçiriliyor." Bakan Göktaş, şehit yakınları ve gazilerle bir araya geldikleri "Kardeşlik Sofraları"na da değinerek, "81 ilde "Kardeşlik Sofraları" kurarak şehit yakınları ve ailelerle bir araya geliyor, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerini sergiliyoruz. Bugün Balıkesir’de de bu kapsamda bir toplantı gerçekleştirdik. Bu sofralar, şehitlerimizin aziz hatırasını yaşatırken gazilerimizin kahramanlıklarını da yüceltiyor. "Terörsüz Türkiye" hayalini gerçekleştirmek için toplumumuzu güçlendiriyor, ekonomik ve sosyal kalkınmayı hızlandırıyoruz. Vatandaşlarımızın her an ulaşabileceği güçlü bir hizmet ağı kuruyor, devletimizin şefkat elini Balıkesir’in her hanesine ve sokağına ulaştırıyoruz. Bunu yaparken Türkiye’nin geleceğini de inşa ediyoruz. Hep birlikte Balıkesir’in gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Bakan Göktaş’In programı AK Parti, MHP ve huzur evi ziyaretiyle devam etti.
STSO Başkan Vekili Çalapkulu: ’’Siirt’i Türkiye’nin enerji üssü yapabiliriz’’
01 Eylül 2025 Pazartesi - 14:04 STSO Başkan Vekili Çalapkulu: ’’Siirt’i Türkiye’nin enerji üssü yapabiliriz’’ Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Vekili Fuat Özgür Çalapkulu, terör nedeniyle 41 yıl boyunca kesintiye uğrayan petrol yatırımlarının ülke ekonomisine milyarlarca dolara mal olduğunu belirterek, "Bu kez fırsatı heba etmemeliyiz, Siirt’i Türkiye’nin enerji üssü yapabiliriz" dedi. Çalapkulu, Siirt’in stratejik konumu, zengin doğal kaynakları ve girişimci insan gücüyle Türkiye’nin kalkınmasında önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütülen çalışmaların çok daha önce başlatılabileceğini belirten Çalapkulu, "Eğer 1984’ten bugüne bölgemiz güven içinde olsaydı, Siirt bugün sadece fıstık ve balıyla değil, petrolüyle de anılırdı" ifadelerini kullandı. Enerji yatırımlarının güvenlik sorunları nedeniyle yıllarca yapılamadığını belirten Çalapkulu, sondaj yapılan bölgelerin bir dönem terör örgütlerince üs ve kamp alanı olarak kullanıldığını hatırlattı. Çalapkulu, "Ne yazık ki bu nedenle Türkiye’nin yer altı zenginlikleri uzun yıllar ekonomiye kazandırılamadı. Artık yeni bir dönem başladı. Siirt Türkiye’nin enerji üssü olabilir. Bu kez fırsatı heba etmemeliyiz. Yerel işletmelerimizi, gençlerimizi ve üniversitemizi sürece dahil ederek Siirt’i Türkiye’nin yeni enerji merkezi yapabiliriz" dedi. STSO olarak kamu kurumları ve özel sektörle iş birliği içerisinde her türlü girişime destek vereceklerini kaydeden Çalapkulu, petrolün sunduğu imkanların gelecek nesilleri de kapsayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye yüzyılı hedefi içinde, terörsüz Türkiye vizyonuyla ticari, ekonomik ve kültürel tüm alanlarda güçlü bir Siirt inşa edeceklerini kaydeden Çalapkulu, tüm kesimlere iş birliği çağrısında bulundu.
