Son Dakika
|
ÇEVRE
Şampiyon Galatasaray kupasını aldı
Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı
Kıymet Rümeysa Tezcan, Avrupa şampiyonu
Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı
Baklava kutusunda rüşvet davasında karar çıktı!
Tepebaşı Belediyesi operasyonunda gözaltı sayısı 25’e yükseldi
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
MSB’den "seferberlik emri" iddialarına ilişkin açıklama
Dursun Özbek: "Biz artık küresel ölçekte rekabet eden bir organizasyon olmak zorundayız
Büyükçekmece’deki bıçaklı kavgada 16 yaşındaki çocuğun ölümüne ilişkin yeni detaylara ulaşıldı
İngiltere’de istifa eden eski bakandan Başbakan Starmer ile rekabet çağrısı
Kocaeli semalarında dronlarla "AK Parti" ve "Cumhurbaşkanı Erdoğan" koreografisi
Astana’da Hafif Raylı Sistem hizmete açıldı
Nelson Mandela'nın torunu Nkosi Mandela'dan Libya'da Küresel Sumud Kara Filosu'na destek
POLİTİKA
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin"
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:29:42
Kocaeli’de gençlere hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de gençlere hitap ederek, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Burada gençleri selamlayan Erdoğan, "Böylesine coşkulu, heyecanlı, maşallah her yönüyle dolu dolu bir gençlik şöleninde sizlerle beraber olmanın memnuniyeti içindeyim. Öncelikle şölenimizin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kollarımızı, Yusuf İbiş kardeşimi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Kocaelispor’un evinde gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmaya katkı veren tüm yol ve dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört yanından şölenimize renk katan gençlerimizle birlikte, dost ve kardeş ülkelerimizin gençlik teşkilatlarından programımıza katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum" dedi. "Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor" Gençlerin Türkiye’nin aydınlık yüzü, yüz akı, gözbebeği ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda bayrağımızı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığımızın en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızı nakış nakış işleyen, duası, desteği, kalbi bizimle olan tüm genç kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan, sevgi ve muhabbete, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi, stadyumlardan taşan şu coşkunuz, şu eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün güzel atmosferde, umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin sembolü olan siz gençlerimizle birlikte olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor" diye konuştu. "Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ’diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ’hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ’büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. ’Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. Teknofest kuşağının öncü neferleri olarak, rahmetli Nurettin Topçu hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz. Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhununun ebedi hakimiyetine inanlara müjdeliyorum; Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki, Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdatın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın." "Uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" Karşısında, mazinin birikimini bugüne taşıyan, Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan kararlı bir gençlik gördüğünün altını çizen Erdoğan, "Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüzününü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şuan karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şuan karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ’O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuğu ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslamabad’ın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde, soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" şeklinde konuştu. "Milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin ’yüreğin bentlerini yıkıp atması’ olarak tanımlayarak, aynı zamanda gençliğin hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olduğunu vurguladı. Toplumun enerjisini gençlerden aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millette, devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır." "O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz" "Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Kürt-Türk diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek, kimi zamanda ilerici-gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne-babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık" dedi. "Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık" En büyük yatırımı gençlere yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yüksek öğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yüksek öğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamd olsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz" diye konuştu. "Sizi sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin" Tüm dünyanın imrenerek baktığı Türkiye’nin savunma sanayisinin, genç mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzunda yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Genç bilim insanlarımız, öğrencilerimiz, sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’ta 43. Türk günü yürüyüşüne videolu mesaj gönderdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’ta 43. Türk günü yürüyüşüne videolu mesaj gönderdi
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:17
Bakan Uraloğlu: "Tokat-Niksar yolundaki tüm çalışmalarımızı 2027 yılında tamamlamayı hedefliyoruz"
Yapımı devam eden Tokat-Niksar Karayolu’nda incelemelerde bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Projenin tamamlanmasıyla zamandan 1,3 milyar TL akaryakıttan 200 milyon TL olmak üzere yıllık toplam 1,5 milyar TL tasarruf sağlayacağız. Araçların geçişinden kaynaklı karbon emisyonu 10 bin 200 ton azaltarak doğamızı ve çevremizi koruyacağız" dedi. Bir dizi temaslarda bulunmak üzere havayolu ile Tokat’a geçen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, havalimanda il protokolü tarafından karşılandı. 2013 yılında Doğuş ve YDA firmaları ortaklığı ile yapımına başlanan ve toplam 49 kilometrelik güzergahı kapsayan Tokat-Niksar karayolu projesinin şantiyesinde incelemelerde bulunan Uraloğlu, "Son günlerde ilimizde etkili olan aşırı yağışlardan kaynaklı sel ve heyelan afetleri nedeniyle tüm Tokatlı hemşerilerimize ve bölgemize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah’a şükür, ilgili kurumlarımızın aldığı önlemler ve vatandaşlarımıza yapılan zamanlı uyarılar sayesinde can kaybı yaşanmadı. Son 24 yıl içinde Tokat’ın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 73 milyar TL yatırım gerçekleştirdik. 16 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 311 kilometreye yükselttik. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu da yine 16 kilometreden 330 kilometreye ulaştırdık. Tokat-Turhal-Amasya yolu, Tokat-Çamlıbel yolu, Aybastı-Reşadiye yolu Tokat Havalimanı Kavşağı ve bağlantı yolu ile Tokat çevre yolu gibi çok önemli karayolu projelerini tamamladık. Şu anda da bir araya geldiğimiz Tokat Niksar yoluyla birlikte Turhal- Zile- 6’ncı hududu yolu, Korgan- Çamiçi yolu, Amasya- Turhal arası ikmali gibi 7 ayrı karayolu projesine devam ediyoruz" dedi. Projenin tamamlanmasıyla Akdeniz Karadeniz’e bağlanacak Çamlıbel tüneli ihalesini yaptıklarını da hatırlatan Bakan Uraloğlu, "Yılların hikayesi Çamlıbel Tüneli’nin ihalesini de yaptık. Yakında yapım çalışmalarına başlayacağız. Bir araya geldiğimiz Tokat- Niksar yolu özellikle Sivas-Yıldızeli, Tokat-Niksar-Akkuş-Ünye hattı üzerinden ülkemizin kuzey-güney akslarını birbirine bağlayan, bölgenin Karadeniz’e bağlanması noktasında çok önemli bir güzergah. Akdeniz-Karadeniz bağlantısı sağlayacak çok önemli bir yol. Mersin’e kadar uzanan lojistik bir koridordan bahsediyoruz. Tokat-Niksar yolumuz 49 km uzunluğunda, 2 gidiş 2 geliş şeritli bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında projelendirdik. Proje kapsamında; bin 440 metre uzunluğunda 1 adet aç-kapa tüneli, toplam 291 metre uzunluğunda 5 çift köprü, 102 metre uzunluğunda 2 tek köprü ve 53 metre uzunluğunda 1 adet farklı seviyeli kavşak ile modern mühendisliğin en güzel örneklerinden birini inşa ediyoruz. Bugüne kadar çok önemli aşamaları geride bıraktık. Yolun 38,1 kilometrelik kesimini tamamlayarak trafiğe açtık. Tüm köprü imalatlarımızı bitirdik. Dönekse farklı seviyeli kavşağını hizmete aldık. Bin 440 metre uzunluğundaki aç-kapa tünelimizin ise bin 333 metresini tamamladık. Kalan kısımlardaki çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Tokat-Niksar yolundaki tüm çalışmalarımızı ise 2027 yılında tamamlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. "Yıllık toplam 1,5 milyar TL tasarruf sağlayacağız" Projenin tamamlanmasıyla yolun 45 dakikadan 25 dakikaya ineceğini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Yaklaşık 54 kilometre olan mevcut yol 5 kilometre hız alarak seyahat süresini ortalama 45 dakikadan 25 dakikaya indireceğiz. Zamandan 1,3 milyar TL akaryakıttan 200 milyon TL olmak üzere yıllık toplam 1,5 milyar TL tasarruf sağlayacağız. Araçların geçişinden kaynaklı karbon emisyonu 10 bin 200 ton azaltarak doğamızı ve çevremizi koruyacağız. Ayrıca Orta Karadeniz’i İç Anadolu’ya, Akdeniz’e ve Güneydoğu Anadolu’ya, hatta Suriye sınır kapılarına ve Ortadoğu’ya kesintisiz bağlayarak bu yolumuzla ulusal ve uluslararası arterleri güçlendirerek bölgenin ticaret ve turizm hacmini arttıracağız. Dönekse geçişi başta olmak üzere zorlu kesimlerde kış aylarında yaşanan kar ve buzlanma sorunlarını tarihe karıştıracak, yıl boyunca güvenli, konforlu ve kesintisiz ulaşım imkanı sunacağız" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mayıs 2026 Cuma- 16:59
MHP lideri Bahçeli’ye Erzurumspor forması takdim edildi
2
14 Mayıs 2026 Perşembe- 16:19
Bayrak tartışması organizasyonu iptal ettirdi
3
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 09:08
Ulaş Avşar görevden alındı
4
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 20:12
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye’de eski Türkiye değil"
5
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 22:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin"
12 Eylül 2025 Cuma - 13:56
Adalet Bakanı Tunç, Çanakkale’de esnafın taleplerini dinledi
Çanakkale’de düzenlenen AK Parti Türkiye Yüzyılı Buluşmaları çerçevesinde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, bir takım ziyaretlerde bulundu. Bir dizi ziyaret ve toplantılara katılmak üzere Çanakkaleye gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AK Parti İl Başkanlığı, Adalet Sarayı ve valiliği ziyaret ederek esnaf buluşması gerçekleştirdi. Çanakkale AK Parti İl Başkanlığı, ziyaretinde İl Başkanı Ömer Faruk Göktürk tarafından karşılanan Bakan Tunç burada partililerle buluştu. Çanakkale’ye Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha nice eser ve hizmet kazandırmak için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Çanakkale AK Parti İl Başkanlığı ziyaretinden sonra Adalet Bakanı Tunç, şehir merkezinde esnaf ziyaretlerinde bulundu. Burada esnafla bir araya gelen Tunç, onların talep ve isteklerini dinledi. Esnaf ziyaretlerinden sonra Çanakkale Valiliğini ziyaret eden Bakan Tunç burada valilik şeref defterini imzaladı. Ziyarette Bakan Tunç’a Bakan Yardımcıları Hurşit Yıldırım, Ramazan Can, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti İl Başkanı Ömer Faruk Göktürk, AK Parti MKYK üyesi Jülide İskenderoğlu eşlik etti. Valilik ziyaretinde şeref defterini imzaladıktan sonra Çanakkale Adalet Sarayına geçen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, adliye ve baro personelleriyle bir araya geldi.
12 Eylül 2025 Cuma - 13:16
Adalet Bakanı Tunç: "Terörsüz Türkiye’nin kalıcı olması, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaktır"
Çanakkale’de ’AK Parti Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’na katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Milletvekillerimiz 1 Ekim’de meclis açılıncaya kadar halkın arasında, halkı dinleyerek vakitlerini geçirmiş olacaklar. Bu kapsamda da şu anda milletvekillerimiz Çanakkale’mizin değişik ilçelerinde aynı programları gerçekleştiriyorlar" dedi. AK Parti Türkiye Yüzyılı Buluşmaları Çanakkale’de devam etti. Çanakkale AK Parti İl Binası’nda gerçekleştirilen buluşmaya Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bakan Yardımcıları Hurşit Yıldırım, Ramazan Can, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti İl Başkanı Ömer Faruk Göktürk, AK Parti MKYK üyesi Jülide İskenderoğlu ve çok sayıda partili katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün Çanakkale’deyiz. Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında AK Parti teşkilat başkanlığımızın gerçekleştirmiş olduğu programlar vesilesiyle bütün bakanlarımız, genel başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz yaz boyunca düzenlenen bu programlarda vatandaşlarımızla ve teşkilatlarımızla bir araya gelerek istişareler ve görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Bugün Çanakkale’de, çok önemli bir yerdeyiz. Şehit kanlarıyla sulanmış, ’Çanakkale geçilmez’ dedirten ecdadımızın mirasının üzerindeyiz. Çanakkale ruhu bizim yıllarca, asırlarca taşıyacağımız ecdadımızdan aldığımız bir miras. Tüm şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyoruz, şükranla anıyoruz. Rabbim onların emanetine sahip çıkabilmeyi bizlere nasip etsin. Çanakkalemiz hükümetimizin 23 yıldan bu yana bütün Türkiye’de olduğu gibi yatırımlarından çok büyük oranda istifade ettiği bir ilimiz. Ne gerekiyorsa bugüne kadar Çanakkale için yapıldı. Hem bunları yerinde görmek, gerek Adalet Bakanlığı’na ilişkin yatırımları burada istişare etmek, gerekse hem teşkilatımız da hem vatandaşlarımız da gün boyunca sivil toplum kuruluşlarımızla sohbet etmek için önemli bir günlük bir programı burada gerçekleştireceğiz. Türkiye Yüzyılı Buluşmaları AK Parti Genel Merkezimizin, teşkilat başkanlığımızın, milletvekillerimizin, yaz dönemi çalışmaları kapsamında teşkilatımızla birlikte gerçekleştirmiş olduğu bir program gerçekten bütün illerimizde çok verimli çalışmalar gerçekleştiriliyor. Vatandaşlarımızla bir araya gelerek onları dinleyerek önemli verileri buralarda elde ediyoruz. Özellikle AK Parti’nin her yaz döneminde gerçekleştirmiş olduğu çalışmalardan biri yine bu yaz döneminde eylül ayının sonuna kadar bu devam edecek. Milletvekillerimiz 1 Ekim’de meclis açılıncaya kadar halkın arasında, halkı dinleyerek vakitlerini geçirmiş olacaklar. Bu kapsamda da şu anda milletvekillerimiz Çanakkale’mizin değişik ilçelerinde aynı programları gerçekleştiriyorlar. Biz de il merkezinde bugün burada arkadaşlarımızla beraber olacağız. Biraz sonra teşkilatımızla birlikte toplantı yapacağız, ardından esnaf ziyaretleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile toplantılar gerçekleştireceğiz. İlimizde gerçekleştirilen yatırımları, il yönetimi ile sayın valimiz başta olmak üzere onlarla beraber değerlendireceğiz. İnşallah programlarımızı Çanakkale’de bugün verimli bir şekilde sonuçlandırmış olacağız" dedi. "Demokrasimize kara bir leke çalındı 12 Eylül’de" AK Parti’nin kuruluşundan bu yana 24 yıl geçtiğini hatırlatan Tunç, "23 yıldan bu yana da iktidarda. 