POLİTİKA
Başkan Altay Cihanbeyli ve Kulu’yu ziyaret etti, Kulu İtfaiye Merkezi’nin temelini attı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:22:04 Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Cihanbeyli ve Kulu ilçelerini ziyaret ederek, Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilecek Kulu İtfaiye Merkezi’nin temelini attı. İlk olarak Cihanbeyli’yi ziyaret eden Başkan Altay, AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyeleri Münir Günay, İsmail Çetin ile birlikte göreve yeni seçilen AK Parti Cihanbeyli İlçe Başkanı Ferhat Çivi’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Başkan Altay daha sonra Cihanbeyli Belediyesi’ni ziyaret ederek, Belediye Başkanı Fırat Kızılkaya’yla bir araya geldi. Cihanbeyli’de yarım kalan ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan masrafları ödenerek inşası üstlenilen Murat Kurum Öğretmenevi’nde de incelemelerde bulunan Başkan Altay, daha sonra ilçe esnafını ziyaret ederek, hayırlı işler diledi. Başkan Altay Kulu’da öğrencilerle buluştu, itfaiye merkezinin temelini attı Cihanbeyli’den sonra Kulu’ya geçen Başlan Altay, burada da ilk olarak Kulu Gençlik Merkezi’ni ziyaret ederek Konya Büyükşehir Belediyesi Spor Konya’nın faaliyetlerine katılan öğrencilerle bir araya geldi. Başkan Altay daha sonra Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılacak yeni itfaiye merkezinin temel atma programına katıldı. Programda konuşan Kulu Belediye Başkanı Abdurrahim Sertdemir, böyle önemli bir hizmeti kendilerine sunan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti. Kulu Kaymakamı Ömer Faruk Canbolat da verdikleri destekten ötürü Başkan Altay’a teşekkür etti. "İtfaiye teşkilatının önemini hem her yangında hem de Hatay depreminde bir kez daha gördük" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da Konya gibi büyük bir coğrafyada itfaiye teşkilatını koordine etmenin ve binalarını yenilemenin zor ve meşakkatli bir iş olduğunu vurgulayarak, "İtfaiye teşkilatının önemini hem her yangında hem de Hatay depreminde bir kez daha gördük. Teşkilatımızın diri olması, çalışanlarımızın motive olması, eğitilmiş olması, araç, ekipman ve bina yönünden nitelikli olmaları konusunda Konya’nın tamamında yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda da Kulu’muza yakışır bir itfaiye merkezinin bugün temelini atmış olacağız. Dört araçlık bir itfaiye merkezi olacak. Genç bir ekibimiz var burada. Konya İtfaiyesi çok önemli çalışmalar yürütüyor. Hatay’da arkadaşlarımızın hepsi adeta birer kahraman gibi çalışarak 168 vatandaşımızı enkazdan sağ çıkarmayı başardı. Ayrıca TİKA ile birlikte yurt dışında eğitimler gerçekleştiriyoruz. Bu da çok önemli. Konya’nın adının dünyanın her bölgesinde yaşatılması için arkadaşlarımız neredeyse her ay bir ülkeden itfaiyeci arkadaşlarımızı Konya’da misafir ediyor. Her ay bir ülkede de eğitimler veriyor. Bunun da çok önemli ve kıymetli olduğunu düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı. "Bu bina tamamlandığında itfaiyecilerimiz için önemli bir merkez olacak" Konya Büyükşehir Belediyesi’nin AFAD’dan Türkiye’de ağır, orta ve hafif kademede arama-kurtarma sertifikası alan ilk belediye olduğunu hatırlatan Başkan Altay, "Bu konuda da eğitimlerimize kesintisiz bir şekilde devam ediyoruz. İnşallah bu bina da tamamlandığında itfaiyecilerimiz için önemli bir merkez olacak. Bu vesileyle Kulu Belediye Başkanımıza ben de teşekkür ediyorum. Bütün ilçelerimizde koordineli çalışıyoruz ama Kulu’da koordinasyonumuz çok yüksek. Birlikte şehirle ilgili konuları istişare ediyor, sahada gayret gösteriyoruz. Biz Kulu’yu, Kululuları ve başkanımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayız" ifadelerini kullandı. "Kululular, İsveç’te bayrağımızı dalgalandırmak