Denizli’nin kadın Vekili Ün, Gazze ablukasını kırmak için yola çıktı
01 Eylül 2025 Pazartesi - 13:52 Denizli’nin kadın Vekili Ün, Gazze ablukasını kırmak için yola çıktı DENİZLİ (İHA) – Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, 44 ülkeden aktivist, sanatçı, siyasetçi ve gazetecinin Gazze ablukasını kırmak ve insani yardım ulaştırmak için oluşturduğu Küresel Sumud Filosunda katılmak üzere Tunus’a gitti. İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasını kırmak ve Filistin halkıyla dayanışma göstermek amacıyla oluşturulan uluslararası sivil yardım filosu, Barselona’dan Akdeniz’e açıldı. Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün’ün yanı sıra aralarında Greta Thunberg, İrlandalı aktör Liam Cunningham ve eski Barselona Belediye Başkanı Ada Colau’nun da bulunduğu onlarca isim, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı hedefliyor. İspanya’nın Barselona Limanı’ndan hareket eden Küresel Sumud Filosu, 44 ülkenin desteklediği 20 tekne ve 300’den fazla kişiden oluşuyor. Aktivistler, sanatçılar, doktorlar, gazeteciler ve siyasetçilerin yer aldığı filo; İtalya, Yunanistan ve Tunus duraklarının ardından Gazze’ye ulaşmayı planlıyor. Daha önce Gazze’ye yarımların ulaşması için Refah Kapısında girişimlerde bulunan Denizli Milletvekili Ün de filoya Tunus’ta katılarak, Gazze’ye doğru yoluna devam edecek. Denizli Milletvekili Ün, yaptığı açıklamada; "Barselona, İsrail’le tüm kurumsal ilişkilerini keserek Filistin halkıyla dayanışmasını ilan eden ilk Avrupa kenti olmuştu. Şehir, bu nedenle filonun sembolik hareket noktası olarak seçildi. Nasipse 4 Eylül günü Tunus’tan hareket edecek olan Küresel Sumud Filosu ile biz de Gazze ablukasını kırmaya gidiyoruz" dedi.
Salihli’de adli yıl törenle açıldı
01 Eylül 2025 Pazartesi - 12:26 Salihli’de adli yıl törenle açıldı Manisa’nın Salihli ilçesinde düzenlenen törenle 2025-2026 adli yılı açılışı gerçekleştirildi. Düzenlenen törende Salihli Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Al, Manisa Barosu Salihli Temsilcisi Avukat Vedat Yüce, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Törende daha sonra saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Adalet Komisyonu Başkanı Abdullah Tok, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kahraman silah arkadaşları ile aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Adalet Teşkilatımız ve yargı camiamız için yeni bir adli yıl, yeni bir çalışma dönemi başlıyor, her adli yılbaşında olduğu gibi bugün de heyecanlıyız, mutluyuz. Yeni adli yılın, hukuk, demokrasi ve insan hakları bakımından başarılı geçmesi, milletimize ve tüm insanlığa adalet ve barış getirmesini temenni ediyor, bu vesileyle saygılarımı sunuyorum." dedi. Manisa Barosu Salihli İlçe temsilcisi Avukat Vedat Yüce ise, "Yeni adli yılın başlangıcında, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmanın temsilcileri olarak, mesleğimizin onurunun korunması ve hukukun üstünlüğünün sağlanmasına katkı sunmak amacıyla tespit ettiğimiz sorunları dile getirmek ve bazı