POLİTİKA
Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:49:46 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı" konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti. "Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok" Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, "Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, "Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur" ifadelerini kullandı. "Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı" Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sivil Toplum Buluşması"nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen "Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği" toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı. "Dünyada güç dengeleri değişiyor" Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, "Böyle bir dünya sistemi yürümez" dedi. "Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor" Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır" diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. "Büyük mesafe alınmıştır" diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu işi hep beraber bitireceğiz" ifadelerini kullandı. "Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var" Devlet geleneğinde "Nizam-ı Alem" anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız" dedi. Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 22:34 Bakan Uraloğlu: "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur" Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen resepsiyonda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü ve Silahlı Kuvvetler Günü, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen resepsiyonla kutlandı. Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, diplomatik misyon temsilcileri, askeri yetkililer ve çok sayıda davetli katıldı. Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığını kazanması ile ilk tanıyan devletin Türkiye olduğunu anımsatan Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, "Bu manalı destek sadece diplomatik bir adım değil, tarihin, gönüllerin ve kardeşliğin sesiydi. Bugün Azerbaycan hızla gelişiyor. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri de ulu önder Haydar Aliyev tarafından kurulan sağlam temeller üzerinde, fatih Cumhurbaşkanı İlham Aliyev önderliğinde olumlu şekilde devam ediyor" dedi. "Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız" Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin sıradan bir dostluk olmadığına işaret eden Büyükelçi Memmedov, "Ortak tarihin, ortak hafızanın, ortak acının ve ortak zaferlerin yoğurduğu ebedi bir kardeşliktir. Biz Çanakkale’de omuz omza şehit olanların torunlarıyız. Biz Bakü’nün kurtuluşu uğrunda Anadolu’dan Kafkasya’ya yürüyen yiğitlerin evlatlarıyız" ifadelerini kullandı. Resepsiyonda konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin "herhangi iki devlet arasındaki münasebetlerin çok ötesinde" olduğunu ifade ederek, iki ülkeyi ortak tarih, kültür, dil ve gönül bağının birleştirdiğini söyledi. Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in "Bir millet, iki devlet" sözünün bugün ilişkilerin özü haline geldiğini belirten Uraloğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün "Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir" anlayışı temelinde şekillenen kardeşliğin her geçen gün daha da güçlendiğini dile getirdi. Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderlikleri sayesinde iki ülke ilişkilerinin stratejik ortaklığın da ötesine geçtiğini kaydetti. 2021 yılında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile ilişkilerin müttefiklik seviyesine taşındığını belirten Bakan Uraloğlu, "Türkiye ile Azerbaycan, kötü günde birbirinin yanında duran, birbirine omuz veren, birbirinin gözyaşını silen, sevincine ortak olan iki kardeş ülkedir. İkinci Karabağ Zaferi sürecinde Türkiye’nin, Azerbaycan’ın haklı davasına verdiği güçlü destek nasıl tarih sayfalarında bir gurur vesikası olarak yerini aldıysa, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin ardından Azerbaycan’ın milletimize uzattığı kardeşlik eli de daima gönüllerimizde müstesna bir yere sahip olacaktır. O zor günlerde Azerbaycan halkının gösterdiği dayanışma, aslında aramızdaki kardeşliğin ne kadar derin ve samimi olduğunun en güçlü göstergelerinden biri olmuştur. Karabağ’da yeniden imar ve ihya çalışmalarında ortaya koyduğumuz ortak irade, bölgenin geleceğine dair umutlarımızı daha da güçlendirmektedir" şeklinde konuştu. "Karabağ’da yükselen her eser Türk dünyasının ortak gururudur" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla 2025 yılında açılışı yapılan Laçın Uluslararası Havalimanı’nın Karabağ’ı dünyaya bağlayan önemli kapılardan biri olduğunu ifade ederek, "Karabağ’da yükselen her eser, ayağa kalkan her şehir ve yeniden hayat bulan her yuva aynı zamanda Türk dünyasının ortak gururudur" dedi. İki ülke arasındaki üst düzey temasların her geçen yıl arttığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanları Erdoğan ve Aliyev’in ortaya koyduğu 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine kısa sürede ulaşılacağına inandığını belirtti. "Orta Koridor bölgesel refaha katkı sağlayacak" Ulaştırma ve bağlantısallık alanındaki iş birliğinin önemine işaret eden Bakan Uraloğlu, Orta Koridor’un güçlendirilmesi, "Trump Uluslararası Barış ve Refah Koridoru (TRIPP)" girişimi ile Hazar’dan Avrupa’ya uzanan ulaşım ve enerji hatlarının bölgesel refah ve ekonomik entegrasyon açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Türkiye ve Azerbaycan’ın yalnızca kendi halklarının değil, daha geniş bir coğrafyanın barış ve istikrarına katkı sunduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, iki ülkenin başta Birleşmiş Milletler, Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere uluslararası platformlarda dayanışma içinde hareket ettiğini ifade etti.