için yoğun bir gayret içerisinde" Geçtiğimiz Ramazan ayında Kuluların yoğunlukta olduğu İsveç’e yaptığı ziyaretten de bahseden Başkan Altay şöyle devam etti: "Gördüklerimizi anlatmamız çok zor. Belki sizler hepiniz biliyorsunuz ama hakikaten çok örgütlü bir yapı. Arkadaşlarımız cansiparane bayrağımızı dalgalandırmak, şehrimizi temsil etmek için yoğun bir gayret içerisindeler. Bize de çok güzel bir ev sahipliği yaptılar. Kendilerine, tüm Kulululara tekrar teşekkür ediyorum. İsveç’te gördüklerimiz, yaşadıklarımız Konya’ya örnek oldu. Allah onlardan razı olsun. Biz de bu vesileyle gurbette yaşayan gönlü Kulu, Konya sevgisiyle dolan tüm kardeşlerimize buradan bu temel atma töreninden sevgilerimizi, saygılarımızı, muhabbetlerimizi gönderiyoruz." "Konya’da arıtılmadan hiçbir metreküp suyu Tuz Gölü’ne deşarj etmiyoruz" Yeni Büyükşehir Yasasıyla birlikte ilçelerde önemli değişimler olduğunu kaydeden Başkan Altay, "Tabii öncelikle altyapı çalışmalarını bir tamamlamamız gerekiyordu. Bizim Kulu, Cihanbeyli bölgesinde en önemli kültürel ve tabiat varlığımız Tuz Gölü. Tuz Gölü’nün korunmasıyla ilgili arıtma tesislerimizi elhamdülillah tamamlandık. Böylece Konya kısmından arıtılmadan hiçbir metreküp suyu Tuz Gölü’ne deşarj etmiyoruz. Bu sene elhamdülillah rahmet bol. Çiftçimizin yüzü gülüyor. Çiftçilerimize de bol ve bereketli bir yıl olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Başkan Altay, bundan sonra da aynı kararlılık ve azim içerisinde hizmet edeceklerini, belirterek Kululara teşekkür etti. Konuşmaların ardından Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilecek Kulu İtfaiye Merkezi’nin temeli dualarla atıldı. Programa; AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyeleri Münir Günay ve İsmail Çetin, AK Parti Kulu İlçe Başkanı Adil Görgülü, MHP Kulu İlçe Başkanı Abdurrahman Çağlayan, Kulu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hacı Bakırtaş, Gençlik Spor İlçe Müdürü Barış Serhat Tütüncü ve Kulu İlçe Müftüsü Muhsin Yıldız da katıldı. Kulu’da son olarak Kulu Belediyesi’ni de ziyaret eden Başkan Altay, Belediye Başkanı Abdurrahim Sertdemir’le istişarelerde bulundu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:13 Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:14 Ankara Valisi Canbolat: "Gençlerimizin köylerimizden uzaklaşması hepimizi düşündüren önemli bir mesele haline gelmiştir" Ankara Valisi Yakup Canbolat "Köye Dönüş" projesi hakkında, "Haymanamızın kırsal mahallelerinde son yıllarda yaşanan nüfus azalması ve özellikle gençlerimizin köylerimizden uzaklaşması hepimizi düşündüren önemli bir mesele haline gelmiştir" dedi. Ankara’nın Haymana ilçesinde kırsal mahallelerin yeniden canlandırılması amacıyla hazırlanan "Köye Dönüş" projesi kapsamında, vatandaşlara kura usulüyle arsa dağıtımı yapıldı. Yaklaşık 3 milyon dönüm yüzölçümüne sahip ilçede nüfusun yıllar içinde ciddi oranda azaldığına dikkat çekilirken, özellikle genç nüfusun büyükşehirlere göç etmesiyle birçok köyde yaşamın durma noktasına geldiği belirtildi. Bir dönem köylerde pazarların kurulduğu, ilçeye her gün otobüs seferlerinin yapıldığı Haymana’da bugün birçok mahallede yaşlı nüfus dışında yaşayanların azaldığı ifade edildi. Proje kapsamında, köylerine dönmek isteyen vatandaşlar için planlı yerleşim alanları oluşturuldu. Hazine arazileri üzerinde yapılan çalışmalarda yollar, yeşil alanlar, sosyal donatı alanları, dere yatakları ve kurum görüşleri dikkate alınarak parseller hazırlandı. Vatandaşlara yaklaşık 1’er dönümlük arsalar kura yöntemiyle dağıtıldı. Aynı aileden başvuru yapan vatandaşların talepleri doğrultusunda yan yana parseller aldığı öğrenildi. Yetkililer, proje ile birlikte vatandaşların plansız şekilde mera ya da hazine arazilerini