kavramları bir kez daha kamuoyuna hatırlatma sorumluluğundayız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Hukuk devleti, sadece devletin denetleme mekanizması olarak düşünülmemeli, toplumda adalet duygusunun zedelenmesine sebebiyet verecek şekilde yargının araçsallaştırılmasından kaçınılmalıdır. Hukuk devleti, her alanda hukukun üstünlüğünün sağlanmasına odaklanmalı; böylelikle başta demokrasi olmak üzere diğer anayasal ilke ve kavramların yaşatılmasına aracılık etmelidir. Hukuk devleti ise ancak bağımsız bir yargı ve özgür bir savunma makamıyla var olabilir. Şüphesiz ki bağımsız yargının teminatı; hakimlik teminatının istisnasız uygulanması ve güçlü bir savunmanın teminatı; ekonomik ve mesleki açıdan güvenceli avukatlardır. Oysa ki geride bıraktığımız adli yılda yaşanan gelişmelerle görüyoruz ki meslektaşlarımız mesleklerini icra ederken karşılaştıkları baskılar; mesleki faaliyet nedeniyle tutuklamaya ve yaşam hakkına yönelik saldırı boyutuna ulaşmıştır. Tüm bunlara ek olarak ağırlaşan ekonomik şartlar nedeniyle meslektaşlarımız ciddi bir varoluş mücadelesi vermektedir. Avukata yönelik şiddet, gerek toplumsal gerekse sosyal medya yolu ile hukukçular üzerindeki derin baskılar, mesleğimizi yapılamaz hale getirmektedir Unutulmamalıdır ki yargı teşkilatı, avukatlar hakimler ve savcılar adaletin sağlanmasında tek sorumlu ve ödevli değildir. Hukukun üstünlüğü öncelikle toplumun adalet duygusunu tatmin edecek yasaların hayata geçirilmesi ile sağlanır. Manisa Barosu olarak bizler; sadece savunma makamı değil, aynı zamanda hukukun toplumsal vicdanı olmak zorundayız. Savunma sustuğunda, adalet de sessiz kalır. Hukuk, yalnızca düzeni değil, adaleti kurar ve adalet, sadece kanunla değil; cesaretle, ilkelerle, vicdanla mümkün olur. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan, izinden, sözünden ayrılmadan, gelecek nesillerin şerefi varlığı ve saadeti için, adalet yolunda her zaman hukukun üstünlüğünü savunarak çalışan, bu sorumluluğu taşıyan tüm meslektaşlarım ile yargı mensuplarına yürekten teşekkür ediyor, Manisa Barosu olarak; bağımsız savunmayı, meslek örgütlerimizin özerkliğini ve hukukun üstünlüğünü koruma kararlılığımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz. Yeni adli yıl, yalnızca yargının kurucu unsurları olan avukat, hakim ve savcıların değil, bütün yurttaşların adalet mücadelesinin yılı olmalıdır. Yeni adli yılın bağımsız yargının güçlendiği, baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, yargı mensuplarının ve toplumun tüm kesimlerinin adaletle buluştuğu bir yıl olmasını diliyor, adaletin terazisinin kendimize düşen tarafını eğmeden, eğilmeden taşımaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyorum." dedi. Törene, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Al, İlçe Emniyet Müdürü Burhan Demirkıran, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Doğukan Karaaslan, Adalet Komisyonu Başkanı Abdullah Tok, Manisa Barosu Salihli İlçe temsilcisi Avukat Vedat Yüce, hakimler, savcılar ve avukatlar katıldı.