23 yıldan bu yana AK Parti’nin tek başına iktidarda olması ve Cumhur İttifakı ile beraber millete hizmet yolunda kesintisiz yürüyüşünün sürdürmesinin en yegane sebebi halkı dinlemesi, iktidarda halkın taleplerine duyarlı olması, milletin isteklerini yerine getirmesi ve milli irade bayrağını hiçbir zaman yere düşürmemesi. Bugün 12 Eylül, darbenin yıl dönümü, kara bir leke demokrasimize kara bir leke çalındı 12 Eylül’de. Maalesef siyasi tarihimize, demokrasi tarihimize baktığımız zaman adeta bir darbeler tarihi ama bu darbeler tarihini biz tarihe gömdük, sona erdirdik. 2007’deki elektronik muhtıranın çöpe atılmasından tutun da sokak darbesi, Gezi kalkışması, 17-25 Aralık masa başında gerçekleştirilmek istenen emniyet yargı darbe kalkışması ve 15 Temmuz hain darbe kalkışması milletimizin direnişiyle ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü iradesiyle bunlar akamete uğratıldı, son 23 yılda vesayetçi anlayışın müdahalelerine karşı konuldu ve milli irade bayrağı yere düşürülmedi. O nedenle darbelerden ders çıkardık, bu millet darbelere karşı darbe yapmayı öğrendi. Darbeler, maalesef ezanları susturmuştu, selaları susturmuştu. 15 Temmuz’da selalar darbeleri susturdu. Dolayısıyla milletimizin şanlı direnişiyle bir demokrasi mücadelesinin, insan hakları mücadelesinin nasıl verildiğini aziz milletimiz bütün dünyaya göstermiş oldu. O nedenle biz milletimize şükran borçluyuz. Bugün burada bu toplantıları gerçekleştiriyorsak milletimiz sayesinde gerçekleştiriyoruz ve milletimize hizmet etmekten onur duyuyoruz" diye konuştu. "AK Parti’nin siyaseti eser siyaseti" "Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde hedefimiz Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek. 23 yılda bunun temelleri atıldı. 23 yılda Türkiye Yüzyılı’nın sürecini başlatmak için büyük bir mücadele gerçekleştirildi" diyen Adalet Bakanı Tunç, "Türkiye’nin fiziki kalkınmasının, altyapısının, üstyapısının dünya projeleri ile işte bugün Çanakkale‘deyiz dünyanın en büyük köprüsü Çanakkale Boğazı’nda inşa edildi. Türkiye’nin dört bir tarafı, dünyanın en büyük havalimanları, Türkiye’nin 81 vilayeti hiçbir ayrım yapılmadan eserlerle donatıldı. Hakkari’ye de Yüksekova‘ya da havalimanı yapıldı, Zonguldak’ın Çaycuma’sına da yapıldı. Çanakkale’ye de yapıldı. Hiçbir ayrım yapılmadı. Şırnak’a da üniversite yapıldı, Sinop’a da üniversite yapıldı. Barajlar, yollar, otobanlar, enerji yatırımları, doğal gaz keşifleri, petrol keşifleri, nükleer santral çalışmaları, enerjide bağımsız olma mücadelesi, savunma sanayinde yüzde 80 yerlilik oranını yakalayabilmemiz, Türkiye’yi güvenlik anlamında da daha güçlü kılabilme mücadelesi, hızla trenler, bölünmüş yollar, şehir hastaneleri, yeni okullar, Türkiye’yi bir baştan bir başa eserlerle donattı AK Parti. AK Parti’nin siyaseti eser siyaseti. Eser siyaseti yaptığı için hizmet siyaseti yaptığı için bu millet Recep Tayyip Erdoğan’dan ve AK Parti’den ve Cumhur İttifakı’ndan vazgeçmedi, yine vazgeçmeyecek" ifadelerine yer verdi. "Darbe anayasasıyla yönetilmekten memnun değiliz" Sadece fiziki kalkınma mücadelesiyle yetinmeyerek Türkiye’de vesayetçi anlayışın ortadan kaldırılmasında büyük mücadele ettiklerini belirten Bakan Tunç, "Bu ülkede bir daha karanlık günlerin darbelerin yaşanmaması için büyük bir mücadele yaptık. Türkiye’nin yüksek standartta bir demokrasiye kavuşmasını mücadelesini milletimizle beraber yaptık hem fiziki kalkınmayı ekonomik kalkınmayı sağlamaya çalışırken bir taraftan da demokratik kalkınmayı sağlamaya çalıştık. Anayasamızda gerçekleştirdiğimiz reformlarla o yüksek standartlı demokrasiye kavuşmanın mücadelesini yaptık. Evet bugün 12 Eylül’ün yıl dönümü. Darbe anayasasıyla yönetilmekten memnun değiliz. Bu anayasanın değişmesi lazım. Demokratik, sivil, katılımcı bir anayasaya cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başlarken kavuşmamız lazım. Bu anlamda bütün siyasi partiler yeni bir anayasada aslında mutabık ama maalesef yol ve yöntem olarak uzlaşma anlamında bugüne kadar bir başarı sağlanmadı. Girişimler oldu, belli bir noktaya kadar getirildi, mecliste uzlaşma komisyonları kuruldu ancak bu yeni bir anayasaya dönüşme noktasında maalesef ilerleyemedi. Tabii darbecilerin yaptığı bir anayasa ile yönetilmek Türkiye Yüzyılında Türkiye’ye yakışmıyor. Milletimiz demokratik, sivil, katılımcı bir anayasayı sonuna kadar hak ediyor ve bu milletimize olan siyasetçilerimizin, milletvekillerimizin, bizlerin milletimize olan en önemli borçlarından birisi. Anayasamızda son yıllarda gerçekleştirdiğimiz değişikliklerle vesayetçi anlayışı ortadan kaldırmaya yönelik çok önemli reformlara imza attık, küçümsenemeyecek reformlar. Bunlar demokratikleşme adımlarıydı. Kadın haklarından çocuk haklarına varıncaya kadar özel hayatın korunması, kişisel verilerin korunması, bilgi edinme hakkı, bireysel başvuru hakkı gibi temel hak ve özgürlükleri güçlendiren ve hak arama yollarını genişleten bir çok düzenlemeyi değişikliği anayasamızda gerçekleştirdik milletimizin onayıyla. Bu ülkede bir daha 12 Eylül gibi 27 Mayıs gibi darbelerin 15 Temmuz gibi kalkışmalarının olmaması için çok önemli reformlara imza attık. Milletimizin destekleriyle bunları gerçekleştirdik. Gerek 2010 anayasa değişikliklerinde gerek 2017 anayasa değişiklikleri ile gerçekleştirilen reformlar önemli yapısal dönüşümlerdi. Başta Milli Güvenlik Kurulunun yapısının demokratik hukuk devletine uygun hale getirilmesi, Yüksek Askeri Şuranın yapısının, Anayasa Mahkemesi’nin yapısının, Hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısının demokratik hukuk devleti ilkesine uyarlanması, anayasamızda gerektiğinde sıkıyönetim ilan edilebilir şeklindeki antidemokratik hükümlerin kaldırılması, darbecilerin yargılanmayacağına yönelik hükümlerin kaldırılması, bunlar çok önemli reformlar. Anayasamızdaki vesayetçi ruhu azaltan reformlar ortadan kaldırmaya yönelik reformlarda ama anayasamızın tam anlamıyla vesayetçi ruhtan arındırılması tümden bir değişiklikle mümkün. Demokratik, katılımcı, sivil bir anayasayı bu ülke hak ediyor. 