işgal ederek yapılaşmasının önüne geçilmesinin hedeflendiğini kaydedildi. "Gençlerimizin köylerimizden uzaklaşması hepimizi düşündüren önemli bir mesele haline gelmiştir" Köyden kente göçün gittikçe arttığını ve bu durumun olumsuzluklara yol açtığını belirten Canbolat, "Mahallelerimizin yeniden canlanmasına katkı sağlayacak çok kıymetli bir projenin mutluluğunu hep birlikte yaşamaktayız. Haymanamızın kırsal mahallelerinde son yıllarda yaşanan nüfus azalması ve özellikle gençlerimizin köylerimizden uzaklaşması hepimizi düşündüren önemli bir mesele haline gelmiştir. Bugün hayata geçirilen bu çalışma, vatandaşlarımızın kendi köylerinde planlı, düzenli ve güvenli şekilde yaşamalarını sürdürebilmeleri adına çok önemli bir adımdır. Haymana Kaymakamlığımızın koordinasyonunda yürütülen bu proje kapsamında yolları, sosyal alanları ve altyapısı planlanmış yerleşim alanları oluşturulmuş vatandaşlarımız kura usulüyle kendi parsellerine de kavuşmuştur. Kerpiçköyümüzde yaklaşık 280 dönümlük alanda yürütülen bu çalışma sonucunda 150 vatandaşımız tapularını almaya hak kazanmıştır. Ayrıca benzer çalışmaların ilçemizin diğer köylerinde sürdürülmesi bizleri memnun etmektedir. Bu proje sayesinde hem devletimiz kamu arazilerini planlı şekilde değerlendirmiş olacak hem de vatandaşlarımız için yeni yaşam alanları oluşturulacaktır" diye konuştu. "Yepyeni bir yaşam modelini ortaya koyuyoruz" Bu projenin diğer ilçelerdeki köylere de örnek olacağının altını çizen AK Parti Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu ise, "Haymana’da Kerpiç Mahallesindeki vatandaşlarımız bu projeden güçlü şekilde yararlanacaklar. Yepyeni bir yaşam modelini ortaya koyuyoruz. Hem köye dönüşleri geri sağlamış olacağız hem de yepyeni bir imar modelinin de ortaya konulacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde iktidara geldiğimiz ilk günden itibaren vatandaşlarımızın ihtiyaçları, talepleri ve beklentileri konusunda devletimiz bütün imkanları seferber ederek çalışmaya devam etti. İnşallah bundan sonra da çalışmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Düzenlenen program, tapuların vatandaşlara teslimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:58 ODTÜ’de bayrak saldırısına tepki: Bilecik’te 350 kişilik yürüyüş Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) Türk bayrağına yönelik saldırıya tepki amacıyla Bilecik’te 350 kişinin katılımıyla yürüyüş gerçekleştirildi. Ülkü Ocakları Bilecik İl Başkanlığı Üniversite ve Ortaöğretim Birimi öncülüğünde, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi kampüsünde düzenlenen etkinlikte "ODTÜ’de yaşanan bayrağa saldırıya karşı tek yürek, tek ses" sloganı atıldı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde yaşanan olaylara tepki amacıyla gerçekleştirilen programda, katılımcılar Türk bayrağına yönelik her türlü saldırıyı kabul edilemez bulduklarını ifade etti. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında birlik ve beraberlik vurgusu yapıldı. Ülkü Ocakları Bilecik İl Başkanı Bahadır Emirler açıklamasında, "Aziz Türk milletinin bağımsızlığının, şehitlerimizin emaneti ve devletimizin namusu olan şanlı bayrağımıza uzanan her türlü hadsizliğin karşısında olduğumuzu bir kez daha en güçlü şekilde ilan ettik. Türk gençliği bayrağına, vatanına, devletine ve milli değerlerine sahip çıkmayı yalnızca bir görev değil, bir namus meselesi olarak görmektedir. Şanlı al bayrağımızın gölgesinde, Türk milletinin birliği ve dirliği için tek yürek, tek ses olmaya devam edeceğiz. Kuruluş ve kurtuluşun beşiğinden; o mukaddes namusa uzanan kirli ellere Türk evladının uyarısıdır. Şanlı al bayrağımızın gölgesinde Türk milletinin birliği ve dirliği için tek yürek, tek ses olmaya devam edeceğiz. Ne Mutlu Türk’üm diyene" dedi.