Alaşehir’de yeni adli yıl törenlerle başladı
01 Eylül 2025 Pazartesi - 11:58 Alaşehir’de yeni adli yıl törenlerle başladı Alaşehir’de yeni adli yıl Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen çelenk koyma töreni ile başladı. Törenin ardından ise Alaşehir Adliyesi bahçesinde ilk kez resepsiyon gerçekleştirildi. Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen törende Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törene Alaşehir Kaymakamı Alper Faruk Güngör, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Alaşehir Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Tuncay, Adalet Komisyonu Başkanı Mustafa Kemal Gökmen, hakimler, savcılar, avukatlar ve adliye personeli katıldı. Törende konuşan Alaşehir Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Tuncay, hukukun üstünlüğüne, adaletin gecikmeden tecellisine ve vatandaşların hak arama özgürlüğüne dikkat çekerek, "Cumhuriyet savcıları olarak görevimiz; bağımsız, tarafsız ve etkin bir şekilde soruşturmaları yürütmek, hak ve özgürlükleri korumak, mağdurun hakkını gözetmek ve hukuk devleti güvencesinde suçla mücadele etmektir. Yeni adli yılda da temel hedefimiz adaletin hızlı ve etkin işlemesini sağlamak, yargıya güveni pekiştirmek ve toplumun adalet duygusunu güçlendirmektir" dedi. Adalet Komisyonu Başkanı Mustafa Kemal Gökmen ise adaletin toplumsal barışın temeli olduğunu vurgulayarak, "Her yıl adli yıl açılışı adaletin ışığını daha parlak şekilde topluma hissettirmektedir. Hakim, savcı, avukat ve tüm adalet teşkilatımızın özverili çalışmaları toplumumuzun huzur ve güvenliğinin teminatıdır" ifadelerini kullandı. Manisa Barosu Alaşehir Temsilcisi Avukat Ali Can Gürkal da yaptığı konuşmada, "Savunma sustuğunda adalet de sessiz kalır. Hukuk yalnızca düzeni değil, adaleti kurar. Bu sorumluluğu taşıyan tüm meslektaşlarım ile yargı mensuplarına teşekkür ediyor, bağımsız savunmayı, meslek örgütlerimizin özerkliğini ve hukukun üstünlüğünü koruma kararlılığımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz" dedi. Törenlerin ardından Alaşehir Adliyesi bahçesinde ilk kez resepsiyon düzenlendi. Katılımcılar resepsiyonda bir araya geldi.
Bakan Tunç’tan yeni adli yıl mesajı
01 Eylül 2025 Pazartesi - 11:27 Bakan Tunç’tan yeni adli yıl mesajı Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda 2025-2026 yılı adli yıl açılışı dolayısıyla paylaşımda bulundu. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabı ’X’ üzerinden yaptığı paylaşımda 2025-2026 yılı adli yıl açılışı dolayısıyla paylaşımda bulundu. Adaletin devletin temeli, toplumsal huzur ve güvenliğin teminatı, bireylerin haklarının korunması için vazgeçilmez bir değer olduğunu vurgulayan Bakan Tunç, "Hukukun üstünlüğü, milletin ortak vicdanıdır. Güçlü bir Hukuk Devleti ancak bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemiyle mümkündür. Adalet politikalarımızın temelini ise hukukun üstünlüğü ilkesine bağlılığımız, bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemine olan güçlü inancımız oluşturmaktadır" dedi. Bakan Tunç, hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi vizyonuyla bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da adalet hizmetlerimizin etkinliğini ve sunumunun kalitesini artırmak için, fiziki ve teknolojik altyapıyı geliştirmeye, insan kaynağını güçlendirmeye, mevzuat çalışmalarını kesintisiz sürdürmeye, reformları hayata geçirmeye devam edeceklerinden bahsetti. Tunç, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda hiçbir tereddüde yer vermeden bundan önce olduğu gibi insan haklarına ve hukukun evrensel ilkelerine sadakatle bağlı kalarak, Hukuk Devleti ilkesini tahkim etmeyi, demokrasiyi güçlendirmeyi, temel hak ve özgürlükleri geliştirmeyi sürdüreceklerini belirtti. Demokrasiyi, milli iradeyi, ülkenin geleceğini hedef alan vesayetçi zihniyete ve uzantılarına 15 Temmuz hain darbe girişiminde olduğu gibi bundan sonra da fırsat vermeyeceklerinden bahseden Bakan Tunç, "Milletimiz adına karar veren yargımızın hedef gösterilmesine, yargı mensuplarımıza yönelik iftiralara, yalanlara, dezenformasyonlara asla müsaade etmeyeceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner ve güçlü liderliğinde, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini adalet temeli üzerinde başarıya ulaştıracak, gelecek nesillerimize daha güvenli ve daha huzurlu bir ülke emanet edeceğiz" ifadelerinde bulundu. Yeni adli yılın ülkeye, millete ve adalet camiasına hayırlı olması temennisinde bulunan Tunç, şehit olan ve 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden yargı mensuplarına rahmet diledi.