12 Eylül Anayasası’nın darbecilerin yazdığı bu anayasanın değişmesinin en önemli gerekçelerinden birisi ve yegane sebebi bu anayasanın milletin temsilcileri tarafından yazılı yazılmamış olması. Darbeciler tarafından yazılmış olmasıdır. O nedenle milletin temsilcileri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milletvekillerimizin kaleminden çıkacak ve milletin hissiyatına tercüman olacak, temel hak ve özgürlükleri öne alacak Türkiye’yi yüksek standartlı demokrasi yolunda daha da ileriye taşıyacak bir anayasayı inşallah ülkemiz başarırsa darbeler tarihini tamamen geride bırakmış oluruz ve çocuklarımıza, geleceğimize Türkiye Yüzyılı’nı inşallah armağan etmiş oluruz. Cumhuriyetimizin tüm kazanımlarının üzerine demokratik anayasa ile beraber cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı Türkiye Yüzyılı’na inşallah çok daha güvenli bir şekilde başlatmış oluruz. Temennimiz Türkiye’nin büyük bir uzlaşma zemini içerisinde bunu başarabilmesi ve inşallah başaracaktır. Bütün temennimiz, 12 Eylül bu kara günün yıl dönümünde, demokratik bir anayasa isteğimizi, talebimizi buradan bir kez daha ifade ediyoruz çünkü AK Parti iktidara gelmeden önce, parti programında, milletimize yeni anayasa vadetmişti. Tüm seçimlerde yeni anayasa, vadetmişti. Bütün siyasi partilerin de bu noktada fikir birliği içerisinde olduğunu görüyoruz ama yöntem ve çalışma konusunda önümüzdeki günlerde böyle bir uzlaşma sağlanırsa Türkiye’nin çok faydasına olacaktır diyoruz. Tekrar bugüne kadar ülkemize o karanlık günleri yaşatan darbeciler bir kez daha lanetliyoruz ve bundan sonra bu ülkemizin milletimizin bu tür karanlık geceleri günleri yaşamaması dileğini tekrar ediyoruz" şeklinde konuştu. "Çanakkale’ye 23 yılda, milyarlarca yatırım gerçekleştirildi" Adalet Bakanı Tunç, AK Parti iktidarı boyunca Çanakkale’ye yapılan yatırımlara değinerek şunları aktardı: "Bugün Çanakkale’deyiz, Çanakkale’miz gözbebeğimiz, ’Çanakkale geçilmez’ dedirten ecdadımızın mirasındayız. Bu mirasa sahip çıkmak, mirası korumak, buraya güzel eserler bırakmak mücadelesini bütün ülkemizde olduğu gibi gerçekleştirdik. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Çanakkale’ye 23 yılda, milyarlarca yatırım gerçekleştirildi. 191 tane okul yapıldı Çanakkale’mize. 2 bin 316 yeni derslik inşa edildi. Sağlık alanında Çanakkale’miz 10 tane hastaneye kavuştu, tıp fakültesi hastanemiz de dahil olmak üzere. Bin 460 yatak kapasiteli toplam 10 tane hastaneye kavuştu AK Parti döneminde Çanakkale’miz. Çanakkale köprüsü dünya çapında bir proje, Trakya‘yı Çanakkale’ye bağlayan çok önemli, dünyanın orta açıklığı en uzun köprüsüne sahip oldu ülkemiz Çanakkale köprüsü sayesinde. 101 kilometre Malkara Çanakkale Otoyolu‘nu tamamladık. Çanakkale ve Gökçeada’da 2 adet havalimanı bunlar yenilendi ve vatandaşlarımıza hizmet etmeye devam ediyor. Çanakkale sınırları içerisinde 2002’den önce, AK Parti’den önce sadece 20 km bölünmüş yol vardı. Yollarımız hep tek şeritliydi. O yolların hepsi otoban haline, çift şeritli haline geldi. 433 kilometreye yükseldi bölünmüş yol. Yine köy yollarımız Özel İdaremizin KÖYDES projeleri buralarda başarıyla uygulandı. 679 km köy yolu yapıldı. Adalet Bakanlığı yatırımları olarak da tüm ülke genelinde olduğu gibi Çanakkale’miz de Adalet Bakanlığının yatırımlarından yararlandı. Çanakkale Merkez adalet binamız başta olmak üzere Biga adalet binamız, Çan adalet binamız ve Gökçeada‘da adalet binalarımızı hizmete açtık. Yeni binaları Çanakkale’nin hizmetine sunduk. Yine şu anda devam eden Ayvacık adalet binamız var. Yüzde 63 seviyesine ulaştı. İnşallah bu senenin sonuna doğru tamamlamak istiyoruz. 2026 yatırım programına da Bayramiç adalet binamız etüt projeye teklif ettik. Gelibolu adalet binamız İçişleri Bakanlığımızla ortak proje olarak devam ediyor ve Çanakkale’mize adalet personelimizin adalet konutlarını ihtiyacını da karşılayan 36 adet konutu hizmete sunmuş olduk. Çanakkale için yatırımlarımızı hız kesmeden devam edeceğiz. Değerli milletvekilimizle birlikte, burada gerçekleştirdimiz istişare ettiğimiz hususlar var. Bugün de yine vatandaşlarımızdan dinleyeceğimiz hususlar var. Çanakkale ile ilgili talepleri yerinde dinleme fırsatı bulacağız ve hep beraber Çanakkale’de vatandaşlarımızla burada, bugün bütünleşmiş olacağız." "Türkiye’nin terörsüz bir Türkiye’ye kavuşması anlamında inşallah Türkiye Yüzyılı eğer inşa edilecekse elbette ki terörsüz bir Türkiye’de inşa etmek çok daha kolaylaşacaktır" Türkiye Yüzyılı’nda, Terörsüz Türkiye vurgusu yapan Tunç, "Tabii en önemli hususlardan birisi de önümüzde ‘Terörsüz Türkiye’ süreci. Türkiye’nin 41 yıldan bu yana terörle mücadelesi söz konusu ve teröre kaybettiğimiz yıllar ekonomik kayıplar ve ekonomik kayıpların ötesinde manevi kayıplarımız, şehitlerimiz, gazilerimiz, çok büyük acılar çektik. 41 yılda trilyonlarca, 2 trilyondan fazla ekonomik kaybımız oldu. Eğer o ekonomik kayıp olmasaydı bugün Türkiye’nin ekonomisi kat kat daha yüksek olacaktı. Biraz önce o bahsettiğim eserlere belki 50 yıl önce Türkiye’ye kavuşmuş olacaktı. Ekonomik kaybımız, teröre kaybettiğimiz yıllar olmasaydı, savunma sanayinde bugün yüzde 80 oranımızı belki 30 40 yıl önce yakalamış olacaktık. Maalesef hem ekonomik anlamda kaybımız büyük oldu, hem de 50 bine yakın insanımıza kaybettik, şehitler verdik ve büyük acılar yaşadık. Tabi 41 yıldan bu yana terörle mücadelemiz çetin bir şekilde sürdü. 23 yıldan bu yana da teröre mazeret teşkil etmeye çalışılan ve teröre zemin sağlamaya çalışan bütün unsurları ortadan kaldırdık. Türkiye’nin temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi noktasında sadece Kürt vatandaşlarımız için değil, bütün vatandaşlarımız için etnik kökeni ne olursa olsun temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü tüm bunlarda ülkemiz kat kat mesafeler aldı ve hiçbir ayrım yapmadan ülkemizin her bir tarafına yatırım götürdük eserler ürettik. Bunu yaparken Güneydoğu bölgemizde gerçekleştirmek istediğimiz yatırımlara engel olunmaya çalışıldı. Barajlarımız bombalandı, şantiyelere saldırılar oldu. Çetin mücadeleyi hiç taviz vermeden gerçekleştirdik. Hem yatırım anlamında hem de temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi anlamında önemli mesafeler aldık. AK Parti iktidara geldiğinde ilk iş bölgedeki olağanüstü hali kaldırmak oldu ve 2005 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır’da gerçekleştirmiş olduğu konuşma aynı geçen sene Ahlat‘ta yaptığı konuşma gibi birlik beraberliğimizi güçlendirelim, iç cephemizi güçlendirelim, içeride güçlü olursak Türkiye’nin güvenliğini daha fazla sağlamış oluruz, tüm bu konuşmalar çabalar temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, ekim ayında gerçekleştirmiş olduğu grup konuşmasındaki çağrısı ve İmralı‘dan yapılan terörün feshi ile ilgili açıklamalar ve terör örgütünün kendini fes etmesi ve silahları yakmasıyla beraber Türkiye’de terörün sona erdirilmesi konusunda önemli bir aşamaya geçildi. Terörsüz Türkiye yolunda şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokratikleşme Komisyonunda çalışmalarını sürdürüyor. Milletvekillerimiz bu konuda, bu önemli konuda istişareler yapıyorlar, silahların bırakılmasının kalıcı hale gelmesi noktasında siyasi partilerimizin temsilcileri milletvekillerimiz görüşlerini ifade ediyorlar ve bu anlamda meclisimizin iradesi ve bu konuya el atmış olması da sürecin kalıcı olması anlamında çok önemli. Bu süreçte provokasyonlar bu sürecin kalıcı olmasını istemeyenler gerek içeride gerek dışarıda bu noktada tabii ki bu provokasyonlara hazırlıklı olmak ve bu provokasyonlar karşısında duyarlı ve uyanık olmak lazım bu anlamda özellikle devletimizin tüm kurumları, başta istihbarat teşkilatımız ilgili bakanlıklarımız tam bir koordinasyon içerisinde bu süreci bugünlere kadar getirdi ve bundan sonra da bu süreci büyük bir titizlikle kalıcı hale gelmesi ve Türkiye’nin terörsüz bir Türkiye’ye kavuşması anlamında inşallah Türkiye Yüzyılı eğer inşa edilecekse elbette ki terörsüz bir Türkiye’de inşa etmek çok daha kolaylaşacaktır. Terörsüz Türkiye’nin ve terörün feshinin ve silahların yakılmasının bırakılmasının kalıcı olması noktasındaki çabayı da hep beraber sürdürmenin gayreti içerisindeyiz. Süreçte Sayın Cumhurbaşkanımız defalarca ifade etti, özellikle şehit ailelerimizi, bugün Çanakkale’deyiz, şehitler diyarındayız, bu topraklar şehit kanlarımızla sulandı. Şehitlerimiz terörle mücadelede, Terörsüz Türkiye’nin inşasında en büyük rol onlara sahip ve şehit ailelerimize biz şükran borçluyuz. Onlar büyük acıları milletimizle beraber çektiler, onları rahatsız edecek, şehitlerimizin ruhunu incitecek hiçbir adım atmayız. Bugüne kadar atmadığınız gibi bundan sonra da atmayacağımızı Sayın Cumhurbaşkanımız sürekli kararlılıkla ifade ediyor. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaya devam edeceğiz çünkü onlar Terörsüz Türkiye’yi istiyor. Terörü yok etmek için canlarını verdiler, önümüzdeki süreçte de Terörsüz Türkiye’nin kalıcı olması, şehitlerimizin emanetine sahip çıkmaktır ve bu anlamda da onları incitecek, ailelerimizi üzecek, milletimizi rahatsız edecek hiçbir adım atmayız. Milletimiz de bunu gayet net bir şekilde biliyor ve inşallah bu süreci de başarıyla sonuçlandıracağız" şeklinde konuştu. ‘Yargının kararına uymak da hukuk devletinin gereğidir’ sözlerini kaydeden Bakan Tunç konuşmasını şöyle tamamladı: "Bu dava süreçleri bizlere soruluyor, gittiğimiz her yerde. Burada yargılamayı ilgilendiren bir konu söz konusu. Yani burada, dün parti sözümüz de ifade etti, Cumhuriyet Halk Partisi delegelerin açmış olduğu davalar, yargıya verdiği dilekçeler, suç duyuruları, kongre iptalleri ile ilgili verdikleri dava dilekçeleri tüm bunlar Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi mensupları tarafından başlatılan süreçler. Dolayısıyla yargı bu dilekçeleri alıp bu davaları görmek durumunda. Şu anda görülen bağımsız ve tarafsız yargı tarafından görülmekte olan davalar, hem İstanbul il kongresi ile ilgili hem de genel merkez kongreleri ile ilgili devam eden davalar var. Bu davaların nasıl neticelenceği ile ilgili bizim buradan bir şey ifade etmemiz söz konusu olamaz. Yargı bağımsızdır, tarafsızdır ve bu iddiaları inceleyecektir çünkü kamuoyuna yansıyan iddialar var biliyorsunuz. Bu kongrelerde kongreyi etkilemek için menfaat teminine yönelik, delege iradelerinin etkilendiğini yönelik bir takım iddialar var, bir takım deliller sunuluyor ve bu delilleri araştıracak olan yargı makamlarımızdır, mahkemelerimizdir. Araştırıyorlar ve sonuçta en doğru kararı yargı verecektir. Yargının kararına uymak da hukuk devletinin gereğidir."
12 Eylül 2025 Cuma - 13:14
Bakan Yerlikaya Ağrı’da esnafla buluştu, taleplerini dinledi
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ağrı’da esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek sorun ve taleplerini dinledi. Bir dizi incelemelerde bulunmak üzere Ağrı’ya gelen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Cumhuriyet Caddesi’nde esnafla bir araya geldi. Ağrı Valisi Mustafa Koç ile birlikte caddede vatandaşları ve esnafı selamlayan Bakan Yerlikaya, iş yerlerini ziyaret ederek sorun ve talepleri dinledi. Esnafa hayırlı işler dileyen Yerlikaya, vatandaşlarla da sohbet ederek görüşlerini aldı. Ziyaret sırasında Bakan Yerlikaya’ya yoğun ilgi gösterildi.
12 Eylül 2025 Cuma - 12:54
Sahte diploma davası 10 Ekim tarihine ertelendi
Ankara Adalet Sarayı’nda görülen Avukat Nesibe Kaya Zabun’un sahte diploma davası 10 Ekim tarihine ertelendi. Zabun’un kayın validesi Nurgül Göksu, gelininin diplomasının sahtecilikte kullanıldığını belirtti. Depremde hayatını kaybeden avukat gelininin diplomasının çalındığını ve oğlunun da diplomasının çalınmış olabileceğini belirten Nurgül Göksu, "3 yıldan bu yana çocuklarımın deprem davasında, Ezgi Apartmanı davasında adaleti için mücadele veriyorum. En son öğrendim ki gelinim Nesibe Kaya Zabun Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun diplomasının çalındığını öğrendim. Benim gelinim enkaz altında kaldığı süresince evladı, 6 aylık torunum kollarındaydı. Enkazdan çıkardığımızda ikisi yan yanaydı. Gelinimin diplomasını çalanlar, hırsızlar diyorum ben onlara. Avukatlarımdan öğrendiğim bilgiye göre bu şahısların iddianamesi hazırlanırken evrakta sahtecilik dahi geçmiyor. Bu dosyanın burada 23’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde değil de Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gerekiyor. İnsan hayatı bu kadar kolay olmamalı. Oğlum da avukattı, oğlumun diplomasının da şu an ne durumda olduğunu bilmiyorum. Gelinimin diplomasını çalanların oğlumun da diplomasını çalmış olabileceğini düşünüyorum. Bu diplomayı kullananlar, kendi menfaatleri için buna göz yumanlar her kimse Ezgi Apartmanı davası gibi bu davanın da peşine düşeceğim. Çünkü gelinimin diploma davası, gelinimden bana emanet kalan bir dava. Bu davanın da sonuna kadar takipçisi olacağım. Mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmedim. Çünkü istediğim tek şey adaletti. Hem çocuklarımın ölümüne sebep olanlar için hem de gelinimin diplomasını çalanlar için de en ağır cezayla yargılanmalarını istiyorum" şeklinde konuştu. "Şahısların en ağır cezalara çarptırılmasını talep ediyoruz" Sahte diploma davasının avukatlarından olan Avukat Ahmet Çabukel, "Nesibe Kaya Zabun’un diploması çalınmasına rağmen dosyalarda ismi geçmiyor. Biz Nesibe Kaya Zabun’un sadece öğrenci numarasından öğrenebiliyoruz. Bu bile aslında soruşturmaların yürütülme şeklinin ve vahametinin tarafımıza gösterilmesidir. Buradan tüm Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan vatandaşlarımıza sesleniyoruz. Herkes kendi e-Devlet’lerinden kendi kimliklerini girerek diplomalarını kontrol etsinler. Bu sorunu bu şekilde çözebileceğiz. Çünkü siz şikayet etmezseniz maalesef diplomanızın çalındığını kimse bilmeyecek. Bugün Nurgül Hanım eğer gelinin diplomasının çalınıp çalınmadığını öğrenmek adına Gazi Üniversitesi’ne ulaşmamış olsaydı, Nesibe Kaya Zabun’un diplomasının çalındığını maalesef öğrenemeyecekti. Bu nedenle buradan sesleniyoruz. Şahısların en ağır cezalara çarptırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu.
12 Eylül 2025 Cuma - 12:38
Bakan Göktaş: "12 Eylül demokrasi tarihimizin en ağır yaralarından biridir"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "12 Eylül, demokrasi tarihimizin en ağır yaralarından biridir. Milletin sesini susturmaya çalışanlar unutulmadı, unutulmayacak" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 12 Eylül darbesinin 45’inci yıl dönümü dolayısıyla paylaşım yaptı. Bakan Göktaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "12 Eylül, demokrasi tarihimizin en ağır yaralarından biridir. Milletin sesini susturmaya çalışanlar unutulmadı, unutulmayacak. Bugün biliyoruz ki millet iradesi, her türlü darbeden ve vesayetten daha güçlüdür. 15 Temmuz gecesi bu hakikati tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Demokrasi ve özgürlük uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı.