15 Mayıs 2026 Cuma - 21:37 CHP Genel Başkanı Özel: "Didişmek yerine kentleri depreme hazırlamak lazım" İzmir’in Karabağlar ilçesinde düzenlenen Osman Aksüner Mahallesi 1. Etap Kentsel Tasarım Projesi lansmanına katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Didişmek yerine kentleri depreme hazırlamak lazım" dedi. Karabağlar Belediyesi tarafından hayata geçirilen Osman Aksüner Mahallesi 1. Etap Kentsel Tasarım Projesi’nin lansmanı gerçekleştirildi. Törene, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, eski Başbakan Yardımcısı ve eski CHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ile Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay katıldı. CHP Genel Başkanı Özel, lansmanda projenin önemine dikkat çekerek, "Farklı 4 belediyede açılış yaptık. Çok önemli projelerin açılışlarında buradaydık. Karabağlar’da ise Helil Kınay’ın hizmetlerini memnuniyetle izledik. Ancak birlikte 3 Nisan’da çok özel bir projeye tanıklık ettik. 3 Nisan’da İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Çeşme’de sosyal konut projesi vardı. Ben 10 yaşında İzmir’e geldim. Ortaokulu da üniversiteyi de İzmir’de okudum. Askerliği de burada yaptım. Hep de Karabağlar’dan geçtim. Kentsel dönüşümün yerel yönetimlere bırakılması lazım. Ankara’daki bürokratı kim arayacak, kim hesap soracak? Kentsel dönüşüm belediyelere bırakılmalı. İzmir hak etmediği üvey evlat muamelesini hükümetten görüyor. Özellikle kentsel dönüşüm projelerinde geri planda bırakıldı. Helil gibi sivil toplumdan gelen, kentsel dönüşüm fikrine hem partimize uygun olarak hareket eden bir belediye başkanı olarak gayret etti. Elinden geleni muhtarımızla birlikte yaptı. Umarım yapıcı diyaloglar devam eder. Allah nasip ederse 3 yılı bulmadan anahtarları teslim etmek isteriz" şeklinde konuştu. "3 yılda önemli çalışmalar yapılacak" Özel, "Biz 2 yıldır 31 belediyenin 29’unu yönetiyoruz. 2024 yılında CHP’den bir değişim beklendi. CHP, Mustafa Kemal Atatürk’ün 100 yıl önce yaptığı gibi ve emanet ettiği 3 anahtarla yola çıktı. Bilimsel çalışmak, gençlere güvenmek ve kadınlara imkan vermekti. Helil Kınay yüzde 46 oyla emanet ettiğimiz görevle hizmet etmeye devam ediyor. Belediyenin harcına, borcuna bakıyorum. Burası da yüzde 35’ti, yüzde 33 bütçe açığıyla alınmış. 2 yılda yüzde 15’e indi. Gelecek yıl yüzde 6’ya düşeceğini söyledi. Personelin borcu olmadığını takip ediyorum. Kiralama ihalelerine son verilmesini önemsiyorum. 5 tane Halk Ekmek noktası, 3 Kar Kafe, 2 sosyal marketin mevcut olması, kreş sayısının 1’den 3’e çıkması, kadın kooperatifinin kurulmuş olmasını da önemsiyorum. Bu kadar zorluğa rağmen yokuş aşağı ilerlenmeyecek. 3 yılda da önemli çalışmaların yapılacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Giresun bizi hiç yalnız bırakmadı"
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:33 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Tuncer: "Giresun bizi hiç yalnız bırakmadı" "Türkiye Yüzyılı Şehir Buluşmaları" kapsamında Giresun’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, "Giresun bizi hiç yalnız bırakmadı. Biz de Giresun’u asla yalnız bırakmayacağız" dedi. AK Parti MKYK üyeleri ve teşkilat mensuplarıyla birlikte Giresun’da çeşitli temaslarda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, Yeşil Giresun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli’nde partililerle bir araya geldi. Programa AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, Samsun Milletvekili Orhan Kırcalı, Ordu Milletvekili Mustafa Hamarat, Ardahan Milletvekili Kaan Koç ile birlikte AK Parti MKYK üyeleri Melek Duman, Hilmi Türkmen, Ömer Faruk Besli, Arzu Silin Günaydın ve Reşide Yüksel de katıldı. Heyet, Giresun’un 16 ilçesi ve 8 beldesinde vatandaşlarla, esnaflarla, sivil toplum kuruluşlarıyla ve şehit aileleriyle bir araya gelecek. Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sevilay Tuncer, "Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye idealine ulaşmak için canla başla çalışıyoruz" dedi. Son 24 yılda Türkiye’yi sağlık, eğitim, çevre, şehircilik, ulaşım, enerji, savunma ve diplomasi gibi birçok alanda önemli bir noktaya taşıdıklarını kaydeden Tuncer, bu kazanımların üzerine "Türkiye Yüzyılı" vizyonunu inşa ettiklerini söyledi. Tuncer, Türkiye Yüzyılı vizyonunun Anadolu’nun her köşesinde olduğu gibi Giresun’da da güçlü şekilde hissedildiğini vurguladı. Tuncer, "Bu vizyon, Türkiye’yi hak ettiği yere taşıma iradesinin bir göstergesidir. Bugün burada sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Türkiye Yüzyılı buluşmalarının tek amacı vatandaşımızla aynı sofrada, aynı duyguda, aynı hedefte olmaktır" dedi. Giresun’un her zaman AK Parti’ye destek verdiğini belirten Tuncer, "Biz de Giresun’u asla yalnız bırakmayacağız. Bu anlayışla Giresun’da eser ve hizmet siyasetini büyütmeye devam edeceğiz. Daha yaşanabilir şehirler, daha dirençli yapılar, daha temiz bir çevre ve daha müreffeh bir gelecek için gece gündüz çalışıyoruz. Bizim siyasetimiz insanı merkeze alan bir siyasettir. Milletimizin gönlüne girmeyi başardığımız için 20 yılı aşkın süredir bu kutlu davayı omuz omuza taşıyoruz. Birlik içinde omuz omuza, gönül gönüle verdikçe hem Giresun’un hem de Türkiye’nin yarınları daha aydınlık olacaktır" diye konuştu.
Başkan Kılca, Karatay’ın yatırımlarını Bursa heyetine anlattı
18 Eylül 2025 Perşembe - 11:33 Başkan Kılca, Karatay’ın yatırımlarını Bursa heyetine anlattı AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri ve Bursa İlçe Belediye Başkanları Karatay’ı ziyaret etti. Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, ilçede hayata geçirilen yatırımları ve projeleri Bursa heyetiyle paylaştı. Karatay Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda heyet, Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ile bir araya geldi. Başkan Hasan Kılca, konuk heyete "Tecrübe Paylaşımı" sunumu yaparak Karatay’da hayata geçirilen yatırım ve hizmetleri anlattı. Kılca sunumda; turizm, çevre, spor, sağlık, sosyal alanlar, eğitim, yeşil alanlar ve kentsel dönüşüm projelerine kadar birçok başlıkta yapılan çalışmaları aktardı. Heyetin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kılca, "Selçuklu başkenti Konya’mızdan Osmanlı başkenti Bursa’mıza gönül dolusu selamlarımı iletiyorum. Karatay’da hayata geçirdiğimiz projeleri ve tecrübelerimizi sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. İlçemizi daha yaşanabilir kılmak için turizmden kentsel dönüşüme, çevreden spora kadar birçok alanda örnek projeler yürüttük. Bugün sizlerle bu birikimleri paylaşma fırsatı bulduk. Ziyaretiniz için sizlere teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Kılca Karatay’ı ve yatırımları anlattı Sunumunda; Savatra Antik Kenti, Obruk Kervansaray Müze Otel ve Karatay Termal Tatil Köyü projeleriyle ilçenin turizm potansiyelini artırdıklarını ifade eden Kılca, çevre yatırımlarında "Atığın Sıfır Noktaları" ve Güneş Enerji Santralleri projeleriyle sürdürülebilir çevre politikaları yürüttüklerini belirtti. Spor alanında Karatay’a 91 