Bakan Yerlikaya: "Kırmızı bültenle aradığımız 6 suçluyu ve ulusal seviyede aradığımız 2 suçluyu ülkemize getirdik"
14 Eylül 2025 Pazar - 10:23 Bakan Yerlikaya: "Kırmızı bültenle aradığımız 6 suçluyu ve ulusal seviyede aradığımız 2 suçluyu ülkemize getirdik" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 6 suçlu ve ulusal seviyede aranan 2 suçlunun Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bir bir geri getireceğiz, kaçamayacaksınız. Kırmızı bültenle aradığımız 6 suçluyu, ulusal seviyede aradığımız 2 suçluyu Gürcistan, Azerbaycan, Almanya, Avusturya, Kuzey Makedonya ve İrlanda’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.A., E.S., A.K., İ.C., Ş.S., H.K. ile ulusal seviyede aranan M.B. ve A.A.D. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" ifadelerini kullandı. Yurtdışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdürdüklerini belirten Yerlikaya, ilgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen operasyonel iş birliğine ilişkin şu detayları paylaştı: "‘Kasten yaralama ve resmi belgede sahtecilik’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan ve E.Y. Organize Suç Örgütü üyesi olan M.A. isimli şahıs, ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan E.S. isimli şahıs ve ‘Kasten Öldürme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan A.K. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı. ‘Kasten öldürme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan İ.C. isimli şahıs Azerbaycan’da, ‘bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan Ş.S. isimli şahıs Almanya’da, ‘taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan H.K. isimli şahıs Avusturya’da, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ihraç etmeye teşebbüs’ suçundan ulusal seviyede aranan M.B. isimli şahıs Kuzey Makedonya’da ve ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan ulusal seviyede aranan A.A.D. isimli şahıs İrlanda’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı."
Milletvekillerinin isimleri Gazze’ye gidecek Sumud Filosundan çıkartıldı
14 Eylül 2025 Pazar - 08:04 Milletvekillerinin isimleri Gazze’ye gidecek Sumud Filosundan çıkartıldı DENİZLİ (İHA) – İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı kırmak ve insani yardımları ulaştırmak için yola çıkacak Küresel Sumud Filosundan milletvekillerinin isminin çıkartılmasına tepki gösteren Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, " Gazze’ye bir bombanın daha az düşmesine, bir annenin kucağındaki bebeğine bir lokma yiyecek ulaştırılmasına vesile olacaksa bizim canlarımızın hiçbir kıymeti yoktur" dedi. İsrail ablukasını kırmak, insani yardım ulaştırmak ve Filistin’le dayanışma amacıyla Gazze’ye doğru doğtu yola çıkan Küresel Sumud Filosuna Tunus’tan katılan Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Tunus’taki eğitimlerin tamamlanmasının ardından Sidi Bu Said Limanı’na geçti. Yaklaşık 15 gündür yola koyulacağı tekneye yerleşmeyi bekleyen Milletvekili Ün ve diğer milletvekillerinin isimleri son dakikada filoyla hareket edecekler listesinden çıkartıldı. Karara tepki gösteren ve konvoya katılabilmek için girişimlerini sürdüren Milletvekili Ün, "Günlerdir sizlere kutlu bir haber vermek, ‘Gazze için yola çıktık’ demek için sabırsızlıkla bekliyorduk. Sizler de bizimle beraber bekliyorsunuz. Ne yazık ki hiçbir şekilde anlam veremediğimiz bir biçimde, ben de dahil tüm milletvekillerimizin isimleri gemi listelerinden çıkarılmış durumda. Sorduğumuz hiçbir muhataptan net bir yanıt alamıyoruz. Şu an ortada, bizlerin bu gemilere binmesine engel olan bir irade var; ancak hiçbir gerekçe açıklanmıyor. Şayet bu engelleme, önceki tecrübelerde olduğu gibi İsrail’in olası saldırıları öngörülerek yapılıyorsa, herkes bilsin: Bizlerin canı, şu an İtalya, İspanya ve Tunus’tan yola çıkan vatandaşlarımızın canından daha kıymetli değildir. O gemilerdeki din, dil, millet fark etmeksizin Gazze’ye ulaşmaya çalışan yüzlerce gönüllünün canından da daha aziz değildir. Gazze’ye bir bombanın daha az düşmesine, bir annenin kucağındaki bebeğine bir lokma yiyecek ulaştırılmasına vesile olacaksa bizim canlarımızın hiçbir kıymeti yoktur. Buradan bu engeli koyan kimseye sesleniyorum; bunu yapmayın" şeklinde konuştu.
BBP Başkanı Destici: "(Suça sürüklenen çocuklar) ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır"
13 Eylül 2025 Cumartesi - 19:27 BBP Başkanı Destici: "(Suça sürüklenen çocuklar) ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "18 yaşı doldurmamış şahısların peşiyle suçsuz ya da az suçlu sayıldığı bir hukuk sistemiyle bu suçları ve bugün karşı karşıya olduğumuz çeteleşmeyi önleyemeyiz. Bu cinayetleri tekrar yaşamamak için ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde MKYK öncesinde basın açıklamasında bulundu. Filistin’deki katliamın devam ettiğini ve durdurulması gerektiğine dikkati çeken Destici, "Doğu Türkistan’da bir Türk Cumhuriyeti vardı, Bu Kızıl Çin tarafından işgal edildi ve o tarihten bu yana Doğu Türkistan Türklüğü işgal, zulüm ve soykırım altındadır. Kim ne derse desin biz Doğu Türkistan’daki zulmün, soykırımın, işgalin bitmesini ve bağımsız Türkistan’ın kurulmasını savunuyoruz. Bunun için Büyük Birlik Partisi olarak bu düşüncemizden asla taviz vermeyiz" diye konuştu. "PKK, Türkiye’nin parçalanması olan hedeflerinden de asla vazgeçmiş değil" Destici, PKK terör örgütünün silah bırakmadığını söyleyerek, "PKK’nın Irak Şubesi orada kurdurulan düzene zarar verdiği için kademe kademe varlıklarını bir terör devleti kurdurulmak istenen Suriye’ye kaydırmışlardır ve kaydırmaktadırlar. İran’daki PKK’da tasviye edilmiş değildir. PKK’nın Avrupa yapılanması da yerinde durmaktadır. Türkiye’de zaten silahlı eylem yapacak güçleri yoktur. Kahraman ordumuz ve polisimiz tarafından bitirilmiştir. Ama siyasi bölücüler söylemlerinden de Türkiye’nin parçalanması olan hedeflerinden de asla vazgeçmiş değil. Hiçbiri için silah bırakmak ve kendilerini örgütlerini pes etmek gerçek gündemlerinde yoktur" şeklinde konuştu. Abdullah Öcalan’ın müzakereci olarak mecliste kurulan komisyonda olmasına karşı olduklarını aktaran Destici, "Gelinen aşamada terör örgütünün talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında oluşturulan komisyonun devlette zaaf oluşturmaz denilerek terörist başı Öcalan’ın baş müzakereci olarak muhatap alması ve komisyonun siyasi talepleri dinleyen bir aracı kurul haline getirilmesi hem hukuk devleti ilkelerimize hem de milletin vicdanında onarılması güç yaralara yol açar. Bu sürecin perde arkasında örgütün yıllardır dayattığı meşruiyet stratejisi açıkça görülmektedir. Terörist başı Öcalan’ın muhatap alınması örgütün uluslararası alanda bir taraf gibi sunulmasına zemin hazırlar" ifadelerini kullandı. "Ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır" Son günlerde suça sürüklenen çocuklara ilişkin yeni düzenlemeler yapılmasını talep ettiklerini aktaran Destici, "Eğitimleri, algıları, idrakları, ahlakları alt düzeyde çok sayıdaki 18 yaşın altındaki şahıs potansiyel kiralık katiller olarak suç örgütlerinin insan kaynağı haline dönüşmektedir. Devlet etkin mücadele etmelidir. 18 yaşı doldurmamış şahısların peşiyle suçsuz ya da az suçlu sayıldığı bir hukuk sistemiyle bu suçları ve bugün karşı karşıya olduğumuz çeteleşmeyi önleyemeyiz. Bu cinayetleri tekrar yaşamamak için ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır" değerlendirmesinde bulundu.
BBP Başkanı Destici: "(Suça sürüklenen çocuklar) ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır"
13 Eylül 2025 Cumartesi - 19:03 BBP Başkanı Destici: "(Suça sürüklenen çocuklar) ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "18 yaşı doldurmamış şahısların peşiyle suçsuz ya da az suçlu sayıldığı bir hukuk sistemiyle bu suçları ve bugün karşı karşıya olduğumuz çeteleşmeyi önleyemeyiz. Bu cinayetleri tekrar yaşamamak için ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır" dedi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, parti genel merkezinde MKYK öncesinde basın açıklamasında bulundu. Destici, Filistin’de yaşananların devam ettiğini ve durdurulması gerektiğine dikkati çekerek, "Doğu Türkistan’da bir Türk Cumhuriyeti vardı, Bu Kızıl Çin tarafından işgal edildi ve o tarihten bu yana Doğu Türkistan Türklüğü işgal, zulüm ve soykırım altındadır. Kim ne derse desin biz Doğu Türkistan’daki zulmün, soykırımın, işgalin bitmesini ve bağımsız Türkistan’ın kurulmasını savunuyoruz. Bunun için Büyük Birlik Partisi olarak bu düşüncemizden asla taviz vermeyiz" diye konuştu. "PKK, Türkiye’nin parçalanması olan hedeflerinden de asla vazgeçmiş değil" Destici, PKK terör örgütünün silah bırakmadığını söyleyerek, "PKK’nın Irak Şubesi orada kurdurulan düzene zarar verdiği için kademe kademe varlıklarını bir terör devleti kurdurulmak istenen Suriye’ye kaydırmışlardır ve kaydırmaktadırlar. İran’daki PKK’da tasviye edilmiş değildir. PKK’nın Avrupa yapılanması da yerinde durmaktadır. Türkiye’de zaten silahlı eylem yapacak güçleri yoktur. Kahraman ordumuz ve polisimiz tarafından bitirilmiştir. Ama siyasi bölücüler söylemlerinden de Türkiye’nin parçalanması olan hedeflerinden de asla vazgeçmiş değil. Hiçbiri için silah bırakmak ve kendilerini örgütlerini pes etmek gerçek gündemlerinde yoktur" şeklinde konuştu. Abdullah Öcalan’ın müzakereci olarak mecliste kurulan komisyonda olmasına karşı olduklarını aktaran Destici, "Gelinen aşamada terör örgütünün talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında oluşturulan komisyonun devlette zaaf oluşturmaz denilerek terörist başı Öcalan’ın baş müzakereci olarak muhatap alması ve komisyonun siyasi talepleri dinleyen bir aracı kurul haline getirilmesi hem hukuk devleti ilkelerimize hem de milletin vicdanında onarılması güç yaralara yol açar. Bu sürecin perde arkasında örgütün yıllardır dayattığı meşruiyet stratejisi açıkça görülmektedir. Terörist başı Öcalan’ın muhatap alınması örgütün uluslararası alanda bir taraf gibi sunulmasına zemin hazırlar" ifadelerini kullandı. "Ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır" Son günlerde suça sürüklenen çocuklara ilişkin yeni düzenlemeler yapılmasını talep ettiklerini aktaran Destici, "Eğitimleri, algıları, idrakları, ahlakları alt düzeyde çok sayıdaki 18 yaşın altındaki şahıs potansiyel kiralık katiller olarak suç örgütlerinin insan kaynağı haline dönüşmektedir. Devlet etkin mücadele etmelidir. 18 yaşı doldurmamış şahısların peşiyle suçsuz ya da az suçlu sayıldığı bir hukuk sistemiyle bu suçları ve bugün karşı karşıya olduğumuz çeteleşmeyi önleyemeyiz. Bu cinayetleri tekrar yaşamamak için ceza sistemimizi değiştirmek dışında bir seçeneğimiz kalmamıştır" değerlendirmesinde bulundu.