12 Eylül 2025 Cuma - 12:37
Bakan Uraloğlu: "12 Eylül, milletimizin yüreğinde derin yaralar açan bir darbe"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "12 Eylül 1980, demokrasimizi hedef alan, milletimizin yüreğinde derin yaralar açan bir darbe" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 12 Eylül darbesinin 45’inci yıl dönümü dolayısıyla paylaşım yaptı. Bakan Uraloğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "12 Eylül 1980, demokrasimizi hedef alan, milletimizin yüreğinde derin yaralar açan bir darbe.O gün annelerimiz gözyaşlarında, ülkemiz ise karanlığın pençesinde kaldı. 15 Temmuz’da olduğu gibi; millet iradesine vurulan hiçbir pranganın başarılı olamayacağını tüm dünyaya ilan ettik. Bugün daha güçlü bir demokrasiyle yolumuza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
12 Eylül 2025 Cuma - 12:28
AK Parti Genel Başkan Vekili Âlâ: "12 Eylül Darbesi, millet iradesini gölgeleyen bir yapıdadır"
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ: 12 Eylül Darbesi’nin antidemokratik mirası ile şekillenen mevcut anayasa, millet iradesini gölgeleyen, değişen dünya şartlarıyla ve toplumsal taleplerle örtüşmeyen bir yapıdadır" dedi. Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren öncülüğünde gerçekleştirilen 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 45 yıl geçti. Türkiye’de sağ ve sol görüş ayrılıklarının en yoğun şekilde yaşandığı dönemde özellikle genç kuşak ağır şiddet ve işkencelere maruz kaldı. AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ, 12 Eylül Darbesi’nin mevcut anayasa ve millet iradesini yok sayan bir darbe olduğunu belirtti. Âlâ, AK Parti’nin milletin iradesini esas alan, hak ve özgürlükleri güvence altına alan bir anayasa için çalışmalar planladıklarını de sözlerine ekledi. AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım şu şekilde: "12 Eylül Darbesi’nin antidemokratik mirası ile şekillenen mevcut anayasa, millet iradesini gölgeleyen, değişen dünya şartlarıyla ve toplumsal taleplerle örtüşmeyen bir yapıdadır. Bu anayasa ile Türkiye, 21’inci yüzyılın ihtiyaçlarını karşılayamaz; Türkiye Yüzyılı vizyonunu hayata geçiremez. Bu nedenle; özgürlükleri önceleyen, katılımcılığı esas alan, sivil ve demokratik bir anayasa yapmak artık ertelenemez bir sorumluluktur. Yeni anayasa, ortak geleceğimizin teminatı olacaktır. AK Parti olarak, bu sürecin kutuplaştırıcı değil uzlaştırıcı, ayrıştırıcı değil birleştirici, yasakçı değil özgürlükçü bir anlayışla yürütülmesini savunuyoruz. Amacımız; tüm toplumsal kesimleri kapsayan, milletin değerleriyle barışık bir anayasa ortaya koymaktır. Milletin iradesini esas alan, hak ve özgürlükleri güvence altına alan, hukuk devletini güçlendiren yeni ve sivil bir anayasa için irademiz tamdır. Türkiye Yüzyılı ancak milletin yazacağı yeni anayasa ile inşa edilebilir."
12 Eylül 2025 Cuma - 12:23
AK Parti Sözcüsü Çelik'ten ''12 Eylül'' paylaşımı
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, "12 Eylül darbesi, kendi milletine silah çekenlerin bu ülkeye yaptığı en büyük kötülüklerdendir. Darbecilik vatana ihanettir" dedi.
12 Eylül 2025 Cuma - 12:00
Bakan Işıkhan: "Birileri parti binalarında koltuk kavgası yaparken biz Türkiye’yi adım adım dolaşıyoruz"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Birileri parti binalarında koltuk kavgası yaparken biz; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; gönüller yapmak, yediden yetmişe milletimizin her bir ferdinin sorunlarıyla birebir ilgilenmek için Türkiye’yi adım adım dolaşıyoruz" dedi. Çeşitli temaslar için Burdur’a gelen Bakan Vedat Işıkhan, ilk Burdur Valiliğini ziyaret etti. Vali Tülay Baydar Bilgihan ile bir araya gelen Bakan Işıkhan, şehirdeki çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Işıkhan daha sonra, Burdur Öğretmenevinde düzlenen İş İnsanları ile İstişare Toplantısına katıldı. Burada konuşan Bakan Işıkhan, Türkiye Yüzyılı buluşmaları çerçevesinde kentteki esnaf, iş yerleri, fabrikaları ziyaret edeceklerini ifade etti. "Bizler gece gündüz demeden gençlerimizin, çocuklarımızın geleceği için projeler üretiyoruz" Bakan Işıkhan, "Bizler de göreve geldiğimiz günden bu yana, cennet vatanımızın cennet köşelerinden birisi olarak gördüğümüz bu şehrin gelişmesi için durmaksızın çalışıyoruz. Birileri parti binalarında koltuk kavgası yaparken biz; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; gönüller yapmak, yediden yetmişe milletimizin her bir ferdinin sorunlarıyla birebir ilgilenmek için Türkiye’yi adım adım dolaşıyoruz. Birileri gençlerimizi sokaklara çağırarak milletimizi siyasi hırs ve tuzaklarına alet etmeye çalışırken; bizler gece gündüz demeden gençlerimizin, çocuklarımızın geleceği için projeler üretiyoruz. Birileri Türkiye’yi paçasından tutup aşağı çekmek için uğraşırken, bizler yerli ve milli ekonomimizi nasıl geliştirebileceğimizi, kalkınma hamlelerimizi, istihdamımızı, kalifiye işgücümüzü ve yeni iş imkanlarını nasıl artırabileceğimizi düşünmekle ve uygulamakla meşgulüz. Güçlü Türkiye’nin ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bizlere, ülkemize ve aziz milletimize hizmet etmeyi nasip ettiği için Allah’a hamdediyoruz. Bürokratlarımızla birlikte ayak basılmadık hiçbir il ve ilçemiz kalmayana kadar da dolaşmaya, aziz milletimizle hemhal olmaya devam edeceğiz inşallah" şeklinde konuştu. "Sizler ürettikçe, kalkınmamız ivme kazanıyor" Yerel kalkınmaya önem verdiklerini söyleyen Bakan Işıkhan, "Özellikle Burdur’un yerel kalkınmasına ve gelişmesine önemli katkılar sunan yatırımcımız, üretimcimiz, işverenlerimiz, esnaflarımız, ticaret erbabımız geleceğin Türkiye’sine giden yolda bizim en değerli yol arkadaşlarımızdır. Sizlerin azmi ve kararlılığı, hem şehrimizin hem de ülkemizin çalışma hayatını daha güçlü kılıyor. Sizler ürettikçe, kalkınmamız ivme kazanıyor. Bakınız son güncel veriler, yerli ve milli kalınma yolunda attığımız her adımın olumlu sonuçlarını göstermesi bakımından oldukça umut ve güven verici. Yılın ikinci çeyreğinde yüzde 4,8 artış gösteren ekonomimiz, 20 çeyrektir sürekli büyüyor. Hamdolsun, ülkemiz yatırım, istihdam, üretim ve ihracat rotasında istikrarlı ilerleyişini sürdürmeye devam ediyor. Yıllık enflasyon rakamlarındaki azalma da, aldığımız tedbirlerin, uyguladığımız politikaların faydasını bir kez daha göstermiş oldu. Tabii bu rakamlar çalışma hayatına da olumlu şekilde yansıyor. Yüzde 8’e gerileyen işsizlik oranı, 27 aydır tekli hanelerde seyretmeye, buna mukabil istihdamımız da sürekli artmaya devam ediyor. Aynı şekilde ihracat rakamlarımız, dünya konjonktürüne rağmen tarihi seviyelere ulaşmış durumda. Bölgemizde ve dünyada yaşanan belirsizlikler ve krizlere rağmen bugün gelmiş olduğumuz bu nokta, gelecekte daha iyi seviyelere ulaşacağımızın da açık bir teminatıdır" diye konuştu. "Kabuğumuza çekilme lüksümüzün olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum" Ülkedeki güçlenme hedefleri ile olumlu sonuçlar aldıklarını belirten Bakan Işıkhan, "Ülkemizi