tesis kazandırdıklarını, yapımı süren Karatay Spor Merkezi ile gençlere modern imkanlar sunacaklarını kaydeden Kılca, sağlıkta da 47 tesisle altyapıyı güçlendirdiklerini söyledi. Ayrıca glütensiz ekmek büfeleri, ata tohumu projeleri ve sağlıklı yaşam merkezleriyle örnek çalışmalara imza attıklarını dile getirdi. Kılca, sosyal tesisler, hobi ve piknik bahçeleri, lavanta ve gül bahçeleriyle yaşam kalitesini yükselttiklerini; eğitimde okul yatırımları, bilgi evleri ve öğrencilere yönelik desteklerle gençlere yatırım yaptıklarını vurguladı. Başkan Kılca, destek merkezleri ve engelsiz yaşam tesisleriyle her kesime yönelik hizmet verdiklerini kaydetti. Ayrıca Başkan Kılca Karatay Belediyesi’nin 7 milyar TL’lik borçsuz bir bütçeye sahip olduğunu söyledi. Heyet, Hoş Kubbe Millet Kütüphanesini de ziyaret etti Program kapsamında Bursa heyeti, Karatay Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan Hoş Kubbe Millet Kütüphanesi’ni de ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Toplantıya; AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, İl Yerel Yönetimler Başkanı Cem Kürşat Hasanoğlu, Büyükşehir Meclis Üyesi İmar ve Bayındırlık Komisyon Üyesi Ecehan Mertoğlu Tan, Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turhan, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Keles Belediye Başkanı Ali Doğru, Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Orhaneli Belediye Başkanı Ali Osman Tayır, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu ile AK Parti Konya İl Yerel Yönetimler Başkanı Kazım Küçükçöğen katıldı.
Ankara’nın en küçük ilçesinin hayalleri büyük
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:39 Ankara’nın en küçük ilçesinin hayalleri büyük Evren Belediye Başkanı Hüsamettin Ünsal, "Evren için büyük hayallerimiz var. 2019 yerel seçimlerinde insanlarımıza hizmet etme görevine başladık" dedi. Ankara’nın en küçük ilçesi olan Evren ilçesinin Belediye Başkanı Hüsamettin Ünsal, Evren ilçesini geliştirmek ve adından söz ettirmek için belediye yönetimi olarak ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti. Seçim vaatlerinde ne söylediyse yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini belirten Ünsal, Evren’in dış göç aldığını ve amaçlarının arasında ilçenin doğallığını bozacak göç dalgasını engellemenin de yer aldığını cümlelerine ekledi. 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde belediye başkanı olan Ünsal, ilçeye hizmet için geri planda durmadığını belirterek, "Evren için büyük hayallerimiz var. 2019 yerel seçimlerinde ilçemize hizmet etme görevine başladık. Seçim vaadinde ne bulunduysak, yüzde 300’ünü yaptık. 2’nci dönem hizmet etmek de nasip oldu. İlçeme hizmet etmekten gurur duyuyorum. İlçemi seviyorum, insanlarını seviyorum. Evren, Ankara’nın en küçük ilçesi. Ankara’dan gelen vatandaşlarımızın burada pikniğini yapabileceği, yemeğini yiyebileceği, dinlenebileceği ve buradan mutlu bir şekilde ayrılabileceği bir ortam yapmak için mücadele veriyoruz. Burada bir otel inşaatı da şu anda bitti. Bir de ek bina yaptık, onu da bitirdik ama daha faaliyete geçiremedik" diye konuştu. "Karavan kamp alanı oluşturacağız" Evren’in gelişimi için sosyal ve kültürel tüm projelere imza attığını belirten Ünsal, "Evren, Ankara- Niğde Otoyolu üzerinde olduğundan dolayı Niğde veya Nevşehir’e giden turistler için burada kamp alanı oluşturacağız. Google’da yerimizi işaretleyeceğiz. Karavan sektörü şu anda gelişti. Burada bir karavan kamp alanı oluşturup, günübirlik veya bir süre burada kamp yapıp gidebilecekleri bir alanlar oluşturmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Dışarıdan göç almak istemiyoruz" Evren ilçesinin kimyasının bozulmaması için iç ve dış göçü önlemek istediklerini ifade eden Ünsal, "Büyük şekilde dışarıdan göç almayı istemiyoruz, doğallığın bozulmasını istemiyoruz. Ama nüfusu olmayan bir yerde de o kadar hareket olmuyor. Turist çekebilecek, yönünde çalışmalarımız var. Şu anda Ankara Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi birlikte bir çalışmamız var. Yaklaşık bin kişinin çalışabileceği, en az 8-9 ay bölgede çalışabilecek bir ürün yetiştirme mücadelesi içerisindeyiz. Bunu gerçekleştirirsek, hem Evren’i Türkiye’ye hem de dünyaya tanıtmış olduğumuz bir proje olacak. Kısmet olursa bunun üzerinde de yoğun bir şekilde çalışıyoruz" dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği,  kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 21:56 TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Bölgenin de dünyanın da yeniden yapılandığı yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’ye karşı nice düşmanca tavırları da içinde barındırıldığından hepimiz gayet açık bir şekilde bunun farkındayız. Ama akıl akıldan üstündür. Onlar ne yapmak istiyorsa biz onların yapmak istediğinden daha büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz" dedi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu onuncu toplantısında akademisyenleri dinledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyon toplantısının sonunda konuşma yaptı. Kurtulmuş, komisyon çalışmalarının başarılı olmak zorunda olduğunu belirterek, "Tabii bu sürece ilişkin yine çok önemli tespitlerden birisi kimse Türkiye’yi tek başına bırakmaz. Tarihsel olarak büyük bir jeopolitik kırılmanın içinden geçiyoruz. Bölgenin de dünyanın da yeniden yapılandığı yeniden şekillendiği bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’ye karşı nice düşmanca tavırları da içinde barındırıldığından hepimiz gayet açık bir şekilde bunun farkındayız. Ama akıl akıldan üstündür. Onlar ne yapmak istiyorsa biz onların yapmak istediğinden daha büyük bir iradeyle bu topraklarda ve bu bölgede birliği, beraberliği, kardeşliği ve huzuru tahkim etmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Siyasi iradenin Türkiye’de bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Cumhurbaşkanımızdan başlayarak devletin bütün kurum ve kuruluşları aynı doğrultuda hareket etmek noktasındadır. Burada bir üçüncü göz meselesi gündeme geldi. Ben başından beri Türkiye’nin bu tecrübesinin diğer ülke tecrübelerini bildiğimiz tecrübelere benzemediğini, benzer taraflar olsa bile bütünüyle benzemediğini ifade etmek isterim. Bizim bir üçüncü göze ihtiyacımız yok. Üçüncü göz burasıdır. Millet adına bu işe göz kulak olan, millet adına bu sürece öncülük eden bu komisyon esasında bizatihi aynı zamanda üçüncü göz fonksiyonunu icra etmektedir. Objektif bir şekilde bu süreci yerine getirmektedir" dedi. Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy, Türkiye’deki süreç ile Filipinler’deki süreç arasında çok büyük farklılıklar olduğunu belirterek, "Tarihte o bölgede Müslümanların sultanlıkları bulunmaktaydı. Esasen bu mesele yüzyıllar öncesinden başlayan din temellidir. Bölgedeki Müslümanlar bakımından mesele devlet güçlerine karşı girilen bir mücadeleden çok. Müslümanların olduğu ve geçmişte sultanlıkları bulunan bölgeye tarih boyunca din temelinde uygulanan olumsuzluklar nedeniyle kendi başlarına yeniden müstakilen bağımsız olma arzusu, çatışmalar ve süreç zaman içerisinde özerklik arzusuna dönüşmesidir. Filipinler tarihte uzun dönemler sömürge altına kalmış, savaşlar sırasında uzun işgal dönemleri tecrübesi olan bir ülkedir. Farklı ülkelerin süreçte rolünler üstlenmesi konusunda esnek hatta teşvik edici bir yaklaşım sergileyebiliyor. Özellikle diğer ülkelerin maddi katkı sağlamaları, bazı projeleri üstlenmeleri konusunda olumlu bir bakışı olduğundan söz etmek mümkün. Cephe mensupları ile askeri temsilciler arasında tanışıklık, sosyal ilişki, iletişime varmıştır. Moro İslami Kurtuluş Cephesi mensupları, D.A.Ş’ın o bölgedeki kolu ile devlet güçlerinin mücadelesinde, devletin yanında devlet güçleriyle koordinasyon içinde omuz omuza mücadele etmiştir. Bağımsız silahsızlandırma organı çalışmalarında da cephe mensubu eski komutanlar ile ordu mensubu generaller birlikte yer almıştır. Dolayısıyla sürecin güçlü veya geneli bakımından bizlere doğru bir örnek veya emsal oluşturduğunu şahsen düşünmemekteyim. Silahsızlanma yönüyle başkanlığını yürüttüğü ve sürece bağlı organlardan sadece birini teşkil eden mekanizmaların ve bu alanda atılan adımları saygıdeğer komisyonun bilgisine sunmak istedim. Filipinler Devleti’yle Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında 2012’de Bansamoro Çerçeve Antlaşması, Mart 2014’te ise Bansamoro Kapsamlı Antlaşması imzalanmıştır. 2014’teki antlaşmanın metninde 1997’den 2014’e kadar taraflar arasında imzalanan 12 ayrı bir kayda geçirilmiştir. Kapsamlı Antlaşma ve bu 12 dergiden bazılarında kolaylaştırıcı rolü verilen ülkenin imzası da mevcuttur" ifadelerini kullandı. Ulusoy şöyle konuştu: "Günümüzde terminolojide silahsızlanma silahsızlandırma ifadeleri İngilizcede disarmament şeklinde ifade ediliyor. Ancak kullandığımız decommissioning kelimesi silahların bırakılmasına, irade edilmesine ilan eden insanların da silahlı bir organizasyonla sivil hayata geçişini içermektedir. Yani kıymetli hocalarımızın bahsettiği DDR sürecini tek değer ile kapsamış oluyoruz. Ülkemiz tarafından bağımsız silahsızlandırma organının faaliyetlerinde kullanılmak üzere bir miktar nakli yardımda yapılmıştır. Silahsızlandırma çalışmaları dört aşamada öngörülmüştür. Birinci aşamayı sunuyorum. Cepte öncelikle kendi mensuplarının ve silahlarının envanterini içeren bir liste oluşturacak. Ve teyit edilmiş bu silah ve kişi listesini bağımsız silahsızlandırma organına teslim edecek. Bölgedeki bir enstitü tarafından cephe mensuplarının mali ihtiyaçları ve gerekli olabilecek sosyoekonomik programlara dair bir çalışma yapılacak. 20 adet havan benzeri birden fazla personelin kullandığı silah ve 55 adet tüfek benzeri ağır silah cephe tarafından silahsızlandırma organına türenle teslim edilecek. Bu silahsızlandırmanın seremoniyel başlangıcını teşkil etti. Bağımsız silahsızlandırma organı aldığı liste çerçevesinde kendisi de gerekli teyit kuru yaptıktan sonra listedeki teyit edilmiş kişi ve silahların yüzde 30’unun süreçten geçirilmesini planlaması gerekecek. Bu işlemler için mekanlar düzenleyecek. İkinci aşamaya geçtiğimizde yüzde 30’luk ilk grup silah ve cephe üyesinin bu amaçla tahsis edilen alanlara geniş girişleri ilgili güvenlik mekanizmaları tarafından sağlanacak. Silahlar alanda kurulan yerlerde muhafaza edilecek. Silahsızlandırma işleminden geçen, silahını teslim eden ve verileri sisteme girilen cephe mensupları için sosyoekonomik programların yürütülmediği farklı bir mekanizma tarafından