güçlendirme hedefimiz istikametindeki kararlılığımızı, azmimizi koruduğumuz sürece her alanda olumlu sonuçlar almaya devam edeceğimize inanıyorum. Şunu unutmamalıyız ki Türkiye’nin güçlenmesi demek, aynı zamanda, bölgede ve dünyada mazlumlara destek vererek daha adil, daha huzurlu bir dünyanın inşasına yardım etmemiz demektir. Çünkü bugün Türkiye, küresel güvensizlik ortamında üstlendiği uluslararası sorumluluklar, tarihi ve kültürel misyonu ile sadece bölgesinin değil dünyanın da güven adası olmaya devam etmektedir. Gazze başta olmak üzere zalimin zulmü altında yaşam mücadelesi veren mazlum coğrafyalarımıza karşı görevlerimizin yanı sıra, artık bölgesel tehditlerin kapımıza kadar ulaştığı gerçeği, bize büyüme yolunda atmamız gereken kararlı adımları bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu sebeple, çalışma hayatı başta olmak üzere, Türkiye’yi içeride ve dışarıda daha güçlü kılacak her mecrada; durma, duraksama, adımlarımızda tereddüt etme, kabuğumuza çekilme lüksümüzün olmadığını özellikle vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı. "Toplamda 70 bini aşkın Burdurlu kardeşimize iş bulmanın gururunu yaşıyoruz" Herkesin faaliyet gösterdiği kendi alanında en iyisi olmak için daha çok çalışmalısı ve daha fazla katma değer üretmesi gerektiğini söyleyen Bakan Işıkhan, "Burdur’un çalışkanlığına, azmine güveniyoruz. Burdur’umuz, son 23 yılda çalışma hayatında büyük bir değişim ve gelişim sürecine şahitlik etti. 2002 yılında sadece 46 bin olan aktif sigortalı sayımız bugün 80 bine ulaşmış durumda. Yani Burdur’da kayıtlı çalışan sayısı tam yüzde 71 oranında artmış. İŞKUR’un sunduğu imkanlarla da vatandaşımıza hem meslek hem de ekmek kapısı açıyoruz. 2025 yılının ilk 8 ayında; 6 bin 249 hemşehrimizi iş hayatına kazandırdık. Toplamda 70 bini aşkın Burdurlu kardeşimize iş bulmanın gururunu yaşıyoruz. Sadece işe yerleştirmekle kalmadık, insanımıza yeni beceriler, yeni meslekler kazandırdık. 4 bin 893 hemşehrimiz mesleki eğitim kurslarımız sayesinde yeni meslekler edinirken, 6 bin 834 vatandaşımız işbaşı eğitim programlarımızla doğrudan iş tecrübesi kazanma fırsatı buldu. Burdur’un üretimine ve istihdamına katkı sunan işverenlerimizi, esnafımızı, sizleri de asla yalnız bırakmadık. Bugüne kadar, 27 bin 367 işyerimize 1,3 milyar TL’yi aşan teşvik ödemesi yaptık. Bu emeklerin karşılığını da işgücü piyasası verilerinde görüyoruz. Antalya, Isparta ve Burdur’u kapsayan TR61 Bölgesinde istihdam oranı yüzde 54,7’ye ulaşmış durumda. İşsizlik oranımız yüzde 5,8’e kadar geriledi. İşgücüne katılım oranı ise; yüzde 58,1 olarak gerçekleşti. Bölgemizin, Türkiye ortalamasından daha iyi seyreden işgücü verileri, sizlerin eseridir. Sizlere de bu vesileyle ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. Toplantıya; Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, AK Parti Burdur milletvekilleri ve iş adamları katıldı.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:48
Bakan Kurum’dan 10 soruda Emlak Katılım Tasarruf Finansman paylaşımı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Emlak Katılım Tasarruf Finansman’ın 81 ilde faizsiz ev, iş yeri ve araç satın almayı sağlayacak sistemiyle ilgili merak edilen soruları ve yanıtlarına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.Türkiye’nin köklü kamu bankalarından Emlak Katılım’ın iştiraki olarak kurulan Emlak Katılım Tasarruf Finansman Anonim Şirketi ile Türkiye’de ilk kez bir kamu bankası, tasarruf finansman sektörüne katıldı. Bakan Kurum, İstanbul’da düzenlenen programda, 81 ilde faizsiz ev, iş yeri ve araç satın almada Emlak Katılım güvencesinin de devreye gireceği yeni dönemin ayrıntılarını açıkladı.Faizsiz finansman desteğiDevlet güvencesinde faizsiz finansman sistemiyle, ailelerin kendi keselerine göre ödeme planlarını oluşturabileceği, sadece ev değil, araç ve iş yeri sahibi de olabileceği sistemde Emlak Katılım Tasarruf Finansman, vatandaşlara alternatif ödeme planlarıyla destek olacak. Katılımcılar bütçelerine uygun taksitlerle tasarruf sağlayıp belirli bir birikime ulaştıktan sonra kalan finansman tutarını faizsiz bir şekilde Emlak Katılım Tasarruf Finans tarafından karşılayarak ev, araç ya da çatılı iş yeri sahibi olabilecek. Sistem kapsamında Türkiye’nin 81 ilinden ev, araç veya çatılı iş yerine hiçbir faiz maliyetine katlanmadan, kredi kullanmadan sahip olunabilecek.Bakan Kurum sosyal medya hesabından, Emlak Katılım Tasarruf Finansman’ın uygulayacağı sistemle ilgili merak edilen sorular ve yanıtlarına ilişkin paylaşım yaptı.10 soruda merak edilenler ve yanıtlarıBakan Kurum’un paylaşımında yer alan sorular ve cevapları şöyle:1-Emlak Katılım Tasarruf Finansman sistemi nedir?Katılımcıların bir araya gelerek Emlak Katılım güvencesi altında bütçelerine uygun taksitlerle tasarruf sağladıkları; belirli bir birikimin ardından kalan finansmanın faizsiz karşılandığı bu sistemde ev, araç ya da çatılı iş yeri sahibi olunur.2-Sistem nasıl işler?Finansman tutarı ve bütçeye uygun aylık taksit miktarı belirlenir. Katılımcılar sisteme sadece organizasyon ücreti adıyla katılım bedeli ödeyerek dahil olur. Katılımcılar, teslimat tarihi geldiğinde kredi çekmeden, faiz ödemeden ev, araç ya da çatılı iş yeri sahibi olur.3-Emlak Katılım Tasarruf Finansman ile nasıl ev, çatılı iş yeri ya da araç sahibi olurum?"Müşteri Bazlı Tasarruf Finansman Modeli" ile ev, araç veya çatılı iş yerinin teslimat tarihini müşterinin belirlediği, faizsiz bir finansman çözümü sunulur. "Çekilişli Tasarruf Finansman Modeli" ile ise katılımcılar, belirlenen taksitlerle birikim yaparken her ay noter huzurunda düzenli olarak yapılan çekilişlerle teslimatını alır.4-Banka kredisinden farkı nedir?Faiz ya da vade farkı gibi yöntemler bu modelde uygulanmaz. Tutarı belirlenen ev, araç ve çatılı iş yeri alımı için anapara üzerinden taksitlerle ödeme imkanı sunulur. Peşinatlı ve peşinatsız seçeneklerle katılımcılar kira öder gibi ev sahibi olabilir.5-Türkiye’nin 81 ilinde faydalanma imkanı var mı, başvurular nasıl yapılır?Evet, dileyen herkes tüm Emlak Katılım şubelerinden sisteme dahil olabilir.6-Sistem ikinci el otomobili de kapsıyor mu?Sıfır veya ikinci el otomobil sahibi olma imkanı sağlanır.7-Çatılı iş yeri finansmanı nasıl sağlanır?Çatılı iş yerinin finansman tahsisi, plan türüne göre ya önceden belirlenir ya da noter huzurunda yapılan çekilişle gerçekleştirilir.8-Ev ya da iş yeri sahipleri de faydalanabilir mi?Evet; ev, araç veya çatılı iş yeri sahibi olanlar da sisteme dahil olabilir.9-En fazla kaç takside kadar imkan sunulur?Konut ve çatılı iş yeri sözleşmeleri için 120 ay, taşıt sözleşmeleri için 60 ay kuralı vardır. Ancak bu kural toplam sözleşme süresi için değil sadece finansman süresi içindir.10-Yaş ve gelir sınırı var mı?18 yaşını doldurmuş her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sisteme dahil olabilir. Herhangi bir gelir sınırı yoktur.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:44