denetlenecek." "Neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için biraz ekosisteme bakmak gerek" Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, konuşulan konunun yıllar boyunca devam ettiğini belirterek, "Bir elma ağacı metaforu bizim çok kullandığımız bir şey. Elma ağacına baktığınız zaman işte yeşil yapraklar, kırmızı elmalar falan görebiliyorsunuz. Fakat görmediğiniz noktada o ne yerleşik olduğunu, onun kökleri olduğunu, bir ekosistemin parçası olduğunu, sistemde bir işlevi olduğunu, o üzerinde bir takım asalakların olduğunu, verdiğini, o ürünün içinde bir takım hastalıkların, parazitlerin barındığını görüyorsunuz. Onun için bakarken sadece elinde bomba olan insanların üzerinden bakmıyoruz. Bir kere her şeyden önce karşı karşıya üzerinde konuştuğumuz bir mesele ve bu meseleyi ben de işte 2009 yılında Polis Akademisi çalıştığından bu yana yakından takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. Kaynak, şöyle konuştu: "Bizim terörümüz öyle yerel bir mesele değil. Dünyadan bahsettiğimiz zaman en az 4 ayrı ülkeyi kapsayan, uluslararasılaşmış ve üstelik küresel güç dengelerinin kesişme noktasında bir yerde yerleşik, içinde Amerika’nın, Rusya’nın, şimdilerde Çin’in bile dahil olabileceği, bölgesel İran’ın dahil olduğu, İsrail’in dahil olduğu devasa bir meseleden söz ediyoruz. Yani meselenin tek bir tarafını ele aldığınız zaman bunun içinden çıkmak mümkün değil. Teröristi öldürerek bitiremezsin. Ne ağacından bahsediyorsanız o ağacın dallarını budamak gibi olur. Hep böyle düşündüm. Nereye geldiğini gördüm. Çok başarılı bir mücadele yapıldığı söylenemez. Yani birkaç yüz kişilik hareket binlerce insanın dağlara çıkmasına, milyonlarca insanın sempatizan hale gelmesine yol açtıkça burada bir başarıdan söz edemeyiz. Ve çok uzun süreli 1980’lerin ortasından bu yana sürdürülen çeşitli politikalar söz konusu. Şimdi neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için biraz ekosisteme bakmak gerektiğini düşünüyorum. Sadece siyasi ve jeopolitik bir içinde de değerlendiremez."
Bakan Bolat: "Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde entegrasyon yani bütünleşme hedefliyoruz"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 21:55 Bakan Bolat: "Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde entegrasyon yani bütünleşme hedefliyoruz" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde biz entegrasyon yani bütünleşme hedefliyoruz. 2 devlet tek millet olan Türk halkı ve Azerbaycan halkı kardeşten de öte yakınlık içinde" dedi. Türkiye ve Azerbaycan İş adamları ve Sanayiciler Birliği’nin (TÜİB) Ankara’da düzenlediği ‘Köprü Azerbaycan-Türkiye Ekonomik İlişkileri Gala Gecesi’ne Ticaret Bakanı Ömer Bolat katıldı. Programda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Şimdi burada köprü ifadesini görünce dedim ki ‘köprüler gelip geçilen yerler’ Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkilerinde biz entegrasyon yani bütünleşme hedefliyoruz. 2 devlet tek millet olan Türk halkı ve Azerbaycan halkı kardeşten de öte yakınlık içinde. Azerbaycan’daki Türkiye sevgisi bambaşka onu bizzat hissettim, şahitlik ettim. Ne mutlu adeta 2 ülke insanları kendi ülkelerinde bir başka vilayete gidiyormuşçasına çok rahat gidiyorlar. Uçuşlar çok sık. Mesafeler kısa, süreler kısa ve can Azerbaycan Dağlık Karabağ’ı da 32 yıllık işgalden kurtardı. Topraklarının tamamını özgürleştirmiş oldu. Şimdi orada çok büyük bir yatırım ve yeniden imar faaliyeti var." "Sanayi ürünlerinde ve hizmetlerde de Azerbaycan’a destek oluyoruz" Türkiye’nin özellikle enerji alanında Azerbaycan’dan kaynak ithalatı yaptığına değinen Bakan Bolat, "Sanayi ürünlerinde ve hizmetlerde de Azerbaycan’a destek oluyoruz. Ve Orta Asya’ya, uzak doğuya açılırken Azerbaycan bizim için çok önemli bir stratejik geçiş noktası. Zengezur Koridoru’nun da açılmasıyla yakında Türk dünyasının coğrafik olarak da birbirleriyle bütünleşmesi ve ekonomik ilişkilerinin gelişmesi, uzak doğudan başlayarak Avrupa’ya uzanan orta koridorun hareketlenip transit ticaretin güçlenmesi mümkün olacak" diye konuştu.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda akademisyenler dinlendi
17 Eylül 2025 Çarşamba - 20:48 Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda akademisyenler dinlendi Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında akademisyenler dinlendi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 10. toplantısını gerçekleştirdi. Oturuma akademisyenler katıldı. Prof. Dr. Havva Kök Arslan, komisyonun kalıcı barışı inşa etme yönünde tarihsel sorumluluğu olduğunu belirterek, "Ülkemizin 1876-1908 yılında başlayan devleti güçlendirme süreci, 1920 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliği ve vizyonuyla güçlü bir devletin kuruluşuna dönüştü. Güçlü bir devlet kurduk ancak güçlü bir ulus inşasını yapamadık. Çünkü sanayileşmiş bir ülke değildik" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Sevtap Yokuş Veznedaroğlu, komisyonun zor bir görev üstlendiğini ifade ederek, "Aslında Türkiye’nin bu konudaki birikimi çok, bir önceki çözüm süreci önemli bir deneyimdi ve iyi bir birikim sağladı. Ayrıca Türkiye, bu dönem demokratik yeni bir anayasa etrafında çok büyük bir yol kat etti" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik, barış süreçlerinin uzun sürebileceğini dile getirerek, "Guatemala’da tarafların konuşmaya başlaması ve anlaşmaya varması arasındaki süre 10 yıl. Sudan’da ise 11 yıl. Her iki örnekte de tarafların, ’Dönülmeyecek noktadayız’ demesi bu sürecin sadece son birkaç yılı. Filipinler’de barış süreci 17 yıl ve 4 başkan görmüş. Kolombiya’da bütün başarısız denemeleri de göz önünde bulundurursak 32 yıl ve 7 başkan görmüş. Burada umudu yitirmememiz ve siyasi iradeyi sağlam tutmamız gerekiyor" diye konuştu. Doç. Dr. Çerağ Esra Çuhadar da, Türkiye’nin tarihi eşiklerden birini geçtiğini belirterek, "Her sürecin kendine özgü durumları olmasına rağmen, hemen hepsinde ortak noktaların olduğunu gözlemlemekteyiz. Öncelikle süreçte atılacak adımların dikkatle planlanması ve uygulanması gerekiyor" şeklinde konuştu. Daha sonra akademisyenler milletvekillerinin sorularını cevapladı. Prof. Dr. Havva Kök Arslan, "Diğer süreçlerden micro örnek alacağımız konular var" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Sevtap Yokuş Veznedaroğlu, "Barışın dili gerçekten önemli. İrite edecek, taraftarları rahatsız edecek kelimelerden kaçınılmalı" diye konuştu. Güven artırıcı önlemlere ilişkin soru üzerine Veznedaroğlu, "Hukuk yoluyla gelişeceğine inanıyorum. Hukuksal düzenlemeler bir tür sigorta oluyor. Bu tür süreçlerde hukuksal düzenlemeler belirleyicidir" ifadelerini kullandı. Zihinsel dönüşümün önemli olduğuna dikkat çeken Veznedaroğlu, "Bizim artık klasik ezberlerimiz atmamız gerekiyor Süreç kendine özgüdür. Bağımsız olarak üzerine gidilmesi gerekiyor" diyerek, "Anayasa çıkış koşulları bellidir. Sayısız değişikliğe uğradı ama özü aynıdır. Hala anayasa otoriter, tekleştiren bir anayasadır. Demokrasiye dönük adımlar atılmalı" ifadelerini kullandı.