Büyükşehir Belediyesi öğrenci yurtları yeni döneme hazır
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin üniversite öğrencilerinin Antalya yaşadığı barınma sorunlarına çözüm sunmak amacıyla açtığı öğrenci yurtları, yeni eğitim-öğretim yılına hazır. Öğrenci bütçesine uygun fiyat politikası ve sunduğu imkânlar ile Antalya’ya gelen öğrencilerin tercihi olan Büyükşehir Belediyesi öğrenci yurtlarında yeni dönem öncesi son hazırlıklar tamamlandı. Başvuruları tamamlanan yurtlar, yeni öğrencilerini bekliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin öğrenci yurt ve misafirhaneleri yeni akademik yılda da tam kapasite hizmet sunacak. Antalya merkezde Akdeniz Üniversitesi’ne yakın konumda yer alan Kepez ilçesi Kültür ve Güvenlik Mahallesi öğrenci yurtları ile yüksekokulların bulunduğu Akseki ve Elmalı ilçelerinde bulunan toplamda 6 öğrenci yurdu ve 2 misafirhane öğrencilere bu yıl da sıcak bir yuva olacak. Öğrencilere güvenli ve konforlu yaşam 280 kız ve 195 erkek öğrenci kapasitesine sahip yurtlar Türkiye’nin dört bir yanından eğitimleri için Antalya’ya gelen öğrencilere güvenli ve konforlu bir yaşam alanı sunuyor. Öğrencilerin ihtiyaç duyduğu birçok imkân ve güvenliklerini sağlayan yurtlarda sabah kahvaltısı, akşam yemeği, ücretsiz internet, çamaşır ve ütü hizmeti sunuluyor. Yüksek kiralar ve yurt ücretleri nedeniyle barınma sorunları yaşayan öğrencilere uygun fiyat ve sunduğu imkânlarla iyi bir alternatif sunan Büyükşehir Belediyesi öğrenci yurtları gençlerin ilk tercihleri arasında yer alıyor. "Yurtlarımız üniversitelere yakın konumda" Antalya’da hizmet veren öğrenci yurtları ve misafirhaneler ile ilgili bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi kız öğrenci yurtları birim sorumlusu Tuğba Çetin "Yurtlarımızda sabah kahvaltısı, akşam yemeği, ücretsiz internet, çamaşır ve ütü imkânları yer almaktadır. Binalarımızda güvenlik personellerimiz 24 saat öğrencilerimizin güvenliği için görevlerinin başındadır. Oda sayılarımız 2-3-4 ve 5’er kişilik olarak değişmektedir. Yurt giriş çıkış saatlerimiz akşam 23:00 sabah 06.00 şeklindedir" dedi. Sosyal ve kültürel imkanlar sağlanıyor Öğrencilere birçok sosyal imkan sağlamaya çalıştıklarını belirten Tuğba Çetin, "Kütüphane, etüt salonu gibi çeşitli sosyal alan ve imkânları öğrencelerimize sağlıyoruz. Öğrencilerimize yönelik yıl içinde belediyemizin sosyal ve kültürel etkinliklerine rahatlıkla katılabilmektedir. Yurt ücretlerimiz öğrenci ve ailelerinin bütçelerine uygun olacak şekilde makul bir oranda tutulmuştur" diye konuştu.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:44
Kepez Belediye Başkanı, 1,5 yıllık hizmet sürecini değerlendirdi
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 1,5 yıllık hizmet sürecini değerlendirerek, "Dünya’nın en güzel şehri olan Antalya’nın, yıllarca arka bahçesi olarak görülen ilçesi Kepez, hak ettiği değere kavuşamadı. Yerel seçimlerden bu yana geçen sürede, halkımızın güveni ve sizlerin desteğiyle birçok hizmeti Kepez’e kazandırdık. O destek, Kepez’de değişimin kapılarını araladı" dedi. Kepez Belediyesi Proje İstişare Toplantısı, Antalya Bilim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Kepez’in yıllarca hak ettiği değeri bulamadığını vurgulayarak, "Dünya’nın en güzel şehri olan Antalya’nın, yıllarca arka bahçesi olarak görülen ilçesi Kepez, hak ettiği değere kavuşamadı. Yerel seçimlerden bu yana geçen sürede, halkımızın güveni ve sizlerin desteğiyle birçok hizmeti Kepez’e kazandırdık. O destek, Kepez’de değişimin kapılarını araladı" dedi. Cezaevi sürecini anlattı Konuşmasında, görevinden ayrıldığı döneme ve sonrasında yaşananlara da değinen Başkan Kocagöz, "Kazadan 4,5 ay önce görevimden istifa etmiştim. Ancak kazanın ardından tutuklandım. İki ay cezaevinde, iki ay da hastanede kaldım. Bu süreçte halkımızın gösterdiği destek, iradeye duyulan saygının bir göstergesiydi" ifadelerini kullandı. "Kasamız dolu denildi, 1.2 milyarlık borçla karşılaştık" Mazbatasını 3 Nisan 2024’te aldığını hatırlatan Kocagöz, belediyenin mali tablosunu da paylaştı: Kocagöz, "Kasamız dolu deniliyordu ama göreve başladığımızda 1 milyar 226 milyon TL borçla karşılaştık. Şu ana kadar 696 milyon TL borç ödedik, kalan borç 530 milyon TL civarında. Tüm bunları öncelikli hizmetleri aksatmadan yaptık" ifadelerini kullandı. "1,5 yılda 46 proje hayata geçti" Başkan Kocagöz, 7 ana başlıkta belirlenen 105 projeden 46’sının hayata geçirildiğini açıkladı. Bunlardan 38’i tamamlanırken, 8’inin yapımı sürüyor. Hayata geçirilen projeler arasında Mahalle Meclisleri ve Ortak Buluşma Alanları (OBA), Emekli Lokalleri, Kent Lokantaları, Ring Kepez, Kepez Kent Tiyatrosu, Mimar Sinan Akademisi, Tekstil Atölyesi, Zübeyde Hanım Kadın ve Eğitim Sosyal Tesisi, Öğrenci Konukevi, Geçici Barınma Evi, Aşevi-Mobil Aşevi, Semt Evleri ve yakında açılacak Kepez Market yer aldı. Ayrıca uygulamaya geçecek KepKart ve Yaşlı Dostu Kepez projeleri de duyuruldu. Sosyal yardımlar 10 kat arttı Sosyal belediyeciliğe önem verdiklerini vurgulayan Kocagöz, "Sosyal yardım bütçemizi 7 milyon TL’den 80 milyon TL’ye çıkardık. Öğrencilerimize burs ve kırtasiye desteği verdik, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza kart, yiyecek, giyecek yardımları ulaştırdık. Tekerlekli sandalye, hasta yatağı, evde sağlık ve temizlik hizmeti gibi birçok desteği hayata geçirdik" şeklinde konuştu. "Yeni vizyon projeler geliyor" Başkan Kocagöz, gelecek dönemde ilçenin sosyal hayatını canlandıracak ve vizyonunu büyütecek yeni projeleri de tanıttı. Yaşlılar Köyü adı altında huzurevi yanında demans ve parkinson hastalarına özel rehabilitasyon alanlarının yer alacağını belirten Kocagöz, Kent Orman Projesi ile spor sahaları, çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, açık hava restoran ve kafeteryalarla donatılmış bir yaşam alanı oluşturacaklarını söyledi. İlçede doğal üretimi desteklemek amacıyla Özgürlük Organik Pazarı’nı hayata geçireceklerini ifade eden Kocagöz, 36 bin metrekarelik alana kurulacak Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nın ise 10 bin kişilik konser alanı, spor sahaları, yürüyüş ve bisiklet yolları ile çocuk oyun alanlarına ev sahipliği yapacağını aktardı. Başkan Kocagöz, parkın açılışının 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda yapılacağını da duyurdu. "Cumhuriyet’in ışığında yürümeye devam edeceğiz" Konuşmasının sonunda katılımcılara teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Bizim için asıl başarı, Kepez’in her mahallesinde yaşayan vatandaşımızın kendini bu şehrin geleceğinde söz sahibi hissetmesidir. Hep birlikte, Cumhuriyet’in ışığında, Atatürk’ün yolunda; daha yaşanabilir, daha üretken, daha mutlu bir Kepez için omuz omuza yürümeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP Kepez İlçe Başkanı Gökhan Ölmez, belediye meclis üyeleri ve mahalle temsilcilerinin katıldığı toplantıda, ilçenin değişim ve dönüşümü ile vizyon projeler masaya yatırıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder